Ali ile Ayse, tarladan köye dönmektedirler. Ali'nin bir elinde, ipinden tuttugu kuzu, öteki elinde, bos bir kova, koltugunun altinda bir tavuk, omuzunda da bir dirgen (çatala benzer bir tarim aleti) bulunmaktadir. Ayse ise, bir kucak odun götürmektedir evine. Bir ara Ayse, Ali'ye dönerek: "Ali, bu yolda seninle yürümekten korkuyorum, ya bana saldirirsan" der. Ali de: "Yapma yahu, elimde bunlar varken, sana nasil saldirabilirim ki?" der. Bunun üzerine Ayse: "Ne yani? Dirgeni yere batirip kuzuyu ona bagladiktan sonra, tavugu da kovanin altina kapatarak yapamaz misin yani?"
Ali ile Ayse, tarladan köye dönmektedirler. Ali'nin bir elinde, ipinden tuttugu kuzu, öteki elinde, bos bir kova, koltugunun altinda bir tavuk, omuzunda da bir dirgen (çatala benzer bir tarim aleti) bulunmaktadir.
Ayse ise, bir kucak odun götürmektedir evine. Bir ara Ayse, Ali'ye dönerek:
"Ali, bu yolda seninle yürümekten korkuyorum, ya bana saldirirsan" der.
Ali de:
"Yapma yahu, elimde bunlar varken, sana nasil saldirabilirim ki?" der.
Bunun üzerine Ayse:
"Ne yani? Dirgeni yere batirip kuzuyu ona bagladiktan sonra, tavugu da kovanin altina kapatarak yapamaz misin yani?"