Başçavuş, karargahtaki erlerin teftişiyle meşguldür, aniden üçüncü katın penceresinde hava almakta olan bir çift iri kalça
Gözüne çarpar. Merdivenleri dörder dörder çıkar, hışımla odanın kapısını açar ve bağırır :
- Hangi sersem kıçını pencereye çıkardı!
- Ben başçavuşum, der genç bir asker. Hava o kadar sıcaktı ki…
- Ulan eşşoğlueşşek, ya general yoldan geçseydi. Ne yapardın?
- Ama geçti başçavuşum.
- Peki , bir şey demedi mi ulan!
- "Günaydın Başçavuşum", dedi.