Bektaşi bir gün yolda yürüyormuş bir dilim karpuz bulmuş. Bunu kabuğuna kadar yemiş sonra bir köşede oturmuş. Onun ardından gelen sofu kabuğunu yemiş başlamış şükre "yarabbim sana çok şükür, verdiğine vereceğine bin defa şükür" demiş. Bunu duyan Bektaşi kızgın kızgın sofunun yanına gelmiş. - Bre melün ben dilimini buldum şükretmedim sen kabuğuna şükrediyorsun. Şükredin, şükredin şimartin yukardakini şimartin
Bektaşi bir gün yolda yürüyormuş bir dilim karpuz bulmuş. Bunu kabuğuna kadar yemiş sonra bir köşede oturmuş. Onun ardından gelen sofu kabuğunu yemiş başlamış şükre "yarabbim sana çok şükür, verdiğine vereceğine bin defa şükür" demiş.
Bunu duyan Bektaşi kızgın kızgın sofunun yanına gelmiş.
- Bre melün ben dilimini buldum şükretmedim sen kabuğuna şükrediyorsun. Şükredin, şükredin şimartin yukardakini şimartin