Beyefendinin tembel mi tembel bir uşağı vardı. Bir gün ona "Yusuf, ayakkabılarımı getir" dedi. Yusuf ayakkabıları getirdi ama pis ve boyasızdı. Beyefendi : Bugün ayakkabıları boyamamışsın ! Uşak : Beyefendi, bugün caddeler çamurlu. Dışarı çıkınca ayakkabılarınız nasıl olsa çamurlanacak!Beyefendi güldü ama hiçbir şey demedi. Dışarı çıkarken Yusuf: - Beyefendi, beyefendi! Anahtar!- Anahtar mı? Ne anahtarı?- Kahvaltı etmek için, dolabın anahtarı!- Kahvaltı etmek için mi? Bugün kahvaltı etmeyiver. Nasıl olsa iki saat sonra acıkacaksın!
Beyefendinin tembel mi tembel bir uşağı vardı. Bir gün ona "Yusuf, ayakkabılarımı getir" dedi. Yusuf ayakkabıları getirdi ama pis ve boyasızdı. Beyefendi : Bugün ayakkabıları boyamamışsın ! Uşak :
Beyefendi, bugün caddeler çamurlu. Dışarı çıkınca ayakkabılarınız nasıl olsa çamurlanacak!Beyefendi güldü ama hiçbir şey demedi. Dışarı çıkarken Yusuf:
- Beyefendi, beyefendi! Anahtar!- Anahtar mı? Ne anahtarı?- Kahvaltı etmek için, dolabın anahtarı!- Kahvaltı etmek için mi?
Bugün kahvaltı etmeyiver. Nasıl olsa iki saat sonra acıkacaksın!