Bir paşa bazı yakınlarıyla bir gün oturup satranç oynamaktayken bir taşın hareketinde anlaşmazlık olur. Esasen haksız olan bu kişi etrafındakilere hitaben: - Yahu, siz de izliyorsunuz. Kim haklı ve kim haksızdır, söyleyiniz, der ise de kimse ses çıkarmaz. Tam o sırada bir Bektaşi babası odaya girer ve: - Paşam, siz haksızsınız, der. Paşa hayretle: - Baba efendi, siz henüz geldiniz. Bir şey görmediniz, deyince, baba: - Eğer siz haklı olsaydınız bu kadar kalabalık sorunuza karşı suskun kalmazdı. Onların suskunluklarından anladım ki siz haksızsınız, diyerek güzel bir ders verir.
Bir paşa bazı yakınlarıyla bir gün oturup satranç oynamaktayken bir taşın hareketinde anlaşmazlık olur. Esasen haksız olan bu kişi etrafındakilere hitaben:
- Yahu, siz de izliyorsunuz. Kim haklı ve kim haksızdır, söyleyiniz, der ise de kimse ses çıkarmaz. Tam o sırada bir Bektaşi babası odaya girer ve:
- Paşam, siz haksızsınız, der. Paşa hayretle:
- Baba efendi, siz henüz geldiniz. Bir şey görmediniz, deyince, baba:
- Eğer siz haklı olsaydınız bu kadar kalabalık sorunuza karşı suskun kalmazdı. Onların suskunluklarından anladım ki siz haksızsınız, diyerek güzel bir ders verir.