Bir zamanlar Istanbul'un kayıkçıları arasında çapkınlığıyla meşhur bir kayıkçı varmış. Adam o kadar çapkınmış ki kayığına binen her hatunla bir macerası olurmuş. Bunu duyan dişli, kendine güvenen bir kadın; kim bu adam görelim bakalım bana ne yapabilecekmiş" diyerek inmiş iskeleye. Araştırıp sormuş ve kayıkçıyı bulmuş. Hemen kayığına binmiş ve denize doğru açılmışlar. Kayıkçı bir kürek çekmiş ve- "Derleeerrr" demiş. Bir kurek daha cekmiş yine - "Derleeerr" demiş, bir kürek daha cekmis - "Derleeerrr" diyerek devam etmiş.. Kadın dayanamamış sormuş; - "Bey söylesene Allah aşkına ne derler" Kayıkçı şöyle bir bıyığını burmuş ve; - "Sen bu kayığa bindin ya" "Artık vermesen de verdi derleeerrrr..."
Bir zamanlar Istanbul'un kayıkçıları arasında çapkınlığıyla meşhur bir kayıkçı varmış. Adam o kadar çapkınmış ki kayığına binen her hatunla bir macerası olurmuş.
Bunu duyan dişli, kendine güvenen bir kadın; kim bu adam görelim bakalım bana ne yapabilecekmiş" diyerek inmiş iskeleye. Araştırıp sormuş ve kayıkçıyı bulmuş. Hemen kayığına binmiş ve denize doğru açılmışlar.
Kayıkçı bir kürek çekmiş ve- "Derleeerrr" demiş.
Bir kurek daha cekmiş yine - "Derleeerr" demiş, bir kürek daha cekmis - "Derleeerrr" diyerek devam etmiş..
Kadın dayanamamış sormuş; - "Bey söylesene Allah aşkına ne derler"
Kayıkçı şöyle bir bıyığını burmuş ve;
- "Sen bu kayığa bindin ya"
"Artık vermesen de verdi derleeerrrr..."