Diktatör, söylev vermek üzere halkı kentin stadyumuna çağırdı. Tam mikrofon başına gelmişti ki, ön sıralardan birindeki dinleyici aksırdı: - Kim hapşırdı?, diye sordu. Cevap alamayınca, muhafız kıtasına emir verdi: - Ön sıra! İlk sıradakiler yaylım ateşine tutuldular. Diktatör yine sordu: - Kim hapşırdı? Yine cevap yok. Yine yaylım ateş... İlk onbeş sıradakilerin hepsi öldü. Aynı soruyu onaltıncı sıradakilere sorunca, çelimsiz bir adam yerinden kalktı: - Ben hapşırdım, yüce efendimiz. - Çok yaşa emi! Ben de çok yaşa demek için sormuştum zaten!
Diktatör, söylev vermek üzere halkı kentin stadyumuna çağırdı. Tam mikrofon başına gelmişti ki, ön sıralardan birindeki dinleyici aksırdı:
- Kim hapşırdı?, diye sordu.
Cevap alamayınca, muhafız kıtasına emir verdi:
- Ön sıra!
İlk sıradakiler yaylım ateşine tutuldular.
Diktatör yine sordu:
- Kim hapşırdı?
Yine cevap yok. Yine yaylım ateş...
İlk onbeş sıradakilerin hepsi öldü. Aynı soruyu onaltıncı sıradakilere sorunca, çelimsiz bir adam yerinden kalktı:
- Ben hapşırdım, yüce efendimiz.
- Çok yaşa emi! Ben de çok yaşa demek için sormuştum zaten!