Dünyanın bir yerinde bir lejyoner kampında 15 tane asker ve bu askerlerin basinda yerli bir komutan vardir. Bu 15 tane askerlerden 14 tanesi her hafta sonu kerhaneye giderler ama nedense; o bir asker gitmezmis.
Bir hafta boyle; iki hafta boyle sonunda bu durumu anlayan komutan o gitmeyen askere sorar. Oglum bak ne guzel arkadaslarin her hafta sonu kerhaneye gidiyorlar peki sen niye gitmiyorsun diye sorar.
Asker : komitanim ben boyle seyleri sevmem,hoslanmam falan der.
Komutan : Eger oglum bak paran falan yoksa ben vereyim dedikten sonra cebinden para cikarir ve askere hadi sende giт bakayim der ve asker yola koyulur.
Aradan yarim saat falan gectikten sonra karsisina 18-20 yaslarinda bomba gibi bir kiz cikar ve onu ayarlayip si.. R ve tekrar yola koyulur derken yine yarim saat sonra karsisina 40-45 yaslarinda bir kadin
Cikar ve onuda ne yapar yapar si.. R ve tam asker geri donerken bu sefer 85-90 yaslarindabir kadin cikar ve onuda si.. R.
Neyseki sonunda asker сок yorulur ve herkesten once geri doner ve dogru komutanin yanina gider ve verdigi parayi iade eder. Komutan sorar…
- Ne oldu oglum gitmedinmi?
Asker : Gittim.
Komutan : Eeee gittiysen bu para ne?
Asker : Komutanim ben o isi belese yaptim der.
Komutan : Nasil yaptin oglum birde bana anlatta bende yapayim der
Ve asker baslar basindan gecenleri anlatmaya iste giderken 18-20 yasinda kiz denk geldi onu yaptim, 40-45 yaslarinda bir kadin geldi
Onu da yaptim, en son 85-90 yaslarinda kadin geldi onu da yaptim der ve bizim komutan baslar soyunmaya…
Asker : Komutan ne yapiyprsunuz ayip degilmi?
Komutan : Baslatma lan ayipindan kizimi si.. Kmissin,karimi si.. Kmissin, anami si.. Kmissin gel birde beni s.. K der.
Askerlik anıları V. 2011 * Sabah 07:30 da kalktım ( bu askerlik işi hiç güzel değil sabahın bu saatinde kalkılır mı) babam geceden tembihlemişti traş ol diye (baktım sakallar tam kirli sakal kıvamında dokunmadım) Annemi askere gidişimi görmek ister diye uyandırayım dedim hıı tamam oğlum güle güle kapıyı çekersin dedi gözlerim doldu
Evden çıktım arabaya binecektim ki Apartman görevlisi Hikmet efendi ile karşılaştım sabah sabah hayırdır dedi Askere gidiyorum dedim Gözleri doldu, benim oğlumda Hakkari ‘de, 6 ayı kaldı, nereye düştün dedi Aksaray ‘a gidiyorum dedim Allah´a emanet ol dedi gözleri doldu, biran sarılmak istedim ama sonra vazgeçtim otoparktan çıkarken arabanın arkasından su döküyordu herhalde çamur kalmış tamponda, sağ olasın Hikmet efendi
Sabah trafiğinde askerlik şubesine gitmek epey zamanımı aldı yolda çok sıkıldım, bu saatte uyanık arkadaşım olmadığı için telefonla da konuşamadım her giden söylüyordu telefon yasak diye demek böyle oluyormuş.
Askerlik şubesine geldim kapıda elinde silah tutan askere müracaatı nereye yapacağımı sordum, cevap vermedi yanında ondan daha büyük olan üniformalı bir abi vardı bu sefer ona sordum, gel bakalım böyle dedi, sert birine denk geldim herhalde üzerimi aradılar sonra eliyle bir yeri gösterdi benim gibi 3-5 kişi bekliyordu arkalarına takıldım. Aradan 25-30 dakika geçti hala bekliyordum demek askerlikte zaman hiç geçmiyormuş önümdekilerle konuşayım dedim tam önümde hafifi uzun saçlı eleman gazeteciymiş ülke sorunlarından bahsetmeye başladı çok vatansever birine benziyor, bu kadar ilgili olduğuna göre tamam dedim ÇOK memnun oldum tanıştığıma telefonlarımızı verdik birbirimize, askerden sonrada görüşelim istedim nede olsa askerde en yakın arkadaşımdı sıra ilerlemeye başlamıştı, tam bana geliyordu ki iri yapı sert görünümlü biri bunlar ne yapıyor burada diye çıkıştı müracaatı bekliyorlar komutanım cevabı geldi bankodaki askerden burada gürültü yapmasınlar çıksınlar dışarıda beklesinler diye çıkıştı işte dedim komutan bize taktı ah ah sivilde karşıma çıkarsın elbet ben bunun intikamını almaz mıyım diye içimden söylendim
Saat 12ye geliyordu evraklarımı verdiler banka dekontunu getirmemi istediler binadan dışarıya çıktım yemek saatiymiş orada duran askerlere midpoint var mı diye sordum, acıkmıştım yine cevap vermediler, bu üst devreler yeni askerleri çok eziyorlar
Her neyse açlığa biraz daha dayanabilirdim zaten havada serindi bir an önce banka işini halletmeliydim şafak sıkıştırmaya başlamıştı bankada sıra beklerken, sevgilimi aradım onu çok özlediğimden buradaki zorlu koşullardan bahsettim esneyerek sonra konuşalım dedi, beni unutmaya mı başlamıştı ne yine gözlerim doldu, ağlamamak için başımı yukarılara çeviriyordum ki buyurun işlem nedir diye veznedar sordu Hesabımdan vatan borcu ödeyeceğim dedim işlemi yaptı, dekontu verdi vatan sağ olsun dedim, cevap vermedi
Tekrar şubeye gittim artık ayaklarıma kara sular inmişti, 5 saattir askerliğin kralını yapıyordum oradan oraya koştur, aç kaldım zaten bir de hava soğuk bankodaki askere dekontu verdim 5 dakika bekle teskereni vereceğiz dedi şafak 5 dedim gülerek, o gülmedi komutanın odasına çağırdı beni komutan al bakalım teskeren dedi yarım ağızla vatan size minnettar diye söylendi yine gözlerim doldu, vatan sağ olsun diyecektim ki, çıkabilirsin dedi
Bankonun önünden yavaş yavaş dışarı doğru yürümeye başladım artık zaman geçmiyordu, avludan geçip kapıdan dışarı çıkarken son bir kez dönüp arkama baktım ne anılarım vardı bu koca nizamiyede artık hür generaldim koşa koşa evime gitmek istiyordum arabama atladım ki telefonum çaldı, benim kanka derse gelip gelmeyeceğimi soruyordu nasıl unutmuştum bunu üniversitemin 8. Senesindeydim dersler bitmek bilmiyordu her ne kadar zorlu bir askerlikten yeni çıkmış olsam da hayata devam etmeliydim direksiyonu Yeditepe ye doğru kırdım ve hayatın zorlu basamaklarını tırmanmak için kaldığım yerden devam etmeye yola koyuldum..
Askerliğini doktor olarak yapan bir er komutanın karısıyla her gece cinsel ilşkiye girmektedir. Ve komutanın karısı, ere; "Ya bu böyle gitmez. Bu işi kocamın haberi olacak şekilde yapsak daha iyi olur" der.
Er de "Nasıl olacak bu iş?" diye sorar ve kadının aklına şahane bir fikir gelir ve de bunu ere anlatır. Komutanın karısı hasta numarası yaparak kocasını çağırır ve kocası da tabi ki doktor olan erini çağırır "Karım hasta" diye.
Er gelir ve komutanı, erine "Ya karıma bir bak. Ne oldu acaba, çok hasta galiba" der. Er de karısına bakar ve "Komutanım, karınız çok hasta" der. Komutanı " Ne oldu oğlum, ne var" diye sorar.
Er "Söyleyemem" der. Komutanı "Söylesene oğlum ne var?" der. Er de "Şey komutanaım karınızın rahiminde akrep var" der.
Komutanı korkmuş ve heyecanlı bir şekilde "Oğlum, ne yapacağıze diye sorar. Er:
- Komutanım, karınızı *ikerken akrep sizin *ikinizin kafasını tutacak ve akrebi oradan alacağız..
- Oğlum ben yapamam.
- Yapmanız lazım komutanım, karınızın çok az bir ömrü var.
Komutanı utanarak:
- Ya erim, sen yapsan olmaz mı?
- Sizin için olur komutanım. Der.
Er, komutanın karısına girip çıkmaya başlar. 1 olur, 2 olur, 3 olur ve komutanı sorar:
- Oğlum, daha yakalamadı mı?
- Yakalamadı komutanım.
4 olur, 5 olur, 6 olur ve komutanı biraz daha sinirlenerek ve bir o kadar da utanarak "Oğlum yakalamadı mı?" der. Er de "Yakalamadı komutanım" der.
Neyse, 10 olur, 11 olur, 12 olur. Komutan yine aynı soruyu sorar, er de zevkten dört köşe olmuş şekilde aynı cevabı verir ve komutan sinirlenir:
- E be oğlum, boğ bari akrebi…
Amerikada bir ilkokulda ögretmen çocuklara evde ders alınabilecek bir hikaye yaratmalarini, ertesi gün sinifta okuyacaklarini söylemis.
Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya baslamis. ilk sirada küçük Suzi varmis. Baslamis anlatmaya:
- Bizim çiftligimiz var. Bir gün babamla yumurtalari topladik, bir sepete koyduk. Arabayla giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtalarin hepsi kirildi.
- Güzeel. Peki bu hikayeden alinacak ders nedir?
- Bütün yumurtalari ayni sepete koyma.
- Aferim çok güzel. Lily sira sende.
Küçük Lily tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:
- Bizim de bir çiftligimiz var. Babam yumurtalardan civciv çikmasi için onlari kuluçka makinesine koyar geçen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacagini saniyordu, ama sadece 8’inden civciv çikti.
- Eveeet. Peki burdan alinacak ders nedir?
- Yumurtadan çikmamis tavuklari sayma.
- Aferim bu da çok güzel. Billy, sira sende
Küçük Billy tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:
- Amcam Ted Vietnam Savasina katilmisti. Bir gün helikopterle bir göreve giderken helikopter vurulmus. Ted Amcam helikopter düsmeden elinde bir makinali tüfek, bir kasatura ve bir sise bira ile atlamayi basarmis. Parasütüyle yere inerken yolda birayi içip bitirmis. Inince mermisi bitene kadar makinali tüfegiyle 70 kisiyi haklamis. Sonra kasatura kirilana dek onunla 20 kisiyi halletmis. Sonra da son 10 kisiyi de silahsiz bitirmis.
- Böyle korkunç bir hikayeden alinacak ne ders olabilir?
- Içerken Ted Amcama bulasmayin…
Yer cekoslovakya.
Ikinci dunya savasi donemi.
Cekoslovakya alman isgali antinda.
Bir tren kompartimani. iceride 4 kisi.
Cekoslovak genc ve guzel bir kiz, kizin anneannesi, alman bir subay ve cekoslovak yurtsever bir delikanli.
Yurtsever genc tabii ki alman subaya hayli kil durumda.
Derken tren bir tunele girer. ortalik kararir. karanligin icinde bir opucuk sesi, ardindan da bir tokat sesi duyulur. tren tunelden ciktiginda ise kimse renk vermemekte ama bir yandan da dusunmektedir.
Genc kiz kendi kendine :
"Bu genc sanirim beni opmeye calisti, yanlislikla da anneannemi optu. oh olsun tokati da yedi" diye dusunur.
Kizin anneannesi ise "bu cocuk herhalde bizim kizi optu, kizim da hakkettigi dersi verdi. oh olsun" diye dusunmektedir.
Alman subay ise dertlidir. kendi kendine "ulan herif kizi optu, tokati yiyen biz olduk" der.
Cekoslovak genc ise aklindan sunlari gecirir:
"Elimin tersini opup su serefsiz almana bir tokat attim ya. aklimi seveyim"