Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Deutsch Español Русский Français Italiano Ελληνικά Македонски Bektaşi Fıkraları Українська Português Polski Svenska Nederlands Dansk Norsk Suomi Magyar Româna Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Bektaşi Fıkraları

Bektaşi Fıkraları

Bu kategorideki en yeni fıkralar
Osmanlı zamanında yağmur kıtlığı varmış. Hoca, Bektaşi ve cemaat yağmur duasına çıkmışlar herkes tarlaları dolaşırken Bektaşi kendi tarlasını dua ederken elleriyle göstermiş ve sonra yağmur yağmış öyle yağmış ki herkes tarlasına bakmaya gitmiş. Tarlalara vardıklarında herkesin tarlası iyiymiş fakat Bektaşi'nin tarlasını sel basmış ve Bektaşi şaşırmış ve ellerini havaya kaldırarak;
- Allah'ım suç sense değil sana bu tarlayı gösteren bende, demiş.
0 0
0
Erenlerden bir tanesi bir gün Camiyi uzaktan gören bir söğüt ağacının altında demlenirken, ufacık bir sıpa hoplaya zıplaya açık olan cami kapısından içeriye girer.
Birkaç dakika sonra Hoca sıpayı döve döve kanlar içinde kapıya çıkartır.
Bunu gören Bektaşi:
- Hoca yazıktır, ufacık sıpayı neden dövüyorsun? Demiş.
Hoca:
- Görmüyor musun hayvan camiye girmiş, deyince;
Bektaşi:
- Hoca eşektir, bir hata etmiş girmiş, bak ben giriyor muyum...
0 0
0
Koyu sofu bir adamcağızla Bektaşi, bir başka kenti gitmek üzere bir kervana katıldılar. Sofu, ikindi üzeri namaz kılacağını söyledi. Bektaşi:
- Geç kalırsan kervanı kaçırırsın; onun için sünneti bırak da yalnız farzı kılıver, diye öğüt verdi. Bektaşi'nin sözüne uydu adam. O gece bir yerde konakladılar. Ertesi sabah sofu, Bektaşi'ye sitem etti:
- Dün bana sünneti kıldırmadın, gece rüyama Peygamber Efendimiz girdi. Bektaşi adamın sözünü ağzına tıkadı:
- Daha ne istiyorsun! Farzı da bırak rüyana bu kez Tanrı girsin!
0 0
0
Hoca efendinin biri köylüleri köy meydanında etrafına toplamış onlara dini konular hakkında bilgiler veriyordu. Bir ara İslam'ın şartının 5 olduğunu ve bunlardan birinin de namaz kılmak olduğunu söyledi ve ekledi. Namaz kılmak için abdestli olmak gereklidir dedi. Ondan sonra son sözünü söyledi. "Cemaat unutmayın, ABDEST DİNİN TEMEL DİREĞİDİR." O sıralarda konuşmayı dinleyen Bektaşi dayanamayıp sordu;
- Hoca efendi bu nasıl direktir ki bir yellenmede yıkılıveriyor.
0 0
0
Müthiş bir fırtına patlamıştı. Yolcuların hepsi perişan durumdaydı. Bunların arasında bir de Bektaşi vardı. Baktılar, Bektaşi, Allah'a yalvarıp yakarmaya başlamış:
- Adını bilmediğim bir evliyaya bir koç adıyorum. Yeter ki fırtına dinsin...
Bektaşi'nin yakarması kaptanın tuhafına gitmişti:
- Hayret! Hiç adını bildiğin bir evliya yok mu?
- Olmaz olur mu, elbette var, diye cevap verdi ve devam etti, var da, hepsini birer kez aldattım...
0 0
0
Bektaşi'nin ticarete atılacağı bir dönemde 1 milyona ihtiyacı vardır. Camiye gider ve başlar dua etmeye:
- Allah'ım bana 1 milyon ticarete atılacağım...
- Allah'ım bana 1 milyon ticaret yapacağım...
Hemen yanındaki dilenci:
- Allah'ım bana 1 lira ekmek parası. Bunu duyan Bektaşi hemen çıkarır 1 lirayı verir ve:
- Şimdi defol giт, gözüme görünme, böyle ufak işlerle Allah'ı meşgul etme. Kör müsün burada büyük işlerle uğraşıyoruz!
0 0
0
Mevlevi, Bektaşi ve Softa yemekten sonra ikram edilen bir tepsi baklava için rüyaya yatarlar. En hayırlı rüyayı gören baklavayı alacak.
Öneri kabul edilir. Yatar uyurlar. Sabah olunca Sofu:
- Ne rüya gördünüz anlatın bakalım?
Mevlevi sikkesini başına geçirerek:
- Hayırdır inşallah göklere çıktım.
Hoca da:
- Ben ise rüyamda cennete gittim, deyince,
Bektaşi:
- Erenler, ben de gece birinizin göklere uçtuğunu, diğerinizin de cennette gezdiğini görünce, artık bunlar fani dünyaya dönmezler' diyerek kalkıp baklavayı temizledim, der.
0 0
0
Bektaşi'ye sormuşlar:
- Zamanla çok oy alan partilere sonunda ne olur?
Bektaşi:
- Dakka dukka olur, demiş.
Çevresindekiler pek anlamamışlar.
Bektaşi'ye tekrar sormuşlar:
- Yahu nedir şu dakka dukka?
- Boş çuval demektir, içi boşalan çuval dik durmaz ve dakka dukka diye ses çıkarmaya başlar, demiş Bektaşi
0 0
0
Softaların arasına düşen Bektaşiyi neredeyse zorla camiye sokmuşlar. Herkes abdestini almış. Namaza başlamışlar.
Softalardan birisi Bektaşi'ye çıkışmış;
- Erenler, abdest almadınız. Bektaşi:
- İmanım, bizim hamurumuz toprakla yoğrulmuştur, pek su ile oynamaya gelmez.
0 0
0
Bektaşi bir gün yolda yürüyormuş bir dilim karpuz bulmuş. Bunu kabuğuna kadar yemiş sonra bir köşede oturmuş. Onun ardından gelen sofu kabuğunu yemiş başlamış şükre "yarabbim sana çok şükür, verdiğine vereceğine bin defa şükür" demiş.
Bunu duyan Bektaşi kızgın kızgın sofunun yanına gelmiş.
- Bre melün ben dilimini buldum şükretmedim sen kabuğuna şükrediyorsun. Şükredin, şükredin şimartin yukardakini şimartin
0 0
0
Bektaşiyi oruç yerken yakalayıp Kadının huzuruna çıkarmışlar. Kadı sormuş:
- Oruç yiyormuşsun...
Bektaşi istifini bozmamış:
- Seferiyim efendim
Mahalleli karşı çıkmış:
- Yok, Baba Erenleri tanıyoruz, biliyoruz, kırk yıldır bizim burada oturur...
Bektaşi, Kadıya dönmüş:
- Onlar bilmez, demiş, ben seferiyim... Kadı:
- Nasıl oluyor bu? Bektaşi:
- Ahiret yolcusuyum...
0 0
0
Bektaşi hastalanmış; "ölecek miyim" diye evhamlanıyor; pek yakın dostu olan mahallenin papazını çağırmış.
- Hristiyan olmak istiyorum. Papaz sormuş:
- Neden?.. Bektaşi:
- Madem ki öteki dünyaya gidiyorum, bari bu dünyadan bir gavur eksilsin...
0 0
0
Cami imamı bir gün Bektaşiyi yakalamış:
- Gel ulan, hatırım için bir namaz kıl! Demiş.
Bektaşi razı olmuş:
- Eh, senin hatırına bir rekat kılayım!
Baba Erenler bir rekat kıldıktan sonra camiden ayrılınca hemen haber vermişler:
- Senin hanım, sizlere ömür
Bektaşi eşeğine atlamış, eve gitmek için deh demiş, hayvan bir türlü yürümüyor, bizimki merkebin kulağına eğilip fısıldamış:
- Ulan yürü! Yoksa senin için de bir rekat kılarım...
0 0
0
Papaz ile hoca kilisenin önünden geçerken karşılaşırlar o sırada kilisenin tepesine bir kuş konar. Papaz:
- Bu kuşun devamlı kiliseyi pisliyor. Bu kuş sizdendir kesin, diye söylenir.
Hoca:
- O zaman iki tas koyalım birine şarap birine su koyalım; su içerse bizden, şarabı içerse sizdendir, der.
Papaz teklifi mantıklı bulur. Taslar çan kulesine konur.
Kuş gelir her ikisini de içer.
Bunun üzerine Papaz sorar:
- Hoca bu ne iştir? diye.
Hoca şöyle bir düşünür ve yanıtı yapıştırır.
- Ne sizden ne bizden bu kuş yüzde yüz Bektaşi'dir
0 0
0
Üç tane kızı olan bir adam:
- Allah'ım bana bir erkek evlat verirsen iki yaşına gelince eşeğin sırtında minareye çıkaracağım; söz, der.
Ve gün gelir bir erkek evladı olur.
Çocuk iki yaşına gelmiştir, artık babanın sözünü tutması gereklidir. Eşeği ve çocuğu alıp caminin yolunu tutar. Başlar minarenin kapısında hayvanı çekiştirmeye, orada oturan Bektaşi'nin dikkatini çeker bu iş.
- Hayrola, der Bektaşi.
Adam anlatır hepsini Bektaşi gülerek:
- Boş ver şimdi bunları gel bir kadeh rakı içelim.
- Adam hırsla hayır ben Müslümanım.
- Yahu gel o zaman çengiye gidelim şuracıkta, der.
- Adam itiraz eder haşa ben Müslümanım.
Bektaşi sinirlenir:
- Bre adam hayvanı ne yoruyorsun, al çocuğu sırtına hadi çık minareye.
0 0
0
Bektaşi'yi Afyonkarahisar'da elinde rakı şişesiyle dolaşırken yakalamışlar, doğru karakola:
Karakoldan yasağı çıkaran valinin karşısına çıkarmışlar.
Vali:
- Bre zındık rakı içmeye utanmıyor musun?
- Rakı içtiğimi nereden çıkarıyorsunuz?
- Elinde rakı şişesi var!
- Oooo, işimiz var! Bende zina aleti de var, bunun da mı hesabını soracaksınız!
0 0
0
Bektaşi, Papaz dostuna sormuş:
- Bana bak, siz Hristiyanlar ikide bir neden istavroz çıkarıyorsunuz?
Papaz:
- Yahudiler Hazreti İsa'yı çarmıha gerdiler ya, peygamberimizi anıyoruz.
Bektaşi:
- Şükredin ulan, demiş, ya İsa'yı Avrupa'daki gibi kazığa oturtsalardı, ne yapacaktınız?
0 0
0
Sofunun biri namazdan sonra 99 kere Allah'ın adını anarak tespih çekermiş...
Bektaşi bir gün sofuya adıyla seslenmiş:
- Osman.
- Buyur.
- Osman.
- Efendim.
- Osman.
- Ne var?
- Osman.
- Bir şey mi diyeceksin?
- Osman.
- Emret.
- Osman
Osman'ın sabrı tükenmiş, dayanamayıp ayağa kalkmış, Bektaşi'nin yakasına yapışmış:
- Osman dediğin yeter be herif, ne diyeceksen de!..
Bektaşi:
- İmanım, demiş, ben sana beş altı kez "Osman" dedim, öfkelendin, ayağa kalktın, neredeyse beni dövecektin; sen her namazdan sora 99 kez yukarıdakinin adını söylüyorsun, kim bilir o sana ne kadar kızmıştır...
0 0
0
Vaktiyle Ortaköy'de Bektaşi ile Papaz çok dost imişler, yedikleri içtikleri ayrı gitmezmiş. Bir gün Bektaşi'ye haber vermişler:
- Hemen gel, Papaz çok hasta...
Bektaşi varmış bakmış ki dostu ölüm döşeğinde yatıyor. Bektaşi'yi görünce Papazın dudakları titremeye başlamış, konuştu konuşacak.
Baba Erenler hemen eliyle Papazın ağzını kapatmış.
Çevreden bozulanlar sormuşlar:
- Ne yapıyorsun yahu? Bektaşi:
- Ben bu pezevengi bilirim, demiş, şimdi bir besmele çeker, doğru Cennet'e gider...
0 0
0
Hoca bir gün camide vaaz veriyormuş hepte erkeklerin humarcı olduklarını, içkici olduklarını, yoldan çıkmış olduklarını falan anlatıyormuş. Oturanlardan birisi de:
- “Ya hoca bunların hepsini biz yapıyoruzda kadınların hiç bir suçu yok mu?”
Demiş. Hoca kızgın:
- “Duruuun sayfayı çevireyim onlarında a…na koyacam”
Demiş.
0 0
0
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us