Temel bir yarışmaya katılır ve kazanır. Kendisine bir kitap hediye edilir. Kitabın adı da "Düz Mantık" tır. Temel hediyeyi alırken sorar;
- Bu kitapta ne yazıyor?
- Okuyunca öğrenirsin...
- Ben onunla uğraşamam, anlat bakiim sen bana.
- Pekala. Bak şimdi; senin evinde akvaryum var mi mesela?
- Evet var...
- O zaman içinde su da vardır?
- Evet var...
- İçinde su varsa balık da vardır?
- Evet var...
- Balık varsa hayvanları da seviyorsundur sen?
- Evet...
- Yaşlı görünüyorsun o zaman sen evlisindir?
- Evet.
- E karın olduğuna göre de, homoseksüel değilsindir?
- Evet.
- Bak gördün mü? Düz mantık buna denir işte...
Temel çok etkilenir. Kitabı alır koltuğunun altına eve doğru giderken Dursun'u görür...
Dursun sorar;
- Temel o ne?
- Düz mantık kitabı!
- Nası bişey bu anlat bakiim...
- Bak şimdi; sizin evde akvaryum var mı?
- Yook!
- O zaman sen ipnesin...
Ahh Temell...
Temel birgün yolda kaybolmuş.. Derken uzakta 3 haneli bir köy görmüş... Ilk 2 evin kapısını tıklamış... Evde kimse olmadığını görünce 3.
Evin kapısını tıklamış... Kapıyı yarma gibi bir herif ve 3 tane de güzeller güzeli karısı acmış.. Tanrı misafiri olarak temeli eve alıp bir güzel yedirip içirmişler... Uyuma vakti gelince temel bir bakmış evde sadece salon dedikleri bir yer var ve başka hiç oda yok... Mecbur hepsi salonda yatacaklarmış Temele buzdolabının yanında bir yer yapmışlar ve herkes yatmış... Adamın canı sекs istiyomuş... Ilk eşine "hadi soyun" demiş sessizce... Kadın da misafir var olmaz demiş... Adamda karısına "giт buzdolabının kapağını aç dolabın ışığıyla misafirin suratına bak eğer uyuyorsa gel yaparız" demiş... Kadın kocasının dediğini yapmış ve bakmışki temelin gözleri kapalı... Dönmüş ve kocasının koynuna girmiş... Adam tekrar azmış ve diğer karısına aynı şeyleri yapmasını söylemiş... Derken adam 3. karısını da boş geçmek istememiş ve onu da dolabın araya gönderip sonra bi güzel .. Kmiş... Sabah olunca kahvaltı sofrasında temele sormuş adam:
"Nasıl iyi uyuyabildinmi?"
.... Temelde cevap vermiş:
"Allah razı olsun сок güzel uyudum da gece сок susadım"
Demiş.... Adam da:
"Kardeşim dolabın yanında uyudun acıp içinden bi şişe su çıkaramadınmı?"
Diye sormuş... Temel de:
"Dolabın kapağını açanı ziktin... Beni de zikecen diye korktum açamadım"
Demiş...
Dört arkadaş barda muhabbete dalmistir. İçlerinden biri tuvalete gider. Üç arkadaş sohbetlerine devam ederler.
Birinci adam oglundan söz eder, "Benim oglan araba yikamakla ise basladi. Bir baltaya sap olamayacagindan korkuyordum ama bir gün arabasini yikadigi adamlardan biri ona is teklif etmis. Sonra iyi bir araba saticisi oldu. Hatta o kadar iyi para kazandi ki geçenlerde bir arkadasinin dogum gününde ona Mercedes aldi !"
Ikinci adam da mevzuya girer, "Benim oglum da biraz problemliydi. Büyük bir emlak sirketinde çalisirken inanilmaz bir is kapti ve ondan sonra ilerledi acayip zengin oldu. Çalistigi sirketi de satin aldi. Bir arkadasinin dogum gününde ona bir ev bile hediye etti."
Digerlerini dinleyen üçüncü adam da heyecanla söz alir, "Aynen benimki de öyle. Ise bir borsa sirketinde temizlik elemani olarak basladi. Bir gün kendi kendine hesaplar yaparken patron tarafindan fark edilince broker oldu ve büyük basarilarla inanilmaz bir servete sahip oldu. Üstelik de en iyi arkadasina bir milyon dolarlik hisse senedi armagan etti !"
Bu sirada dördüncü adam tuvaletten çikmis ve sohbete katilmistir. Digerleri ona çocuklarindan bahsettiklerini söyleyince adam içini çekerek konusmaya baslar,
"Ehh…benim oglumun bir hayal kirikligi oldugunu itiraf etmeliyim. Dogru düzgün bir iste dikis tutturamadi, berber çirakligi falan yapti, eroine bulasti. Derken onun yoldan çikmis oldugunu fark ettim, maalesef homoseksüelmis ! Çok çok üzüldüm. Bir sürü erkekle birlikte oldugunu duydum."
Adam, gülümsemeye çalisarak konusmasina devam eder, "Ama ise iyi tarafindan bakmaya çalisiyorum. Geçen dogum gününde bu homoseksüel arkadaslari ona bir Mercedes, bir ev ve bir milyon dolarlik hisse senedi hediye etmisler !"
Bir bankanın zirai krediler bölümünde çalışan bir ziraat mühendisi, zirai kredi başvurularını yerinde incelemek için bir köye iş ziyaretinde bulunur. Akşam hava kararmak üzereyken köyden ayrılır. Yarı yolda arabası arızalanır ve inip baktığında tamirinin mümkün olmadığını görür. Bu gece burada bir başıma ne yapacağım diye kaygılanırken ileride bir ev olduğunu ve ışığının yandığını görür. Eve giderek kapıyı çalar. Kapıyı genç ve oldukça güzel bir bayan açar. Ve bayan şöyle der: – Buyrun beyefendi. Ben kocası askerde olan ve burada yanlız yaşayan bir bayanım. Size nasıl yardımcı olabilirim? Adam da: – Ben bir bankanın zirai krediler bölümünde çalışan bir Ziraat Mühendisiyim. Arabam bozuldu ve yolda kaldım. Geceyi burada geçirmem mümkün mü acaba? -Tabiki der kadın ve birlikte içeri girerler. Kadın adamın yanına gelerek:
- Bakın beyefendi ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına yaşayan bir bayanım. Her hangi bir arzunuz var mı? diye sorar. Adam da acıkmış olduğunu ve mümkünse kadından yiyecek birşeyler hazırlamasını ister. Kadın adamın isteğini yerine getirir ve çok güzel bir sofra hazırlar. Yemekten sonra kadın adamın karşısına geçerek: – Beyefendi, ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına yaşayan bir bayanım. Başka bir arzunuz var mıydı acaba? diye sorar. Adam yemek için teşekkür eder ve eğer mümkünse yemeğin üzerine çay içmek istediğini söyler. Kadın çayı demler ve birlikte çaylarını içerler. Çay faslından sonra kadın yatak odasına gidip en şuh ve seksi geceliğini giyerek adamın karşısına çıkar ve – Beyefendi, ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına yaşayan bir bayanım. Başka bir arzunuz varsa çekinmeden söyleyin onu da yerine getireyim. der. Adam da artık uyku saatinin geldiğini ve kadının ona bir yatak hazırlaması halinde uyumak istediğini söyler. Kadın yatağı hazırlar ve Ziraat Mühendisi uyur. Sabah olup uyandığında adam kadını evin içinde göremez ve evin bahçesine çıkar. Kadın orada hayvanlara yem vermektedir. Fakat bir olay adamın tuhafına gider. Çünkü bahçede bir tavuk ve 5 horoz vardır. Adam kadına sorar:
- Hanımefendi,1 tavuğa 5 horoz fazla değil mi? Ben bu durumdan bir şey anlayamadım da…
Kadın bu soruya cevap verir:
- Anlamayacak birşey yok beyefendi. O horozlarin 4 tanesi ziraat mühendisi…
Ceyn ormanda tarzan’la ilk karsılaştıgında ondan сок etkilenir ve
Yaşamını sürdürüş şekli üzerine uzun bir sohbete dalar.
Sonunda konu cinselliğe gelir ve ceyn sorar:
- "peki,sекs konusunu nasıl hallediyorsun?" tarzan;
- "sекs, ne olmak?" der.
Bunun uzerine ceyn detayli bir şekilde anlatır. tarzan:
- "haaa",der tarzan, "ben ağac deliği kullanmak."
Ceyn, bunun yanliş olduğunu söyler ve zaten etkilendiği tarzan’a
Dogrusunu göstermek için soyunur. çırılçıplak kalinca yere uzanır,
Bacaklarını ayırır ve:
- "o iş için doğru yer burasıdır, tarzan." der.
Tarzan da soyunur,ceyn’e yaklaşır ve ceyn’in orasına korkunç bir tekme atar. ceyn acıyla fırlar, dakikalarca inler.
Sakinleştikten sonra sinirle tarzan’a döner ve sorar:
- "neden yaptın bunu tarzan?"
- "tarzan kontrol etmek; içerde arı var mı?"