Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Irrenhauswitze Chistes de locos Русский Français Barzellette sui Matti e sul Manicomio Ελληνικά Вицеви за лудница Deli Fıkraları Анекдоти про божевільних Piadas de Loucos Dowcipy o wariatkach Svenska Gekken moppen Dansk Norsk Mielisairasvitsit Magyar Bancuri cu nebuni Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Deli Fıkraları

Deli Fıkraları

Bu kategorideki en yeni fıkralar
Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bırakılmasını ister. Bunun üzerine doktor:
- Sana bir soru soracağım doğru bilirsen buradan çıkarsın anlaştık mı?
Deli:
- Peki anlaştık sor sorunu.
Doktor:
- Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam. Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın?
Deli:
- Niye atlayayım ben deli miyim?
Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar.
Deli:
- Ya bardağı çekersen!
0 0
0
Delinin biri üzüntüden kendini parçalıyormuş. Hastanenin doktoru neyin var diye sormuş. Deli:
- Yaz geliyor dediler.
- Eee peki sen ne yaptın?
- Yazdım gelmedi...
- Neyse sağlık olsun.
- Doğru söylüyorsun herşeyin başı sağlık
0 0
0
Bir akıl hastası, bulunduğu kaldırımdan karşıya geçip rastladığı ilk görevliye sormuş :
- Affedersiniz, karşı kaldırım nerede acaba?
Görevli şaşırmış ama yine de karşı tarafı göstererek :
- İşte şurada, demiş.
- Kime yutturuyorsun yahu... daha şimdi orda sordum, burayı gösterdiler!.
0 0
0
Bir gün akıl hastanesinde canı sıkılan baş hekim Koğuşları gezerken bir anda Bir hastanın oturmuş, birşeyler yazdığını gördü :
Merhaba, ne yazıyorsun acaba merak ettim?
Ne olucak mektup yazıyorum tabi ki de.
Hadi yaa kime yazıyorsun peki mektubu?
Kendime yazıyorum....
Peki, ne yazılı mektupta?
İlahi doktor bey, deli misiniz siz?Mektubu daha almadım ki... İçinde ne yazdığını bileyim.
0 0
0
Delinin biri bir gün arkadaşı ile sohbet ettiği sırada ona farklılık olsun diye birşeyleri kulagından söylemek istemiş daha sonra arkadaşının duymadıgını fark edincede bir anda susmuş.
Arkadaşı ya olum neden sustun ne güzel anlatıyordun demiş... ya demiş sen duymuyordun ki. olsun demiş duymadıgım için zaten anlatmanı istiyorum
0 0
0
Pek birşeyi olmamak demek sanırım.
Birşeylerin etkisini görmek isteyen bir adam kendinin deli oldugunu söyler
Ve bunu bir şekildeetrafındaki insanlara kanıtlamalıdır.
Tabi bu duruma inanmıcak olan arkadaşları için farklı bir plan içerisin de olan Deli arkadaşlarına şöyle der bir insanın Güldürmek amacında oldugunuz da ne gibi bir etki beklersiniz.
Arkadaşları tek tek cevap verir ancak Deli arkadaşlarını hiç bir şekilde dinlemez. ve sonra beni güldüremediniz diyerek cevap verir.
Ve herkez onun Deli olduguna inanır.
0 0
0
Delinin biri oldukça soğuk bir havada hamamda yıkanıyordu. Öte tarafta iki kişi, birinin soğuktan donduğundan bahsediyorlardı. Bunu işiten deli:
- Allah Allah, insan bu sıcakta hiç donar mı ya..
0 0
0
Bir akıl hastanesinde bir deli, öteki deliye:
- Ben bir roman yazdım, al oku; bakalım beğenecek misin, demiş.
Ve kendisine kalınca bir kitap vermiş.
Öteki deli, bir hafta boyunca okumuş romanı. Sonunda arkadaşı deliye:
- Romanın çok ilginç, demiş; yalnız biraz kalabalık, çok isim var içinde.
Kitabı veren deli:
- Al, demiş, ikinci cildini de oku.
Ve kalınca bir kitap daha vermiş.
Yine aradan bir zaman geçmiş. Romanın ikinci cildini de alan deli:
- Bunu da okudum, demiş; gerçekten çok ilginç ama, bu da çok kalabalık; çok isim var içinde...
O sırada akıl hastanesinin doktoru gelmiş üstlerine:
- Verin bakayım, demiş, o telefon rehberlerini. Ne zaman aldınız bunları; ben de kaç gündür onları arıyordum.
0 0
0
Adamın lastiği tam tımarhanenin önünde patlamış,kaldırıma ancak
Yanaşabilmiş. Sonraki işlem malum... Kriko, stepne, bijon anahtarı
Derken, birde bunların yanına talihsizlik eklenince,söktügü 4 adet bijon
Yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer.
Mazgal açılır gibi değil, bijonlar görünür gibi değil. Talihsiz sürücü bir
Sağına bakar, bir soluna bakar, çaresiz duygular içinde kaderiyle
Başbaşa, kaldırıma çöker.
Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden
Izleyen bir deli,çaresiz adamın halini bir süre daha acıyarak izledikten
Sonra seslenir;
- Ulan salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle ?
- Sorma birader, lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala
Düşürdüm.
- Düşündüğün şeye bak! Sök öbür lastiklerden birer tane Sök hepsi 3
Bijonlu olsun.
Adam bir lastiklere bakar birde deliye ve hemen işe girişir. Herşeyi
Tamamlayıp bagaj kapağını kapatan sürücünün aklı deliye takılır.
Arabasına binmeden evvel döner dikkatli dikkatli adama bakar. Akıl
Hastanesindeki adama seslenir:
- Senin ne işin var tımarhanede? diye sorar.
- Biz burada ' delilik'ten yatıyoruz kardeim,' salaklık 'tan değil.
0 0
0
İki deli yüz duvarı olan hastahaneden kaçmaya karar vermişler 99 duvarı
Aşmışlar.
Biri sormuş :
- Yoruldun mu?
Öteki :
- Evet, demiş. 99 duvarı aşıp geri hastahaneye dönmüşler.
0 0
0
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında, - "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler...
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve,
- "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler...
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,
- "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"
0 0
0
Посетител в лудницата пита главния лекар: Прием во лудница Einliefern in die Irrenanstalt Τεστ Τρέλας Ψυχιατρικό τεστάκι Durante a visita a um hospital psiquiátrico, um dos visitantes perguntou ao diretor: — Qual é o critério pelo qual vocês decidem quem precisa ser hospitalizado aqui? O diretor respondeu: — Nós enchemos uma banheira com água e oferecemos ao doente uma colher, um copo e um balde e pedimos que a... During a visit to the mental asylum, a visitor asked the Director what the criterion was which defined whether or not a patient should be institutionalized. “Well,” said the Director, “we fill up a... Tijdens een bezoek aan een gekkenhuis vraagt Prins Filip aan de directeur: "Welke zijn nu de criteria zijn om een patiënt terug gezond te verklaren?" Zegt de directeur: "Wij vullen een bad met... Voor de ouderen maar de jongeren kunnen hem ook doen De badkuip dementie test! Tijdens een bezoek aan een verpleeghuis vroeg de bezoeker aan de directeur wat het criterium is om een patiënt... En högt uppsatt kommunistpolitiker besökte ett mentalsjukhus och blev visad runt av föreståndaren. – Hur tar ni reda på vilka som är tillräckligt tokiga för att bli inlagda? frågade kommunisten. –... Podczas wizyty w szpitalu psychiatrycznym gość pyta ordynatora, jakie kryteria stosują, aby zdecydować czy ktoś powinien zostać zamknięty w zakładzie czy nie. Ordynator odpowiedział: - Napełniamy... Jens S. besøkte psykiatrisk avdeling i Kristiansand og ble vist rundt av bestyreren. - Hvordan finner dere ut av om folk er gale nok til å bli innlagt? spurte Jens. - Vi fyller et badekar med vann,... Durante una visita a un Instituto Psiquiátrico, una de las visitas le preguntó al Director qué criterio se usaba para definir si un paciente debería o no ser Internado. "Bueno," Dijo el Director,... Dans un hopital psychiatrique, un visiteur demande à un infirmier sur quel critère il se base pour savoir si un patient est guéri, celui-ci répond : - C'est très simple, nous remplissons une... Újságíró riportot készít az elmegyógyintézetben. Azt kérdi az orvostól: - Hogyan állapítják meg egy páciensről, hogy már elhagyhatja a kórházat? - Vannak olyan feladataink, amivel bizonyíthatják... C'est l'histoire d'un journaliste tv qui va faire un reportage dans un asile de fous. Il demande au directeur : - Comment faites-vous pour savoir si votre patient est encore fou ? - Je le met... Certo dia, Lula resolve visitar um hospício com a dona Marisa. muito curioso, ele pergunta ao diretor: — Companheiro. . . quando um louco acha que não ta mais louco, qual o critério pra saber se... O doutor da clinica queria fazer um teste com os loucos entao encheu uma banheira de agua e foi fazer o teste com os loucos ate que surge um parente de um loco e pergunta: — Para que esse balde,... En känd politiker besökte nyligen ett mentalsjukhus och frågade nyfiket läkaren: - Men hur kan ni veta när en person behöver läggas in? Läkaren svarade: - Vi fyller ett badkar med vatten och... Eine Mann zum Psychiater: Was sind eigentlich die Aufnahmebedingungen in Ihrer Psychiatrie? Psychiater: Wir füllen eine Badewanne mit Wasser und stellen dann einen Löffel, eine Tasse und einen... Į psichiatrinę ligoninę ateina dirbti jaunas gydytojas ir iškart patenka į komisiją, kuri nustato ar pasveiko ligoniai. Slaugytoja pakviečia ligonį prie vonios pilnos vandens, ant kurios krašto... Un homme visite un hôpital psychiatrique et demande au directeur : - Comment pouvez-vous dire si une personne a besoin d'être internée ? - Nous remplissons une baignoire avec de l'eau et nous leur... In a Psychiatric Hospital, a Journalist asks the Doctor: "How do you determine whether to admit a person as a patient or not? Dr: Well ... we'd fill a bathtub with water and then give a teaspoon,... Under et besøg på en psykiatrisk afdeling spurgte jeg lederen, hvordan man kan afgøre, hvorvidt en patient burde indlægges eller ej. Lederen sagde: "Vi fylder et badekar med vand. Så tilbyder vi...
Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:
Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?
Doktor:
Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey veriyoruz.
Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.
Siz ne yapardınız?
Adam:
OOO ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova kaşık ve fincandan büyük.
Hayır, der doktor.
Normal bir insan küvetin tıpasını çeker.
0 0
0
Deli, kahveye girdiğinde soluk soluğaydı. Boş bir masaya oturup ocağa seslendi:
- Bana bir çay ! çay geldi , şekerleri atıp karıştırdı. Garsonadan yine şeker istedi.
Onları da atıp karıştırdı,yeniden istedi.
Garson:
- Sekiz şeker koydun çaya ,dedi şaşkın şaşkın.
- Koydum ama , işte görüyürsun, hepsi eriyor!
0 0
0
Delileri uçağa bindirmişler, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı.
Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı, uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini görmek istedi. Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı. Baktı, en başta, bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.
- Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu. Adam :
- Ben bunların öğretmeniyim, diye cevap verdi. Onlarda benim öğrencilerim. Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum.
Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti. Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi. Pilot:
- Aman çok güzel! diye sevindi. Herhalde kendinin öğretmen olduğunu sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek, diye düşündü. Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu. Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti. Gidip bakmak istedi. Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok değil mi! Dehşetle sordu :
- Öğrencilerin nerede?, diye...
- Dersler bitti. Hepsini evlerine gönderdim!
0 0
0
Akıl hastanesine yeni gelen doktor, hastaları ziyaret ediyordu. Birine yaklaştı :
- Sizin adınız nedir bakayım?
- Hüsamettin efendim.
- Soyadınız?
- Tanrıoğlu.
Tam o sırada yandaki yaşlı :
- İnanma inanma doktor, yalan söylüyor. Benim böyle bir oğlum yoktur.
0 0
0
Bir gün bir bilim adami yilbasi nedeniyle hastaneleri gezip akillanan delileri salmaya karar vermis. Bir sürü hastaneyi gezmis fakat hic akillandigina kanaat getirilen deliye rastlamamis. En sonunda bir hastaneye gitmis birde bakmis ki bütün deliler zipliyor hemen onlarla ilgilenen doktorlara sormus:
- "Bunlar neden böyle zipliyorlar?"
- "Bunlar kendilerini misir patlagi zannediyorlar." demis Birde bakmislar ki bir tanesi ziplamadan yatagin üzerinde sabit bir sekilde duruyormus. Hemen ona yaklasarak sormus.
- "Sen neden ziplamiyorsun?"
- "Ben tavaya yapistim..."
0 0
0
Delinin biri intihar etmeye karar verir. Kendisini asmaya çalışır. Biri dayanamayıp sorar:
- Ne yapıyorsun?
- Görmüyor musun intihar ediyorum.
- Öyle ise ipi boğazına bağlasana!
- Denedim, öyle boğuluyorum.
0 0
0
Разговарят две змии: Snake Bite Είμαστε δηλητηριώδη; Φίδια. Δηλητηριώδη ползут две змеи и одна у другой спрашивает: - слушай, мы сильно... Αχ αυτά τα φιδάκια Το φιδάκι Две змии изпълзели от един ресторант. По едно време едната видимо неспокойна, попитала другата: Две пьяные змеи выползают из бара. Одна говорит: Две змии си говорят: Last words of a highly poisonous snake? Fragt die kleine Schlange ihre Mutter: Treffen sich zwei Schlangen in der Wüste, fragt eine die andere: Una piccola vipera va dalla sua mamma e le chiede: The mommy Cobra with her little son are taking a “walk”. The little cobra asks; "Mommy, are we poisonous?" "Yes, we are. Why you ask?" The little cobra asks again; "Are you sure that we’re poisonous?" "Yes I am!" says the mom with pride. The little one asks again; "Are you very very sure that... Was sind die letzten Worte einer Giftschlange? "Mist! Ich habe mir auf die Zunge gebissen!" Två ormar möts bakom en sten: - Vet du om vi är giftiga? - Varför undrar du det? - Jo, för jag råkade bita mig i underläppen... Uma cobra pergunta à outra: - Será que sou muito venenosa? - Achou que sim. Por quê? - Mordi a língua. İki laz yılan olan Temel’le İdris yolda gidiyorlarmış. Birden Temel İdris’e dönüp: "Ula İdris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu?" diye sormus. İdris şaşırmış "Ula ne oldu gene" demiş. Temel de:... Uma cobrinha, muita nervosa, chega para a cobra-mãe e pergunta: — Mamãe, nós somos venenosas? — Somos sim, filha. Por quê? — É porque eu acabei de morder a minha língua. Duas cobras conversam: — Soube da última? — Que última? — A Najilda... — O que tem? — Morreu! — Sério? De quê? Levou uma paulada? — Não... Pior! — Tomou uma machadada? Um tiro? — Pior! Muito pior!... Twee slangen zitten in de woestijn. De ene slang zegt tegen de andere: ‘Ik hoop niet dat ik giftig ben.’ ‘Waarom?’ vraagt de andere slang. ‘Omdat ik net op mijn tong heb gebeten!’ Се шетале две змии, мајка и ќерка. По некое време ќерката ја прашува мајката: - Мамо, мамо! Абе ние отровни змии сме? - Зошто ме прашуваш ќерко? - Затоа што си го гризнав јазикот! ¿Qué le dijo una serpiente a otra? - ¿Somos venenosas? - No, ¿Por qué? - Es que me acabo de morder la lengua. Two snakes are talking. One of them turns to the other and asks, "Are we venomous?" The other replays, "Yes,why?..." "I just bit ma lip." Det var en gång två ormar som var i öknen. Plötsligt sa den ena: - Du,är vi giftiga? - Vadå då? - Jag bet mig just i tungan… Two snakes were crawling along when one snake asked the other, "Are we poisonous?" The other replied, "You're darn right we are! We're rattlesnakes. Why do you ask?" To which the first replied,... Doi serpi in desert: - Auzi, ba, noi sintem veninosi? - Da, ba... da' de ce? - Mi-am muscat limba! Doi serpi in desert. Tata si fiu. Fiul: - Tata,tata noi suntem veninosi? Tatal nu raspunde. Fiul intreaba iar: Fiul: - Tata,tata noi suntem veninosi? Tatal iar nu raspunde. Fiul intreaba iar Fiul:... Yılan Temel, arkadaşı yılana sormuş: - Haçan, biz zehirli yilan miyuk? - Heee, n'oldu ki? - Dilimi ısırdum da... Un serpente va d a un altro serpente e dice: "Sssenti amico posssso farti una domanda? ma noi sserpenti ssiamo velenosssi?" L'altro serpente: "Ma non sssso perchè?!" L'altro: "No perchè mi sono... Ci sono due serpenti uno si chiama Giovanni e l'altro Marco e Marco dice: "Giovanni qual è il serpente più velenoso?" E lui: "Sta' zitto e cammina" E ancora: "Giovanni qual è il serpente più... 2 slangen zitten in het bos. En een slang zegt tegen de anderen: Zijn wij giftig? Hoezo??zegt de ander. Ik heb net op mijn tong gebeten! In Egitto ci sono due serpenti, i più velenosi del mondo, che parlano fra di loro, ad un certo punto uno dice all'altro: "Ma noi siamo velenosi?" E l'altro: "Si molto!" E lui: "Ma velenosi... İki yılan ormanda sürünerek ilerliyorlarmış. Yılanın biri, diğer yılana şormuş: - Abicim, biz zehirli yılan mıyız? - Evet, nolduki? - Hiiç, dilimi ısırdımda Il serpente figlio alla mamma: "Mamma, e' vero che siamo velenosi!". "No, e' solo una calunnia". "Meno male perche' mi sono morsicato la lingua!". Een slang zegt tegen een andere slag "zijn we giftig"? "Hoezo", vraagt de andere slang, "omdat ik op mijn tong gebeten heb". Er lopen twee slangen door de woestijn. Zegt de ene: "Zijn wij giftig?" Zegt de ander: "Hoezo?" "Nou, ik heb net op Mijn tong gebeten." Δυο φίδια συζητάνε: - Ρε συ, ξέρεις αν είμαστε δηλητηριώδη; - Όχι δεν είμαστε, γιατί ρωτάς; - Δάγκωσα τη γλώσσα μου ρε γαμώτο! Twee slangen lopen door de woestijn zegt de een tegen de ander 'zijn we giftig Ja wat dan Ik heb op me tong gebeten Šliaužia dvi gyvatės ir viena sako kitai: - Ar mes nuodingos?,- sako pirmoji gyvatė. - Ne,o kodėl klausi?, - atsako antroji. - Na, supranti, aš i lūpą įsikandau. Ci sono due serpenti nel prato di casa mia. Un serpente dice all'altro: - "Siamo mica velenosi?" - "No" - "E come lo fai a sapere?" - "Perché prima mi sono morso la lingua". Δύο φίδια σέρνονται στο χώμα. Ξαφνικά γυρνάει το ένα και λέει στο άλλο: - Μήπως είμαστε δηλητηριώδη; - Όχι απαντά το άλλο, αλλά γιατί ρωτάς; - Ευτυχώς γιατί δάγκωσα τη γλώσσα μου. A baby snake asked it's mom, "Mommy are we poisonous?" The mother snake responded, "Yes honey, but why do you want to know?" The baby snake responded, "Because I just bit myself..."
İki deli kendilerini yılan sanıyorlarmış. Bir gün duvarın üzerinde güneşlenirlerken biri bağırmış;
- "Eyvah dilimi ısırdım,zehirlenip öleceğim!..
Öteki:
- "Yahu ne aptalsın.. Biz zehirli yılan değiliz ki..
0 0
0
Mühim bir şahsiyet, bir akıl hastalığı kliniğini gezerken delilerin bahçedeki havuza atladıklarını görür ve başhekime dönerek :
- Mükemmel, hastalarınızın her türlü ihtiyacını karşıladığınızı görüyorum. Başhekim teşekkür eder, sonra da sözlerine devam eder :
- Hele siz bir de su doldurabildiğimiz zaman gelin de görün! Havuzun boş olduğunu oğrenen adamcağız dehşet içinde tramplenin altına koşar ve heyecanla atlamaya hazırlanan deliye "atlamamasını, havuzun içinde su olmadığını" söyler.
Deli :
- Ne zararı var? Zaten ben de yüzme bilmiyorum ki!
0 0
0
Akıl hastanesine, kendisini ziyarete gelen arkadaşına dert yandı:
- Sorma dostum... Motora meraklı olduğum için getirip buraya tıktılar beni. Allahaşkına, sen araba sevmez misin?
- Severim.
- Zeytinyağlısından mı hoşlanırsın tereyağlısından mı?
0 0
0
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us