Skip to main content
Şapka satarak gecinen bir adamin yolu birgun bir ormana duşmuş… bi sure yurudukten sicaktan ve yorgunluktan bunalmiş, bir agacin altina oturmuş,
Şapkalarla dolu sepetini de yere koymuş, ve uykuya dalmiş… Birkac saat sonra adam tuhaf sesler duyarak uyanmiş.. bir de bakmiş ki yanindaki sepet bomboş, şapkalar gitmiş..!!
Bir de kafasini kaldirip agaca bakmiş ki, agacin dallarinda bi suru maymun, herburak birinin kafasinda adamin şapkalari…. adam duşunmeye başlamiş:
"Ben şimdi napicam, şapkalari bu maymunlardan nasil alicam…?"..
Duşunceli bi şekilde kafasini kaşirken bi bakmiş maymunlarda adamin taklidini yapiyolar kafalarini kaşiyolar… adam ellerini havaya kaldirmiş , maymunlar da aynisini yapmişlar.. derken adam napicagini bulmuş.. kendi başindaki şapkasini cikartip yere atmiş, tabi maymunlar da kafalarindaki şapkalari hemen yere atmişlar.. Adam boylece butun şapkalari toplayip sepetine koymuş…
Aradan 50 yil gecmiş… artik adamin bir torunu varmiş, o da dedesi gibi şapka saticisi olmuş… gunlerden birgun onun da yolu ayni ormana duşmuş. hava yine сок sicakmiş ve genc adam bir agacin altina oturmuş, şapkalarla dolu sepetini yanina koymuş ve uykuya dalmiş…. bir saat sonra uyanmiş bir de bakmiş sepetin icinde şapkalar yok?!?!.. derken tuhaf sesler duymuş bir de kafasini kaldirmiş ki agacin ustunde bi suru maymun, hepsinin kafasinda birer şapka…. adam duşunmuş:
"Dedem yillar once bana bir hikaye anlatmişti… napicagimi сок iyi biliyorum….
"Adam kafasini kaşimaya başlamış, maymunlar da aynisini yapmişlar… adam ellerini havaya kaldirmiş, maymunlar da ellerini kaldirmiş…. ve adam gulumseyerek kendi başindaki şapkayi cikarmiş yere firlatmiş. o anda maymunlardan biri agactan inmiş , adamin yere attigi şapkayi kapmiş, adama da bi tokat atmişve :
"Sadece senin mi deden var lan !..?"
Maymun dere kenarındaki ağacın dalına çıkmış, altından akıp giden suya bakarak son derece çakırkeyf şarap içiyormuş.. Onu görüp yanına tırmanan minik kertenkele başlamış onunla içmeye.. Bir ara susayan kerkenkele "Su içmeye gidiyorum, şimdi dönerim.." diyerek aşağı inmiş, ama şarabın tesiriyle derenin sularına kapılmış, ta ki kendisini bir timsah kurtarana kadar..
"Hayrola?.." demiş timsah burnunda tüneyen kertenkeleye, "Nereden böyle?.." Kertenkele başından geçenleri anlatmış, timsah da heveslenmiş içki partisine, kertenkeleyi kenarda bırakıp doğru yüzmüş maymunun bulunduğu ağacın altına, "Heyy.." demiş yukarı seslenerek, "Maymun kardeş ben geldim.."
"Oha..!" demiş timsahı gören sarhoş maymun, "Be kardeşim, ne kadar su yuttun sen öyle?..
Dort kaplumbaga piknige cikmaya karar veriyorlar. Erzaklari hazirlayip yola koyuluyorlar. Bir yil, iki yil, bes, on yil derken 30 yil sonra piknik yerine variyorlar.
Hemen erzaklari cikariyorlar, gazozlar,yiyecekler, hersey ortaya cikiyor.
Gazozlar da sise gazoz. Ve acacak YOK!
Tek cozum, birinin eve gidip acacagi alip getirmesi. Dogal olarak en genc kaplumbagayi seciyorlar.
Genc eleman:
- Giderim, ama bir sartim var., der ve ekler.
- Buradaki yiyeceklerin hicbirine ben gelinceye kadar dokunulmayacak.
Digerleri de bunu kabul eder. Elemanimiz yola cikar. Aradan bir, iki, on, yirmi yil geger.
Bu arada yasli kaplumbagalardan birisi fenalasir. Ölmek uzeredir. Arkadaslari ne yapsa faydasiz. Kaplumbaga’nin son dilegi olup olmadigini sorarlar. O da:
- Gerci genc kaplumbagaya soz verdik ama, suradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?, der.
Digerleri de kiramaz ve:
- Elbette!,diyerek, sarmalardan birini verirler. Tam agzina atacagi sirada genc kaplumbaga calilarin arasindan firlar ve:
- Gitmiyorum iste, gitmiyorum!
Aslan kralin cani fena halde sikiliyormus..
Veziri tilkiyi cagirmis yanina..
"Bir sey dusun de nesemizi bulalim" demis..
"Ormandaki patikada duralim. Karsimizi ilk cikani dovelim" demis tilki..
"Dovelim de durup dururken adam dovulur mu?" demis aslan..
"O kolay" demis tilki.. "Senin niye sapkan yok, deriz ve doveriz..
Orman ahalisinin Ertekin gibi gezecek hali yok ya.."
Az sonra seke sek tavsan cikmis ortaya..
"Gel bakiim buraya" diye kukremis aslan.. "Senin niye sapkan yok?.."
"Aman aslan kralim, ne sapkasi" demeye kalmamis, patakuta girismisler, aslanla tilki..
Ayagi da eglenmisler..
Ertesi gun gene ayni patikanin yaninda beklemisler..
Gene tavsan ama bu defa ziplayamiyor, topalliyor..
"Vay niye sapkan yok?.." Patakuta..
Ucuncu gun aslan kralin adalet damarlari kabarmis..
"Yahu her gun sapkan yok diye adam dovemeyiz ki..
Bir baska sebep bul, vezir tilki" demis..
"Buldum" demis tilki.. "Ilk karsimiza cikani sigara almaya gonderelim.
Ya filtreli alacaktir, ya filtresiz..
Biz de niye otekini almadin diye gene doveriz.."
Gitmisler patikaya baslamislar beklemeye..
Kismet gene tavsan..
Yuzu gozu bagli, koltuk degnegi ile bu kez..
"Giт bize sigara al" demis aslan kral..
Tavsan aksaya aksaya giderken, tilki ile aslan birbirlerinin gozlerinin icine bakip keyifle gulmusler..
Tam bu sirada tavsan donup bagirmis oteden..
"Afedersiniz, filtreli mi olsun, filtresiz mi?.."
"Gel ulan buraya" diye ofke ile kukremis aslan..
"Senin niye sapkan yok bakiim!.."