Zina suç sayılıyor, 15 ila 18 yaşındaki gençler arasındaki ilişki suç sayılıyor. Kısaca devlet girmiş girebileceği kadar özel hayata. e bari tam olsun ne zaman nasıl sevişileceğini de bilsinler. devlet kontrolü dışında sevişmekte suç olsun bitsin. Ancak bu kağıtla sevişebilelim. . Pozisyon değiştirelim mi hayatım? -Olmaz şükufe sadece misyoner için geçerliymiş bu belge, diğer pozisyonlar için başımıza bir şey gelirse devlet sorumlu değil diye bir belgeyi noter tastikli istiyorlar. -Buyur yenge? -Sey ben şey kağıdı alacaktım bu gece için, bizim beyin işi varmış beni yolladı. -Hallederiz yenge, hangi pozisyonlarda kaç defa. -Ayy valla bir tek misyoner, o da 2 dakika sürse iyi. -Anladım yenge, sizinkine sevişme kağıdı da denmemeli aslında ama az önce bir çocuk çıktı ansiklopedi gibi dört sayfa sırf yapacakları vardı valla. -Ayy ne yapiim ben ayol anlatma bana öyle. -Kızma yenge hehehe, hayır zina yapacaksan at sen bir 20’lik ben size bir kağıt çıkarırım, kimsenin ruhu duymaz, gencin adresi de var. -Sey, ben. dört sayfa mı demiştiniz. - Baba şurayı imzalar mısın? - Ver bakayım neymiş o?“ Sevgili damat kızımla yaklaşık 4-5 aylık bir ilişkin var bunu yakından gözlemliyorum. Artık bazı noktaları aştığınıza da hiç şüphem yok. işte bu noktada bazı ihtiyaçlar beliriyor cinsel anlamda. bu ihtiyaçları gidermek için bana danışmanı ve benden izin istemeni büyük bir olgunlukla karşılıyor ve kızımla girişeceğiniz misyoner, dоggysтylе, bacakomza, trampet vb. pozisyonlarda allah yüzünü kara çıkartmasın diyorum. adı soyadı imza tarih” - Bu ne len kızım? - Ya feridun hazırladı işte heheh izin istiyor senden - Himm çağırsana o feridun’u sen bana - Ya babaaağğğğ - Cağır dedim çağır samimi çocukmuş. - Efenim sevisme izin kagidi almaya geldim - Ilk kez mi aliyorsunuz yoksa yeniliyor musunuz - Ee sey ilk olacak is arkadasimizla sevisicez de. - Iyi o zaman simdi bu formu alip tukenmez kalemle doldurup kullacaginiz organlarinizi belirtin sonrasinda 3. kat a cikacaksiniz , korunma icin gerekli techizat raporunuzu verdikten sonra harc parasini odeyip sevisilmek icin uygundur yazisiyla asagidaki vezneden harc ve pul parasini da yatirip 4 katta sevismek icin gerekli saglik belgelerini onaylatip tekrar 3. kata cikip seviseceginiz kisi ya da kisilerin adini kagida beyan edip bir dilekceden sonra bana gelin, kimliginizi cikartalim - Merhaba, benim bir erkek arkadasim var artik da, sevisme izni almam gerekiyormus buradan galiba? - Kizim sen giт, anan gelsin.
Yeni evlenen çocuk cinsellik ile alakalı hiç bir bilgisi yoktur, kız da bir o kadar saf, ilk gece ne yapacaklarını bilmeden oynaşırlar. Sabah olduğunda babası oğluna sorar ne oldu ne yaptın. I Oğlu cevap verir valla henüz birşey olmadı, ama çok yakında olur der babasına. Ertesi gün olur babası yine sorar ne oldu. I Cevap yine aynı bişi olmadı. Aradan birgün daha geçer, babası yine sorar oğluna ne oldu. Oğul bu sefer farklı bir cevap verir. Valla bayağı yumuşattım yakında kesin delerim der. Aradan bu şekilde birkaç gün daha geçer, ama hiç bir değişiklik olmaz sonunda babası oğluna der. Bak oğlum, bizim köyün altındaki köyde namlı bir adam var namınca ona delikçi Mehmet derler, istersen onu kimse duymadan çağırıp şu işi hallettirelim yoksa rezil olucaz elaleme. Oğul tamam der ve babası haber yollar delikçi Mehmete, adam gelir akşama eve ve derki beni bu gece yeni gelinle yalnız bırakın, sabaha işi bitirmiş olarak size teslim ederim der, bizim kör cahillerde tamam derler, adam zaten hovardanın önde gideni namı ile delikçi Mehmet, sabah olur delikçi gelinin işini bitirmiş vaziyette babaya teslim eder, üstüne üslük yaptığı hizmetin ücretinide alır ve çeker gider. Akşam olduğunda yeni damatla yeni gelin yalnız kalırlar bu arada gelin işi öğrendi tabi tecrübe sahibi oldu, nede olsa yeni damada her şeyi neyi nasıl yapacağını gösterir ve sabah olduğunda babası tekrar sorar ne oldu oğlum tamammı damat cevap verir. Ya baba tamamda ben göbekten uğraşıyodum delmeye bu adam çok aşağıdan delmiş ya. Babası cevap verir o pezevenk ananıda ordan delmişti.
Uzun süre oldu kuruyalı, bayat kokusu ortaya çıkalı. Çok sıcak bir yaz günü veya berbat bir kış günüydü belki. Sabah kalktığımda ellerimin olduğundan daha çok titremesinden anlamıştım bugün kaç kokusu alacağımı. Sigarama uzandım her zamanki gibi. Bir nefes, bir nefes daha. Sigara bile sakinleştirememişti titreyen, intikaç isteyen ellerimi. Daha güneş dolmamıştı, belki o gün hiç doğmayacaktı. Doğsa bile bakmayacaktı sadece kurbanlarını gören uykulu gözlerim. Aynaya baktığımda soğuk bir ten, kıpkırmızı gözler ve titreyen eller görmek hiç şaşırİmamıştı bu sefer. Sanki uzun zamandır beklediğim gün buydu, evet evet o gün bugündü. Ne giydiğimi hatırlamıyorum o gün. MuhTemel'en soğuktan koruyan bir bere veya güneş gözlüğü. Renklerin önemi yoktu. kırmızının, kanın rengi dışında. Herzaman yaptığım gibi aynı otobüse biçecektim. fakat bu sefer onlar beni değil, ben onları öldürecektim. Hayatımda hiç olmadığım kadar soğukkanlı. Her sabah gördüğüm o soluk, nefret dolu, iğrenç yüzler. Hepsi oradaydı yine. Farkına bile varamayacaklardı otobüsün camlarına fışkıracak kanların rengini, tadını. Ansızın çekiliverecekti o iğrenç, işe yaramaz ruhları bedenlerinden. Bir süre en nefret ettiğimi seçmek için düşündüm. Sanırım bulmuştum. Şu hergün, maaşını son kuruşuna kadar yatırdığı o iğrenç, muhTemel'en "mezbaha"markalı parfümünü sıkan, iğrenç bacaklarını otobüsteki her gözün içine sokaç kaltaktı galiba. Önce kurbanı tanımak görekiyordu. onu can çekişirken mi izlemeliydim, yoksa tek bir çığlık ve kaç mı olmalıydı. Bir durak, bir durak daha. İnmesine 2 durak kala, artık zamanın geldiğine inanmıştım. Hala kararsızdım şöyle öldüreceğime ama ellerim o kadar şiddetli titriyordu ki bu kararı çabuk vermem görekiyordu. Bu bıçağı alırken ne için kullanacağımı bilmiyordum bile. fakat sonunda bir işe yarayacaktı. Artık emin adımlar atma vaktiydi. Her zaman nasıl oluyorsa oturduğu aynı koltuğa doğru ilerlemeye başladım. Etrafımdökülür gözümdeki nefreti ve kararlılığı görmüş olmalılar ki onlara çarİmama hiçbirşey söyleyemediler. Nabzım daha da hızlanmış, elimin titremesi çok daha normal gelmeye başlamıştı. Bir metre daha ve ordaydım. 2 veya 3 saniye sürmedi, büyüklüğünü ancak o zaman anladığım bıçağımı çıkarıp kaltağın göğsüne saplİmam. Uİmamıştım bu kadar kaç fışkıracağını, uİmamıştım parfümünün o an bu kadar güzel kokacağını. Bir daha ve bir daha sapladım. ağzından kaç gelmesi daha da alevlendirmişti içimdeki vahşeti. Suratımdaki sıcaklık, hep beklediğim huzurdu sanki. Yorulmuştum. Bir an olsun etrafa baktım. Donup kalmışlardı. Herzaman o gür seşöyle yüksek sesle konuşan o. çocuğu. O da susuyordu. Bu korku ona yeterdi belki, belki yarınki otobüste anlatacağı birçok şey görmüştü. Peki ya ertesi gün? acaba onun kanı da kırmızımıydı, en az bunun kadar iğrenç miydi kokusu. Çok geçti artık öğrenmek için. Kapıya yaklaştığımda, şoförün ben söylemeden açtığı kapıdan o otobüsün en sessiz yolcusu olarak indim herzamanki gibi. Son kalan sigaramı içmek için en iyi zamandı.
Zehir!Uzun yıllar önce Çinde Li - Li adli bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar. Lakin kısa bir süre sonra kayınvalidesi ile geçinmenin çok zor olduğunu anlar. İkisininde kişiligi tamamen farklıdır buda onların sık sık kavga edip tartışmalarına yol açar. Bu Çin geleneklerine göre hoş bir daaranış değildir ve çevrenin oldukça tepkisini alır. Birkaç ay sonra bitmez tükenmez gelin kaynana kavgalarından ev onun ve kayınvalidesi ile arada kalan eşi içinde cehennem haline gelmiştir. Artık birşeyler yapmak gerektigine inanan genç kadın doğru babasının eski bir arkadaşı olan bağıratçıya koşar ve derdini anlatır. Yaşlı adam ona bitkilerden yaptıgı bir ilaç hazırlar ve bunu 3 ay boyunca hergün azar azar kaynanası için yaptıgı yemeklerin içine koymasını söyler. Zehir az az veriçecek, Böylece onu gelininin öldürdügü belli olmayacaktır. Yaşlı adam genç kadına kimsenin ve eşinin şüphelenmemesi için kaynanasına çok iyi daaranmasını ona en güzel yemekleri yapmasını söyler. Sevinç içinde eve dönen Li - Li Yaşlı adamın dediklerini aynen uygular. Hergün en güzel yemekleri yaparak kaynanasıniın tabagına azar azar zehiri damlatıyordu. Kimseler şüphelenmesin diyede ona çok iyi daaranıyordu. Bir süre sonra kayınvalideside çok degişmişti ve ona kendi kızı gibi daaranıyordu. Evde artık barış rüzgarları esiyordu. genç kadın kendisini agır bir yük altında hissetti yaptıklarından pişman bir vaziyette bağıratçı dükkanının yolunu tuttu ve Yaşlı adama şu ana kadar kaynanasına verdiği zehirleri onun kanından temizleyecek bir iksir için yalvardı, Yaşlı kadının ölmesini artik istemiyordu. Yaşlı adam Yaşlı gözlerle karşısında konuşup duran Li - Li ye baktı ve kahkahalarla gülmeye başladı. Sevgili Li - Li dedi ; Sana verdiklerim sadece vitaminlerdi. Olsa olsa kayınvalideni sadece daha da güçlendirdin hepsi bundan ibaret. Gerçek zehir ise senin beyninde olandı. Sen ona iyi daarandıkca oda dagıldı ve yerini sevgiye bıraktı Böylece siz gerçek bir ana kız oldunuz dedi. Eski bir Çin atasozü şöyle der ; Gül veren elde gül kokusu kalır. Sevilen insan sevgisini insanlara veren insandır.
01 - Kardan adama tekme atma veya bozmaya çalışmak, 02 - Yeni atılmış bir betona basmak ve isim yazmak, 03 - Gazete ve dergilerdeki resimlere sakal, bıyık ve gözlük yapmak, 04 - En iyi arabayı ben kullanıyorum zannetmek, 05 - Kar topunun içine buz veya taş koymak, 06 - Cep telefonu kullanımının yasak olduğu ortamlarda illede görüşme yapmak, 07 - Belediyenin duraklara koyduğu saatlerin yelkovan ve akrebini sökmek, 08 - Kumsalda deve güreşi yapmak, 09 - Şahin marka arabayı, Doğan görünümlü yapmak, 10 - Ağaçlara ve parktaki banklara kalp ve isim baş harfi kazımak, 11 - Derslerini çalışıp sınıfını geçenleri inek sanmak, 12 - Mesleğimizdeki unvanımızı İngilizce olarak söylemek, 13 - Tiki olan insanların tikleri ile uğraşmak, 14 - İskambil kağıtlarından kule yapan birinin kulesini bozmaya çalışmak, 15 - Cep telefonu ile bağıra bağıra konuşmak, 16 - Reklam için duvarlara veya panolara yapıştırılan afişleri yırtmak, 17 - Tuvalet duvarlarını defter sanmak, 18 - Otobüs duraklarına yazı yazmak, 19 - Trafikte bizi geçen bir aracı mutlaka yakalayıp onu geçmeyi ilke saymak, 20 - Sinyal verir vermez şerit değiştirip, kazaya sebebiyet verdiğimizde sinyal verdik görmüyor musun? demek, 21 - Ara yollardan ana yola çıkacak araca yol vermemek, 22 - Ünlü birini gördüğümüzde ona el sallamak, 23 - Ünlü birini gördüğümüzde onunla fotoğraf çektirip çok samimiyiz havası vermek, 24 - Yaşamadığımız bir şeyi yaşamış gibi anlatıp ona kendimizi inandırmak, 25 - Otobüs durağa yanaştığında illede ön kapıdan inmeye çalışmak, 26 - Otobüs koltuklarını yırtma ve üstlerine acayip acayip yazılar yazmak, 27 - Minibüs şoförüyseniz beğenmeseniz bile mutlaka Kral Fm dinlemek, 28 - Trafikte kırmızı ışıkta dururken, yeşil ışık yanar yanmaz kornaya basmak, 29 - Trafikte kırmızı ışıkta dururken burun karıştırmak, 30 - Kimsenin herhangi bir konu hakkında bilgisi olmadığını anladığımız anda o konu hakkında atıp tutmak, 31 - Elektrik, su, doğal gaz, vergi, trafik cezası vb. faturaları son gününde ödemek, 32 - Kar yağdığında eve bolca ekmek almak, 33 - Grup halinde bir meydana konan güvercinlerin üzerine koşup onları kaçırmaya çalışmak, 34 - Evli olanların bekarlara sakın ha evlenme demek, 35 - Aynı filme giden insanların filmden çıktıktan sonra filmi birbirlerine anlatmaları, 36 - 18 yaşına geldiği gün bara gitmek, 37 - Eline silah geçen birinin hemen o silahla şaka yapma ihtiyacı duyması, 38 - Arabayla yolda giderken tanıdık birini görünce arabayı şakadan onun üzerine doğru sürmek, 39 - Takım elbise giyince elini cebe sokmak, 40 - Tuttuğu takım galip gelince havaya silah sıkmak, 41 - Meslek arkadaşlarına mesleki şakalar yapmak, 42 - 6 aydır fırçalanmayan dişi, dişçiye giderken fırçalamak, 43 - Bilmediği yolu tarif etmek, 44 - Tuvalet terliğinin üstüne basmak, 45 - Kim o? sorusuna "ben" diye cevap vermek, 46 - Elektronik aletleri vurarak tamir etmek, 47 - Bakkaldan dönerken ekmeğin köşesini yemek, 48 - Yoğurt kovasından saksı yapmak, 49 - Google Earth'de kendi evini bulmak, 50 - Arabaya 'beni yıka' yazmak, 51 - TV'nin üstüne dantel koymak, 52 - Kumandayı streç filmle kaplamak, 53 - Tüpte kaçak var mı diye çakmakla kontrol etmek, 54 - Ağlayan çocuğu döverek susturmak, 55 - Biten şampuanı su takviyesiyle çoğaltmak, 56 - Döner ile ayranı aynı anda bitirmek, 57 - İnşaat izlemek, 58 - Ehliyet sınavına arabayla gitmek, 59 - Çay dolduran birini görünce çayı fondip yapmak, 60 - Korna ile hem selam verip hem küfür etmek, 61 - Kuşlara ve yabancılara küfür öğretmek, 62 - Arabanın dikiz aynasına cd asmak, 63 - Gelin arabasının önünü kesip para isteme, 64 - Pet şişe kapağıyla, kozalakla ya da ezilmiş kola tenekesiyle futbol oynamak, 65 - Futbol maçı sonucu kavga edip karşı takım taraftarlarının ağzını yüzünü dağıtmak ve bununla gurur duymak.
66 - Donla denize girmek, 67 - Atlet ve çizgili pijamanın altıyla mangal yakıp aileyi doyurmak.
68 - Ferrari'ye tüp taktırmak, 69 - Emniyet şeridinden gitmek, 70 - Cep telefonuna polis telsizi melodisi yükleyip derslerde çalmak, 71 - Ailecek gidilen pikniklerde en gölge yere arabasını koymak, 72 - Yolculuk ederken yanındakine "yolculuk nereye hemşerim?" demek.
73 - Erkeklerde; giydikleri çorap içinde para veya sigara saklamak, kadınlarda; sutyenin içinde para saklamak, 74 - Pazardan pazara banyo yapmak, 75 - eve gelince gördüğünde "geldin mi?" diye sormak, 76 - Örgü şişiyle kulak karıştırmak.
77 - Yemeğin etini en sona bırakmak.
78 - Ayağı kısa olan masa veya sandalye altına kağıt veya gazete parçası sıkıştırmak.
79 - Denizi umumi tuvalet olarak görmek.
80 - Topluluk arasına sevgiliyle giriliyorsa sevgilinin omzuna elini atarak "kız benim" havası vermek.
81 - Herhangi bir şey için sıra beklerken araya kaynak yapmak.
82 - Bir şeyi satın almayacağı halde yanında verilen en işe yaramaz hediye beleşe geliyor diye o şeyi satın almak.
83 - Biten pili buzdolabına koyup, tekrar kullanmaya çalışmak.
84 - Selamlaşırken kafa toslamak.
85 - Kavgada karşı tarafın kim olduğunu merak edip kimsin lan sen? diye sormak, 86 - Korkulduğunda baş parmakla damağı kaldırmak.
87 - "Yok" cevabına karşılık "hiç mi yok?" diye sormak, 88 - Buzdolabının yumurtalık kısmına yarım limon koymak, 89 - Hatıra defterine bana kalbin kadar temiz bu güzel sayfayı ayırdığın için teşekkür ederim diye başlayıp sepet sepet yumurta sakın beni unutma diye bitirmek.
90 - Çatalın kenarını bıçak olarak kullanmak, 91 - Yolda olmuş kazayı seyrederken kaza yapmak, 92 - Araba alınalı 5 sene olmasına rağmen döşemelerdeki naylonları çıkarmamak, 93 - Biten pili ısırarak tekrar kullanmaya çalışmak.
94 - Mangal sonunda külleri işeyerek söndürmek.
95 - Donunu veya çorabını giymeye koklayarak karar vermek.
96 - Denize yada göle girdiğinde derinliği ölçmek için boy vermek.
97 - Yürüyen merdivende yürümek, 98 - Düğün bittikten sonra gerdek gecesine damat adayını döverek uğurlamak, 99 - Spor ayakkabısını giydikten sonra unuttuğu anahtarı almak için evin en köşelerinden gitmek, 100 - Her başarılı insana küfür ederek iltifat etmek.
Zengin bir iş adamının kızı, kendisiyle evlenmek isteyen erkek arkadaşını ailesiyle tanıştırmak için evlerine yemeğe çağırır. Yemekten sonra baba damat adayıyla baş başa konuşmak ister ve onu çalışma odasına götürür. "Seninle şöyle erkek erkeğe konuşmak istiyorum", der. "Evlendikten sonra aileni geçindirmek için ne iş yapmayı düşünüyorsunı" Damat adayı durakşamadan yanıt verir:
"Aslında benim elimden her iş gelir efendim, evlendikten sonra bir yerde kesinlikle bir iş bulurum. Sonra da nasıl olsa, Tanrı yardım eder."
Damat adayının bu yanıtını kuşkuyla karşılayan iş adamı, bu kez daha somut bir soru sorar:
"Peki içinde kızımı oturtabileceğin bir eve nasıl satın almayı düşünüyorsunı"
Damat adayı yine durakşamadan cevap verir:
"Ben aslında çok çalışkan bir insanımdır", der, "Gece gündüz çalışır, para biriktiririm. Sonra da nasıl olsa Tanrı yardım eder, biz de bir ev sahibi oluruz."
Kızın babası bu kez sesini yükselterek sorar:
"Peki oğlum ileride çocuklarınız olunca onlara nasıl bakacaksınızı"
Damat adayı bu soruyu da yanıtlar:
"Biraz önce söyledim ya, gece gündüz çalışır kazandığım tüm parayı biriktiririm. Sonra da nasıl olsa Tanrının yardımıyla çocuklarımızı büyütürüz."
Damat gittikten sonra kız koşarak babasının yanına gelir:
"Damadını beğendiğini gözlerinden anlıyorum babacığım, lütfen söyler misin onun en çok neyini beğendinı" Babası kızının yüzüne tatlı tatlı bakar: En çok benim hakkımdaki görüşünü beğeniyorum"
, der ve ekler:
"Beni Tanrı sanıyor!"
JAPON OLMANIN FAYDALARI - Bakkalınızdan Japon yapıştırıcısı isterken gururla "- Şu bizim yapıştırıcıdan versene" dersiniz. - Çok kiloluysanız zayıflamak için milyonlarca lira harcamaz aksine Sumo göreşçisi olup üstüne para kazanabilirsiniz. - "- Adamlar yapmış ağbi! " diyerek hep kulaklarınızı çınlatırlar. - Devleti yönetenlerin koltuklarını bırakmaları için ölmelerini beklemezsiniz.
İNGİLİZ OLMANIN FAYDALARI - Her zaman için beyaz atlı prensin kapınızı çalma ihtimali vardır(Prens Charles! ). - Ve üstteki mantığa göre kaynananız bir kraliçe olabilir. - Hiç bir baltaya sap olamazsanız, bir tamirhanede "İngiliz anahtarı "olabilirsiniz. - İngilizceyi su gibi konuşursunuz. (!) AMERİKALI OLMANIN FAYDALARI - Kendinizi iyi hissetmeniz ve Amerikalı olmanın hazzını ve gazzını almak için, herhangi bir Amerikan filmini seyretmeniz yeterlidir. Eğer hala övünmekten böğ gelmemiş ve kuİmamışsanız. - Her zaman ülkeniz Savaşıadır ama size zarar gelmez. - NBA maçlar ını izlemek için sabahın köründe kalkmazsınız. - Her apartmandaki 10 kişiden 5 'i dünyayı kurtaracak güçtedir. Düşman ister uzaylı olsun isterse bir göktaşı. (örnek: Rambo, terminator, v. s.
) ÇİNLİ OLMANIN FAYDALARI - Çocuğunuzun İsmini tabak çanak kırıp koyabilirsiniz. Çang, Çung, Çing gibi. - Uzaydan görülebilen tek insan eseri olan "Çin Seddi"ni gerçekleştirmiş olmanın gururunu yaşarsınız. - Uzağı net görmek için gözlerinizi kısmanız görekmez. - Tek yataklı oda parası verip üç kişi yatabilirsiniz. aranSIZ OLMANIN FAYDALARI - İngilizce bildiğiniz için değil, bilmediğiniz için hava atarsınız( Yani onlarşöyle sanıyor). - Her şeye aransız kalabilirsiniz. - aransızca küfür bile etseniz şiir okuyosunuz sanırlar. İTALYAN OLMANIN FAYDALARI - Kaybolmazsınız. Çünkü her yol Roma'ya çıkar. - Herkesin sırtını yaslayacak bir dayısı vardır, özellikle Sicilya dolaylarında. - Dünya kızları, yakışıklılıkta hep sizi örnek gösterir. - Doğan SLX fiyatını FERRARİ alabilirsiniz( Abartık ama olsun! Eee. şöyle vergilere şöyle espri!). VE TÜRK OLMANIN FAYDALARI - 2050 yılında dünyanın tek hakimi olabilirsiniz(Çünkü herkes uzaya çıkmış olacak). - Eğer dünyanın hakimi olursanız, uzaydan gelebilecek UFO lara taş atıp onları korkutup, kaçırabilirsiniz( UŞAK da yaşanmıştır). - Restaran, lokanta gibi yerlerde masaları birleştirebilir ortaya bir salata söyleyebilir, masanın kısa bacağının altına katlanmış kağıt koyabilirsiniz. - Otobüs, uçak, hastahane, vb. gibi cep telefonu kullanmanın yasak olduğu yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konuşabilir, plajda cep telefonunuzu mayonuza sıkıştırabilir ve herşey çok normalmiş gibi daaranabilirsiniz. - İşsizlik, üretimsizlik, sosyal eşitsizlik, trafik canavarı, enflasyon ve sonu gelmeyen zamlarla canla başla mücadele ederek, "ülke yönetmecilik "oynayan SİYASETçilere yıllarca katlanarak "Varolmanın dayanılmaz eziyeti "ve"insanoğlunun dayanıklılık gücü"konularında bilimsel araştırmalara katkıda bulunabilirsiniz.
Turna Kuşu Japonya'da atom bombası atıldıgında iki yaşında olan bir kız oniki yaşına geldiginde, maruz kaldıgı radyasyon nedeniyle kansüre yakalanmış.
Savaşıa öksüz ve yetim kalan zavallıcık hastaneye yatırılmış. Ancak durumu ümitsizmiş. Hastanedeki tüm doktorlar küçük kızın ölümü için gün sayarken, küçük japon kızı hayat doluymuş. Koridorda koşuyor, oynuyor ve diğer hastalara yardım ediyormuş. Hastaların arasında en sevdigi kişi ise seksen yaşlarında, kendisi gibi kanser olan Yaşlı bir kadınmış.
Küçük Japon kızı, ölüm döşegindeki bu Yaşlı kadını hiç yanlız bırakmamış. Kadın ölmeden hemen önce "Benim için çok geç ama bizim inanışımıza göre, eğer bir kişi kagıttan bin tane turna kuşu yaparsa, her istedigi kabul oluyor. Ben yapamadım, sen yap ve kurtul!" demiş ve son nefesini vermiş. Küçük Japon kızı çok üzülmüş ama hayatta kalma arzusuyla, geleneksel Japon sanatı olan origaşöyle kagıttan turna kuşları yapmaya başlamış. Neşe içinde çalıştıgından ilk başlarda çok hızlı yapıyormuş. Bin tane turna kuşu yapması işten bile degilmiş. fakat bu sırada da saglıgı bozuluyormuş. Bu hazin öykü önce yerel, sonra da uluslararası basında yer almış. Dünyanın dört bir yanından insanlar kıza binlerce turna kuşu göndermeye başlamışlar. Ancak küçük Japon kızı, haberler basında elini kıpırdatamaz hale gelmiş. Hayattaki son saatlerini altı yüz yedinci kuşu yaparak geçirmiş. Kuşu bitirmiş;
Gözleri kapanırken hemşireler ve hastabakıcılar postadan çıkar yüzlerce origami turna kuşuyla odasına girmişler. Küçük Japon kızı, yüzünde bir tebessüm yatagında cansız yatıyormuş. Postacılar aylarca turna kuşu taşımışlar hastaneye. Sayısı milyonlara ulaşan turna kuşları Japonya'da bir müzede sergilenmektedir.
* "Nerelisin?" sorusuna cevap aldıktan sonra otomatikman "içinden mi?" diye sormak.
* Amca, hala, dayı, teyze, görümce, kayınço, enişte, elti, bacanak, kaynana, kayınpeder, baldız, yenge, amcaoğlu, halaoğlu, dayıoğlu, vb. gibi akrabalık terimleri.
* Sigarayı çoraba veya kulak arkasına koymak.
* Düğünlerde, eğlencelerde, toplantılarda vb. içip içip olay çıkartmak.
* Yabancı dil öğrenirken önce küfürleri öğrenmek, yabancılara Türkçe öğretirken önce küfürleri öğretmek.
* Yolculuk esnasında yanındakine "Yolculuk nereye hemşerim?" diye sorarak muhabbete başlamak.
* Mektuplarda "büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden" öpüp, "kestane kebap, acele cevap" beklemek.
* Kendini tanıttıktan sonra diğer yarışmacı arkadaşlara başarılar dilemek.
* Japonları kastederek "Adamlar yapmış abi!" demek.
* Ortaokul ve lisedeki anı-hatıra defterlerine yazarken "bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için..." diye başlamak.
* "Bizim askerdeyken bir çavuş vardı..." diye başlayan askerlik anıları.
* "Kim o?" sorusuna "Ben!" diye cevap vermek.
* Telefonu açan kişiye kendini tanıtmadan "Orası neresi?" veya "Sen kimsin?" gibi sorular sormak.
* Neredeyse herkese, her şeye takma isim bulmak.
* Misafir gelince hemen çay suyu koymak.
* "Senin paran burada geçmez!" deyip karşıdakinin eline sarılmak.
* Düğün, lokanta vb. gibi yerlerde masaları birleştirerek oturmak.
* Düğünlerdeki takı merasimleri.
* Otobüs, uçak, hastane vb. gibi cep telefonu kullanmanın yasak olduğu yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konuşmak.
* Yüzsüzce rüşvet istedikten sonra abartıp "Helal et!" demek.