Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Deutsch Español Русский Français Italiano Ελληνικά Македонски Kayseri Fıkraları Українська Português Polski Svenska Nederlands Dansk Norsk Suomi Magyar Româna Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Kayseri Fıkraları

Kayseri Fıkraları

Bu kategorideki en yeni fıkralar
Kayserili, terziye elbise diktirmişti. Ama parasını bir türlü ödemiyordu. Aradan tam bir yıl geçince, terzi faturayı bir kez daha yolladı. Altına da şu notu ekledi:
“Borcunuz bugün tam bir yaşına bastı.”
Pişkin Kayserili de da terziye şu mektubu gönderdi:
“Alacağınızın doğum gününü canı gönülden kutlarım…”
0 0
0
Aslın da kimsenin aklına gelmemiş bir Kayseri Fıkrası mizacı ile karşınızdayız.
Bu sitenin diğerlerinden farkı kendi üretmiş oldugu komik olmasada bilgi aktaran bir yönü olmasıdır.
Kayseri Mantısı başlıgı da buradan geliyor. aslında ortada bir sendrom yok ancak Kayserilere has olan Mantının bir özelliği daha var.
Yemekde oldugumuz Kayseri mantısının nasıl yendigini merak eden zengin bir iş adamı bir gün Kayseri de mantıcı dükkanına girer. tabi kılık kıyafeti yerinde olan bu adam çatal ile degil de eli ile mantı yemeye çalışır. onun deyimince doğulu insanın kültürünü yansıtmaya çalışırken aslında yapmış oldugu yanlışın pek de farkında değildir.
0 0
0
“Buyur bey, beraber yiyelim.. Buyur bak, sucuk var, pastırma var, sarma var, kızartma var, börek var..”
“Teşekkür ederim. Bende ülser var..”
“Olsun canım, ona da sıra gelir, sonra yeriz.
0 0
0
Çölde petrol arayan şirketin sahibine şantiye şefinden susuzluktan yakınan mektuplar geliyordu.
Kayserili patron sekretere:
“Şikayet etmek için ne lazımsa yapıyorlar. Ama ben bir türlü inanamıyorum.”
Sekreter:
“Bu seferki ciddi sanırım. Çünkü zarfın üstündeki pulu toplu iğneyle tutturmuşlar.”
0 0
0
Kayseri’nin gönül insanı Cemil Baba merhum, sabahları çarşıyı boydan boya gezermiş. Esnaflar ona saygı ve sevgi gösterirler, izzet ikramda bulunurlar, bu konuda da birbirleriyle yarışırlarmış. O sırada çarşıya yeni bir esnaf gelmiş. Cemil Babaya esnafın bu ilgisini yadırgamış. Cemil Babanın kılık kıyafetine bakmış, beğenmemiş. Kirlide keramet mi olur demiş. Yüzünü başka tarafa çevirip Cemil Babayı görmezlikten gelmiş.:
- Şu kirliye herkes Cemil Baba deyip ayağa kalkıyor:diye de esnafı ayıplamış. O gece adam rüya görmüş. Rüyada dört kişi adamı tuttukları gibi, bir Camiikebir’in minaresine, bir Kurşunlu’nun minaresine, bir Bürüngüz Camiinin minaresine çıkarmışlar ve “atalım mı aşağı” diye de adamı minareden sallandırıyorlarmış. Adam sabaha kadar ölüm kalım mücadelesi vermiş. Korkudan ölecekmiş neredeyse. Sabahleyin kan ter içinde uyanmış, güç bela dükkanını açmış. Bakmış, karşıdan Cemil Baba geliyor. Hemen koşup sarılmış::
- Buyur baba bir çay, bir soğukluk ikram edeyim. Cemil Baba, adamın yüzüne bakmadan::
- Minareyi görmeseydin, aklın başına gelmezdi le? demiş.
0 0
0
Uzaya gönderilmek üzere bir adam aranıyormuş. Gazetelere ilanlar verilmiş. Başvurular değerlendirilmiş. İlk elemeyi kazanan Alman, Fransız ve Kayserili mülakat için tekrar çağrılmışlar. Üçüde aynı odaya getirilmiş. Ve başkan bu üç kişiye "Beyler bu iş için her yönüyle uygun olduğunuza karar verdik. İş uzaya gönderilecek adama ödenecek para konusuna geldi. Bu konuda görüşlerinizi almak istiyoruz. Siz bu iş için ne kadar alacaksınız?" diye her üçünede sorulmuş. Soruya Alman şöyle cevap vermiş:
- "Ben bu iş için 20.000 Dolar ücret isterim. 10.000 Doları benim için, 10.000 Doları ise ben uzaya çıktıktan sonra burada geçimlerini sürdürsünler diye ailem için..."
Fransız soruya şu şekilde cevap vermiş:
- "Ben bu iş için 30.000 Dolar alırım. 10.000 Doları bana, 10.000 Doları aileme ve 10.000 Doları da metresime..."
Cevap sırası Kayserili'ye gelince bakmışlar ki Kayserili harıl harıl hesap yapıyor. Neyse Kayserili hesabı tamamlayıp şöyle cevap veriyor:
- Ben bu iş için 40.000 Dolar isterim. Bu paranın 10.000 Dolarını Başkana rüşvet olarak, 20.000 Dolarını uzaya gitmesi için Alaman'a veririm. Kalan 10.000 Dolar da kısa günün karı, Allah bereket versin.
0 0
0
Kayserili ile Amerikalı, bir deniz seferi sırasında gemilerinin batması sonucu ıssız bir adaya düşerler. Aradan bir süre geçer, bunlar hayatlarını devam ettirirlerken adaya bir şişe gelir. Şişeyi alırlar.
Açarlar içinden bir cin çıkar ve - "Ben bu şişenin ciniyim, sizin bir dileğinizi kabul etmek için geldim.
Evet dilekleriniz nedir?" demiş. İlk önce Amerikalı cevap vermiş:
- "Beni çok zengin yaparak evime götür."
Cin elini şıkatmış. Pat diye Amerikalı'nın dileği yerine getirilmiş.
Cin dileği için Kayserili'ye sorunca, Kayserili şu cevabı vermiş:
- "Sen bana o Amerikalı'nın adresini ver, başka bir şey istemem."
0 0
0
Askerde komutan okuma bilenlerin öne çıkmasını istemişti. Ortaya fırlayan bir tanesinden şüphelenmiş. Tekrar sorunca, asker,- Okumam yazmam yok, ama Kayseriliyim, demiş..
0 0
0
Padişah II. Ahmet döneminde Erzurum korkunç bir sel felaketine uğrar.
Sadrazam padişahın huzuruna çıkar ve olayı haber verir. Allah sizi korusun hünkarım bir acı haber vereceğim. Erzurum şiddetli bir sel felaketine uğradı, şehir çok zarar gördü, çok sayıda insan ve hayvan can verdi. Padişah şöyle konuşur:
- Cenab-ı Hak Kayserili kullarımı bu gibi felaketlerden korusun. Aradan bir süre geçtikten sonra acı bir haberi daha padişaha verir:
- Devletlüm bugün Üsküp şehri yangınla mücadele verdi.
Şehrin yarısı yandı, zarar çok fazla. Padişah yine üzgün bir tavırla şöyle konuştur:
- Üsküplü kullarımın kederini canı gönülden paylaşıyorum. Allah Kayserili kullarımı bu gibi felaketlerden korusun. Her felaket haberinden sonra padişahın Kayserili kullarını koruması veziri-azamı hayrete düşürür, sonunda dayanamaz ve sorar. Padişah, vezirine şu açıklamayı yapar:
- Erzurum sel felaketine uğrayabilir ama bunun etkisi geçince halk yerli yerine döner, eski hayatını yaşamaya başlar. Her vilayet için aynı şeyi düşünebiliriz ama Allah göstermesin Kayseri’de bir felaket ortaya çıkarsa Kayserililer yurda dağılır ve tüm halkın işlerini ellerinden alırlar. İşte asıl felaket o zaman olur, der.
0 0
0
Kayseri meşhur belediye başkanlarından Osman Kavuncu, ufak tefek bir adamdır. Onun şöhretini duyan bir kadın, derdimi çözse çözse Kavuncu çözer diyerek başkanın makamına gelir ve başkanı beklemeye başlar.
Kavuncu gelince kadını da içeri alırlar ama kadın bu ufak tefek adamı başkanlığa hiç yakıştıramamış olacak ki:
“Ben Kavuncu’yu görmeye geldim, nerede?” diye sorar. Kavuncu da:
- Sen derdini bana söyle teyze, gelince ben kendisine iletirim diyerek hem tevazu göstermiş, hem de kadının derdine deva olmuş.
0 0
0
Kayserili Pire Memet, istasyonda çok sıkışınca, gözü hiçbir şeyi görmez olup kadınlar tuvaletine doğrulmuş. Bir hemşehrisi önüne geçmiş:
- Ne yapıyorsun, burası kadınlar için... Uçkurunu eline almış olan Pire Memet:
- "Bu da kadınlar için!" deyip içeri dalmış
0 0
0
Kayseriliye sormuşlar.2 kere 2 kaç eder?
Cevaplamış : -Alıyormuyuz, satıyormuyuz...
0 0
0
Radyonun yeni çıktığı yıllarda Kayserili bir hanım radyo dinliyormuş.
Radyoda bir türkü duymuş. Rahmetli Kavuncu’nun “Asmalar da kol uzatmış dallere” isimli türküsüymüş bu. Kadın radyoyu kapatmış hemen:
- Vooo bizim herif bu türküyü çok sever, ağşam herif gelince açak da o da dinlesin
0 0
0
Gözleri görmeyen, bekar ve fakir Kayseri'liye bir cin çıkagelmiş.
Benden bir şey dile yerine getirecegim demiş."
Kayseri'li düsünürken cin sormuş:
"Gözlerini mi istersin, zenginlik mi istersin, evlenmek mi istersin?
Kayserili:
'Oğlumu altınlarımı sayarken görmek istiyorum' demiş.
0 0
0
İstanbul’a giden bir Kayserili ne satıldığını anlayamadığı bir dükkana, dikkati çeker bir şekilde bakmaya başlar. Kuşkulanan dükkan sahibi:
- Ne bakıyorsun aptal aptal, diye sorar. Kayserili:
- Hiç! Burada ne satılıyor diye merak ettim. Dükkan sahibi:
- Eşşek başı satılıyor der. Kayserili bu münasebetsizliğin altında kalır mı hiç. Belli… belli… görülüyor, der. Hepsi satılmış bir tane kalmış!
0 0
0
Bilirsiniz, eskiden Kayseri’de Ermeniler yoğun olarak yaşarlarmış. Bir gün Ermeni’nin biri yolda yürürken elinde altın para olan küçük bir çocuğa rastlar. Nasıl olsa bu çocuğun aklı ermez, şu parayı elinden alayım diye düşünür. Çocuğun yanına yaklaşıp gülümseyerek çocuğu sever ve tatlı bir dille:
- Sen bu elindekini bana ver, ben sana şeker, leblebi alayım. Bu senin işine yaramaz. -Tamam vereyim ama eşek gibi anıracaksın. Ermeni pişman olur, ne yapalım der ve sokak ortasında eşek gibi anırır. Çocuk:
- Sen eşek aklınla bunun değerini biliyorsun da, ben bilmez miyim?
Ermeni’nin olay karşısında ağzı açık kalmıştır.
0 0
0
Kayseri'ye yeni gelen yabancı, ayakkabısını boyatırken boyacıya takılmış:
- Siz Kayserililer eşeği boyayıp babanıza satarmışsınız. Nasıl yapılır bu iş? Boyacı, fırça sallamayı sürdürerek:
- İşte, demiş, eşeği böyle boyarız!
0 0
0
Yıllarca Kayserililer ile Ermeniler birlikte yaşamışlardır. Birbirleriyle sıkı münasebetlerinin fazla olduğu yıllarda, bir Kayserili, Ermeni arkadaşından borç para ister. Ermeni arkadaşı ne zaman ödeyeceğini sorar. Kayserili:
- "Şu Erciyes Dağı'nın karı eriyince borcumu öderim."Ermeni, bir yıl bekler.
Kayseriliden ses yoktur. Gider yanına ve alacağını ister. Kayserili, Erciyes'i gösterir ve daha üzerinde kar olduğunu söyler. Bir süre sonra Ermeni, Kayserilinin oyununa geldiğini anlar. Bunu içine sindiremez. Artık karar vermiştir ve o da bir başka Kayseriliyi kandıracaktır. Gider bir arkadaşına ve borç ister. Kayserili ne zaman ödeyeceğini sorar ve o da aynı cevabı verir:
- "Erciyes'in karı eriyince."
"Pekiyi" der kayserili. Aradan bir yıl geçer ve Kayserili hemşerim alacağını istemek için Ermeniye gider.
Ermeni vatandaşımız bu durumu beklediği için çok rahat bir tavırla Erciyes'i gösterir ve hâlâ karın erimediğini söyler. Kayserilinin de cevabı hazırdır:
- "O gördüğün kar, bu yılın karı. Geçen yılın karı çoktaaaan eridi."
Ermeni ne yapacağını şaşırır ve çaresiz borcunu öder.
0 0
0
Harp yılları... Kayseri’de gayrimüslimler zengin, Müslümanlar fakir...
Gayrimüslim komşusu Kayseriliye büyük bir para gönderip bozmasını istiyormuş. Kayserili de bunu onur meselesi yaptığı için hemen oğlunu bir başka gayrimüslime gönderip parayı ondan bozdurup diğerine geri gönderiyormuş. Böylece kendi sıkıntısını belli etmiyormuş. Bir gün iki gayrimüslim aralarında konuşurken biri diğerine:
- Vallahi şu memleketin en zengin adamı Kayserili Mehmet Ağa, ona ne zaman para göndersem hemen bozar. Diğeri de onun fikrini destekliyormuş:
- Vallahi doğru, adamda para çok, ben de onun gönderdiği paraları bozmaktan usandım.
0 0
0
Kayserili bir adam varmış adamın 3 oğlu varmış adam kahvede oturmuş oğullarından söz ediyormuş-1. En büyük olan oğlum istanbulda şu fabrikanın sahibi 50 tirilyon parası var demiş-2. Ortancı oğlum ankarada şu fabrikanın sahibi 40 tirilyon parası var demiş-3. En küçük oğluna gelmiş sıra adam oğluna şöyle bir bakarak bunun kafası çalışmadı okudu doktor oldu demiş
0 0
0
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us