Bir gün bir adam hocaya sormuş:- Yaş kaç hocam? diye. Hoca cevap olarak "KIRK" demiş. Bir kaç yıl sonra aynı adam hocaya rastlamış ve yine sormuş:- Yaş kaç hocam? diye. Hoca cevap vermiş "KIRK" demiş. Adam;- Hocam geçen yıl da aynı şeyi dedin, diye. Hoca demiş ki:- Erkek adam sözünden dönmez 0 0 0
Nasreddin Hoca parasını geri istemek için defalarca kapısını çalan alacaklısına kapıyı açmış.- Yakında... Yakında paranı ödeyeceğim, demiş.- Ne zaman?- Dinle bak... Bizim duvar kenarına yol boyunca çalı tohumu ektim.- Eee?- Bu tohumlar ilkbaharda yeşerecek ve çok çalımız olacak...- Peki anladım, ya sonra?- Bu caddeden çok koyun sürüsü geçer. Geçerken, geçen koyunların yünleri çalılara takılacak. Ben de yünleri toplayacağım. Bizim hanım bunları eğirip ip yapacak. Sonra gerisi kolay! Ben de pazara götürüp satacağım ve paranı geri ödeyeceğim.Adam bu saçma plan üzerine kahkahayı basar. O zaman Hoca, der ki;- Parayı peşin görünce nasıl da gülersin değil mi, seni köftehor seniii... 0 0 0
Nasrettin hocaya sormuşlar:- Yeni ay girince eskisini ne yaparlar Hoca da :- Kırpıp kırpıp yıldız yaparlar demiş 0 0 0
Bir gün hoca kapının önünde birşey arıyormuş birisi hocaya sormuş ne oldu hocam ne arıyorsunuz. Hoca evet yüzüğüm kayboldu. Adam sormuş nerede düştü. Hoca içeride demiş. Adam ozaman neden içeride aramıyorun. Hoca içerisi karanlıkta ondan. 0 0 0
Adamın birinin gözü ağrıyormuş. Hocadan bir ilaç istemiş:- Hocam,bildiğin ilaç var mı demiş hocada.- Vallahi geçenlerde benim dişim ağrıyordu çektirmekten başka çare yok demiş. 0 0 0
Nasrettin Hoca bir gün komşusuna bayram ziyaretine giderlermiş. Nazrettin Hoca ve karısının yanında bir sürü misafir varmış. Komşusu memleketinden bir koca petek bal getirmişler. Herkes ondan bir iki kaşık alıp çekiliyormuş. Nasrettin Hoca bir daldırmış iki daldırmış peteğin yarısına gelmiş. Koşmusu dayanamayıp:- "Hocam fazla yemeğin içiniz yanar"demiş.Hoca lafı hemen yapıştırmış :- "Kimin içi yanar onu Allah bilir."demiş 0 0 0
Nasrettin Hoca bir gün yolda yürürken yanına bir adam yaklaşıyor ve şöyle diyor;- Hocam, şimdi bir ayı gelse ne yaparsın? Nasrettin Hoca hemen yerden iki taş alıyor ve bunlarla kendimi savunurum, diyor. Adam tekrar soruyor; 0 0 0
NASRETTİN HOCA BİR şalvar alır Parasını verip gideceği sırada kendi kendine şalvarım eski değil onun yerine bir cübbe alayım diye düşünür. Dükkancıya şalvar almaktan vazgeçtim,sen bana bunun yerine bir cübbe verir misin dER. Dükkancıda çeşitli renklerde cübbeler getirerek hangini beğenirsiniz diye sorar. Hoca birini beğenir ve tam çıkacakken dükkancı Nasrettin Hocaya para vermediğini söyler. Hoca para yerine şalvar verdiğini söyler... 0 0 0
Nasreddin Hoca kuyunun başında durmuş aşağı bakarken kavuğunu düşürmüş. Kuyu derin inip alamaz. Kavuksuz eve gidemez. Soran olsa kavuğumu düşürdüm diyemez. Alay ederler. Bahçeden marul, maydanoz koparmış. Küçük parçalar halinde kuyuya atmaya başlamış. Burada ne yapıyorsun Hoca, diye soranlara;- Akşam yemeği için, sebzeli kavuk çorbası hazırlıyorum, demiş.Adamlar, kuyuya bakıp, olabilir, deyip gitmişler. Hava karardıktan sonra Hoca kimselere görünmeden evine varmış. 0 0 0
Hoca, bir sabah fırtına sesi ile uyanmış. Pencereden dışarı bakmış, ne görsün! Kuruması için ipe astıkları gömlek düşmüyor mu?!Başlamış bağırmaya:- "Hatun kalk kurban kesmemiz lazım."Sabahın körü neye uğradığını şaşıran kadın telaşla sormuş:- Kurban nereden çıktı efendi.- Gömleğim, gömleğim ipten düştü.- Gömlek düştü diye kurban kesildiği nerede görülmüş?!- Deme öyle hatun, ya içinde ben olsaydım !! 0 0 0
Bir gün hoca camide namaz kıldırıyormuş ve cemaate sormuş bugün benim ne atlatacağımı biliyor musunuz? hep birlikte hayır demişler hocada o zaman bende anlatmayayım öbür gün olmuş hoca yine aynı soruyu sormuş. Bu sefer hep bir ağızdan evet demişler o zaman hoca benim ne söyleyeceğimi biliyorsanız boşuna anlatmayayım demiş. Ve öbür gün hoca yine aynı soruya eşlik etmiş ve cemaat demiş ki hocam aramızda bilenlerde var bilmeyenlerde hoca yine boş çıkmamış o zaman bilenler bilmeyenlere anlatsın... 0 0 0
Bir gün Temelin oğlu olmuş. Nasrettin Hoca Temeli ziyarete gitmiş ve başlamış ağlamaya. Temel sormuş:- Neden ağlıyorsun?Nasrettin Hoca:- Şimdi bu çocuk nasıl büyüyecek başına ne belalar gelecek bu yüzden ağlıyorum.Temel:- Yaa ağladığın şeye bak.Aradan uzun zaman geçmiş ve Temelin oğlu ölmüş. Herkes ağlarken Nasrettin Hoca gülmekten, mutluluktan bayılacakmış. Temel üzgün üzgün sormuş:- Neden bu kadar mutlusun demiş.Nasrettin Hoca:- Oğlunun başına bir dert gelmeden göklerdeki yerine gitti diye demiş. 0 0 0
Küçük bir papağanın onbeş altına satıldığını gören Nasreddin Hoca, bir koşuda evine gidip kümesteki hindisini tutmuş. Apar topar pazara götürüp başlamış bağırmaya :- Satılık hindii.... Satılık hindii.... Yirmi altına satılık hindi !Şaşırmış pazardakiler.- Yahu hocam demişler. Bir hindinin yirmi altın ettiği nerde görülmüş.- Ne olmuş diye çıkışmış Hoca. Demin bir kuşu onbeş altına sattılar.- Ama o papağandı demişler. Tıpkı insan gibi konuşuyor o.- Olsun demiş Nasreddin Hoca. O konuşuyorsa bu da düşünür ! 0 0 0
Hocanın bir kınalı kuzusu varmış. Dostları bir gün Hocaya:- Hoca, bugünlerde kıyamet kopacakmış. Ölmeden senin şu kuzuyu kızartma yapıp da bir ziyafet çekip yesek eğlensek, derler.Dostları ısrarcı olunca Hoca rıza gösterir. Dere kenarına giderler.- Hoca, sen çevirmeyi yapıncaya kadar biz de biraz suya girelim.Nasrettin Hoca kuzuyu çevirmeye başlar, ötekiler de suya girer. Biraz sonra Hoca, dostlarının çıkardığı elbiseleri toplayıp yakar. Sudan çıkan elbiselerini aramaya başlar ama bulamaz, Hoca seslenir:- Ben onları yaktım. Bu dünyaya çıplak geldik, çıplak da gideceğiz. Gelin şimdi çevirmeyi yiyip eğlenelim... 0 0 0
Hoca akşamleyin eve doğru yürürken, baklava seven geveze bir köylüyle karşılaşır.- Hoca, kısa bir süre önce bir adam büyük bir tepsi baklava götürüyordu.- Beni ilgilendirmez!- Fakat adam tepsiyi sizin eve götürüyordu.- O zaman seni ilgilendirmez! 0 0 0
Bir gün Nasrettin Hoca pazara giderken çocuklar etrafını almışlar. Hepsi birer düdük ısmarlamış, ama para veren olmamış.Hoca çocukların tümüne olumlu cevap vermiş:- Peki, olur...Çocuklardan yalnız biri, elinde para olduğu halde, Hocaya şunları söylemiş:- Şu parayla bana bir düdük getirir misin ?Hoca akşama doğru pazardan dönmüş. Yolunu bekleyen çocuklar hemenHocanın etrafını sararak düdüklerini istemişler.Nasrettin Hoca, cebinden bir düdük çıkarıp kendisine para veren çocuğa uzatmış.Ötekileri bağırmaya başlamışlar:- Ya bizim düdükler nerede ?Hocanın cevabı kısa ve anlamlı olmuş:- Parayı veren düdüğü çalar. 0 0 0
Konya çarşısındaki helvacı dükkânlarının vitrinlerine iştahla bakan gariban adamın biri, bir dükkân sahibinden biraz helva sadaka olarak vermesini istemiş. Dükkâncı vermemiş. Garibanın canı da çok helva çekmiş. Dayanamayıp, dayak yemeyi de göze alarak başka bir helvacı dükkânına girmiş. Bir lenger helvayı önüne çekmiş ve hızla atıştırmaya başlamış.Helvacı adamın üstüne yürümüş;- "Bre adam, sorup istemeden, parasını ödemeden böyle helva yenir mi?" demişse de adamın aldırmayıp atıştırmayı sürdürdüğünü gören helvacı, adama sille tokat girişmiş.Dükkânda tesadüfen bulunan Nasreddin Hoca müşterilere doğru dönüp: 0 0 0
Nasreddin Hoca, aksırdığı zaman çocuklara "Çok yaşa!" demelerini ve alkışlamalarını tembihlemiş. Çocuklar da böyle yapmaya alışmış.Günlerden bir gün Hoca:- Çocuklar, beni iple bağlayın da kuyuya salın, su doldurayım, demiş.Çocuklar da Hoca'yı kuyuya salmış. Hoca, testiyi doldurmuş ve kendisini yukarıya çekmelerini söylemiş. Yukarıya çekmişler, ama kafası güneşe çıkınca Hoca aksırıvermiş.Çocuklar da ipi bırakarak el çırpmaya ve "Çok yaşa!" demeğe başlamış. Hoca kuyunun dibine düşüvermiş. Sonra Hoca:Bundan sonra aksırsam da tıksırsam da alkışlamayacaksınız! demiş. 0 0 0
Birgün bir fakir bir adam elinde sağdece kuru bir ekmekle yürürken bir lokanta görmüş çook güzel yemekler pişiyormuş. Adam dayanamayıp ekmeğini yemeğin buharına tutup tutup yiyormuş bunuAşçı görmüş demişki;Aşçi:- Burda ne yapıyorsun.Adam:- Yemekler çok güzeldi bende ekmeğmi buharına tutuyordum.Aşçi:- O zaman parasını ver!!!Adam:- Ben birşey yapmadımki sadece ekmeğimi buharına tutup yedim.Aşçi:- O zaman kadıya gideceğiz.Demiş;Adamla aşçı gitmişler kadıya. aşçı kadıya söylemiş kadı(hoca) aşçıya yaklaş demiş aşçı hemen yanına gitmiş hoca içi para dolu kese çıkarmış hoca aşçıya kulağını yaklaştır demiş. Aşçı yaklaştırmış hoca keseyi biraz sallamış aşçı sormuş hocam siz bana vermedinizki demiş. Hoca eeee o senin yemeğinin buharını almış sende paranın sesini alırsın demiş… 0 0 0
Hoca bir gün köyden eşekleri almış şehre satmaya gidiyormuş. Eşeğin birisine binen hoca ikide bir eşekler kaybolmasın diye sayarmış. Yine sayacağı zaman altındaki eşeği saymayarak 9 eşek olduğunu görmüş. İnmiş eşekten yine saymış bu sefer 10 muş. Hoca şaşırmış ve ;- 9 mu 10 mu karar verin artık ! demiş 0 0 0