Adamın hastalığına çare bulamayan doktorlardan biri, kendisine Evliya denilen bir ihtiyarın adresini vermiş. Söylenenlere göre en ağır hastalar o zatın duasıyla iyileşebiliyormuş. İhtiyar adam verilen adresi çaresizlik içinde cebine atıp doktorun yanından ayrıldığında, sokağın köşesinde simit sатаn 6-7 yaşlarındaki bir çocuğa rastladı. Çocuk son derece masum gözlerle kendisine bakıyor ve onu tanıyormuş gibi gülümsüyordu. Adam o yaştaki çocukların tamamen günahsız olduğunu düşünerek yoluna devam ederken, aniden duruverdi. Simitçinin üzerindeki eski t-shörtünde bir E harfi yazılıydı. Ve bu E mutlaka evliyanın E'si olmalıydı. Aradığı evliyaya bu kadar çabuk ulaşmanın heyecanıyla yanına gidip bir simit aldıktan sonra:
- “Doktorlar benim hasta olduğumu söylediler. İyileşmem için bana dua eder misin?” Çocuk bu teklif karşısında şaşırmışa benziyordu. Kafasını olur der gibi sallarken:
- “Ben de sık sık hastalanıyorum. Ama dedem, Allah'a inananların ölünce yıldızlara uçtuklarını ve orada cenneti seyrettiklerini söylüyor. Bu yüzden korkmuyorum hastalıklardan.” Adam içinin bir anda ferahladığını hissetti. Onun soğuktan moraran yanaklarına bir öpücük kondururken:
- “Deden çok doğru söylemiş. Ama ben yine de yardım istiyorum senden.” Çocuk duasının kıymetini anlamış gibiydi. Karşı kaldırımdan geçmekte olan baloncuyu göstererek:
- "Size dua edeceğim. Ama eğer iyileşirseniz, bana 10 tane balon alacaksınız, tamam mı?” Bu sefer adam başını salladı. Fakat çocuk bu kadar büyük bir hazineyi istemekle haksızlık yaptığına hükmetmişti. Mahcubiyetten kızaran yanaklarını elleriyle örtmeye çalışırken:
- "Uçan balon almanıza gerek yok. Normalinden 10 tane istemiştim.” Adam elini uzatarak çocukla tokalaştı. Anlaşma nihayet yapılmış, ayrıntılara geçilmişti. Buna göre hastalıktan kurtulması halinde 6 ay sonraki Ramazan Bayramında çocukla buluşacak ve her hangi bir sebeple gelemediği takdirde, önceden hazırlanan balonların ona ulaşmasını veya postalanmasını sağlayacaktı. Adam küçük çocuğun adını ve adresini bir kağıda yazdıktan sonra, başını okşayarak onunla vedalaştı. Aradan soğuk bir kış geçip Ramazana ulaşıldığında, adamın hastalığından eser bile kalmamıştı. Hayata tekrar dönmenin sevinciyle en güzel balonlardan bir paket hazırladı ve bayramın ilk gününü iple çekerek randevu yerine gitti. Küçüklerin cıvıl cıvıl kaynaştığı bayram yerindeki diğer simitçiler, çocuğu tanımıyordu. Adam onu biraz ilerideki bakkala sorduğunda, dükkan sahibi:
- "Ciğerleri hastaydı yavrucağın, geçen hafta aniden ölüverdi." Adam bir anda beyninden vurulmuşa döndü ve koşar adımlarla orayı terk ederken, önüne çıkan ilk baloncuya bir tomar para uzatıp:
- “Şu an uçan balonlardan 10 tane istiyorum. Çabuk ol, gecikmeden ulaşmalı yerine.” Adam satıcının aceleyle uzattığı balonların iplerini birbirine düğümledikten sonra, onları besmeleyle gökyüzüne bıraktı. Bayram yerindeki herkes gibi baloncu da şaşkındı:
- “Ne yaptığınızı anlayamadım, neden bıraktınız onları öyle?” Adam, nazlı nazlı yükselmekte olan balonlara buğulu gözlerle takip ederken:
- “Onları bekleyen küçücük bir dostum var, Hem de evliya gibi bir dost. Balonları adresine postaladım sadece.” diye mırıldandı.
Ünlü şovmen Cem Yılmaz, gösterilerinde:
- "Buradan çıkınca anlatılanların hepsini unutacaksınız" der. Ama star muhabiri unutmamış. Okuyun, gülmekten ölün. Bir buçuk aydır sahnelere çıkmayan Cem Yılmaz, dün Ankara'daydı. Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu'nda sahne aldı. Kırdı, geçirdi.
- "Evde espri yapamıyorum. Eve iş getirme diyorlar" diyerek başladığı programında politik esprilere de yer verdi. İşte, kahkaha makinesinin unutulmaz esprileri:
- "Bir komedyenin programını izledim. Kadın sünnetçi çıkarmıştı. İlk kadın sünnetçi. Ben 1978'de sünnet oldum ve sünnetçi kadındı. Böyle hatıraların olması gerekiyor komedyen olman için. Ben 30 sene sonra anlatırım diye kendime 5 yaşında sünnet organize etmiş olamam. Beni kadın sünnet etti. Bundan bahsederken belden aşağı bir şeyden bahsetmiyorum. Sünnet bir hadisedir.
Erkek çocuğun mürüvvetinin görüldüğü yer. Erkek çocuğun mürüvvetinin görüldüğü yerler sünnet, askerlik, evlilik. Gerçi sünnette daha net görülür mürüvvet. Ona mürüvvet diyorlar, enteresan bir şey. Kadın ismi vermiş olmaları tuhaf. Gerçi rahim diye de adam var olsun. Diyarbakır'a  gidiyordum uçakla. Hostesle muhabbet ediyoruz. Business'ta oturuyorum.
Hep Business'ta otururum. Buraya da Business geldim. Ankara'ya business açılmış çok süper bir şey. Bilmeyen varsa söyleyeyim. Business iş amaçlı gidilen seyahat manasına gelmiyor. Portakal suyu veriyorlar sen de kendini bir b. k zannediyorsun. aynı uçağın içinde ne sınıf yapıyorsun ulan. Portakal suyu içerken kendini ne zannediyorsun. 'Mersi canım. Bunu içmeden uçamıyorum.' Bir de perdeyle ayırmıyorlar mı tavım ona.
Soruyorsun 'Somon var mı?' Arkana bakıyorsun. 'Fakirler, ekonomi, Allah belanızı versin. Uçak sizin neyinize.' Bir hava yaratırlar ki sanki uçak düşünce Business'tekiler ölmüyor. Hostesle muhabbet ediyorum. Laf döndü dolaştı sünnete geldi. Eh business'te oluyor böyle şeyler. 'Beni kadın sünnet etti' dedim. Hostes dedi ki, 'Aaa kadınlar bindiği dalı kesmez ama." Hostesin şakasına bak. Biz yapsak, aforoz ederler.
- "Ne yaparsın yap ne olursan ol öleceksin. İnsan ölümlü bir yaratıktır. İnsan öleceğini bilir. Belgesellerde gördüğün kaplanlar aslanlar gibi değil. Belgeselde gördüğün kaplan, aslan hep koşacağım zannediyor. O erkek aslanı görmüyor musunuz. Fönlü böyle. Artık ormanda nerede buluyorsa fönü. Bizimki daha kompleks bir yaşam. Öleceğini biliyorsun ve sıklıkla unutuyorsun. Hani ölümden dönenler anlatır ya; bir ışık geldi falan diye. O, kıça tıkılan pamuk. Senin inancını bilemem. İstersen toteme tap. Herkes ölecek.
Mahşer var ya. Orası işte. Kıyamet kopsun herkes orada olacak. Büyük bir kokteyl gibi düşünün. İlk gün imza almaktan anan ağlayacak. Herkes orada çünkü. Aaa Sezar. Reerkarnasyona inananlar var. Yok öyle bir şey.
Hep böyle yapıyorlar. 'Önceki hayatımda Rus Çariçesiydim' Hiç o... olan yok. Hiç duyuyor musunuz, 'Önceki hayatımda taksi şoförüydüm.' Herkes kral. Herkes yanacak bir kişi hariç. O da Fedon. Çünkü Fedon daha yanamaz. Fedon artık limitte, onu direk cennete alacaklar."
- "Türk Hava Kurumu bizim memleketin en iyi çalışan kurumu. Kurban derisini veriyorsun ondan uçak yapıyor. Artık nasıl katlıyorsa. Bir de tuzlarsın F-16 oluyor diye bir geyik var ama yalan olmasın."
- "Askerde seni mesleğinle yönlendirirler. Terzisin terzi yaparlar. Atom mühendisiysen gazinoda televizyondan sorumlu olursun. Şahsına santral kuracak değil ya. Gençliğin bir lafı vardır, 'En verimli çağımda askere aldılar' Sanki herifi soğuk füzyonu bulurken götürdüler. Bunu söylediği zaman komik durum oluyor. Ama günde sekiz saat antrenman yapması gereken baleti 8 ay botla gezdirirsen Kuğu Gölü'nden manda b. kuna transfer olur. En verimli çağımda askere aldılar. Ne yapıyordun ki? Verimli verimli evde oturuyordum. Ulan ben para basıyordum beni aldılar askere. Niye bedelli yapmadın diyorlar. 15 bin mark veriyordun 28 gün yapıyordun. Ben hiç para vermeden 550 gün yaptım. Bir de orada olanı biteni anlatıyorum senede 2 milyon dolar kazanıyorum. 28 günlük birikiminle single çıkaramazsın. 300 erkek yan yana yatıyorsun abi. Kalabalık bir erkek topluluğu demek, başka bir organizma demek abi. Kadın olmasa b. k içinde yüzeriz. Kadın kendine özenmen için sebeptir. Deodurant mı at gitsin.
Konyalı arkadaşına koksan ne olur ya. Ayaklarını haftada bir mi yıkıyorsun. Ayda bir yıkan Kim senin mantar yetiştirmene birşey diyebilir. Askerliği yapmış olan o kokuyu bilir. Küfür konusunda ben muzdarip bir insanım. Bu konuda bir çifte standart var. Vizontele'de ben bir adamı canlandırdım. Yazıldığı haliyle bir o. ç. O adamı başka türlü canlandırmanın imkanı yok. Bizim eski filmlerimizde falan küfür yoktur.
Trajedi yaşanır, adamın karısına, kızına tecav*z, bir de köyü yakarlar.
Bizim filmin kahramanı finalde gelir, ‘Alçaklaaar'. Yani hiçbir caydırıcılığı olmayan. Bir e*oin kaçakçısının hayatını yapıyor herif.
Şöyle konuşuyor: Mal geldi mi? Geldi efendim. Fakat, filhakika malımız kantara girdi. Olur mu lan öyle. Bu adamlar öyle konuşmuyor ki. Mal geldi mi? Geldi a. koyum. Malın anasını s. ler."
- "Deniz Harp Okulu'nun kuruluş yıldönümünde sahneye çıkıyorum. İlk mezunlar da gelmiş. Nasıl bir yaş ortalaması anlatamam. İlk 20 dakika eski Türkçe anlattım.
Filhakikat buna mukabil bir sonraki latifede buluşmak üzere. Benden sonra Ajda Pekkan vardı, şöyle sundum: Yeni yetenek Ajda Pekkan. Abicim sıfır reaksiyon. Herkes onaylıyor. 'Bu kız çok tutacak' diyorlar."
- "Al kadehi, ver, al. Lider taklidi yaptım durduk yerde. Eskiden lider taklidi vardı. Şimdi çok zor. İki kişi koluna girecek. Amma zor iş."
- "14 Mart Tıp Bayramı'nda doktor arkadaşlarla sohbet ediyoruz. Bizde sреrм bankası var mı diye sordum. Yok dediler. Dedim isabet. İçinde banka lafı geçtiği için biri hortumlar rezillik olur."
Kaba saba, soluk, yıpranmış giysiler içindeki yaşlı çift, Boston treninden inip utangaç bir tavırla rektörün bürosundan içeri girer girmez, sekreter masasından firlayarak önlerini kesti. Öyle ya, bunlar gibi ne idüğü belirsiz taşralıların Harvard gibi üniversitede ne işleri olabilirdi? Adam, yavaşça rektörü görmek istediklerini söyledi. İşte bu imkansızdı. Rektörün o gün onlara ayıracak saniyesi yoktu. Yaşlı kadın, çekingen bir tavırla; “Bekleriz” diye mırıldandı. Nasıl olsa bir sure sonra gideceklerdi. Sekreter sesini çıkarmadan masasına döndü. Saatler geçti, yaşlı çift pes etmedi. Sonunda sekreter, dayanamayarak yerinden kalktı. “Sadece birkaç dakika görüşseniz, yoksa gidecekleri yok” diyerek rektörü iknaya çalıştı. Anlaşılan çare yoktu. Genç rektör, isteksiz bir biçimde kapıyı açtı. Sekreterin anlattığı tablo içini bulandırmıstı. Zaten taşralılardan, kaba saba köylülerden nefret ederdi. Onun gibi bir adamın ofisine gelmeye cesaret etmek, olacak şey miydi bu? Suratı asılmış, sinirleri gerilmişti. Yaşlı kadın hemen söze başladı. Harvard´da okuyan ogullarını bir yıl önce bir kazada kaybetmişlerdi. Oğulları, burada öyle mutlu olmuştu ki onun anısına okul sınırları içinde bir yere bir anıt dikmek istiyorlardı. Rektör, bu dokunaklı öyküden duygulanmak yerine öfkelendi. “Madam” dedi sert bir sesle, “Biz Harvard´da okuyan ve sonra ölen herkes için bir anıt dikecek olsak, burası mezarlığa döner.” “Hayır, hayır” diyerek haykırdı, yaşlı kadın. “Anıt değil. Belki, Harvard´a bir bina yaptırabiliriz”. Rektör yıpranmış giysilere nefret dolu bir nazar fırlatarak “Bina mı?” diyerek tekrarladı. “Siz bir binanın kaça mâl olduğunu biliyor musunuz? Sadece son yaptıgımız bölüm yedi buçuk milyon dolardan fazlasına çıktı.” Tartışmayı noktaladıgını düşünüyordu. Artık bu ihtiyar bunaklardan kurtulabilirdi. Yaşlı kadın, sessizce kocasına döndü : “Üniversite inşaatına başlamak için gereken para buymuş? Peki, biz niçin kendi üniversitemizi kurmuyoruz, o halde?” Rektor´un yüzü karmakarısıktı. Yaslı adam başıyla onayladı. Bay ve bayan Leland Stanford, dışarı çıktılar. Doğru Californiaya´ya, Palo Alto´ya geldiler. Ve Harvard´ın artık umursamadıgı oğulları için onun adını ebediyyen yaşatacak üniversiteyi kurdular. Amerika´nın en önemli üniversitelerinden birini STANFORD´u.
Zengin bir iş adamının kızı, kendisiyle evlenmek isteyen erkek arkadaşını ailesiyle tanıştırmak için evlerine yemeğe çağırır. Yemekten sonra baba damat adayıyla baş başa konuşmak ister ve onu çalışma odasına götürür. "Seninle şöyle erkek erkeğe konuşmak istiyorum", der. "Evlendikten sonra aileni geçindirmek için ne iş yapmayı düşünüyorsunı" Damat adayı durakşamadan yanıt verir:
"Aslında benim elimden her iş gelir efendim, evlendikten sonra bir yerde kesinlikle bir iş bulurum. Sonra da nasıl olsa, Tanrı yardım eder."
Damat adayının bu yanıtını kuşkuyla karşılayan iş adamı, bu kez daha somut bir soru sorar:
"Peki içinde kızımı oturtabileceğin bir eve nasıl satın almayı düşünüyorsunı"
Damat adayı yine durakşamadan cevap verir:
"Ben aslında çok çalışkan bir insanımdır", der, "Gece gündüz çalışır, para biriktiririm. Sonra da nasıl olsa Tanrı yardım eder, biz de bir ev sahibi oluruz."
Kızın babası bu kez sesini yükselterek sorar:
"Peki oğlum ileride çocuklarınız olunca onlara nasıl bakacaksınızı"
Damat adayı bu soruyu da yanıtlar:
"Biraz önce söyledim ya, gece gündüz çalışır kazandığım tüm parayı biriktiririm. Sonra da nasıl olsa Tanrının yardımıyla çocuklarımızı büyütürüz."
Damat gittikten sonra kız koşarak babasının yanına gelir:
"Damadını beğendiğini gözlerinden anlıyorum babacığım, lütfen söyler misin onun en çok neyini beğendinı" Babası kızının yüzüne tatlı tatlı bakar: En çok benim hakkımdaki görüşünü beğeniyorum"
, der ve ekler:
"Beni Tanrı sanıyor!"
Zeki Erkek + Zeki Kadin = Romantizm Zeki Erkek + Aptal Kadin = Gebelik Salak Erkek + Zeki Kadin = Sorun Salak Erkek + Salak Kadin = Evlilik Zeki Patron + Zeki Isci = Kar Zeki Patron + Salak Isci = Uretim Salak Patron + Zeki Isci = Terfi Salak Patron + Salak Isci = Fazla mesai *********************************************** 1 erkek ihtiyaci varsa 2$ lik seye 1$ verir 1 kadin ihtiyaci olmasa da 1$ lik seye 2$ verir *********************************************** 1 Kadin geleceginden endiseliyse evlenecek bir erkek bulur 1 Erkek evlenene kadar geleceginden endiseli değildir *********************************************** Basarili bir erkek, karısının harcayacagindan çok parası olan erkektir Basarili bir kadin boyle bir erkek bulandir *********************************************** Bir erkekle mutlu olabilmek için onu ondan daha fazla anlamali ve onu ondan daha az sevmelisiniz. Bir kadinla mutlu olabilmek için onu ondan daha çok sevmeli ve onu anlamayi denememelisiniz. *********************************************** Evli erkek bekar erkekten daha çok yaşar. Fakat evli erkek olmek için daha heveslidir. *********************************************** Evli erkek hatalarını unutmalidir, 2 kisinin aynı seyleri hatirlamasina gerek yoktur. *********************************************** Kadin erkegin evlenince degisecegini dusunur, ama erkek degismez Erkek kadinin evlenince degismeyecegini dusunur, ama kadin degisir. *********************************************** Kadin her kavgada son kelimeyi söyler. Erkek birsey söylerse bu yeni bir kavganin baslama sebebidir.
KIYAFET Bundan şöyle herkesin aldığı maaşa göre giyinmesi önemle rica olunur. Ofise Prada ayakkabılar ve Gucci çantalarla geliyorsanız, maddi durumunuzun yeterince iyi olduğu görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır.
Sıradan ve ucuz yerlerden giyiniyorsanız elinizdeki parayı yeterince iyi idare edebildiğiniz görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır. Bazen marka bazen sıradan yerlerden giyiniyorsanız, herhangi bir sorununuz olmadığı görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır. HASTALIK DURUMLARI Herhangi bir hastalığınız durumunda doktor raporu artık kanıt olarak kabul görmeyecektir. Doktora kadar gidebilen, işine de gidebilir.
İZİN GÜNLERİ Her Çalışanın senede 104 izin günü vardır. Bunlara Cumartesi ve Pazar denir. WC KULLANIMI İşgününün büyük kısmının tuvaletlerde harcandığı tespit edildiğinden, bundan şöyle tuvalet kabinlerinde kalma süresi 3 dakikayla sınırlanmıştır. 3 dakika bittiği anda alarm çalacak, tuvalet kağıdı otomatikman içeri toplanacak, kabin kapısı açılacak ve yukarıdan otomatik bir fotoğraf makinesi inerek rİsminizi çekecektir. Bu durumun üstüste iki kez başınıza gelmesi durumunda rİsminiz şirketin kara listesinde yayınlanacak, resimde sırıttığı tespit edilenler yönetmeliğin "akli dengesizlik durumu"maddesi kapsamında değerlendiriçecektir. ÖĞLE TATİLLERİ Zayıf personelin öğle tatili süresi 30 dakikadır. Normal kilodaki personelin öğle tatili süresi, dengeli beslenip formlarını korumalarına yetecek şekilde 15 dakikadır. Kilolu personelin öğle tatili süresi 5 dakikadir, bu da zaten bir kutu Diet Cola içmek için gayet yeterlidir. İlginize çok teşekkür ederiz Müdüriyet.
KELİME: Çürük Anlatan (yakında askere gidecek): - "Abi, ben ne olursam askere gidemem?" (sessizlikten sonra) Cevaplayan: - "ibneee"
KELİME: hamile Anlatan: - hani atiyorum biz ileride ne yapabiliriz?
Cevaplayan:
- Evlenebiliriz Anlatan: - atiyorum sonra ne olabilir?
Cevaplayan:
- Benden niye bu kadar kaçiyosun! (ve iki lafin arasinda film kopar) KELİME: Kapuska Anlatan:
- "Bu ne ya? Abi ben bunu anlatamam." (Pas dedikten sonra) iğrenç bir yemek.
Cevaplayan:
- Kapuska!
KELİME: dırdrr Anlatan: - " Her evde olur. "
Cevaplayan-1:  - "kur'an "
Cevaplayan-2:  - "prezervatif. "
KELİME: tirbuson Anlatan: hani hic aciİmamis seyin icine sokarsın Cevaplayan:
B:igrenc!
Cevaplayan:
A:tamam. tamam; icinden cikarirken zorlanirsin bazanda fiskirir.
Cevaplayan:
B:yeter beeee!
KELİME: dövme Anlatan: hani ben hep elimi kaldırinca sen ne dersin!?
Cevaplayan:
FundaÖVME abijim!
Gökhan:aferm söle adam ol!
KELİME: Hakan Sükür anlatan:Hani, kütük?
Cevaplayan:
Grup:Hakan Sükür!
KELİME: Çöp Ögütücüsü hikaye: B: Sizin evde mutfakta, lavabonun altinda ne var "
D: Boru B: Hayır başka D: Cöp Kutusu B: Kes D: Kutusu B: öteki D: Çöp B: hah!. şimdi İkincisi biseyi küçültmek.
D: Ufalamak B: Hayır!
Baskaç kesmek, parçalamak.
D: Ögütmek.
B: Hah! Kes onu D: Ögüt, ögütcü, ögütücü, B: Evet birlestir D: Çöp Ögütücü B: Hayır ek getiçeceksin D:
Çöp Ögütücü, Çöp Ögüten, Çöp Ögütmek, B: Hayır, Ne içeriz, D: Su B: hah ona benziyor.
D:. Çöp Ögütücüsu! (süre çoktan bitmistir ve hala uğraşıyor olmalilar!) KELİME: maraton - mitsubisinin otobüsünü şöyle - prenses! - bi önceki model? - maraton KELİME: kaftan Anlatan: (kaz dagindan gitmek ister) hani masallardaki dag. "
Cevaplayan: cudi dagi. ?
Anlatan: lan oğlum 3 harfli bir dag.
Cevaplayan: cud dagi. ev halki komple yikilir tabii KELİME: Ters takla B:Hani sen hep yaparsın ya. TERSTEN.
Cevaplayan: :hö? nasi yani. tersten bisey yapmam ben saçmalama. "
"
"
" (süre biter) B:ters taklaydi bee.
Cevaplayan: :yuh artik. ben durmadan ters takla mi atiyom?
KELİME: Pele KIZ: Siz ne yapmayi seversiniz?
ERKEK: Poker oynamayi, mac seyretmeyi KIZ: Ha ha iste o! Hani güzel kizlar, kalcali falan (Brezilya'dan bahsediyo) ERKEK: Sergen!
GRUP: IPTAL KELİME: koleksiyon - hani erkekler kizlari tavlamak icin ge lsana evdeki seyimi göstereyim.
- !
KELİME: kestane Cevaplayan: - basin belada neyi çizdirirsin?
Cevaplayan: - kestane!
Tabu şamatalarııı KELİME: mini etek erkek: hani sen hep giyersin de, ben sana giyme derim ya.
Kız: don!
Topluluk: ohaaaaa!
KELİME: sümüklü böcek - hani bi hayvan var spiral şeklinde bi kabuğu var.
Cevaplayan: - salyangoz - hah ona çok benziyo. ama sen nezle olunca ne akar burnundan Cevaplayan: - sümük - evet evet bu salyangoz benzeri hayvanda bundan var Cevaplayan: - nası yani hayvanın sümüğü mü var?
- Evet.
KELİME: karafatma nedir?
Cevaplayan: - hamam böceği - hah 2. kelimeyi kes Cevaplayan: - böc - yok yok kelimenin tamami Cevaplayan: - hamamböc - allah belanı versin senin be KELİME: makas - şöyle delikleri var Parmağını içine sokuyosun sonra oynatiyosun uçlari uzun hareket ediyo Cevaplayan: - o ne ya (uzun süre anlattiktan sonra) - lan gerizekali 2 deligi var onun içine parmak sokuyon hareket ediyo Cevaplayan: - burun - ?
Cevaplayan: - karıştırinca oluyo ööle - salak ucu uzun mu?!?!?!
KELİME: berlin duvari - hani Avrupa'da bi ülkee.
Cevaplayan: - berlin duvari!
KELİME: muamele - hani erkekler gider Cevaplayan: - maç - Hayır. hani siftah yapilir milli olunur ya.
Cevaplayan: - genelev!
- Evet iste orda bisey.
Cevaplayan: - peÇete!
- Allah belani. igrençsin KELİME: gazete x: bir tür haberlesme araci Cevaplayan: :
Telefon x: devam et Cevaplayan: : internet, televizyon, radyo x: ya kagittan olur, Cevaplayan: : dergi x: büyük boyda acarsın okursun kocaman.
Cevaplayan: : kitap x allah belani versin be yuhhh.
KELİME: yasemin'in penceresi Anlatan: "Hani şöyle ünlü birisi var herkesi konuk ediyor sonrada iste güzel anilar yasiyolar.
Cevaplayan:  Çagla sikel Anlatan: ne çaglasi oğlum Cevaplayan:  hani herkesi evine aliyo ya sonra da Anlatan: uff bosver devam edelim hüzünlü şeyler yasiyolar Cevaplayan: . ?!
Anlatan: hani kadının adi bir çiçek adi sonra İkinci kelime de evdeki bir nesnenin adi?
Cevaplayan:  menekse'nin donu (topluluk iptal, anlatici aglar) KELİME: pire Anlatan: - götünde ne var?
Cevaplayan:  ?
Anlatan: - hani kafada da olur Cevaplayan: - kil!
Anlatan: - Hayır, hani böcek gibi bisey.
Cevaplayan: - ipek böcegi!
Anlatan: - uhaa.!
KELİME: papatya Anlatan: - hani geçen yaz piknikte sana takmistim ya Cevaplayan: grup: ?!?!?!?!?!?!?!?
KELİME: bes para etmez Anlatan: : baba benim deyerim ne kadar?
Baba: dunyalar kadar kizim Anlatan: : baba dunyanin deyeri ne kadar?
Baba: bes para etmez kizim.
KELİME: tamirat Anlatan: televizyonunun çaliİmama sebebi ne olabilir?
Cevaplayan: :
Bozulmustur.
Anlatan: hah! bisey bozulunca ne yaptırirsin?
Cevaplayan: b: tamir.
Anlatan: çok güzel! türet bunu.
Cevaplayan: b: neyini türetcem bunun be?
Anlatan: himzz. essegin büyügüne ne denir?
Cevaplayan: b: at Anlatan: çok güsel. birlestir şimdi ( umutlanmistir anlatici) Cevaplayan: b: at tamiri!
Anlatan: karti firlatir, mekani terkeder KELİME: naz Anlatan: kadınlarin evlenmeden Önce erkekleri tavlamak icin yaptiklari sey.
B:
Oral sеx!
Topluluk:  ohha?
KELİME: iska Anlatan: - kaR topu savasinda pelin'e atarim, o da eğilir basini kaldırir ve ne der?
Cevaplayan: - hayvan?
KELİME: sanatçi Anlatan: - hani bööle tarkan gibi bisi.
Cevaplayan: - ibne!
Anlatan: - ayy çok hayvansin murat.
KELİME: manti Anlatan: - hani biz toplanıp yaparız, partisini veririz.
- Se*ks!
Anlatan: - ne zaman yaptik ya, ben niye kacirdim?
KELİME: 1 nisan Anlatan: - abi, 31 mart'tan sonra ne gelir?
Cevaplayan: - 32 mart Anlatan: - harbiden bravo yani. senin gibi lama'dan başka cevap beklenemezdi zaten.
KELİME: işkolik Anlatan:
"Sen nesin?"
Cevaplayan:
"Neyim?"
Anlatan:
"Hani geç saatlere kadar kaliyosunya bankada"
Cevaplayan:
"Enayi"
Anlatan:
"Yok ya."
Cevaplayan:
"Dangalak"
Anlatan:
"Ya öyle demek istemedim ya"
KELİME: eskimo Anlatan       :
"Kutupta yaşarlar"
Cevaplayan :
"Ayı"
Anlatan       :
"Yok insan olanları"
Cevaplayan :
"Hee eskimo"
JAPON OLMANIN FAYDALARI - Bakkalınızdan Japon yapıştırıcısı isterken gururla "- Şu bizim yapıştırıcıdan versene" dersiniz. - Çok kiloluysanız zayıflamak için milyonlarca lira harcamaz aksine Sumo göreşçisi olup üstüne para kazanabilirsiniz. - "- Adamlar yapmış ağbi! " diyerek hep kulaklarınızı çınlatırlar. - Devleti yönetenlerin koltuklarını bırakmaları için ölmelerini beklemezsiniz.
İNGİLİZ OLMANIN FAYDALARI - Her zaman için beyaz atlı prensin kapınızı çalma ihtimali vardır(Prens Charles! ). - Ve üstteki mantığa göre kaynananız bir kraliçe olabilir. - Hiç bir baltaya sap olamazsanız, bir tamirhanede "İngiliz anahtarı "olabilirsiniz. - İngilizceyi su gibi konuşursunuz. (!) AMERİKALI OLMANIN FAYDALARI - Kendinizi iyi hissetmeniz ve Amerikalı olmanın hazzını ve gazzını almak için, herhangi bir Amerikan filmini seyretmeniz yeterlidir. Eğer hala övünmekten böğ gelmemiş ve kuİmamışsanız. - Her zaman ülkeniz Savaşıadır ama size zarar gelmez. - NBA maçlar ını izlemek için sabahın köründe kalkmazsınız. - Her apartmandaki 10 kişiden 5 'i dünyayı kurtaracak güçtedir. Düşman ister uzaylı olsun isterse bir göktaşı. (örnek: Rambo, terminator, v. s.
) ÇİNLİ OLMANIN FAYDALARI - Çocuğunuzun İsmini tabak çanak kırıp koyabilirsiniz. Çang, Çung, Çing gibi. - Uzaydan görülebilen tek insan eseri olan "Çin Seddi"ni gerçekleştirmiş olmanın gururunu yaşarsınız. - Uzağı net görmek için gözlerinizi kısmanız görekmez. - Tek yataklı oda parası verip üç kişi yatabilirsiniz. aranSIZ OLMANIN FAYDALARI - İngilizce bildiğiniz için değil, bilmediğiniz için hava atarsınız( Yani onlarşöyle sanıyor). - Her şeye aransız kalabilirsiniz. - aransızca küfür bile etseniz şiir okuyosunuz sanırlar. İTALYAN OLMANIN FAYDALARI - Kaybolmazsınız. Çünkü her yol Roma'ya çıkar. - Herkesin sırtını yaslayacak bir dayısı vardır, özellikle Sicilya dolaylarında. - Dünya kızları, yakışıklılıkta hep sizi örnek gösterir. - Doğan SLX fiyatını FERRARİ alabilirsiniz( Abartık ama olsun! Eee. şöyle vergilere şöyle espri!). VE TÜRK OLMANIN FAYDALARI - 2050 yılında dünyanın tek hakimi olabilirsiniz(Çünkü herkes uzaya çıkmış olacak). - Eğer dünyanın hakimi olursanız, uzaydan gelebilecek UFO lara taş atıp onları korkutup, kaçırabilirsiniz( UŞAK da yaşanmıştır). - Restaran, lokanta gibi yerlerde masaları birleştirebilir ortaya bir salata söyleyebilir, masanın kısa bacağının altına katlanmış kağıt koyabilirsiniz. - Otobüs, uçak, hastahane, vb. gibi cep telefonu kullanmanın yasak olduğu yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konuşabilir, plajda cep telefonunuzu mayonuza sıkıştırabilir ve herşey çok normalmiş gibi daaranabilirsiniz. - İşsizlik, üretimsizlik, sosyal eşitsizlik, trafik canavarı, enflasyon ve sonu gelmeyen zamlarla canla başla mücadele ederek, "ülke yönetmecilik "oynayan SİYASETçilere yıllarca katlanarak "Varolmanın dayanılmaz eziyeti "ve"insanoğlunun dayanıklılık gücü"konularında bilimsel araştırmalara katkıda bulunabilirsiniz.
Turna Kuşu Japonya'da atom bombası atıldıgında iki yaşında olan bir kız oniki yaşına geldiginde, maruz kaldıgı radyasyon nedeniyle kansüre yakalanmış.
Savaşıa öksüz ve yetim kalan zavallıcık hastaneye yatırılmış. Ancak durumu ümitsizmiş. Hastanedeki tüm doktorlar küçük kızın ölümü için gün sayarken, küçük japon kızı hayat doluymuş. Koridorda koşuyor, oynuyor ve diğer hastalara yardım ediyormuş. Hastaların arasında en sevdigi kişi ise seksen yaşlarında, kendisi gibi kanser olan Yaşlı bir kadınmış.
Küçük Japon kızı, ölüm döşegindeki bu Yaşlı kadını hiç yanlız bırakmamış. Kadın ölmeden hemen önce "Benim için çok geç ama bizim inanışımıza göre, eğer bir kişi kagıttan bin tane turna kuşu yaparsa, her istedigi kabul oluyor. Ben yapamadım, sen yap ve kurtul!" demiş ve son nefesini vermiş. Küçük Japon kızı çok üzülmüş ama hayatta kalma arzusuyla, geleneksel Japon sanatı olan origaşöyle kagıttan turna kuşları yapmaya başlamış. Neşe içinde çalıştıgından ilk başlarda çok hızlı yapıyormuş. Bin tane turna kuşu yapması işten bile degilmiş. fakat bu sırada da saglıgı bozuluyormuş. Bu hazin öykü önce yerel, sonra da uluslararası basında yer almış. Dünyanın dört bir yanından insanlar kıza binlerce turna kuşu göndermeye başlamışlar. Ancak küçük Japon kızı, haberler basında elini kıpırdatamaz hale gelmiş. Hayattaki son saatlerini altı yüz yedinci kuşu yaparak geçirmiş. Kuşu bitirmiş;
Gözleri kapanırken hemşireler ve hastabakıcılar postadan çıkar yüzlerce origami turna kuşuyla odasına girmişler. Küçük Japon kızı, yüzünde bir tebessüm yatagında cansız yatıyormuş. Postacılar aylarca turna kuşu taşımışlar hastaneye. Sayısı milyonlara ulaşan turna kuşları Japonya'da bir müzede sergilenmektedir.
* Dünyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arizaların %23 unun, makinenin ustune oturup kendi popolarının fotokopisini cekmek isteyen insanlar sayesinde meydana geldigini? İnsan Elinde; En Yavaş Uzayan Tırnak Baş Parmağınki, En Hızlı Uzayan Tırnak İse Orta Parmağınkidir. Eiffel Kulesinin Tepesine Çıkana Kadar 1792 Basamak Vardır. İnsan Saçı 3 Kilo Ağırlık kaldırabiçecek Esnekliktedir. Bir Erkek Hayatının Ortalama 3350 Saatini Tıraş Olmak İçin Harcar. Yataktan Düşerek Ölme Olasılığı 2 Milyonda 1'dir. İnsanlar Vücutlarında 300 Adet Kemikle Doğuyorlar Ama Yetişkin oldukçarında Bu Sayı 206'ya Düşüyor. Bir Karınca Kendi Ağırlığının 50 Katı Ağırlığı kaldırabilir. Filler Zıplayamayan Tek Memelilerdir. Zürafaların Ses Telleri Yoktur. Zürafalar 35 Cm Uzunluğunda Siyah Bir Dile Sahiptirler. Kangurular Geri Geri Yürüyemezler. Kelebekler Ayaklarıyla Tat Alırlar. Kadınlar Erkeklere aranla 2 kaç Fazla Göz Kırpar. İnsan Vücudundaki En Güçlü kaç Dildir. Gözleri Açık Tutarak Hapşırmak İmkansızdır. Hapşururken Burnu yada Ağızı Kapamak, Felçe Neden Oluyor. Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar. değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur. Kedilerin beyninde 32 adet kaç vardır. Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kaç daha uzundur. Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer cin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak. Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır. Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladir. Sümüklü böceklerin dört tane burnu vardır. Bir devekuşunun gözu beyninden büyüktür. İnek sütünün pH değeri 6'dır. Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir. Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir. Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar. Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler. Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler. İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş Parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir. Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır. Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent"anlamına gelmektedir. Kanada, Kızılderili dilinde "büyük koy"anlamina gelmektedir. İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur. Avustralya'daki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar. ABD'de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin ücte biri ya hapiste ya da gözaltinda tutulmaktadır. Ortalama bir erkek, hayatinin 3350 saatini tiraş olmak için harcar. Gecen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır. Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir. Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır. İnsan saçı, üç kilo ağırlik kaldırabiçecek esnekliktedir. Gunumuzde, evlenenlerin yuzde ellisi bo$anmaktadir. Beethoven beste yapmadan Önce kafasini soguk suya sokardi. Her 25 ki$iden biri astim hastasidir. Dunyadaki hayvanlarin yuzde sekseni alti ayaklidir. aranus, ciplak gozle gorulebilen bir gezegendir. Kaptan Cook, Antarktika haric Bütün kitalara ayak basan ilk insandir. Guni$igindan daha fazla yararlanmak icin saat uygulamasini Benjamin aranklin ba$latmi$tir. Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe cokmesi bir saatten uzun sürer. Bugune kadar olculmu$ en büyük buz dagi, 200 mil uzunlugunda ve 60 mil geni$ligindedir ve Belcika'dan daha büyük bir yuzolcumune sahiptir. Bugune kadar kaydedilmi$ en büyük dalga, 1971 yilinda Japonya'nin ishigaki Adasi'nda 85 metre yuksekligine ula$mi$tir. Acik bir gecede, ciplak gozle iki bin ayri yildizi gormek mumkundur. Sahra colundeki Tidikelt kasabasina on yıl boyunca hic yagmur yaİmami$tir. Ba$kaç John F. Kenndy, yirmi dakikada dort gazete okuyabilirdi. Mumyaların ayak parmaklari tek tek sarilarak mumyalanmi$tir. Dunyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almi$ti. 1878 yilinin $ubat ayinda Connecticut New Haven'da yayimlanmi$ti. Yataktan du$erek olme olasiligi iki milyonda birdir. Ünlu cizgi film kahramani Temel Reis, 1919 yilinda Elzie Crisler Segar tarafından yaratildi. İlk cama$ir makinesi 1907 yilinda Hurley Machine Co. tarafından pazarlandi. Kita isimlerinin hepsi aynı harfle ba$layip aynı harfle biter. Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta cin'dir. Ki$ aylarinda, Moskova'daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alani kaplar. Rusya'da dogudan batiya dogru seyahat edilirse, yedi saat ku$agi gecilir. Norvec'in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gunduz gune$li geçer. Sadece di$i sivrisinekler isirir. Dunyada her dakika iki tane du$uk $iddette deprem olmaktadir. Hindistan'daki yıllık dogum sayisi, Avustralya'nin toplam nufusundan fazladir. Rusya'nin dortte biri ormanlarla kaplidir. Tarih boyunca yeryuzunde bulunan altin 200 kaç daha fazlasi okyanuslarda bulunmaktadir. Kopeklerin ter bezleri ayaklarindadir. Yazar Rudyard Kipling sadece siyah murekkep kullanirdi. Mickey Mouse'dan Önce en me$hur cizgi film kahramani Felix The Cat'di. Larry Hagman (JR. )Dallas dizisinin setinde hic kimsenin sigara icmesine izin vermezdi. Salataligin yuzde 96'si sudur. Bir kilo limonda bir kilo cilekten daha fazla $eker vardir. Peru'da hic umumi tuvalet yoktur. Timsahlar renk korudur. Yarim kilo bal yapabilmek icin arilar iki milyondan fazla cicekten bitki ozu toplamak zorundadirlar. Sadece di$i kanaryalar otebilir. Tarantulalar iki bucuk yıl yiyeceksiz ya$ayabilirler. Havuca rengini karoten verir. İnciler sirkede erir. Venus saat yonunde dönen tek gezegendir. İnternetin yıllık buyume yuzdesi 314. 000'dir. Rodin'in unlu ‘Du$unen Adam' heykeli aslinda İtalyan $air Dante'nin portresidir. En fazla asfaltli yola sahip ulke aransa'dir. Sihirli sozcuk ‘abrakadabra' ilk olarak yüksek ate$li hastaların ate$lerini du$urmek icin şöylenmi$ti. Marilyn Monroe'nun alti ayak Parmağı vardi. Albert Einstein dokuz ya$ina kadar duzgun konu$İmami$ti. Her iki taraf da kaç bagi$inda bulunursa, Paraguay'da duello yapmak yasaldir. Eiffel Kulesi'nin tepesine cikana kadar 1792 basamak vardir. Hindistan`da oyun kağıtlari yuvarlaktir. çocuklar baharda daha fazla buyuyor. Odemeli telefon konuşmalarının cogu babalar gununde ediliyor. Ortalama bir pire, kendi buyuklugunun 150 katiyukseklige ziplayabiliyor. Bu arani tutturmak icin bir insanin yaklasik 30 metre ziplamasi görekli. eğer barbie gercekten yasasaydi vucut olculeri 97 - 72 82 cm olacakti. insanlar vucutlarinda 300 adet kemikle doguyorlar ama yetişkin oldukçarinda bu sayi 206 ya dusuyor. Her dort amerikalidan biri mutlaka televizyonda gorunuyor. Uyurken, televizyon seyrederken yaktigimizdan daha fazla kalori harciyoruz. Kelebekler ayaklariyla tat alırlar. Sari$inlarin esmerlere göre daha fazla saci vardir. Yillara göre ortalama alindiginda, her sene esekler tarafından oldurulen insan sayisi ucak kazalarında olenlerin sayisindan dahafazla. kadınlar erkeklere aranla iki kaç fazla goz kirpar. insan vucudundaki en guclu kaç dildir. Gozleri acik tutarak hapsirmak imkansizdir. insanlar beyinlerinin sadece %10`unu kullanirlar. Filler ziplayamayan tek memelidir. Elektrikli sandalye bir disci tarafından icat edilmistir. Bir karincanin koku alma yetenegi en az bir kopeginki kadar gelismistir. Amerikan havayollari, ucuslarda yolculara sundugu kahvaltilarda hertepsiden bir zeytini kaldırarak 1987 yilinda 40 bin dolar kaç etmiştir. yetişkin bir ayi, bir at kadar hızlı kosabilir. Atlarin insanlardan 18 tane fazla kemigi vardir. Fareler kusamaz. Hapsirdiginiz zaman, kalbiniz de dahil olmak üzere Bütün vucut fonksiyonlarınız bir an icin durur. Tom sawyer daktiloda yazilan ilk romandir. Hİmambocekleri yaklasik olarak 250 milyon yildir yasadiklari halde hiçbir değişime ugrİmamislardir. Gozlerimiz hiçbir zaman buyumez. Ama burnumuz ve kulaklarimizin buyumesi asla sona ermez. Kediler ultrason seslerini duyarlar. Zurafaların ses telleri yoktur. Bir hİmambocegi kafasi koptuktan sonra acliktan olmeden dokuz gün yasayabiliyor. ingiltere`deki Bütün kugular kralicenin malidir. Kutup ayilari solaktir. Amerika`da satisa sunulan ilk cd, bruce springsteen`in "born in theusa"albumudur. Bir karinca kendi agirliginin elli kati agirligi kaldırabilir. Timsahlar dillerini disari cikaramazlar. Zurafa 35 cm uzunlukta siyah bir dile sahiptir. Yunuslar bir gozleri acik uyurlar. Kangurular geri geri yuruyemezler. Zebralar beyaz uzerine siyah cizgilidir. Dunyanin bir numarali domuz ureticisi ve tuketicisi cinliler. Bugune kadar bilinen en agir bobrek tasi 1. 36 kg. Dunyanin en hızlı buyuyen bitkisi bambu, bir gunde 90 cm kadar uzuyor=. 18 subat 1979 yilinda sahra colune kaç yagmisti. İnsanlar yasamlari boyunca alti filin agirligina esit miktarda yiyecek tuketiyorlar. Dunyanin en büyük seker ihracatcisi kuba`dir. Eskimo dilinde kaç yagislarının farklarını tarif etmek icin kullanilan yirmiden fazla sozcuk vardir. En yakin oldukçari noktada, rusya ve amerika`nin birbirlerine uzakliklari dort km `den daha azdir. Mexico city her sene 25 cm kadar batiyor. Buckingham sarayi`nda 602 oda bulunuyor. Yeni zelanda, dunyadaki her turlu iklimin yasandigi tek ulke. Peru `da hic umumi tuvalet yoktur. Newton, yer cekimi kanununu fark ettigi zaman 23 yasindaydi. Dunyada insan basina dusen karinca sayisi bir milyon. Sag elini kullanan insanlar sol elini kullananlara göre ortalama dokuzyil daha fazla yasiyorlar. Bir big mac hamburgerin ekmeginde ortalama 178 adet susam bulunuyor. Bir insan yasami boyunca iki yuzme havuzunu dolduracak kadar tukuruk salgilar. Central park`ta yuzmek yasalara aykiridir. Kirli kar, temiz kardan daha kolay erir. Pablo picasso, parasizlik cektigi genclik gunlerinde yaptigi resimleri yakarak isinirdi. Suudi arabistan`da hic irmak yoktur. Monakonun ulusal orkestrasi ordusundan daha genis bir kadroya sahiptir. Zurafalar yuzemez. Ortalama olarak, amerika`da gunde uc adet cinsiyet değiştirme operasyonu gerceklesmektedir. İnsan beyninin % 80`i sudur. Amerika`da her saat 40 kisi kanserden hayatini kaybediyor. Bir kromozom bir genden daha buyuktur. ileri dogru bir adim atildiginda, insan vucudundaki 54 kaç calisir. insan beyninin ortalama agirligi 1. 3kg`dir. Birinin yuzunu hatirlamak icin beynin sag tarafi kullanilir. Ortalama bir insan hayati boyunca iki yilini telefonda konusarak harciyor. Ortalama bir buzdaginin agirligi 20 milyon ton. New york bir zamanlar amsterdam`di. Virginia woolf kitaplarının cogunu ayakta yazmistir. Pablo picasso, parasizlik cektigi genclik gunlerinde yaptigi resimler yakarak isinirdi. Sigirlarin dort tane midesi vardir. Zurafalar yuzemez. Yuzse bile kesin bogulur Sadece bir tane kovboy filmi kadın yonetmen tarafından cekilmistir. Dollenmeden sonra cocugun boyu 5 milyon kaç buyur. yetişkin bir insan gunde ortalama olarak 23 bin kez nefes alır. Kaslari yukari kaldırmak icin 30 kasi harekete gecirmek görekiyor. Erkekler kadınlara göre on kaç daha fazla renk koru oluyorlar. Penguen yuzebilen ama ucamayan tek kustur. Sineklerin bes gozu vardir. Baykus mavi rengi görebilen tek kustur Bugune kadar bilinen en agir bobrek tasi 1. 36 kg bu yaziyi okuyan insanlarin %75 inden fazlasinin, dirseklerini yalamaya calisacaklarını.
Adamın biri Nasrettin Hocaya sormuş:
- "Hoca bir mizah sitesi hacklenmiş duydun mu?"
- "Hoca demiş bana ne!"
- "İyi ama hocam senin site hacklenmiş."
- "İyi de o zaman sana ne!"
Nasrettin hoca bir gün küçük hack programlarıyla Yahoo'yu hacklemeye çalışıyormuş. Çevresindekiler sormuş:
- "Hoca ne yapıyorsun?"
- "Görmüyor musunuz Yahoo'yu hacklemeye çalışıyorum."
- "İyi de hocam o programla Yahoo hacklenmez ki!"
- "Ya hacklenirse."
Hocaya sormuşlar:
- "Hocam dünyanın merkezi neresi." Hoca demiş:
- "Google'a girip "dünyanın merkezi" diye arattır" demiş.
Hocadan devamlı Windows XP cdsini istiyorlarmış. Hocada bakmış olacak değil en sonunda:
- "Cd yi bardak altlığı yaptım" demiş.
- İyide hocam hiç CD den bardak altlığı olur mu?" demiş. Hoca da:
- "Niyetin yoksa vermeye bardak altlığı da olur" demiş.
Arkadaşları Hocaya dert yanıyorlar:
- "Hocam senin karın internette çok sörf yapıyor" demişler. Hocada:
- "Olur mu canım o kadar sörf yapsaydı bizim siteye de uğrardı" demiş.
Adamın biri hocaya:
- "Hocam siten kaç tekil hit alıyor?" der. Hoca da:
- "Aylık 10.000" der. Aradan birkaç yıl geçer. Aynı adam hocaya tekrar sorar:
- "Hocam siten kaç tekil hit alıyor?" der. Hoca yine:
- "10.000" der.
- "İyide hocam bunca yıldır hiç değişmedi mi?" der. Hoca da:
- "Erkek adamın ağzından laf bir kere çıkar."
Hoca birgün CD'ciye gidiyormuş. çocuklar önünü kesip:
- "Hocam bize de oyun cd si alsana" demişler. Yalnız içlerinden biri hocaya para vererek Doom3 cd'si istemiş. Hoca akşam CD'ciden dönerken çocuklar yine önünü kesip hocaya:
- "Hani bizim CD?" demişler. Hoca da yalnız bir Cd çıkarıp parasını veren çocuğa vermiş. Sonra da:
- "Parayı veren oyunu oynar" demiş.
Hocanın bilgisayarına virüs girmiş. Hoca çok dertliymiş. Çevresindekiler sormuş:
- "Hoca kimi getirelim de baksın bilgisayara?" demişler. Hoca da:
- "Çernobil virüsünü yiyen birini getirin. Benim halimden en iyi o anlar." demiş.
Hoca internetten tanıştığı bir kadın ile evlenir. Fakat daha kadının yanına girmemiştir. Gerdek gecesi bakar ki kadın çok çirkin. Hoca bir gün seyahate çıkar ve karısı:
- "MSN listeme kimi ekleyeyim?" diye sorar. Hoca da:
- "Beni eklemede kimi eklersen ekle" der.