Adam aşırı kiloluymuş.

Sağlığı tehlikeye düşünce doktoru en kısa zamanda otuz kilo zayıflamasını söylemiş. Nasıl yapayım diye kara kara düşünürken gazetede 'garantili zayıflatma' diye bir ilan görmüş ve hemen başvurmuş.

"3 günde 5 kilo" programına yazılmış.

Ertesi günü sabah kapısı çalmış. Açınca bir de ne görsün! Karşısında 20 yaşlarında, dünya güzeli, sportmen ve üzerinde giysi olarak bir çift Nike ayakkabı bulunan bir kadın!!! Kadın kendini tanıtmış, zayıflama şirketinden geldiğini söylemiş, sırtını dönüp koşmaya başlamış, sırtında bir etiket varmış, "yakalarsan seninim". Adam kızın arkasından koşmaya başlamış, kilometrelerce koşmuş, kan ter içinde kalmış ama kızı ormanda yakalamış ve beraber olmuş.

Programın dördüncü günü adam gerçekten de 5 kilo zayıfladığını görmüş. Şirketin zayıflatma metodunu çok beğendiğinden ikinci bir programa kaydolmuş. "5 günde 10 kilo". Ertesi günü yine kapısı çalınmış, karşısında daha da güzel genç bir kadın, üstelik üzerinde bir çift reebok ayakkabıdan başka bir şey yok ve sırtında yine bir etiket, "yakalarsan seninim". Adam yine canını dişine takıp kadının arkasından koşmuş ve kilometreler sonra yakalamış.

Programı tamamlamış ve altıncı gün hakikaten 10 kilo daha verdiğini sevinçle görmüş. Bu defa, şirketin "10 günde 20 kilo" programına kaydolmak istemiş ama şirket yetkilisi uyarmış, "emin misiniz, bu program gerçekten çok zor bir etaptır". Adam ısrar etmiş, bütün zorluklara katlanacağını söylemiş. Ertesi gün kapısı çalmış, heyecanla koşup açınca karşısında iri yarı sportmen genç bir adam görmüş. Üstelik adamın üzerinde sadece koşu ayakkabıları varmış, önünde de bir etiket;
"yakalarsam benimsin".

Temel Amerika'ya gelir uçaktan iner pasaport olayı filan falan

Göçmenlik Bürosu'na alırlar bunu memur sorar :
- What's your name sir?
- Temel.
- Surname?
- Kaya.
- Sex?
Temel gayet sakin cevaplar:
- 3 times a week.
Memur şaşırır ve olayı toparlamaya çalışır...
- Sir you understood me wrong... I mean male? or female?
Temel yine hiç beklemeden cevaplar:
- Doesn't matter.

Birgün Carlsberg, Miller, Tuborg ve Efes Pilsen'in başkanları barda içmeye gitmiş. Garson gelince teker teker söylemişler;

- Ben bi Carlsberg alayım.
- Ben bi büyük Miller istiyorum.
- Ben Tuborg içeceğim.
Sıra Efes Pilsen'in başkanına gelince;
- Ben bir kola alayım. demiş. Garson gidince yanındakiler sormuş, "Yahu sen niye Efes Pilsen istemedin" diye;
- Kimse bira içmiyordu, ben de size uyayım dedim. demiş.