En son şakalar

Aslen amerikalı savaş muhabirinin biri Afkanıstandaki olayları kendine haber kaynağı edebilmek için ilk üçakla afkanistana gider.
Har zamanında olanaksızlar yüzünden uçaktan indiği gibi filin ustünde yolculuğuna devam eder.
Tam bu sırada filin ayaklarını arasına rastgele atılmış bir fuze düşer. fil isabet almıştır ve yaralanır. tabı gazeteci yaralanan filin altında kalır. kendini kurtarmak için hareket ettiği zaman filin zaten yediği darbeden aldığı acı ile bi anda ayağa kalmaga çalışır ve gazetecinin penisi ezilir.
Olayı gören diğer gazeteciler. Hemen bi ABD li doktor bulup yardım ısterler doktor gelir bakar iş işten geçmiş fil zaten lüyor. gazetecinin ezilen penisi düzeltmekte mümkün değil hemen bi ameliyatla fılın hortumunu kesip bi dizi estetik ameliyattan sonra gazetecinin ezilen penisine takviye yapıyorlar.
Aradan 4 ay geçtikten sonra gazeteci hastaneden çıkıyor ve olayın acısını unutmak için doru ABD ye gidiyor. aradan tam 10 yıl geçiyor ve ABD deden Afkanistandaki amerikalı doktoru arıyor. Ve aralarında şöyle bir diyaloj geçiyor.
- Aloo selam ben mıchell penisi ezilen adam doktor bey nasılsınız.?
- Oooo mıchell seni hatırladım iyiyim sen nasılsın ..
- Ben hiç iyi değilim.
- Neden ?
- Hani sizin taktığını şu alet varyaaa..
- Evet.
- Işte ondan hiç memnun değilim..
- Neden. Tamam memun değilsinde bunu 10 sene sonramı soyluyorsun.
- Bi dakka doktor bey açıklıyım isterseniz.
- Lütfen bekliyorum.
- Bi kere nerde fındık fıstık bulca çıkıp almaya çalısıyor..
Doktor güler ve derkii.
- Iyide bu normaldır bu nihayetinde bir fil hayvanın genetik hareketleri ver onları engelleyemeyiz.
- —(Gazeteci)son olarak ekliyor ve sert bi biçimde doktorun suratına telefonu kapatıyor.
- Tamam çıkıp almasına bi şey demiyorum ama aldıktan sonra kıçıma sokmasına bi şey yapamıyorum. 10 sene geçti artık hoşuma gitmeye başladı
Anne deve ve çocuk deve hayata dair sohbet ederler. Meraklı çocuk deve annesine:
- Anne, neden 3 parmaklı, kıllı ve geniş ayaklarımız var?
- Devasa çölleri geçerken ayaklarımızın kumlara saplanmaması için. Diye cevap verir anne.
- Aaa! Anladım anne. Diye hayretle söylenir.
Birkaç dakika sonra çocuk deve tekrar annesine dönerek:
- Anne! Neden uzun kaşlarımız var peki?
- Bu uzun kaşlarımız, кuм fırtınalarına kumun göz kapaklarımıza girmesini engellemek için yavrucuğum.
- Aaa! Anladım anne. Yine hayretle söylenir.
Biraz daha vakit geçtikten sonra, çocuk deve tekrar annesine döner ve:
- Anne söylesene, neden sırtımızda kocaman bir hörgücümüz var?
Anne deve çocuğunun sorularından bıkmış bir halde:
- Bu hörgücümüz uzun çöl gezilerimizde su depolamak için. Bu hörgüç sayesinde çok uzun günler susuz yaşabiliyoruz!
- Tamam anne: eğer doğru anladıysam; geniş ayaklarımız var, kuma batmamak için. Uzun kirpiklerimiz var, kumdan korunmak için. Ve hörgücümüz var çok uzun çöl gezilerinde susuz kalmamak için. Fakat anne, bir de bana şunu söylesene:
- Evet yavrucuğum, sor?
- Peki bizim burada ne işimiz var, Gülhane hayvanat bahçesinde?