En son şakalar

Dört arkadaş barda muhabbete dalmistir. İçlerinden biri tuvalete gider. Üç arkadaş sohbetlerine devam ederler.
Birinci adam oglundan söz eder, "Benim oglan araba yikamakla ise basladi. Bir baltaya sap olamayacagindan korkuyordum ama bir gün arabasini yikadigi adamlardan biri ona is teklif etmis. Sonra iyi bir araba saticisi oldu. Hatta o kadar iyi para kazandi ki geçenlerde bir arkadasinin dogum gününde ona Mercedes aldi !"
Ikinci adam da mevzuya girer, "Benim oglum da biraz problemliydi. Büyük bir emlak sirketinde çalisirken inanilmaz bir is kapti ve ondan sonra ilerledi acayip zengin oldu. Çalistigi sirketi de satin aldi. Bir arkadasinin dogum gününde ona bir ev bile hediye etti."
Digerlerini dinleyen üçüncü adam da heyecanla söz alir, "Aynen benimki de öyle. Ise bir borsa sirketinde temizlik elemani olarak basladi. Bir gün kendi kendine hesaplar yaparken patron tarafindan fark edilince broker oldu ve büyük basarilarla inanilmaz bir servete sahip oldu. Üstelik de en iyi arkadasina bir milyon dolarlik hisse senedi armagan etti !"
Bu sirada dördüncü adam tuvaletten çikmis ve sohbete katilmistir. Digerleri ona çocuklarindan bahsettiklerini söyleyince adam içini çekerek konusmaya baslar,
"Ehh…benim oglumun bir hayal kirikligi oldugunu itiraf etmeliyim. Dogru düzgün bir iste dikis tutturamadi, berber çirakligi falan yapti, eroine bulasti. Derken onun yoldan çikmis oldugunu fark ettim, maalesef homoseksüelmis ! Çok çok üzüldüm. Bir sürü erkekle birlikte oldugunu duydum."
Adam, gülümsemeye çalisarak konusmasina devam eder, "Ama ise iyi tarafindan bakmaya çalisiyorum. Geçen dogum gününde bu homoseksüel arkadaslari ona bir Mercedes, bir ev ve bir milyon dolarlik hisse senedi hediye etmisler !"
Askerliğini doktor olarak yapan bir er komutanın karısıyla her gece cinsel ilşkiye girmektedir. Ve komutanın karısı, ere; "Ya bu böyle gitmez. Bu işi kocamın haberi olacak şekilde yapsak daha iyi olur" der.
Er de "Nasıl olacak bu iş?" diye sorar ve kadının aklına şahane bir fikir gelir ve de bunu ere anlatır. Komutanın karısı hasta numarası yaparak kocasını çağırır ve kocası da tabi ki doktor olan erini çağırır "Karım hasta" diye.
Er gelir ve komutanı, erine "Ya karıma bir bak. Ne oldu acaba, çok hasta galiba" der. Er de karısına bakar ve "Komutanım, karınız çok hasta" der. Komutanı " Ne oldu oğlum, ne var" diye sorar.
Er "Söyleyemem" der. Komutanı "Söylesene oğlum ne var?" der. Er de "Şey komutanaım karınızın rahiminde akrep var" der.
Komutanı korkmuş ve heyecanlı bir şekilde "Oğlum, ne yapacağıze diye sorar. Er:
- Komutanım, karınızı *ikerken akrep sizin *ikinizin kafasını tutacak ve akrebi oradan alacağız..
- Oğlum ben yapamam.
- Yapmanız lazım komutanım, karınızın çok az bir ömrü var.
Komutanı utanarak:
- Ya erim, sen yapsan olmaz mı?
- Sizin için olur komutanım. Der.
Er, komutanın karısına girip çıkmaya başlar. 1 olur, 2 olur, 3 olur ve komutanı sorar:
- Oğlum, daha yakalamadı mı?
- Yakalamadı komutanım.
4 olur, 5 olur, 6 olur ve komutanı biraz daha sinirlenerek ve bir o kadar da utanarak "Oğlum yakalamadı mı?" der. Er de "Yakalamadı komutanım" der.
Neyse, 10 olur, 11 olur, 12 olur. Komutan yine aynı soruyu sorar, er de zevkten dört köşe olmuş şekilde aynı cevabı verir ve komutan sinirlenir:
- E be oğlum, boğ bari akrebi…
Ayşe Teyze ile Fadik kız ormanda bir kulübede yaşarlarmış. Fadik kız o kadar güzelmiş ki, Ayşe Teyze, Fadik kızı her şeyden sakınır, gözü gibi korur, ortaya çıkarmazmış. Bütün isleri kendisi yaparmış. Ormana gider, ağaç keser, kestiği ağaçları sırtına yüklenir, kasabaya götürüp satarmış. Kazandığı para ile aldıklarını da yine sırtlanır, kulübeye getirirmiş.
Gel zaman giт zaman Ayşe Teyze yaslanmış ve hastalanarak, yatağa düşmüş. Ölümünün yaklaştığını anladığında, Fadik kızı yanına çağırarak, üç altın vermiş ve demiş ki;
- Ben artik ölüyorum. Su üç altınla kasabaya gidip, kendine bir eşek satın al. Kasabaya gidip gelirken yüklersin, sen de yorulmazsın.
Bunları söyledikten sonra da son nefesini vermiş. Fadik kız bir süre sonra Ayşe Teyzenin dediğini yapmak için, üç altını almış yanına ve kasabaya doğru yola çıkmış. Ancak eşek nasıl alınır, bilmiyor. Ne yapacağını düşünürken, kasabanın ileri gelenlerinden birisi çıkmış karsısına. Sormuş;
- Ne arıyorsun burada Fadik kız.
- Ayşe Teyzem ölmeden önce üç altın verdi. Eşek alacağım. Ancak nasıl alacağımı bilmiyorum.
- Ne yapacaksın ki eşeği?
- Kasabaya gidip gelirken yük taşıyacağım.
- Yanlış öğüt vermiş Ayşe Teyzen. Simdi sen beni dinle, al o üç altını, giт kendine güzel esvaplar, ziynet ve çeyiz al. Ondan sonra da sana bir koca bulalım, evlendirelim.
- Niye ki?
- Eeee, bir koca on eşeğe bedeldir.