En son şakalar

Yaşlı adam dul kaldıktan sonra, vakit geçirmek için turla Avrupa seyahatine çıkmış. Konakladıkları otelde yerel gazetede gördüğü çıplaklar kampı ilanı üzerine kampa gitmeye karar vermiş. Tur operatörüne hasta olduğunu söyleyerek 1 haftalık çevre illerin gezisine gidemeyeceğini; dönüşte kendisini buradan almasını söyleyerek doğru çıplaklar kampının yolunu tutmuş. Bizim 60'lık ihtiyar kampın kapısından içeri girmiş, her taraf yemyeşil deniz masmavi, resepsiyonda iki tane çıplak harika kız.
- Hoş geldiniz efendim...
- Hoş bulduk yavrucuğum...
- Ne kadar kalacaksınız?
- 1 hafta...
Kayıtlar yapılmış bizim ihtiyar odasına yerleştikten sonra kurallar gereği soyunarak aşağı inmiş. Ancak utanıyor önünü,arkasını tutarak ağaçların arasında gezerken uzakta çıplak bir esmer hatun görünce bizim altmışlığın yaşlı kuşu havalanmaya başlamış. Tam o esnada çalıların arasından sarışın bir afet çıkmış.
- Buyurun efendim beni çağırdınız...
- Çağırmadım...
- Çağırdınız efendim, kuş havalanınca ben gelirim... demiş.
Vede ihtiyar oracıkta işi bitirip birde teşekkürden sonra uzaklaşmış. Bizim ihtiyar inanamıyor cennette olduğunu zannederken çimlere uzanmış yorgunluk atıyor; işte o rehavetle zooorrrt diye bir gaz koyuvermiş. O anda çalıların arasından NBA basketbolcusu gibi bir zenci çıkmış kalın bir sesle;
- Buyurun beni çağırdınız...
- Kimseyi çağırmadım evladım...
- Çağırdınız efendim zooorrrt yapınca ben gelirim ... demiş ve bizim moruğu dört ayak yapıp etiler barlarında çalışan yumuşakçalar kervanına dahil etmiş.
Bizim ihtiyar poposunu tuta tuta homurdanarak eşyasını toplamış doğru resepsiyona hesabını kesmeye gelmiş. Resepsiyondaki hatun...
- Nereye gidiyorsunuz efendim daha geleli 2 saat oldu daha birçok sürprizlerimiz var...
- Kızım bana bak ben altmış yaşındayım benim kuş haftada bir kaç defa havalanır ama ben günde en az 20 defa gaz çıkarırım.!!!!!
İçinde sadece kadınların kaldığı bir kiliseye bir bahçıvan alınacakmış. Rahibelerine güvenemeyen başrahibe epey yaşlı birini alır ve böylece onların günah işlemelerini engellediğini düşünür. Ama bir hafta sonra rahibelerin çok mutlu olduğunu ve o gelince konuşmalarını kestiklerini fark eder. Hepsini odasına çağırıp ne günah işledilerse söylemeleri için sıkıştırır. Epey ısrardan sonra ilk rahibe konuşur:
- Odasına girdim.
- Ee?
- Uyuyordu.
- Eee?
- Fermuarını açıp çıktım.
- Hangi elinle yaptıysan çabuk o elini günah çıkarma suyunda yıka. İkinci rahibe konuşur.
- Odasına girdim uyuyordu dışarı sarkmıştı şeyi içine sokup fermuarını kapattım.
- Her iki elinide çabuk şu kutsal suda yıka.
Tam üçüncü rahibe günahını söylemekteyken içeri apar topar dördüncü rahibe gelir.
- Hiç kimse bu kadının kıçını yıkadığı suyla ağzımı çalkalamamı isteyemez.
Türk'ün birisi Almanya'da işsiz, avare bir şekilde fakat çok şık bir şekilde (grand toulet, ayakkabılar boyalı) geziyordu. Yine bir gün bir barda ayak ayaküstünde, yere bakarak, düşünceli bir halde otururken yanına gelen mini etekli bayandan bile bihaberdi. Parlayan ayakkabısının üstünde beyaz bir şeyin siluet olarak göründüğünü fark edince yanındaki bayanın iç çamaşırı olduğunu anlayıp, hızla bayana döner ve iç çamaşırının rengini söyleyebileceği hakkında iddiaya girmek ister. Bayan, adamın "nereden bilebilecek" düşüncesiyle iddiaya girer. Ve adam parlayan ayakkabısına çaktırmadan bir daha bakar ve beyaz olduğunu söyler. Kadın parayı verir ve o sinirle kalkar gider. Ertesi gün aynı barda, aynı yerde oturan adamı gören aynı kadın sevincini belli etmeden yaklaşır ve aynı yere oturur. Alaycı bir tebessümle –“Hadi bugün de bil sana iki misli para vereceğim” der. Adam yine parlayan ayakkabısına şöyle bir süzülerek bakar ve kırmızı olduğunu söyler, kadın dünkünün iki misli parasını verir, iki misli bir sinirle çeker gider. Üçüncü gün kadın tekrar gelir, kahkahalarla karışık adama " İç çamaşırımın bugün ne renk olduğunu bilirsen on katı para vereceğim" der. Adam gayet emin bir şekilde, birazda kasılarak parlayan ayakkabısına bakıp, aniden irkilmiş bir vaziyette – “ Hanımefendi siz bugün hiç bir şey giymediniz miiii?
- Bayan “ Nereden bildin Allah kahretsin” der.
- Ohhh çok şükür ,der adamda, bende zannettim ayakkabım yırtılmış.