Skip to main content
Kadının bir kızı varmış. Kadın kızına temizlik yaptırmak ve düzenli olabilmesi için her zaman temizlikten sonra süpürgeyi yerine koymasını söylermiş. Ama kız aksine temizlikten sonra süpürgeyi kapının arkasına koyarmış. Annesi de ona "Süpergeyi kapının arkasına koyma, yoksa *mında kıllar çıkar" dermiş. Kız buna aldırmadan her temizlikten sonra süpürgeyi, kapının arkasına koyarmış. Gel zaman, giт zaman kız ergenlik çağına gelmiş ve *mında kıllar çıkmaya başlamış. Kız korkmaya başlamış. "Amannn, ben süpürgeyi kapının arkasına koydum. Onun için *mımda kıllar çıkmaya başladı" demiş. Annesine "Anne, benim *mımda kıllar çıkıyor" diye söylemiş. Annesi, kızına "Kızım, ergenlik çağına giren herkezde olur" demiş ama kız buna inanmamış ve "Hayırrrrr, ben süpürgeyi kapının arkasına koydum, onun için" demiş. Annesi anlatmaya çalışsa da kızı bir türlü inandıramamış. En sonunda bir psikoloğa götürmeye karar vermiş. Psikolk da aynı şeyleri söylemiş ama kız hala inanmamakta direnmiş ve "Hayır Doktor Bey, ben süpürgeyi kapının arkasına koydum, onun için oldu" demiş. Doktor da artık defalarca anlatmaktan bıkmış. Kız bir türlü inanmıyor. Doktor "Bak kızım, bende de aynısı var" demiş. Kız "İnanmam Doktor Bey, beni kandırmak için öyle söylüyorsunuz" demiş. Sonunda doktor artık dayanamamış, açmış penisini göstermiş ve "Bak, bende de var o kıllardan" demiş. Kız şaşırmış:
- Aaaaaaaa Doktor Bey, sizde süpürgenin sapı bile çıkmış!…
3 rahibe kiliseye giderlerken her gun bir kuscu dukkaninin onunden gecerlermis. Dukkanin disarisinda kafeste bir papagan varmis, ve
Rahibeler ne zaman gecse bu papagan bagira bagira 3 renk soylermis,mesela bir sabah "kirmizi!beyaz!beyaz!", bir sabah "siyah!mavi!beyaz!" dermis, rahibeler bir anlam veremez gulup gecerlermis,amaaaa rahibelerden biri bir gun olayi cozmus.
- "Bana bakin!! Bu papagan biz o gun ne renk ic camasiri giyiyorsak o renkleri sayiyor!!!"
Oteki ikisi сок sasirmislar inanamamislar,ama hep birlikte emin olmak icin ertesi sabah ücü de siyah camasir giymisler,ve tahmin edin,papagan o sabah "SIYAH!!SIYAH!!SIYAH!!!"diye bagirmis…. Boylece olay
Iyice anlasilmisBunun uzerine rahibeler papagana oyun etmek icin ertesi sabah camasir
Giymeme karari almislar,yine yola cikmislar, kuscu dukkaninin onunden gecerken heyecan dorukta. Ve papaganin sesi duyulmus.
- "Kivircik! Kivircik! Duz!"
Kadın kocasına:
- Bizim oğlan büyüdü artık. Ona bazı şeyleri anlatmalısın. Bu senin
Görevin.
- Yahu, ben nasıl anlatayım, utanırım.
- Kolayı var, bu işin arılar ve kuşlarda da aynı
Olduğunu söylersin.
Adam, oğlunu yanına çağırır ve anlatmaya başlar:
- Bak oğlum, geçenlerde annenle kavga etmiştim ya.
Annen eşyalarını toplayıp annesine gitmişti.
- Evet baba, hatırladım. Baba devam eder:
- O gün bu olayı kutlamak için seninle birlikte gece
Klubüne gittik. İçerken iki bayanla tanıştık. İşi ilerlettik.
- Evet baba, hatırladım.
- Sonra bayanları klüpten çıkartıp bir otele götürdük.
Sen seninkini, ben benimkini alıp odalarımıza çekildik.
- Evet baba, hatırladım.
- Hah, işte bu iş arılarda ve kuşlarda da böyledir.
Pek saf olan genç kiz yanliz olarak tren ile yolculuk yaparken , oturdugu koltugun karsisina , bitirim ve uyanik bir genç oturur.
Selam faslindan sonra ;
- "Dikkat ettimde sayin bayan , otururken sürekli ayak ayak üstüne atip ellerinide dizlerinde tutuyorsun. Bir sebebimi var acaba…" der..
Genç kiz,
- "Benim bacaklarimin arasinda bir kesik var. Ayaklarimi açarsam belki bu yirtilip , canim aciyabilir deyince…"
- "Neden üzülüyorsun bende ignesi var. gel hemen dikelim de iyilessin" der ve hemen o tren odasinda kizin isini bitirir.
Fakat bir ,iki derken kizin çok hosuna gider.
- "Hadi bir daha dik"
- "Hadi bir daha dik"
Delikanli kan ter içinde , artik yorgunluktan bitap halde,
- "Ip bitti artik dikemem!" deyince,
Kiz gözlerini yumurtalara dikip,
- "Vallahi inanmam , bak orada iki yumak daha ip var.."
Genç mühendis, İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından, çiftçileri bilinçledirmek amacıyla, kahvehane toplantılaarı yapmakla görevlendirilmişti. İlk toplantısını da Yumurtalık-Hamzalı köyünde yapmıştı.
Köylüler etrafına toplanmışlar merakla dinliyorlardı. Mühendis, toprak tahlilinin önemi, dekara atılacak gübre miktarı, kullanılan gübre çeşidi filan derken baktı ki; ilgi iyi , geriye doğru kasılıp heyecanla anlatmaya devam etti. Bu kasılma Musa dayının gözünden kaçmadı.
Mühendis çayından bir yudum almak için durakladı. Musa dayının elini kaldırdığını gördü:
- Buyur amca , anlamadığın bir yer mi var?
- Evet yavrum. Kendini boşa yorma. Zahmet edip gelmişsin. Hoş geldin. Ancak çayını, ayranını iç seni uğurlayalım.
- Musa dayının bu çıkışı mühendisin pek hoşuna gitmedi. Yüzü değişti.
- Niye amca anlattığım şeyler yararlı olmuyor mu?
- Bre oğul, bacının .. Mını eniştenden iyi mi bilecen? deyiverdi Musa dayı.