Skip to main content
Havacılık ve uçak fıkraları
* Adam basmış, karısı soprano.
* Adam donmuş, karısı fanila.
* Adam gülmüş, karısı lale.
* Adam karısına "inek" demiş, birlikte aşağı inmişler.
* Adam satmış, karısı RTL.
* Adamın biri yemek yemeğe bayılıyormuş, yemiş bayılmış.
* Adamın biri tuvalete atlamış, niye? Çünkü kendini bi bok zannediyormuş.
* Adamın biri tuvalete sıçmış, karısı da baloya gidememiş.
* Adamın biri hakkını aramış meşgul çıkmış.
* Adamın biri sinemaya gider. Filmin yarısı biter ve 10 dk. ara yazar. Adam arar arar ama bir şey bulamaz.
* Adamın biri varmış, İkinci dönem düzeltmiş.
* Adamın birinin kafası kızmış, vücudu erkek.
* Adamın canı sıkılmış, gevşetememişler.
* Adamın gözü dalmış, burnu yaprak.
* Allah bana 'Yürü Ya Kulum' dedi. -Arabayı sattım.
* Arkadaşlar telefonlar dinleniyormuş. -İyi iyi, dinlensinler, zaten çok yorulmuşlardı.
* Arkeologlar arka bahçede kazı yapıyorlarmış, -Kaz ölmüş.
* Bağırsak kurtları bağırsakta yaşarlar, bağırmasak ta.
* Bana yamuk yapma! -Ama kare, çember falan yapabilirsin.
* Bebeğin tekine TIR çarpmış ama ölmemiş, neden? -Bezi bariyerliymiş.
* Bebeğiniz oldu gözünüz aydın, kulaklarınız Manisa.
* Ben her şeyi düşünürüm, Demek ki ben tefalim.
* Benetton -Sen etme.
* Biliyor musun, sen yüzme bilmesen ve denize girsen bile batmazsın. Çünkü tipin kayık.
* Bir adam yatmış, karısı feribot.
* Bir adam ağzına yay sokuyormuş? neden? Çünkü Yayla lezzet testi yapıyormuş.
* Bir adam çölde kalmış ve çayı çok severmiş, Çay bulmuş içmemiş, neden? -Çünkü, Ülkersiz bir çay saati düşünülemez.
* Bir adam karısını dövüyormuş, kapı çalmış karısını dövmeyi bırakmış neden? -Eşek sudan gelmiş.
* Bir adamın metresi varmış, karısının santimetresi.
* Bir gökdelenin üzerinde kırmızı bir ışık yanıp sönüyormuş neden? -Çünkü binanın şarjı bitiyormuş.
* Bol keseden atmış, -Dar keseden eşek.
* Bozuk paran var mı? -Var -İyi, ver de tamire götürüyüm.
* Bu tartı neden tartmıyor? Kim buraya anti tartar diş macunu sürdü?
* Büyüyünce ne olacaksın oğlum? - Traş olucam baba.
* Can bedenden çıkmayınca ne olur? -Diğer derslerinden geri kalır.
* Can neden boğazdan gelir? -Can Emirgan'da oturduğu için.
* Canı gördün mü? - Hangi Canı? - Patlıcanı.
* Çok iyi göbek atan kazana ne denir? -İyi oynayan kazansın.
* Elektrik sandalyesinde oturan idam mahkumu son isteğinde ne istemiş? -Çok korkuyorum elimi tutar mısın?
* Eli olmayan babaya ne denir? -No-el baba.
* Emaye tencere desene. - Emaye tencere - No, you are not a tencere.
* En hızlı sayı hangisidir? -10 -Niye? -Onun arabası var.
* Fatih Sultan Mehmet tahta çıkınca ne yapmış? tahtayı yerine çaktırmış.
* Geçen gün bir taksi çevirdim, hala dönüyor!
* Hakan şükür maçta sakatlanınca onu kim taşır? Hakan taşıyan * Her yerim tutuldu bir kulaklarım tutulmadı. O zaman bende onu kiraya veririm!
* Hi-men bankaya gidip kimin adına hesap açtırır? Gölgelerin gücü adına.
* İki Laz, yoldan aldıkları iki kadını eve götürmüşler. Yatmadan önce kadınlar:
- Önceden söyleyelim! Biz Dönmeyiz! - Dönmezseniz dönmeyin! Ev bizim!
* Jilet SEN SOR, -Ben söyleyim.
* Kaptan pilotunuz konuşuyor, çıkarın beni bu kaptan.
* Karınca bir zencinin koluna düşmüş ne demiş? -Karakola düştüm.
* Medyum Memiş kaç kardeştir? Dört kardeş. Small Memiş, Medium Memiş, Large Memiş, Xlarge Memiş.
* Mevlana niye dönüyormuş? Çünkü elinde çift okey varmış.
* Ne diyon? -Celine Dion * Noel babanın niye hiç eli yoktur? Çünkü NO-EL baba * Oğlumun adını mafya koydum, artık bir mafya babasıyım!
* Okula erken gittim komutanken döndüm.
* Rıdvan'ın bir büyüğü nedir? -Rıdtwo * Saatin çalışıyor mu? -Evet. -Benim kine de iş bulsana.
* Sen terlemişsindir, -Sana terlik getiriyim.
* Seni görünce gözlerim dolar, kulaklarım mark.
* Sinüs 60, kosinüs tutmuş.
* Size bir kıllık yapayım; İçine kıllarınızı koyarsınız.
* Tartı neden tartmamış? -Çünkü üzerinde anti-tartar diş macunu varmış.
* Tem otoyoluna muz düşerse ne olur? -Temmuz * Temel arabasıyla dağ başında giderken benzini bitmiş. Bari beni benzinciye kadar idare etsin diye depoya işemeye başlamış. Yoldan geçen bir adam merak içinde sormuş:
- Abi bu senin yaptığın normal mi? -Hayır demiş Temel 'Kurşunsuz'.
* Tomi'nin annesi kimdir? -Anatomi * Tükenmez kaleminin yayını versene. -Napacıksın? -Yayla lezzet testi.
* Viyana kuşatması neden bitmiş? -Etrafta atacak kuş kalmadığı için.
* Volkswagen Passat, Şahsi oynama.
* Yeni bir kitap çıkmış, ismi "Nasıl parasız mutlu olunur?" Fiyatı on milyon.
* Yeni mi aldın? - Neyi? - Babayı.
* Yerin kulağı var benim de kulağım var. -Ben yer miyim ? Hayır yemem.
* Yıkanan Ton'a ne denir? Washington!
Kelime: Dip – Zıkkımın … neyi deriz?
- Zıkkımın kökü..
- Zıkkımın Kökünün kökünü al!
- Hıımm.. Zık!!?
- Hönk?!! (Topluluk Kopar) Kelime: Çiçek – Burnunla ne yaparsin?
- Karıştırırım – Puuahhaa Kelime: Gardiyan – Ya hani kapalı bi mekanda çalışıyorlar – Bekçi – Ya hayır ya, hani herkes korkar bunlardan – Patron, müfettiş – Ya geri zekalı mısınız bee,… Hani düdükleri vardır?
- Antrenor? Hakeemmm?
- Ulen öküz herifler – Sen kime öküz diyon ya…… Kelime: İstiklal Marşı Anlatan(kız):
- Yaaa.. hani bizim için çok önemli en önemli şeylerden biri..
Cevaplayan(erkek):
- Bekaret?!
Kelime : Sanatçı – Hani bööle Tarkan gibi bisi… – **** !!
- Ayy çok hayvansın murat..
Kelime: Kokteyl – Bazıları evlenmeden önce verir – ?!!!?
Kelime: Bodur – Akdeniz’in bitki örtüsü nasıldır?
- Maki – Peki nasıldır yani?
- Kışlar ılık ve yağmurlu… – Puhahaha…!?!
Kelime: Kafeinsiz Kahve (Son saniyeler) – Yuhhh be, bunu nasıl anlatacam. pas.
(Zaman biter) – Kelime neydi?
- Kefensiz kahpe… – Neeee?
- Pardon,.. kefensiz kahve… (Digerleri karta bakar, grup kopar) Kelime: Dergah – Hani böyle insanlar ulvi bir amaç için bir araya gelir aynı mekanda – Satanist ayinleri – Çarpılırsın valla – Ha tamam trafo – Ohaa.. ( Topluluk iptal ) Kelime: Telepati – Hepimizde var çalar ya da hani izleriz biz bunu, hatta aynı başlayan bi program var iğrenç falan…… – Telefon televizyon televole tele?
- Tamam, … bi de kedilerin ayağina ne denir; kes birleştir onları… – Volepati?
- Yuhhh!!
Kelime: Uçak – Havada uçar ya..
- Leylek – Yok bunun kanatları var – Ulen leyleğin yok mu?
Kelime: Kabarmak – Abi, şimdi maddeler ısınınca nolur – Genleşir – Ha tamam, şimdi pasta yapmak için ne lazım – Krema – Başka, pastanın eski hali ne oluyo – Kek – Tamam, simdi annen kek yapıyo, diyo ki bu kek artik "bisey oldu,…alıyım " diyo… Ne der orda, genleşme anlamına geliyo – Genleşti – Hayır lann,… Genleşti anlamına geliyo… – Eeee genleşti işte – Ulan senin anan bu kek genleşti artık alıp yiyelim mi diyo ?
5 sn sessizlik… – Eveet… – Ben oynamıyom bunla yaa… Kelime: Yoyo – Ya simdi hani böyle var ya… Hani böyle aşağı yukarı sallarlar… Bi dakka ya, ben burda anlatırken sen benim telefonumu mu karıştırıyosun!!!!!
- Yoooo – Hahhh şimdi alın bu heceyi ikiyle çarpın!
- Yo-yoooo!!!!!
- Aferim lannn… Kelime: Horoz – Hani abi gece yatarız, sonra dalarız… yaniiii, nasıl anlatsam… – Rüya mı abi?
- Yok değil… Hani sonra işe gitmeniz gerekir..
- Uyanırız..
- Hahhhh,… Nasıl uyanırız abi.?
- Telaşla uyanırız, geç kalmışızdır, alarmla uyanırız….. Sürer gider bu.
(Uzun sure sessiz kalır, kasılır eleman…..) – Amannnn ne kasıyorum ya,… Civcivin babası!!
. – Horozzzzz!.
- Tam isabet..
Kelime : Uyurgezer Kız : Bak hani ben gece yataktan kalkıyorum dolaşıyorum, yemek yiyorum, ama naap´tığımı bilmiyorum filan.
Erkek : (Suratına bakarak) Ohaa! obez!!!
(Topluluk : mu-hah-ha-ha) Kız : İğrençsin,… konuşmuyorum..
Kelime : 1 Nisan – Abi, 31 Mart´tan sonra ne gelir ?
- 32 Mart – Harbiden bravo yani… Senin gibi lama´dan başka cevap beklenemezdi zaten..
Kelime : Cin Tonik – İnle kim top oynar?
- Ciinnn!
- Yanında ne iyi gider?
- Toniiik!
Kelime : Sümüklü Böcek – Hani bi hayvan var spiral şeklinde bi kabuğu var.
- Salyangoz – Hah ona сок benziyo. Ama sen nezle olunca ne akar burnundan – Sümük – Evet evet bu salyangoz benzeri hayvanda bundan var – Nası yani hayvanın sümüğü mü var?
- Evet. karafatma nedir?
- Hamamböceği – Hah 2. kelimeyi kes – Böc – Yok yok kelimenin tamamı – Hamamböc – Allah belanı… Kelime : Vazelin – Hani abi böle yüzüne de sürersin kıçına da sürersin?….
- Vazelin!!!!!! Holeeeeyyy Kelime : Beşik – Hani alttan titretiyosun yavruyu?
- ?!!!!
- Ben çocukken salaktım. Edip Akbayram´ın ismini Edi zannederdim. Yani o, benim için ´Edi Pakbayram´di.
- Ablama, ´Nasıl olup da koca bir günü canin sıkılmadan evde oturarak geçiriyorsun?´ demiştim.
´Büyüyünce insanin canı sokakta oynamak istemez ki´ cevabını vermişti. Uzunca bir sure büyüyüp büyümediğimi anlamak için kendime, ´Canin sokakta oynamayı istiyor mu?´ diye sormuştum.
- Annem erkeğin cinsel organını ´pipi´, kadınınkini ´kutu´ olarak tanımlamıştı. O zamanlar TRT´de Cenk Koray´ın sunduğu ´Tele Kutu´ diye bir yarışma vardı. Yarışmacılar, ´Hayır Cenk Bey. Ben kutumu açmak istiyorum´ deyince koşarak odadan kaçardım.
- Sabahları kalktığımda aklimin hala yerinde olup olmadığını anlamak için 2+2, 3+4 gibi toplama işlemleri yapardım. Sonuçlar doğru olunca da çok sevinirdim.
- Dedemle parka gittiğimiz bir gün TRT´ciler çekim için oradaydı. Beni oynarken çektiler. Yayın günü bizim aile, jeneriğinde gözüktüğüm çocuk programını izlemek için televizyon başına gecti. Kendimi ekranda görünce,´Beni niye parkta unuttunuuuuz?´ diye gözyaşlarına boğulmuştum.
- ´Geri vites´ kavramım yoktu. Şoför, kolunu koltuğa atıp arkaya doğru bakınca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim.
- Benden büyük kuzenlerim dondurmacıların dondurma külahlarının sivri kısmıyla kulaklarını karıştırdığını söylemişti. İnanmıştım. Hala da külahların sivri kısımlarını yemem, çöpe atarım.
- Babaannem bir gün gelirse sevdiğim dizilerin olmadığı bir gün gelsin istiyordum.
- Abimle Karaoğlancılık oynardık. O Karaoğlan olurdu, beni de Bizans askeri yapardı. Sonra evire çevire döverdi. Çok mühim bir şey yaptığımı sandığım için canim yansa bile hiç sesimi çıkarmazdım.
- Yeşil ve siyah zeytinin ayrı ağaçlarda yetiştiğini sanırdım. Bulmacalardaki,´Annenin erkek kardeşi´ kısmına dayımın beş harfli ismini sığdırmaya çalışırdım.
- Anaokulunda patates baskısı yapmayı öğrenmiştik. O kadar hoşuma gitmişti ki, evde duvarlara, masa örtülerine filan basmıştım. Ancak sanat merakım annemin yeni aldığı beyaz eteğe patatesi yapıştırmamla son bulmuştu. Hem gönlünü almak hem de el koyduğu patateslerime kavuşmak için dahiyane bir fikirle öğretmenimin yanına gittim. ´Annem´ yazısını patatese oydurttum. Sevinçle eve gelerek soyundum. Renkli boyalara batırdığım patatesi vücudumun her tarafına bastım. Sonra da annemin karsısına gectim. Beni o halde gorunce ağlamaya başlamıştı.
- Маdоnnа ile Maradona´yı kardeş zannederdim. Kendi kendime, ´Bunların babası ne şanslı be. Bir çocuğu futbolun kralı,biri müziğin kraliçesi´ derdim.
- Birinden özür dilediğim zaman Allah´ın bana bir özür vereceğini sanırdım. Sakat olacağımı düşünüp hemen ´dilediğim özrü ´ geri alırdım.
- Kurban Bayramı´nda toplanan derilerden uçak yapıldığını sanırdım. Uçakların diş yüzeyinin bu derilerle kaplandığı için Türk Hava Kurumu´nun topladığını düşünüyordum. Uçak kaçırma filmlerinde silahla ateş edildiğinde ya da bomba patladığında, ´Ayyy! Deri delindi!´derdim.
- ´Gil´ diye konuşanları fakir zannederdim. -Annem banyodan çıktıktan sonra babamın söylediği, ´Sıhhatler olsun´ lafını ´Saatler olsun´ diye anlardım. Bunun da, ´Banyoda amma çok kaldın´ gibi bir şey demek olduğunu sanıp babamın anneme kızdığını düşünürdüm. Annemin buna karşın niye sadece, Sağol´ dediğini merak ederdim. ´Ne kibar kadın,derdim.
Cem Yılmaz
- Türk pilotlar araçlarının bagajlarında mangal bulunduramayacak.
- Otomobilde teyp ve anfi teşkilatı varsa söktürülecek, mini vantilatör, kafasını sallayan köpek ve dikiz aynalarında boş CD bulunduran pilotlar yarışa alınmayacak.
- Araçların arkasında yazılı bulunan "Canısı, Var Ya, Deli Yürek, Bir Doyamadım Bir de Sabah Uykusuna, Günahkar Sokakların Tövbekar Çocuğu Muhittin; O Şimdi Asker, Tertip İdris, Anan da sollardı" gibi ibareler acilen çıkartılacak.
- Pitstop anında (tamir bakım amaçlı kısa mola) teknik ekipten, "Usta gelmişken bir karbüratöre bakıver", ya da Diferansiyelden ses geliyor, alt takımlara el atıver" gibi taleplerde bulunulmayacak.
- Ülkemize gelen hiçbir yabancı pilotun arabasına yaklaşıp, "Usta kaç yapıyo bu?", "Bizim Almanya´daki kayınçoda bunun aynısından vardı", Bunların ikinci elleri kaça gidiyo hoca" gibi sorular sorulmayacak.
- Start verildiği anda arkadan Daaaaat" diye kornayla uyarı yapılmayacak.
- Yarış sırasında yabancı pilotlarla çarpışmak suretiyle kaza yapan pilotlarımızın, "Trafik gelmeden yerinden kıpırdatmam arabayı", ya da "Sana sanayiden tanıdık bi ustanın kartını vereyim, giт ona yaptır, faturayı ben hallederim" gibi yaklaşımlar göstermelerine kati surette izin verilmeyecek.
- Yabancı sigara reklamlarıyla birlikte, milli menfaatler uyarınca, sigara ve içkilerin yanı sıra Vefa Bozacısı gibi reklamlar alınabilecek. Ancak, yarış sırasında kesinlikle çay sigara içilmeyecek.
- Cam silici çocuklar pistten uzak tutulacak.
- Yine startta bekleyen arabaların arasına, trafik tıkalı zanneden sucu, kağıt helvacı, simitçi gibi seyyar satıcıların girerek sürücülere satış yapması engellenecek.
- Piste kati surette hız engelleyici tümsek konmayacak.
- Pistin çevresinde büyük veya küçük baş hayvanların, sürücülerle virajı aldığında karşı karşıya gelmesine engel olunacak.
- Seyircilerin bir kaza anında piste fırlayıp, kazma, kürek ve levyelerle sürücüyü yaka paça arabadan çıkarmalarına engel olunacak.
- Pitstoplarda duran otomobillere kapkaççıların yaklaşmasına izin verilmeyecek.
- Starttan önce otomobillerin başında bekleyen Pit Bebeklerine "Yavrum hepsi senin mi?", "Bebek akşam musun?" gibi tacizlerde bulunanlar kesin diskalifiye edilecek.
- Otopark mafyasının, pistin etrafındaki 10 kilometre çapındaki alana girmesine kolluk kuvvetleri engel olacak.
Bir gece, küçük bir yolcu jeti Seattle’dan Vancouver'a sadece dört yolcu ile uçuş yapmaktaymış: Bill Gates, Michael Jordan, Dalai Lama ve bir kolej öğrencisi.
Birden bir patlama olmuş ve uçağın içi dumanla dolmuş. Kokpit kapısı açılmış, pilot dışarı fırlamış ve yolculara:
- Kötü haber. Yere çakılacağız ve sadece dört tane paraşütümüz var, demiş.
Bununla birlikte hemen bir paraşüt kapıp uçağın kapısını açmış ve aşağı atlamış. Michael Jordan ayağa fırlamış.
- Beyler, ben dünyanın en iyi sporcusuyum. Ve de dünyanın muhteşem atletlere ihtiyacı var. Bu yüzden, paraşütlerden birini ben alıyorum.
Bununla birlikte bir paraşüt alıp aşağı atmış kendini. Bill Gates ayağa kalkmış ve, - Beyler! Ben dünyanın en zeki adamıyım ve dünyanın zeki adamlara ihtiyacı var. Bu yüzden paraşütlerden birini ben alıyorum.
Bununla birlikte bir paraşüt de o almış ve engin gökyüzüne bırakıvermiş kendini. Dalai Lama yanında oturan genç delikanlıya şefkatli bir ifadeyle bakmış, - Evlat, ben uzun ve tatmin edici bir hayat yaşadım. Ben aydınlanmanın getirdiği büyük mutluluğu öğrendim. Ama, senin önünde uzun ve verimli bir hayat var evladım. Sen paraşütü al, ben uçakla aşağı gideceğim.
Bunun üzerine kolej öğrencisi sadece gülümsemiş ve:
- Buna gerek yok dostum. Dünyanın en zeki adamı benim sırt çantamı giyerek atladı.
Temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı..
Pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı.. Bir gün karısına "Paraları mezara götürecek halimiz yok.
Kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim" dedi..
"Bizim oradaki hemşerilerle konuştum..
. Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniya'ya gideceğiz.
Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter..
Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar...
"Temel, neyi var, neyin yok sattı.
Paralarını dolara çevirdi. Bir milyon doları olmuştu.
Karısını yanına aldı. Uçağa bindi.
. Los Angeles'e uçtular birgün...
Uçsuz bucaksız Nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi.
Las Vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar.
Uçak şirketi görevlileri" Buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız.
Yalnız bu kentin Las Vegas olduğunu unutmayın.
Kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza derler.. "Kumar mı" dedi, Temel, karısına..
"Kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı..
. Allah göstermesin.."
Ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı.
Arkası çorap söküğü gibi geldi.
Temel herşeyini rulet masasında biraktı.
Rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti.
Hızla tuvalete koştu. Tuvalet kapıları otomatikti.
25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu.
Oysa Temel'de metelik kalmamıştı.
Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı..
Bu konularda deneyimliydi.
Temelin başına gelenleri anlamıştı.
Temel"çok iyi bir insansınız.
Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım.
Bana lütfen kartınızı verin.
Bu borcumu da size ödeyeceğim" dedi.
Kartı aldı, cebine attı..
Tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu.
İçeri girdi, rahatladı.. Çıktı.
. Elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, Tek Kollu Canavar çıktı. Parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ... Alet boşaldı adeta..
Temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı.
Bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü..
Gerisi peri masalı..
İki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu.
İki ay sonra yeni Kalifornıyalı Temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti.
Elinden gelen tek iş pastacılıktı. Parası da vardı.
Bir pastane açtı. Pastaları öylesine tutuldu ki, önce Los Angele'e, sonra Kaliforniya'ya, sonrada tüm Amerika'ya yayıldı,Temel Pastaneleri...
Bir kaç yıl sonra, Temel, Amerika'nın en zengin adamları arasına girdi. Temel Pastaneleri'nin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi.
Şirketin en gözde elemanları ile, ünlü konuklar bir araya geldiler. Temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı..
Tüm başına gelenleri anlattı..
"Bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse Amerika'daki her taşın altına bakacağım.."
Şirketin genel müdürü sordu:
"Ama Temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz...
Adı, adresi sizde olmalı zaten.."
"Bana 25 sent veren umurumda değil" dedi temel..
"Ben,tuvaletin kapısını açık bırakan adamı arıyorum!.."
Dünyaca ünlü sекs araştırmaları merkezi, insanların sекs yaşamları ile meslekleri arasındaki bağlantıyı aramaya karar vermiş. Daha doğrusu, var mı, yok mu, varsa ne kadar var, o araştırılacak.
Merkezin uzmanları dünyaya dağılmış ve her çeşit meslek gurupları ile anketler yapmaya başlamışlar.
Bir ünlü uzman da Karadeniz Hava Yolları uçağına binmiş. Pilotların sекs yaşamları ile ilgili, dünyanın her ülkesinde ballandıra ballandıra öyküler anlatılır ya.
Uçak yükselirken, uzman da pilot kabinine, yani соск-pite girmiş.
Teybini pilota uzatmış:
- "Adiniz?"
- "Temel!."
- "Temel kaptan, en son ne zaman sекs yaptiniz?"
- "1993'te" demiş, Temel kaptan..
Şaşırmış uzman.
- "Vay canına" demiş. "Bu kadar uzun sекs arası, pilotların dünya çapındaki şöhretine pek uymuyor."
Temel Kaptan, uçağın uçuş yüksekliğini gösteren altimetreyi işaret etmiş uzmana.
- "Abartmayın canım. Daha topu topu 2019'da uçuyoruz"