Skip to main content
Temel ile dursun amerikaya iş aramak için gitmişler, aylar geçmiş bir iş bulamamışlar, sonunda temel; dursun bu iş böyle olmayacak, iyisimi sen doğuya ben batıya gidelim, belki ayrı ayrı daha çabuk iş buluruz, bir yıl sonra bu parkta buluşuruz demiş, ayrılmışlar aradan bir yıl geçmiş, temel buluşacakları parka yarım saat önce gelmiş, bir süre sonra Dursun gelmiş ama altında son model bir araba, birkaç tane koruma havalı havalı temilin yanına gelmiş.
Temel demiş ki ula dursun bu ne nasıl böyle zengin oldun?
Dursun- kafamı çalıştırdım, bir makine icad ettim, Temel- nasıl bir makina Dursun- Erkekler tuvaletinde pisuarın yanına bir makine koydum, bir dolar ataysun, aleti yerinden çıkari, işettiri, sonra yıkayıp yerine koyayi, böylece çok zengin oldum demiş Sonra beraber biraz gezmişler yemek yemişler, dursun temele biraz harçlık vermiş, bir yıl sonra yine aynı parkta buluşmak üzere ayrılmışlar.
Bir yıl sonra bu kez Dursun biraz erken gelmiş, biraz sonra Temel gelmiş ama altında Limuzin, yanında 2 tane amerikanın en güzel mankenleri , korumalar, Dursun sormuş ula Temel bu ne hal , nasıl böyle zengin oldun?
Temel- Kafamı çalıştırdum, bir makine icad ettim, erkekler tuvaletinin yanında pisuarların yanına bir makina koydum, 1 dolar ataysun makinaya, aleti yerinden çıkari, işettiri sonra yıkayi Dursun- e ula benim makinadan farkı ne ki Temel– Benimki 2 dolar vermezsen bırakmayi
Temel, Fransiz ve ingiliz’in bindikleri gemi batmis. Günlerce aç susuz kaldiktan sonra bir adaya çikmislar. Tam kurtulduk diye sevinirlerken bir dolu yamyamun bas uçlarinda belirdigini görmüsler. Yamyamlarin niyetinin kötü oldugunu gören kazazedeler :
- Ne olur bizi yemeyin, diye yalvarmislar.
Kral yamyam :
- Sizleri bir теsте tabi tutacagizz, en basarili çikani affedecegiz. Her birinizi birer kulübeye hapsedip birer maymun verecegiz. Bir yil sonundaen сок yavru maymun dogurtaniniz kurtulacak, demis. Kulubeler hazirlanmis, maymunlar konulmus, kapilar sikica kapatilmis Hergün kapi altindan yemekler gönderilmis. Birinci yilin sonunda kapilarin açilma zamani gelmis.
Ilk olarak Fransizin kapisi açilmis. Üç tane yavru maymun oradan oraya zipliyor. Fransiz pestili çikmis bir durumda. Ikinci olarak ingilizin kapisi açilmis. O da harap durumda ama bes tane yavru dogurtmus. Son olarak Temel’in kulubesine giderken yamyam hokomoko :
- Bu Türkler uçkurlarina çok düskün millettir. simdi kapiyi açacagiz en azindan on yavru üzerimize atlayacak demis. Kapi açilmis ama ne görsünler Temel bir kösede kös kös oturuyor., Temel’e verilen maymun harap durumda, ortada da sadece bir yavru var ama onun da bir gozu var bir gozu yok, kafasi gövdesinden büyük, kisacasi tam bir hilkat garibesi!
- Ne lan bu!, demis hokomoko…
Bir yilda dogurta dogurta sadece bunu mu dogurttun?
- Ula, demis Temel. Vermissiniz erkek maymunu, bunu buldudugunuza şükredin!
Temel, New York'taki gökdelenlerden birinin 53. katında çalışırken aniden ayağı kaymış ve aşağı doğru uçmaya başlamış... 52, 51, 50, 49, 48... Katları yıldırım hızıyla geçen Temel 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2... Ve 1'inci kata geldiğinde kafasından şimşek gibi şu düşünceler geçmiş:
- Sağa çok şükür Allahum, haburaya kadar sağ sağlim celduk... Birinci kattan düşsen de nasil olsa pişeycukler olmaz.