Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Deutsch Español Русский Français Italiano Ελληνικά Македонски Kayseri Fıkraları Українська Português Polski Svenska Nederlands Dansk Norsk Suomi Magyar Româna Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Kayseri Fıkraları

Kayseri Fıkraları

Bu kategoride en popüler fıkralar
Adamın Biri Kayseride 7 Katlı Bi Binaya Bakıyormuş Oranı Halkından Biri Yanına Gitmiş Ve Hemşerum Kaçıncı Kata Bakıyorsun Demiş Adam-2. Kata Bakıyorum Demiş-Tamam O zaman 50 Milyon Çıkar Demiş Adam 50 Milyon Vermiş Ve Giderken içinden -Enayi Ben 7. Kata Bakıyorum Dİye Mırıldanmış
0 0
0
Kayserili, iş yerine eleman alacakmış. İşe başvuran gençleri kendisi imtihan ediyormuş.
Soru hep aynı:
- 12, 12 daha kaç eder? Herkes sorunun cevabını kafadan hemen söylüyormuş ama Kayserili kimseyi işe almıyormuş. Akıllı bir genç, Kayserili tüccarın arkadaşını bulmuş ve bu durumu anlatmış. Arkadaşı:
- Tamam, sana aynı soruyu sorunca hemen kağıt kalem iste, toplamayı yap göster, o zaman seni işe alır, bu işteki kerameti de kendisi sana söyler, demiş. Delikanlı, tüccarın yanına varmış. Soru yine aynı soru. Delikanlı hemen kağıdı kalemi almış, toplamayı kağıda yazmış, sonucu göstermiş. Kayserili:
- İşe alındın, aradığım adam sensin demiş. Delikanlıya sebebini de hemen açıklamış:
- Unutma, bir şeyi alırken de satarken de, hesaplarken de her zaman yaz! Akıl unutur, defter unutmaz.
0 0
0
Kayserili zengin, ölüm döşeğindeymiş.
"Vasiyetim var"
Diyerek oğullarını kızlarını başına topladıktan sonra öğüt vermiş:
- Evlatlarım, size son sözüm:
Devlet çalgı, siz cengi... Ayak uydurmaya bakın!
0 0
0
Kayserili, trende yolculuk etmekte... Karşısında oturan zatla tanışır.
Dereden tepeden konuşurlarken:
- "Gel seninle birbirimize bilmece soralım" der. "Önce ben sorayım; bilirsen ben sana bin lira veririm.
Bilemezsen 10 bin liranı alırım. Sonra sen bana sorarsın; bilirsem 10 bin liranı alırım, bilemezsem bin lira veririm."
- "Tamam" der adam;
"Sor bakalım"
- Söyle öyleyse: Üç ayaklı hayvan nerde yaşar? Öteki yolcu düşünür, bilemez:
- Al 10 bin lirayı. Şimdi ben de sana aynı soruyu soruyorum: Üç ayaklı hayvan nerde yaşar? Kayserili, hiç düşünmeden, aldığı 10 bin liranın bin lirasını geri verir:
- Al şu bin lirayı. Ben de bilmiyorum.
0 0
0
Yolda yemek için yanına aldığı pastırmayı çaldıran Kayserili, hayli hiddetlenir . Onun “of, рuff” diye sıkıntısını anlayan hemşehrisi, “Kendisine bu kadar dert etme.” diyerek onu teselli etmeye çalışır:
- Bir parça pastırmayı çaldırdığına bu kadar hayıflanmanın bir anlamı yok. Boş ver ,gel bendekini beraber yeriz. Yol arkadaşı, pastırmayı çaldırdığına bu kadar hayıflanmadığını belirterek durumu izah eder:
- Adamın çaldığına yanmıyorum, pastırma doğramasını bilmeyen bir adamın eline geçmişse diye ona üzülüyorum, demiş.
0 0
0
Kayserili bir adam varmış adamın 3 oğlu varmış adam kahvede oturmuş oğullarından söz ediyormuş-1. En büyük olan oğlum istanbulda şu fabrikanın sahibi 50 tirilyon parası var demiş-2. Ortancı oğlum ankarada şu fabrikanın sahibi 40 tirilyon parası var demiş-3. En küçük oğluna gelmiş sıra adam oğluna şöyle bir bakarak bunun kafası çalışmadı okudu doktor oldu demiş
0 0
0
Harp yılları... Kayseri’de gayrimüslimler zengin, Müslümanlar fakir...
Gayrimüslim komşusu Kayseriliye büyük bir para gönderip bozmasını istiyormuş. Kayserili de bunu onur meselesi yaptığı için hemen oğlunu bir başka gayrimüslime gönderip parayı ondan bozdurup diğerine geri gönderiyormuş. Böylece kendi sıkıntısını belli etmiyormuş. Bir gün iki gayrimüslim aralarında konuşurken biri diğerine:
- Vallahi şu memleketin en zengin adamı Kayserili Mehmet Ağa, ona ne zaman para göndersem hemen bozar. Diğeri de onun fikrini destekliyormuş:
- Vallahi doğru, adamda para çok, ben de onun gönderdiği paraları bozmaktan usandım.
0 0
0
Yıllarca Kayserililer ile Ermeniler birlikte yaşamışlardır. Birbirleriyle sıkı münasebetlerinin fazla olduğu yıllarda, bir Kayserili, Ermeni arkadaşından borç para ister. Ermeni arkadaşı ne zaman ödeyeceğini sorar. Kayserili:
- "Şu Erciyes Dağı'nın karı eriyince borcumu öderim."Ermeni, bir yıl bekler.
Kayseriliden ses yoktur. Gider yanına ve alacağını ister. Kayserili, Erciyes'i gösterir ve daha üzerinde kar olduğunu söyler. Bir süre sonra Ermeni, Kayserilinin oyununa geldiğini anlar. Bunu içine sindiremez. Artık karar vermiştir ve o da bir başka Kayseriliyi kandıracaktır. Gider bir arkadaşına ve borç ister. Kayserili ne zaman ödeyeceğini sorar ve o da aynı cevabı verir:
- "Erciyes'in karı eriyince."
"Pekiyi" der kayserili. Aradan bir yıl geçer ve Kayserili hemşerim alacağını istemek için Ermeniye gider.
Ermeni vatandaşımız bu durumu beklediği için çok rahat bir tavırla Erciyes'i gösterir ve hâlâ karın erimediğini söyler. Kayserilinin de cevabı hazırdır:
- "O gördüğün kar, bu yılın karı. Geçen yılın karı çoktaaaan eridi."
Ermeni ne yapacağını şaşırır ve çaresiz borcunu öder.
0 0
0
Kayseri'ye yeni gelen yabancı, ayakkabısını boyatırken boyacıya takılmış:
- Siz Kayserililer eşeği boyayıp babanıza satarmışsınız. Nasıl yapılır bu iş? Boyacı, fırça sallamayı sürdürerek:
- İşte, demiş, eşeği böyle boyarız!
0 0
0
Bilirsiniz, eskiden Kayseri’de Ermeniler yoğun olarak yaşarlarmış. Bir gün Ermeni’nin biri yolda yürürken elinde altın para olan küçük bir çocuğa rastlar. Nasıl olsa bu çocuğun aklı ermez, şu parayı elinden alayım diye düşünür. Çocuğun yanına yaklaşıp gülümseyerek çocuğu sever ve tatlı bir dille:
- Sen bu elindekini bana ver, ben sana şeker, leblebi alayım. Bu senin işine yaramaz. -Tamam vereyim ama eşek gibi anıracaksın. Ermeni pişman olur, ne yapalım der ve sokak ortasında eşek gibi anırır. Çocuk:
- Sen eşek aklınla bunun değerini biliyorsun da, ben bilmez miyim?
Ermeni’nin olay karşısında ağzı açık kalmıştır.
0 0
0
İstanbul’a giden bir Kayserili ne satıldığını anlayamadığı bir dükkana, dikkati çeker bir şekilde bakmaya başlar. Kuşkulanan dükkan sahibi:
- Ne bakıyorsun aptal aptal, diye sorar. Kayserili:
- Hiç! Burada ne satılıyor diye merak ettim. Dükkan sahibi:
- Eşşek başı satılıyor der. Kayserili bu münasebetsizliğin altında kalır mı hiç. Belli… belli… görülüyor, der. Hepsi satılmış bir tane kalmış!
0 0
0
Gözleri görmeyen, bekar ve fakir Kayseri'liye bir cin çıkagelmiş.
Benden bir şey dile yerine getirecegim demiş."
Kayseri'li düsünürken cin sormuş:
"Gözlerini mi istersin, zenginlik mi istersin, evlenmek mi istersin?
Kayserili:
'Oğlumu altınlarımı sayarken görmek istiyorum' demiş.
0 0
0
Radyonun yeni çıktığı yıllarda Kayserili bir hanım radyo dinliyormuş.
Radyoda bir türkü duymuş. Rahmetli Kavuncu’nun “Asmalar da kol uzatmış dallere” isimli türküsüymüş bu. Kadın radyoyu kapatmış hemen:
- Vooo bizim herif bu türküyü çok sever, ağşam herif gelince açak da o da dinlesin
0 0
0
Kayseriliye sormuşlar.2 kere 2 kaç eder?
Cevaplamış : -Alıyormuyuz, satıyormuyuz...
0 0
0
Kayserili Pire Memet, istasyonda çok sıkışınca, gözü hiçbir şeyi görmez olup kadınlar tuvaletine doğrulmuş. Bir hemşehrisi önüne geçmiş:
- Ne yapıyorsun, burası kadınlar için... Uçkurunu eline almış olan Pire Memet:
- "Bu da kadınlar için!" deyip içeri dalmış
0 0
0
Kayseri meşhur belediye başkanlarından Osman Kavuncu, ufak tefek bir adamdır. Onun şöhretini duyan bir kadın, derdimi çözse çözse Kavuncu çözer diyerek başkanın makamına gelir ve başkanı beklemeye başlar.
Kavuncu gelince kadını da içeri alırlar ama kadın bu ufak tefek adamı başkanlığa hiç yakıştıramamış olacak ki:
“Ben Kavuncu’yu görmeye geldim, nerede?” diye sorar. Kavuncu da:
- Sen derdini bana söyle teyze, gelince ben kendisine iletirim diyerek hem tevazu göstermiş, hem de kadının derdine deva olmuş.
0 0
0
Padişah II. Ahmet döneminde Erzurum korkunç bir sel felaketine uğrar.
Sadrazam padişahın huzuruna çıkar ve olayı haber verir. Allah sizi korusun hünkarım bir acı haber vereceğim. Erzurum şiddetli bir sel felaketine uğradı, şehir çok zarar gördü, çok sayıda insan ve hayvan can verdi. Padişah şöyle konuşur:
- Cenab-ı Hak Kayserili kullarımı bu gibi felaketlerden korusun. Aradan bir süre geçtikten sonra acı bir haberi daha padişaha verir:
- Devletlüm bugün Üsküp şehri yangınla mücadele verdi.
Şehrin yarısı yandı, zarar çok fazla. Padişah yine üzgün bir tavırla şöyle konuştur:
- Üsküplü kullarımın kederini canı gönülden paylaşıyorum. Allah Kayserili kullarımı bu gibi felaketlerden korusun. Her felaket haberinden sonra padişahın Kayserili kullarını koruması veziri-azamı hayrete düşürür, sonunda dayanamaz ve sorar. Padişah, vezirine şu açıklamayı yapar:
- Erzurum sel felaketine uğrayabilir ama bunun etkisi geçince halk yerli yerine döner, eski hayatını yaşamaya başlar. Her vilayet için aynı şeyi düşünebiliriz ama Allah göstermesin Kayseri’de bir felaket ortaya çıkarsa Kayserililer yurda dağılır ve tüm halkın işlerini ellerinden alırlar. İşte asıl felaket o zaman olur, der.
0 0
0
Askerde komutan okuma bilenlerin öne çıkmasını istemişti. Ortaya fırlayan bir tanesinden şüphelenmiş. Tekrar sorunca, asker,- Okumam yazmam yok, ama Kayseriliyim, demiş..
0 0
0
Kayserili ile Amerikalı, bir deniz seferi sırasında gemilerinin batması sonucu ıssız bir adaya düşerler. Aradan bir süre geçer, bunlar hayatlarını devam ettirirlerken adaya bir şişe gelir. Şişeyi alırlar.
Açarlar içinden bir cin çıkar ve - "Ben bu şişenin ciniyim, sizin bir dileğinizi kabul etmek için geldim.
Evet dilekleriniz nedir?" demiş. İlk önce Amerikalı cevap vermiş:
- "Beni çok zengin yaparak evime götür."
Cin elini şıkatmış. Pat diye Amerikalı'nın dileği yerine getirilmiş.
Cin dileği için Kayserili'ye sorunca, Kayserili şu cevabı vermiş:
- "Sen bana o Amerikalı'nın adresini ver, başka bir şey istemem."
0 0
0
Uzaya gönderilmek üzere bir adam aranıyormuş. Gazetelere ilanlar verilmiş. Başvurular değerlendirilmiş. İlk elemeyi kazanan Alman, Fransız ve Kayserili mülakat için tekrar çağrılmışlar. Üçüde aynı odaya getirilmiş. Ve başkan bu üç kişiye "Beyler bu iş için her yönüyle uygun olduğunuza karar verdik. İş uzaya gönderilecek adama ödenecek para konusuna geldi. Bu konuda görüşlerinizi almak istiyoruz. Siz bu iş için ne kadar alacaksınız?" diye her üçünede sorulmuş. Soruya Alman şöyle cevap vermiş:
- "Ben bu iş için 20.000 Dolar ücret isterim. 10.000 Doları benim için, 10.000 Doları ise ben uzaya çıktıktan sonra burada geçimlerini sürdürsünler diye ailem için..."
Fransız soruya şu şekilde cevap vermiş:
- "Ben bu iş için 30.000 Dolar alırım. 10.000 Doları bana, 10.000 Doları aileme ve 10.000 Doları da metresime..."
Cevap sırası Kayserili'ye gelince bakmışlar ki Kayserili harıl harıl hesap yapıyor. Neyse Kayserili hesabı tamamlayıp şöyle cevap veriyor:
- Ben bu iş için 40.000 Dolar isterim. Bu paranın 10.000 Dolarını Başkana rüşvet olarak, 20.000 Dolarını uzaya gitmesi için Alaman'a veririm. Kalan 10.000 Dolar da kısa günün karı, Allah bereket versin.
0 0
0
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us