Hoca'ya sormuşlar :- "Saz çalmayı bilir misin?"- "Bilirim" demiş.- "Buyur, çal bakalım" diyerek eline bir saz tutuşturmuşlar. Hoca mızrabı almış, perdelere basmadan tellere vurmaya, tuhaf sesler çıkarmaya başlamış.- "Saz böyle mi çalınır a Hoca?" demişler, "Parmaklar perdeler üzerinde gezdirilir, mızrap tellere vuruldukça da sazdan makamlara göre ses çıkar."- " Perdeleri bulamayanlar öyle çalar" demiş Hoca; " Ben sazı elime alır almaz perdeyi buldum! Ne diye boşuna gezineyim." 0 0 0
Hoca bi gün camiye gitmiş namaz kılacakmış hoca vaaz verirken demişki sağ tarafıızda melekler sol tarafınızda şeytan bulunur.Bunu duyan hoca namaz sonunda selam verirken sağa dönmüş meleklere esselamün aleyküm demiş sola dönüp şeytanlara iktirin len burdan deyip namazı bitirmiş. 0 0 0
Nasrettin Hocanın komşusu, hocadan kazan istemiş. Aradan birkaç gün geçtikten sonra, komşu içine bir kazan koyar ve hocaya getirir. Hoca, “Bu ne?” diye sorunca komşusu “Senin kazan doğurdu” der. Hoca kazana bakar ve “Kazanın *mına koymuşsun, tabi doğurur” der… 0 0 0
Hoca bir gün boş bir bostana dalar yolar temizler bostanda ne varsa marullar patlıcanlar salatalar. Doldurur bir çuvala tıka basa tam yükü yüklenecekken Çam yarması bir adam peyda olur herif der ne arıyorsun burada hoca bir düşünür ve cevabı bulur Der ki:- Dün bir rüzgar çıkmıştı ya o attı beni buraya.- Demek seni buraya atan rüzgar peki ya bu patlıcanlar marullar onları da hep rüzgarmı kopardı.- Evet biraz fazlaca esiyordu beni öteye beriye savurdu neye uğradığımı bilemedim bari şunlara tutunayım dedim neye tutundumsa elimde kaldı.Bunun üzerine bostancı kızar:- Peki çuvala koyan da mı rüzgar söyle kim doldurdu çuvala bunu?Hoca tatlı tatlı kaşır burnunuSonra döner der ki:- Ilahi oğlum işte ben de onu düşünüyorum ya… 0 0 0
Hoca bir gün köyden eşekleri almış şehre satmaya gidiyormuş. Eşeğin birisine binen hoca ikide bir eşekler kaybolmasın diye sayarmış. Yine sayacağı zaman altındaki eşeği saymayarak 9 eşek olduğunu görmüş. İnmiş eşekten yine saymış bu sefer 10 muş. Hoca şaşırmış ve ;- 9 mu 10 mu karar verin artık ! demiş 0 0 0
Birgün bir fakir bir adam elinde sağdece kuru bir ekmekle yürürken bir lokanta görmüş çook güzel yemekler pişiyormuş. Adam dayanamayıp ekmeğini yemeğin buharına tutup tutup yiyormuş bunuAşçı görmüş demişki;Aşçi:- Burda ne yapıyorsun.Adam:- Yemekler çok güzeldi bende ekmeğmi buharına tutuyordum.Aşçi:- O zaman parasını ver!!!Adam:- Ben birşey yapmadımki sadece ekmeğimi buharına tutup yedim.Aşçi:- O zaman kadıya gideceğiz.Demiş;Adamla aşçı gitmişler kadıya. aşçı kadıya söylemiş kadı(hoca) aşçıya yaklaş demiş aşçı hemen yanına gitmiş hoca içi para dolu kese çıkarmış hoca aşçıya kulağını yaklaştır demiş. Aşçı yaklaştırmış hoca keseyi biraz sallamış aşçı sormuş hocam siz bana vermedinizki demiş. Hoca eeee o senin yemeğinin buharını almış sende paranın sesini alırsın demiş… 0 0 0
Nasreddin Hoca, aksırdığı zaman çocuklara "Çok yaşa!" demelerini ve alkışlamalarını tembihlemiş. Çocuklar da böyle yapmaya alışmış.Günlerden bir gün Hoca:- Çocuklar, beni iple bağlayın da kuyuya salın, su doldurayım, demiş.Çocuklar da Hoca'yı kuyuya salmış. Hoca, testiyi doldurmuş ve kendisini yukarıya çekmelerini söylemiş. Yukarıya çekmişler, ama kafası güneşe çıkınca Hoca aksırıvermiş.Çocuklar da ipi bırakarak el çırpmaya ve "Çok yaşa!" demeğe başlamış. Hoca kuyunun dibine düşüvermiş. Sonra Hoca:Bundan sonra aksırsam da tıksırsam da alkışlamayacaksınız! demiş. 0 0 0
Konya çarşısındaki helvacı dükkânlarının vitrinlerine iştahla bakan gariban adamın biri, bir dükkân sahibinden biraz helva sadaka olarak vermesini istemiş. Dükkâncı vermemiş. Garibanın canı da çok helva çekmiş. Dayanamayıp, dayak yemeyi de göze alarak başka bir helvacı dükkânına girmiş. Bir lenger helvayı önüne çekmiş ve hızla atıştırmaya başlamış.Helvacı adamın üstüne yürümüş;- "Bre adam, sorup istemeden, parasını ödemeden böyle helva yenir mi?" demişse de adamın aldırmayıp atıştırmayı sürdürdüğünü gören helvacı, adama sille tokat girişmiş.Dükkânda tesadüfen bulunan Nasreddin Hoca müşterilere doğru dönüp: 0 0 0
Bir gün Nasrettin Hoca pazara giderken çocuklar etrafını almışlar. Hepsi birer düdük ısmarlamış, ama para veren olmamış.Hoca çocukların tümüne olumlu cevap vermiş:- Peki, olur...Çocuklardan yalnız biri, elinde para olduğu halde, Hocaya şunları söylemiş:- Şu parayla bana bir düdük getirir misin ?Hoca akşama doğru pazardan dönmüş. Yolunu bekleyen çocuklar hemenHocanın etrafını sararak düdüklerini istemişler.Nasrettin Hoca, cebinden bir düdük çıkarıp kendisine para veren çocuğa uzatmış.Ötekileri bağırmaya başlamışlar:- Ya bizim düdükler nerede ?Hocanın cevabı kısa ve anlamlı olmuş:- Parayı veren düdüğü çalar. 0 0 0
Hoca akşamleyin eve doğru yürürken, baklava seven geveze bir köylüyle karşılaşır.- Hoca, kısa bir süre önce bir adam büyük bir tepsi baklava götürüyordu.- Beni ilgilendirmez!- Fakat adam tepsiyi sizin eve götürüyordu.- O zaman seni ilgilendirmez! 0 0 0
Hocanın bir kınalı kuzusu varmış. Dostları bir gün Hocaya:- Hoca, bugünlerde kıyamet kopacakmış. Ölmeden senin şu kuzuyu kızartma yapıp da bir ziyafet çekip yesek eğlensek, derler.Dostları ısrarcı olunca Hoca rıza gösterir. Dere kenarına giderler.- Hoca, sen çevirmeyi yapıncaya kadar biz de biraz suya girelim.Nasrettin Hoca kuzuyu çevirmeye başlar, ötekiler de suya girer. Biraz sonra Hoca, dostlarının çıkardığı elbiseleri toplayıp yakar. Sudan çıkan elbiselerini aramaya başlar ama bulamaz, Hoca seslenir:- Ben onları yaktım. Bu dünyaya çıplak geldik, çıplak da gideceğiz. Gelin şimdi çevirmeyi yiyip eğlenelim... 0 0 0
Küçük bir papağanın onbeş altına satıldığını gören Nasreddin Hoca, bir koşuda evine gidip kümesteki hindisini tutmuş. Apar topar pazara götürüp başlamış bağırmaya :- Satılık hindii.... Satılık hindii.... Yirmi altına satılık hindi !Şaşırmış pazardakiler.- Yahu hocam demişler. Bir hindinin yirmi altın ettiği nerde görülmüş.- Ne olmuş diye çıkışmış Hoca. Demin bir kuşu onbeş altına sattılar.- Ama o papağandı demişler. Tıpkı insan gibi konuşuyor o.- Olsun demiş Nasreddin Hoca. O konuşuyorsa bu da düşünür ! 0 0 0
Bir gün Temelin oğlu olmuş. Nasrettin Hoca Temeli ziyarete gitmiş ve başlamış ağlamaya. Temel sormuş:- Neden ağlıyorsun?Nasrettin Hoca:- Şimdi bu çocuk nasıl büyüyecek başına ne belalar gelecek bu yüzden ağlıyorum.Temel:- Yaa ağladığın şeye bak.Aradan uzun zaman geçmiş ve Temelin oğlu ölmüş. Herkes ağlarken Nasrettin Hoca gülmekten, mutluluktan bayılacakmış. Temel üzgün üzgün sormuş:- Neden bu kadar mutlusun demiş.Nasrettin Hoca:- Oğlunun başına bir dert gelmeden göklerdeki yerine gitti diye demiş. 0 0 0
Bir gün hoca camide namaz kıldırıyormuş ve cemaate sormuş bugün benim ne atlatacağımı biliyor musunuz? hep birlikte hayır demişler hocada o zaman bende anlatmayayım öbür gün olmuş hoca yine aynı soruyu sormuş. Bu sefer hep bir ağızdan evet demişler o zaman hoca benim ne söyleyeceğimi biliyorsanız boşuna anlatmayayım demiş. Ve öbür gün hoca yine aynı soruya eşlik etmiş ve cemaat demiş ki hocam aramızda bilenlerde var bilmeyenlerde hoca yine boş çıkmamış o zaman bilenler bilmeyenlere anlatsın... 0 0 0
Hoca, bir sabah fırtına sesi ile uyanmış. Pencereden dışarı bakmış, ne görsün! Kuruması için ipe astıkları gömlek düşmüyor mu?!Başlamış bağırmaya:- "Hatun kalk kurban kesmemiz lazım."Sabahın körü neye uğradığını şaşıran kadın telaşla sormuş:- Kurban nereden çıktı efendi.- Gömleğim, gömleğim ipten düştü.- Gömlek düştü diye kurban kesildiği nerede görülmüş?!- Deme öyle hatun, ya içinde ben olsaydım !! 0 0 0
Nasreddin Hoca kuyunun başında durmuş aşağı bakarken kavuğunu düşürmüş. Kuyu derin inip alamaz. Kavuksuz eve gidemez. Soran olsa kavuğumu düşürdüm diyemez. Alay ederler. Bahçeden marul, maydanoz koparmış. Küçük parçalar halinde kuyuya atmaya başlamış. Burada ne yapıyorsun Hoca, diye soranlara;- Akşam yemeği için, sebzeli kavuk çorbası hazırlıyorum, demiş.Adamlar, kuyuya bakıp, olabilir, deyip gitmişler. Hava karardıktan sonra Hoca kimselere görünmeden evine varmış. 0 0 0
NASRETTİN HOCA BİR şalvar alır Parasını verip gideceği sırada kendi kendine şalvarım eski değil onun yerine bir cübbe alayım diye düşünür. Dükkancıya şalvar almaktan vazgeçtim,sen bana bunun yerine bir cübbe verir misin dER. Dükkancıda çeşitli renklerde cübbeler getirerek hangini beğenirsiniz diye sorar. Hoca birini beğenir ve tam çıkacakken dükkancı Nasrettin Hocaya para vermediğini söyler. Hoca para yerine şalvar verdiğini söyler... 0 0 0
Nasrettin Hoca bir gün yolda yürürken yanına bir adam yaklaşıyor ve şöyle diyor;- Hocam, şimdi bir ayı gelse ne yaparsın? Nasrettin Hoca hemen yerden iki taş alıyor ve bunlarla kendimi savunurum, diyor. Adam tekrar soruyor; 0 0 0
Nasrettin Hoca bir gün komşusuna bayram ziyaretine giderlermiş. Nazrettin Hoca ve karısının yanında bir sürü misafir varmış. Komşusu memleketinden bir koca petek bal getirmişler. Herkes ondan bir iki kaşık alıp çekiliyormuş. Nasrettin Hoca bir daldırmış iki daldırmış peteğin yarısına gelmiş. Koşmusu dayanamayıp:- "Hocam fazla yemeğin içiniz yanar"demiş.Hoca lafı hemen yapıştırmış :- "Kimin içi yanar onu Allah bilir."demiş 0 0 0
Adamın birinin gözü ağrıyormuş. Hocadan bir ilaç istemiş:- Hocam,bildiğin ilaç var mı demiş hocada.- Vallahi geçenlerde benim dişim ağrıyordu çektirmekten başka çare yok demiş. 0 0 0