Sıcak bir yaz günü , Nasreddin Hoca seyahate çıkmış. Yol kenarındaki hayrat çeşmeden su içip, elini yüzünü yıkayıp biraz serinlemek ve Abdest tazelemek istemiş. Bakmış ki çeşmenin borusuna bir odun parçası tıkalı. Odun ıslanıp şiştiğinden yerinden kolay çıkmıyor. Hoca epeyce uğraşmış, baya zorlamış ve tıkaçı kuvvetle çekerek çıkarmış. Kenara çekilmesine fırsat kalmadan, tazyikli bir şekilde borudan fışkıran su elbiselerini ıslatmış. Hoca çeşmeye şöyle bir bakarak söylenmiş;- “Anlaşıldı, anlaşıldııı! O kazığı böyle deli dolu aktığın için ağzına tıkamışlar!” 0 0 0
Nasreddin Hoca sabah namazını kıldırmış evine gelmiş, Hanımına :- “Hanım, ben azcık divanda uzanıp, sonra kalkıp çift sürmeye gideceğim, bir saat kadar sonra beni kaldır.” Demiş.Bir saat sonra Hanımı arada bir Hocaya seslenmiş. Bakmış hoca hiç umursamıyor tembellik ediyor :- “Efendi” demiş, “bugünkü uyuşukluğunla kaplumbağalar bile seni geçti.” Hoca hareketlenmiş, hazırlanmış, tarlaya varmış. İşe koyulmuş. Çift sürerken pulluğun önünde bir kaplumbağa görmüş. Kımıldamadan öylece durup duruyor. Devam etse kaplumbağayı canlı canlı toprağa gömecek.Seslenmiş :- “Hey kaplumbağa” demiş, “bakıyorum buraya benden evvel gelmeyi becermişsin; Amma, öyle tembellik edeceğine bana bak da çift sürmesini öğren !” 0 0 0
Nasreddin Hoca Konya’da gezerken büyük bir yapı görmüş. Durmuş, yapıyı seyrederken binanın kapıcısı Hoca’ya sormuş :- “Efendi, ne diye öyle bön bön bakıyorsun?” – “Burası nedir? Anlamak istedim” demiş Hoca.Kapıcı, alay etmek için :- “Değirmen” demiş.Nasreddin Hoca soruvermiş :- “Bu değirmende çalışan hayvanlar da burası kadar kocaman mı?” 0 0 0
Nasreddin Hoca’nın köyünden bir adam, eşeğiyle bahçesine doğru giderken çalılıkların önünde durmuş. Eşeğini de bir ağaca bağlamış. Abasını çıkarıp eşeğin semerinin üzerine koymuş. Abdest bozmak için kuytu bir yere gitmiş. O sırada birisi abayı alıp kaçmış.Adam geri döndüğünde abasının yerinde yeller estiğini görünce, eline bir sopa alıp, eşeğini hem acımasızca dövüyor, hem de kötü kötü söyleniyormuş.O sırada bahçesine gitmekte olan Nasreddin Hoca olayı görmüş, Adama;- “Dur bakalım” demiş, “Ben şimdi ona gösteririm.” Hemen eşeğin semerini indirip yere koymuş. Yularını çözüp boynuna sarmış. Eşeğe kuvvetli bir sopa yapıştırarak;- “Sana semer memer yok, getir sahibinin abasını, al semerini.” Demiş. 0 0 0
Nasreddin Hoca ibadette ihlâsın önemini anlatır:“Huşu ile ibadetinizi yapın. Esas kâr ondadır. Yoksa riya karışan ibadetle kâr değil, belki de zarar edersiniz” diye vaazlarında anlatırmış. O kadar zahmete katlanıyorsunuz kârlı çıkmalısınız dermiş.Cemaatin kayıtsızlığı karşısında bu hususu çarpıcı bir misalle onlara anlatmak istemiş.Evlerden yumurtanın dokuzunu bir akçeye almış. Pazara götürüp, onunu bir akçeye satmış.- “Bu ne biçim ticaret, Hoca !” demişler.- “Bir öteki satıcılara bakın, bir de bana” demiş, “amacım kazanmak değil, yeter ki dostlar alışverişte görsün.” 0 0 0
Nasreddin Hoca’nın, ailece oruç tutmayan bir komşusu varmış. Ama adam hep sahur yemeği hazırlattırır, çocuklarını da sahura kaldırır, hep beraber yerlermiş.Sonunda karısı dayanamamış. Hocaya danışmaya gitmiş;- “Bizde ne kocam, ne ben ne de çocuklardan oruç tutan kimse yok. Kocam ısrarla bana güzel yemekler yaptırıyor, hep beraber sahurda yiyoruz. Oruç tutmadığımıza göre ne diye her gece sahura kalkalım ?” – “Öyle konuşma hanım” demiş Hoca , “namaz kılmıyorsunuz, oruç tutmuyorsunuz, sahur da yemezseniz Müslümanlığınız nasıl belli olacak !” 0 0 0
Nasreddin Hoca’ya sormuşlar:- “Kıyamet ne zaman kopacak ?” – “Karım ölürse küçük kıyamet, ben ölürsem büyük kıyamet kopacak,” demiş. 0 0 0
Nasreddin Hoca’nın canı çok balık çekmiştir. Akşam yemeği için biraz balık satın alır. Akşamleyin karısı, ona akşam yemeği olarak çorba ile pilav verir. “Balık nerede?” diye sorar Hoca.“Aa, onu kediniz yedi! Kötü bir hayvandır o!” der karısı.Nasrettin Hoca çok kızar. Kedi ile karısını, evinin yanındaki dükkana götürür ve kediyi dikkatle tartar. Sonra karısına döner ve, “Balığım, üç kilo ağırlığındaydı. Bu kedi de üç kilo geliyor. Balığım buradadır, diyorsunuz. O halde kedim nerededir?!” der. 0 0 0
Günün birinde Hoca bir köye gitmiş. Akşam olmuş. Hoca’yı köy odasına almışlar. Hiç kimse de bir ikramda bulunmamış. Hoca iyice acıkmış. Karnı açlıktan zil çalmaktaymış.O sıra birisi sormuş:- ” Hocam, insan neden esner ? ” Hoca:- ” Vallahi ya açlıktan ya da uykusuzluktan” demiş.O sıra Hoca esnemiş. Esnemesinin ardından karnını tutarak:- ” Ama benim uykum yok!” demiş. 0 0 0
Nasreddin Hoca bir gün eşeğini koştururken düşer.Onu düşerken gören çoçuklar:- A… Nasreddin Hoca eşekten düştü. Nasreddin Hoca eşekten düştü!.. Diye alaya alırlar.Nasreddin Hoca, hiçbir şey olmamış gibi:- “Önemi yok çocuklar.” der. “Düşmesem de zaten inecektim.” 0 0 0
Hoca, birkaç kez evine ciğer almış. Hanımı pişirsin de afiyetle yiyelim diye. Ama her seferinde sofrada önüne başka yemek çıkmış. Hoca artık dayanamamış.Hanımına:- ” Hatun, kaç seferdir eve ciğer getiriyorum. Bir türlü yemek kısmet olmuyor. Ne oluyor getirdiğim bu ciğerlere ? ” Hanımı:“Sorma efendi, getirdiğin ciğerleri hep kedi kapıyor.” Hoca bu cümleyi duyar duymaz yerinden kalkmış. Kapı ağzında duran baltayı kapmış. Sandığa koymuş. Sandığı kitlemiş. Anahtarı da cebine atmış.Hocanın bu yaptığına pek anlam veremeyen hanımı:- ” Efendi ! Baltayı kimden saklıyorsun ? ” diye sormuş.Hoca hanımına dönüp:- ” Kediden” demiş.Hanımı:- ” Ayol kedi baltaya ne yapacak ki ? ” Hoca :- ” Hatun hatun ! iki akçelik ciğeri kapan kedi, kırk akçelik baltayı kapmaz mı ? “ 0 0 0
Bir sohbet anında birisi Hoca’ya:- ” Hocam , şu insanlar çok garip, hatta nankör. Kimi kışın soğuktan , kimi yazın sıcaktan şikayet ederler. ” Hoca kaşlarını çatarak :“Sus be adam!” demiş. ” Bahara bir şey diyen var mı ?” 1 1 0
Subaşının eşeği kaybolmuş. Eşeğin bulunması için herkes seferber olmuş. Bu arada nasıl olmuşsa, Hoca da aralarına katılmış. Subaşının adamları Hoca’ya :“Efendi, hepimiz birer yana dağılıp eşeği arayacağız. Sen de şu bağların arasına bakıver.” Hoca başlamış eşeği aramaya… Türkü söyleyerek bağların içine dalmış. O sırada birkaç adama rastlamış. Adamlar :- ” Efendi, burada ne ararsın böyle ? ” diye sormuşlar.Hoca :- ” Subaşının eşeğini ararım ” demiş. Adamlar hayretle :- ” Bu nasıl arama !” demişler.- ” Türkü söyleyip geziyorsun sen ? ” Hoca gülmüş:- ” Eee !” demiş. ” El elin eşeğini türkü söyleyerek arar… “ 0 0 0
Cemaatten biri, yatsı ezanını okumak için minareye çıkmış. Kısık sesiyle, ezanı okumaya başlamış. Sesini, minarenin dibindekiler ancak duyabiliyorlarmış. Adam ezanı bitirip, aşağıya indiğinde, Nasreddin Hoca adama:- Okuduğun ezanı burada biz zorla duyduk. Sesinin zayıf olduğunu bilmiyor muydun? demiş.- Hocam, dün hamama gitmiştim. Kimsecikler yoktu. Orada bir ezan okudum ki gümbür gümbür sesim çıkıyordu. demiş adam.- Öyleyse bir hayır sahibi çıkıp da minarenin şerefesine hamam yaptırana kadar, sen bir daha minarede ezan okuma. demiş Hoca. 0 0 0
Hoca kürsüye çıkmış hutbe verecek ama aklına bir şey gelmiyor sonra halka dönerek :Ey ahali siz benim söz söylemekten aciz olmadığımı bilirsiniz ama aklıma bir şey gelmiyor. O arada kürsünün önünde oturan oğlu baba aklına birşey gelmiyorsa kürsüden inmekte mi aklına gelmiyor ? 0 0 0
Nasrettin hoca birgün camdan yağan yağmuru seyrediyormuş. Yağmurdan kaçan bir adama gözü takılmış. Camı açmış adama bağırarak ;- Neden Allah’ın rahmetinden kaçıyorsun demiş. Adam hocaya cevap vermeden kaçışına devam etmiş. Ertesi gün adam camdan yağmuru seyrederken Hoca dışarda yağmurdan kaçıyormuş. Bunu gören adam Hocaya:- Hocam Allah’ın rahmetinden kaçılır mı? Neden kaçıyorsun?Hoca cevap vermiş:- Allah’ın rahmetine basmamak için kaçıyorum. 1 1 0
Nasreddin Hoca oğlunun eline bir testi tutuşturup çeşmeden su getirmesini istemiş. Çocuk dışarı çıkarken de ensesine bir tokat atıp :- Testiyi kırma ha ! diye öğüt vermiş .Bunu gören komşulardan biri :- Yahu Hocam demiş, henüz testiyi kırmadan niye dövüyorsun yavrucağızı ?Hoca cevap vermiş :- Testiyi kırdıktan sonra neye yarar be birader 0 0 0
Bir gün nasrettin hoca uçakta imiş.Ve yanında alman ve ingiliz varmış.Alman nasrettin hoca nasrettin hoca uçak düşüyor demiş.Alman atlamış ölmüş.Nasrettin hoca eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resuluhu demiş.Atlamış ölmemiş. fransız da bende bari nasrettin hocanın dediğini diğeyimde ölmeyim demiş eşeden köşede tuvaletin deliğinden demiş atlamış atlamış ölmüş. 3 0 0
Nasrettin Hoca pazarda zeytin satıyormuş..İki üç sokak ileride oturan yarıbuçuk tanıdığı bir kadın gelmiş.Kadın:- Zeytinin iyi mi?Hoca:- Tadına bak.Kadın:- Ben orucum.Hoca:- Madem oruçlusun zeytini al giт parasını sonra ver.Hocanın birdenbire aklına düşmüş; Ramazanlık değilmiş çünkü...Hoca:- Tuttuğun oruç ne orucu ki?Kadın:- Üç sene önceden borcum vardı da onları tutuyorum.Hoca tam zeytinleri veriyormuş vazgeçmiş...Kadın:- Biraz önce al giт dedin nolduda vazgeçtin Hoca?Hoca:- Get anam get... Allah'a olan borcunu üç senede veriyorsan bizim borcu ne zaman getirirsin kim bilir. 0 0 0
Hoca yeni bir kiralık eve gider. Evden garip garip sesler gelir. Hoca 1. sinde bir şey söylememiş.2. Sindede bir şey dememiş. Hocanın 3. Sünde sabrı taşmış ve ev sahibine sizin evden garip sesler geliyor demiş. Evin sahibi bizim ev sürekli Allah diye zikrediyor demiş. Yine bir gün ev sallanmış hoca dayanamamış ve evden çıkmak istemiş. Ev sahibi hoca nden evden çıkıyorsun diye sormuş. Hoca sizin ev Allah diye zikrediyorsa belki secdeye de kapanabilir. 0 0 0