* Asansörlere ayna konmasının birincil sebebi, kravatınızı ya da saçınızı düzeltin diye değil; kapıyı açınca kabinin yerinde olduğunu görün diyedir.
* Noel Baba'nın kıyafeti aslında yeşildir. Ancak bir kola markası bunu kırmızı beyaz olarak dünyaya sunmustur.
* Maymunlar her yıl uçak kazalarından daha fazla insan ölümüne neden oluyor.
* Kutup αyılαrı sıcαk ve nemli bir ortαmdα kαlırlαrsα kürklerinin rengi yeşile döner.
* Göktürkler ekşiyen yoğurdun ekşiliğini azaltmak için üzerine su döktüklerinde tesadüfen ayranı keşfetmişlerdir.
* Fillerin rengi aslında gri değil tam olarak kızıl-toprak rengidir. Gri görünümlerinin sebebi vakit geçirmeyi sevdikleri çamurlu sulardan çıkınca üzerlerindeki suyun kurumasıdır.
* Uzun süre haşlanan yumurta uzun zamanda öğütüleceği için vücudun harcadığı enerji miktarı yumurtadan daha fazladır. Haşlanmış yumurta bu yüzden çok iyi bir diyet yemeğidir.
* Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.
* Einstein 9 yaşından sonra akıcı konuşmaya başladı. Aile onda zihin geriliği olduğunu bile düşündü.
* Elma, soğan ve patatesin tadı aynıdır. Fark sadece tamamen kokularından kaynaklanır. Aslında hepsi tatlıdır.
* Salatalığın yüzde 96'sı sudur.
* Bal bozulmayan tek gıdadır.
* En parlak cisim olan ayın ışığının bize ulaşması 1,3 saniye sürüyor.
* Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat uzundur.
* Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi Bambu bir günde 90 cm. kadar uzuyor.
* Dünyanın en çok sатаn telefonu iPhone değil Nokia'nın 2003 yılında satışa çıkardığı ve 250 milyon sатаn Nokia 1100'dur.
* Alışveriş arabaları ve sepetleri daha çok şey satın almanız için büyük yapılmıştır. Yapılan deneyler boyutu iki katına çıkarınca tüketimin yüzde 19 arttığını ortaya koymuştur.
* Ak-47 (Kalaşnikof) makinalı tüfeği 1947 yapımıdır; buna rağmen bir çok modern silahtan daha yüksek kullanım ve hasar puanına sahiptir.
* Soğan doğrarken sakız çiğnenirse göz yaşarması önlenir.
* Jackie Chan dünyadaki bütün dövüş sporlarında dünya şampiyonu olmuştur.
* İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir.
* Ölüm anında dokunma ve görme hissinden sonra duyma yetisini kaybedilir. Kalp durduktan sonra ortalama 2 dk boyunca sesler algılanabilir.
* İnsomnia (uykusuzluk) şikayetiyle doktora başvuranların IQ değerlerinin normalden daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir.
* İnsanlar uykusunda koku alamaz. Yani, uykunuzda kucağınıza kokarca koysalar sarılıp uyursunuz.
* Oltayla tutulan balıklar, ağ ve torlarla tutulan balıklar gibi saatlerce acı çekmediğinden daha lezzetlidir.
* Niagara şelalesinden düşüp hayatta kalabilen ilk insan olan Bobby Leach, evinde portakal kabuğuna basarak düşmüş ve iç kanamadan ölmüştür * Çakmak kibritten önce üretilmiştir.
* Dünyanın en sadık canlısı denziatıdır. Eşi öldükten kısa bir süre sonra o da ölür.
* Bir salkım üzümden 2 şer 2 şer kopardığınızda en son her zaman 1 adet kalır.
* İnsan yılda en az 1460 rüya görür.
* Çabuk kızaran insanların daha tutkulu aşıklar olduğu kanıtlanmış bir gerçektir.
* Dünyada insanlara en çok verilen isim Muhammed'dir.
* Yıldız kayması diye adlandırılan şey atmosfere girdiğinde yanmaya başlayan küçük göktaşlarıdır.
* Cep telefonuyla konuşurken yürüyorsanız, yanınızdan biri geçtiğinde yere bakma eğilimine girersiniz.
* Google Earth programıyla Dünya'nın her yerini görüntüleyerek gezebilirsiniz. Ancak insanların % 95'i sadece kendi evine bakıyor.
* Anadolu ve Orta Asya'da, gelinin üzerine şans ve mutluluk getirmesi için darı atma geleneği vardır. "Darısı Başına" sözü buradan gelmektedir.
* Yorgunluk sadece fiziksel değil, duygusal olarak da yaşanır. Yani karşınızdaki sizi ne kadar çok severse sevsin bir süre sonra yorulacaktır.
* Ördeğin sesi yankı yapmaz.
* En büyük kuş yumurtası devekuşunundur. 15 - 20 santimetre uzunluğunda ve ortalama 1.7 kilogram ağırlığındadır. Kaynatılarak pişirilmesi 40 dakika sürer.
* En zeki hayvanlardan biri olarak kabul gören kargalar, tıpkı insanlar gibi yaşlı ebeveynlerini yıllar sonra gidip ziyaret ederler.
* 1 kuruş maliyetinin 1,92 kuruş olması sebebiyle tedavülden kalkmıştır.
* Sinekler ellerini ovuşturup kafalarından geçirme hareketini, uçarken yapışan molekülleri temizlemek için yaparlar.
* İngiliz ölçü birimindeki 1 inç in İngiltere kraliçesi 1. Elizabeth 'in el baş parmağının ucundan ilk eklem yerine kadar olan uzunluğun cm cinsinden değeridir. (2,54 cm) * Uyurken, TV izlerken olduğundan iki kat daha fazla kalori harcarız.
* Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.
* Süleymaniye camiinin 4 minaresi olmasının sebebi, Kanuni'nin İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah olmasıdır. Bu dört minaredeki on şerefe de Kanuni'nin Osmanlı'nın onuncu padişahı olmasının bir işaretidir.
* Başkan John F. Kennedy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi.
* Dünyanın en genç üniversite öğrencisi Ganesh Sittampalamdır.. Sittampalam üniversiteye başladığında daha 11,5 yaşındaydı.
* Atakama çölüne 400 seneden beri yağmur yağmamaktadır. Yağan yağmur da havada buharlaştığından yere düşmemektedir.
* Develerin 3 tane kaşı vardır.
* Yunuslar bir gözü açık uyurlar.
* Bir sineğin hızı saatte 8 km. Dir.
* Zürafanın dili 35 cm. kadardır.
* Bir insanın su ve yemek olmadan yaşayabildiği en uzun süre 18 gündür.
* Istakozların kanı mavi renktedir.
* Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.
* Fil zıplayamayan tek memelidir.
* Sığırların 4 tane midesi vardır.
* Kangurular geri-geri yürüyemezler.
* Erman Kunter, 1988 yılında Fenerbahçe formasıyla Hilalspor karşısında 153 sayı atarak rekor kırarken, ilk yarıda da attığı 81 sayıyla bir devrede en fazla sayı üreten basketçi olarak da tarihe geçti.
* Kediler şeker tadını ayırt edemezler.
* Atlar 1 ay kadar ayakta kalabilirler.
* Fare, bir deveden bile daha uzun süre susuz kalabilir.
* Timsahlar dilini dışarı çıkaramazlar.
* Zürafanın ses telleri yoktur.
* Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.
* Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur.
* Ünlü Arap şairi Kahire üniversitesi profesörü Şeyh Muhammed Abdul İbrahim 150 yaşında vefat etmiştir. 105 sene bekar yaşamış. 105 yaşında evlendikten sonra 5 çocuğu olmuştur.
* 2600 kadar kurbağa cinsi var.
* Yetişkin bir ayı at kadar hızlı koşabilir.
* Sadece domuzlar güneşten yanabilir.
* Deniz kobrası dünyanın en zehirli yılanıdır.
* Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.
* Hayvanların en büyüğü mavi balinadır. (uzunluğu 33 m., ağırlığı 190 t.) * Sadece dişi sivrisinekler ısırır.
* Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
* Deve deniz suyu içebileceği gibi bir defada 250 litre su da içebilir.
* Osmanlı sultanlarının ve bazı alimlerin başlarındaki kavukların, kefenlerinden oluştuğunu, sık sık ölümü hatırlayıp ona göre karar verdiklerini, ayrıca öldükleri zaman hemen başlarındaki kefenle defnedildiklerini * Karınca kendi ağırlığının 50 katını taşıyabilir.
* Çekirgenin kulağı dizindedir.
* Yeryüzünün en sıcak yeri Afrikada El-Ezize bölgesidir. (Gölgede 58 derece) * Yeryüzünün en soğuk yeri Antarktika’da Vostok (Rusya) bölgesidir. (- 88.3 derece) * Uzaya ilk defa 12.04.1961 tarihinde Yuri Gagarin uçtu.
* İlk defa aya 21.07.1969 tarihinde Neil Armstrong ayak bastı.
* Eski Romada şişeden hazırlanmış kaplar altın ve gümüşden daha değerli sayılırlardı.
* Dünyada en eski üniversitesi 989 yılındaki Mısırın El-Ezher üniversitesidir.
* İlk yeraltı tüneli 1 km. uzunluğundadır ve bundan 4 bin yıl önce Irak'ta Fırat nehrinin altından geçmiştir.
* Paraguay dünyanın en yağışlı bölgesidir. Bölgede yağmur neredeyse ara vermez.
* Dünyada 2000'e yakın halk ve 3000 e yakın dil var.
* Paristeki Versailles Sarayının 1300 odası vardır ve hiç tuvaleti yoktur.
* Tarih boyu yapılmış savaşların en uzunu İngiltere ile Fransa arasında olmuştur. Bu savaş 115 sene(1338-1453) sürmüştür.
* İnsanın saçında 102 bine yakın, derisinde ise 20 bine yakın kıl olur. Kıllar her gün 0.35-0.40 mm. uzar.
* İngiltereli Thomas Korne 207 sene yaşamıştır.
* Dünyanın en uzun ömürlü insanı Çinli Li Ching-Yuen 256 sene yaşamıştır. (1680-1933) * Bir köstebek sadece bir gecede 90 m. tünel kazabilir.
* Bir hamam böceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden 9 gün yasayabilir.
* Hindistan'ın ücra ve fakir bir köyünde yaşayan Dashrath Manjhi, en yakın doktorun 70 kilometre uzakta olması yüzünden, doktor geç geldiği için karısını kaybeder. O da 1960 yılında eline kazmasını alarak, aradaki yolu 40km kadar kısaltacak bir yol yapmaya başlar. Tam 22 yıl sonra 110 metre uzunluğunda, ve 9 metre genişliğinde yolu tamamlar.
* Pasifik'te küçük bir ada ülke olan Tuvalı her yıl hiçbir şey yapmadan 4 Milyon Dolar Kazanıyor! Bunun sebebi ülkenin kısaltmasının TV olması ve . Tv uzantılı alan adlarının satışından elde edilen gelirlerden pay almaları!
* Radyoloji biliminin kurucusu ve radyoaktiviteyi keşfeden Marie Curie'nin çalışma notları, hala aşırı derecede radyoaktiftir. Bu yüzden özel izin, ve özel kıyafetlerle görülebilir.
* 1800'lerin ortasına kadar Istakoz, fakir yemeğiydi. Eskiden, en fakirler ve köleler ıstakozla beslenirmiş. Fare yemekle eş değer tutuluyormuş. Şimdiyse en sosyete yemeklerden..
* Berlin Duvarı yıkıldı ama, hala uzaydan bakınca Doğu Almanya ve Batı Almanya çok net bir şekilde fark edilebiliyor.. Sebebi, iki tarafta aydınlatma için farklı tarz ampullerin kullanılması!
* Titanik batmadan tam 14 yıl önce kitabı yazılmıştır. 1898 yılında yazılan kitabın adı Titan'ın Enkazı..  Evet ilk dikkat çeken benzerlik kitapta batan geminin adının Titan olması, gerçekte de Titanic olması. Ama sadece bununla kalmıyor! 1- Tita nic için batmaz deniliyordu, kitapta Titan için de aynı ifadeler kullanılıyor. 2- İkisinin de kapasitesi 3000 kişi. 3- Titanic 14 Nisan 1912'de Kuzey Atlantik'in 400 mil açıklarında buzdağına çarparak batıyor. Kitapta anlatılan Titan da, tamamen aynı şekilde, bir Nisan akşamı, Atlantik'in 400 mil açıklarında buzdağına çarparak batıyor !!! Kitabın yazarı kazadan sonra, bu kitabın fikri bana rüyamda geldi demiş..
* Rusya Pluto'dan daha büyüktür. Pluto: 16.650.000 kilometrekare / Rusya: 17.075.000 kilometrekare * Dünya'nın En Yüksek Noktası Everest'te 3G Çeker! Everest parkurundaki 5200 metre yükseklikte bulunan ilk kamp alanına kurulan baz istasyonu sayesinde tüm Everest tırmanışı esnasında cep telefonunuz çeker.  İsveçmerkezli mobil operatör firması TeliaSonera'nın sahip olduğu Ncell (Nepal'in Mobil Operatörü) kurmuş baz istasyonunu..
* Gravity filminin bütçesi 100 Milyon Dolarken, Hindistan Mars Uydusu projesinin toplam bütçesi 73 Milyon Dolardır.
* Normal kutu kola suda batarken, kutu diyet kola batmaz..
* Pasifik okyanusundaki bir adanın içindeki gölün içindeki adanın içindeki gölün içinde bir ada daha vardır.
* Paraguay bayrağı dünyadaki önü ve arkası farklı olan tek bayraktır. Ortadaki logo önde değişik, arkada değişiktir.
* Süper Mario oyunundaki bulutlarla çalılar aynı şekillere sahiptir. Bulutlar beyaz, çalılar yeşile boyanmıştır.
* Aşırı sessizlik sizi delirtebilir. Dünyanın en sessiz yeri, Orfield Laboratuarlarındaki yankı odası.  Ses dalgalarının %99.99'unu absorbe edebilen yapısı ile insanları gerçekten çok ilginç bir şekilde etkiliyor. O kadar sessiz ki, kendinizi duymaya başlıyorsunuz. Kalp atışınız, midenizden gelen sesler, nefes alış verişiniz, hatta kanınızın pompalanmasının ve akışının sesi.  Yeteri kadar vakit geçiren denekler, dengelerini kaybedip halisünasyon görmeye başlamışlar. 45 dakikadan fazla dayanansa olmamış.
* Dubai'deki Burj Khalifa gökdeleni o kadar yüksektir ki, Güneş'in doğuş ve batışını 2'şer kez izleyebilirsiniz. Burj Khalifa'nın tepesindeyeken o kadar yüksektesinizdir ki, Dünya'nın yuvarlaklığını bile farkedebilirsiniz.  Tepedeyken Güneş'in doğduğunu gördüğünüz anda hemen asansörle en alta inerseniz, havanın aslında hala karanlık olduğunu ve Güneş'in doğmadığını görebilir, tekrar deniz üstünden doğuşunu izleyebilirsiniz.
* Venüs'te 1 Gün, 1 Yıldan Daha Uzundur. Venüs'ün kendi etrafında 1 tur dönmesi Dünya zaman ölçüsüyle tam 243 gün sürer.  Güneş etrafında 1 tur dönmesi ise 224.7 gün.
* Bir kavanoz balı 3000 yıl saklayabilirsiniz.
* Tüm Internet 540 Milyar Trilyon (10 Üzeri 21) Elektron ile birbirine bağlı. Toplam ağırlıkları yaklaşık 1 çilek kadar..
* İskambildeki papazlardan sadece kupa papazının bıyığı yoktur.
* Pablo Escobar'ın uyuşturucu karteli o kadar büyüktü ki, her yıl 2500 dolarlık paket lastiği alınırdı.. Paraları tutmak için.
* Dünyada 4300’den fazla ve birbirinden farklı din vardır.
* Karaoke kelimesi Japonca kara ve orkestra kelimelerinin kısaltılmasıdır. Kara ise Japonca’da boş anlamına gelir.
* Her iki kişiden 1 tanesi en son ne zaman telefonundan ayrı kaldığını hatırlayamıyor.
* İnsanların 3’te 2’si denize çiş yaptıklarını itiraf ediyorlar. Peki denize çiş yapmak zararlı mıdır? İdrarın, yüzde 95’i sudur, bunun dışında sodyum, klorür içerir, yani sofra tuzunun içeriklerir ki bunlar zaten denizsuyunda olan maddelerdir. İdrarın deniz suyunda olmayan tek içeriği üredir. Bilim adamlarıan göre üre deniz bitkileri için besleyici bile olmaktadır.
* Dünyada köken, dil, ırk gözetmeksizin bütün yeni doğan bebekler 440 hz yüksekliğinde ve “la” notasıyla ağlar.
* 60 yaşın üzerindeki her 4 kişiden 1’inin hiç dişi yoktur.
* Dünyadaki Facebook kullanıcılarının 189 milyonu (ülke nüfusumuzun 80 milyon civarlarında olduğunu hatırlatayım) Facebook’u yalnızca telefon uygulaması olarak biliyor ve yalnızca telefondan kullanıyor.
* Türk erkeklerinin boy ortalaması 1,72, kilo ortalaması ise 75,8 kilogramdır.
* Türk kadınlarının boy ortalaması ise 1,61, kilo ortalaması ise 66,9 kilogramdır.
* Develer hiç su içmeden 3 ay boyunca çölde yaşayabilirler.
* İnsanların saçları neden beyazlar biliyor musunuz? Çünkü aslında her insanın saçı zaten beyazdır fakat saç kökünden salgılanan bir pigment saçınıza renk verir. Bu pigmentin üretimi yaşınız ilerledikçe durur ve böylece saçlarınız doğal, beyaz rekli haline döner.
* Haşlanmış yumurta besin değerleri yüksek olsa bile sindirimi de bu ölçüde enerji yakıcı olduğu için iyi bir diyet yiyeceğidir.
* Karabasan yani uyku felci hakkında bilimsel olarak çok fazla veri olmaması ilginç bir konu olmakla birlikte, bazı ekstrem kaabasanların süreleri 4-5 saati bulabilmektedir.
* Kaptan korsanların kullandıkları tek göz bandının amacı, karanlık yerlere girildiğinde karanlığa alışma süresini ortadan kaldırmak içindir.
* Denizin 10 metre derinine indiğinizde kanınız yeşil görünür. Çünkü bu seviyeden sonra kırmızı ışık dalgası bulunmaz.
* General Douglas Mac Arthur'un Batı Cephesine atanmak için yaptığı iki başvuru da reddedilmiş. Ama yılmak bilmeyen Mac Arthur üçüncü kez başvurmuş ve böylelikle tarih kitaplarına geçmeyi başarmış.
* Basketbol yıldızı Michael Jordan lisedeyken basketbol takımından atılmış.
* Winston Churchill altıncı sınıftayken sınıfta kalmış. İngiltere Başbakanı olduğunda ise, tam 62 yaşındaymış. Başbakan olduktan sonra çok kez geri adım atmak zorunda kalmış ve büyük yenilgiler yaşamış. Yaşamının en büyük başarılarını emekli olduktan sonra elde etmiş.
* Ünlü opera sanatçısı Enrico Caruso'nun anne babası, oğullarının hep mühendis olmalarını istemişler. Caruso'nun müzik öğretmeni ise, onun sesinin hiç iyi olmadığını ve şarkı söylemesinin olanaksız olduğunu söylemiş.
* Albert Einstein 4 yaşına kadar konuşamamış. Okumayı ise yedi yaşında öğrenebilmiş. Öğretmeni Einstein'ı tanımlarken şu ifadeleri kullanmış:
"Kafası çok yavaş çalışıyor. Üstelik çok asosyal ve aptalca düşlerin peşinde bir serseri. "Okuldan atıldığı için de Zürih Politeknik Okuluna kabul edilmemiş.
* Louis Pasteur üniversitedeyken vasat bir öğrenciymiş ve kimya dersinden aldığı ortalama not ise, 22 üzerinden 15'miş.
* Blue Book Mankenlik Ajansı'nın yöneticisi olan Emmeline Snively 1944 yılında Norma Jean Baker'e (Marilyn Monroe), "Bence sen ya sekreterlik yap ya da evlen; bu işi başaramazsın" demiş.
* Decca plak şirketi, ünlü İngiliz rock grubu Beatles ile çalışmayı reddettiğinde şöyle bir açıklama yapmış:
"Tarzlarından hiç hoşlanmadık. Onlardan çok daha iyi gruplar var."
* Grand Ole Opry'nin menajeri Jimmy Danny 1954 yılında ilk performansından sonra Elvis Presley'i işten kovmuş. Presley'e ise şunları söylemiş:
"Hiçbir işe yaramazsın, oğlum. Sen giт kamyon sürücülüğüne dön!"
* Alexander Graham Веll 1876 yılında telefonu icat ettiğinde, kimse telefonu kullanmak istememiş. Başkan Rutherford Hayes ise bu konuda şunları dile getirmiş:
"Çok gülünç bir buluş. Böyle bir aleti kim kullanır ki?"
* Thomas Edison elektrik ampulünü icat ettiği zaman, ampulü çalışır hale getirebilmek için 2000'in üzerinde deney yapmak zorunda kalmış. Bir gazeteci kendisine bu kadar başarısızlığa uğradıktan sonra neler hissettiğini sorunca, onu şöyle yanıtlamış:
"Hiç başarısızlığa uğramadım ki. Ben elektik ampulünü icat ettim ve bu icat sadece 2000 aşamalı bir süreçti. "
* İşitme kaybı geçen yıllarla giderek artan Ludvig Van Beethoven, 46 yaşında tamamen sağır olmuş. Ancak, en büyük bestelerini - bu besteler arasında beş önemli senfoni vardır - yaşamının son yıllarında yapmış.
* Bence dünya pazarında ancak 5 bilgisayara yer var. "(Thomas J Watson, IBM, Yönetim Kurulu Başkanı. ) * Telefon denen bu aletin o kadar çok eksiği var ki, ona bir iletişim aracı demek ciddiyetten uzaktır. Bu aletin bizce hiçbir değeri yoktur. (Western Union dahili memorandum, 1876) * Aktörlerin konuşmalarını kim duymak ister ki?" (H. M. Warner, Warner Brothers, 1927) * Onların soundunu sevmiyoruz, zaten gitar müziğinin de modası geçiyor. "(1962 de the Beatles'ı reddeden Decca Kayıt Şirketi. ) * Biz de Atari firmasına gittik ve, ‘Hey, bizim harika bir şeyimiz var, sizin bazı parçalarınızı bile imal edebiliriz. Bize parasal kaynak olmaya ne dersiniz? Ya da onu size verelim. Biz sadece onu yapmak istiyoruz. Maaşımızı ödeyin, sizin için çalışalım.' ‘Hayır', dediler. Sonrada Hewlett - Packart'a gittik. Onlar da, ‘Hey, size ihtiyacımız yok. Siz daha üniversiteyi bile bitirmemişsiniz, ' dediler. "(Apple Computer Inc. kurucusu Steve Jobs, Steve Wozniak'la birlikte tasarladıkları kişisel bilgisayarı, Atari and H-P'ye götürdüklerinde) * Petrol çıkarmak için kuyu açmak mı? Yani toprağı delip petrol aramaktan mı söz ediyorsun? Sen delisin!" (Edwin L. Drake 1859'da bazı kuyu açıcılara iş teklifi götürdüğünde, onlar ona bu cevabı vermişlerdi. ) * Gelecekteki bilimsel ilerlemeler ne olursa olsun, insanlık Ay'a asla ulaşamayacaktır." (Dr. Lee De Forest, vakum tüpünün kaşifi ve televizyonun babası. ) * Keşfedilebilecek her şey keşfedilmiş bulunuyor. "(Charles H. Duell, commissioner, U. S. Office of Patents, 1899) * Lokomotiflerin posta arabalarından iki kat daha hızlı gidebileceği hakkında beslenen kanaatten daha saçma ne olabilir?" (The Quarterly Review, England (March 1825) * Ameliyatlarda acının dindirilmesi aptalca bir hayaldir. Onu aramaya çalışmak saçmalıktır. Ameliyatlardaki bıçak ve acı hastaların zihninde ebediyen birlikte yaşayacak iki kelimedir." (Dr. Alfred Velpeau (1839) French surgeon) * İnsanların Ay'a seyahat edebileceklerini düşünmek, fırtınalı Kuzey Atlantik Okyanusunu buharlı gemiler kullanarak geçebileceklerini düşünmek gibidir. " (Dr. Dionysus Lardner (1838) Professor of Natural Philosophy and Astronomy, University College, London) * Ay'a roket göndermek gibi aptalca bir fikir, habis uzmanlaşmanın düşünceye karşı kapıları sımsıkı kapalı hücrelerde çalışan bilimcileri hangi saçma noktalara götürebileceğinin bir örneğidir." (A. W. Bickerton (1926) Professor of Physics and Chemistry, Canterbury College, New Zealand) * Paris sergisi kapanınca elektrik ışığı da sönecek ve artık ondan hiç söz edilmeyecek. "(Erasmus Wilson (1878) Professor at Oxford University) * İyi bilgilenmiş kimseler bilirler ki, sesi teller üzerinden nakletmek imkansızdır, bu mümkün olsa bile böyle bir şeyin pratik bir değeri olamaz. "(Editorial in the Boston Post 1865) * Geçen yıl hiç bir radikal gelişme ortaya çıkmamış olmasından anlaşılıyor ki otomobil gelişiminin son noktasına pratik olarak ulaşmıştır. "(Scientific American, Jan. 2, 1909) * Havadan hafif ve uçabilen makineler imkansızdır. "(Lord Kelvin, ca. 1895, Biritish mathematician and physicist) * Radyonun geleceği yoktur. "(Lord Kelvin, ca. 1897) * Televizyon teorik ve teknik olarak mümkün olsa bile ben onun ticari ve finansal bakımdan imkansız olduğunu ve geliştirilmesi için çok fazla zaman harcamamak gerektiğini düşünüyorum. "(Lee DeForest, 1926 American radio Pioneer) * ENIAC'ın üstündeki hesap makinesi 19,000 vakum tüpüyle donatıldığına ve 30 ton geldiğine göre, gelecekteki bilgisayarlarda belki de sadece 1,000 vakum tüpü bulunabilir ve onlar 1,5 ton ağırlığında filan olabilir."(Popular Mechanics, March 1949) * Herkesin evinde bir bilgisayar bulunmasının gereği yok. "(Ken Olson, 1977, President, Digital Equipment Corp. ) * Nükleer enerjinin bir gün elde edilebileceğine dair en ufak bir gösterge bile bulunmuyor. Bu, atomu istediğimiz gibi parçalayabileceğimiz anlamına gelirdi. "(Albert Einstein, 1932)
Günün birinde bir adamın, akşam, patronla yemeği varmış. Adam takım giysisine çok güzel ve görkemli bir kravat almak istiyormuş. Bir mağazaya gitmiş. Yanına bir kadın yaklaşmış ve sormuş:
- "Ne arzu etmiştiniz efendim?"
Adam:
- "Bir kravat alacaktım."
Kadın:
- "Bizde müşteriyi memnun etmek esastır kravatlarımız 2. kattadır."
Adam 2. kata çıkmış ve kadına:
- "Bir kravat istiyorum." demiş.
Kadın sormuş:
- "Kravatınız renkli mi olsun, yoksa siyah beyaz mı?"
Adam:
- "Renkli olsun" demiş.
Kadın:
- "Bizde müşteriyi memnun etmek esastır. Lütfen bir kat yukarı çıkın." demiş.
Adam 3. kata çıkmış ve kadına:
- "Ben renkli bir kravat istiyorum." demiş.
Kadın:
- "Kravatınız renkli ve üstünde çizgiler mi olsun, yoksa renkli ve üstünde çiçekler mi?" demiş.
Adam:
- "Çiçekler olsun" demiş.
Kadın:
- "Bizde müşteriyi memnun etmek esastır. Lütfen bir kat yukarı çıkın." demiş.
Adam 4. Kata çıkmış ve kadına:
- "Renkli ve desenleri çiçekli olan bir kravat istiyorum." demiş.
Kadın:
- "Kravatınızdaki çiçeklerin fonu koyu renk mi, açık mı olsun?" demiş.
Adam:
- "Açık renk olsun." demiş.
Kadın:
- "Bizde müşteriyi memnun etmek esastır. Lütfen bir kat yukarı çıkın." demiş.
Adam renkliydi, açıktı, koyuydu, çizgiliydi, fonu açıktı, maviydi, sarıydı derken 36. kata ulaşmış ve sinirli bir halde istediği kravatın özelliklerini saymış.
Kadın:
- "Alacağınız kravat bu giysinizin üstüne mi olacak, yoksa başka bir giysinizin üstüne mi?" diye sormuş.
Adam:
- "Evdeki bir takımımın üstüne" demiş.
Kadın:
- "Bizde müşteriyi memnun etmek esastır, eğer vereceğimiz kravat takımınızın üstüne olmazsa, bu bizim disiplin kurallarımızı uymaz. Lütfen evdeki giysilerinizi getirin." demiş.
Adam sinirli bir halde asansöre doğru yürürken, asansörün içinden yarı çıplak bir adam çıkmış ve demiş ki:
- "Bu popom, bu da klozet kapağım. Lütfen verin artık şu tuvalet kağıdını."
Kars tren garinda Istanbul'a hareket etmek üzere Dogu Ekspresi hazir beklemektedir. Kayseri'li is için geldiği Kars'tan dönmek üzere trene biner ve kompartmanini bulur. Içeride iki tane 45-50 yaslarında adam ve birde 20 yaslarında genç vardir. -"Selamun Aleyküm" diyerek Kayseri'li içeri girer. Içerdekiler; -"Aleyküm Selam" derler. Kayseri'li yerine oturur ve bir süre sonra tren hareket eder. Yolculugun basinda hiç kimse konusmamaktadir. Yalniz genç çocuk biraz sikintilidir. Orta yaslilardan birisi çocugun bu halini görür ve laf atar. -"Hayrola genç senin bir derdin mi var?" Çocuk dayanamaz baslar anlatmaya:
- "Ya abi ben Istanbul Üniversitesinde öğrenciyim. Yari yil tatili için köyüme geldim. Zavalli anam beni okutabilmek için kötü yola düsmüs. Kadini o halde görünce çok canim sikildi. Üzüldüm" der. Bu sefer soruyu soran adam çocugu teselli etmek için söze baslar. -"Bak aslanim ananla iftihar et kadincagiz seni okutabilmek için nelere katlaniyor. Ben falanca yerin genel müdürüyüm. Anacigim beni okutabilmek için her gece pavyonlarda konsomatrislik yapardi. Üzülme" der. B u sefer öteki orta yasli adam lafa karisir. -"Yavrum gördün iste analik hakkı ödenmez. Beyefendi doğru söylüyor ben ki filanca şirketin patronuyum anam beni okutabilmek için her gece kendini satardi. Bosver" der. Tabiki Kayseri'nin de konusmasi lazım. Elini cebine atar ve bir uzun Samsun paketi çikartir. Diğerlerine ikram ederek söyle der:
- "Yakin lan orospu cocuklari birer tane...."
* Kendi yapabileceğiniz, fakat astlarınıza da yaptırabileceğiniz ufak tefek işleri, mutlaka astlarınıza yaptırın. (Yaptığı işi yine beğenmeyin.) * Onları yanınıza çağırıp acil iş vereceğiniz vaktin, mesai bitimine 5 dk. kala veya öğle arası olmasına dikkat edin.
* Fırça atacak bir bahane bulduğunuzda fırsatı sakın kaçırmayın.
* İşiniz icabı firmada olmayacağınız günlerde, gitmeden onlara zor görevler verin ve geldiğimde tamamlanmış olsun deyin. Gittiğinize sevinemesinler.
* Her ofise bir yazıcı değil, her kata bir yazıcı tahsis edin.
* İşinize yaramasa bile astlarınızdan hazırlaması zor raporlar isteyin.
* Size sunulan rapor ne kadar özenle hazırlanmış olursa olsun eksik tespit edin ve beğenmediğiniz kısımlarına çizik atın.
* Asla astlarınıza özel hayatınızdan bahsetmeyin. Onların yanında sürekli işten bahsedin.
* Günaydın, iyi akşamlar derken bile ses tonunuz donuk olmalı.
* Astlarınızın yaptığı işleri beğenmeme yönünde tavır alın.
* Size espiri yapıp da havayı yumuşatmak isteyenlere tebessüm etmeyin.
* Onlara zor görevler verin ve gerçekleşmesi için kısa vakit tanıyın.
* Bir işi bitirmeden başka bir iş daha vermeye çalışın.
* Şikayetlenirlerse yaptığı işin basit birşey olduğunu ima edin.
* Toplantılarınızda bitirilmiş işlerden değil bitirilmemiş işlerden bahsedin.
* Pazartesi günü öğleden önce toplantı yapın, bitiremedikleri işler için neden cumartesi pazar bitirmediniz diye sorarak ücretsiz fazla mesaiye alıştırın.
* Firma dışında olduğunuz zamanlarda telefonla hesap sorun.
* Onlara verdiğiniz işin daha pratik çözüm yollarını bilseniz bile onlara söylemeyin. Kendileri uğraşıp bulabiliyorlarsa bulsunlar.
* Doldurmasını istediğiniz tablo türünden boş raporları kağıt olarak verin, elektronik ortamda geri isteyin. Uğraşıp aynı tabloyu bir daha çizsinler.
* Astlarınız "müsaitseniz felan iş konusunda görüşecektim" gibi birşey sorduğunda müsait olsanız bile meşgulmüş gibi onu biraz bekletin.
* Hediye vermek isterlerse kabul etmeyin.
* Sizden izin isterlerse sebebini sorun ve izin verseniz bile zorluklar çıkartın ki bir daha izin isterken iyice bir düşünsün.
* İzin isteme sebebine göre mümkünse izin kağıdına yazdığı tarihten başka bir tarihe izin verin ki belki başka bir firma ile randevulaşıp iş görüşmesine gidiyordur.
* İzin isteme sebebi belgelenebilecek bir şeyse (para çekme, doktora reçete yazdırma gibi) izin dönüşü o belgenin fotokopisi isteyin.
* Satışlar iyi gitse bile sürekli kötüymüş gibi bir hava verin.
* Zam verme konusunda yetkiniz varsa zam isteyenlere vasıflarındaki eksikliklerden (ileri düzey ing. Sertifikası vs.) bahsedin. Önce o vasfı kazanması gerektiğini söyleyin.
* Astlarınızdan birine verdiğiniz bir işi bazen ötekine de verin ki, aynı işi ayrı ayrı yaptıklarını anladıklarında sizin onlara pek güvenmediğinizi anlasınlar.
* Astınızı oturuyor gördüğünüzde "felan iş ne oldu bak ta gel gibi" bir soruyla onu yerinden kaldırın.
* İki astınızı iş dışında konuşuyor olduğunu hissettiğinizde yanınıza çağırıp "felan acil iş sonuçlandı mı?" gibi sorularla onu rahatsız edin.
* Boş kadro oluştuğu zaman yeni eleman hemen almayın. Diğer personel işleri yürütüyorsa gözlemleyin ve sessiz kalın. İşler  yürüyorken niye bir kişi alıp maaş veresiniz ki. Bırakın boş kadroya rağmen işleri yürüten diğer personel belki kendilerinin makamı arttırılır diye idealist çalışsınlar. Ümitvar olmaları, çalışmaları için güzel birşeydir.
* Eğer boş kadroya eleman alma zorunlu hale geldiyse yine de aceleci olmayın. Biriken işleri yeni eleman iş bulmanın sevinci içinde yapar nasıl olsa.
* Eğer boş kadro müdür veya şef pozisyonunda ise yeni aldığınız kişiyi "sorumlu" sıfatıyla işe alın ama müdür veya şefin tüm sorumluluklarının hesabını ona sorun. Böylece aynı görevi yapan kişiye hem daha az maaş verirsiniz. Hem de haddini ona bildirmiş olursunuz.
* Eğer sorumlu sıfatındaki kişi kendisinin neden sorumlu diye geçtiğini sorarsa daha yeni işe girdiğini hemen aceleci davranmaması gerektiğini zamanı gelince yapılacağını söyleyin. O zaman belki hiç gelmeyecektir ama bırakın ümitvar olsun.
* Zam dönemi geldiğinde işi ağırdan alın. 2 veya üç ay sallayın. Soranlara konunun henüz görüşülmediğini, geçmiş ayların farklarını sonradan alabileceklerini ima edin. Ama geçmiş ayların farklarını vermeyin.
* Firmanızın araç park bölgesi varsa astlarınızın arabalarını oraya park etmelerini yasaklayın. Bunu direk siz söylemeyin. Güvenlik görevlisine talimat verin.
* Firma içerisinde yapılmaması gereken davranışları yazılı olarak tebliğ edin ve imza alın.
* Astlarınızla telefon görüşmelerinde telefonu siz kapatmadığınız sürece onların kapatmaması gerektiğini prensip edinin. Belki o söyleyeceklerinizi bitirdiniz sandı ama sizin aklınıza başka bir konu geldi. Ya da başka bir talimat daha vermesin diye kasıtlı yaptı.
Eğer sizden önce kapatırlarsa tekrar arayıp neden önce kapattığının hesabını sorun.
* Bir astınıza bir talimat vereceğiniz zaman telefonla görüşüyorsa telefonu "sonra tekrar ararım" deyip kapatmasını, sizi bekletmemesini sağlayın.
* Mesai bitiş saati bile olsa ayrılmadan size haber vermeleri gerektiğini prensip edinin. Haber verdiğinde ise felan iş ne oldu gibi rahatsız edici sorular sorun.
* Haftasonu tatilinde siz firmada iseniz, astınızın evini veya cebini arayacak bir bahane bulunuz. Direk siz görüşmeyin başkasına aratın ve hemen firmaya gelmesi gerektiğini kendisine bildirin. Ya gelecektir ya gelemeyecektir yada kasten gelmeyecektir. Ama her halukarda keyfi kaçacaktır.
* Astınız senelik izinde iken siz çalışıyorsanız onu rahatsız etmenin vakti gelmiş demektir. Onu arayarak falan dosyayı nereye kaldırdın veya nereye kaydettin gibi sorularla hedefi vurunuz.
* Arada bir "ekibimden memnun değilim" gibi sözlerle egolarının damarına basınız.
* Elemana ihtiyacınız olmadığı zaman gazeteye "eleman alınacaktır" ilanı veriniz ama ilanda firma adı olmasın. Müracaatlar felan nolu posta kutusuna yapılacaktır diye yazdırın. Sizin elemanlardan müracaat edenleri tespit edip, yanınıza çağırın ve başvurusunu kendisine iade edin.
* Telefonlara 1 dk. dış hat sınırı koyun. Vakti aşınca otomatik kesilsin.
* Firmanızın muhtelif yerlerine kamera döşetin. Uygunsuz davranışları ekrandan tespit ettiğinizde telefonla anında arayıp uyarın ki gözlemlendiklerini anlasınlar.
* Sizden önce firma personele ikramiye veriyor idiyse önce ikramiyeleri maaşlara eşit dağıtın. Sonra maaşlar yüksek diyerek zam döneminde zam yapmayın.
* Firmanızda bilgisayar ağının server'ından kim hangi sitelere girdiğini kontrol ettirin. Uygunsuz sitelere girenlere uyarı yazın.
* Faks cihazından kim nerelere ne çekmiş raporu alın.
* Santralden hangi iç hat nereleri ne kadar aramış raporu alın.
* Bant, makas, kağıt gibi malzeme alım talep fişlerindeki öğeleri çizin veya miktarı azaltın. Sonra imza atın.
* Fazla mesai yapan büro personeline ücret zaten vermiyorsunuz ama devamsızlık veya mazeret izinlerinin ücretini maaşından kesin.
* Avans zaten vermiyorsunuz ama zaruri isteyenler olduğunda dilekçe ile başvuru isteyin.
* Tarafınıza yazılan dilekçelerde imla hataları bulun ve iade edip tekrar yazdırın.
* İşyerinde kahvaltıyı yasaklayın.
* Mesai başlama saatinde ortalıkta dolanın ve bakışlarınızla vaktinde işe başlayıp başlamadıklarını kontrol edin.
* Aynı şeyi mesai bitimine yakın herkesin gevşediği zamanlarda da yapın.
* Yemek saatinde yemekhaneye biraz erken girin. Erken yemek almak isteyen uyanıklar karşılarında sizin ekşi suratınızı görsünler.
* Kendinize sekreter mutlaka alın ama ayrıyeten firmaya santralci almayın. Bekçi boş boş oturuyor nasıl olsa o bağlasın telefonları.
* Bekçi demişken aklıma geldi. Arabanızı bekçiye yıkatın, sildirin. Nasıl olsa canı hep sıkılıyor. Ne diye yıkama servisine para veresiniz.
* Firmaya giriş ve çıkışlarınızda bekçiye asker selamı verdirerek egonuzu okşayın.
* Sigorta primlerini eksik gösterin, hatta bazı dönemler hiç yatırmayın.
* Hesapta para olsa bile maaşları gününde yatırmayın. Bırakın biraz repoda değer kazansınlar.
* Vergi iadesi, nema gibi paraları personele geç ödetin. Bırakın onlar da değer kazansın.
* Herşey yolunda giderken bile ortamı gerecek bir konu veya bir kurban bulun.
* Mesai bitiminde servislerin tamamı birden talimat almadan kalkmasın. Servisleri vaktinde kaldırmamak için servise binmesi gereken birilerini oyalayın ve servislere birazdan geliyor deyin. Servis araçlarını bir süre beklettikten sonra oyaladığınız kişi gelemeyecek diye servisleri gönderin. Hem servisler geç kalksın hem oyalayıp iş verdiğiniz personel servise binemesin.
* İş başvurusu görüşmelerinde işe almaya karar verdiğiniz personele o an için çok iyi davranın. İşe girince de feleği şaşsın.
* İşe almamaya karar verdiğiniz görüşmeciye ise kök söktürün. Ama biraz ümit verin. Sonradan ise başvurunuz kabul edilmemiştir diye bir bildirim yapmayın. Ümit içinde bekleyip dursun. Eğer o kişi sizi ararsa görüşmeyin. Değerlendiriliyor deyin.
* Astlarınıza önemli tecrübelerinizi anlatmayın ki size alternatif olmasınlar.
* İşe alacağınız astınızın özgeçmişi kabarık ise işe almayın ki o da size alternatif olmasın.
* Çözebileceğiniz sorunlar çoksa ve tecrübelerinizle kısa sürede çözebilecek olsanız bile bunu zamana yayarak yavaş yavaş çözün. Çünkü varlık sebebiniz sorunlardır. Onları çabuk çözerseniz artık size ihtiyaç yokmuş fikri oluşabilir.
* Sorunlar biterse kendiniz sorun yaratın ve onu çözün.
Genç bir yönetici, yeni Jaguar marka arabası içinde kurulmuş, biraz da hızlıca, bir mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle, dikkatini daha çok yol kenarına vermişti. Bir şeyin yola fırladığını görünce, hemen fren yaptı ama aracı durana kadar geçen mesafede, yola çocuk fırlamadı. Bunun yerine, yepyeni arabasının yan kapısına büyükçe bir taş çarptı. Adam hızlıca gaza yüklendi ve taşın fırlatıldığı boşluğa doğru geri gitti.
Sinirlenmiş olan genç adam, arabasından fırladı ve taşı atan çocuğu kaptığı gibi yakında park etmiş bir arabanın gövdesine sıkıştırdı. Bunu yaparken de bağırıyordu:
- "Sen ne yaptığını sanıyorsun serseri? Bu yaptığın ne demek oluyor? O gördüğün yepyeni ve pahalı bir araba ve attığın o taşın mahvettiği yeri düzelttirmek için kaportacıya bir sürü para ödemek zorunda kalacağım. Neden yaptın bunu?"
Küçük çocuk üzgün ve suçlu bir tavır içindeydi:
- "Lütfen amca, lütfen kızmayın. Ben çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim, bilemedim. Taşı attım, çünkü işaret etmeme rağmen diğer arabalar durmadı."
Çocuk, gözlerinden akan yaşları elinin tersiyle silerek, park etmiş bir aracın arkasına işaret etti:
- "Abim orada. Yokuştan aşağı yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü ve ben onu kaldıramıyorum."
Çocuğun şimdi hıçkırıklardan, omuzları sarsılıyordu ve şaşırmış olan adama sordu:
- "Onu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturtmama yardım edebilir misiniz? Sanırım abim yaralandı ve benim için çok ağır."
Genç yönetici, ne diyeceğini bilemez halde,  boğazındaki düğümden yutkunarak kurtulmaya çalıştı. Yerde yatan sakat çocuğu kaldırıp, tekerlekli sandalyesine oturttu. Cebinden temiz ve ütülü mendilini çıkarıp, çeşitli yerlerinde oluşmuş ve kanayan yara ve sıyrıkları dikkatlice silmeye çalıştı. Bir şeyler söyleyemeyecek kadar duygulanmış olan genç adam, abisinin tekerlekli sandalyesini iterek yavaş yavaş uzaklaşan çocuğun ardından bakakaldı. Jaguar marka arabasına geri dönüşü yavaş yavaş oldu ve yol ona çok uzun geldi. Arabanın yan kapısında, taşın bıraktığı iz derin ve net görülür şekildeydi ama adam orayı hiç bir zaman tamir ettirmedi. Oradaki izi, şu mesajı unutmamak için sakladı:
- "Hiç bir zaman yaşamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek için birilerinin taş atmasına mecbur kalacağı kadar hızlı geçme.
Tanrı ruhumuza fısıldar ve kalbimizle konuşur. Bazen, onu dinlemek için vaktimiz olmuyorsa, bize taş fırlatmak zorunda kalır. Fısıltıyı dinle veya taşı bekle. Seçim senin."
Büyük şirketlerden birinin patronu, bilgisayar sistemleriyle ilgili önemli bir arızanın acilen giderilmesi için bilgisayar mühendislerinden birinin evine telefon etmesi gerekir. Adamın evine telefon eder ve karşı taraftan fısıldayan bir çocuk sesi:
- "Alo" der.
Bu kadar önemli bir konuyu bir çocukla konuşmak istemeyen patron sorar:
-  "Baban evde mi?"
Çocuk fısıldayarak cevap verir:
- "Evet"
Patron sorar:
- "Onunla konuşabilir miyim?"
Çocuk fısıldayarak cevap verir:
- "Hayır"
Patron şaşırarak:
- "Peki annen evde mi?"
Çocuk fısıldayarak:
- "Evet"
Patron:
- "Peki onunla konuşabilir miyim?"
Çocuk yine fısıldayarak:
- "Hayır"
Patron çocuğun cevapları karşısında şaşırır ve en iyisinin bir büyükle konuşmak olacağını düşünerek sorar:
- "Orada başka kimse var mı?"
Çocuk fısıldayarak:
- "Evet bir polis memuru var"
Mühendislerinden birinin evinde polisin ne işi olduğuna anlam veremeyen adam sorar:
- "Memur beyle konuşabilir miyim?"
Ufaklık:
- "Hayır şu anda meşgul"
İyice meraklanan patron:
- "Neyle meşgul?"
Çocuk fısıldayarak cevaplar:
- "Annemle, babamla ve itfaiyeci amcalarla konuşuyor"
Meraklanan ve endişelenen patron, telefondan gittikçe artan bir gürültü duyar:
- "Bu ses de ne? diye sorar.
Çocuk hala fısıldayarak:
- "Bir helikopter" der.
Panikleyen patron:
- "Neler oluyor orada" diye sorar.
Çocuk hala fısıldayarak:
- "Arama kurtarma timi geldi"
Patron endişeli ve neler olduğunu bilmemenin kızgınlığı içinde:
- "İyide neyi arıyorlar?"
Küçük çocuk hala fısıldayarak ve kıkırdayarak cevap verir:
- "Beni."
Güneşli, hafif rüzgarlı bir sonbahar günüydü. genç adam, arkası dönük olduğu halde; pencereden dışarıyı eyrediyordu.
"Yaprakların dökülüşlerini görüyor musun?" dedi, duygu yüklü bir ifaşöyle. Sonbahar, dışarıda hükmünü icra ediyordu. Karşıda ki tek katlı evin avlusunda, şemsiye şeklindeki erik ağacının sararmış yaprakları rüzgarın etkisi ile havada daireler çüzerek uçuşuyorlardı. "Bilir misin?
Her yaprağı koruyan bir melek varmış. O bırakmadıkça yere düşmezlermiş.
"Pencerenin önündeki akasya ağacının yaprakları hala yeşil ve zinde gözüküyordu. Ardıç ağacı, yaprağını dökmemenin gururuyla bir minare şeklinde yükseliyordu. Yeşilliğinin bütün ihtişamı üzerindeydi.
Üniversitenin bahçesinde kavak ağaçları yapraklarını dökeli çok olmuştu.
Caddeden; el ele, kol kola, kızlar, erkekler gelip geçiyordu. "Sen, akıllı ve zeki bir kıza benziyorsun. "Beklemediği iltifat hoşuna gitmişti. Dinledi ve beklemeye geçti. Her iltifatın arkasından genellikle bir istek geldiğini bilirdi. "Bana hatıralarını yazar mısın?"
"Bir genç kızın hatıraları ne olabilir ki? Hem bunu neden istiyorsunuz?"
" Hikayeni yazmak istiyorum. "
" Hiç düşünmedim. Hayır, Hayır, yapamam. "
"Fevkalade yapabilirsin. Hem itiraz da istemiyorum"
Genç adam, döndü ve bilgisayarın tuşlarına dokunarak; wordu açtı. Earana iri bir başlık atmıştı. "adı da, "Taşradan Gelen Çiçek"olsun. İsim çok güzeldi. genç kız; içinden birkaç kez tekrarladı. "Taşradan Gelen Çiçek"
"Taşradan Gelen Çiçek"Bu sanki kendini anlatıyordu. Bu nasıl olurdu?
Genç adamı yeteri kadar tanımıyordu. Bilgili birine benziyordu.
Bakışları ve sözleri insanın içine işliyordu. Yanındayken bir şey yazmadı. Gitmesini bekledi. Uzun süre kalmadı. İşleri vardı gitti. Büro genç adamın olmasına rağmen; arada bir işi oldukça uğruyordu. Hiç düşünmediği halde; bu emre itaat etmek istiyordu. İşe alırken katı kurallar koyan ve sert konuşmaları olan bu insanı; fazla tanımıyordu.
Görünüşü saygı duyulmayı telkin ediyordu sanki. İlk gün onu, çok sert ve katı kuralları olan, anlaşılması imkansız biri olarak görmüştü.
İnsanları anlamak için sadece görüntü yetmezmiş. Meğer hiç deşöyle biri değilmiş. Annesi, insanları çekiniçecek birer mahluk olarak göstermişti.
Hepşöyle anlatmıştı. Duyguları, akıldan öne geçiyordu. Duygularının kendini yanılttığını anladı. Babacan tavırları karşında; ona olan sevgi ve saygısı her geçen gün biraz daha artıyordu. İçinden " Hatıralarımı niçin yaİmamı ister ki? Hikayeni yazmak istiyorum demişti ya. O, bir yazar mıydı ki? Daha önceleri, İsmini hiç durmamıştı. Acaba, hiç kitap yazmış mıydı? Veya başka bir sebeple istiyor olabilir miydi?
Yazacaklarımı bir başka amaçla kullanabilir miydi?"Ardı arkası kesilmeyen sorular aklını kurcaladı durdu. Nereden ve nasıl başlayacağını da bilemiyordu? Her şeye rağmen denemekle ne kaybederdi ki? Bu isteği, reddedemedi. Başladı ve bir kaç satır yazıp bıraktı.
"Oturduğumuz köy, bir dağın eteğinde ve önünde koca bir ova uzanıyordu.
Her yıl erken bastaran kar, yorgan döşek hasta gibi yatardı. bağıra hatta yaza kalırdı. Hiç kalkası gelmezdi. Dağların ve taşların karla kaplı olduğu bir günde doğmuşum. Günün anısına adımı "Kardelen"koymuşlar. Kaderlerimizin benzer oluşundan mı? İsimlerimizin benzer oluşundan mı? Bilmiyorum ama adımı taşıyan kardelen çiçeklerini bir ayrı seviyorum. Kışın ortasında kara inat kaç altından boylarını uzatırlar. Parlayan güneşin altında nazlı nazlı boyun bükerler. Ak rengini kardan alırlar. kaç suyu ile beslenir. Soğuğa ve gecelerin ayazına dayanırlar. Katlanmayı bilirler. Sevgiye, sevince ve bağıra müjdeci olurlar. Dağlarda ve kırlarda yetiştiklerinden dolayı kardelenler taşralıdırlar. Bunun için utangaçtırlar. Usul erkaç bilmezler. Bir bakıma çekingenliğin ve utangaçlığın sembolüdürler. O, hep yalnızdır. O, hep yok ve acılı günlerde vardır. Bahar geldiğinde, tabiat renkten renge girdiğinde de yine yalnızdırlar. Çiçekler, toprağın zindanından daima yağmurun ipine tutunarak çıkarlar. Kardelen, karlı sarp ve buzlu yüksek tepelerde açan mucize çiçektir. Sarp ve yüksek tepeler onun vatanıdır. Bazen en yakın yeşillik bile çok uzaklardadır kardelen için. Işığa, güneşe sevdalıdır yaratılandan beri. Cılız bir ışık, küçük bir umut görse kırar buzları, eritir karları kardelen.
Işığa, aydınlığa ulaşmayı kafaya koymuştur bir kere. "
"Kardelen şubat ayında karları delerek kendini gösteren soğanlı çiçeklerdendir.
Türkiye`de Toros dağlarında doğada kendiliğinden yetişmekte ve soyu giderek tükenmektedir. Kardelenin ince ve küçük yaprakları vardır. Beyaz çiçekleri damlacıkları andırır. Karın zorlu baskısını ve ağırlığını delip yüzeye çıkarlar. Bu narin çiçek, bu nitelişöyle bizim yurtdışında çeşitli zorluklarla boğuşarak hayata yükselen çocuklarımızı benzerler.
Bağıra ait ne varsa, yaşama ait ne varsa, alıp götürecek karlar altındaki ak sinesinde saklayacak toprağın. Karakış kara toprağın bağrında büyütünceye kadar ümitleri, koruyacak tohumları. Ve sonra yeniden Yüce adaletin söz sırasını ona vereceği ana kadar toprak annelik edecek ak saçlarıyla, yeşerecek ümitlere. Yeni muştulara gebe bahar gelsin, toprak filizlerini büyütsün diye. Kalp ateşinin sıcaklığında konaklasın. Gönüllerin misafiri olsun, filizlenip boy vereceği bir sine buluncaya kadar. İşte son yapraklarını da toprağa veriyor ağaçlar, yavrusunu cennetlere yolcu eden anne hissiyatıyla. "Birkaç gün sonraydı.
Genç adam; "yazamaya başlaya bildin mi?" diye sormuştu. Kardelen, imtihan ediliyormuş gibi bir mahcubiyet içerisinde "sadece birkaç satır"
Diyebildi. Yazıyı açtı. Evet, yazılan azdı. genç adam, yüreklendirmek ve cesüretlendirmek için; "Bir insanın hatıralarını yazması aslında fevkalade bir şey. İçini birilerine dökerek; rahatlar. İnsanın yaşamı boyunca sır tutabilen gerçek dostu bir elin parmaklarından daha azdır.
Ama kalem ve defter dinler. Yazılanları saklar. Anlattıklarına asla ihanet etmez. "Sözleri onu yüreklendirmişti. Sonra, yazmaya devam etmişti. " dedem erişmiş bir adammış. Babamsa dini bütün, yiğit bir adammış. Ceketini, bahçede ağaca astığında Hacı Ali Musa, evde diye çekinirlermiş. Çok yakışıklı ve bakımlı bir adammış. Çok güzel sesi varmış Köyde üstüne güzel kaval çalan olmazmış. Bekarlığında köyün genç kızları aşık olmak için yarışırlarmış. Unutamazlarmış. Merhametliymiş.
Seveni çokmuş. Yardım ve ihsan etmeyi severmiş. En büyük amcam, annem gelin olmadan kanserden ölmüş. Üç halam olmasına rağmen; genç yaşta ölmüşler. Babamsa, dedemlerin son çocuğuymuş. "
"Rahmetli olan babamın yüzünü hiç hatırlamıyorum. Öldüğünde çocukmuşum. Baba sevgisinin, babanın ne olduğunu bilemedim. babasız büyümenin zorluklarını, güçlüklerini, babasız olanlar daha iyi bilirler. Evin son çocuğuyum.
Önümde bir ağabeyim ve iki ablam vardı. Hayatın acımasızlıklarına bizim için katlanan dul bir kadın ne kadar başarılı olabilir? Kolay mıydı?
Genç yaşında dul kalmak. Bir kadının; evin hem erkeği hem de hanımı olmak. Her insanın cesaret edemeyeceği bir sorumluluktu bu. Ama şöylesin ki iş başa düşmüştü. Ne yapabilirdi? Evlenip çocuklarını ortada mı bırakmalıydı? şöyle yapan çok değil miydi? Ama benim annem annelerin en fedakarıydı. "
"Oturduğumuz ev amcamların eliyle bitişikti. Taşlarla örülmüştü. Çamurdan sıvalı iki katlı bir evdi. Babağırahmetli oldukçan sonra; amcam adeta Azrail kesilmişti. Babam sağken bile; babamı kıskanırdı. Ama babamın yiğitliği karşısında hiçbir şeye cesaret edemezdi. Annem güzel bir kadındı. Dört çocuğu olmasına rağmen; genç bir kızdan farksızdı. Annemi tehdit ediyordu. Evli ve çocukları olmasına rağmen; "ya benimle evlenirsin ya da defolup babanın evine gidersin"
Diyordu. Annem bu gözü dönmüş, amcamdan çok korkuyordu. Biz olanları sadece Yaşlı gözlerle seyrediyorduk. Elimizden bir şey gelmiyordu. Babam hayattayken evimizden çıkmayanlar, sürekli babamın yanında olanlar;
Artık yoktu. Ne olmuştu. Değişen neydi? Akrabalarda sadece bize üzülmekle yardım ettiklerini sanıyorlardı. "
"Biz de; amcamı gördüğümüzde kaçacak delik arardık. Kendinden nefret ettirmişti.
Korkumuzdan dışarıya çıkamıyorduk. Annem; ahıra kapıdan gidemiyordu.
Evimizin salonundan ahıra inen bir kapı açmıştı. Bu kapıya, merdiven dayadı. Bu şekilde hayvanları besliyordu. Bu kapıdan kimsenin haberi yoktu. Üzerini tahta ve kilimlerle kapatmıştık. Bu şekilde fark edilmiyordu. "
"Yağmurlu bir sonbahar günü idi. Amcam; yine annemle tartışıyordu. Biz; korkumuzdan titriyorduk. Annemi dövmek için içeriye girmeye çalışıyordu. Ama bağıramadı. Yağmurdan dolayı toprak olan evimiz akıyordu. Islanmadık bir yer kaİmamıştı. Yataklarımızı varana kadar her yer ıslanmıştı. Yatacak ne yer, ne de yatak kalmıştı. Annem ağlıyor, bizde annemin ağlamasına. Göz yaşlarımızıyağmur sularına karışıyordu.
Annem daha fazla dayanamadı. Çektiği sıkıntılar gözüne görünmüyordu.
Amcamın yaptıkları çok yıpratmıştı bizleri. Üstelik akrabalardı. Amcam, annemin halasının oğluydu. Ama hiç kimseden çekmemişti, amcamdan çektiği kadar. Dayımlara haber gönderdi. Adeta yalvarırcasına "beni kurtarın bu deliden" diyordu. Dayılarım toplanıp geldiler. Traktörü çektiler evin önüne, eşya olarak fazla bir şey yoktu. Bütün köylü, amcama lanet yağdırıyordu. Hem ağlıyorlar hem de eşyaları traktöre taşıyorlardı.
Evimizin önü cenaze evi gibiydi. Sanki babam o gün yeniden ölmüştü.
Kolay değildi babamın hatıralarını bırakıp ta başka köye göç etmek.
Köyün kadınları bir yandan ağıtlar yakıyorlar bir yandan da bize sarılarak dua ediyorlardı. Ben o zaman dört buçuk beş yaşlarındaydım.
Evimizi sökmüşlerdi. Arkamızda babamdan kalma sadece bir toprak yığını bırakmıştık. Amcama, "bütün dünya senin olsun biz gidiyoruz daralma "
Dercesine Yaşlı gözlerle bakıyorduk. "
"İdealim; bir kadına yakışır meslek sahibi olmaktı. Beni, bugünlere getiren; dünyanın en fedakaç insanı olan anneme bakmaktı. Herkesin annesi çok fedakardır ama benim ki başka bir fedakardı. Tüm gençliğini, bizi büyütmek amacıyla harcamıştı.
Evlenerek; bizi, bir başkasının eline bırakmadı. Gerek maddi sıkıntılardan, gerekse sahipsizlikten kaynaklanan meseleler yüzünden, arzu ettiğim mesleği edinemedim. İnsanın başarılı olabilmesi için mutlaka bir desteğe ihtiyacı vardır. Bu desteği annemden başkasından almadım, alamadım. "
"Çocukluk günlerimi; yaşayamadım. İlkokul beşinci sınıfa giderken, hafta sonları dağlara fidan dikmeye giderdik. Yaşım küçük diye almazlardı. Yalvarırdım. Ne olur beni işe götürün, çalışabilirim derdim. Anam gündüzleri dağa fidan dikmeye gidiyor, geceleri ise lamba ışığında kilim dokuyordu. Babamın ölümünden bir süre sonra annemin köyüne göç etmek zorunda kaldık. Ama ancak sekiz ay dayanabildik. Annemin babası; yani dedem annemi evlendirmek istedi.
Annem reddetti. "
"Tekrar Babamların köyüne döndük. Bir süre çadırda yaşadık. Yeniden ev yaptık. Aradan geçen zaman amcamı uysallaştırmış veya da yılmıştı. Bir gün dağa oduna gittiğinde; kalp krizinden köyden kavgalı oldukçarı insanların kucağında öldü. Kırk gün sonra da yeni evli oğlu yol kenarında dolmuş beklerken trafik kazasında öldü. "
"Akrabalarımızı babam öldükten sonra bize karşı çok sorumsuz ve duyarsız olmuşlardı. "Ne haliniz varsa görün" diyorlardı. Allah’a şükürler olsun, annemin yüreği sayesinde, kendi ayaklarımızın üzerinde durabildik. Şu anda muhanete muhtaç değiliz. Eskiden yalınızca anam çalışıyordu. Çok şeye yetişemiyordu. Ve çok rezillik çektik. Yiçecek kuru ekmek bulamayıp; çok aç yattığımız zamanlar oldu. İsyan etmemeyi anam öğretti. Her şeye rağmen şükretmesini, büyük bir sabırla gelecek rahat günleri beklemeyi öğretti. Aslın da yazacak çok şey var ama ben kısaltarak yazmak istiyorum. "
"Bu yaşıma kadar, okula giderken yeni bir kitaba sahip olmadım. Büyüklerim deşöyleydi. Ağabeyimi, babam trafik kazasında öldükten sonra ortaokulundan almışlardı. Biz kızlar, okula hep anamdan gizli kayıt yaptırmıştık. Maddi sıkıntılardan dolayı okutİmam sizi derdi. Ama başarılı olduğumuzu görünce; öğretmenlerinde zorlaması ile bizi okuldan almaktan vazgeçti. Üniversiteye kadar geldim.
Başkalarının; eski kitaplarıyla okuyordum. Cebimde; on milyon zor olurdu. Gerekirse yemeklerimden kısarak onunla bir ay geçinmeye çalışırdım. Bu durum beni cimri değil ama tutumlu olmaya sevk etti.
Hayatta en nefret ettiğim şey cimrilikti. Çektiğim sıkıntılar bende hırsı oluşturdu. Bir gün çok param olursa; benim gibi durumumda olanlara yardım etmeyi isterim. Düşüncelerim gerçekleşir mi bilmiyorum?
Üniversiteyi; çok zorluklar içerisinde bitirdim. "
"Arkadaşlarım; bana bu sıkıntılara rağmen nasıl hayata iyimser bakıyorsun, nasıl mutlu olabiliyorsun derlerdi. Bende onlara zaman her şeyin ilacıdır, son gülen iyi güler derdim. Bu tutumumdan dolayı çevremden çok taktir alırdım.
Canı sıkılan, "bana moral ver" diye yanıma gelirdi. En umutsuz anımda bile; mutlu olmayı, hayattan zevk almayı bildim. Önemli olan da sıkıntılar içinde var olmayı, ayakta kalabilmeyi başarmaktır. Çalışmayı çok istiyordum. Amacım şimdiye kadar hep rezillik çeken anamı rahat ettirmekti. "
"İhtiyacım olmasa evimden dışarı çıkmazdım. Çünkü kadınların çalışmasına karşıyım. Bir kadın muhtaçsa, bakmakla yükümlü olduğu birileri varsa, kocası ölmüş veya boşanmışsa, ülkeye faydalı mesleği varsa, çalışsın. Kadının yeri erkeğinin dizinin dibidir. Erkek getirmeli, kadın israf etmeden güzel bir şekilde değerlendirmeli en güzeli budur bence. Benim fikrime katılmayacak çok kadın olabilir.
Yuvayı dişi kuş yapar. Kadın kendi görevini, erkekte kendi görevini bilmeli. Evlilikte kadına da çok iş düşüyor. Erkeği evine kadın bağlar.
Erkeğim beni aldatıyor. Kim bilir ne eksiğin varda erkeğinin gözü dışarıda oluyor. Anlayış lazım. Koca sinirlenirse; kadının cevap vermemesi gerekir. "
"Siniri geçince gelip özür dileyecektir. Yani alttan almak çok önemlidir her kadın başarılı olamaz bu konuda. Dünyada erkeğin en büyük cenneti kadın, cehennemi de kadınıdır. Evlendiğim zaman, dört dörtlük bir ev hanımı olmayı çok istiyorum ve bunu bağıracağım. Erkekte kadınını sadece bulaşık, çamaşır yıkayan çocuklara bakaç olarak görmemeli. Kadınlar ilgi ister. İşinin yeri ayrı olmalı.
Eşinin yeri ayrı olmalı. İkisine de vakit ayırmalıdır. Çalışıyorum diye bütün sinirini evde eşinden çıkaİmamalı. eliyle güzel konuşmalı.
Sıkıntılarını eliyle paylaşmalı, eşi de hem evdeşi, hem de dert yoldaşı olmalı. "
"Yoksulluk çekmiş oİmama rağmen; hiçbir zaman lüks peşinde olmadım. Yeter ki, mutlu bir yuvam olsun. Tek odalı ev de; benim için saray gibidir. Hangi zengin, mal varlığını ahrete götürebilmiş? Muhanete muhtaç olmayacak kadar olsun, yeter. Fazla zenginlikte zarardır. Fazla fakirlikte. İkisi de adamı kötü yola sevk edebilir. Eğer, zenginlik merhameti ve imanı yok edecekse hiç vermesin daha iyidir. Anamın istediği de bizi helal süt emmiş birileşöyle evlendirip mürüvvetimizi görmek. Ancak o zaman rahat bir nefes alır. Yapmak istediğim şöyleri şöyleyince anam bana "yanında eşin olursa, kimsenin bir şey şöylemeye hakkı olmaz, ama tek başına bir kıza namusuyla çalışıyor da olsa şöyleyecek bir şey bulurlar" der. Erkeksiz kadın gövdesiz dala benzer.
Yapmak istediklerini hiçbir zaman tam olarak yapamazsın. Kadın erkek eşittir derler ama Hayır hiçbir zaman eşit olamaz. " günler gelip geçiyordu. Kardelen’i yeni bir hayat bekliyordu. İşyerinde rahatsızlanır. Sancılar içerisinde kıaranmaktadır. Patronun bekaç genç ortağı tarafından özel doktora götürülür. Muayene olur. Film, tahlil derken; safra kesesinde taş ocağını andırır bir şekilde on sekiz adet taş vardır. Bir an önce ameliyat olması gerekmektedir. Bayramdan birkaç gün önce ameliyata yatar. AmeliYaşlı taşları alınır. Hastanede bir kaç gün yatmak mecburiyetinde kalır. Kısa bir zamanda başından geçenlerin karşısında beklemediği ilgi ile karşılaşır. Yapılan ziyaretler, getirilen çiçekler, yapılan yardımlar karşısında minnettardır. Bu arada abisinin çalıştığı özel şirket abisini işten çıkarmış, kara kışın ortasında evde karakıştan daha acı gelmiştir. Eve gelir getiçecek hiçbir şey yok. kaç kış her yılkından daha zor şartlar altında geçmektedir.
Sanki, her şey; üst üste gelmiş ve evde yakacak gereğinden önce bitmiştir. Kader ağını örmekte, bu iki genç yoğun duygular yaşamaya başlamaktadırlar. Ama Kardelen’in önünde haklı olarak endişe edebileceği evlenme yaşını doldurmuş ama bir türlü kısmeti çıİmamış iki ablası vardır. Sevmek, severek evlenmek arzusu içerisindedir. Duygularını ima etse de şöyleyememektedir. Bir gün arzu ettiği halde şöyleyemediği teklif karşı taraftan gelir. Patronu gelip koltuğuna oturmuştu. Kardelen :
"Çay içer misiniz?"sualine karşı "birini de kendine al" demişti.
Eskisi kadar çekinmiyordu. Alışmıştı nasıl olsa. Ama saygıyı da elden bıraİmamaya kararlıydı. Çayları getirdi ve karşı koltuklardan birine oturdu. "Senden memnunum Kardelen. Sana bir teklifim var. Düşünmeni ve sonra karar vermeni istiyorum. Kabul etmekte veya ret etmekte tİmamen hür ve serbestsin. "Kardelen, meraklanmıştı. Kalbi yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Ne teklif edebilirdi? Teklifi ne olabilirdi? Ya aklına geldiği gibiyse. Kendine olabilir miydi? Ama kendisi evliydi. Yok yok, bu olamazdı. Bir şöyler sezmiş, veya duymuş olabilir miydi? Saygı duyduğu bu insandan, azar işitmek, ölmekten daha zordu. Bir daha asla yüzüne bakamazdı. Şöylesine konuşuyor olamazdı. Kardelen utangaçlığı içinde kızardı. Sıkıldı. İçinde ala bora olan sorular karşısında tufana tutuldu. Bir süre sesi, sedası gelmedi. Kendine gelememişti. Kısık bir sesle " dinliyorum, efendim" diyebilmişti. "Seni aramızda görmek istiyoruz. Diğer bir tabir ile gelinim olur musun? Seni Ahmet’e istiyorum. "Kardelen, rahatlamıştı. Aradan geçen zaman fazla uzun oİmamıştı. Baştan konulan kurallar, yürüyor gibi gözükse de zaman zaman ihlallere kadar varmıştı. Acaba Ahmet’e karşı olan duygularından haberdar mıydı? Neler biliyordu? Bu teklifi Ahmet’ten habersiz mi yapmıştı? Ahmet’in haberinin oİmaması mümkün değil gibiydi. O zaman Ahmet’in de karşı olumlu duyguları olmalıydı. Ahmet’in bakışlarından ve yumuşak daaranışlarından alaka duyduğunu yüreğinde hissediyordu. Geçen günlere rağmen; Kardelen tereddüt etmektedir. Önünde iki ablasının olması, Kardeleni haklı olarak endişelendirmekte, hatta kara kara düşünmektedir. Kendi kendine çözüm üretmemektedir. Annesi bir şöyler sezmesine rağmen kırıcı bir şöyler şöylememektedir. "Kızım yüreğine hakim ol. Gönlünü kaptırma " derken bir şöyler sezdiğini de açığa vurmaktaydı. Teklifi kabul etmiş; işin devamının zamana bırakılmasını arzu etmişti. Kış bir türlü bitmek bilmedi. Bahar gelmeden günler yaza durdu. Nihayet badem ve erik ağaçları her zamanki gibi yapraklardan önce çiçeklerle donandı. Annesi "şöyle olmayacak, şehir bize göre değil, köye döneceğiz. " derken Kardelenin içini tarifi imkansız ayrılık acısı sarmaktadır. Geçmişi köy hayatı ile dolu da olsa; şehrin rahatlığı ve yüreğinde açan sevda çiçeğinin solmasından korkmaktadır. bağıra erdim derken; karakışa dönmekten ürkmektedir. Bir Cuma gününde ailesine düğürcü gidilir. Çaylar içilir. Hal hatır sohbetlerinden sonra niyet açıklanır. Mihriban kızın, yüzünden dökülenler; yere düşmeden buza kesmektedir. Her gün canı kadar; sevdiği yeğenini gelen misafire hakaret edercesine dövüp, ağlatarak tavır koymaktadır. Hiçbir şeyden habersiz gözüken anne bile; şokta, şaşkındır. Gün; yıl olur, zaman bir türlü geçmek bilmez. Düşünün denilerek müsaade istenir. Misafirlerin gitmelerinden sonra eve gelen Meral kız; eve anlatılanlar karşısında baygınlık geçirmekte, o anda işte olan Kardelen’i ise tarifi imkansız bir fırtına beklemektedir. O gün bir türlü geçmek bilmedi. Umutları, endişelerine çare olamadı. Biliyordu ki; iki abla, iki kara yılan olup;
Dönüp dönüp sokacaklardı. Anne, "emeklerim yüzüne gözüne dursun"
Diçecek; en ağır kahırlarını; üstüne üstüne alacaktı. Umutları, yüreğinde filizlenmekte olduğu sevgi adına direnmeli, her kahıra katlanmalıydı. Muştulu bir ilkbahar akşamının alaca karanlığında; eve giderken ayakları; bedenini taşıyamaz olmuştu. Eve, gitmek istemiyordu.
Ama; başka çaresi de yoktu. Dalgınlıktan etrafı görmüyordu. Evdekileri, solukları burnunda, pencerede önünde yolunu gözler buldu. Bütün gözler;
Sarı yılanın hain bakışlarından daha yakıcıydı. Beklediği an gelmişti.
Ne olacaksa olsun. Fırtına mı yoksa kıyamet mi kopacak; kopacaksa kopsun istiyordu. Her geçen anını buna hazırlamıştı. Acıyan ve içine ağlayarak; bir kıyılara sinen yengesinin önünde, annesi ve ablaları; üç koldan saldırdılar. "bunu bize nasıl yaparsın?" diyorlardı. Sevmek suç muydu? Sevilmek, istenmek suç muydu? Evde kalan ablaların olursa suç olurdu. "Sen nasıl bir insansın?, AYaşlı gecelerde, parmaklarım kanaya kanaya kilimler dokum. Üç beş kuruş harçlık için. Daha ellerimin kanları kurumadı. Hem bunu bizden gizlemeyi nasıl becerdin? Kesinlikle evlenemeyeceksin. Seni asla o oğlana vermeyeceğiz. Hatta ölsen bile.
"Kardelen, bütün saldırılara cevap vermedi. Onlar, içlerindeki hınç ve kini iyice kusmalarını bekledi. Uzun süre susması; onları daha da hırçınlaştırmıştı. Anne, kara kara düşünüyordu. Annesi, "Yarından tezi yok, işi bırakıyorsun. " dedi. Kardelen; göz yaşlarını tutamadı. Bir iki damla göz yaşı yanaklarından yuvarlanarak göğsüne düştü. Göz yaşlarını içine akıtmayı yeğledi. Kanadı kırılmış bir serçe gibiydi. Akşam yemeğini yiyemedi. Gece, gözlerine uyku girmedi. Sabahı zor etti. Her ne olursa olsun işe giçecek ve genç patronu ile vedalaşacaktı. Yanında annesi ve büyük ablasının arasında; birer zabitten farksız koruma ve kollama altında iş yerine geldiler. genç patronu, her zamanki gibi kendilerinden sonra geldi. Hiçbir şey oİmamış gibi tebessümle, hepsine ayrı ayrı " Hoş geldiniz" dedi ve bir gecede Kardelen’in gereğinden fazla yıpratıldığı gözünden kaİmamıştı. Kadın, "oğlum, Kardelen’i almaya geldik. Köye gideceğiz. " genç adam : olgunlukla "Teyze, Kardelen sizin. Ne zaman arzu ederse gidebilir. "Sabahın bu ilk vakitlerinde;
Kardelen, ana ve ablasının ortasında bir mahkumdan farksız; infaz edilmek üzere; vedalaşarak işten ayrıldı. Aradan bir hafta geçti. genç adam, netice için; eliyle birlikte; Kardelen’lere vardığında evde kimse yoktu. İkinci gün, gelin ve Kardelen’i eve; anne ve iki kızı misafirliğe gitmiş olarak buldu. Kardelen, sevindi. Hürmet etti. Sormasına fırsat vermeden anlattı. "Beni, kesinlikle vermek istemiyorlar. Biliyorum ki;
Benim ailem; sizlere layık değil. Ben de; sizlere layık değilim. Beni kabul etmeniz bile; şereflerin en büyüğüdür. Aileme ihanet içinde olmak istemiyorum. Seviyorum. Sevmeye de devam edeceğim. O, daha güzel ve daha şerefli kıza layık bir insan. Ve yarın annemle köyümüze gideceğim. "Bir gün sonra; ailesi evdedir, hiçbir şey oİmamış gibi varılır. Çay faslından sonra müsaade istendiğinde; annesi "bu iş olmayacak, kesinlikle de köye gelmeyin. "Ablası "kızın beyni yıkanmış, o daha cahil" diyordu. Gen adam "On dört on beş yaşında ki kızların gelin gittiği bir memlekette, yaşı yirmi dört ve üniversite bitirmiş kızın cahilliği mi olur? Zorla almak istemiyoruz. Hayırlısını diliyoruz. "Bir gün sonra Kardelen, annesi yanında olduğu halde köyüne gitmektedir. Her şeyi geride bırakırken; içten içe şöylenmektedir. " dostluğu, komşuluğu, kardeşliği Arkadaşlığı, sırdaşlığı, yoldaşlığı Hasılı Sevgiyi ve insanlığı Terk ediyorum şehirle birlikte Duyuyor musun? Feryad’ımı Duyuyor musun? Ah’ ımı, Sızısıyla dolu yıkık kalbimle Terk ediyorum şehirle birlikte"Kardelen; gönlü yıkık, köyde, pencere önündeki divanda oturmakta ve arzuları rüyalara dönüşmektedir. Sıcak bir yaz akşamında;
Avludaki yazlık tahtta yastıklara yaslanarak; oturmakta yıldızları seyretmekteydi. Kendinde değildi sanki. Yaz böcekleri ötüşmektedir.
Yassı tepeden, doğmakta olan; ay dolunaydaydı. Uzaktan bir kaval sesi gelmekteydi. Sese yöneldi. Dinledi. Köyün çıkışında; ulu bir çınar ağacı altında, çoban çeşmesinden gelmekteydi. Etrafta kimseler yoktu.
Üzerinde bembeyaz bir ipek elbise vardı. Hafif hafif esen yel; aşığın dizelerini de beraber getirmekteydi. Dinledi. Dinledi. Evet, bu ses onun sesiydi. Adeta yürümekten daha çok uçarak çeşmeye varmıştı. Koca kayanın üzerinde, bağrı yanık seşöyle içten içe söylüyordu. "Bendeki bir dert ki, Anlatİmam kimseye, Kulak verip de beni Dinler misin Kardelen?
Sardı tüm benliğimi, Mecalim yok gülmeye Sende benle ağlayıp, İnler misin Kardelen? Hatıralarımızıa dolu Gurbet aksamlarında Hasret denen türküyü şöyler misin Kardelen? Senin de gözlerin yaş Ağlamışsın besbelli Mevsimin gelmeyince Açar mısın Kardelen? Dostu oldum gecelerin Çözemedim bilmecelerin Cevabını sen bana Çözer misin Kardelen? Ayrılık tattırsa da acısını, Unutamazsın hatırasını Hepsini bir kalemde Siler misin kardelen? Yurdun dağlar senin Hep yükseklerdesin Eğilip de elimden Tutar misin Kardelen? Sevda içimde bir sancı İyisin amma çoğu zaman acı Çaldım işte kapını Açar misin kardelen? Arkadan bir dürten olmuştu.
Geri döndü. Baktı. Gözlerini açtığında annesi başucundaydı. "yatağına yat daşöyle uyu"Etrafı dinledi. Yaz böcekleri dışında ne bir kaval, ne de onun sesi vardı. Anladı ki, rüya görmüştü. Yıldızlar yağıyordu saçlarına. Ağlamak ve gözyaşlarında boğulmak için; sığınacak bir köşe arıyordu. Düşüncelere dalmak ve yeni düşüncelerle buluşmak için.
Kimselere anlatamadıkları ve kafasından atamadıkları bir yumruk gibi içine oturuyordu. Hatıraların acısı yüreğini dolduruyordu. Hak etmeyen insanlara sevgi, ilgi, zamanı vermenin ızdırabı yakıp kavuruyordu içini.
Bir deniz, bir okyanus misâli kabaran, ve ruhunu cendereye alanların biraz olsun azalması için, yine bir dost, bir can arkadaşı arıyordu akşamın loşluğunda. Rüzgâr önünde savrulan bir yaprak misâli, derin vadilerde, koyaklarda dolaşıyordu. Düşüncenin dar geçitlerinde, sonsuz kıvrımlarında ayak sürüyen zihnini dinlendirmek için yeni yollar arıyor, yeni kitaplara dalıyordu. Yarılan, bölünen, çırpınan ve duygusallıktan çatlayan yüreğini ferahlatmak için bir o yana, bir bu yana koşuyordu.
Sokaklar mekânı ve kaç ettiği mesafeler boyunca sonu gelmez çelişkilerle boğuşuyordu. Dağılan ve dağlayan cümlelerin verdiği ince ağrıyı dindirmek için; soğuk suların altına başını uzatıyor, soğuk yerlerde yatıyordu. Fiziksel bir yankının eseri olmayan bu durumu bilmesine rağmen yine de bütün bunları yapıyordu. gözyaşlarında boğulmak için Kararan bir gökyüzü altında ve kirli bir yeryüzü üzerinde volta atıyordu gece kuşları. Hırsın, kinin, kibrin ve nefretin taraftarları kendilerine özgü mekânlarda yeni planlar kurup; iyiliği, dostluğu ve barışı yıkmanın, insanlığı zora sokmanın hesabını yapıyorlardı.
Mesafeler aşılıyor, güzellikler törpüleniyor ve acılar harmanında yeni yeni yıkıntılar oluşturuluyordu. Boşa geçen zamanda gencecik vücutlara zulümden imzalar atılıyordu. Nazik ve kibarlar bir kenara çekiliyor;
Meydanı "kötülüğün erleri" dolduruyordu. Gün yitiriyordu ziyasını.
Kuşlar yollara düşüyordu. Acılar ve anılar tazeleniyordu. Ruhlar birer pervane olup kendi etrafında dönüyordu. Hüzün kaldığı yerden devam edip, sineleri yakmayı sürdürüyordu. Kaybettiklerine ağlıyordu.
Hürriyetlerini kaybedenler, özgürlükleri için sızım sızım sızlanıyorlardı. Kader mahkumları bir günü daha defterden düşüyordu.
Sokaklar boşalıyor; evler, kahveler, meyhaneler doluyordu. Kafayı tütsüleyenler; feleğe kahredip nara atıyorlardı. Yine de kimse kendini sorgulamıyordu. Çocuklar neşeleşöyle evleri dolduruyordu. Umutları giderek azalanlar, biten bir günde de bir şey kazanİmamış olmanın korkunç ızdırabıyla yanıp tutuşuyorlardı. Fakirliklerine, kimsesizliklerine, arkasızlıklarına kahredip, " dünyanın düzeni bu mu?"
Diye haykırıyorlardı. Ve seslerini yine kendilerinden başkası duymuyor, iniltilerine hiç kimseler kulak asmıyordu. Hayaller sökün ediyordu dört bir yandan. Aşka dair, mutluluğa dair, servete ve devlete ve şehvete dair. Uğruna mücadele edilmesi, çalışılması düşünülen hayaller. Bir defa daha görmek, bir kere daha sevmek adına kurulan hayaller. Izdırapları büyük, mutluluğu bir an olan hayaller kuruluyordu. Pişmanlığının vereceği acı tahmin edilmesine rağmen yine de istenilen ve gerçekleşmesi arzu edilen hayaller. Akılla değil de; hisle, mantıkla değil de;
Sezşöyle at başı koşan hayaller. Hatıralar boğazına doluyordu ellerini.
Her akşam olduğu gibi yeniden hesaplaşıyordu yaşadıklarıyla. Yaşayıp isteyip de, yaşayamadıklarıyla. Geriye dönüşlerle bir film şeridi gibi geçiyordu hayatı gözünün önünden. Hayatından geriye kalanın hatıralar olduğunu bir kere daha anlamanın verdiği azapla yeniden sarsılıyordu.
Hayatın mâzide gizli olduğu gerçeğinin bir kere daha farkına varıyordu.
Ana, baba, eşler, yarım kalan aşklar, yaşandığı zamanlarda dünyanın sonu olarak bildiği sevdalar, kardeşleri, arkadaşları geçiyordu hatıralar resmi geçidinden. Orada en çok yer edenlerle paylaştıklarını bir kere daha yaşama imkanın olmadığına ağlıyordu. Birer gözyaşı olup dökülüyordu göz pınarlarından, nişan aldığı yüreğini doğru, Zalimler, tarihin kaydedeceği yeni zulümlere kapı açıyordu. Mazlumlar yeni çilelere uğruyordu. Birileri, kendilerinin hiçbir zaman yapmayacakları fedakârlıkları, yine başkalarından bekliyorlardı. Vatan adına, millet adına, din adına. Gelişme, ilerleme ve kurtarma adına. Anlayanlar anladıklarıyla kalıyor, anlayamayanlar her vakit olduğu gibi yine ön safta yer tutuyorlardı. Yüreğinin kıvrımlarında dolaşıyordu. Hasretini şarkılar taşıyordu uzaklara. Şarkılar ve yangınlı türküler, duygu dünyasının kılavuzu oluyordu. Yeni melodiler vasıtasıyla, ruhu inceldikçe inceliyor, kelimeler birer ateş topu gibi zihnine hücum ediyordu. Şiirlere, yazılara ve yeni konularda buluşuyor. Akşam ve musiki ele ele vererek, içinde; yeni ateşler yakıyordu. Savrulan, zamandan zamana. Düşen, mekândan mekâna. Saatler bu minval üzre sürüp giderken, sabah oluyor, gün doğuyor ve yeni bir akşamı bekliyordu.
Emekleriyle ve alın terleriyle Türkiye’nin gelişmesine ve kalkınmasına büyük katkı sağlayan çalışanlarımızın, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
Özelde emekçilerimizin, genelde dünya emekçilerinin birlik mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun.
1 Mayıs’ın, ülkemizde ve dünyada anlamına yakışır bir şekilde dostluk ve dayanışma havasında kutlanmasını dileyerek, başta işçi, memur ve emekçiler olmak üzere bütün milletimizin Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
Tüm emekçilerin 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
Barış, demokrasi ve güvenli geleceğin simgesi 1 Mayıs'ın, emeğin, emektarın ve alın terinin değerinin bilindiği, eşitsizliklerin ve haksızlıkların ortadan kalktığı, çalışma barışının güçlendiği, toplumumuzda dostluk ve dayanışmayı arttırarak birlik ve beraberliğimizin pekiştiği bir gün olsun. 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı Kutlu Olsun.
Bu gün işçinin ve emekçinin alın terinin kutsal olduğunu bir kez daha hatırladığımız çok özel günlerden birisi. Sevgili Peygamberimiz ‘İşçinin alın teri kurumadan hakkını veriniz’ şeklinde buyurarak dinimizde de işçi ve emeğe ne kadar değer verildiği gösterilmiştir. Emeğin, alın terinin, dayanışma ve yardımlaşmanın kutlandığı bu günde tüm işçilerimizin ve emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
Kültür ve medeniyetimizden aldığımız ilhamla, emek ve alın terinin önemini bilen bir millet olarak, 1 Mayıs’ın toplumumuzdaki dostluk ve dayanışmayı artırması, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmesi, daha fazla kaynaşmamıza ve kucaklaşmamıza vesile olması temennisiyle, bütün işçi ve emekçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum.
Birlik ve dayanışma inancıyla emek, barış ve özgürlük mücadelesinde tüm ezilenlerin 1 Mayıs İşçi Bayramını kutlarım.
Hakları için ölenlere minnet ve şükran, akan tere selam ve saygı ile 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı Kutlu Olsun.
Dayanışmanın, iyiliğin, birliğin ve güzelliğin birleştiği 1 Mayıs’ta tüm işçi kardeşlerimizi kutluyoruz.
En kutsal kazanç alın teri ile kazanılan helal kazançtır. 1 Mayıs’ta bu helal kazanç üzerine kurulmuş en önemli gündür. Bu özel gününüz kutlu olsun.
1 Mayıs Barış, Demokrasi ve Güvenli bir gelecek için mücadele günüdür. Kutlu olsun.
İşçi olsun patron olsun, Ama en önce insan olsun. 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı Kutlu Olsun.
İşçi olmayı ben seçmedim, Ne olursam olayım insanlıktan vazgeçmedim. 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı Kutlu Olsun.
Emek, sermayeye öncüldür ve ondan bağımsızdır. Sermaye ancak emeğin meyvesidir ve emek olmadan sermaye olmazdı. Emek sermayeden üstündür ve daha büyük önem arz eder. 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı Kutlu Olsun.
Toprak, onu eliyle işleyenlerindir. 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı Kutlu Olsun.
Emek olmadan hiçbir şey yetişmez. 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı Kutlu Olsun.
Bir şirkete kozalanmak (Koza: Tırtılın kelebek oluncaya kadar misafir kaldığı korunaklı yuva. ) Yeni mezun elemanın;
Askerliğini beklerken, daha iyi bir iş ararken veya yurt dışında bir master kazanana kadar düşük profilli ve sıkıcı bir başlangıç pozisyonunda çalışmayı kabul etmesi. Kelebek olur olmaz da arkasına bile bakmadan o şirketten uçması. Leblebi Profesörü Astları ona bir şey açıklamaya çalışırken, daha leb demeden bütün konuyu anladığını düşünüp, İkinci kelimede söz kesen, her şeyi en iyi kendisinin bildiğini sanan dinleme özürlü yönetici. Bariyer Plânlaması Çekirdekten yetişmiş alaylı yöneticinin, ileride kendisine rakip olabiçecek zehir gibi ve eğitimli genç elemanını, "Rotasyon iyidir; satışı da öğrenirsin. Kariyerin için faydalı olur. "ayaklarıyla kandırıp başka bir bölüme postalaması.
Koltuğunu elinden almak amacıyla gelecekte yapılabiçecek olası hamlelere karşı engel yaratması. Hız Tümseği En basit görevlerde bile bin bir zorluk çıkartarak işlerinizin akışını yavaşlatan kıl meslektaş. Iş İngilizcesi Türkçe cümlelerin içine İngilizce kelimeler serpiştirilerek konuşulan ucube şirket lisanı. Örnek, " Ebru, benim reportu final hâle getirdim; yarın birlikte review edelim mi?" gerçek İngilizce ile ilgisi olmadığı için, bu lisan yabancılarla iletişimde pek işe yaramaz. Az önce Amerikan aksanıyla Türkçe konuşan kişinin, şöyle bir durumda aniden nutku tutulur. Kekelemelere gelir. Pijama Yakalı Mavi veya beyaz yakalıyken, işini kaybedip evde oturmak zorunda kalan kimse.
Menopozisyon Sittinsene olarak ifade edilebilecek uzun bir süredir şirkette çalıştığı için işten çıkarılamayan sadık çalışanın, emekliliğini beklerken oyalandığı, yetkileri ve fonksiyonları azaltılmış pozisyon. Kalite Çemberi Kaliteyi iyileştirmek veya işin asıl sahiplerinin bile bulaşmak istemediği kemiklikteki sorunları çözmek hedeşöyle bir araya getirilen insanların, bir dolu mesai saati ve tonla kırtasiye malzemesi harcadıktan sonra, bir tam daireyi tamamlayarak başladıkları noktaya geri dönmeleri. Kartvizit Bebeği Çok hatırlı kişilerden torpil getirdiği için işe alınmak zorunda kalınan, müdürlerin kendi bölümlerinde istemediği, elemanların evlilik dışı bebek muamelesi yaptığı vasıfsız kimse. Masa Saati Bütün gün ceketini çıkarmadan masasında oturan, mesai saati bittikten sonra ofiste bir saniye bile durmayan, suya - sabuna ve zor işlere dokunmayan kişi. Saatinizi, hareketlerine göre ayarlayabileceğiniz dakik insan. Ego Müzesi Üst düzey yöneticinin odasında; diplomalarını, dandik golf kupalarını ve önemli kişilerle çekilmiş resimlerini sergilediği bölüm. Ritm Saz Tamiratı Bilgisayar, printer, fotokopi makinesi gibi elektronik ofis ıvır zıvırından hiç çakmayan tiplerin, arıza anında bir bileni çağırmak yerine alete vurarak tamir etmeye çalışmaları. Geyik Fırtınası Ofis insanlarının bir odaya tıkılıp, saatler boyunca akıllarına gelen her şeyi konuştukları, hazırlık yapılmadan gelindiği için de hiçbir sonuç veya karar alınamadan biten, litrelerce çay ve kahvenin tüketildiği plânsız, programsız toplantılar. Iş hayatının yüzde altmışını oluştaran akla ziyan seanslar. Estrojenerasyon (Estrojen: Kadınlık hormonu) Eğitimli, vasıflı ve ekonomik özgürlüğe sahip kadınlardan oluşan profesyonel nesil. Sağlıklı bir gelişme; kahvehaneleri andıran klâsik iş ortamlarımızın panzehiri.
Adam, korkunç bir kazada kulaklarının ikisini birden kaybetmiştir. Bu alışılmadık durum onu oldukça hassas ve alıngan bir kişi yapmıştır. Kaza sonucu sigorta şirketinden aldığı rekor tazminat acısını oldukça hafifletmiş ve ona her zaman hayalini kurduğu işini kurma olanağı vermiştir. Gider ve gelişmekte olan küçük bir bilgisayar şirketini satın alır. Ancak hiç yöneticilik deneyimi olmadığını görür ve birini işe almaya karar verir. Üç tane aday seçer ve her biriyle tek tek görüşür. İlk aday oldukça iyidir ve adam onu sevmeye başlar. Derken adaya sorar:
- "Bende alışılmadık bir şey görüyor musun?"
Adam yanıtlar:
- "Eğer onu kastediyorsanız, kulaklarınız yok."
Adam üzülmüştür, derhal adayı odadan kovar. İkinci aday, birinciden de iyidir. konuşmanın devamında adam aynı soruyu ona da sorar:
- "Bende alışılmadık bir durum görüyor musun?"
Aday:
- " Evet" der.
- "Kulaklarınız yok!"
Adam üzgün ve kızgın, onu da dışarı atar. Derken sıra üçüncü adaya gelir. Üçüncü bizim Temel. Diğerlerinden de iyidir. Bütün sorulara mükemmel yanıtlar verir. Adam heyecanla sorar:
- "Bende, alışılmadık bir durum görüyor musun?"
Temel:
- "Evet, kontakt lens kullanıyorsunuz." der. Adam iyice heyecanlanmıştır:
- "Çok iyi! bu senin zeki biri olduğunu gösterir, nasıl anladın?" Temel:
- "Ula çok basit. Kulakların olsaydı gözlük takardın!"
Sevdiklerinizle birlikte mutlu, huzurlu bir yıla başlangıç yapmanızı ve tüm yılınızı aynı güzellikte geçirmenizi dilerim. Yeni yılınız kutlu olsun.
Yeni yılın milletimize, ülkemize, dünyamıza ve tüm insanlığa barış, kardeşlik, huzur ve mutluluk getirmesini diliyor, bütün sevdiklerime saygılarımı ve en iyi dileklerimi sunuyorum.
Yeni yılda her şeyin gönlünüzce olmasını diler, tüm beklentilerinizin gerçekleşmesini temenni ederim. Mutlu yıllar.
Acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle bir yıl daha geçti. Hoş geldin yenі yıl. Yeni yılın iyiliklere vesile olmasını dilerim. Mutlu yıllar.
2019 da bitti 2020 de biter eee hadi iyi yıllar diyim ne diyim.
2019 yılı acılarımızla, sevinçlerimizle geride kalıyor. Umarım 2020 yılı sana daha fazla umut, daha fazla sevinç, daha fazla mutluluk getirsin. Yaşamında güzel yıllar, mutlu yarınlar, gerçek dostluklar hep seninle olsun. Mutlu Yıllar.
2019 yılında içilen kahvelerin hatırı dolmuştur. 2020 için duyurulur!
2019 yılındaki kutup ayılarıyla olan münasebetlerimi 2020 yılında sona erdirmeyi umut ediyorum. İyi seneler.
2019 yılı acılarımızla, sevinçlerimizle geride kalacak. 2020 daha fazla umut, daha fazla sevinç, daha fazla mutluluk getirsin. Yaşamında güzel yıllar, mutlu yarınlar, gerçek dostluklar hep seninle olsun. Yeni yılın sana ve tüm sevdiklerine sağlık, mutluluk, neşe, başarı, bolca para, sevgi ve huzur getirmesini dilerim. Mutlu Yıllar!
2019 yılından, 2020 yılına birlikte adım atmak ümidiyle, nice yıllarda mutluluk bizimle olsun.. Seni Seviyorum, Yeni Yılın Kutlu Olsun Aşkım.
2019′a elveda, 2020′ye merhaba. Hoş geldin yeni yıl, boş gittin geçen yıl.
2019'da de seni göremedim. 2020'de görmek dileğiyle mutlu yıllar.
2019'dan daha güzel bir yıl ve yıllar olsun. Nice yıllara.
2019'a ELVEDA, 2020'ye MERHABA!! Hoş geldin Yeni Yıl.
2020 size unutamayacağınız güzel anılar yaşatsın, yeni yılınız kutlu olsun.
2020 yılbaşı gecesinde bütün umutlarınız ve hayallerinizin gerçek olması dileğiyle yeni yılınızı kutlarım.
2020 yılı size sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirsin. Neşe dolu bir yıl geçirin inşallah.
2020 yılı size ve ailenize huzur ve mutluluk getirmesi dileğiyle mutlu seneler diliyorum.
2020 yılına gireceğimiz şu günlerde istediğiniz her şeyin gerçekleşmesi dileğiyle. Geleceğinizi oluşturacak her yeni gün bir önceki günden daha güzel, isteklerinize uygun ve sizi mutlu edecek şekilde olsun! İyi Seneler!
2020 yılında da hiç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğimle. İyi ve sağlıklı seneler.
2020 yılında hatalarımızın az, başarılarımızın devamlı olması dileğiyle mutlu yıllar.
2020 yılında neşeniz, sağlığınız, mutluluğunuz ve huzurunuz eksik olmasın. Nice güzel yıllara.
2020 YILINDA; Hayatı tutabilmek, Sevgiyi kaçırmamak, Keşke dememek için düşlerini ikiyle çarp bu kez.. Ve onları gerçekleştirecek zamanı ayır kendine.. MUTLU YILLAR!!
2020 yılının dolu dolu ve geniş en içten gülümsemelere açılması dileğiyle mutlu yıllar.
2020 Yılının En Güzel Saatleri Sizlerle Olsun, Tek Derdiniz Mutluluk Olsun.
2020 yılının sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirmesi dilekleriyle. Neşe dolu mutlu yıllar.
2020 yılının tüm İslam Alemine hayırlar getirmesini dilerim. Yeni yılınız kutlu olsun.
2020 yılı öyle bir yıl olsun ki, 2019 yılının tüm olumsuzluklarını bize unutturabilsin. İsteklerimizin gerçekleşeceği bir yıl dileğiyle.
2020 yılına gireceğimiz şu günlerde istediğiniz her şeyin gerçekleşmesi dileğiyle.
2020 yılında da hiç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğimle. İyi ve sağlıklı seneler.
2020 yılının en güzel saatleri sizlerle olsun, tek derdiniz mutluluk olsun.
2020 yılının sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirmesi dilekleriyle. Neşe dolu yıllar!
2020’de Noel baba arabayı yenilemiş yenisi 50 geyik az yakıyormuş.
2020′yi manyak eğlenceli, heyecanın doruk noktasında falan yani geçirmen dileğiyle.
31 Aralık da kinder sürpriz aldım içinden dansöz çıktı. Herkese mutlu yıllar.
Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Allah bizleri affedip ellerimizi dergâhından boş çevirmeyip hepimizin dualarını kabul etsin. Selam ve dua ile Allah'a emanet olun her şey gönlünüzce olsun. Yeni yılınız kutlu olsun.
Allah'ım sen bize huzur içinde geçirebileceğimiz bir yıl nasip et. Mutlu yıllar.
Allah'ım, sen evveli ve sonu olmayan cömert, acıyan, ihsanı bol olansın. Bu yeni yılda bize helâl rızıklar ihsan et. Bu sene beni, yakınlarımı ve Müslümanları şeytanın aldatmasından ve tuzaklarından koru. Nefsimizin kötülüklerine karşı bize yardım et.
Anneciğim, sen benim hayatımda sahip olduğum en önemli değersin. En büyük aşk sende gizli. Senin karşılıksız sevgin, benim için yıllar yılı verdiğin mücadeleyi hiç unutmadım. 2020 yılı bizim olsun. Seni çok seviyorum.
Aşk dolu güzel bir yıl dilerim. Nice mutluluklar.
Aynı dili değil, aynı duyguları paylaşacağımız mutlu, huzurlu ve barış dolu bir yıl geçirmeniz dileğiyle.
Baharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi yeni yılda da tüm güzelliklerin sizinle olması dileğiyle. Nice mutlu yıllara.
Başaramadığınız zaman düş kırıklığına uğrayabilirsiniz ancak, yeniden denemezseniz işte o zaman sizin için her şey bitmiş demektir. 2020 yılının ülkemiz, ailemiz ve hepimiz için mutlu ve başarılarla dolu olması dileğiyle.
Başarıların tüm başarısızlıkları yok edeceği, güzelliklerin hayatını dolduracağı güzel bir yıl dileğiyle.
Bazen yenik düştük zamana, bazen esiri olduk anlamsız koşuşturmaların. Ama adını yüreğimize yazdığımız dostlarımızı hiç bir zaman unutmadık. Yeni yılın bu ilk gününde sevdiklerinizle beraber sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir yıl temenni ederim.
Bembeyaz yağan kar, ne yaşanmışsa yaşansın örter geçmişin hatalarını. Yeni bir gelecek sunar bize ve yeni bir başlangıç. Yeni yılın tüm insanlığa ve ülkemize barış, mutluluk getirmesi dileğiyle yeni yılınızı kutlarım. Her şey gönlünüzce olsun.
Ben hayata ne verdim bilmiyorum ama o bana senin kadar değerli bir dost verdi. Sen bana kardeşten öte, en az ailem kadar sıcak oldun. Sen bana hem dost hem de sırdaş oldun. Yeni yılda dilerim ki yine yanımda, yine benimle olursun. Bolca mutluluk ve sevinç hep yanı başında olsun. İyi seneler.
Benim ömrümde ırmaklar vardır sularında hayallerimi yüzdürdüğüm, benim ömrümde sevdiklerim vardır yeni yıla ayrı girerken üzüldüğüm. Yeni yılınız kutlu olsun!
Benim şiirlerim çay kokar, düşlerim sade sen. Demlikte nefesin, bardakta gamzen. İyi ki doğdun hayatımın aşkı bir tanem. Yeni yılın kutlu olsun bir tanem.
Bin damla serpilsin yüreğine, bin tatlı mutluluk dolsun günlerine, bin bir hayalin gerçekleri bulsun, her türlü duaların kabul olsun, yeni yılın kutlu olsun.
Bir seneyi daha sizlerle birlikte geçirmiş olmanın mutluluğu içindeyim, Allah bana ömür verdikçe ne olursa olsun her yeni başlangıcınızda ellerinizi tutan ben olacağım. Sizin gibi çocuklarım olduğu için çok şanslıyım. Mutlu yıllar!
Bir yıl daha düştü takvimlerden, bir kez daha yenildik zamana. Bir kez daha fark ettik durduramayacağımızı zamanı. Bir kez daha anladık kayıp zamanlarımızın anlamsızlığını. Ama yeni yıla başlamaya hazırız içimizde büyük coşku, taptaze umutlarla. Hep aklımdasın canım dostum, nice mutlu yıllara.
Bir yıl daha geçti. Mutluluğunun ömür boyu devam etmesini, yaşantında hiç bir şeyin seni üzmemesini diler ve yeni yılını candan kutlarım.
Bir yılı daha tüketmenin hüznü yerine, bir yıldan daha kurtulmuş olmanın sevincini yaşamayı tercih ediyoruz. Ne diyelim, gelen gideni aratmasın. İyi seneler.
Biraz gül kokusu kalır gül tutanın elinde, zannetmeyin ki gül yaşar dikenin himayesinde, dikenin itibarı olur gül sayesinde, gönlünüz gül bahçesi, yeni yılınız kutlu olsun.
Biraz şans, biraz sevgi ve sabır, birer parça zaman, başarı ve memnuniyeti de eklersek malzemelere; hepsini karıştırıp senin için uzun ve dileklerinin gerçekleştiği bir hayat pastası yapabiliriz sanırım. Yeni yılın kutlu olsun. Nice yıllara!
Bitirdiğimiz yılı acılarımızla, sevinçlerimizle geride kalıyor. Umarım Yeni Yıl size daha fazla umut, daha fazla sevinç ve daha fazla mutluluk getirir. Mutlu Seneler.
Bu dünyada mutlu olan insanlar; ayağa kalkıp istedikleri koşulları arayan, bulamazlarsa da yaratan insanlardır. Nice mutlu yıllar sana yakışacaktır.
Bu güzel kış gününde kar taneleri ne de güzel anlatıyor birbirine zarar vermeden de yol alabilmenin mümkünlüğünü. Herkesin yeni yılı kutlu olsun.
Bu sene hangi ünlünün filmini seyredeceğiz iddialar açıldı. Öncelikle yeni yılınız kutlu olsun.
Bu yıl da bir sevgili bulamazsam eh yani. Kendi turşumu kuracağım.
Bugün dertleri bir yana bırakın, bugün gözyaşlarını unutun, bugün daha mutlu yarınlar için inadına hayata gülümseyin.. 2020 Yılınız Kutlu Olsun..
Bugün, yarına dünle beslenerek yol alır. 2020 yılı senin güzel yüreğinle birlikte sana mutluluk getirecektir, eminim. İyi yıllar dileğiyle.
Bulutsuz gökyüzü senin olsun demiştim; ümitlerin solmasın, tükenmesin diye. Yeni yılda hıç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğiyle. İyi yıllar.
Canım annem, birlikte göreceğimiz daha nice yeni yıllara. Senin varlığın bana her zaman güç veriyor, bir tek sen ol bana bir şey olmaz. İyi ki varsın.
Canım arkadaşlarım. Hepinizin yeni yılını kutlarım.
Canım babam, ailemizin reisi, evimizin direğisin. Dilerim ki daha uzun yıllarımız en güzel şekilde birlikte geçsin. Allah’tan isteğim seni başımdan eksik etmesin. Mutlu yıllar.
Cevap verememek-susmak, dayanılması güç bir yanıttır. Yeni yılda tüm sorunların cevapları seninle olsun. Mutlu yarınlar, mutlu yıllar dilerim.
Coşkulu ama yorgun bir yıl daha geçti. 2020 yılında sevgilerin en güzeli, aşkların en yücesi, mutlulukların en büyüğünün gelmesi dileğiyle. Mutlu yıllar dilerim.
Çok kazançlı, keyifli, sevgi dolu, başarılı bir yıl olması dileğiyle.
Daha iyi yıllara, hep birlikte, el ele. Mutlu yıllar.
Dertlerin pipin kadar ufak, sevinçlerin popon kadar büyük olsun, Noel baba g. Tüne koysun, yeni yılın kutlu olsun.
Dertlerin zerre kadar ufak, sevinçlerin deniz kadar büyük olsun, yeni yılın kutlu olsun.
DOSTLUK, Günah olmayacak kadar masum Köle olmayacak kadar özgür Unutulmayacak kadar derin ve Tek başına yaşanmayacak kadar zorsa BİRLİKTE NİCE YILLARA.
Dün rüya yarın hayaldir. Rüyayı mutlu, hayali umutlu yapan bugündür, gönlün neyin özlemini çekiyorsa yarınlar sana onu getirsin. Yeni yılın kutlu olsun.
Dün rüya, yarın hayaldir, rüyayı mutlu, hayali umutlu yapan bugündür. Gönlün neyin özlemini çekiyorsa yarınların sana onu getirmesini dilerim. Yeni yılın kutlu olsun.
Dünya'nın en anlayışlı en tatlı en güzel kocasına. Yeni yılımız kutlu olsun sevgilim. 2020 bize, yuvamıza sağlık, mutluluk, huzur ve bol kazanç getirsin.
Dünyayı değiştirmek istersen yüreğine inan, dostlarına güven, sevgine sarıl. Yeni yıl senin başarılarının anahtarıyla tüm kapıları açacaktır. Mutlu Yıllar.
Düş olmadan büyük şeyler yapılamaz. 2020 yılında tüm düşlerinizin gerçekleşmesi dileğiyle.
Düşsüz büyük şeyler yapılamaz. 2020 yılında tüm düşlerinizin gerçekleşmesi dileğiyle.
En büyük zaman hırsızı, yaşadığımız kararsızlıktır. 2020 yılı tüm kararlarımızın gerçekleşmesi ve mutluluğu getirmesi dileğiyle, nice mutlu yarınlara.
En güzel günler en güzel geceler yeni yılda sizlerin olsun. Mutlu yıllara.
En işe yaramayan günümüz hiç gülmediğimiz gündür. Yeni yılın dolu dolu ve geniş en içten gülümsemelere açılması dileğiyle mutlu yıllar.
En kötü gün gülmediğiniz gündür. Yeni yılda bol bol ve en içten gülümsemelere açılması dileğiyle. Mutlu yıllar.
En kötü günümüz hiç gülmediğimiz gündür. Yeni yılın dolu dolu ve geniş en içten gülümsemelerle dolu geçmesi dileğiyle mutlu yıllar.
Eni bir yılda yüzünden gülücükler, gönlünden sevgiler eksik olmasın mutlu yıllar. Bir yıl daha geçti. Mutluluğunun ömür boyu devam etmesini, yaşantında hıç bir şeyin seni üzmemesini diler ve yeni yılını candan kutlarım.
Geçirdiğiniz en güzel yıllar 2020 ile başlasın. Nice güzel yıllara.
Geleceği oluşturacak her yeni günün bir önceki günden daha güzel, isteklerinize uygun ve sizi daha da mutlu etmesi dileğiyle. Mutlu yıllar.
Geleceğinizi her geçen gün önceki güne göre daha güzel yaratın, istediğiniz gibi mutlu olun! İyi yıllar!
Geleceğinizi oluşturacak her yeni gün bir önceki günden daha güzel, isteklerinize uygun ve sizi mutlu edecek şekilde olsun! İyi Seneler!
Gelecek hakkında düşünün ki bir geleceğiniz olsun. Yeni yılınız kutlu olsun mutlu yıllar.
Getirdiği mutluluğun tüm kötülükleri unutturacağı, başarıların tüm başarısızlıkları yok edeceği güzelliklerin hayatını dolduracağı bir yıl dileğiyle.
Gönlümün meclisinde herkes konuşsun istemem, kimse müdahale etmesin aşka. Yer gök şahidimdir ki siyasi görüşüm yoktur senden başka. Yeni nice senelere.
Görüyorum. Bu yıl yaşamında büyük değişikler olacak. Bol bol gezecek, okuyacak, film izleyecek, kendine vakit ayıracaksın. Not: Gönderen patronun, kovuldun.
Gözlerimde tutuyorum seni, gözyaşlarım sen. Kalbime hapsettim, her atışı sen. Dilimdeki içli şarkı, burnumdaki sıla kokusu, yanımdaki yamacımdaki yoldaşlık, içimdeki bambaşkalık hepsi sen.
Gül için dikene razı olur musunuz, yoksa dikeni de gülü de red mi edersiniz? Yeni yıllarda güllerle dolu günlerin dikenleri sizi düşmanları koruyan çitler olsun. Mutlu Yıllar.
Gül kurusu akşamlarda dost hasreti yaşadım, yeri geldi ayrılıklara ağladım, ama gönlüme koyduğum dostu hiç unutmadım. Yeni yılın kutlu olsun.
Güzel insan Nice mutlu yıllar sana yakışacaktır.
Güzel sağlıklı bol paralı bir 2020 yılı dilerim. Nice sağlıklı mutlu yıllara.
Güzel yıllar, mutlu yarınlar, güzel dostluklar bizimle olsun, yeni yılın kutlu olsun.
Hadi gel тuт ellerimi! Benimle yan! Benimle meydan oku her çaresizliğe! Benimle uyu benimle uyan. Birlikte varalım nice yıllara.
Hadi iyisin 1 seneyi daha eline yüzüne bulaştırmadan bitirdin, mutlu yıllar.
Hayatı yapamayacağımız şeyleri istemekle geçirdiğimiz söylenir. Oysa enerjimiz tüm hayatı zorlar. Yeter ki kendimize ve arkadaşlarımızın gücüne inanalım. Yeni yılda inancımızı pekiştirmemiz ve mutlu olmamız dileklerimle.
Hayatın bütün güzellikleri gözlerindeki ışıltı kadar güzel, temiz, içten ve parlak olsun.. 2019 yılı sana ve ailene mutluluk getirsin..
Hedefsiz büyük şeyler yapılamaz. 2020 yılında tüm hedeflerinizin gerçekleşmesi dileğiyle.
Hedefsiz ve hayalsiz büyük şeyler yapılamaz. 2020 yılında tüm hedeflerinizin ve hayallerinizin gerçekleşmesi dileğiyle.
Hep birlikte nice mutlu yıllar. Bembeyaz yağan kar, ne yaşanmışsa yaşansın örter geçmişin hatalarını.
Hepimizin tüm ilgisi gelecek olmalıdır, çünkü yaşamımızın geri kalanını orada geçireceğiz. 2020 yılı geleceğimize atacağımız ilk adımdır. Tüm adımlarımızın sağlam olması dileğiyle nice mutlu yıllar dilerim.
Her sene olduğu gibi bu senede hep neşe hep mutluluk bizimle olmasını ve sevgi dolu bir yıl geçirmemiz dileğiyle.
Her şey gönlünüzce olsun. Yeni yılınız kutlu olsun.
Her şeyin gönlünüzce olacağı güzel bir 2020 yılı dilerim. Herkese iyi yıllar.
Her yeni yıl bir başka güzel. Yeni yıl sizlere hayatınız boyunca unutamayacağız güzellikler yaşatsın. Yeni yılınız kutlu olsun.
Her yeni yıl, yeni bir umudun, sevgilerin habercisidir. 2020 yılı da böyle olsun, güzelliği daim olsun. Nice yıllara.
Her Yeni Yıl, yeni tazelenen umutların, çoğalan sevgilerin habercisidir. 2020 yılı da böyle olsun ama hep güzel olsun. Nice Yıllara.
Her yıl biraz daha büyüyoruz, biraz daha eskiyor ömür, biraz daha değişiyor her şey. Sende büyüdün kocaman oldun meleğim. Ama hala daha dün gibi gözlerimin önünde ilk adımların. Seni çok seven annen. Yeni yılımız kutlu olsun güzel kızım.
Herkes bir başkasına yardım etseydi, herkesin işi yapılmış olur. Yeni yıl paylaşımlarımızın yılı olsun. Mutluluk, esenlik ve sevinçler getirsin. Mutlu yıllar dilerim.
Herkes zamanda yolculuk yapıyor aslında. Anılarıyla geçmişe, hayalleriyle geleceğe. Hayallerinizin gerçek olması dileğiyle. Nice mutlu yıllara.
Hiç hata yapmayan insan genellikle hiçbir şey yapamaz. 2020 yılında hatalarımızın az, başarılarımızın devamlı olması dileğiyle mutlu yıllar.
Ho hо hо! Mutlu yıllar! Yepyeni bir yıla sevgiyle, sevenlerinle, sevdiklerinle merhaba de?
Hoş geldin yeni yıl! 2020 yılı sizlere hayatınız boyunca unutamayacağız güzellikler yaşatsın. Yeni yılınız kutlu olsun.
İdeal denen şey bir yıldıza benzer, ona hiçbir zaman ulaşamayız ama tıpkı denizcilere olduğu gibi bize de yolumuzu gösteren odur. Yeni yılda tüm ideallerine kavuşman dileğiyle mutlu yıllar.
İlk aşk başkadır derler, gerçekten de öyle sevgilim. Seninle açtığım gözlerimi seninle kapatabilmek dileği ile. Yeni yılımız kutlu olsun.
İnsan, armağanını içten vermezse ne değeri vardır. Yeni yıllar Allah’ın bizlere verdiği armağandır. En mutlu yıllar seninle olsun. Armağanınla yücel. Mutlu seneler.
İnsan, armağanını kalbi ile birlikte vermezse ne değeri vardır. Yeni yıllar Allah’ın bizlere verdiği armağandır. En mutlu günler seninle olsun. Armağanınla yücel.
İşte sonunda buldum. Neyi mi? Sana gönderebileceğim dostluğumuzun, yeni yılda da devam edeceğini anlatabilecek sıcacık bir yeni yıl mesajını; Mutlu yıllar.
İyisiyle kötüsüyle bir yılı daha geride bıraktık. Hoşcakal 2019 ve hoş gel bize 2020 .
Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, iyi yada kötü, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice yıllara.
Kız arkadaşımı o kadar seviyorum ki eskimesin diye 2020 yılında başkalarının kız arkadaşlarını kullanıyorum.
Kim bu dünyada yaparsa yılbaşını baş tacı, mazallah öteki dünyada girer dötüne süslediği çam ağacı.
Koskoca bir yıl daha devrildi gitti; keyifli ve gülümseme dolu bir yeni yıl dilerim.
Küçük mutluluklar diliyorum, elmalı kekler, sıcak sahlepler, yağmur kokusu, pazar kahvaltıları, trafikte yeşil ışıklar, fallarda balıklar nice mutlu yıllar.
Küçük şeylerden mutlu olabileceğiniz, büyük aşklar yaşayacağınız yeni bir yıl dileğiyle. Mutlu yıllar.
Minareden atlarım yeni yılını kutlarım.
Mutlu insan sevgisine ve kendine güvenendir. Sevgi bütün kapıları açar. Yeni yılda sevgi dolu günler dilerim. Mutlu yıllar.
Mutlu yıllar herkese. Yeni yılınız kutlu olsun.
Mutlu yıllar. Yepyeni bir yıla sevgiyle, sevenlerinle, sevdiklerinle merhaba demeni dilerim.
Mutluluk bankasının sevgi şubesinde, 2020 no’lu hesabınıza, 365 gün daha yatırılmıştır. Mutlu bir şekilde harcamanız dileğiyle. Mutlu yıllar.
Mutluluk yağmurları altında şemsiyesiz kalman dileğiyle. Nice mutlu yıllara.
Nerede yaşam varsa, orada umut da vardır. Yeni yılda tüm umutlar ve başarılar seninle olsun. Mutlu ve huzurlu yıllar dilerim.
Nice aşk yıllara meydan okudu nicesini silip götürdü. İnatla yıllara meydan okuduk. Bu yıla da inatla aşkımızı kazıyacağız. Seni Seviyorum sevgilim. Birlikte nice yeni yıllara.
Noel babayı şutlarım yeni yılını kutlarım.
Ömrümüzden yıllar birer birer eksilirken ben seni tanımış olmanın, seni hayatıma katmış olmanın mutluluğu içerisindeyim. Yaşlanmaya başlarken seninle çocuklaşmanın, seninle farklı dünyalara dalmanın ve tüm sıkıntılardan uzaklaşmanın sevinci içerisindeyim. Beni uzaklarda arama, elini kalbine koy bak onun en derinindeyim. Mutlu yıllar her şeyim Ömür boyu güzel yıllar, mutlu yarınlar, dostça dostluklar hep senin olsun. MUTLU YILLAR!
Rabbimiz bu yeni yılın tüm İslam âlemindeki kardeşlerimize her anını en güzel şekilde değerlendirmeyi ve her gününü razı olacağı amellerle yaşamamızı nasip etsin.
Rüya yarın hayaldir. Rüyayı mutlu, hayali umutlu yapan bugündür, gönlün neyin özlemini çekiyorsa yarınlar sana onu getirsin. Yeni yılın kutlu olsun!
Sağduyu aklın kapıcısıdır. Görevi: Kuşkulu fikirlerin içeri girmesine ve de dışarı çıkmasına engel olmaktır. Yeni yılda hepizin mutlu, sağduyulu ve sağlıklı günler getirmesi dileğiyle.
Sağlığın sıhhatin peşinizi bırakmadığı huzur dolu güzel bir yıl dilerim. Mutlu yıllara.
Sahip olduklarımızla yaşamayı öğrenmek bir süreç, bir katılım, yani yaşamımızın yoğrulmasıdır. Gelecek yıllar varlığımızı zenginleştirecek. Yeni yıl ilk adım. Nice yıllar, mutlu yıllar.
Sana bir şey söyleyeceğim, ama sakın üzülme; dün doktora, gittim böbreğimde кuм, kalbimde seni buldular!.
Sen benim canım dostum, yeni yılda huzurlu, başarılı ve mutlu anılar biriktirmen dileğiyle. Seni çok seviyorum.
Sen benim hayatımda sahip olduğum en önemli değersin. En büyük aşk sende gizli. Senin karşılıksız sevgin, benim için yıllar yılı verdiğin mücadeleyi hiç unutmadım. Yeni yıl bizim olsun. Seni çok seviyorum.
Sen evimin neşesi, sen sabahımın güneşi, sen yarınlarımın hayalisin. Sen yüzümdeki gülücük, kalbimdeki ritim bozukluğu. Sen hep aynı aşkla sevdiğim, mutluluğun tanımını sunduğu. Birlikte nice mutlu yıllarımız olsun aşkım. Seni çok seviyorum.
Sen ruhuma cemre diye damlamadıktan sonra ben bu bedende neyleyim. Aşk da sen, hasret de sen, ben de sen. Nice güzel yıllarda birlikte olmak dileklerimle.
Sen terlemişsindir, sana terlik getiriyim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de, sana hep hep yeniden başlamak isterim. 2020 yılı kutlu olsun bir tanem.
Seni tanıdığımda 2019 yılının ilkbaharıydı ve şimdi 2020 yılına merhaba diyoruz.. Seninle bu yılın da her ayı ilkbahar gibi gelecek bana, sağlıklı ve mutlu nice yıllarda beraber olmamız dileğiyle.. Mutlu Yıllar..
Seninle her gün bana yeni bir yıldır, gözlerinde bulurum mutluluğu, sözlerinde yaşarım o anı dolu dolu.. Benim için en güzel yılbaşıdır bana olan sevgin bir tanem..
Sesim güzel olmadığından sana bir yeni yıl şarkısı söyleyemiyorum. Bu yüzdendir ki böyle kısa bir mesaj çekiyorum. Sana koskocaman mutlu bir yıl dilerim! Gönlünden ne geçiyorsa hepsinin gerçekleşmesi dileğiyle. Yeni yılda da hep olduğun gibi sevgi dolu ve neşeli kal. Nice mutlu yıllara.
Sevdiklerinle beraber nice mutlu ve başarılı yıllar dilerim.
Sevgi bestesinin melodilerini yüreğinizde hissedeceğiniz, hüzünlerinizin dostluklarla silineceği, ümitlerinizin ve gülücüklerinizin hiç bitmeyeceği, sağlık, mutluluk, başarı, barış ve huzur dolu bir yılı sevdiklerinizle birlikte geçirmeniz dileğiyle. 2020 yılı size sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirsin. Neşe dolu bir yıl geçirin. Mutlu yıllar.
Sevgi bestesinin tınılarını tüm insanların yüreğinde hissedeceği, hüzünlerinizin dostluklarla silineceği, ümitlerinizin hiç bitmeyeceği, sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yılı sevdiklerinizle birlikte geçirmeniz dileğiyle. Yeni yıl size sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirsin! Neşe dolu bir yıl geçirin!
Sevgi bestesinin tınılarını yüreğinizde hissedeceğiniz, ümitlerinizin dostluklarla pekişeceği, gülücüklerinizin hiç bitmeyeceği, barış dolu bir yıl dileğiyle.
Sevgi bütün kapıları açar. Yeni yılda sevgi dolu günler dilerim. Mutlu yıllar.
Sevgi dünyanın en güzel şeyi. Ve seni gördüğüm andan itibaren bana en yakışanı duyguların. Varlığına binlerce kez şükür olsun aşkım. İyi ki varsın.
Sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yіne de sevgі dolu nіce yıllara.
Sevgili dostlarım. Hepinize iyi yıllar dilerim.
Sevgilinle öpüş mutlu olsun, bira iç köpüklü olsun, gece taksime giт kızlar senin olsun, gece gündüz öğlen ders çalış karnenin hepsi 5 olsun, sevgiline pırlanta al şok olsun Laf olsun torba dolsun, 2020′in kutlu olsun, bunu herkese yollamayan top olsun.
Sıkıntılarımızı, üzüntülerimizi, hastalıklarımızı 2019 ile uğurlayalım, 2020 güzellikler, sevinçler, sağlıklı bir ömür getirsin bizde kucaklayalum. Mutlu yıllar Susmak, dayanılması çok güç bir yanıttır. Yeni yılda tüm sorunların yanıtları seninle olsun. Mutlu yarınlar, mutlu yıllar.
Şeker gibi tatlı, masal gibi güzel bir 2020 yılı diliyorum.
Şunu unutma: Her şeyin yok olduğunu düşündüğünüz anda, gelecek hâlâ yerindedir. Yeni yıl geleceğin ilk adımıdır. Mutluluk ve başarı dileklerimle.
Tüm sevdiklerinizle mutlu mesut bir yıl geçirmenizi dilerim .
Varsın iki göz odalı bir evimiz olmasın, yeter ki senin iki gözün bende olsun. Yeni yılın kutlu olsun sevdiceğim.
Yaşam gülmeyi, sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı, dostluk sadık kalmayı bilenler içindir. Tüm dostlarım yeni yılınız kutlu olsun.
Yaşamı seviyor musun? Öyleyse zamanı boşa harcama, çünkü yaşamın yapıldığı madde zamandır. 2020 yılının kıymetini bilmen, her anını dolu dolu yaşaman ve mutlu olmanın keyfini çıkarman dileğiyle. Nice güzel, sağlıklı ve de çok çok mutlu yıllara.
Yaşamın kaynağı sevgi, sevgi bir tutku, tutku bir amaç, amaç bir şeyleri birileriyle paylaşmaksa, paylaşmak dostluk, dostluk hatırlamaksa eğer hep aklımdasınız. Yeni yılda da dostluğumuzun daha da pekişmesi ve ebedi olması dileğimle daha nice mutlu yıllara.
Yaşamında güzel yıllar, mutlu yarınlar, gerçek dostluklar hep seninle olsun. Yeni yılın sana ve tüm sevdiklerine sağlık, mutluluk, neşe, başarı, bolca para, sevgi ve huzur getirmesini dilerim. Mutlu Yıllar.
Yelkovan akrebe meydan okurken zaman hızla geçerken geriye unutulmamış dostluklar kalır. İyi ki dostumsun. Yeni yılın kutlu olsun.
Yeni bir yıla girerken herkese sevgi ve barış diliyorum. Savaşların, acıların ve felaketlerin, geçip giden koca bir yıl gibi geride kalması umuduyla. Nice mutlu yıllara.
Yeni bir yıla girerken sevgi ve barış diliyorum. Savaşların, acıların ve felaketlerin, geçip giden koca bir yıl gibi geride kalması umuduyla. Nice Yıllara.
Yeni bir yılda yüzünden gülücükler, gönlünden sevgiler eksik olmasın mutlu yıllar.
Yeni doğan güneş bizi yeni bir yıla kavuşturacak. Bu yılın sizlere sağlık ve mutluluk getirmesini dilerim.
Yeni yıl bizlere kutlu olsun. Yeni yıl sizlere de kutlu olsun. Sağlık, başarı ve mutluluk dolu olsun.
Yeni yıl da umutların gerçek, gerçeklerin mutlulukların sonsuz olsun. İyi yıllar.
Yeni yıl sağlık, huzur, mutluluk, para getirsin. Getirmezse koy gotune gitsin. Daha 2021 var 2022 var.
Yeni yıl size sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirsin. Neşe dolu bir yıl geçirin.
Yeni yıl umut olsun. Yürekler bulut olsun. Her sene sağlık, mutluluk hep bizimle olsun.
Yeni yıla nasıl girersen öyle geçer derler, bu sene seninle beraber yeni yıla girmiyorum ki bir dahaki yılda da beraber olmayalım, mutlu yıllar.
Yeni yılda Hayatı dolu dolu yaşamak ve mutluluk içinde geçinmek dileğimle, Mutlu Yıllar.
Yeni yılda hayatı tutabilmek, sevgiyi kaçırmamak, keşke dememek için düşlerini ikiyle çarp bu kez ve onları gerçekleştirecek zamanı ayır kendine. Mutlu yıllar.
Yeni yılda hepizin mutlu, sağduyulu ve sağlıklı günler getirmesi dileğiyle.
Yeni yılda melekler sihrini göstersin ve bütün neşe ve mutluluklar sana gelsin. Mutlu Yıllar.
Yeni yılda sağlık, huzur, sevgi, mutluluk, sabır, hoşgörü, başarı, yardımlaşma, iyi niyet, dostluk, barış ve iyi insanlar diliyorum.
Yeni yılda sevdiklerinizle birlikte neşeli, mutlu, sağlıklı ve huzurlu anılar biriktirmenizi ve asla ‘keşke’ dememenizi umuyor, sizi kucaklıyorum. İyi seneler.
Yeni yılda tüm dargınlıkların bitmesi ve barış içinde yaşanması dileğimle, Mutlu Yıllar.
Yeni yılda umutların gerçek, gerçek mutlulukların sonsuz olsun. İyi Yıllar.
Yeni yılda ve bundan sonraki ömrümde uğruna ölmek değil, uğruna yaşamaya hazırım bitanem. Yeni yılımız kutlu olsun aşkım.
Yeni yılda yanlışlarınız az, başarılarınızın devamlı olması dileğiyle. Yeni yılınız kutlu olsun.
Yeni yılda yüzünden gülücükler, gönlünden sevgiler eksik olmasın. Mutlu yıllar.
Yeni yılı sahanda mı seversin yoksa deplasman da mı? Hepinizin yeni yılı kutlu olsun.
Yeni yılımız kutlu olsun. Sağlık, huzur ve mutluluğumuzu daim etsin rabbimiz inşallah. Bütün hastalarımıza acil şifalar diliyoruz.
Yeni yılın cüzdanına para, kalbine aşk, hayatına düzen getirmesi dileğiyle.
Yeni yılın en güzel müjdeler, en güzel sürprizlerle kapınızı çalması ve yeni yılı tüm dünyaya ümit saçan gülücüklerle karşılamanız dileğiyle.
Yeni yılın ilk saatlerinde seninle birlikte değilim ama yüreğim ve bütün olumlu düşüncelerim seninle birlikte. Yeni yılın kutlu olsun!
Yeni yılın kellere saç, hastasına ilaç, züğürte para, sıvacıya mala, işsize iş, dişsize diş, olmayana çocuk, üşüyene gocuk, colaya buz, yemeğe tuz, nazar değmişe hoca, evde kalmışa koca, dırdırcıya akıl, onu çekene sabır, vermesini diler mutlu yıllar dileriz.
Yeni yılın milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Yeni yılda acıların, zulümlerin, adaletsizliklerin son bulduğu; huzurun, mutluluğun ve refahın hakim olduğu yeni bir Dünya olması dileğiyle, sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.
Yeni yılın sağlık mutluluk ve başarı dolu geçmesini dilerim. Her günün bir diğerinden daha keyifli geçsin. Yeni yılın kutlu olsun.
Yeni yılın sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirmesi dilekleriyle. Neşe dolu yıllar!
Yeni yılın sana neşe ve mutluluk getirmesi dileğiyle. En içten sevgilerimi sunuyor, sevgi, barış ve esenlikler diliyorum mutlu yıllara inşallah.
Yeni yılın sana ve tüm sevdiklerine sağlık, mutluluk, neşe, başarı, bolca para, sevgi ve huzur getirmesini dilerim. Mutlu Yıllar Yeni yılın tüm güzel müjdeler, en beklenmedik sürprizler ve hayal ettikleriniz ile kapınızı çalması, size ve ailenize mutluluklar getirmesi dileklerim ile. Nice mutlu senelere.
Yeni yılın tüm insanlığa ve ülkemize barış, mutluluk getirmesi dileğiyle yeni yılınız kutlu olsun. Her şey gönlünüzce olsun.
Yeni Yılın Türkiye için umutlu, bereketli, 2019'da yaşanan tüm olumsuzlukların tersinin yaşanacağı bir yıl olmasını dilerim. Nice Yıllara.
Yeni yılını kutlarım, Noel babayı şutlarım.
Yeni yılını tüm yüreğimle kutlar, daha nice yılları sağlıkla başarıyla sevdiklerinle birlikte görmeni ve geçirmeni diliyorum.
Yeni yılınız kutlu olsun. Sağlık, mutluluk ve bol para getirsin.
Yeni yıllarda güllerle dolu günlerin dikenleri sizi düşmanları koruyan çitler olsun. Mutlu Yıllar.
Yeni yılda da hiç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğimle. İyi ve sağlıklı seneler.
Yeni yılı sahanda mı seversin yoksa deplasmanda mı?
Yılbaşı bileti sezonu açılmıştır. Bu sene de büyük ikramiye bana çıkarsa hanımı, evi, arabayı değiştirmeyi düşünüyorum.
Yine bir seneyi de arkada bırakıyoruz. 2020 yılında güzel ve neşeli, huzur dolu bir yaşam geçirmen dileği ile. İyi seneler.
Yine bir yılbaşı geldi. Bu yılbaşı sevdikleriniz ile mutlu huzurlu bir yıla başlangıç yapmanızı ve senenizin aynı güzellikte geçmesini diliyorum.
Yine bir yılbaşı yaklaşıyor bu yılbaşı sevdiklerinizle birlikte mutlu huzurlu bir yıla başlangıç yapmanızı ve tüm yılınızın aynı güzellikte geçmesini diliyorum.
Yine yeni bir yıl var kapımızda. 2020 yılına gireceğimiz şu günlerde istediğiniz her şeyin gerçekleşmesi dileğiyle. Mutlu yıllar. İyi seneler!
Yine yeni bir yıl var kapımızda. Geleceğinizi oluşturacak her yeni gün bir önceki günden daha güzel, isteklerinize uygun ve sizi mutlu edecek şekilde olsun! İyi Seneler!
Zamanı yapamayacağımızı şeyleri istemekle geçirdiğimiz söylenir. Oysa gücümüz tüm zamanları zorlar. Yeter ki kendimize ve dostlarımızın gücüne inanalım. Yeni yılda inancımızı pekiştirmemiz ve mutlu olmamız dileklerimle.  Mutlu yıllar.
Dünyanın en değerli varlıkları olan siz öğretmenler! Bugün, Türk öğretmeninin şeref günüdür. Ona olan saygıyı yenileme, onun yüceliğini anma günüdür. Böyle anlamlı bir günde hepinizi sevgiyle, candan kutluyoruz. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
24 Kasım Öğretmenler Günü'nü en içten dileklerimle kutluyor, görevi uğruna şehit olanları ve ebediyete irtihal etmiş tüm öğretmenlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum. Tüm öğretmenlerimize başarılı bir meslek hayatı diliyorum.
Siz öğretmenler “sevgi elçileri” siniz. Sınıfta yaşama sevinci, toplumda huzur, ülkede barış, meslektaşları arasında demokratlığın simgesisiniz. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Değerli öğretmenlerimizin, 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Ülkemizi gerçek hedefe, gerçek mutluluğa kavuşturmak için iki orduya ihtiyaç vardır: Biri vatanımızı kurtaran asker ordusu, diğeri ulusumuzun geleceğini yoğuran irfan (bilim, kültür) ordusudur.(Atatürk) Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Atatürk:
"Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır." diyerek bu kıymetli mesleğin önemini vurgulamıştır. Tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun.
Öğretmen demek karanlıkta görünen ay ışığı demektir. Değerli öğretmenlerimizin kıymetini bilelim.
Emekli ve görev başındaki öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü en içten dileklerimle kutlayarak, çalışmalarında başarılar; aileleri, öğrencileri ve çalışma arkadaşlarıyla birlikte sağlık, huzur ve mutluluk içinde bir yaşam diliyorum.
OkuIun vereceği iIim ve fen sayesindedir ki, Türk miIIeti, Türk sanatı, ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzeIIikIeri iIe geIişir. Atatürk Başarım da sen varsın. kalbim ismini ansın. Saygılar senin olsun. sevgili öğretmenim. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Türkiye’nin birkaç yıIa sığdırdığı askerî, siyasî, idarî inkiIâpIar sizin, sayın öğretmenIer. Sizin sosyaI ve fikrî İnkiIâptaki başarıIarınızIa pekiştiriIecektir. Hiç bir zaman hatırIarınızdan çıkmasın ki, Cumhuriyet; sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiIIer ister. Atatürk Benim asıl anlatılacak yanım öğretmenliğimdir. Topluma, milletime ben, öğretmenlik yapabiliyorsam, beni onunla anlatın. Yoksa kazandığım zaferler, yaptığım öteki işlerle beni anlatmanız pek önemli değildir. (Atatürk) Bir gün dersem ki ben öğretmenim sen güneş kadar uzakta bile olsan her bakışımda gülümseyişini görürüm ışıksız açmazmış çiçek, gelmezmiş bahar inan seninle her mevsim bahar öğretmenim. Öğretmenler gününüz kutlu olsun..
Saymakla tükenmez faziletlerin, zamanen ödenen o bedellerin, kıvancındır üstün talebelerin, iftihar ediniz siz öğretmenim. Öğretmenler Gününüz kutlu olsun.
Unutmayınız ki cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir.(Atatürk) Herkesin kendine göre bir zevki vardır. Kimi bahçe ile meşgul olmak, güzel çiçekler yetiştirmek ister. Bazı insanlar da adam yetiştirmekten hoşlanır. (M. Kemal Atatürk) Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Öğretmen nasılsa sınıf da öyledir. (Alman atasözü) Sevgiyle, bilgiyle yoğurdun bizi, bu azimle aştık cahillik denizini, barışın güvercini, doğruluk hazinesi, inan ki sensin, can öğretmenim..
Öğretmen, bir bahçıvandır. En güzel gülleri o yetiştirir. Hiç yorulmadan, bıkmadan, usanmadan bahçesindeki güllere su verir ve onların bakımını titizlikle yapar. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Muallimler! Yeni nesli, cumhuriyetin fedakâr muallim ve mürebbilerini sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.(Atatürk) Öğretmenler gününüzü en içten dileklerimle kutlarım. Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.(Atatürk) Bir millet irfan ordusuna malik olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlar zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak neticeleri vermesi, ancak irfan ordusuyla kaimdir.(Atatürk) Anne ve babamdan sonra en güvendiğim insana öğretmenime şükranlarımı sunarım. Öğretmenler Gününüz kutlu olsun.
Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin elindedir. Eğitim demek, vücutta ve ruhtaki güzelliği ve mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir. Öğretmenler Gününüz kutlu olsun.
Gün geçtikçe değeri artan geleceğin pırlantalarını yetiştiren fedakar tüm öğretmenlerin günü kutlu olsun.
Bizi aydınlık yarınlara hazırlayan tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Başöğretmenimiz Atatürk’ü ve görevi için şehit olan öğretmenlerimizi saygı, şükran ve rahmetle anıyor; başta öğretmenlerimiz olmak üzere tüm eğitim camiamızın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyor, tüm öğretmenlerimizi saygı ile selamlıyorum Yılın bir günü hatırlamakla senin hakkını nasıl ödeyebilirim ki? Her zaman kalbimde olacaksın. Hayatım boyunca seni hiç ama hiç unutmayacağım öğretmenim. Öğretmenler gününü kutlarım, seni çok ama çok seviyorum.
Öğretmenlik kutsal bir meslek olarak tanılanır ki öğretmenlerimiz çocuklarımızı yani geleceğimizi şekillendirirler ona yön verirler. Bugün 24 Kasım Öğretmenler günü. Tüm öğretmenlerimizin bu özel günü kutlu olsun.
Milletleri kurtaranlar, Yalnız ve ancak Öğretmenlerdir. Öğretmenden, Eğiticiden yoksun bir Millet, Henüz Millet adını almak kabiliyetini Kazanmamıştır. (Mustafa Kemal Atatürk).
Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır. (Mustafa Kemal Atatürk). Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Biricik öğretmenim canım öğretmenim iyiki varsın iyiki benimlesin. Sağol varol öğretmenler günün kutlu olsun.
Öğretmen cehalete karşı kılıcını kuşanmış bir savaşçı gibidir.
Anne baba ne kadar kutsalsa Öğretmende o kadar kutsaldır. Tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Vatan bir okulsa ilk nöbettesin, ilim denizinde hep seferdesin, kutsal mesleğinle gönüllerdesin, benim de gönlümü al öğretmenim. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Vatanın dört bir yanında fedakarca çalışarak bu ulvi görevi layıkıyla yerine getiren bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlar, başarılarının devamını dilerim.
Siz kara gökIerin yıIdızIarı, ısıtın yurdumuzu sabaha kadar! Ama düşe kaIka, ama yiğit, ama umutIu. AIın benim gönIümden de o kadar. Ve onIar, yıIdızIar gibi gözIeri ışıI ışıI yananIar! Oyuncak için değiI, kağıt kaIem, kitap için ağIayanIar. Cahit küIebi Ordularımızın kazandığı zafer, sizin eğitim ordularınız için yol açtı. Gerçek zaferi siz, öğretmenler kazanacaksınız. Bunu başaracağınızdan kuşkum yoktur. Sarsılmaz bir inançla ben ve arkadaşlarım sizi gözeteceğiz. Sizin karşılaştığınız tüm engelleri kıracağız. (M. Kemal Atatürk) Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Yeter derecede eğitime sahip oImaIısın ki, çevrende insanIarı gereğinden büyük görmeyesin; fakat biIgeIiği sağIayacak kadar da eğitimin oImaIı ki, onIarı küçük görmeyesin.(M. L. BOREN) Cehaletin düşmanı ve toplum değişiminin motor gücü kabul edilen, dünyanın her yerinde topluma ışık tutan en büyük güç öğretmenlerdir. Bu bilinçle Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, geleceğe ışık tutan 1 milyon öğretmenimizle tüm öğretmen adaylarının Öğretmenler Günü'nü kutluyorum.
Öğretmen, doğan güneşe benzer. Etrafını aydınlatarak karanlıklara meydan okur. Dünyanın en değerli varlıkları olan sız öğretmenler! Bugün, Türk öğretmeninin şeref günüdür. Ona olan saygıyı yenileme, onun yüceliğini anma günüdür. Böyle anlamlı bir günde hepinizi sevgiyle, candan kutluyoruz. Tüm Öğretmenlerin 'Öğretmenler Günü' kutlu ve mutlu olsun.
Öğretmenlerimizi baş tacı ediyor, emeklerini takdirle karşılıyoruz. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 24 Kasım 1928'de 'başöğretmen' sıfatını alması dolayısıyla 1981'den bu yana her yıl Öğretmenler Günü olarak kutladığımız 24 Kasım'ın tüm öğretmenlerimize hayırlı olmasını diliyorum 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutluyorum. Başta Başöğretmen ATATÜRK olmak üzere sonsuzluğa göçen tüm öğretmenlerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum.
Sabrını ve sevgisini öğrenim hayatımız boyunca bizden esirgemeyen, fedakar öğretmenlerimiz! Öğretmenler Gününüz Kutlu olsun.
Tüm bildiklerini bize öğrettin, millete faydalı bireyler ettin, kalemi kılıçtan çok keskinlettin, çareler ürettin sen öğretmenim. Öğretmenler gününüz kutlu olsun..
Türkiye Cumhuriyeti, çağı, bilimin ışığında sizlerin gayreti ile yakalayacaktır. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Baş öğretmen M. Kemal ATATÜRK başta olmak üzere  tüm öğretmenlerimizin gününü içtenlikle kutluyorum.
7 Ayrı ülkeden 77 çeşit ɑrı gelse 777 çiçeğe konsɑ hiçbiri sizin kɑdɑr olmɑz öğretmenim. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Öğretmenler, altın kanatlı kelebeklerdir. Çiçeklerin arasından hiç yorulmadan, devamlı uçarlar. Çiçeklerine toz kondurmamaya çalışırlar. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Bir milleti hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum olarak yaşatan da, köleliğe, yoksulluğa düşüren de eğitimdir.(Atatürk) Canım öğretmenim, bu özel gününüzde sizlere sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler dilerim.
Ülkemizi aydınlık yarınlara taşımak için canla başla çalışan öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü'nü kutlarız.
Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Eğitmeyi ve öğretmeyi bir ideal olarak benimseyip ülkemizi çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma ve ‘lider ülke Türkiye’ amacı uğrunda fedakarlık ve gayret gösteren bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyorum Öğretmenler! Cumhuriyet sizden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister. (Atatürk) Planınız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl içinse ağaç dikin, yüz yıl için ise insanları eğitin.
Öğretmen, öğrencilerinin üzerine titreyendir. Gömleğimizin düğmesi açılınca eliyle kapatan, alnımız terleyince mendiliyle kurulayan, ayağımıza taş dokunsa bizden önce üzülendir. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Yeni nesil en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır. (Atatürk) Başta Başöğretmenimiz ATAM ve Şehit Öğretmenlerimiz olmak üzere, Elleri öpülesi bütün öğretmenlerimizin "Öğretmenler Günü" kutlu olsun.
Bir topluluk ulus olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır. Onlardır ki, toplumun gerçek bir ulus haline getirirler.(Atatürk) Öğretmen, geçmişin öğreticisi, geleceğin kurucusudur.
Bütün öğretmenlerin öğretmenler günü kutlu olsun. İyi ki varsınız. Ellerinizden saygıyla öperim.
Heykeltıraş mermere ne ise, öğretmen de çocuğa odur. (Atasözü) Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Tüm fedakar ve üretken öğretmenlerimizin bu değerli gününü içtenlikle kutluyorum.
Geleceğin güvencesi eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır.
Üzerimde emeği olan bütün öğretmenlerimin öğretmenler gününü en içten dileklerle kutluyorum.
En önemli ve feyizli görevlerimiz, milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretler olur. (Atatürk) Öğretmen kandile benzer. Kendini tüketerek başkalarına ışık verir. (Rufini) Türk gençliğine fedakaƒrca emek harcayarak geleceğimizin imarına ter döken bütün öğretmenlerimizin bu güzide günlerini en içten duygularla kutluyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum Öğrencilerine okuma isteği aşılamayan bir öğretmen havada soğuk demir dövüyor demektir.(H. Mann) Başta beni yetiştiren, her zaman minnetle andığım öğretmenlerimin ve tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyor, saygıyla önlerinde eğiliyorum Ülkemizi taşıyacak çocuklarımızı emanet ettiğimiz, ülkemizin her köşesinde insan yetiştirmeyi amaç edinen, hiçbir zorluktan kaçınmayan Öğretmenlerimizin ve eğitim camiamızın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü yürekten kutluyorum Başöğretmen Atɑtürk'ün birer yansıması olan sizler, övgülerin en güzeline layıksınız. Öğretmenler gününüz kutlu, başarılarınız daim olsun.
Öğretmenim, bu mutlu gününüzde size sağlık ve mutluluklar diler, ellerinizden öperim. Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır sözünde belirttiği gibi, öğretmenlerimizin üstlendiği görev, toplumsal ve bireysel anlamda bütün özeni hak etmektedir. Tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyorum Büyük fedakarlıklarla eğitim öğretim faaliyetlerini sürdüren, bir toplumun şekillenmesinde önemli görevler üstlenen ve gençlerimizin iyi bir şekilde yetişerek vatanına sahip çıkmasını sağlayan kıymetli öğretmenlerimizin gününü tebrik eder, sevgi ve saygılarımı sunarım Doğruya, güzelliğe, odur yolu gösteren odur hep geleceğe güvenle gülümseyen. Bir ana, bir babadır çocuklara sunulan. Odur eli öpülen, odur fedakâr insan. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Ülkemizin fedakar öğretmenleri, sizler her şeyin en güzeline layıksınız. Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun.
Tüm Öğretmenlerin ‘Öğretmenler Günü’ kutlu ve mutlu olsun.
Herkesi aydınlatmak isteyen öğretmenler, mum gibi erimeğe razı olmalıdır. (Cenap Şahabettin) Bir gün adımı soranda çocuklarım kendimden önce senin adını söylerim solmadan açabiliyorsa körpe tomurcuk, uğrunda harcanır boncuk boncuk, yine de bitmez öğretmenim var derim. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü içtenlikle kutluyor ve görevlerinde başarılar diliyorum. Başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere aramızdan ayrılan öğretmenlerimizi rahmetle anıyorum.
Dünyada her şeye bir değer biçilir. Ama öğretmenin eserine değer biçilemez. Onun eseri hem her şeydir ve hem de hiçbir şeydir. (Socrates) ÖğretmenIer, aItın kanatIı keIebekIerdir. ÇiçekIerin arasından hiç yoruImadan, devamIı uçarIar. ÇiçekIerine toz kondurmamaya çaIışırIar.
Verdikleri emeğin ve özverinin karşılığını maddi ve manevi anlamda alacak olan öğretmenlerimiz çağdaş bir uygarlık hedefi doğrultusunda yetiştirecekleri nesillerle Cumhuriyetimizin sonsuza dek yaşamasında en önemli unsur olacaklardır. Bu vesileyle tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutluyorum Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın (kültürün) müspet fikirlerini veriniz. İstikbalin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler tatbik (uygulama) mevkiine konduğu vakit Türk milleti yükselecektir. (Atatürk) Öğretmenlik Tanrı sanatıdır.(Hz. Ali) Öğretmenlik mesleklerin en az kazanç getireni, fakat insanı en çok ödüllendirenidir.(H. V. Dyке) Dünyanın en tatlı öğretmeninin öğretmenler günü kutlu olsun.
Büyük ve lider Türkiye’nin geleceğini yetiştiren öğretmenlerimizin ülkemizin bilgi kaynağı olduğunu bir an olsun aklımızdan çıkartmamalıyız. Bu duygu ve düşüncelerle tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyor, eğitim neferlerimize selam ve sevgilerimi sunuyorum.
Gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir. Geçmişin öğreticisi, geleceğin kurucusu olan bütün öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun.
Öğretmenlik mesleklerin en az kazanç getireni, fakat insanı en çok ödüllendirenidir. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Toplumların uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.
O sımsıcak sevgin her şeye değer öğretmenim hele o şefkatli bakışların içimi ısıtır öğretmenim sensin benim en iyi öğretmenim. Öğretmenler Gününüz kutlu olsun.
Bizi seven, öğreten, hata yaptığımızda affeden, büyüklüğünü hep koruyan, büyüdüğümde anılarımda özel yerleri olacak olan öğretmenlerimin Öğretmenler Günü'nü kutlarım. Hepinizi çok seviyorum.
Okumayı yazmayı hızlı düzgün saymayı her an dürüst olmayı sen öğrettin öğretmenim..
Bizimle hayatı paylaşan; bize hayatı öğreten, birey olma çabasında yol gösteren tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Yeter derecede eğitime sahip olmalısın ki, çevrende insanları gereğinden büyük görmeyesin; fakat bilgeliği sağlayacak kadar da eğitimin olmalı ki, onları küçük görmeyesin. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Toplumun düşmanı cehalet, cehaletin düşmanı öğretmenlerdir. (Atatürk) Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.(Hz. Ali) Öğretmenler gününüzü en içten dileklerimle kutlarım.
Sen bir tek kanatlı bilgi meleğisin. Öğretmenler günün kutlu olsun.
Dünyanın en kutsal vazifesini yapan tüm öğretmenlerimin öğretmenler gününü canı gönülden kutlar ellerinden öperim.
Öğretmen bir sanatkârdır, yarının temelini o attığı gibi, değerli kişilik hamuruna da biçim verir.
Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum derler. Ben sizin kırk yıl değil ölünceye kadar köleniz olurum. Öğretmenler Gününüz kutlu olsun.
Öğretmenler bir milleti kurtaran en büyük unsurlardır. (Atatürk) Sevgiyle, şefkatle, emekle bu kutsal görevi yerine getiren öğretmenlerin Öğretmenler Günü kutlu olsun.
24 Kasım Öğretmenler Günü tüm öğretmenlerimize kutlu olsun.
Dünyanın her yerinde öğretmenler toplumun en özverili ve en saygıdeğer öğeleridir.(Atatürk) 24 Kasım Öğretmenler Günü tüm ulusa kutlu olsun.
Sen bahçemde tek gül, kalbimde tek cansın. Sen sevdiren öğretensin öğretmenler gününüz kutlu olsun canım öğretmenim.
Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır. (Atatürk) Öğretmenler! Sarsılmaz imanla sizi izleyeceğiz ve karşılaştığınız bütün engelleri kaldıracağız. (Atatürk) Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir. (Atɑtürk) 24 Kasım Öğretmenler Gününüz kutlu olsun.
Bugün öğretmenler günü ve bende dahil tüm öğretmenlerin öğretmenler günü kutlu olsun. Nice yeni nesillere.
Yeryüzünde öğretmenlikten daha şerefli bir meslek tanımıyorum. (Diyojen) Canım öğretmenim, Öğretmenler Gününüz kutlu olsun.
Öğretmen demek eli öpülesi insan demek ellerinizden öper öğretmenler gününüzü kutlarım.
Siz bir mum ışığı bizde o mumdan yararlanan öğrencileriz. Öğretmenler günün kutlu olsun.
Öğretmenlere çok büyük borcumuz vardır. Çünkü öğretmenlerimiz bize saygı. sevgi, eğitim, temizlik, ahlak öğretmeye çalışır. Öğretmenlerimize saygı ve sevgi duymalıyız. Öğretmenler Gününüz kutlu olsun.
Öğretmen, taze ruhları işleyen ustadır. Nesiller yaratır; ülkeler değil, gönüller fetheder. (Arif Hikmet Par) Dünyanın her yanında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakâr ve en değerli varlığıdır.
Öğretmenim bilir misin seni nasıl sevdiğimi? Sorsan bana nerde yerin gösteririm ben kalbimi. Öğretmenler gününüz kutlu olsun..
Çocuklarımızın eğitimli yetişmesinde ve geleceği için doğru kararlar vermesinde büyük rol oynayan, her türlü fedakârlığı gösteren tüm Öğretmenlerimizin Öğretmenler gününü kutluyor sağlık ve mutluluklar diliyorum Dünyada işlenmesi güç üç şey vardır: Elmas, çelik, insan ruhu. (Benjamin Franklin) Sen bir ışık yolusun. Bizi hep aydınlatan bir bilgi kaynağısın türlü şeyler anlatan. Avukat, doktor, hâkim, hepsi senin eserin bu ülke, bu insanlar senindir öğretmenim. Her öğretmenler gününde, sevinçle çarpar kalbim. Gösterdi tüm gücünü sevgili öğretmenim. Öğretmenler gününüz kutlu olsun..
Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.
Gelecek nesillerimiz adına umut bağladığımız gerçek güç öğretmenlerimizdir. Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun.
Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete sürükler.
İnsan ağaç dikmeyince meyve vermesini bekleyemez. Her yıl yeni yeni ağaçlar diken sevgili öğretmenlerimizin, öğretmenler gününü kutluyorum. ALLAH saygıya değer öğretmenleri başımızdan eksik etmesin.
Bir ulusun çağdaş ülkeler düzeyine erişebilmesi; eğitim ve öğretimin kaliteli ve bilimsel yöntemlerle yürütülmesi ile ancak mümkün olabilir. Öğretmenler günün kutlu olsun.
Büyük devlet adamı, ulu önder Atatürk'ümüzü kaybedişimizin yıl dönümü bugün. Işığın hala bizi aydınlatıyor Atam. Rahat uyu.
Her 10 Kasım da saatler 09:05'i gösterdiğinde kalbimiz buruk, başımız dik, seni anıyor, bize emanet ettiğin bu vatan için minnet duyuyoruz Atam.
Dünya, savaşın ve barışın kahramanı olan büyük Atatürk'ün ölümü ile yoksul düşmüştür.
Seni anlıyoruz büyük Atatürk, seni seviyoruz tüm kalbimizle, seni özlüyoruz büyük Atatürk, seni anıyoruz 10 Kasım gelince.
10 Kasım'da bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz seni Atam. Milletimizin başı sağ olsun.
Adıyla şanıyla dünyaya nam salmış şanlı Atam, seni hep yüreğimizde taşıyacağız.
Atam her yerde siren sesleri vardı. Ben de nefesim yettiğince düdüğümü çaldım. Seni saygıyla anıyoruz.
Türk Milletinin her bir ferdi Atatürk'ün getirdiği ilke ve devrimlerin gönüllü ve azimli birer koruyucusu olmaktan büyük bir onur duymaktadır.
10 Kasım sabahı saat 09.05 bütün sirenler çaldığında, seni bir kez daha ne kadar çok özlediğimi anladım.
Her 10 Kasım'da olduğu gibi bu 10 Kasım'da da Atatürk'e olan bağlılığımızı ve sevgimizi ortak düşünce ve duygularla bir kez daha dile getiriyor, büyük önderimizi özlemle anıyoruz.
Süpermen, Batman, bunların tümü yalan, gerçek kahraman benim Atam.
Bu insanlığa denenmiş bir felsefe örneği olarak sunulabilir. Atatürk yüz yıllara sığabilecek işleri on yılda tamamladı.
Her eserin bir imzası vardır. Bu ülkenin imzası da Atatürk'tür. Ruhun şad olsun.
Çağımızda hiçbir isim, Atatürk'ün adı kadar büyük saygı görmemiştir.
Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
Mustafa Kemal bir dehadır, bir temeldir, bir yöndür. Onu ancak emanetlerini devam ettirerek, sürdürerek sevebiliriz. Kendisine yeni şeyler, yeni değerler ekleyerek sevebiliriz. Yalnız yüreğimizle değil, aklımızla da sevelim. Mustafa Kemal en büyük zaferini o zaman kazanmış olacak.
Atam sen rahat uyu. Yolcusuyuz biz Hürriyetin, Atam sen rahat uyu, bekçisiyiz biz Cumhuriyetin.
10 Kasım sabahı 09.05 bütün sirenler çaldı, bütün gözyaşları aktı, bütün herkes hazırda, sen hiç unutulmazsın, çünkü sen Atatürk'sün.
Büyük Atatürk! Seni seven ve anlayan bir gençlik her zaman var olacaktır.
Atatürk sayesinde, Anadolu topraklarından yükselen bağımsızlık ve özgürlük meşalesi, dünyada pek çok topluma örnek olmuştur. Gerek ülkemizde ve gerekse tüm dünyada adının ilk günkü gibi heyecanla anılması biraz da bu yüzdendir.
10 Kasımı bilmeyen ne bilsin. Sevdiğin insan çıka gelir, ona sarılır, hasret giderirsin, özlem duyarsın. Bize bu vatanı, yaşadığımız yerleri miras bırakan atam. Biz seni asla unutmayız, seni kalplerimize kazıdık. Rahat uyu Atam.
Rüzgâr ağırdan eser, her 10 Kasım sabahı. Her bir yere savurur, sararmış yaprakları. Hüzünlenir milletim, her 10 Kasım sabahı, çiçeklerle donanır, Anıtkabir yolları.
Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ü, vefatının yıldönümünde rahmet ve minnetle anıyoruz.
Bir ülkenin onur ve haysiyetini koruyarak, çağdaş ve örnek bir cumhuriyet haline getirilebileceğini bütün dünyaya gösteren ve bunu tarihe altın harflerle yazdıran büyük Atatürk! Sen milletinin gönlünde ebedi yaşayacaksın.
Atatürk öyle bir insandır ki, hayali değildir. İstediğini bilir, bildiğini yapar, yapamayacağı bir şeyi de istemez.
Gidiyor Ata'm, gidiyor eller üstünde, yürüyor kalbimizin en derinine, ağlıyorken bizler yediden yetmişe, söz veriyoruz Ata'm izinden gitmeye. Şimdi sensizliğe üzülmenin zamanı, şimdi fikirlerini daha iyi anlamalı, kurduğun cumhuriyetin değerini bilip, her zaman en yükseğe, ileriye taşımalı.
10 Kasım Ata'nın öldüğü gün değil, yeniden kalbimizde doğduğu gündür.
Türk milletinin eşsiz evladı Atatürk! Sen ebedi istirahatgâhında rahat uyu. En büyük eserim dediğin Türkiye Cumhuriyeti bizlere emanettir. Türk Milleti.
Ey Atam, ulusumuzun güvenine layık olacak bir şekilde millet adına çalışmalarımıza bütün gücümüzle devam edeceğimize manevi huzurunda söz veriyoruz.
Atatürk'ün başardığı işler mucize gibidir. Birkaç yıl içinde memleketinde yaptığı inkılâplar, birkaç yüzyılda gerçekleştirilmeyecek işlerdir.
Her geçen yıl, her geçen gün, her geçen saat, seni daha fazla özlüyoruz. Yine 10 Kasım günü seni anıyoruz. Ruhun şad olsun Atam.
Özgürlüğümüzün, çağdaşlığımızın esas mimarı Mustafa Kemal Atatürk Nur içinde yat.
10 Kasım 1938'den beri, aradan geçen bunca zaman, sadece özlemimizi biraz daha arttırdı. Çok özledik Atatürk'ü.
Sen yalnızca Türk milletinin değil, dünya üzerindeki ezilmiş milletlerin de önderi oldun. Çünkü onlar, seni örnek alarak bağımsızlıklarını kazandılar.
Ufuklarda bir ışık söndü On Kasım sabahında. Güneş doğmuyor, dünya karanlık, ıssız, cumhuriyetimiz ağlıyor.
10 Kasımda ben üzgünüm neden? Çünkü bizden ayrıldı Atatürk'üm, kalbimiz kırık gönlümüz buruk çünkü bizden ayrıldı en güzel varlık.
10 Kasım 1938'den bugüne seni her zamankinden daha çok özlüyor ve daha iyi anlıyoruz. Ruhun şad olsun.
O, benzeri olmayan bir devlet adamı idi. Diktatörlerin tahammül edemediği serbest bir nizamla, demokrasilerin başaramadığı ve başaramayacağı işler yaptı. Çünkü o Atatürk'tü.
Atam sen yalnızca Türk milletinin değil dünya üzerindeki ezilmiş milletlerinde önderi oldun. Çünkü onlar, seni örnek alarak bağımsızlıklarını kazandılar.
Atatürk, Türk Milletinin ruhunda, Türk bayrağı gibi dalgalanan bir baştı.
Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti; demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olma özelliğini hiçbir zaman yitirmeyecektir.
Ey Ulu Önder, bu millet emanetlerine hep sahip çıktı. Gelecek nesillere de bunu öğretiyoruz. Bir 10 Kasımı daha seni yâd ederek anıyoruz. Seni çok seviyor ve çok özlüyoruz.
Bu gün 10 Kasım. Yüreklerdeki özlem her geçen gün biraz daha artıyor. Gözler yaşlı, kalpler üzgün, düşünceler dalgın. Özledik Atam, özledik. Sen merak etme izindeyiz! Sen ölmedin yüreğimizde yaşıyorsun! Saygıyla ve rahmetle anıyoruz. 1881-193∞ Mustafa Kemaller ölmez. Tıpkı bir güneş gibi yeniden doğar. Rahat uyu paşam. Ruhun şad olsun.
İşte bu gün Atamız vefat etti, canımızdan can çıktı.
10 Kasım'ı sadece yas günü, üzüntü günü değil, Atatürk'ün fikir ve düşüncelerinin daha iyi anlaşıldığı gün olarak ta bilmemiz gerekir.
Atatürk anlatılmaz, Atatürk yaşanır.
İnanıyorum ki milletimiz, onun eserlerine, Cumhuriyetimizin bütün değer ve kurumlarına geçmişte ve bugün olduğu gibi gelecekte de sahip çıkacaktır.
Atatürk, sadece kahraman milletinin büyük bir şefi olmakla kalmamıştır. O, aynı zamanda insanlığın da en büyük evlatlarından biri olmuştur.
Büyük Önder Atatürk'ün bizlere miras bıraktığı Cumhuriyetimizin yılmaz bekçileri olarak, onun ilkelerine olan bağlılığımızı en derin bir şekilde bugünde tüm dünyaya ilan ediyor, onun hedeflediği modern ve çağdaş bir ülke olma yolunda hızla ilerlediğimizi bir kez daha hatırlatıyoruz.
Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, her zaman yüreğimiz de yaşayacaksın.
Bu vatan senin gibi bir kahramanı üzgünüz ki bir daha görmeyecek. Yerinde rahat uyu.
Bu Türk milleti yastadır. Çünkü yeni Türkiye'nin kurucusu olan eşsiz komutanını kaybetmiştir.
Her 10 Kasım günü, saat dokuzu beş geçe. Sirenler çalar, içimiz yanar, gözlerimiz dolar. Sadece seni sevdiğimiz, seni özlediğimiz için değil, emanetini tam anlamıyla koruyamadığımız için kendimize kızar, ağlarız. Ruhun şad olsun Atam.
Yine bir 10 Kasım ve sen yoksun. Seni çok özledik be Atam. Bu güne kadar, boşluğun hiç dolmadı. Mekânın cennet olsun.
Ey Büyük Atatürk! Seni seven ve anlayan bir gençlik her zaman var olacaktır. Atatürk ölmedi kalbimizde yaşıyor.
Adını Türk tarihine altın harflerle yazdıran Atam, sen ölmedin. Türk milletinin kalbinde ebedi yaşayacaksın.
10 Kasım'da bir kez daha vatanımızın başı sağ olsun.
Mustafa Kemal Atatürk, bir siyasi görüş değil, ülkenin kurucusu ve kurtarıcısıdır.
Atatürk, tarihte teşkilatçı bir dahi, bir milletin gerçek yöneticisi ve memleketinin kurtarıcısı olarak kalacaktır.
Atatürk, şahsiyet ve yeteneğin dev gibi bir simgesi idi. O, yirminci yüzyılın en görkemli olayını gerçekleştiren adamdı.
Avrupa, savaştan sonra belirmiş, az sayıdaki yapıcı devlet adamlarından birini kaybetti.
Yalnızca yurtta değil, dünyada da barış diyen Büyük Önder Atatürk, tüm dünyanın takdir ettiği büyük bir devlet adamıdır.
Büyük Atatürk! Tarih seni bağımsızlığın baş mimarı olarak yazmakta, bütün uluslar senin manevi şahsiyetin önünde saygıyla eğilmektedir.
Aşk sendin, yüreklere sığmayan Atam.
Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ü saygıyla ve özlemle anıyorum.
Bana her şeyi ulu önder Mustafa Kemal Atatürk öğretti. Sen ölmedin kalbimizde yaşıyorsun.
Kurmuş olduğun demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni ebediyete kadar yaşatacağımızı, ilke ve devrimlerinin yılmaz koruyucuları olacağımızı bir kez ifade eder, ülkemizi hak ettiği çağdaş seviyeye getireceğimize manevi huzurunda söz veririz.
Büyük adamlar, kuşaklarının başındadır. Türk Milleti'nin başındaki büyük ve dahi Atatürk, politika ve savaş alanlarında yılmayan büyük ve yurtsever bir insandı.
Sen sadece Türk milletinin değil bir çok milletin örnek aldığı bir komutansın. Sen kalplerde asla ölmeyeceksin Atam.
Sen rahat uyu Atam. Biz yolunun yolcusuyuz.
Bir milleti, uçurumun kenarından sarsılmaz azmiyle kurtaran, yükseklere çıkaran, kuvvetlendiren, yükselten yöneticiler arasında Atatürk, en birincisidir.
Atatürk, tarihte, memleketinin en büyük adamlarından biri olarak kalacaktır.
10 Kasım 1938'den beri gözümüz yaşlı. Atam sen yerinde rahat uyu. Evlatların nasihatlerini unutmadı. Türk milleti, başın bir kere daha sağ olsun.
Bu yüce millet bir 10 Kasım'da daha Anıtkabir'e akın akın gidiyor. Unutulmadın, unutulmayacaksın. Rahat uyu paşam, emanetlerin bizimle güvendedir.
Sen ölümsüz oldun kalplerimizde. Mekanın cennet olsun.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve yeniliklerin sahibi olan Atatürk, fikirleri ile her zaman yaşayacak ve yaşatılacaktır.
Dalından düşmüş her yaprak gibi, bizde gideceğiz, ama Atamızın izinden.
Atatürk Türk milletinin üzerinde bir bayrak gibi dalgalanan bir kahramandır,Türk milleti için her zaman ulu önder olarak görülecektir.
Dünyanın ender yetiştirdiği eşsiz bir komutan ve dahi bir yönetici olan büyük Atatürk'ün, dünya milletlerine bıraktığı bağımsızlık ve eşitlik düşüncesi, sonsuza değin takdirle tatbik edilecektir.
Atatürk, dünyanın çok nadir yetiştirdiği dâhilerdendir. O, bütün bir tarihin seyrini değiştirmiştir.
Türkün nabzı attıkça, son damla kanımız akmadıkça, unutulmazsın Mustafa Kemal ATATÜRK.
10 Kasım yüreğimizden bir parçanın kopuşudur, bizim yalnızlığımızdır. Hüzün olsa da umutsuz değiliz atamızın izindeyiz.
Sensiz, akıp geçen günlerimiz, hayatımız, manasız oldu sevgili atam. Emanetine sahip çıkamadık bile.
Bilir misiniz çocuklar? Her 10 Kasım gelince, siyah bir bulut gelir, Anıtkabir üstüne. Bilir misiniz çocuklar? Her 10 Kasım gelince, siyah çiçekler açar, Çankaya tepelerinde. Bilir misiniz çocuklar? Her 10 Kasım gelince, siyah güvercinler uçar, Ankara'nın üzerinde. Bilir misiniz çocuklar? Her 10 Kasım gelince, gökyüzü siyah olur, ülkenin her yerinde.
Ey yüzü gibi kalbi de güzel insan, emanetlerine sahip çıkacağımıza söz verirken, bir On Kasımı daha seni yâd ederek anıyoruz. Seni çok seviyor ve çok özlüyoruz.
10 Kasım sabahının verdiği hüznü, Atatürk'ü daha iyi anlayarak ve onun gözünden ileriye bakarak yeniyorum.
Mustafa Kemal Atatürk; bir millet, bütün vasıtalarından mahrum edilse dahi, kendini kurtarabileceğini ispat eden adamdır.
Türk milleti, Atatürk'ün düşüncelerinden, ilke ve devrimlerinden güç alarak ilerlemesini devam ettirecek, ülkesini muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarma başarısını gösterecektir. Bu tarihten gelen bir sorumluluğumuz, gelecek nesillere karşı en büyük ödevimizdir.
09:05 ATAM yüce hatıranın önünde her zaman saygılıyla eğileceğim. Seni hiç unutmayacağız.
Bizim ATATÜRK sevgimiz anayasanın ilk üç maddesi gibidir. Değişmez, Değiştirilemez, Değiştirilmesi teklif dahi edilemez.
Seni hiç kimse unutturamaz, unutulsak da bizler. Her şey de sen, her yerde sen. Bilmiyorum ki nasıl söylesem, mekanın cennet olsun. Emanetin emanetimizdir.
O, yüce bir dağa benzer. Eteğinde yaşayanlar bu yüceliği fark edemezler. Bu dağın azametini kavrayabilmek için, O'na çok uzaklardan bakmak gerekir.
O büyük insan, yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi.
Ey Türk Gençliği diye bizlere Nutuk'unda seslenmiştin ya atam. Türk gençliği emanetlerine gözü gibi bakacak sen yerinde rahat uyu.
Atatürk, gelmiş geçmiş büyük kahramanlardan biri olarak, her daim kalacaktır.
Görmeden, onunla konuşamadan, kokusunu bile içine çekemeden özleyeceğiniz kişiler vardır, Atatürk gibi.
Türk milletinin büyük kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü vefatının yıldönümünde saygı ve rahmetle anıyorum.
Öldüğüm zaman beni Atama en yakın yere gömsünler.
Kasımda aşk başkadır. Çünkü bize ölümsüz bir aşkı hatırlatır. 10 Kasım 193∞ Bize emanet ettiğin bu vatan ebediyen var olacaktır. Vatana ihanet etmek isteyenlerin yanına hiçbir şey kar kalmayacaktır. Sen Rahat uyu paşam.
Milletine bu kadar az zamanda bu ölçüde hizmet edebilen tek devlet adamı Atatürk'tür.
Atatürk'ün büyük eseri, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, sonsuza kadar bağımsız ve özgür yaşayacaktır.
Bedenler ölür, ruhlar ölmez. Atam sen hep yanımızdaydın. Sen hiç gitmedin ki.
Seni rahmetle anıyoruz atam.
Bugün Onu kaybetmenin hüznünü yaşarken, O'na olan inancımızı bir kez daha tazeliyoruz. Demokratik, laik ve çağdaş değerlerle oluşturulmuş 'en büyük eser' olan Türkiye Cumhuriyetinin emanet edildiği genç nesiller olarak; Mustafa Kemal Atatürk'ün göstermiş olduğu yolda doğruluktan, eşitlikten, adaletten ve demokrasiden vazgeçmeden, bu emaneti koruyacağımıza bir kez daha söz veriyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle Mustafa Kemal Atatürk'ü özlem, saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz.
Boğazımızda kocaman bir düğüm olur her 10 Kasım'da. Geçen her yıl seni daha da çok arıyoruz Atam.
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, vatanı ve milleti adına yaptığı büyük işler için şükranla anıyor, manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum. Ruhu şad olsun.
Atatürk gibi insanlar, bir nesil için doğmadıkları gibi, belli bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihinde hüküm sürecek insanlardır.