Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Deutsch Español Русский Français Italiano Ελληνικά Македонски Ramazan Fıkraları Українська Português Polski Svenska Nederlands Dansk Norsk Suomi Magyar Româna Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Ramazan Fıkraları

Ramazan Fıkraları

Bu kategoride en popüler fıkralar
Yine böyle bir mevsim, yine Ramazan ayı. Tenha bir yerde Tonyalı açmış ellerini Allah’a:
Ey beyük Allahum! Ha bu tenha yerde bir sen varsun bir de ben. İstesem keserdum orucumi. Sadece sana hürmeten kesmeyurum.
Bu yaptuğumu unutmazsun da beni cennetine korsun, öte tarafta inşallah.
0 0
0
Tonyalı bir türlü iyileşmeyen ineği için açmış Allah’a ellerini:
- Ey beyük Allahum! Eğer habu ineği iyileşturursen söz üç gün oruç
Tutacağım. Aradan bir müddet geçer ve Tonyalı’nın ineği gerçekten
De iyileşir.
Tutar Tonyalı söz verdiği orucu. Ve bir müddet sonra inek geberir.
Tekrar açar ellerini:
- Ey beyük Allah’ım! Eğer ben tuttuğum o üç gün orucu Ramazana
Saymazsam…!
0 0
0
Dursun emice evin balkonundan bahçedeki tavuklarını, zevkle seyre koyulmuş. İşte tam bu sırada bir atmaca, tavuklardan birini kaptığı gibi havalanmaya başlamış. Eline ne geçtiyse kapıp atmacaya atmaya başlayan Dursun emice, bir yandan da okkalı cinsinden küfürlerini püfür püfür sıralamayı da ihmal etmedi.
Son çare tüfeği kapıp atmacaya ateş etmek oldu ama, nafile, çünkü atış menzilini de aşmıştı çoktan. Tavuğun kurtulmasından umudunu kesen Dursun emice, açmış ellerini Allah’a:
- Ey Allah’um! Ossun rahmetluk nenem ruhuna.
0 0
0
Bir gün Erzurum kahvelerinden birinde insanlar iftar vaktinin gelmesini beklerken o anda içeriye biri hızla ve şiddetle girmiş.
- Abi çabuk goşu gelin bi tenesi orucuni basir cigara içirdi gözümün ögünde kahveden biri cevap verir.
- Ola tamam bi dur neye fenikisen ambu çayımi içim gelirem
0 0
0
Adamın biri bir gün yolda giderken bir çocuk görür ve çocuğu çok sevimli bulur; çocuğa:
- Senin adın ne?
Çocuk tam söyleyeceği sırada:
- Dur ben tahmin edeyim, diyerek sözünü keser, ama ipucu olarak baş harfini söylemesini ister.
Çocuk:
- Y der, adam başlar saymaya...
- Yasin?
Çocuk başını sallar.
- Yusuf?
Çocuk yine başını sallar.
Adam y harfi ile başlayan tüm isimleri sayar, çocuk her seferinde başını sallar. Adam iyice sinirlenir ve kız isimleri de saymaya başlar; çocuk yine başını sallar. Adam en sonunda:
- Bilemedim. Ne lan senin ismin? der.
Çocuk cevap verir:
- Yamazan
0 0
0
Ramazan hilali görülmeyince oruç tutmanın caiz olmayacağını bilen bir tiryaki, hilali görmemek için evinin pencerelerini kapayıp perdeleri de sımsıkı örter: geceleri mahalle kahvesine giderken de başını önüne eğermiş, nasılsa bir su birikintisi içinde hilalin aksini görünce ürkerek şöyle demiş:
- Hey mübarek! Gözüme mi gireceksin, anladık işte ramazan başlamış!..
0 0
0
Evvel zaman içinde iki şair ve edip ahbap Mehmet Celâl ile Faik
Esad, Beylerbeyi’nde bir dostun iftar davetine icabet için yola
Koyulup karşıya geçiyorlar; fakat vakti iyi hesap edememişlerdir ve
Iftara daha saatler vardır. Bunun üzerine iki ahbap,
- Camiye gidelim, vaaz dinleriz, vakit geçer, fikriyle Beylerbeyi
Camii’ne girip bir tarafa ilişiyorlar. Vaiz kürsüye çıkmış
Cehennemden bahsetmekte, diliyle etrafa yıldırımlar savurup
Şimşekler çaktırmakta, “zebânileer, alevleer, katran kuyularıı”
Dedikçe cemaat dehşetle tir tir titremektedir. Bizimkiler vaizin
Tehditlerine pek kulak asmamaktadır ama ahalinin çoğu kapıldığı
Haşyetle hüngür hüngür ağlıyor.
Ağlayanlardan biri, gözyaşlarını silerek Faik Esad’ın sırtına
Dokunuyor, kısık sesle,
- Siz vaizi dinlemiyor musunuz? diye soruyor. “Dinlenmez olur mu,
Dinliyoruz elbet” diye cevap veriyor bizimki, “Peki ne dediğini anlıyor
Musunuz?"
"Anlıyoruz elbette, niçin soruyorsun peki?”
Adam hayretle devam ediyor,
- Yahu bizim ağlamaktan ciğerimiz sökülüyor, gözümüz dışarıya
Uğruyor sizde ise hiçbir elem işareti yoktur, nasıl oluyor bu?
Şair cevap veriyor:
- Efendim biz bu mahalleden değiliz, yabancıyız, misafirliğe geldik
De!.
0 0
0
Dini bütün Temel,Ramazan günü Sultan Ahmet meydaninda ac susuz sabirsizlikla biran önce iftar vaktinin gelmesini beklemektedir. Günes tepede,Temelin dilini damagini kurutmaktadir. Derken bir turist kafilesi gelir iclerinden birkaci oradaki saticilardan irice bir karpuz alir ve temelin gözü önünde sapir supur yemeye baslarlar. Bir süre sonra bizimki yerinden kalkar usulca yanlarina yaklasir ve kulaklarina egilerek,
"Uy,dininizun kiymetini pilesinuz ha!"
0 0
0
Aylardan Temmuz. Günler oldukça sıcak ve uzun. Aylardan Ramazan.
Sabah erkenden başlayıp, gün boyu tırpanla ot biçmiş Tonyalı.
Hararetten, dili bir karış dışarıda varmış evine.
Kafaya takmış, orucu bozacak ama, arkadaşı bırakmıyor:
- Orucunu bozma, aha şunun şurasında akşama ne kaldı ki?
Bir punduna getirip bozmuş orucunu Tonyalı. Arkadaşı:
- Ne yaptın? Nasıl bozdun orucu? Deyince cevap vermiş Tonyalı:
- Baktum ki, orucu bozmazsam susuzluktan öleceğum. Ölürsem bir daha Allah için oruç tutamayacağum. Dedum, ey Rabbum, yaşayup senin için oruç tutayim diye orucumu kestum.
0 0
0
Adamin biri 2 kilo kahve ile eve gelmis. Hanim.
- Niye aldin evde vardi.
- Eee ramazan geliyor ertesi gün 1 çuval seker ile hanim:
- Evde daha çok vardi.
- Eeeeee ramazan geliyor
Kadın bir gün evde iken komsular ramazan diye bir adamdan söz etmisler kadin bütün ramazan bayrami hazirlik paketini almis vermis ve demis ki buyrun ramazan bey bizde bunu sizin için hazirladik.
0 0
0
Temel köyde imamlık yapıyomuş. İftar saati yaklaşmış. Bütün köylü de oturmuş iftar açmak ezanı bekliyomuş. Temel çıkmış minareye:
- Allahuekber Allahuekber Köylü Temelin sesini duyunca bismillah deyip oruçlarını açmışlar.
Biraz sonra minareden Temelin sesi gelmiş.
- Allahuekber Allahuekber ses deneme 1-2-3 ses deneme!!!!!
0 0
0
İki softa, ramazanda bedava yiyip içeriz diye bir Bektaşi köyüne misafir olurlar. Hoşbeşten sonra, içlerinden biri tuvalete gider.
Bektaşi, bu softaları kontrol etmek için odada kalana sorar:
- "Senin arkadaşın nasıl bir adam? Bilgisi var mı, yok mu?"
O da kendini üstün göstermek için "Bırak şunu, eşeğin tekidir", cevabını verir. Biraz sonra öteki softaya da aynı soruyu sorar:
- "Senin arkadaşın nasıl bir adam? Bilgisi var mı, yok mu?" Bu softa da öteki gibi "Bırak şunu, öküzden farkı yoktur", cevabını verir.
Akşam olunca iftar sofrası kurulur. Fakat tepsinin üzerinde arpa ile samandan başka bir şey göremeyen softalar hayretle sorarlar:
- "Bunlar ne erenler?"
Bektaşi gülerek cevap verir:
- "Biriniz eşek, ötekiniz öküz. Sizin için bunlardan daha iyi azık olur mu?"
0 0
0
Bektaşi'ye, sahurda sorarlar:
- "Oruca nasıl niyet etmeli?"
Bektaşi, tıka basa yedikten sonra cevap verir:
- "Dayanırsam tutarım, dayanamazsam yutarım diye niyet edip ağzını çalkalamalı.
0 0
0
Adamın biri hergün hanımını zorlayarak sahura kaldırıyor yemek hazırlatıp sahur yiyormuş sonrada orucu. Birgün beşgün bu böyle sürerken;
- Kadın artık dayanamamış ve ;ula herif sende hiç vicdan yokmu orucu tutmuyorsun bana zorla sahur hazırlatıyorsun demiş.
- Adam ;oruç farz. Sahur yemek sünnet değilmi diye sormuş.
- Kadın;evet demiş.
- Adam;e hanım farzı yapmıyorsak sünneti demi yapmayalım demiş.
0 0
0
Abdest namaz ve benzeri ibadetlerle arası iyi olmayan adamın biri aile eş dost ve çevrenin baskıları sonucu namaza gitmiye karar vermiş. Tesadüf buya ramazanda yatsıya oğluyla beraber gitmiş, namazdan sonra ormana odun yapmaya gitmeyi düşündüklerinden yanlarındaki eşeği caminin dışına bağlayıp, camiye girerken caminin imamı adamı görüp gülümsemiş. Namaz başlamış bir iki rekat vesselam derken namaz sürdükçe sürüyormuş. Hoca selam verince adam oğluna dönerek;" eşeği al eve giт anana selam söyle iş inada bindi sahurda eve gelemezsem merak etmesin "derken, hoca yeniden namaza başlamış.
0 0
0
Hoca Nasrettin bir Ramazan günü, namaz vaktinden epeyce önce, vaaz dinlemek üzere mahalle mescidine gitmiş. Kürsünün yakınına bir yere oturup, cemaatle birlikte vaaz edecek hocayı beklemeye başlamış. Bir süre sonra mescidin imamı gelmiş ve çıkmış kürsüye. Uzunca bir süre düşünüp etrafına sıkıntılı sıkıntılı baktıktan sonra:
- "Ey cemaat" demiş, "Benim size söylemekten aciz bir adam olmadığımı biliyorsunuz. Fakat bugün aklıma bir şey gelmiyor, konuşacak bir şey bulamıyorum."
Kürsünün hemen yakınında bulunan Nasrettin Hoca, ayağa kalkmış ve yetiştirmiş cevabı:
- "Aklına bir şey gelmiyorsa, kürsüden inmek de mi gelmiyor be mübarek adam?"
0 0
0
Evin hanımı işe başlayan hizmetçiye:
"Biz 8’de kalkar, 9’da kahvaltı yaparız. Sen ona göre hazırlanırsın tamam mı?"
Hizmetçi, gayet sakin:
"Uyanamazsam, siz başlayın."
0 0
0
Abartıcı bir kişi olarak tanınan hattat İzzet Efendi bir dostuna:
- Dün gece sabaha kadar oturdum, bir Kur’an yazıp bitirdim, demiş.
Az sonra dostu söze girmiş :
- Geçen Ramazan’da Kandilli’ye, bir iftar yemeğine gidiyordum.
Boğaziçi’nde öyle bir fırtına çıktı ki... Dalgalar bindiğim kayığı sahildeki minarelerin şerefelerine kadar çıkardı. Kayık dalgalar arasında sallanırken iftar oldu, toplar atıldı. Ben de sigaramı kandillerden yakıp orucumu bozdum.
Mustafa İzzet Efendi bağırmış :
- Yalan !..
- Yalansa, senin dün gece yazdığın Kur’an-ı Kerim çarpsın.
0 0
0
Bektaşi babasına sormuşlar:
- Baba erenler, ramazan hakkında ne düşünüyorsun?
Bektaşi babası:
- Vallahi, demiş; iftara bir şey dediğim yok ama, şu sahuru da öğleye alsalar daha iyi olurdu.
0 0
0
Ramazan günlerini hesaplamak için bir çömleğin içine her gün bir taş atar, Hoca. Bir avuç taş doldurur çömleğin içine Hoca’ nın yaramaz oğlu, muziplik olsun diye. Bir zaman sonra arkadaşları:
“Bugün Ramazan’ ın kaçı acaba? diye sorarlar Hoca’ya. Hoca’da:
“Şimdi eve gider öğrenirim. Biraz sabredin.” der ve evinin yolunu tutar. Çömleği boşaltır; bir sayar, iki sayar… Taşların yüz yirmi beş tane olduğunu görür. Şaşkın bir halde döner arkadaşlarının yanına Hoca.
- “Arkadaşlar, bugün, Ramazan’ ın kırk beşi” der. Hoca’ nın bu cevabına gülüşürler arkadaşları. Aralarından biri:
- “Aman Hocam, bir ay otuz gündür. Hiç Ramazan’ ın kırk beşi olur mu?” diye itiraz eder. Hoca, biraz şaşkınlık biraz da kızgın bir ifadeyle:
- “Ben yine insaflı davrandım. Benim çömlek hesabına bakacak olursak; bugün Ramazan’ ın yüz yirmi beşi!”der.
0 0
0
  • Önceki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us