Skip to main content
Karadenizliler ile Ruslar cephede uzunca bir müddet savaşmışlar.
Günlerce siperin arkasından ateş edip durmuşlar, ama hiç ölen olmamış. Sonunda Rusların aklına bir kurnazlık gelmiş:
- "Ünlü bir laz ismi bulalım hep birlikte bağıralım, onlar ayağa kalkar seslenirler, biz de öldürürüz." Olur mu Olur... Ne diyelim, ne diyelim derken TEMEL akıllarına gelmiş.
- "Tamam Temel diyeceğiz... Bir, iki, üc: Temeeeeel!"
Karadeniz cephesinde Temeller ayağa kalkmış:
- "Ne vaaaaar!" Ruslar ayağa kalkan Temelleri öldürmüş. Ruslar:
- "Güzel oldu, bu sefer DURSUN diyelim," demişler... "Bir, iki, üc:
Dursuuuuun?" Dursunlar ayakta...
- "Ne vaaaar?" Ruslar, ayağa kalkan Dursunları da öldürmüşler.
- "Güzel bu sefer İDRİS diyelim," demişler... Bir, iki, üç:
- "İdriiiiis!" İdrisler ayakta...
- "Ne vaaaaar?" Ayağa kalkan İdrisleri de öldürmüşler...
Karadenizliler cephesinde:
- "Bu böyle olmaz hep azalıyoruz. Aynı oyunu biz de onlara oynayalım."
- "Tamam oynayalım. Ne diyelim?"
- "VLADEMIR diyelim."
- "Tamam. Bir, iki, üç:
- "Vlademiiiir!" çıt yok...
- "Vlademiiiir!" çıt yok...
Birazdan karşı cepheden:
- "Kim seslendiiii?" Karadenizliler hep birlikte ayakta:
- "Biiiz..."
Değişik ülkelerden gelmiş insanlar aynı masada birer kadeh şarap ısmarlarlar. Şaraplar gelince bakarlar ki, her birinin kadehinde birer karasinek vardır. Acaba kim nasıl tepki verecek?
İşte bu sorunun cevabı :
· İsveçli, aynı kadehte yeni şarap getirilmesini ister.
· İngiliz, yeni kadehte yeni şarap getirilmesini ister.
· Finlandiyalı, sineği kadehten alır ve şarabı içer.
· Rus, şarabı sinekle içer.
· Çinli, sineği yer fakat şarabı içmez.
· İsrailli, sineği yakalar ve Çinliye satar.
· Yunanlı, şarabın üçte ikisini içer ve yeni şarap ister.
· Norveçli, sineği yakalar ve yem olarak kullanmak üzere balığa çıkar.
· İrlandalı, sineği ezerek şaraba karıştırır ve İngiliz´e ikram eder.
· İskoç, farkında olmadan şarabı sinekle içer, sinek boğazına takılınca; ´Allah kahretsin şimdi içtiğimi kusacağım!´ der.
· Amerikalı, lokantaya tazminat davası açar ve 65 milyon dolar tazminat talep eder.
· Türkleri masada temsil etmekte olan Temel ise yandaki eczaneden bir sinek ilacı almaya gider.
* Asansörlere ayna konmasının birincil sebebi, kravatınızı ya da saçınızı düzeltin diye değil; kapıyı açınca kabinin yerinde olduğunu görün diyedir.
* Noel Baba'nın kıyafeti aslında yeşildir. Ancak bir kola markası bunu kırmızı beyaz olarak dünyaya sunmustur.
* Maymunlar her yıl uçak kazalarından daha fazla insan ölümüne neden oluyor.
* Kutup αyılαrı sıcαk ve nemli bir ortαmdα kαlırlαrsα kürklerinin rengi yeşile döner.
* Göktürkler ekşiyen yoğurdun ekşiliğini azaltmak için üzerine su döktüklerinde tesadüfen ayranı keşfetmişlerdir.
* Fillerin rengi aslında gri değil tam olarak kızıl-toprak rengidir. Gri görünümlerinin sebebi vakit geçirmeyi sevdikleri çamurlu sulardan çıkınca üzerlerindeki suyun kurumasıdır.
* Uzun süre haşlanan yumurta uzun zamanda öğütüleceği için vücudun harcadığı enerji miktarı yumurtadan daha fazladır. Haşlanmış yumurta bu yüzden çok iyi bir diyet yemeğidir.
* Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.
* Einstein 9 yaşından sonra akıcı konuşmaya başladı. Aile onda zihin geriliği olduğunu bile düşündü.
* Elma, soğan ve patatesin tadı aynıdır. Fark sadece tamamen kokularından kaynaklanır. Aslında hepsi tatlıdır.
* Salatalığın yüzde 96'sı sudur.
* Bal bozulmayan tek gıdadır.
* En parlak cisim olan ayın ışığının bize ulaşması 1,3 saniye sürüyor.
* Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat uzundur.
* Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi Bambu bir günde 90 cm. kadar uzuyor.
* Dünyanın en çok sатаn telefonu iPhone değil Nokia'nın 2003 yılında satışa çıkardığı ve 250 milyon sатаn Nokia 1100'dur.
* Alışveriş arabaları ve sepetleri daha çok şey satın almanız için büyük yapılmıştır. Yapılan deneyler boyutu iki katına çıkarınca tüketimin yüzde 19 arttığını ortaya koymuştur.
* Ak-47 (Kalaşnikof) makinalı tüfeği 1947 yapımıdır; buna rağmen bir çok modern silahtan daha yüksek kullanım ve hasar puanına sahiptir.
* Soğan doğrarken sakız çiğnenirse göz yaşarması önlenir.
* Jackie Chan dünyadaki bütün dövüş sporlarında dünya şampiyonu olmuştur.
* İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir.
* Ölüm anında dokunma ve görme hissinden sonra duyma yetisini kaybedilir. Kalp durduktan sonra ortalama 2 dk boyunca sesler algılanabilir.
* İnsomnia (uykusuzluk) şikayetiyle doktora başvuranların IQ değerlerinin normalden daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir.
* İnsanlar uykusunda koku alamaz. Yani, uykunuzda kucağınıza kokarca koysalar sarılıp uyursunuz.
* Oltayla tutulan balıklar, ağ ve torlarla tutulan balıklar gibi saatlerce acı çekmediğinden daha lezzetlidir.
* Niagara şelalesinden düşüp hayatta kalabilen ilk insan olan Bobby Leach, evinde portakal kabuğuna basarak düşmüş ve iç kanamadan ölmüştür * Çakmak kibritten önce üretilmiştir.
* Dünyanın en sadık canlısı denziatıdır. Eşi öldükten kısa bir süre sonra o da ölür.
* Bir salkım üzümden 2 şer 2 şer kopardığınızda en son her zaman 1 adet kalır.
* İnsan yılda en az 1460 rüya görür.
* Çabuk kızaran insanların daha tutkulu aşıklar olduğu kanıtlanmış bir gerçektir.
* Dünyada insanlara en çok verilen isim Muhammed'dir.
* Yıldız kayması diye adlandırılan şey atmosfere girdiğinde yanmaya başlayan küçük göktaşlarıdır.
* Cep telefonuyla konuşurken yürüyorsanız, yanınızdan biri geçtiğinde yere bakma eğilimine girersiniz.
* Google Earth programıyla Dünya'nın her yerini görüntüleyerek gezebilirsiniz. Ancak insanların % 95'i sadece kendi evine bakıyor.
* Anadolu ve Orta Asya'da, gelinin üzerine şans ve mutluluk getirmesi için darı atma geleneği vardır. "Darısı Başına" sözü buradan gelmektedir.
* Yorgunluk sadece fiziksel değil, duygusal olarak da yaşanır. Yani karşınızdaki sizi ne kadar çok severse sevsin bir süre sonra yorulacaktır.
* Ördeğin sesi yankı yapmaz.
* En büyük kuş yumurtası devekuşunundur. 15 - 20 santimetre uzunluğunda ve ortalama 1.7 kilogram ağırlığındadır. Kaynatılarak pişirilmesi 40 dakika sürer.
* En zeki hayvanlardan biri olarak kabul gören kargalar, tıpkı insanlar gibi yaşlı ebeveynlerini yıllar sonra gidip ziyaret ederler.
* 1 kuruş maliyetinin 1,92 kuruş olması sebebiyle tedavülden kalkmıştır.
* Sinekler ellerini ovuşturup kafalarından geçirme hareketini, uçarken yapışan molekülleri temizlemek için yaparlar.
* İngiliz ölçü birimindeki 1 inç in İngiltere kraliçesi 1. Elizabeth 'in el baş parmağının ucundan ilk eklem yerine kadar olan uzunluğun cm cinsinden değeridir. (2,54 cm) * Uyurken, TV izlerken olduğundan iki kat daha fazla kalori harcarız.
* Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.
* Süleymaniye camiinin 4 minaresi olmasının sebebi, Kanuni'nin İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah olmasıdır. Bu dört minaredeki on şerefe de Kanuni'nin Osmanlı'nın onuncu padişahı olmasının bir işaretidir.
* Başkan John F. Kennedy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi.
* Dünyanın en genç üniversite öğrencisi Ganesh Sittampalamdır.. Sittampalam üniversiteye başladığında daha 11,5 yaşındaydı.
* Atakama çölüne 400 seneden beri yağmur yağmamaktadır. Yağan yağmur da havada buharlaştığından yere düşmemektedir.
* Develerin 3 tane kaşı vardır.
* Yunuslar bir gözü açık uyurlar.
* Bir sineğin hızı saatte 8 km. Dir.
* Zürafanın dili 35 cm. kadardır.
* Bir insanın su ve yemek olmadan yaşayabildiği en uzun süre 18 gündür.
* Istakozların kanı mavi renktedir.
* Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.
* Fil zıplayamayan tek memelidir.
* Sığırların 4 tane midesi vardır.
* Kangurular geri-geri yürüyemezler.
* Erman Kunter, 1988 yılında Fenerbahçe formasıyla Hilalspor karşısında 153 sayı atarak rekor kırarken, ilk yarıda da attığı 81 sayıyla bir devrede en fazla sayı üreten basketçi olarak da tarihe geçti.
* Kediler şeker tadını ayırt edemezler.
* Atlar 1 ay kadar ayakta kalabilirler.
* Fare, bir deveden bile daha uzun süre susuz kalabilir.
* Timsahlar dilini dışarı çıkaramazlar.
* Zürafanın ses telleri yoktur.
* Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.
* Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur.
* Ünlü Arap şairi Kahire üniversitesi profesörü Şeyh Muhammed Abdul İbrahim 150 yaşında vefat etmiştir. 105 sene bekar yaşamış. 105 yaşında evlendikten sonra 5 çocuğu olmuştur.
* 2600 kadar kurbağa cinsi var.
* Yetişkin bir ayı at kadar hızlı koşabilir.
* Sadece domuzlar güneşten yanabilir.
* Deniz kobrası dünyanın en zehirli yılanıdır.
* Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.
* Hayvanların en büyüğü mavi balinadır. (uzunluğu 33 m., ağırlığı 190 t.) * Sadece dişi sivrisinekler ısırır.
* Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
* Deve deniz suyu içebileceği gibi bir defada 250 litre su da içebilir.
* Osmanlı sultanlarının ve bazı alimlerin başlarındaki kavukların, kefenlerinden oluştuğunu, sık sık ölümü hatırlayıp ona göre karar verdiklerini, ayrıca öldükleri zaman hemen başlarındaki kefenle defnedildiklerini * Karınca kendi ağırlığının 50 katını taşıyabilir.
* Çekirgenin kulağı dizindedir.
* Yeryüzünün en sıcak yeri Afrikada El-Ezize bölgesidir. (Gölgede 58 derece) * Yeryüzünün en soğuk yeri Antarktika’da Vostok (Rusya) bölgesidir. (- 88.3 derece) * Uzaya ilk defa 12.04.1961 tarihinde Yuri Gagarin uçtu.
* İlk defa aya 21.07.1969 tarihinde Neil Armstrong ayak bastı.
* Eski Romada şişeden hazırlanmış kaplar altın ve gümüşden daha değerli sayılırlardı.
* Dünyada en eski üniversitesi 989 yılındaki Mısırın El-Ezher üniversitesidir.
* İlk yeraltı tüneli 1 km. uzunluğundadır ve bundan 4 bin yıl önce Irak'ta Fırat nehrinin altından geçmiştir.
* Paraguay dünyanın en yağışlı bölgesidir. Bölgede yağmur neredeyse ara vermez.
* Dünyada 2000'e yakın halk ve 3000 e yakın dil var.
* Paristeki Versailles Sarayının 1300 odası vardır ve hiç tuvaleti yoktur.
* Tarih boyu yapılmış savaşların en uzunu İngiltere ile Fransa arasında olmuştur. Bu savaş 115 sene(1338-1453) sürmüştür.
* İnsanın saçında 102 bine yakın, derisinde ise 20 bine yakın kıl olur. Kıllar her gün 0.35-0.40 mm. uzar.
* İngiltereli Thomas Korne 207 sene yaşamıştır.
* Dünyanın en uzun ömürlü insanı Çinli Li Ching-Yuen 256 sene yaşamıştır. (1680-1933) * Bir köstebek sadece bir gecede 90 m. tünel kazabilir.
* Bir hamam böceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden 9 gün yasayabilir.
* Hindistan'ın ücra ve fakir bir köyünde yaşayan Dashrath Manjhi, en yakın doktorun 70 kilometre uzakta olması yüzünden, doktor geç geldiği için karısını kaybeder. O da 1960 yılında eline kazmasını alarak, aradaki yolu 40km kadar kısaltacak bir yol yapmaya başlar. Tam 22 yıl sonra 110 metre uzunluğunda, ve 9 metre genişliğinde yolu tamamlar.
* Pasifik'te küçük bir ada ülke olan Tuvalı her yıl hiçbir şey yapmadan 4 Milyon Dolar Kazanıyor! Bunun sebebi ülkenin kısaltmasının TV olması ve . Tv uzantılı alan adlarının satışından elde edilen gelirlerden pay almaları!
* Radyoloji biliminin kurucusu ve radyoaktiviteyi keşfeden Marie Curie'nin çalışma notları, hala aşırı derecede radyoaktiftir. Bu yüzden özel izin, ve özel kıyafetlerle görülebilir.
* 1800'lerin ortasına kadar Istakoz, fakir yemeğiydi. Eskiden, en fakirler ve köleler ıstakozla beslenirmiş. Fare yemekle eş değer tutuluyormuş. Şimdiyse en sosyete yemeklerden..
* Berlin Duvarı yıkıldı ama, hala uzaydan bakınca Doğu Almanya ve Batı Almanya çok net bir şekilde fark edilebiliyor.. Sebebi, iki tarafta aydınlatma için farklı tarz ampullerin kullanılması!
* Titanik batmadan tam 14 yıl önce kitabı yazılmıştır. 1898 yılında yazılan kitabın adı Titan'ın Enkazı.. Evet ilk dikkat çeken benzerlik kitapta batan geminin adının Titan olması, gerçekte de Titanic olması. Ama sadece bununla kalmıyor! 1- Tita nic için batmaz deniliyordu, kitapta Titan için de aynı ifadeler kullanılıyor. 2- İkisinin de kapasitesi 3000 kişi. 3- Titanic 14 Nisan 1912'de Kuzey Atlantik'in 400 mil açıklarında buzdağına çarparak batıyor. Kitapta anlatılan Titan da, tamamen aynı şekilde, bir Nisan akşamı, Atlantik'in 400 mil açıklarında buzdağına çarparak batıyor !!! Kitabın yazarı kazadan sonra, bu kitabın fikri bana rüyamda geldi demiş..
* Rusya Pluto'dan daha büyüktür. Pluto: 16.650.000 kilometrekare / Rusya: 17.075.000 kilometrekare * Dünya'nın En Yüksek Noktası Everest'te 3G Çeker! Everest parkurundaki 5200 metre yükseklikte bulunan ilk kamp alanına kurulan baz istasyonu sayesinde tüm Everest tırmanışı esnasında cep telefonunuz çeker. İsveçmerkezli mobil operatör firması TeliaSonera'nın sahip olduğu Ncell (Nepal'in Mobil Operatörü) kurmuş baz istasyonunu..
* Gravity filminin bütçesi 100 Milyon Dolarken, Hindistan Mars Uydusu projesinin toplam bütçesi 73 Milyon Dolardır.
* Normal kutu kola suda batarken, kutu diyet kola batmaz..
* Pasifik okyanusundaki bir adanın içindeki gölün içindeki adanın içindeki gölün içinde bir ada daha vardır.
* Paraguay bayrağı dünyadaki önü ve arkası farklı olan tek bayraktır. Ortadaki logo önde değişik, arkada değişiktir.
* Süper Mario oyunundaki bulutlarla çalılar aynı şekillere sahiptir. Bulutlar beyaz, çalılar yeşile boyanmıştır.
* Aşırı sessizlik sizi delirtebilir. Dünyanın en sessiz yeri, Orfield Laboratuarlarındaki yankı odası. Ses dalgalarının %99.99'unu absorbe edebilen yapısı ile insanları gerçekten çok ilginç bir şekilde etkiliyor. O kadar sessiz ki, kendinizi duymaya başlıyorsunuz. Kalp atışınız, midenizden gelen sesler, nefes alış verişiniz, hatta kanınızın pompalanmasının ve akışının sesi. Yeteri kadar vakit geçiren denekler, dengelerini kaybedip halisünasyon görmeye başlamışlar. 45 dakikadan fazla dayanansa olmamış.
* Dubai'deki Burj Khalifa gökdeleni o kadar yüksektir ki, Güneş'in doğuş ve batışını 2'şer kez izleyebilirsiniz. Burj Khalifa'nın tepesindeyeken o kadar yüksektesinizdir ki, Dünya'nın yuvarlaklığını bile farkedebilirsiniz. Tepedeyken Güneş'in doğduğunu gördüğünüz anda hemen asansörle en alta inerseniz, havanın aslında hala karanlık olduğunu ve Güneş'in doğmadığını görebilir, tekrar deniz üstünden doğuşunu izleyebilirsiniz.
* Venüs'te 1 Gün, 1 Yıldan Daha Uzundur. Venüs'ün kendi etrafında 1 tur dönmesi Dünya zaman ölçüsüyle tam 243 gün sürer. Güneş etrafında 1 tur dönmesi ise 224.7 gün.
* Bir kavanoz balı 3000 yıl saklayabilirsiniz.
* Tüm Internet 540 Milyar Trilyon (10 Üzeri 21) Elektron ile birbirine bağlı. Toplam ağırlıkları yaklaşık 1 çilek kadar..
* İskambildeki papazlardan sadece kupa papazının bıyığı yoktur.
* Pablo Escobar'ın uyuşturucu karteli o kadar büyüktü ki, her yıl 2500 dolarlık paket lastiği alınırdı.. Paraları tutmak için.
* Dünyada 4300’den fazla ve birbirinden farklı din vardır.
* Karaoke kelimesi Japonca kara ve orkestra kelimelerinin kısaltılmasıdır. Kara ise Japonca’da boş anlamına gelir.
* Her iki kişiden 1 tanesi en son ne zaman telefonundan ayrı kaldığını hatırlayamıyor.
* İnsanların 3’te 2’si denize çiş yaptıklarını itiraf ediyorlar. Peki denize çiş yapmak zararlı mıdır? İdrarın, yüzde 95’i sudur, bunun dışında sodyum, klorür içerir, yani sofra tuzunun içeriklerir ki bunlar zaten denizsuyunda olan maddelerdir. İdrarın deniz suyunda olmayan tek içeriği üredir. Bilim adamlarıan göre üre deniz bitkileri için besleyici bile olmaktadır.
* Dünyada köken, dil, ırk gözetmeksizin bütün yeni doğan bebekler 440 hz yüksekliğinde ve “la” notasıyla ağlar.
* 60 yaşın üzerindeki her 4 kişiden 1’inin hiç dişi yoktur.
* Dünyadaki Facebook kullanıcılarının 189 milyonu (ülke nüfusumuzun 80 milyon civarlarında olduğunu hatırlatayım) Facebook’u yalnızca telefon uygulaması olarak biliyor ve yalnızca telefondan kullanıyor.
* Türk erkeklerinin boy ortalaması 1,72, kilo ortalaması ise 75,8 kilogramdır.
* Türk kadınlarının boy ortalaması ise 1,61, kilo ortalaması ise 66,9 kilogramdır.
* Develer hiç su içmeden 3 ay boyunca çölde yaşayabilirler.
* İnsanların saçları neden beyazlar biliyor musunuz? Çünkü aslında her insanın saçı zaten beyazdır fakat saç kökünden salgılanan bir pigment saçınıza renk verir. Bu pigmentin üretimi yaşınız ilerledikçe durur ve böylece saçlarınız doğal, beyaz rekli haline döner.
* Haşlanmış yumurta besin değerleri yüksek olsa bile sindirimi de bu ölçüde enerji yakıcı olduğu için iyi bir diyet yiyeceğidir.
* Karabasan yani uyku felci hakkında bilimsel olarak çok fazla veri olmaması ilginç bir konu olmakla birlikte, bazı ekstrem kaabasanların süreleri 4-5 saati bulabilmektedir.
* Kaptan korsanların kullandıkları tek göz bandının amacı, karanlık yerlere girildiğinde karanlığa alışma süresini ortadan kaldırmak içindir.
* Denizin 10 metre derinine indiğinizde kanınız yeşil görünür. Çünkü bu seviyeden sonra kırmızı ışık dalgası bulunmaz.
* General Douglas Mac Arthur'un Batı Cephesine atanmak için yaptığı iki başvuru da reddedilmiş. Ama yılmak bilmeyen Mac Arthur üçüncü kez başvurmuş ve böylelikle tarih kitaplarına geçmeyi başarmış.
* Basketbol yıldızı Michael Jordan lisedeyken basketbol takımından atılmış.
* Winston Churchill altıncı sınıftayken sınıfta kalmış. İngiltere Başbakanı olduğunda ise, tam 62 yaşındaymış. Başbakan olduktan sonra çok kez geri adım atmak zorunda kalmış ve büyük yenilgiler yaşamış. Yaşamının en büyük başarılarını emekli olduktan sonra elde etmiş.
* Ünlü opera sanatçısı Enrico Caruso'nun anne babası, oğullarının hep mühendis olmalarını istemişler. Caruso'nun müzik öğretmeni ise, onun sesinin hiç iyi olmadığını ve şarkı söylemesinin olanaksız olduğunu söylemiş.
* Albert Einstein 4 yaşına kadar konuşamamış. Okumayı ise yedi yaşında öğrenebilmiş. Öğretmeni Einstein'ı tanımlarken şu ifadeleri kullanmış:
"Kafası çok yavaş çalışıyor. Üstelik çok asosyal ve aptalca düşlerin peşinde bir serseri. "Okuldan atıldığı için de Zürih Politeknik Okuluna kabul edilmemiş.
* Louis Pasteur üniversitedeyken vasat bir öğrenciymiş ve kimya dersinden aldığı ortalama not ise, 22 üzerinden 15'miş.
* Blue Book Mankenlik Ajansı'nın yöneticisi olan Emmeline Snively 1944 yılında Norma Jean Baker'e (Marilyn Monroe), "Bence sen ya sekreterlik yap ya da evlen; bu işi başaramazsın" demiş.
* Decca plak şirketi, ünlü İngiliz rock grubu Beatles ile çalışmayı reddettiğinde şöyle bir açıklama yapmış:
"Tarzlarından hiç hoşlanmadık. Onlardan çok daha iyi gruplar var."
* Grand Ole Opry'nin menajeri Jimmy Danny 1954 yılında ilk performansından sonra Elvis Presley'i işten kovmuş. Presley'e ise şunları söylemiş:
"Hiçbir işe yaramazsın, oğlum. Sen giт kamyon sürücülüğüne dön!"
* Alexander Graham Веll 1876 yılında telefonu icat ettiğinde, kimse telefonu kullanmak istememiş. Başkan Rutherford Hayes ise bu konuda şunları dile getirmiş:
"Çok gülünç bir buluş. Böyle bir aleti kim kullanır ki?"
* Thomas Edison elektrik ampulünü icat ettiği zaman, ampulü çalışır hale getirebilmek için 2000'in üzerinde deney yapmak zorunda kalmış. Bir gazeteci kendisine bu kadar başarısızlığa uğradıktan sonra neler hissettiğini sorunca, onu şöyle yanıtlamış:
"Hiç başarısızlığa uğramadım ki. Ben elektik ampulünü icat ettim ve bu icat sadece 2000 aşamalı bir süreçti. "
* İşitme kaybı geçen yıllarla giderek artan Ludvig Van Beethoven, 46 yaşında tamamen sağır olmuş. Ancak, en büyük bestelerini - bu besteler arasında beş önemli senfoni vardır - yaşamının son yıllarında yapmış.
* Bence dünya pazarında ancak 5 bilgisayara yer var. "(Thomas J Watson, IBM, Yönetim Kurulu Başkanı. ) * Telefon denen bu aletin o kadar çok eksiği var ki, ona bir iletişim aracı demek ciddiyetten uzaktır. Bu aletin bizce hiçbir değeri yoktur. (Western Union dahili memorandum, 1876) * Aktörlerin konuşmalarını kim duymak ister ki?" (H. M. Warner, Warner Brothers, 1927) * Onların soundunu sevmiyoruz, zaten gitar müziğinin de modası geçiyor. "(1962 de the Beatles'ı reddeden Decca Kayıt Şirketi. ) * Biz de Atari firmasına gittik ve, ‘Hey, bizim harika bir şeyimiz var, sizin bazı parçalarınızı bile imal edebiliriz. Bize parasal kaynak olmaya ne dersiniz? Ya da onu size verelim. Biz sadece onu yapmak istiyoruz. Maaşımızı ödeyin, sizin için çalışalım.' ‘Hayır', dediler. Sonrada Hewlett - Packart'a gittik. Onlar da, ‘Hey, size ihtiyacımız yok. Siz daha üniversiteyi bile bitirmemişsiniz, ' dediler. "(Apple Computer Inc. kurucusu Steve Jobs, Steve Wozniak'la birlikte tasarladıkları kişisel bilgisayarı, Atari and H-P'ye götürdüklerinde) * Petrol çıkarmak için kuyu açmak mı? Yani toprağı delip petrol aramaktan mı söz ediyorsun? Sen delisin!" (Edwin L. Drake 1859'da bazı kuyu açıcılara iş teklifi götürdüğünde, onlar ona bu cevabı vermişlerdi. ) * Gelecekteki bilimsel ilerlemeler ne olursa olsun, insanlık Ay'a asla ulaşamayacaktır." (Dr. Lee De Forest, vakum tüpünün kaşifi ve televizyonun babası. ) * Keşfedilebilecek her şey keşfedilmiş bulunuyor. "(Charles H. Duell, commissioner, U. S. Office of Patents, 1899) * Lokomotiflerin posta arabalarından iki kat daha hızlı gidebileceği hakkında beslenen kanaatten daha saçma ne olabilir?" (The Quarterly Review, England (March 1825) * Ameliyatlarda acının dindirilmesi aptalca bir hayaldir. Onu aramaya çalışmak saçmalıktır. Ameliyatlardaki bıçak ve acı hastaların zihninde ebediyen birlikte yaşayacak iki kelimedir." (Dr. Alfred Velpeau (1839) French surgeon) * İnsanların Ay'a seyahat edebileceklerini düşünmek, fırtınalı Kuzey Atlantik Okyanusunu buharlı gemiler kullanarak geçebileceklerini düşünmek gibidir. " (Dr. Dionysus Lardner (1838) Professor of Natural Philosophy and Astronomy, University College, London) * Ay'a roket göndermek gibi aptalca bir fikir, habis uzmanlaşmanın düşünceye karşı kapıları sımsıkı kapalı hücrelerde çalışan bilimcileri hangi saçma noktalara götürebileceğinin bir örneğidir." (A. W. Bickerton (1926) Professor of Physics and Chemistry, Canterbury College, New Zealand) * Paris sergisi kapanınca elektrik ışığı da sönecek ve artık ondan hiç söz edilmeyecek. "(Erasmus Wilson (1878) Professor at Oxford University) * İyi bilgilenmiş kimseler bilirler ki, sesi teller üzerinden nakletmek imkansızdır, bu mümkün olsa bile böyle bir şeyin pratik bir değeri olamaz. "(Editorial in the Boston Post 1865) * Geçen yıl hiç bir radikal gelişme ortaya çıkmamış olmasından anlaşılıyor ki otomobil gelişiminin son noktasına pratik olarak ulaşmıştır. "(Scientific American, Jan. 2, 1909) * Havadan hafif ve uçabilen makineler imkansızdır. "(Lord Kelvin, ca. 1895, Biritish mathematician and physicist) * Radyonun geleceği yoktur. "(Lord Kelvin, ca. 1897) * Televizyon teorik ve teknik olarak mümkün olsa bile ben onun ticari ve finansal bakımdan imkansız olduğunu ve geliştirilmesi için çok fazla zaman harcamamak gerektiğini düşünüyorum. "(Lee DeForest, 1926 American radio Pioneer) * ENIAC'ın üstündeki hesap makinesi 19,000 vakum tüpüyle donatıldığına ve 30 ton geldiğine göre, gelecekteki bilgisayarlarda belki de sadece 1,000 vakum tüpü bulunabilir ve onlar 1,5 ton ağırlığında filan olabilir."(Popular Mechanics, March 1949) * Herkesin evinde bir bilgisayar bulunmasının gereği yok. "(Ken Olson, 1977, President, Digital Equipment Corp. ) * Nükleer enerjinin bir gün elde edilebileceğine dair en ufak bir gösterge bile bulunmuyor. Bu, atomu istediğimiz gibi parçalayabileceğimiz anlamına gelirdi. "(Albert Einstein, 1932)
* 1911'de Fransız terzi Franz Reichelt kendi buluşunu test etmeye karar verdi. Kendi yaptığı elbise şeklindeki paraşütle Eyfel kulesinden atladı. Ama paraşüt açılmadı.
* Avusturyalı Hans Steininger 1.4 metrelik sakalı ile meşhur olmuştu. 1567 yılında Steininger, kasabasında çıkan yangına yardıma giderken yanlışlıkla sakalına takılıp düşerek, boynu kırılarak ölmüştü.
* Amerika'da bir hayvanat bahçesinde görevli olan fil bakıcısı rutin temizliğini yaparken filin dışkısı altında kalarak can vermiştir.
* 8. yüzyılda yaşadığı düşünülen Çinli şair Li Po, Ay'ın, Yangtze Nehri'ndeki yansımasını kucaklamaya çalışırken boğularak ölmüştü.
* Hindistanlı beyzbol oyuncusu Ray Chapman bir beyzbol maçında atış sırasında öldü. 1920'de oynanan bir maçta kafasına beyzbol topu gelmesi yüzünden öldü.
* İsveç Kralı Adolf Frederick yemeği çok severdi ve bu yüzdende öldü. 1771 de 61 yaşında bir sofrada etler, ıstakozlar, çorbalar, tütsülenmiş etler, şampanya ve en sevdiği tatlıdan 14 tane yedikten sonra ölmüştü.
* Sivil savaştan sonra politikacı Clement Vallandigham çok başarılı bir avukat olarak tanınmıştı. 1871 Thomas McGehan 'in mahkemede savunmasını yaparken jüriye tabancanın pozisyonunu göstermek isterken kaza ile kendisini vurdu. Teorisi doğruydu ve müvekkili suçsuzdu ama bunu ispatlamak için yaptığı gösteride yaşamını yitirdi.
* Allan Pinkerton (1819-1884) meşhur Pinkerton detektif ajansını yaratan kişiydi. Suç tahlil teknikleri konusunda çok önemli çalışmaları vardı. Böyle bir araştırma sırasında kaptığı enfeksiyon yüzünden yürürken öldü.
* 2 Şubat 1959'da Rusya'nın Ural Dağları'nda yaşanan olay, ülkenin en ünlü çözülememiş gizemi oldu. 28 Ocak' ta Ural Politeknik Enstitüsü'nden on öğrenci kış yürüyüşü ve kısa süreli kamp için yola çıktı. Bir öğrenci kendini kötü hissedince dağda uygun bir bölgede kendini toparlayabilmek için kaldı. Diğer dokuzu ise ormanda bulundu. Terk ettikleri çadırları içeriden yırtılmış bir şekilde bulundu. İlk iki ceset ormanın içinde yalınayak ve sadece iç çamaşırları ile, sonraki üç ceset ise benzer bir durumda yakın bir yerde bulundu. Bundan iki ay sonra ise, son kurbanlar 75 metre uzaklıkta kar altında gömülü bulundu. Dört öğrencide büyük iç yaralanmalar, kırık kaburgalar ve ezilmiş kafatasları vardı. Birinin dili yoktu. Gerçek şu ki müfettişler saldırıya benzer herhangi bir bulgu bulamadı. Son dört kurbanın da başkalarına ait olduğu düşünülen ve radyasyon içeren kıyafet giydikleri belirtildi. Çığ, uzaylılar ve askeri test ölüm olaylarıyla ilgili olarak ortaya atılan teorilerden birkaçı.
* 1998'de bir Fransız oldukça karmaşık bir intihar girişiminde bulundu. Bir deniz kıyısında yüksek bir yamacın tepesine çıkıp boynuna bir ip bağladı, ipi de büyük bir kayaya bağladı. Sonra zehir içti ve kendini ateşe verdi. Uçurumdan atlarken de tabancayla kafasına ateş etti! Ama devamı daha ilginç. Çünkü kurşun onu ıskalayıp ipi kesti, böylece adam suya düştüğünde asılı kalmadı. Soğuk su yanan elbiselerini söndürmekle kalmadı aynı zamanda onu şoka sokarak yuttuğu zehri kusmasını sağladı. Sudan bir balıkçı tarafından çıkarılıp hastaneye götürülen adam orada hipotermi (vücut ısısının aşırı düşmesi)den dolayı öldü.
* Meşhur viski tadımcısı Jack Daniel 1911 de bir sabah iş yerine erken geldi. Kasasını açmak istedi fakat şifreyi hatırlayamadı. Kızgınlıkla kasaya tekme attı ve ayak başparmağı yaralandı. Buradan kaptığı enfeksiyonla da öldü.
* Bobby Leach Niagara şelalelerinden bir fıçı içinde atlayan dünyadaki ikinci kişi. Bu atlayıştan başka ölüme meydan okuyan başka girişimleri de bulunuyor. Bu kadar cesur birisinin ölümü ise oldukça ironik. Leach, bir gün bir Yeni Zelanda sokağında yürürken bir portakal kabuğuna basınca kayarak düştü ve bacağını kırdı. Öylesine kötü bir kırıktı ki bacağın kesilmesi gerekiyordu. Cesur adam bir süre sonra kırıkta oluşan hastalıklar yüzünden öldü.
* I. Dünya Savaşı sırasında alınan yenilgilerle beraber Çarlık rejiminin içine girdiği kriz derinleşir. Sarayda önemli bir etkiye sahip olan Rasputin, Çariçe Alexandra Fyodorovna aracılığıyla devlet ve ordu yönetimine karışır, uzmanların önerilerinin aksine kararlar alınmasına yol açar. Zamanla rejimdeki başarısızlıkların nedeni olarak görülür. II. Nikolay' ında sırdaşı olması, kimi çevrelerce Alman yanlısı ve vatan haini olarak damgalanır. Monarşinin devamını isteyenler arasında Rasputin'in ortadan kaldırılmasıyla beraber yönetimin düzeleceğine inananlar suikast planlamaya girişir. Suikastçilerin önde gelen ismi Prens Feliks Yusupov'dur. Sarayda verilen bir yemek davetinde Rasputin'e zehir verilir. Pastalara ve kadehine siyanürün tozlaşmış hali konulur fakat Rasputin pastaları yemesine rağmen zehirlenmeyince silahla vurulur ve öldü zannedilir; ancak Rasputin ayağa kalkarak Prens'in yakasına yapışır. Sonrasında ise bahçeye kaçarken zorlukla bir kez daha vurularak karların üzerine düşer. Buzlu bir nehire atılan Rasputin, köprüden 140 metre uzakta ölü olarak bulunduğunda otopsi yapılır. Yapılan otopsi raporuna göre Rasputin kurşunlardan değil ciğerine dolan sudan, yani boğularak ölmüştür.
* "Modern dansın annesi" sayılan Isadora Duncan eşarp takmayı çok severdi. New York Times gazetesinde yazılan bir yazıda anlatıldığı şekliyle 1927 de çok hızlı bir otomobille giderken güçlü bir ipekten yapılan eşarbı rüzgar yüzünden direksiyona dolaştı. Korkunç bir güçle boğazını sıkan eşarbını viyolonselcisi ve kuaförü çıkartmaya çalışsalar da başarılı olamadılar. Araba durduktan sonra hemen ilk yardım yapılmasına rağmen bayan Duncan'ı kurtaramadılar.
* Homer ve Langley Collyer obsesyon derecesinde biriktirme hastalarıydılar. İki kardeş gazete ve bir sürü şeyi evlerinde biriktiriyorlardı. Evin koridorları, odaları, her yeri bunlarla doluydu. 1947'de evlerinde öldüler. Evlerinden 100 ton çöp çıktı. Kardeşler evde birbirlerinden 15 metre uzaklıkta bulunmuşlardı. Beslenebilmek için gazetelerin arasında tünel yapıp öyle hareket ediyorlardı.
* Jerome Irving Rodale sağlıklı yiyecek konusunda bir uzmandı. Organik tarımda bir öncüydü. Organik tarım ve bahçecilik konusunda bir dergi ve gazete çıkarıyordu. Büyük bir övünçle en az 100 yaşına yaşayacağını söylerdi. Rodale 1971'de Diск Cavett Show'da bir röportaj sırasında kalp krizi geçirip öldü. Show sırasında uyuduğunu sanan sunucu hatta şaka yaparak sıkıldınız mı diye sormuştu. Öldüğünde 72 yaşındaydı. Bu röportaj hiç yayınlanmadı.
* Christine Chubbuck televizyonda intihar eden ilk ve tek haber spikeridir. 1974 de TV programının başlamasından 8 dakika sonra sunucu depresyona girip şunları söyler. "Kanalın 40 yılında polisin son haberlerini, son kanlı cinayetleri ve renkli yaşamları aktardık. Şimdi bir tanesini daha göreceksiniz.' dedikten sonra tabancasını çıkartıp başına dayadı ve ateşledi.
* Tuvalette ölüme birçok örnek verebiliriz. Ancak Elvis Presley (1935 - 1977) bunların en meşhuru. Rock 'n Roll kralı Graceland'da bir pansiyonda tuvalette oturur vaziyette ölü bulundu. Doktorların söylediğine göre kalp krizi geçirmişti. Öldüğünde çok şişmandı ve çok fazla uyuşturucu kullanıyordu.
* Robert Williams bir robot tarafından öldürülen ilk kişidir. 1979'da Williams Ford Motor da depoda malzeme katlarına tırmanırken birden bire robotun çalışmasıyla hızlıca kafasına çarpması sonucu öldü. İkinci ölüm 1981 de Kawasaki de gerçekleşti. Kenji Urada 37 yaşında bir mühendisti. Çalışırken kırılan robotun kolu aniden dönerek Urada'ya çarptı ve ölümüne neden oldu.
* Aktör Vic Morrow Alacakaranlık kuşağı dizisinin çekimleri sırasında sette öldü. Bir helikopter patlama sahnesinde fırlayan pervane aktörün kafasını kopartarak ölümüne neden oldu. İki çocuk aktörde bu sebepten öldüler. Bu olaylardan sonra Amerika'da film setlerindeki güvenlik şartları ve kanunlar çok ağır koşullar getirilerek yenilendi.
* 1982 de 27 yaşındaki David Grundman Kaktüs reklamları için çöl bitkilerine tabancasıyla atışlar yapıyordu. Fakat bir atışı sırasında kaktüsten fırlayan bir parça ona çarparak ölümüne sebep oldu. Günümüzde bir bitki yüzünden ölen tek kişi olarak biliniyor.
* Amerikalı oyun yazarı Tennessee Williams 1983'de otel odasında şişe kapağıyla boğulmuş olarak bulundu. Bulunduğunda çok sarhoş olduğu anlaşıldı.
* 1983 de Cankurtaranlar partisi kutlamalarında sezonun ilk boğulması yaşanmış. Parti sona erdiğinde 31 yaşındaki Jerome Moody rekreasyon bölümünün havuzunda ölü bulundu. Acıdır ki cankurtaranlar cankurtaranı kurtaramadılar.
* Diск Shawn (1924-1987) bir komedyendi. Sahnede bir showu sırasında geçirdiği kalp krizi sonunda öldü. Diск Shawn politikacılar ve onların seçim kampanyaları ile dalga geçen komedi programları yapıyordu. Bir gösteri sırasında şakalarını yaparken kalp krizi geçirip sahnede bayıldı. Eve götürülen komedyen öldü.
* İngiliz 'king Kong' lakaplı güreşçi Kirk 1987 de final maçında 'Belly-Splash' yaparken yani zıplayıp rakibinin üstüne düşme hareketini denerken kalp krizi geçirdi. Maçtan önce Kirk arkadaşına bir gün öleceğini ve bu ölümün ringde olmasını umut ettiğini söylemişti.
* 1991 yılında artist Christo ve Jeanne-Claude bir instalasyonlarında binlerce büyük şemsiye kullandılar. Bu şemsiyeler sarı ve mavi renklerdeydi. Bu büyük şemsiyeler 6 metre yüksekliğinde ve 8.7 metre genişliğindeydi. İki ay hazırlıktan sonra instalasyon sergilenmeye başlandı. Sergiyi gezen yaşlı bayan, çıkan bir rüzgar yüzünden üstüne düşen şemsiyenin altında kalarak öldü.
* 1991'de 57 yaşındaki Taylandlı kadın Yooket Paen çiftliğinde yürürken bir inek pisliğine basıp düştü. Düşerken tellere tutunmaya çalışırken elektrik çarpması sonucu öldü. Kısa bir süre sonra kardeşi 52 yaşındaki Yooket Pan komşusunu olay yerine göstermek için götürdü. Fakat ne şanssızlıktır ki o da aynı yerde inek pisliğine basıp aynı şekilde elektrik çarpması sonucu öldü.
* 1999'da 67 yaşındaki Betty Stobbs İngiltere'de motorunun arkasına bir koyun aldı. Fakat koyun çok açtı. Sahibin arkasında karnını doyurmak isterken dengeleri bozuldu ve 100 metreden düşerek öldüler.
* 2006 da Avustralyalı vahşi yaşam uzmanı ve TV programcısı Steve "Timsah avcısı" Irwin kalbine saplanan bir vatoz balığı iğnesi sonucu öldü.
* Mariesa Weber iki hafta ailesinden haber alamadı. Onları yatak odasında kitaplığın altında ölü buldu.
* Marko ve Roberto de Solisa adlı iki kardeş, birbirleriyle pek iyi geçinemiyorlardı. Roberto'nun sık sık kendisiyle alay etmesine dayanamayan Marko, kardeşini, kafasına sıktığı tek kurşunla öldürdü. Buraya dek her şey normal sayılabilir. Anormal olan, Marko ile Roberto'nun yapışık ikiz olması ve aynı dolaşım sistemini paylaşması. Roberto'nun ölümünden 5 dakika sonra, kan dolaşımının durması sonucu Marko da yaşamını yitirdi. Böylece işlediği cinayet, intihara dönüşmüş oldu.
* Kamboçya'da iki asker, patlamamış mayınla futbol oynamaya kalkınca mayın patladı ve yaşamlarını kaybettiler. Olayı ilginç kılan bir başka nokta, parçalanarak can veren iki askerin, Kamboçya ordusunun en iyi mayın uzmanları olmalarıydı.
* ABD'nin Alabama eyaletinde 25 yaşındaki bir asker, tükürme alışkanlığının kurbanı oldu. Pencerenin kenarına oturarak, tükürüğünü büyük bir tencere biçimindeki sokak lambasına isabet ettirmeye çalışan asker, dengesini kaybedip 11'inci kattan düştü.
* New Hempshere eyaletinde on yaşındaki bir çocuk, kolasını çiviyle açmaya çalışırken yaşamını yitirdi. Kolanın içindeki gaz basıncıyla fırlayan çivi, çocuğun boğazına saplandı ve çocuk yaşamını yitirdi.
* Japon bilim adamları, 1971 yılında bir tepelik araziyi yangın hortumları ile bol miktarda suladılar. Amaç, toprak kayması ve yağmur fırtınası efekti yaratmaktı. Tepenin aniden çökmesi ile 4 bilim adamı ve 11 izleyici kişi hayatını kaybetti. Sonuçta bilim adamı olsanız bile tedbirli olmak gereklidir.
* 1983 yılında San Diego'da bir kadın, bir alışveriş merkezinde hırsızlık yaparken polislerce yakalandı. Polislere eğer onu bırakmazlarsa nefesini tutacağını ve kendini öldüreceğini söyleyen kadın, ölünceye kadar nefesini tutarak hayatını kaybetti.
* Allan Pinkerton, 1884 yılında bir kaldırımda yürürken kayarak dilini ısırmıştı. Bu talihsiz ısırık daha sonra enfeksiyona dönüştü ve Pinkerton'ın hayatına maloldu.
* Danimarkalı astronom Tycho Brahe, 1601 yılında düzenlenen ve çok uzun süren bir ziyafette çişini tutmak zorunda kalmıştı. (Yemeğin ortasında kalkmak çok kaba bir hareket olarak yorumlanıyordu) Mesanesi gereğinden fazla dolan Brahe, bu sebeple ortaya çıkan enfeksiyon yüzünden hayatını kaybetmişti.
* Amerika'da 1995 yılında bir kola makinesinden bedava içecek almaya çalışan adam makineden fırlayan kutu kolanın kafasına isabet etmesi sonu hayatını kaybetti.
* Arjantin Buenos Aires'te gerçekleşen ölüm olayında karısını öldürmeye çalışan adam karısını, kaldıkları otelin 23. katında aşağıya atar. Kadın aşağı düşerken elektrik tellerine takılır. Karısının ölüp ölmediğinden emin olmak isteyen adam kendisini de aşağı atar, tellere tutunamaması sonucu yere çakılarak hayata veda eder.
* İtalya'da gerçekleşen bir ölüm olayında Pisa kentinde oturan Romollo Ribaldo isimli adam işsiz olduğu için intihar etmeye karar verir. 42 yaşındaki Romollo Ribaldo'ya eşi intihar etmemesi için dil döktü. İkna olan Romollo ağlamaya başladı ve elindeki silahı yere fırlattı ve kötü sürpriz! Yere düşen silah ateş aldı. Silahtan çıkan kurşun Romollo'nun eşine isabet etti ve kadın öldü.
* Khay Rahnajet isimli Iraklı bir terörist içinde bomba düzeneği olan bir paketi posta ile suikast adresine gönderdi. Paketin üzerinde yeteri kadar pul olmadığı için posta servisi paketi geri postalar. Paketi alan acemi terörist pakete bomba düzeneği kurduğunu unutarak paketi açar, bombanın patlaması sonu parçalanarak ölür.
* Eşine şaka yapmak isteyen Jake Fen isimli bir adam kendisini asmış süsü verir. Eve gelen eşi kocasının kendisini astığını görünce bayılır. Bu sırada kapıyı açık gören komşuları olan kadın içeri girer. Jake ve eşinin öldüğü zanneden kadın evi soymaya karar verir ve ne varsa toplar. Evden topladıkları ile dışarı çıkmak üzere olan kadına Jake tekme atar. Kadın cesedin canlandığını zannederek korkudan ölür.
* New York'un işlek caddelerinin birinde bir otomobil yürüyen bir yaya hafifçe çarptı. Yaya tam yerden kalkacağı sırada yoldan geçen birisi kalkmazsa sigortadan yüklü miktarda para alabileceğini söyler. Yayada yola tekrar yatar. Otomobil sürücüsü ise yayanın yerden kalktığını düşünerek gaza basar ve yaya otomobilin altında ezilerek can verir.
* Mısır'da bir çiftçilik yapan bir adam tavuklarından birinin Nil nehrine düştüğünü farkeder ve tavuğunu kurtarmak için nehre atlar. Fakat girdaba yakalanınca kıyıya dönemez ve yardım ister. Adamın yardımına yetişen oğlu başarılı olmaz ve o da girdaba kapılır. Baba oğul kurtarılmak için yardım istemeye başlarlar. Adamın karısı kızları ve diğer oğlu yardım etmek isterler fakat onlarda başarılı olmazlar. 6 kişilik aile boğularak can verir fakat tavuk kurtulur.
* Hampshire'dan Michael Toye yakın bir dostuna beyaz ispirtonun yanıcı bir madde olduğunu kanıtlamak için kendini bir bagajın içine hapsederek üstüne beyaz ispirto döktü. Şaşkın adamın bedeni bir anda alev alınca yanarak can verdi.
* Gökyüzü dalışı yapan tecrübeli hava akrobatı Ivan McGuire 1988 yılında Kuzey Carolina'da 3 bin metreden yapacağı atlayışı görüntülemek için harekete geçti. 3 bin metre yükseklikten kendini boşluğa bırakan McGuire. Kamerasını unutmamıştı ama maalesef paraşütünü unutmuştu. Doğal olarak yere çakılarak öldü.
* Kurutma makinesinin azizliğine uğrayan Ray Washbrook makinenin içine sıkışmış pamukları temizlemek için sanayi tipi kurutma makinesinin içine girdi. Yaklaşık 20 dakika 110 derece ısıda dönen zavallı adam hemen oracıkta can verdi.
* 50 yaşındaki Alex Mitchell, BBC'de yayınlanan komedi dizisine gülerken kalp krizi geçirerek öldü. 'Gülmekten öldü' deyiminin karşılığını tam olarak sergileyen Mitchell, 'Goodies' dizisinin kurbanı oldu.
* 59 yaşındaki Kaliforniyalı, havuzun drenaj borusuna kapılınca canından oldu. Havuzun boşaltım kanalındaki 300 lbs’lik çekim gücüyle bir anda neye uğradığını şaşıran talihsiz adamın ince bağırsakları dışarı fırlamış bile olabilir.
* Henri M’Bongo isimli tavuk hırsızı Kamerun’daki bir vukuatında çaldığı tavukları çiğ çiğ yemesi için zorlandı. Tavukların tüyünden ve kemiklerinden dolayı boğulan hırsız çiğ tavuktan öldü.
* Fransa’da cenaze görevlisi olan Marc Bourjade, tabutların tepesine düşmesiyle can verdi. 1982 yılında gerçekleşen olay sonrasında Bourjade’ın ölü bedeni de üzerine düşen tabutlardan birine konarak toprağa verildi.
* Hampshire’da kronik horlama sorunu yaşayan Mark Gleeson, bu kronik rahatsızlığından kurtulmak için bir gece kadın pedlerini burnuna tıkadı. Gleeson uykusunda boğularak öldü.
* Belçika’da bir hava gücü, Sudan’da yiyecek yardımı yaptığı sırada yiyecek kasalarını üç Sudanlı’nın üzerine düşürerek, 3 adamın ölmesine neden oldu. İyilik için yapılan girişim ölümle sonuçlandı.
* İran’da araba içindeki iki adam havada uçan kartalın azizliğine uğradı. Gagasındaki kobra yılanı bir anda düşünce olanlar oldu. Aracın içine düşen kobra tarafında ısırılan adamlar kartalın kurbanı oldu.
TÜRKİYE'NİN EN İLGİNÇ ÖLÜMLERİ * Erzurum'da rahatlatır düşüncesiyle müşterisine masaj yapan berber adamın boynunu aniden sağa sola çevirirken boynunu kırar ve adam oracıkta hayatını kaybeder.
* Bir işçi 600 tonluk press makinesinin arasından emeklemek suretiyle geçerek, ucundaki 2450 santigratlık fırında sigarasını yakmaya çalıştı. Mekanı Cennet olsun.
* Kurtarmaya gelen ambulans yerde yatan yaralının suratına park etti. Yaralının toprağı bol olsun.
* Midesine kaçan sineği öldürmek amacıyla ağzına sinek ilacı sıktı. Allah kalanlara akıl fikir versin.
* Adam, yolda mutlu mesut yürürken kafasına balkon düştü. Toprağı bol olsun, iyi adamdı.
* Adam, para çekmek amacıyla girdiği bankamatik gişesinde elektrik çarpması sonucu öldü.
* Nüfus sayımı nedeniyle bom boş olan otoyolda bir sayım görevlisi bariyerlere çarptı ve vefat etti.
* Kafasında mermer kırdırmaya çalışan medyatik bir karateci, travma sonucu öldü.
* Bir arabaya 11 kişi binip viyaduğe uçmak suretiyle, 11 kişi Allah'ın rahmetine kavuştu.
* Katta olmayan asansöre binmeye çalışan adam boşluğa düştü. Başımız sağ olsun.
* Balkona 50 kişi çıktılar ve sonuçta balkon çöktü. Böylece toplu ölüm gerçekleşti.
* Ormanda zehirli mantarları mangalda bir güzel közleyip afiyetle yiyen aile bir daha evine dönemedi.
* Yatağındaki tahtakurusu ve bilumum haşaratı öldürmek için yatağını ilaçladı ve aradan iki, üç dakika geçmeden aynı yatakta derin bir uykuya daldı. Sabahı getiremedi.
* Elektrik direğine yaslanıp ayakkabısına kaçan taşı çıkartmak için ayağını silkeleyen adam, o sırada yoldan geçmekte olan yardımsever bir laz vatandaşın elektrik çarptığını sanması üzerine, kafasına kürek, kalas vb sert cisimlerle vurularak vefat etti.
* Trafik kazasından yaralı olan adam, kurtarıldı. Gayet sağlıklı bir şekilde olayı atlatan adam ambulansçı amcanın "yav sen bin hele film falan çekelim" demesi üzerine hastaneye gitmeye ikna edildi. Adam yolda ambulansın kaza yapması sonucu öldü. (Ambulansçı amca hala sağ) * Adam çok sıkışmıştı. İhtiyacını bir yerde gidermesi gerekiyordu. Müsait bir yerde pozisyon aldı ve icraata başladı. Nereden bilebilirdi ki işediği yerde elektrik tellerinin olduğunu.
* Aynı işyerinde biri gündüz bir gece vardiyasında olmak üzere çalışmakta olan baba, oğuldan; biri mobilette motor ile işe gitmekte diğeri ise bir başka mobilette ile eve dönmekte iken, yol üzerindeki sert bir virajda karşılaştılar ve birbirlerine selam vermek isterken çarpışıp beraberce Hakkın rahmetine kavuştular.
* Sarhoş bir şekilde tem otoyolunda seyreden bir araçtaki beş kişi radyoda çalmaya başlayan oynak bir şarkı üzerine aracı sağa çektiler ve tem'de göbek atmaya başladılar. Sonucuna katlandılar tabii. İşin ilginç yanı ise bu 5 kişiden 5'ininde ölmesi ve beşine de ayrı ayrı araçların çarpmış olması.
* Giriş katın bir kat altında olan ve üstü ahır olarak kullanılan köy kahvesinde okey oynayanlar, üstlerine, katın çökmesi sonucu inek, öküz vb. büyükbaş hayvanların düşmesi ile köy mezarlığındaki anahtar teslim çukurlarına yerleştiler.
* Eskiden anlatılan bir lunapark vakası: Parkın 2 kafadar gece bekçisi, park kapandıktan sonra, dönen salıncaklara binmeye karar vermişler. Yönetici kabinine girmişler aleti çalıştırmışlar. Makinenin ısınması için 1 dakika kadar süre gerekiyor tabii. Salıncaklara bir güzel kurulmuşlar. 1 dakikalık süre geçmiş alet çalışmaya başlamış. Ama 2 kafadar seans süresini ayarlamayı unutunca, bütün gece kusarak Hakkın rahmetine kavuşmuşlar.
DİĞER İLGİNÇ ÖLÜMLERİ * New Orleans'ta, kimse boğulmadan geçirilen bir sezon sonucunda can kurtaranların verdiği partide boğularak ölmek: Jerome Moody, 1985 * Eyfel Kulesi'nden paltosunu paraşüt olarak kullanarak atlayıp ölmek: Franz Reichelt, 1911 * Sandalyeye bağlanmış 47 roket ile kendisini uzaya fırlatmaya çalışırken ölmek: Wаng Hu, 16. Yüzyıl * Çatıdan düşen ineğin altında kalarak ölmek: Joao Maria de Souza, 2013 * Vücuduna çorba enjekte ederek ölmek: Ilda Vitor Maciel, 2012 * Hamamböceği yeme yarışmasında çok fazla hamamböceği yiyerek ölmek: Edward Archbold, 2012 * Ayağına bıçak bağladığı dövüş horozunu kamerayla kaydederken bıçaklanıp ölmek: Jose Luis Ochoa, 2011 * Yere değecek kadar uzun olan sakallarına basarak boynunu kırıp ölmek: Hans Steininger, 1567 * Kendisini sonsuz yaşama ulaştıracağı düşüncesiyle cıva haplarını içerek ölmek: Çin'in ilk imparatoru Qin Shi Huang, M. Ö. 210 * Hayranların yolladığı hediyelerin altında kalarak boğulup ölmek: Atina meclis üyesi Draco, M. Ö. 620 * Sizi oynayan kişinin kalp krizi geçirdiğiniz anı canlandırmasını izlerken kalp krizi geçirerek ölmek: Gareth Jones, 1958 * 1 tonluk fabrika robotunun kolunun kafasına düşmesi sonucu robotların öldürdüğü ilk insan olarak ölmek: Robert Williams, 1979 * Kör bir adamın evine doldurduğu ıvır zıvır sonucu çıkış kapısını bulamaması sonucu açlıktan ölmesi: Homer Collyer, 1947 * Kendi tahta ayağı ile dövülerek öldürülmek: Sör Arthur Aston, 1649 * Atının üzerinde düşmanının kesik başını etrafa gösterirken, kesik baştaki bir dişin kendisine batması sonucu oluşan enfeksiyondan ölmek: Sigurd Eysteinsson, 1892 * Şerefine verilen ziyafette çok fazla yiyerek ölmek: Julian Offray de La Mettrie, 1751 * Savaş gazisi olduğunu kutlamak için ateşlenen top mermisinin altında ezilerek ölmek: John Kendrick, 1794 * Maktulün kendisini nasıl vurduğunu jüriye göstermek isterken kendi kendini öldürmek: Clement Vallandigham, 1871 * Evcil maymun tarafından ısırılma sonucunda ölmek: Yunanistan Kralı I. Aleksandros, 1920 * Kendi adını mezar taşında okuduktan sonra şok olup ölmek: Marcus Garvey, 1940 * Kazayla bir füzeyi kendine doğru ateşleyerek ölmek: HMS Trinidad savaş gemisi.
* Segway'ı icat edip, onunla uçurumdan aşağıya düşerek ölmek: Jimi Heselden, 2010 * Ofis camının kırılmaz olduğunu ispatlamak için bedeniyle cama vurma sonucu camın kırılmasıyla aşağıya düşüp ölmek: Gary Goy, 1993 * Aşırı dozda havuç suyundan ölmek: Basil Brown, 1974
Hakan Özkahya, inşaat teknikeriydi.
İşsizdi. Sivaslıydı Hakan. Bekardı. 30 yaşındaydı. Para kazanıp bir hayat kurması gerekiyordu. Bir gün tesisat teknikerliği işi buldu.
- "Nerede?" diye sordu.
- "Sibirya'da" dediler.
Rusya'nın en doğusunda, buzlar üzerine kurulmuş Anadir'de ihale alan bir Türk firmasında çalışacaktı. Kabul etti. Anadir'de çalışma koşulları çok ağırdı. Isı - 40 dereceydi. Kış 9 ay sürüyor, 3 ay gece olmuyordu. Rus işçiler haftada 6 gün, günde 8 saat çalışarak 1000 dolar alırken, Türk işçiler o para için haftada 7 gün, günde 14 saat çalışmak zorundaydı. Ayda sadece 1 gün izin vardı. Yılmadı, çalıştı. Tekniker olarak işçilerden daha fazla kazanıyor, ayda 1500 dolar biriktirebiliyordu. Ama Sibirya'da, soğukta oksijensizlikten ciğerler büyüyor, ciddi sağlık sorunları baş gösteriyordu.
2 yılın sonunda Türkiye'ye döndü. Sivas'ta iş kurmak istiyordu. Olmadı. Biriktirdiği paranın bir kısmı hasta olan annesiyle babasının tedavisine gitti. O da İstanbul'a yerleşmeye karar verdi.
Orada bir ev alacak, iş bulacak ve aile kuracaktı. Lakin biriktirdiği para, İstanbul'da ev almaya da yetmedi. İş de yoktu. Yine bir gurbet işi bulabildi Hakan. Afganistan'daki Amerikan askeri kampında iş alan bir Türk şirketi eleman arıyordu. Bavulu toplayıp bu kez Afgan yollarına düştü. Kutuplardan çöllere savrulmuştu. Herat'ta kuruluydu şantiye.
Koşullar felaketti. Çalışanlar sobasız hangarlarda yerde yatıyordu.
Yetersiz besleniyor, üşüyorlardı. Ayda 700 dolar içindi bunca eziyet. 3 ayın sonunda tedavi için izin aldı Hakan. En ucuz hava yolu şirketinden Türkiye'ye kestirdi biletini. Uçağı geçen hafta Herat'tan havalandı.
Kâbil'e yaklaşırken 104 yolcusuyla düştü. Hakan'ın cesedi Kâbil'in doğusundaki bir karlı dağda bulundu. Okuyup "Vah vah" deyip geçtiğimiz haberlerin arkasında yürek burkan insan hikayeleri gizli. Sadece insan hikayeleri de değil; "döviz geliyor" diye gurbette işçilerinin denetimsiz, sefil şartlarda çalışmasına göz yuman bir ülkenin, ucuz işçilik sayesinde ihale alıp hiç gidip görmediği coğrafyalarda çalışanlarını köle gibi çalıştıran şirket patronlarının, ucuza daha çok adam taşıyabilmek için bakım harcamalarından kısan "uçan tabutlar"ın, bu uçak firmalarını ve işçileri perişan eden şirketleri uyarmayan elçiliklerin, kendi canları pahasına kazanılmış başarı haberlerinde hiç adları geçmeyip ancak kazada can verdiklerinde haber olabilen, kurtulduğunda ise kazandığını sağlık harcamalarına döken "Allah'a emanet" yüz binlerce işçinin, mühendisin, teknisyenin ve Anadolu'da onları bekleyen acılı yüreklerin de hikayesi bu.
Bu ülkenin çocukları, yaban elde karın tokluğuna çalışan işçiler, ırkçılar tarafından linç edilmiş gurbetçiler, savaş bölgesinde katledilmiş kamyoncular, dönüş uçağında, ikinci sınıf yolcu olmaktan ne zaman kurtulacak?
Ünlü şovmen Cem Yılmaz, gösterilerinde:
- "Buradan çıkınca anlatılanların hepsini unutacaksınız" der. Ama star muhabiri unutmamış. Okuyun, gülmekten ölün. Bir buçuk aydır sahnelere çıkmayan Cem Yılmaz, dün Ankara'daydı. Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu'nda sahne aldı. Kırdı, geçirdi.
- "Evde espri yapamıyorum. Eve iş getirme diyorlar" diyerek başladığı programında politik esprilere de yer verdi. İşte, kahkaha makinesinin unutulmaz esprileri:
- "Bir komedyenin programını izledim. Kadın sünnetçi çıkarmıştı. İlk kadın sünnetçi. Ben 1978'de sünnet oldum ve sünnetçi kadındı. Böyle hatıraların olması gerekiyor komedyen olman için. Ben 30 sene sonra anlatırım diye kendime 5 yaşında sünnet organize etmiş olamam. Beni kadın sünnet etti. Bundan bahsederken belden aşağı bir şeyden bahsetmiyorum. Sünnet bir hadisedir.
Erkek çocuğun mürüvvetinin görüldüğü yer. Erkek çocuğun mürüvvetinin görüldüğü yerler sünnet, askerlik, evlilik. Gerçi sünnette daha net görülür mürüvvet. Ona mürüvvet diyorlar, enteresan bir şey. Kadın ismi vermiş olmaları tuhaf. Gerçi rahim diye de adam var olsun. Diyarbakır'a gidiyordum uçakla. Hostesle muhabbet ediyoruz. Business'ta oturuyorum.
Hep Business'ta otururum. Buraya da Business geldim. Ankara'ya business açılmış çok süper bir şey. Bilmeyen varsa söyleyeyim. Business iş amaçlı gidilen seyahat manasına gelmiyor. Portakal suyu veriyorlar sen de kendini bir b. k zannediyorsun. aynı uçağın içinde ne sınıf yapıyorsun ulan. Portakal suyu içerken kendini ne zannediyorsun. 'Mersi canım. Bunu içmeden uçamıyorum.' Bir de perdeyle ayırmıyorlar mı tavım ona.
Soruyorsun 'Somon var mı?' Arkana bakıyorsun. 'Fakirler, ekonomi, Allah belanızı versin. Uçak sizin neyinize.' Bir hava yaratırlar ki sanki uçak düşünce Business'tekiler ölmüyor. Hostesle muhabbet ediyorum. Laf döndü dolaştı sünnete geldi. Eh business'te oluyor böyle şeyler. 'Beni kadın sünnet etti' dedim. Hostes dedi ki, 'Aaa kadınlar bindiği dalı kesmez ama." Hostesin şakasına bak. Biz yapsak, aforoz ederler.
- "Ne yaparsın yap ne olursan ol öleceksin. İnsan ölümlü bir yaratıktır. İnsan öleceğini bilir. Belgesellerde gördüğün kaplanlar aslanlar gibi değil. Belgeselde gördüğün kaplan, aslan hep koşacağım zannediyor. O erkek aslanı görmüyor musunuz. Fönlü böyle. Artık ormanda nerede buluyorsa fönü. Bizimki daha kompleks bir yaşam. Öleceğini biliyorsun ve sıklıkla unutuyorsun. Hani ölümden dönenler anlatır ya; bir ışık geldi falan diye. O, kıça tıkılan pamuk. Senin inancını bilemem. İstersen toteme tap. Herkes ölecek.
Mahşer var ya. Orası işte. Kıyamet kopsun herkes orada olacak. Büyük bir kokteyl gibi düşünün. İlk gün imza almaktan anan ağlayacak. Herkes orada çünkü. Aaa Sezar. Reerkarnasyona inananlar var. Yok öyle bir şey.
Hep böyle yapıyorlar. 'Önceki hayatımda Rus Çariçesiydim' Hiç o... olan yok. Hiç duyuyor musunuz, 'Önceki hayatımda taksi şoförüydüm.' Herkes kral. Herkes yanacak bir kişi hariç. O da Fedon. Çünkü Fedon daha yanamaz. Fedon artık limitte, onu direk cennete alacaklar."
- "Türk Hava Kurumu bizim memleketin en iyi çalışan kurumu. Kurban derisini veriyorsun ondan uçak yapıyor. Artık nasıl katlıyorsa. Bir de tuzlarsın F-16 oluyor diye bir geyik var ama yalan olmasın."
- "Askerde seni mesleğinle yönlendirirler. Terzisin terzi yaparlar. Atom mühendisiysen gazinoda televizyondan sorumlu olursun. Şahsına santral kuracak değil ya. Gençliğin bir lafı vardır, 'En verimli çağımda askere aldılar' Sanki herifi soğuk füzyonu bulurken götürdüler. Bunu söylediği zaman komik durum oluyor. Ama günde sekiz saat antrenman yapması gereken baleti 8 ay botla gezdirirsen Kuğu Gölü'nden manda b. kuna transfer olur. En verimli çağımda askere aldılar. Ne yapıyordun ki? Verimli verimli evde oturuyordum. Ulan ben para basıyordum beni aldılar askere. Niye bedelli yapmadın diyorlar. 15 bin mark veriyordun 28 gün yapıyordun. Ben hiç para vermeden 550 gün yaptım. Bir de orada olanı biteni anlatıyorum senede 2 milyon dolar kazanıyorum. 28 günlük birikiminle single çıkaramazsın. 300 erkek yan yana yatıyorsun abi. Kalabalık bir erkek topluluğu demek, başka bir organizma demek abi. Kadın olmasa b. k içinde yüzeriz. Kadın kendine özenmen için sebeptir. Deodurant mı at gitsin.
Konyalı arkadaşına koksan ne olur ya. Ayaklarını haftada bir mi yıkıyorsun. Ayda bir yıkan Kim senin mantar yetiştirmene birşey diyebilir. Askerliği yapmış olan o kokuyu bilir. Küfür konusunda ben muzdarip bir insanım. Bu konuda bir çifte standart var. Vizontele'de ben bir adamı canlandırdım. Yazıldığı haliyle bir o. ç. O adamı başka türlü canlandırmanın imkanı yok. Bizim eski filmlerimizde falan küfür yoktur.
Trajedi yaşanır, adamın karısına, kızına tecav*z, bir de köyü yakarlar.
Bizim filmin kahramanı finalde gelir, ‘Alçaklaaar'. Yani hiçbir caydırıcılığı olmayan. Bir e*oin kaçakçısının hayatını yapıyor herif.
Şöyle konuşuyor: Mal geldi mi? Geldi efendim. Fakat, filhakika malımız kantara girdi. Olur mu lan öyle. Bu adamlar öyle konuşmuyor ki. Mal geldi mi? Geldi a. koyum. Malın anasını s. ler."
- "Deniz Harp Okulu'nun kuruluş yıldönümünde sahneye çıkıyorum. İlk mezunlar da gelmiş. Nasıl bir yaş ortalaması anlatamam. İlk 20 dakika eski Türkçe anlattım.
Filhakikat buna mukabil bir sonraki latifede buluşmak üzere. Benden sonra Ajda Pekkan vardı, şöyle sundum: Yeni yetenek Ajda Pekkan. Abicim sıfır reaksiyon. Herkes onaylıyor. 'Bu kız çok tutacak' diyorlar."
- "Al kadehi, ver, al. Lider taklidi yaptım durduk yerde. Eskiden lider taklidi vardı. Şimdi çok zor. İki kişi koluna girecek. Amma zor iş."
- "14 Mart Tıp Bayramı'nda doktor arkadaşlarla sohbet ediyoruz. Bizde sреrм bankası var mı diye sordum. Yok dediler. Dedim isabet. İçinde banka lafı geçtiği için biri hortumlar rezillik olur."
* Dünyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arizaların %23 unun, makinenin ustune oturup kendi popolarının fotokopisini cekmek isteyen insanlar sayesinde meydana geldigini? İnsan Elinde; En Yavaş Uzayan Tırnak Baş Parmağınki, En Hızlı Uzayan Tırnak İse Orta Parmağınkidir. Eiffel Kulesinin Tepesine Çıkana Kadar 1792 Basamak Vardır. İnsan Saçı 3 Kilo Ağırlık kaldırabiçecek Esnekliktedir. Bir Erkek Hayatının Ortalama 3350 Saatini Tıraş Olmak İçin Harcar. Yataktan Düşerek Ölme Olasılığı 2 Milyonda 1'dir. İnsanlar Vücutlarında 300 Adet Kemikle Doğuyorlar Ama Yetişkin oldukçarında Bu Sayı 206'ya Düşüyor. Bir Karınca Kendi Ağırlığının 50 Katı Ağırlığı kaldırabilir. Filler Zıplayamayan Tek Memelilerdir. Zürafaların Ses Telleri Yoktur. Zürafalar 35 Cm Uzunluğunda Siyah Bir Dile Sahiptirler. Kangurular Geri Geri Yürüyemezler. Kelebekler Ayaklarıyla Tat Alırlar. Kadınlar Erkeklere aranla 2 kaç Fazla Göz Kırpar. İnsan Vücudundaki En Güçlü kaç Dildir. Gözleri Açık Tutarak Hapşırmak İmkansızdır. Hapşururken Burnu yada Ağızı Kapamak, Felçe Neden Oluyor. Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar. değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur. Kedilerin beyninde 32 adet kaç vardır. Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kaç daha uzundur. Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer cin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak. Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır. Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladir. Sümüklü böceklerin dört tane burnu vardır. Bir devekuşunun gözu beyninden büyüktür. İnek sütünün pH değeri 6'dır. Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir. Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir. Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar. Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler. Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler. İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş Parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir. Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır. Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent"anlamına gelmektedir. Kanada, Kızılderili dilinde "büyük koy"anlamina gelmektedir. İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur. Avustralya'daki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar. ABD'de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin ücte biri ya hapiste ya da gözaltinda tutulmaktadır. Ortalama bir erkek, hayatinin 3350 saatini tiraş olmak için harcar. Gecen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır. Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir. Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır. İnsan saçı, üç kilo ağırlik kaldırabiçecek esnekliktedir. Gunumuzde, evlenenlerin yuzde ellisi bo$anmaktadir. Beethoven beste yapmadan Önce kafasini soguk suya sokardi. Her 25 ki$iden biri astim hastasidir. Dunyadaki hayvanlarin yuzde sekseni alti ayaklidir. aranus, ciplak gozle gorulebilen bir gezegendir. Kaptan Cook, Antarktika haric Bütün kitalara ayak basan ilk insandir. Guni$igindan daha fazla yararlanmak icin saat uygulamasini Benjamin aranklin ba$latmi$tir. Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe cokmesi bir saatten uzun sürer. Bugune kadar olculmu$ en büyük buz dagi, 200 mil uzunlugunda ve 60 mil geni$ligindedir ve Belcika'dan daha büyük bir yuzolcumune sahiptir. Bugune kadar kaydedilmi$ en büyük dalga, 1971 yilinda Japonya'nin ishigaki Adasi'nda 85 metre yuksekligine ula$mi$tir. Acik bir gecede, ciplak gozle iki bin ayri yildizi gormek mumkundur. Sahra colundeki Tidikelt kasabasina on yıl boyunca hic yagmur yaİmami$tir. Ba$kaç John F. Kenndy, yirmi dakikada dort gazete okuyabilirdi. Mumyaların ayak parmaklari tek tek sarilarak mumyalanmi$tir. Dunyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almi$ti. 1878 yilinin $ubat ayinda Connecticut New Haven'da yayimlanmi$ti. Yataktan du$erek olme olasiligi iki milyonda birdir. Ünlu cizgi film kahramani Temel Reis, 1919 yilinda Elzie Crisler Segar tarafından yaratildi. İlk cama$ir makinesi 1907 yilinda Hurley Machine Co. tarafından pazarlandi. Kita isimlerinin hepsi aynı harfle ba$layip aynı harfle biter. Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta cin'dir. Ki$ aylarinda, Moskova'daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alani kaplar. Rusya'da dogudan batiya dogru seyahat edilirse, yedi saat ku$agi gecilir. Norvec'in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gunduz gune$li geçer. Sadece di$i sivrisinekler isirir. Dunyada her dakika iki tane du$uk $iddette deprem olmaktadir. Hindistan'daki yıllık dogum sayisi, Avustralya'nin toplam nufusundan fazladir. Rusya'nin dortte biri ormanlarla kaplidir. Tarih boyunca yeryuzunde bulunan altin 200 kaç daha fazlasi okyanuslarda bulunmaktadir. Kopeklerin ter bezleri ayaklarindadir. Yazar Rudyard Kipling sadece siyah murekkep kullanirdi. Mickey Mouse'dan Önce en me$hur cizgi film kahramani Felix The Cat'di. Larry Hagman (JR. )Dallas dizisinin setinde hic kimsenin sigara icmesine izin vermezdi. Salataligin yuzde 96'si sudur. Bir kilo limonda bir kilo cilekten daha fazla $eker vardir. Peru'da hic umumi tuvalet yoktur. Timsahlar renk korudur. Yarim kilo bal yapabilmek icin arilar iki milyondan fazla cicekten bitki ozu toplamak zorundadirlar. Sadece di$i kanaryalar otebilir. Tarantulalar iki bucuk yıl yiyeceksiz ya$ayabilirler. Havuca rengini karoten verir. İnciler sirkede erir. Venus saat yonunde dönen tek gezegendir. İnternetin yıllık buyume yuzdesi 314. 000'dir. Rodin'in unlu ‘Du$unen Adam' heykeli aslinda İtalyan $air Dante'nin portresidir. En fazla asfaltli yola sahip ulke aransa'dir. Sihirli sozcuk ‘abrakadabra' ilk olarak yüksek ate$li hastaların ate$lerini du$urmek icin şöylenmi$ti. Marilyn Monroe'nun alti ayak Parmağı vardi. Albert Einstein dokuz ya$ina kadar duzgun konu$İmami$ti. Her iki taraf da kaç bagi$inda bulunursa, Paraguay'da duello yapmak yasaldir. Eiffel Kulesi'nin tepesine cikana kadar 1792 basamak vardir. Hindistan`da oyun kağıtlari yuvarlaktir. çocuklar baharda daha fazla buyuyor. Odemeli telefon konuşmalarının cogu babalar gununde ediliyor. Ortalama bir pire, kendi buyuklugunun 150 katiyukseklige ziplayabiliyor. Bu arani tutturmak icin bir insanin yaklasik 30 metre ziplamasi görekli. eğer barbie gercekten yasasaydi vucut olculeri 97 - 72 82 cm olacakti. insanlar vucutlarinda 300 adet kemikle doguyorlar ama yetişkin oldukçarinda bu sayi 206 ya dusuyor. Her dort amerikalidan biri mutlaka televizyonda gorunuyor. Uyurken, televizyon seyrederken yaktigimizdan daha fazla kalori harciyoruz. Kelebekler ayaklariyla tat alırlar. Sari$inlarin esmerlere göre daha fazla saci vardir. Yillara göre ortalama alindiginda, her sene esekler tarafından oldurulen insan sayisi ucak kazalarında olenlerin sayisindan dahafazla. kadınlar erkeklere aranla iki kaç fazla goz kirpar. insan vucudundaki en guclu kaç dildir. Gozleri acik tutarak hapsirmak imkansizdir. insanlar beyinlerinin sadece %10`unu kullanirlar. Filler ziplayamayan tek memelidir. Elektrikli sandalye bir disci tarafından icat edilmistir. Bir karincanin koku alma yetenegi en az bir kopeginki kadar gelismistir. Amerikan havayollari, ucuslarda yolculara sundugu kahvaltilarda hertepsiden bir zeytini kaldırarak 1987 yilinda 40 bin dolar kaç etmiştir. yetişkin bir ayi, bir at kadar hızlı kosabilir. Atlarin insanlardan 18 tane fazla kemigi vardir. Fareler kusamaz. Hapsirdiginiz zaman, kalbiniz de dahil olmak üzere Bütün vucut fonksiyonlarınız bir an icin durur. Tom sawyer daktiloda yazilan ilk romandir. Hİmambocekleri yaklasik olarak 250 milyon yildir yasadiklari halde hiçbir değişime ugrİmamislardir. Gozlerimiz hiçbir zaman buyumez. Ama burnumuz ve kulaklarimizin buyumesi asla sona ermez. Kediler ultrason seslerini duyarlar. Zurafaların ses telleri yoktur. Bir hİmambocegi kafasi koptuktan sonra acliktan olmeden dokuz gün yasayabiliyor. ingiltere`deki Bütün kugular kralicenin malidir. Kutup ayilari solaktir. Amerika`da satisa sunulan ilk cd, bruce springsteen`in "born in theusa"albumudur. Bir karinca kendi agirliginin elli kati agirligi kaldırabilir. Timsahlar dillerini disari cikaramazlar. Zurafa 35 cm uzunlukta siyah bir dile sahiptir. Yunuslar bir gozleri acik uyurlar. Kangurular geri geri yuruyemezler. Zebralar beyaz uzerine siyah cizgilidir. Dunyanin bir numarali domuz ureticisi ve tuketicisi cinliler. Bugune kadar bilinen en agir bobrek tasi 1. 36 kg. Dunyanin en hızlı buyuyen bitkisi bambu, bir gunde 90 cm kadar uzuyor=. 18 subat 1979 yilinda sahra colune kaç yagmisti. İnsanlar yasamlari boyunca alti filin agirligina esit miktarda yiyecek tuketiyorlar. Dunyanin en büyük seker ihracatcisi kuba`dir. Eskimo dilinde kaç yagislarının farklarını tarif etmek icin kullanilan yirmiden fazla sozcuk vardir. En yakin oldukçari noktada, rusya ve amerika`nin birbirlerine uzakliklari dort km `den daha azdir. Mexico city her sene 25 cm kadar batiyor. Buckingham sarayi`nda 602 oda bulunuyor. Yeni zelanda, dunyadaki her turlu iklimin yasandigi tek ulke. Peru `da hic umumi tuvalet yoktur. Newton, yer cekimi kanununu fark ettigi zaman 23 yasindaydi. Dunyada insan basina dusen karinca sayisi bir milyon. Sag elini kullanan insanlar sol elini kullananlara göre ortalama dokuzyil daha fazla yasiyorlar. Bir big mac hamburgerin ekmeginde ortalama 178 adet susam bulunuyor. Bir insan yasami boyunca iki yuzme havuzunu dolduracak kadar tukuruk salgilar. Central park`ta yuzmek yasalara aykiridir. Kirli kar, temiz kardan daha kolay erir. Pablo picasso, parasizlik cektigi genclik gunlerinde yaptigi resimleri yakarak isinirdi. Suudi arabistan`da hic irmak yoktur. Monakonun ulusal orkestrasi ordusundan daha genis bir kadroya sahiptir. Zurafalar yuzemez. Ortalama olarak, amerika`da gunde uc adet cinsiyet değiştirme operasyonu gerceklesmektedir. İnsan beyninin % 80`i sudur. Amerika`da her saat 40 kisi kanserden hayatini kaybediyor. Bir kromozom bir genden daha buyuktur. ileri dogru bir adim atildiginda, insan vucudundaki 54 kaç calisir. insan beyninin ortalama agirligi 1. 3kg`dir. Birinin yuzunu hatirlamak icin beynin sag tarafi kullanilir. Ortalama bir insan hayati boyunca iki yilini telefonda konusarak harciyor. Ortalama bir buzdaginin agirligi 20 milyon ton. New york bir zamanlar amsterdam`di. Virginia woolf kitaplarının cogunu ayakta yazmistir. Pablo picasso, parasizlik cektigi genclik gunlerinde yaptigi resimler yakarak isinirdi. Sigirlarin dort tane midesi vardir. Zurafalar yuzemez. Yuzse bile kesin bogulur Sadece bir tane kovboy filmi kadın yonetmen tarafından cekilmistir. Dollenmeden sonra cocugun boyu 5 milyon kaç buyur. yetişkin bir insan gunde ortalama olarak 23 bin kez nefes alır. Kaslari yukari kaldırmak icin 30 kasi harekete gecirmek görekiyor. Erkekler kadınlara göre on kaç daha fazla renk koru oluyorlar. Penguen yuzebilen ama ucamayan tek kustur. Sineklerin bes gozu vardir. Baykus mavi rengi görebilen tek kustur Bugune kadar bilinen en agir bobrek tasi 1. 36 kg bu yaziyi okuyan insanlarin %75 inden fazlasinin, dirseklerini yalamaya calisacaklarını.
22 Aralık 1914 Donarak Can veren şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Bu toprakları bize vatan kılan Sarıkamış aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun.
Sarıkamış Şehitlerimizi şehadete yürüyüşlerinin yıl dönümünde saygı, sevgi, minnet ve rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
22 Aralık 1914’te bu vatanın bekası için kefenleri kar oldu. Evladı buz kesmiş, evladı toprak olmuş analarımızı ve şanlı ecdadımızı rahmet, minnet ve dua ile anıyoruz.
Tek bir kurşun atmadan, Ölümüne donmaktır Sarıkamış.
Sarıkamış’ta bu vatan için gözünü kırpmadan şehadete yürüyen şanlı askerlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz..
Allah’ım Annelerine sabır versin.
Anneleri kimbilir kaç kere Oğlum üzerine birşey al üşürsün dedi. Kimbilir kaç kere arkasından koşup montunu verdi Kimbilir kaç kere Gece üşümesin diye üzerini örttü Yüreğim yanıyor ‘Allahü ekber’ derken gür sesiyle bir ordu: Allahüekber Dağı soğuktan yanan kordu. sarıkamış ‘Kefensiz kar çiçeklerini’ unutmadık, unutmayacağız!
“Sarıkamış evlattır tam doksan bin. Evladı buz kesmiş, Evladı toprak olmuş, Tam doksan bin anadır Sarıkamış.."
"Eş hele dağları örten karı, Ot değil onlar dedenin saçları.” 105 yıl önce bugün Allahuekber dağlarında istiklal ve istikbalimiz için Hakk’a yürüyen; vatan ve millet sevgisinin fedakarlığın, inancın ve kahramanlığın destanını yazan Sarıkamış şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
105 yıl önce bugün Sarıkamış'ta kardan kefenlere bürünen aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şâd olsun.
105 yıl önce Sarıkamış’ta vatan uğruna donarak şehit olan, ölümsüzleşen Mehmetçiklerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
105 yıl önce tek kurşun atmadan binlerce Vatan evladı donarak Şehit oldu sarıkamış 105. sene-i devriyesinde şehit düşen 90 bin askerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
105. Sene-i devriyesinde şehit düşen binlerce askerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
1914 yılında Sarıkamış Harekatı sırasında Ruslarla mücadele etmek için Kafkas Cephesindeki Birliklerin çetin kış koşullarında Allahuekber Dağları’nda donarak şehit olmasının 105. yılında şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
22 Aralık 1914 105 Yıl önce Allah-ü Ekber dağlarında Vatan için donarak Hakka yürüyen 90 bin ŞEHİT… “KAR KELEBEKLERİ” Allah’ın selam ve Rahmeti onların üzerine olsun.
22 Aralık 1914 Dağda soğuktan donanlara selam olsun Vatanı satanlara değil…. Ruhları şad mekanları cennet olsun..
22 Aralık 1914’de “Bugün bizden vatan razı olacak; nefer şehit, ordu gazi olacak. ” sözleri ile şehadete yürüyen Sarıkamış şehitlerimizi minnet ve rahmetle anıyoruz.
22 Aralık 1914’te Vatanı için Donarak Hakk’a yürüyen Sarıkamış Şehitlerimizi, Rahmet, Saygı ve Minnetle anıyoruz. Ruhlarınız şad mekanlarınız Cennet olsun -40 derecede.. Islanan çarık.. Ayağını mengene sozlervadisi. Com gibi sıkar.. Şehadete yürümek için engel tanımaz TÜRK askeri.. Bedel ödemeden “VATAN” olmaz toprak.. Bedel! Bizim için de ödediler.. Kaçmadılar.. Arkalarına bakmadılar.. Ruhları şâd olsun..
Allah-u ekber dağlarında şu mukâddes vatan için donarak can verip şehit olan 60 bin askerimize Allah’tan rahmet diliyorum… Allahuekber Dağları’nda donarak şehit düşen kahramanlarımızı bu kış günlerinde minnetle anıyoruz. Sarıkamış Allahuekber Dağları’nın -50 dereceyi bulan soğuğunda donarak şehadete yürüyen Mehmetçikler, bu toprakların nasıl vatan olduğunu gösteren ölümsüz bir destanın yiğitleri olarak tarihteki yerlerini aldılar. Aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz Allahuekber dağlarından Arş-ı alaya uzanan Turan orduları selam sizlere… Kar’dan Kefenleriyle Kızıl Elma’ya yürüyenler selam sizlere… Anaların yüreğine ateş, Yiğitlerin kaderine buz düştü… Mekanın cennet olsun Kahraman, Yiğit Türk askeri!
Ayağında çarık,sırtında yazlık elbise Şiddetli soğuğunda kar ve buz içinde Şehadet şerbetini içiyordu Mehmetler. Ağıt yakıyordu tipiyle esen rüzgâr Savaş vardı,düşmana değil havaya Kimse vuramadı onları Döküldü tek tek alınları öpülesi Mehmetler Bağımsızlığı karakteri sayan İslamcı,ülkücü,ulusalcı cenahtan vatanseverlr birYanda. Verelm kurtulalm diyen mandacılr bir tarafta! Sarıkamış Bak Ömer dikkatle, bak perde perde, Bak Mehmet pir oldu Sarıkamış’ta, Şehitler ölmez Hay! Şehit her yerde, Cennete girildi Sarıkamış’ta.
Bakışlar karakış göğe dikildi Mevsimler ağlaştı Sarıkamış’ta Körpecik bedenler kara ekildi Nur arşa ulaştı Sarıkamış’ta… Bayrakla dertleşen toprakla birleşen can verip devleşen BİRİLERİ VAR… Bedenleri karlar altında kaldı ama yüreklerindeki cesaretin ateşi bir milletin bağımsızlık yolunu açtı. Bilinsin ki, o ateş bizim gönüllerimizde hiç sönmeyecek! Sarıkamış’ta Türk milleti için gözünü kırpmadan şehadete yürüyen kahramanlarımızı rahmetle anıyorum.
Bir vatan uğruna doksan bin şehit Kars Sarıkamşta vatan diyordu Afeti tufanı yaşarken yiğit O zemheri kışta vatan diyordu Yüce ismi bir dağ Allahu ekber Mehmetçik cephede çaresiz bekler O an inliyordu yer ile gökler Umutsuz bakışta vatan diyordu Sarıkamıs Ruhunuz şad olsun.
Bir yıldız vardır kanından yadigâr, bir de hilâl. Unutma çocuk, sadece bir cadde adı değildir İSTİKLAL ! sarıkamış Biz musluktan akan suyun ısınmasını beklerken birileri şu soğukta donmayı göze almışlar. Ya Rab! Nasıl sevmişler vatanı? Sarikamis Borçlu borçlu ve yine borçluyuz… Saygı ve rahmetle….
Bu destan ki milli mücadelemiz adına canlarını seve seve feda eden binlerce vatan evladının bir an bile düşünmeden dondurucu soğuk ve tipi altında, şehadet şerbetini içtiği fedakarlık ve kahramanlık örneğidir. Bu durum aynı zamanda birlik, beraberlik ve kardeşlik dersi destanıdır. Vatan ve millet aşkı ecdadımıza öyle bir sorumluluk duygusu yüklemiş ki karlı zor arazi şartlarında hiçbir zorluğa aldırış etmeden Ruslara karşı vatanlarını savunma yoluna çıkmış, donarak şehit düşmüşlerdir. Allahuekber Dağları’nda canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz Bu vatan tarihte TÜRK’tü bugün de yarında TÜRK kalacak. Ruhunuz şad olsun.
Bu yolda şehit olmak da var,şehit olmadan önce sağlam,sarsılmaz iman sahibi olanlardan eyle bizi Rabbim Sarıkamış BUgün 22 Aralık 2014 Bundan Tam 105 Yıl Önce 90 Bin Vatan Evladının 90 Bin Yiğidin 90 Bin Ana Kuzusunun 90 Bin Fidanın Vatan Uğruna Hakka Yürüdüğü Tarihtir.
Bugün üşüyor musunuz? Onlar “VATAN İÇİN” donuyordu.. . Mekanları cennet olsun… 22 Aralık 1914 Bundan 105 yıl önce 90 bin yiğit vatan evladı, kar demedi, kış demedi, soğuk demedi, geri dönmeyi bir an bile düşünmedi; yılın en soğuk günlerinde vatan uğruna, millet uğruna Hakk’a yürüdü. Sarıkamış şehitlerimizin ruhları şad olsun. Rabbim tüm şehitlerimizden razı olsun.
Buradan o dağlara baktığımızda, üzerine kar düşmüş çalılıklar görürdük. O çalılıkların kurda,kuşa yem olmuş askerlerimiz olduğunu oraya gidince anladık…! Sarıkamışlı Bir İhtiyar “Saygı,rahmet ve minnetle anıyoruz. Mekanları cennet olsun…” Can dayanmaz zemherinin kışına Akıl ermez Enver Bey’in işine “Bu topraklarda Urus’un işi ne.” 105. Yil Cehennem olsa gelen, Göğsümüzde söndürürüz. / M. Akif Ersoy Dağların boynu eğik, Kışlar bir bir utandı Bin kez daha ölünür, Söz konusu Vatandı Ey Asil Ecdadımız Ruhlarınız şad olsun Ecelle alay eden Gülüşünüz yâd olsun Devlet ki bayrağı inmez, Devlet ki ezanı dinmez, Millet ki kahramanı bitmez… Yemen’de yanan Sarıkamış’ta donan Çanakkale’de ölen ecdat! Torunlarınız olarak asla unutmayacağız. Rahmet ve minnetle… Dillere destan olan ne tarihler yazmışız, kefensiz gidenlere buzdan mezar kazmışız. Ey şehitler ordusu mekanınız cennet olsun. 22 Aralık 1914′ te Kars Sarıkamış ‘ta donarak can veren 90.000 şehidimizi saygı ve rahmetle anıyoruz Donan 90.000 şehidim varken üşüdüm demeye utanıyorum Döşeğin kara toprak,yorganındır belki kar En büyük düşman Ruslar değil soğuktu, Geri dönüp bakmayacaklarına dair söz verdiler En uzun Gecenin sabahında Allahuekber dağlarında Peygamber Efendimize komşu olan, Hakka yürüyüp Şehadet şerbetini için on binlerce Mehmetçik, Vatan evladı. Allah mekanlarını cennet etsin.
En uzun geceydi Ama bembeyazdı. Anaların üşüyen yürekleri, En uzun ninniyi yazdı.
Eşele bir yerleri örten karı. Ot değil onlar dedenin saçları..
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum Durun kapanmayın pencerelerim Güneşimi kapatmayın Beton çok soğuk, üşüyorum.. / Muhsin Yazıcıoğlu Harekatı’nın 105. yılında, vatan, millet ve bayrak uğruna Allahuekber Dağları’nda şehadet şerbetini içen kahraman askerlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.
Harekatının 105. Sene-i devriyesinde ŞEHİT mehmetçiklerimizi Rahmet ve Şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun.
Hayatımda ilk defa üşüdüm demeye utandım Hele söyle kurban olduğum hele söyle, Efim efim donarken gecenin ayazında. Nefesin buhar olup çıkarken son defa, Çıkmamış bıyıklarından buz sarkarken yiğidim, Elin mi önce dondu, yoksa ayakların mı? Kim düştü önce toprağa sen mi arkadaşın mı? / B. GÖKÇE Hetim hetim donarken gecenin ayazında, Nefes buhar olup çıkarken son defa, Çıkmamış bıyıklarında buz sarkarken yigidim, Elinmi önce dondu yoksa ayaklarınmı. Kim düştü önce aklına önce ANANMI yoksa BALANMI söyle gurban olduğum..
İçim dışım çığ tutar. Sarıkamış yalandır … Sarıkamış ayazdır destandır Sarıkamış…. Sarıkamış Evlattır tam doksan bin. Tam doksan bin Anadır Sarıkamış… Yaradır Sarıkamış. Borandır Sarıkamış. Destandır Sarıkamış. Sarıkamış Sevgi ver Rahmetle anıyoruz !
İnsanlık üşüdü, vicdan üşüdü, ilk defa toprak üşüdü, Askerlerimiz üşüdü kimileri bir taraflarını ısıtırken Askerlerimiz şehit düştü Kar çiçeği oldular baharla birlikte Kardelen’e döndüler… Kır çiçeği oldular yaz mevsiminde burcu burcu koktular… Bu cennet vatana buzdan bekçi oldular… Bu nasıl bir aşktı ki, tarihi dondurarak tarih oldular. Kahraman şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.
Kar hiç bu kadar yürek yakmamıştı!
Karın altında gencecik bedenleri, kış bitip karlar eriyince ortaya çıkmıştı. KARDELEN misali… Bembeyaz bir hüzünle bize vatanın anlamını sessizce haykırıyorlardı..
Kefenleri ak kardan, tabutları saf buzdan, Bunca yıl kıyamdadır, şehit mezar taşları… RahmetleAnıyoruz AllahuEkber Dağları Sarıkamış Kefenleri kar olan şehitlerimizin Türk milletinin gönlündeki yeri her zaman derin olup, emanet ettikleri miras en kıymetlimizdir. 22 Aralık 1914-5 Ocak 1915 tarihlerinde gerçekleşen Sarıkamış Harekatı'nın 105. yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere canları ve kanlarıyla bu toprakları vatan yapan tüm şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi saygı ve minnetle anıyoruz Kelimelerin bittiği, hayâllerin donduğu yer Sarıkamış Kim bilir kaç gece üşümesin diye Evladının üstünü örten Anneye ” Evladın Şehit Oldu Nasıl denir ? “ Kim üşürse, Allahüekber Dağların’da donarak şehit düşen yiğitleri hatırlasın. Sarıkamış Korkusuzca ölüme yürüyen kefensiz kahramanlarımızı unutmadık, unutmayacağız! Minnet ve saygıyla Kulağımıza okundugunda ilk ezan, Şehitlik defterine adımız yazıldı. Yemen’de yandık, Sarıkamış’ta donduk, Yiğitçe,Mertçe,Mehmetçe… Sarıkamış Şehitlerini, şehadetlerinin 105. yıldönümünde rahmetle, minnetle ve saygıyla yâd ediyorum..
Kürtün Kemiği Kırıldığında,Türkün Eti Ağırdığı gibi, Türkün Tırnağı Kırıldığında,Kürt’ün Eti Ağrıyor! Bölemeyeceksiniz! sarıkamış Memed yetim memed aşık potini var, delik deşik anası elinde beşik memed yatar kar altında Vatan size minnettar Namus bildikleri vatan toprağı için donarak can veren Sarıkamış şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Ruhları şâd olsun.
Nasıl unuturum, bir mezarsın ki, Sanma heybetlisin, vay Sarıkamış! Çarığı saplandı, gidemedi Ali, Eteğinde öldü, hey Ne bir düşman vardı, ne kurşun yağdı. Mehmet’in önünde tek sorun dağdı. Kar, fırtına, tipi, bir buzul çağdı. Canların donduğu yer Ne kadar soğuk olsan da bağrında on binlerce Mehmetçik hala kor gibi yanmakta.. 22 ARALIK 1914. Ruhları şad olsun.
O’nlar dönmeyi düşünmediler! Kahraman şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyoruz… On binlerce asker ve sivilimizi soğuktan şehit verip Allahüekber Dağları’na emanet ederek çekildiğimiz Sarıkamış faciasının üzerinden tam 105 yıl geçti Tüm şehitlerimizi minnetle anıyor Allah rahmet etsin ruhlarına bir fatiha (Âmîn) Onlar dondu Yüzyıldır Biz yandık… Ruhlarına El Fatiha Ölüme yürüdüler bozmadılar ahengi Yoktu bu askerlerin dünyada dengi Allahuekber dağı büründü kefen rengi…!
Ölürse ten ölür, canlar ölesi değil” Onlar dönmeyi düşünmediler! Kahraman şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyoruz… Sarıkamış Önce Vatan Millet sonra ana ve yar Bu yolda savrulan birileri var! Sarıkamış Harekatının 105. Yılında şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
Öyle bir üşüdüler ki ebediyyen yanmamak üzere… Ruhları şad olsun.
Öyle bir üşüdün ki ebediyen yanmazsın diyordu şair. Vatan için kefenleri kar olan kahramanlar Sarıkamış Pek çok kayıp verdiğimiz bu amansız mücadelede, hiçbir mazeretin ardına saklanmaksızın, vatanına ve istiklaline kastedenlere karşı çelikten sinesini siper etmiş, büyük kayıplar verilse de vatan uğruna çıkılan bu yoldan asla geri dönmeyi düşünmemişlerdir. Bu duygu ve düşüncelerle, Sarıkamış Harekatı’nın 105. yıldönümü vesilesiyle Türkiye Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarıyla bu uğurda hayatlarını feda eden bütün aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş kahraman gazilerimizi saygı, rahmet ve şükranla anıyoruz.
Pencereden baktığınızda güneşi esirgemiyorsa gökyüzü, bedel ödeyen birileri olduğu içindir.
Sahte naralar atıp klavye milliyetçilik yapanlar değil vatanın gerçek sahipleri burada yatıyor. Allah şahadetlerini kabul eylesin.
Sakin usuyorum demeyin kar altında donarak cennete giden mehmetciklerimiz var Rahmetle anıyoruz Rabbim peygamber efendimizin Komşusu eylesin şehitlerimizin Amin Sarıkamış Şehitlerimizi şehadete yürüyüşlerinin yıl dönümünde saygı, sevgi, minnet ve rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
Sarıkamış ‘ta vatan için canını hiçe saymış doksan bin çiçeğimiz var. Minnet ve saygıyla anıyoruz Sarıkamış altın bulak soğanlı’yı biz nerden bilek bizim uşak göycek gezer ağca zıbın kara yelek yüzbaşılar binbaşılar tabur tabur karşılar bir kar yağar ince ince yatan şehitler ışılar.. 22 Aralık 1914 Sarıkamış şehitlerini rahmet ve minnetle anıyoruz… Sarıkamış Harekatı’nın 105. yıl dönümünde vatanları uğruna kahramanca şehadete yürüyen Aziz Şehitlerimizi Rahmet ve Minnetle anıyoruz.
Sarıkamış Harekatını unutmuyoruz tabiki Vatanı Vatan yapan tüm şehit gazilerimizi, rahmet, minnet ,saygıyla anıyoruz Ruhları Şad olsun Sarıkamış Harekatı'nın 105. yıl dönümünde vatanımız, milletimiz, bayrağımız için çetin kış şartlarında Allahuekber Dağları'nda canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.
Sarıkamış hava soğuk her yer beyazdı,beyaz bir kalem kaderimizi yazdı,okuyamadık diye birbirimize güldük. Gülerken donduk,bembeyaz öldük Sarıkamış kar altında mehmedim karlar altında yüreğinde sevdiceği memleketi kor altında Sarıkamış olayı millet olarak bizlerin yüreklerini dağlayan bir olayın adı olmakla birlikte bir kahramanlık destanının adıdır. Sarıkamış, zor ve amansız hava şartlarına aldırmadan vatanları uğruna canlarını vermeye hazırlanan yüz bine yakın erin şahadete erdiği olayın adıdır. Onların bu toprakları korurken karşılaştıkları zorluklar, bizlere miras bırakılan toprakların anlamını daha da arttırmaktadır. Sarıkamış Harekatı’nda hayatlarını kaybeden şehitlerimizi de saygıyla ve rahmetle anıyoruz.
Sarıkamış ölümü bile bile vatan uğruna can vermeyi göze alan şehitlerimize Allah’tan Rahmet diliyoruz siz bizim destanlarimizsiniz Sarıkamış şehitlerimiz , yaşadığımız bu topraklar evlatları olan bizlere VATAN olsun diye şehadete yürüdüler.
Sarıkamış şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz..
Sarıkamış şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz Gurur duyulacak ecdadın torunlarıyız.
Sarıkamış şehitlerimizi yâd etmek üzere temsilen yürüdük. Ceddimizin ruhuna rahmet.
Sarıkamış yaradır Sarıkamış borandır Sarıkamış destandır Ah Sarıkamış… Sarıkamış yaramdır, borandır Sarıkamış Sarıkamış ayazdır, destandır Sarıkamış Tam doksan bin anadır Sarıkamış Rahmetle Anıyoruz RABBİM ŞEHADETLERİNİ KABUL EYLESİN.
Sarıkamış yiğitleri Destanların bir ilki Sarıkamış yiğitleri Şehitlikleri destan ün salmış Sarıkamış Şehitleri Sarıkamış, düşmandan daha çok, hava ve arazi şartlarıyla mücadelenin verildiği, karın kurşun olup yağdığı, ayazın keskin bir bıçak gibi sineleri paraladığı Sarıkamış Harekâtı; sevdiklerinin sıcak bağırları yerine soğuk ama mübarek vatan toprağına sarılıp kefen olarak bembeyaz karlara bürünen, böylece vatana adanmışlık abidesi olarak tarihe geçen Şanlı Mehmetçiğin ölümsüzlük destanıdır. Aziz şehitlerimiz, yazdığınız cesaret ve kahramanlık destanları ile gönlümüze ve dimağımıza nakşolan adlarınız, sonsuza kadar yaşayacaktır. Ruhlarınız şâd olsun.
Sen hayâller kur, Biz yine ölelim.. Sarıkamış Sıcakcık Evinde Oturduğuna Uyuduğuna Utanır İnsan Bazen… Allah’ım Rahmet Eylesin… Soğuk demediler, geri dönmeyi düşünmediler, vatan uğruna donarak can verdiler ve sadece tek bir söz söylediler.. “Vatan sağolsun” ŞEHİD’in ölümden duyduğu ızdırab, sizden birinin çimdikten duyduğu ızdırap kadardır.” / Hz. Muhammed (s. A. V) Şehitler ölmez Diyen birileri var Yer gök Allahu Ekber Sarıkamış Şehitlerin sembolüne ‘kardelen’ denildi. Ordu bozgun halinde çekilirken Sarıkamış önlerindeki şehit naaşları çoğu defnedilemeden karlar üzerinde bırakılmıştı. Mart-Nisan 1915’te karların erimesiyle şehitlerimiz ortaya çıktı. Ruhunuz şad olsun.
Şehitlik öyle bir makam ki,kimi boğularak, yanarak,kimi mayın tarlasına adım atarak,kimi kurşunla,kimi de,iki ağaç dibine donup yatarak erer,o makama Mevlâteala sevdiklerini türlü yollarla erdirir Şu dağlar var ya, dağlar; Sarıkamış Dağları! Bu dağın şehitleri kıskandırır sağları.
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan,şuheda! Vatan toprağına can ekenler.. Sarıkamış şehitlerimizi 105’ncü yılında saygıyla anıyoruz Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır! Şehitlerimi saygı ve rahmetle anıyorum… Unutma Yemenin kızgın çöllerinde, Çanakkale’nin derin sularında, Sarıkamış’ın dondurucu soğuğunda… ŞEHİT Olan YİĞİTLERİN Ana Vatanıdır Türkiye Ülkemizin istiklal ve istikbali uğruna 90 bin Mehmetçiğin sabır ve cesaretle Allahüekber Dağları’nda yazdığı beyaz destandır. Şehitlerimizi Hakk’a yürüyüşlerinin 105. yılında rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum.
Üstü açık uyumuştur diye gece yarısında kalkıp evladının üstünü örten annelerin evlatları Sarıkamış Harekatı’nda Allahuekber Dağları’nda vatan uğruna donarak Şehit oldular. Ruhları şad olsun.
Üşüyormusun ? Üşüme .! Yaşıyormusun Vatan toprağında ? Kıymetini bil .!! Sen Yaşa diye Canını vatana feda edenleri incitme.!! Sarıkamış ta şehit olan atalarımıza Saygı Ve Minnetle Ruhları ŞÂD olsun Bir Hüzün destanıdır Üşüyorum derken sizlerden utanıyorum Sarıkamış Şehitlerim! Dönmeyi, değil donmayı seçen vatan evlatları sizi unutursak kalbimiz kurusun.!
Vatan için, bayrak için hiç tereddüt etmeden şehadete yürüyen kahraman Ecdadımızı rahmetle yad ediyorum… Sarıkamış Vatanın bekası için yola çıkanların kefenleri kar oldu. Allahuekber dağlarında dondular bize cennet bir yurt bırakmak için.
Ve yine geldik sadece bir günlük anılan tarihi güne Sarıkamış 90.000 ana kuzumuzu Rahmetle anıyoruz. Mekânları cennet olsun Yatağında ölmeyi hatırından sök, çıkar!
Yıl 22 Aralık 1914 105 yıldır dinmeyen acıyla yüreğimizin bir köşesi hep soğuk . Sarıkamış şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz Mekanları Cennet olsun.
EN GÜZEL 20 KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ MESAJLARI Başta mazlum coğrafyalarda yaşayan çocuklar için mutlu bir gelecek dileğiyle, tüm dünya çocuklarının Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutlarım.
Bugün içimizdeki neşe daha büyük, umutlarımız daha güçlü. Dünya Çocuk Günü kutlu olsun!
Çocuğa, çocuk olma hakkının tanındığı, istismar ve hak ihlallerinin kalmadığı, çocuk yürekli bir dünya temennisiyle, tüm dünya çocuklarının Çocuk Günü’nü kutluyorum.
Yeryüzündeki tüm çocuklar sağlık ve mutluluk içinde olsun, yüzlerinden hiçbir zaman gülümseme eksik olmasın. Çünkü hayat, çocuklar mutluysa güzel. Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.
Çocuğun kalbi ekilmemiş tarlaya benzer; ne eksen tutar. İyilik ekelim, doğruluk ekelim, sevgi ekelim, vatan, millet, bayrak aşkı ekelim. Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.
Çocuklar umutlarımızı yarınlara taşıyacak yegane değerdir. Aydınlık geleceğimiz büyük ve güçlü Türkiye’nin yegane mimarları çocuklarımızın Dünya Çocuk Günü’nü kutluyorum.
Çocuklar umuttur, Çocuklar masumiyettir, Çocuklar gelecektir, Çocuklar saf sevgidir. Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.
Çocuklar yarınlarımızdır. Onları en iyi şekilde yetiştirerek geleceğe hazırlama sorumluluğumuzu yerine getirirken, sevgi ve barış dolu bir dünya miras bırakabilmek temennisiyle ülkemiz ve tüm dünya çocuklarının Dünya Çocuk Gününü kutluyorum.
Çocuklar, geleceğimiz ve insanlığın umududur. Geleceğimizi şekillendirecek tüm çocuklarımızın daha sağlıklı ve mutlu olduğu, yaşamın her alanında daha çok korunduğu ve haklarına kavuştuğu yarınlar diliyoruz.
Doğduğu coğrafya nedeniyle çocukluklarını yaşayamayan çocukların olmadığı bir dünya için Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutlarım.
Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne imza atan ilk ülkelerden biri olan Türkiye çocuklara büyük önem vermektedir. 23 Nisan’ın çocuklara hediye edilmesi ve bu günün hâlen dünyada kutlanan tek çocuk bayramı olması, bunun en anlamlı göstergesidir. Çocuklarımızın her zaman yanlarında olduğumuzu bir kez daha vurguluyor ve Dünya Çocuk Hakları Günü’nü en içten duygularımla kutluyorum.
Çocukça bir dünya için, çocuk kalanların da günü kutlu olsun.
Çocuklar bir gün değil hep gülsün, hep mutlu olsun tüm hüzünleri acıları son bulsun duası ile Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.
Çocuklar bizim en kıymetli varlıklarımız, toplumun geleceği, insanlığın umududur. Tüm dünya çocuklarına huzurlu, mutlu, neşeli ve aydınlık bir gelecek diliyoruz. Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.
Çocuklar bizim hayallerimiz ve geleceğimizdir. Onlara iyi bir gelecek bırakmak hepimizin görevidir. Tüm çocukların adil bir dünyada özgür ve mutlu yaşaması dileğiyle.
Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir. Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.
Çocuklar umudun, mutluluğun temsilcisi,dünyanın geleceğidir. Korunmaya ihtiyaçları olduğu gibi sevgi dolu bir dünyada yaşama hakkına sahiptirler. Tüm dünya çocuklarının huzurun,barışın ve sevginin hakim olduğu bir dünyada yaşaması dileğimizle.
Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.
Dünya Çocuk Günü’nde bu umudu birlikte yaşatmaya devam edeceğiz. İnsanlık için barış ve adaletin egemen olduğu huzurlu bir dünya temennisiyle ülkemin ve dünyanın tüm çocuklarının, Dünya Çocuk Günü’nü en kalbi duygularımla tebrik ediyorum.
Dünya çocuk gününde tüm çocuklarımıza sağlık ve huzur diliyoruz.
Dünya Çocuk Gününde; Çocuklarla Çocuk olabilmek nasip olsun tüm büyüklere. Büyüdükçe kalbimiz hep çocuk kalsın. Masum ve temiz, Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutlarım.
Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutluyor, çocuklarımızın çok daha huzurlu ve aydınlık bir geleceğe sahip olmaları umuduyla, dünyanın bütün çocuklarının Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutlarım.
Dünyamızı güzelleştiren en güzel varlıklar gününüz kutlu olsun Dünyanın neresinde olursa olsun tüm çocuklar masumdur. Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutlarım.
Eğitim, çocuklarımızı geleceğe hazırlamak değildir, şimdiye uyandırmaktır. Eğer şimdiye uyanmazsanız, gelecek tasavvurunuz olmaz. Bizim şimdiye uyanmamız lazım. Çocukları uyandırmamız lazım. Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.
Geleceğimiz olan, huzuru ve mutluluğu temsil eden evlatlarımızın Dünya Çocuk Günü’nü kutluyorum.
Geleceğimizi çocuklar aydınlatacak onlara iyi bir gelecek hazırlamak hepimizin görevidir. Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.
Hepimizin içinde bir çocuk hala var. Dünya çocuk gününüz kutlu olsun.
Her çocuk dünyanın geleceğidir. Bugünün yarını, yarının umududur. Cennet kokulu çocuklarımızın Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.
Her çocuk dünyanın geleceğidir. Bugünün yarını, yarının umududur. Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.
Her şey çocuklar ile güzel. Dünya Çocuk Günü Kutlu Olsun.
İçimdeki çocuğu öldürmeye çalışanlara inat, Dünya Çocuk Gününü kutluyorum.
Kalbimizin bi köşesi hep çocuk kalsın. Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutlarım.
Konfüçyüs der ki; "Küçükler ot gibidir, büyükler ise rüzgar. Rüzgar ne yöne eserse, otlar o yöne eğilir.” Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.
Masumiyetin adıdır çocuklar. Çocuklarımıza vereceğimiz en güzel hediye onlara sevgiyle yaklaşmak, onları şefkatle yeşertmektir. Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutlarım.
Meleklerim, sizin de Dünya Çocuklar gününüz kutlu olsun.
Millet olarak, çocuklarımızı dünyadaki en kıymetli varlık olarak görüyor, onları el üstünde tutuyoruz. Dünya çocukların gününü kutluyorum O zaman gününüz kutlu olsun çocuklarım, pırlantalarım.
Onlar yarınlarımız, geleceğimiz. Dünya Çocuk Günü Kutlu Olsun.
Sevgiyle büyüyen nesiller olsun çocuklar, hep gülsün. Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.
Sevilmeyi, oynamayı ve okumayı dünyadaki tüm emsalleri gibi eşit derecede hak eden bütün mazlum çocuklar için, iyiliklerle dolu bir gelecek dileğiyle. Dünya Çocuk Günü kutlu olsun.
Tüm çocuklarımızın aynı şartlarda, huzur, mutluluk ve yalnızca çocuk sevgisiyle büyümeleri umuduyla. Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutlarım.
Tüm dünya çocuklarına huzurlu, mutlu, neşeli ve aydınlık bir gelecek diliyoruz. Dünya Çocuk Gününü kutluyorum.
Uzun ve parlak cümlelere gerek yok, çocuklar ölmesin yeter. Dünya Çocuklar Gününüz kutlu olsun.
Yeryüzündeki tüm çocukların, çocukluğunu doyasıya yaşaması dileğiyle. Dünya Çocuk Gününü kutluyorum.
"Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk, Hiçbir yere gitmiyor.” Yeryüzündeki tüm çocukların, çocukluğunu doyasıya yaşaması dileğiyle.
Aydınlık dolu yarınlar adına tüm dünya çocuklarına mutlu, huzurlu ve sağlık dolu yaşamlar diliyorum.
EN GÜZEL 20 KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ SÖZLERİ Biz geleceğiz, gelecek bizim.
Çocukluk hakkımız söke söke alırız.
Suçlu çocuk yoktur, suç itilmiş çocuk vardır.
Bebek gibi uyuyor diyenlerin muhtemelen hiç çocukları olmamıştır. ( Leo J. Burke) Biz yoksuluz, çalışmam gerekli biliyorum ama ben aslında okula gitmek istiyorum. Çocuk istismarı bindiğin dalı kesmektir.
Çocuğum, haklarımı koruyacağım.
Çocuk Hakları çocuklarla da konuşulmalı.
Çocuklar yarının büyüğüdür.
Doğuda, batıda ve tüm dünyadaki çocukların okumasını istiyorum.
Kız çocukları okula gitmeli, onların da eğitim hakkı var.
Oynamak; çocuklar için sadece bir zevk aracı değil, gelişmeleri içinde önemli bir etkendir. Bırakın çocuklarımız oyun oynasın.
Sokakta ki çocukların da eğitime ihtiyacı var.
Çocukların haklarının olduğunu unutmayalım.
Ağacın nesli ve nev'inin devamı çekirdeği ve tohumu ile mümkün olduğu gibi, insanın neslinin ve türünün devamı da ancak çocuk ile mümkündür.
Ailenin Yapı Taşını Oluşturan Çocuklardır Bir Ailenin Bağlarını Çocuklar Korur.
Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hatta erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa. (M. KEMAL ATATÜRK) Anne babanın yapması gereken ilk iş çocuğun derdini dinleyip ona yardım etmektir.
Annem yalan söyledi. Dadım yalan söyledi. Öğretmenim yalan söyledi. Bana söylenenlerin tam tersi bir dünyada ne yapılabileceğini ben nereden bilebilirim ki? (Bernard Shaw) Bedenime dokunma, oyunuma dokunma, okuluma dokunma.
Bekle çocuğum uzanıyor namluya öpülesi eller, geliyor başı dik, kan pahası, can pahası insanca yaşatmak isteyenler.
Ben çocuğum, vücuduma, onuruma, bana dokunma.
Ben çocuğum; Kirli amaçlarını benden uzak тuт.
Bir anne için çocuğunun en sevimli olduğu zaman uyuduğu zamandır. (Ralph Waldo Emerson) Bir babanın çocuklarına yapabileceği en büyük yardım, annelerini sevmektir. (Theodore Hesburg) Bir çocuğa önce konuşmayı öğretirsiniz, sonra da susmayı. (Prochnow) Bir çocuğu eğitirken ilk düşüncem, onun namuslu bir adam olmasıdır, bunun için de önce iyi bir yürek, sonra zeki bir kafa gerekir. (Denis Diderot) Bir çocuğu eğitmek o ülkenin kaderini belirler!
Bir çocuğu eğitmeye karar verince, işe ilk büyükannesinden başlamak gerekir. (Victor Hugo) Bir çocuğun her isteğini vermekle, ona can sıkıntısı aşılamış olursunuz. (Frank A. Clark) Bir çocuğun küçüklüğünde aldığı ilk intibalar, bütün ömrünce devam eder. (Heinrich Schlimann) Bir çocuğun ilk öğrenmesi gereken ve en çok ihtiyacı olan şey, tahammül etmesini bilmektir. (Jean Jacques Rousseau) Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğmuş olur. (Osho) Bir çocuk doldurulacak bir vazo değildir, o yakılacak bir ateştir. (François Rabelais) Bir çocuk sahibi olmaya karar vermek çok önemlidir, sonsuza dek yüreğinizin, bedeninizin dışında olmasını kabul etmektir. (Elizabeth Stone) Bir zamanlar çocuk olduğunu hiçbir zaman unutma.
Biz çocuklarımıza konuşmayı değil, susmayı öğretiyoruz. (Japon Atasözü) Bizim sevdamız çocuklarımızın da sevdası, siz bitirmeye çalıştıkça biz daha da çoğalacağız.
Bu çocukluğun var ya, hiç yitirme onu, bazıları yitirmezler. Sen öyle bir çocuğa benziyorsun. Korun. (Tomris Uyar) Bu dünya çocukların, bugünün yarını çocukların.
Bugünün çocuğu, yarının büyüğüdür.
Bütün çocukları kendi çocuğun gibi bilmek, korumak, tehlikelerden muhafaza etmek, dinen çocukların büyükler üzerindeki haklarındandır.
Bütün dünya üzerinde bir tek güzel çocuk vardır, bütün anneler de ona sahiptir. (Çin Atasözü) Büyüklerce hor görülmek, çocuklarca beğenilmemekten çok daha iyidir. (İngiliz Atasözü) Ceza çocuklara verilen bir ilaç sayılmalı, öyle verilmelidir. (Montaigne) Çocuk sevindirmek sevaptır. Kırmayın küçükleri. İyi ki varsın.
Çocuğa kötü söz söylemen, onu kardeşine ve sana aynı şekilde konuşmaya cesaretlendirir. (İmam Şafii) Çocuğa küçük şeylerden zevk almasını öğreten, ona büyük bir servet bırakmış olur. (Etienne Gilson) Çocuğa verilebilecek en güzel şey zamandır. (Fock) Çocuğu güzel terbiye etmek ve ona güzel bir isim vermek, evladın, baba üzerindeki haklarındandır. (Hadis-i Şerif ) Çocuğu olan onunla çocuklaşsın. (Hz. Muhammed) Çocuğum, çocukluğumu yaşamak istiyorum.
Çocuğum, çocuksun, çocuklardı, çocuktunuz.
Çocuğumuzun eğitimine yatırım, en büyük yatırımdır.
Çocuğun duygu dünyası yetişkinler tarafından yönlendirildikçe değil, duygularına eşlik edildikçe güçlü bir kişilik yapısı oluşur. (Adem Güneş) Çocuğun eğitimine yatırım, geleceğe yatırımdır.
Çocuğun en temel hakkı, çocuk olma hakkıdır. (V. Tarzie Vittachi) Çocuğun ruhunu muhafaza için, onu erkenden bir çember içine almalı. (Jean J. Rousseau) Çocuğun yanında olmalıyız, çocuğun yanında olmak çocuğa sevgi vermek demektir. Sahip çıkan sevgi değil, duygusal sevgi de değil, yalnızca çocuğa onu sevdiğinizi ve onayladığınızı hissettirecek biçimde davranmak. (A. S. Neil) Çocuğuna değer veren uluslar ölmez.
Çocuğuna, dilini tutmasını söyle; bak, konuşmayı nasıl da hızlı öğrenir. (Benjamin Franklin) Çocuğunuz yalan söylüyorsa ya sizden korkuyordur ya da sizin yaptığınızı yapıyordur. Yalan söyleyen anne ve babaların, yalan söyleyen çocukları olacaktır.
Çocuğunuzu insan yerine koyun, söz hakkı verin ve en önemlisi kendi kararlarını kendisi vermesine izin verin ki sözünüzü dinlesin, dikbaşlı olmasın.
Çocuğunuzun büyüdüğünü nereden anlarsınız? Size soru sormayı keserler ve tabii nereye gittiklerini söylemeyi de .(P. J. O’Rourke) Çocuk bir nimettir. (Hz. Muhammed) Çocuk bugünün yarını, yarının umududur.
Çocuk büyütmek, ona bizsiz yaşamayı öğretmektir.
Çocuk büyütürken evi temiz tutmak, kar hâlâ yağarken kapının önünü temizlemek gibidir. (Phyllis Diller) Çocuk Cenab-ı Hakk'ın kullarına nazlı bir hediyesi, güzide bir emaneti ve kudsi bir vediasıdır.
Çocuk doldurulacak bir kap değil, ısıtılacak bir ocaktır. (Danner) Çocuk gelecektir.
Çocuk gelinler, çocuk işçiler, şiddet gören çocuklar, sokakta yaşayan çocuklar, tecavüz mağduru çocuklar… Çocuklarımıza, Geleceğimize, kıymayın Vicdansızlar.
Çocuk haklarıyla vardır, unutmayın, unutturmayın, unutturmayacağız.
Çocuk kafasının içi bilgiyle doldurulacak bir kap değildir, istediğince açmasına yardım edilecek bir çiçektir. (Noam Chomsky) Çocuk; kim demiş küçük şeydir, belki de en büyük şeydir. (Abdülhak Hamit Tarhan) Çocuk kokusu, Cennet kokularındandır. (Hadisi Şerif) Çocuk olmak istiyorum acılara karanlığa tutunarak değil, hayata, berekete, huzura kaygısızca sarılarak, aydınlığa, geleceğe doğru, taylar gibi koşarak.
Çocuk olsam yeniden. Bir tek düştüğüm için acısa içim, ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece. (Cemal Süreya) Çocuk savaşçılara hayır. Büyüklerin sorunlarını çocuklar çözemez.
Çocuk umuttur, sevgidir, ülkenin geleceğidir.
Çocuk yarınların teminatıdır, güvencesidir.
Çocuk, ağaçtaki bir meyve gibidir.
Çocuk, Allah'ın insana vermiş olduğu bir emanettir.
Çocuk, bu dünyanın cenneti, ahiretin meyvesidir. Bu günü her güne yayalım, mutlu etmek için uğraşalım, sahip çıkalım. Şevgi ve şefkati eksik etmeyelim.
Çocuk, doldurulacak bir vazo değil tutuşturulacak bir atesdir. (REBELAIS) Çocuk, dünyanın en büyük saadetidir. (Mihayloviç Dostoyevski) Çocuk, gönüllerin meyvesi, ruhların sevgilisi, yurdun-yuvanın nur yüzlü meleği, anne ve babanın ise göz nuru, gönül neşesidir.
Çocuk, itaat etmek kadar, lider olmak için de eğitilmelidir. (John Dewey) Çocuk, safiyetin sembolü, iyilikler, ihsanlar ve lütufların mazharıdır.
Çocuk, ulusun en kutsal varlığıdır.
Çocuk, yuvanın mutluluğudur.
Çocukken para değil, geleceğimizi kazanmak istiyoruz.
Çocuklar Allah’ın ruhudur. Çocuklara mutlaka saygılı olmak lazım. Çocuğu insan yerine koymadan çocukla konuşmak saygıya uygun olmaz.
Çocuklar bir şekilde evliliğin devamını sağlarlar. Ve bunun için pek çok yolları vardır. Örneğin o kadar çok talepleri olur ki aileler onların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken birbirlerinin hatalarını unuturlar. (Richard Armour) Çocuklar çalıştırılmak için değil, okutulmak için vardır.
Çocuklar çiçektir.
Çocuklar donmamış beton gibidir, üzerlerine ne düşse iz bırakır. (Haim Jinott) Çocuklar dünyanın en büyük servetidir. (Anonim) Çocuklar dünyanın en kıymetli hazineleridir.
Çocuklar eleştirilmekten, azarlanmaktan değil, kendilerine güzel örnek olunmasından etkilenirler. (Thiersch) Çocuklar evin huzuru, okulun ruhudur.
Çocuklar geleceğe gönderdiğimiz ve asla göremeyeceğimiz mesajlardır. (Anonymous) Çocuklar geleceğin teminatıdır.
Çocuklar gibi saf, temiz ve berrak.
Çocuklar ırk ve din bilmezler, insan ayrımı yapmazlar, ölçütleri sevgidir. Nefreti büyüklerden öğrenirler. (Martin Luther King) Çocuklar o kadar masumdur ki bir milletin savaşını bitirebilir.
Çocuklar o kadar sevimlidir ki ağlayınca sevimlilikleri daha çok fark edilir.
Çocuklar uyuya uyuya büyür, ihtiyarlar uyuya uyuya ölür.
Çocuklar yağmura benzer. Onları bir kaba koymaya çalışmayın. Toprak olun. (Anonim) Çocuklar yaramaz değildir. Onlar sadece çocuktur.
Çocuklar yeryüzünün çiçekleridir. Çocuklar sevgi dolu yürekleriyle insanlığın umududur.
Çocuklar, anne ve babalarının kötü örnekleriyle bozulmaya devam ettikçe, yeni bir dünya kurulamaz. (A. S. Neil Alexis Carrel) Çocuklar, bizim geleceğimizdir. Onlardan gelecek adına hiçbir şeyi eksik etmeyelim.
Çocuklar, bu dünyanın en güzel mücevherleridir. (İrem) Çocuklar, fakirlerin servetidir. (Thomas Fuller) Çocuklar, göremeyeceğimiz bir zamana gönderdiğimiz, canlı mesajlardır. (Neil Postman) Çocuklar, önce ana babalarını severler, biraz büyüyünce, onları eleştirir, sonra sorguya çeker, daha sonra da yargılarlar, bazen de affettikleri olur. (Oscar Wilde) Çocuklara söylenecek o kadar çok şey var ki. Keşke keşke mutsuzluğun, üzüntünün, savaşların, yoksulluğun, eğitime ulaşamamanın, annesizliğin, babasızlığın, ölümün, istismarın, ihmalin, hiç değilse size bakan yüzü hiç olmasa.
Çocuklara verebileceğimiz güzel bir dünya olsun.
Çocuklara, babalarının yeteneklerine göre değil, kendi yeteneklerine göre iş bulmak gerekir. (Eflatun) Çocuklardan çok şey öğreniriz. Örneğin ne kadar sabırsız biri olduğumuzu. (Franklin P. Jones) Çocukları ancak çocuklardan öğrenebiliriz. (R. D. Laing) Çocukları iyi yapmanın en iyi yolu onları sevindirmektir. (Oscar Wilde) Çocuklarımıza hayat boyu yol gösterecek kaynak, onlara hiçbir şeyin bozamayacağı güzel adetler kazandırmaktır. (Sydney Smith) Çocuklarımıza vermeyi umabileceğimiz iki kalıcı miras vardır: Biri kökleridir, öbürü de kanatları. (Hodding Carter) Çocuklarımızın karınlarını ve zihinlerini doyurduğumuz kadar, ruhlarını da beslemeliyiz. (Michael Marshall) Çocuklarımızın terbiyesi, onlara sakince oturmayı ve bundan zevk almayı öğretmekle başlar. (Kızıldereli Atasözü) Çocukların beyni, rüzgarlı bir yerde yakılmış bir muma benzer, ışığı hep kararsızdır. (François Fenelon) Çocukların hükmettiği bir dünya ancak oyuncak dünyası olur.
Çocukların karınlarını ve zihinlerini doyurduğumuz kadar ruhlarını da beslemeliyiz. (Michael Marshall) Çocukların öldürüldüğü, tecavüze uğradığı, dayak yediği, çalıştırıldığı,okutulmadığı ve korunmadığı bu dünyada hangi çocuk haklarından bahsediliyor?
Çocukların sevgi görmeye ihtiyacı vardır. Özellikle de hak etmedikleri zaman. (Harold Hulbert) Çocukların utangaç olması, onların iyi ahlak sahibi olmalarını müjdeler. (İmam Gazali) Çocukların yüzündeki gülümsemeyi soldurmayın. Dünyaya gelmeyi onlar istemedi.
Çocukların, nasihatten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır. (Joseph Joubert) Çocuklarınız sizlerin değildir, onlar bizzat yaşamın çağrısının kızları ve oğullarıdır. Elinizden geçerler, sizden gelmezler. Eğer sizlerle birlikteyseler, bu sizindir anlamına gelmez. Onlara sevginizi verin, fikirlerinizi değil. Çünkü onların kendi fikirleri vardır. Bedenlerini barındırın, ruhlarını değil. Çünkü ruhları bize ve hayallerimize yasaklanan yarınlardadır. Sizler onlara benzemeye çalışın, onları kendinize benzetmeye değil. (Çin Atasözü) Çocuklarınıza çok değerli birer hazineymiş gibi bakın, onları ve kendinizi onurlandırın. (Bernie Siegel) Çocuklarınıza dilini tutmasını öğretin, konuşmasını nasıl olsa öğreneceklerdir. (Benjamin Franklin) Çocuklarınıza hoş muamelede bulunun ve onları güzel terbiye edin. Hz. Muhammed (sav.) Çocuklarınızı kuzu gibi yetiştirirseniz, koyun gibi güdülürler. (Sadi-i Şirazi) Çocuklarınızla 7 yaşına kadar oynayın, 15 yaşına kadar onlarla arkadaş olun, 15 yaşından sonra ise istişare edin. (Hz. Ali) Çocuklu aileler ve çocuksuz olanlar. Her ikisi de birbirleri için üzülürler. (Ed Howe) Çocukluğu olmayanın gençliği de olmaz. (Nurullah Ataç) Çocukluğunu tam yapmamış insan, kolay kolay tam bir insan olamaz. (Hölderlin) Çocuklar çiçektir, onları koparmayın.
Çocuklar geleceğimin teminatıdır, onları koruyalım.
Çocuklar haklarını bilmeli ve savunmalıdır.
Çocuklar masumdur, onları koruyalım.
Çocuklara temiz bir dünya bırakın.
Çocuksuz bir hayat düşünülemez yaşanamaz. İyiki varsınız, Çocukta ruh ve beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir. (İbni Sina) Doğa, çocuğa adam olmadan önce, çocuk olmayı buyurur. (J. J. Rousseau) Dünya, sizin yapacağınız gibi olacaktır. (Andre Gide) Dünyada bir tane dahi çocuk mutsuz olduğu sürece, büyük icatlar ve ilerlemeler hiçtir. (Einstein) Dünyada evlat gibi insanı kendisine çeken, hiçbir bağ yoktur. (Firdevsi) Dünyada insanın en önemli işi, yüzünü ağartacak çocuklar yetiştirmektir. (Bertrand Russell) Dünyanın her yerinde çocuklar birbirine benzer. Fakat anne ve babaları, yakınları, çevrenin kültürel farklılıkları onları birbirinden ayırır.
Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne, allı pullu bir balon gibi verelim, oynasınlar oynasınlar türküler söyleyerek, yıldızların arasında dünyayı çocuklara verelim. (Nazım Hikmet) Daha çocuğum, çocuk yetiştiremem.
Daha çocuğum, ne babalık yapabilirim, ne de annelik.
Daha çocuğum, ne çalışıp para kazanabilirim ne de savaşabilirim.
Eğer bebeğiniz güzel ve mükemmelse; hiç ağlamıyor, huysuzlanmıyorsa, zamanında uyuyor ve her zaman bir melek kadar iyi niyetliyse, siz bir anneannesiniz! (Theresa Bloomingdale) Eğer bir gün yolunuzu kaybederseniz bir çocuğun gözlerinin içine bakın çünkü bir çocuğun bir yetişkine öğretebileceği her zaman üç şey vardır: Nedensiz yere mutlu olmak, her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak ve elde etmek istediği şey için var gücüyle dayatmaktır. (Paulo Coelho) Eğer çocuklarınızın gelişmesini istiyorsanız, haklarında başkalarına söylediğiniz iyi şeyleri onların da işitmelerini sağlayınız. (Haim Jinott) Eğer siz çocuklarınızla ilgilenmezseniz, çevrenizde onlarla ilgilenecek bir çok kişinin bulunduğunu hatırlamalısınız. Hem de amaçları sizin amaçlarınıza ,anlayışlarınıza uymayan, yüzlerce hareket; televizyon, Internet siteleri ,diğer yayınlar, zararlı arkadaşlar ve daha nicesi.
Erkek çocuğu, bir kadın buluncaya kadar çocuğunuzdur; fakat kız çocuğu ölünceye kadar çocuğunuzdur.
Erken yaşta çalıştırılmak değil, okumak istiyoruz.
Evlat kokusu, cennet kokusudur. Hz. Muhammed (sav.) Gelecek çocuklardan sorulur.
Gelecekte neler olmasını istiyorsan, çocuklara onu ver.
Günümüz çocuklarının isteklerinin çoğu, ihtiyaçlarının ise pek azı karşılanıyor. (Jesper Juul) Hakkınızı zalimlerden koruyamadığımız için affedin.
Hem çalışkan hem dürüst! Atatürk Çocukları.
Her çocuğun olmak istediği bir hayali vardır.
Her çocuk Allah’ın mührüdür. Evet, her çocuk biriciktir ve her çocuk eşsiz bir dil kullanır. Yaratılışın dili yani Hak’kın konuşturması.
Her çocuk dünyanın geleceğidir.
Her insanın içinde bir çocuk vardır, ama her çocuğun içinde büyük bir insan yoktur.
Hiç şüphe yok ki ideal terbiye, çocuğun kabahatlerinden dolayı cezalandırmak değil, onu kabahat yapmaktan alıkoyacak bir seviyeye çıkarmaktır. (Peyami Safa) Hiçbir çocuk başıboş bırakılmamalı.
Hiçbir siyasi hesap ve kitap, mazlumların dökülen bir damla kanından daha değerli değildir, hele masum çocukların kanından hiç değerli değildir. Zulüm, bir yangın gibidir ve tüm insanlığı tehdit eder. Kayledilen bedenleri paylaşarak sadece zulmü alevlendiriyorsunuz!
İlk başta anne ve babalarımızın çocukları, sonra çocuklarımızın anne ve babası oluruz. Daha sonra anne ve babamızın anne ve babası, en sonunda da çocuklarımızın çocukları oluruz. (Milton Greenblatt) İnsan için tamamen farklı bir nimet ve aynı zamanda tamamen farklı bir imtihandır çocuklar.
İnsan torun sahibi olduktan sonra çocuklarını anlamaya başlar. (Erich Köstner) İşe değil okula gitmek istiyorum, eğitim benim en temel hakkımdır.
Kendisiyle ilgilenen bir ana baba ile evinde okuyabilecek bol kitap bulan bir çocuk, yoksul sayılmaz. (Sam Levenson) Keşke dünyayı çocuklar yönetse..!
Kızlar da okumalı, onlar hepimizin anneleridir.
Koşuyor altı yaşında bir oğlan, uçurtması geçiyor ağaçlardan, siz de böyle koşmuştunuz bir zaman. Çocuklara kıymayın efendiler. Bulutlar adam öldürmesin. (Nazım Hikmet) Küçük çocukların derdini küçük görmemeli. (Firdevsî) Markalı kıyafetten başkasını giymeyen de var, terlikle kışın ayazında ses etmeyen de. Zor koşullara rağmen yüzleri gülen çocuklar hayatı yaşanılır kılar. Çocuklar hep gülsün.
Masumiyetin adıdır çocuklar. Çocuklarımıza vereceğimiz en güzel hediye onlara sevgiyle yaklaşmak, onları şefkatle yeşertmektir.
Oğlunuzu şahane bir adam yapmak için beklemeyin, onu şahane bir çocuk yapın. (Rus Atasözü) Onlarla, onun dünyasına göre konuşun. Öfkenizi onlardan çıkarmayın. Tutamayacağınız sözleri vermeyin. Başınızdan kovmak için yalan söylemeyin. Güzel bir geleceğine vesile olun. Eğitimine, ahlakına önem verin. Onlar bizim geleceğimiz.
Oyun oynayan çocuğun zamana olan münasebeti şahanedir, zira hiç bir münasebeti yoktur, çocukta bizleri hayran kılan da budur, zamandan çıkış. (Erich Kastner) Oyun oynamak sadece eğlendirmez, aynı zamanda geliştirir.
Oyunlar, çocukları hayata hazırlar. (B. Groos) Öyle bir ağlasam öyle bir ağlasam çocuklar, size hiç gözyaşı kalmasa. Öyle bir aç kalsam öyle bir aç kalsam çocuklar, size hiç açlık kalmasa. Öyle bir ölsem öyle bir ölsem çocuklar, size hiç ölüm kalmasa.
Para kazanmak benim değil büyüklerimin işi, herkes işini yapsın kardeşim.
Rabbim tüm çocukları zamanın fitnelerinden, şeytanlaşmış insanların şerrinden, tüm kötülüklerden korusun.
Sen saçlarına baharı tak çocuk! Gülüşün güneş olsun. Ellerin umut.
Sil yüzündeki hüznü çocuk! Dünya gülüşünün hatrına dönüyor. Seni böylesine kederli kılan zalim utansın ve nerde olursa olsun, sana yan bakan göz kör, tanlış uzatılan el kırılsın.
Sokak çocukları başkasının değil, hepimizin vicdanının aynasıdır.
Sokak çocukları da eğitilmeli.
Sorun çaresizlik değil, isteksizlik. İsteksiziz çünkü çocuklukta bize uygulanan ilk şey içimizdeki isteği öldürmektir. (Bernard Shaw) Suçlu çocuk olmaz, suça itilmiş çocuk olur.
Süse gerek yok, çocuklar ölmesin yeter.
Şimdi çocuk olmak vardı; Aklımda sadece dışarda oyun oynamak, büyümenin acısını çıkartmak vardı. Umutsuzluğu umut etmek, yalanlarda gerçek aramak, mutsuzluklarda mutlu olmak vardi. Özledim seni çocuk. Büyümenin bedelini seni kaybederek ödüyorum.
Tay at olunca at dinlenir, çocuk adam olunca ata dinlenir. (Kaşgarlı Mahmut) Tazecik bedenlerimiz kullanılsın istemiyoruz.
Terbiye, ana kucağında başlar; her söylenilen kelime, çocuğun şahsiyetine konan bir tuğladır. (Namık Kemal) Terbiyenin sırrı, çocuğa saygı ile başlar. (Ralph Waldo Emerson) Tüm çocuklar, temiz bir çevrede yaşamayı hak ediyor.
Unutmayın! Çocuklarınız sizin değildir. Onları Yaratıcıdan ödünç aldınız. (Kızılderili Atasözü) Yalnız Dünya Çocuk Hakları Günü’nde değil, her zaman, tüm dünyada en savunmasız olan ve hak ihlallerine maruz kalanlar çocuklarımızın eşit, özgür, insanca ve barış içinde bir dünyada yaşaması mücadelesine ses ol.
Yarının teminatı olan çocuklarımıza yarının gözüyle bakalım ki, yarınlarımız aydınlık olsun.
Yaşamaya hakları vardır her canlının. Hesapsızca, günahsızca sorgusuzca. Ve başını okşadın mı hiç bir yetimin? Kokla başını cennet kokar. Bunu birgün olsun dene şu hayatta.
Yaşlandığında çocuklarından bekleyeceğin şey, senin babana yaptığın olmalıdır. (Pittakos) Yetişmiş her insanın içinde, oynamak isteyen bir çocuk vardır. (Friedrich Nietzsche) Yetiştirdiğimiz çocuklar bizim aynamızdır, onlardan memnunsak kendimizi kutlamalıyız.
Açlık, savaş, istismar. Çocuk haklarına duyarlı olalım arkadaşlar.
Son sözler.....
- Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim.
- Teker teker gelin layn...
- Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı?
- Korkma, bu tünelden yllardr tren geçmiyor...
- Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi...
- Geeel, geeel, sağ yap gel.
- Abi çok seri bi araba bu yaaa...
- Demek рirаnhа dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo.
- O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye?
- Burası Fener tribünü değil mi?
- Bah bah bah hala uzunlarla geliyo...
- Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu.
- Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah...
- Kim bekler lan yeşilin yanmasını?!
- Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam.
- Hala karlı gösteriyor mu hanım?
- Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.
- Gel abi burası boyu geçmiyo.
- Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu?
- Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor.
- Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?
- Baba... Ben hamileyim.
- Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur.
- Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu?
- Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor.
- Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül..
- Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle...
- Doktora neyin gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün.
- Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun...
- Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli!
- Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum.
- Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma...
- Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır.
- Paraşütü en aşağıda ben açacağım.
- Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık?
- Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum.
- Amma keskin virajmış yav!!
- Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel) - Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma?
- Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış.
- Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi.