Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Deutsch Español Русский Français Italiano Ελληνικά Македонски Temel Fıkraları Українська Português Polski Svenska Nederlands Dansk Norsk Suomi Magyar Româna Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Temel Fıkraları

Temel Fıkraları

Bu kategoride en popüler fıkralar
Temel bir gün topallayarak yürüyormuş.
Temel'i topallarken, gören arkadaşı Dursun sormuş:
- "Hayrola Temel ne oldu?"
Temel anlatmış:
- "Sorma Dursun, 15 metre yüksekliğindeki merdivenden düştüm."
Dursun şaşkınlık içinde sormuş:
- "Allah korumuş. Nasıl oldu da kurtuldun?"
Temel cevap vermiş:
- "Düşerken daha merdivenin birinci basamağındaydım."
0 0
0
Temel Amerika'ya çalışmaya gitmiş. İlk yabancılık günlerinden sonra, şehirdeki gece hayatını merak etmiş. Bir gece dışarı çıkmış ve gezmeye başlamış. Bir müddet sonra, bulduğu bir bara girmiş. Barda oturmuş ve içmeye başlamış. Bir süre sonra da çişi gelmiş ve tuvalete gitmiş. Tuvalete girince bir bakmış ki, karşısında altından bir  pisuvar varmış.
Temel altın pisuvarı görünce çok şaşırmış tabi ki. Ama çok da hoşuna gitmiş.
Temel, kendi kendine söylenmiş:
- "Vay be, ne güzel. Adamların tuvaletleri bile altından."
Temel, altın pisuvara işemenin zevkine vararak, işini görmüş ve çıkmış.
Ertesi gece, yine aynı bara gitmiş, oturmuş ve içmeye başlamış.
Bir süre sonra, Temel'in yine çişi gelmiş ve tuvalete gitmiş. Fakat tuvalete girince bir bakmış ki, altın pisuvar yok.
Temel buna çok şaşırmış. Bara dönmüş ve barmene sormuş:
- "Dün gece tuvalette altın bir pisuvar vardı, bu gece niye yok?"
Barmen şaşkınlık içinde, önce Temel'e bakmış. Sonra da barın diğer tarafında duran, iri cüsseli adama seslenmiş:
- "Hey patron, dün gece senin saksafona işeyen herif geldi."
0 0
0
Temel, ajanlık eğitimini bitirmiş ve ajan olmuş. Temel'i İngiltere'ye göndermişler ve oradaki ajanlarla tanışmasını söylemişler. Temel İngiltere'ye gitmiş ve orada, ajanların buluştuğu bir bara girmiş. Karşısına çıkan birine, tanışmak için adını sormuş.
İngiliz ajan cevap vermiş:
- "Bond, James Bond."
James Bond da Temel'e adını sormuş.
Temel de cevap vermiş:
- "Mel, Te Mel."
0 0
0
Temel, bir gün göz doktoruna gitmiş.
Muayene sırasında doktor, Temel'e sormuş:
- "Şu tablodaki harfleri okur musunuz?"
Temel cevap vermiş:
- "Doktor bey, bana yardımcı olup siz okur musunuz? Benim gözlerim bozuk da."
0 0
0
Temel ve oğlu, Trabzon'dan İstanbul'a, gezmeye gelmişler.
Gezerlerken, Topkapı Sarayı'nı gören Temel'in oğlu, babasına sormuş:
- "Baba bunu kim yaptı?"
Temel cevap vermiş:
- "Bilmiyorum oğlum."
Bir süre sonra, Temel'in oğlu, Kız Kulesini görmüş, babasına sormuş:
- "Baba bunu kim yaptı?"
Temel cevap vermiş:
- "Bilmiyorum oğlum."
Temel'in oğlu, en son Dolmabahçe Sarayı'nı göstererek babasına sormuş:
- "Baba bunu kim yaptı?"
Temel yine sabırla cevap vermiş:
- "Bilmiyorum oğlum."
Bunun üzerine Temel'in oğlu, babasına sormuş:
- "Baba seni sorularımla sıkmıyorum değil mi?"
Temel oğluna gülerek cevap vermiş:
- "Yok evladım, neden sıkılayım, sor ki öğrenesin."
0 0
0
Temel, adamın birinin kendisini, iskeleden denize attığını görmüş. Hemen adamın ardından denize atlamış ve boğuşa boğuşa adamı karaya çıkarmış.
Temel'in kurtardığı adam:
- "Yaşamak istemiyorum. Beni niye kurtardın?" diye Temel'e bağırıp çağırmaya başlamış.
Bir süre sonra adam, Temel'in elinden kurtularak yine denize atlamış. Temel de, adamın peşinden denize atlamış ve yine boğuşmuşlar. Güçlü kuvvetli olan Temel, adamı bir kez daha, karaya çıkarmayı başarmış. Boğulmaktan kurtarılan adam, ıslak bir şekilde sahilde yürümeye başlamış. Biraz sonra, adam sahilde bir ağaç bulup kendini asmış. Olay yerine gelen polisler, Temel'i karakola götürmüşler. Karakolda komiser, Temel'in ifadesini almaya başlamış. Komiser Temel'e sormuş:
- "O buz gibi havada, iki kez denize dalıp, adamı sen kurtardın değil mi?"
Temel cevap vermiş:
- "Evet amirim."
Komiser, Temel'e tekrar sormuş:
- "Peki adam kendini astığında, niye gidip ipi kesmedin de, oturup rüzgarda sallanmasını seyrettin?"
Temel cevap vermiş:
- "Ben zavallı adamın, kendini kuruttuğunu düşünmüştüm, amirim."
0 0
0
Temel ile Dursun, bir gün, bir yere davet edilmişler. Temel'in ayağı, aşırı derecede kokuyormuş.
Dursun Temel'e demiş:
- "Temel ayağın kokuyor, bak, davete gidiyoruz, çoraplarını hemen değiştir."
Temel'de bunun üzerine hemen gitmiş, çoraplarını değiştirmiş.
Daha sonra, birlikte davet yerine gelmişler. Bir süre sonra Temel'den kokular gelmeye başlamış.
Kokudan rahatsız olan insanlar, burunlarını tıkamaya başlamışlar.
Bunun üzerine Dursun Temel'e sormuş:
- "Temel, Hani çoraplarını değiştirmiştin?"
Temel cevap vermiş:
- "Valla değiştirdim. İnanmazsın diye de, kirlileri cebime koydum. İşte bak."
0 0
0
Temel hayatında ilk kez helikoptere binmiş. Zaten soğuk olan hava, helikopter yükseldikçe daha da soğumuş.
Üşüyen Temel, pilota seslenmiş:
- "Uy uşağım. Şu üstümüzdeki pervaneyi kapat, üşüdüm ben da."
0 0
0
Bir gazeteci, Türkiye'deki modern bir hapishaneyi geziyormuş. Odanın birinden çığlıkların geldiğini duymuş. Gazeteci, odanın önünde durmuş ve merak içinde gardiyan Temel'e sormuş:
- "Bu çığlıkta ne böyle?"
Gardiyan Temel cevaplamış:
- "Burası elektrikli sandalye odası. Bir mahkumu idam ediyoruz."
Gazeteci sormuş:
- "Peki niye çığlık atıyor?"
Temel cevap vermiş:
- "Elektrikler kesildi de, mumla devam ediyoruz."
0 0
0
Temelin askerlik yaparken, bir gün, aynı bölükteki arkadaşı Cemal'in babası ölmüş.
Bölük komutanı, yazıcı ere sormuş:
- "Bunu alıştıra alıştıra Cemal'e kim söyler?"
Yazıcı er komutana cevap vermiş:
- "Cemal'in köylüsü Temel söyler komutanım."
Bunun üzerine Temel'i çağırmışlar ve Temel'e durumu anlatmışlar.
Temel hemen köylüsü Cemal'i yanına çağırmış.
Temel sormuş. Cemal de cevap vermiş:
- "Ula Cemal senin amcan var mıdır?"
- "Vardır."
- "Dayın var mıdır?"
- "Vardır."
- "Teyzen var mıdır?"
- "Vardır."
- "Annen var mıdır?"
- "Vardır."
- "Baban var mıdır?"
- "Vardır."
Temel sonunda lafı yapıştırmış:
- "Nah vardır."
0 0
0
Роденден Роденден - Извинете, на колко години сте? — А скільки тобі років? — Непристойно запитувати жінку про таке. — Гаразд, а коли твій день народження? — 6 березня. — Якого року? — Не повіриш… кожного! Q: Quelle est le jour de votre anniversaire ? R : 15 juillet. Q: Quelle année ? R : Chaque année. Advokat : – Hva er fødselsdatoen Deres? Vitne : – 18. juli. Advokat : – Hvilket år? Vitne : – Hvert år. - När fyller du år? - 7 juli. - Vilket år? - Varje år. Temel ikametgâh için muhtara gitmiş. Muhtar sormuş: - Doğum günün? - 15 Nisan. - Hangi yıl? - Her yıl... C est un gars qui dit a une blonde : Le gars : C'est quand votre anniversaire ? La blonde : Le 3 aout. Le gars : Oui mais quelle année ? La blonde : Bah chaque année. What is your date of birth? December 30th. What year? Every year Blondinen blev spurgt om sin fødselsdag Blondinen blev spurgt om sin fødselsdato. - Det er den 23 Juli. - Hvilket år? Blondinen svarer irriteret: - Ih altså - det er da hvert år! K: Mikor van a születésnapja? V: Július 15. K: Melyik évben? V: Minden évben. The nurse is registering a new patient, “When is your birthday?” The patient replies, “October 22.” The nurse asks, “What year?” The patient shrugs, “Every year!” Der Richter fragt den Angeklagten: "Wann haben sie Geburtstag?" "Am 3. Februar" "Welches Jahr?" "Jedes Jahr Herr Richter."
Temel ikametgah almak için muhtara gitmiş.
Muhtar, Temel'in kimlik bilgilerini alırken sormuş:
- "Doğum günün?"
Temel cevaplamış:
- "22 Kasım"
Muhtar sormuş:
- "Hangi yıl?"
Temel cevap vermiş:
- "Her yıl."
0 0
0
Temel bir gün 0 model BMW satın almış. Havalı havalı, Dursun'un yanına gitmiş ve demiş:
- "Ula Dursun, nasıl buldun arabamı? Ben bununla Trabzon'a 4 saatte giderim."
Dursun biraz şaşkın itiraz etmiş:
- "Araba güzel hoş ama 4 saatte Trabzon'a gitmen imkansız."
Temel iddia etmiş ve Dursun'a demiş:
- "Denemesi kolay. Şimdi yola çıkıyorum. 4 saat sonra beni Trabzon'daki Hüsnü amcanın bakkalından ara. Bak nasıl orada olacağım."
Dursun demiş:
- "Peki deneyelim o zaman."
Dursun, 4 saat sonra Trabzon'da Hüsnü amcanın dükkanı aramış. Gerçekten de telefona Temel çıkmış.
Temel, Biraz havalı, biraz kibirli bir şekilde Dursun'a demiş:
- "Buna BMW derler uşağım. Yavaş bile geldim sayılır. Şimdi bak, İstanbul'a nasıl 3 saatte geri döneceğim."
Temel, konuşmadan sonra telefonu kapatmış ve hemen yola çıkmış.
Dursun, akşama kadar Temel'i beklemiş ama Temel gelmemiş.
Temel ancak 3 gün sonra İstanbul'a geri gelmiş.
Dursun merak içinde Temel'e sormuş:
- "Ula Temel nerede kaldın?"
Temel öfke ve hayal kırıklığı içinde cevap vermiş:
- "Ula Dursun, elin gevuru dünyanın parasını aldığı şu arabaya 5 ileri vites koymuş da, geri viteste cimrilik yapmış, sadece 1 geri vites koymuş."
0 0
0
Bir turist markete girmiş ve bir şeyler almış. Alışverişten sonra kasaya gelmiş. Ödeme için Türk parası yerine Dolar uzatmış. Kasiyer, paranın sahte olup olmadığı konusunda kuşkuya düşmüş. Parayı evirmiş çevirmiş, orasına burasına bakmış. Fakat bir türlü sahte olup olmadığını anlayamamış. Bakmış böyle olmayacak, parayı sırada bekleyen Temel'e uzatmış ve demiş:
- "'Şu paraya bir de sen bak hele, sahte mi değil mi?"
Temel parayı almış ve paranın bir altına, bir üstüne bakmış. Sonra da parayı masanın üstüne atmış ve demiş:
- "Bu para sahte."
Kasiyer buna çok şaşırmış ve Temel'e sormuş:
- "Nasıl anladın bu kadar çabuk?"
Temel cevap vermiş:
- "Ha bu paranın üstünde Atatürk resmi yok daa."
0 0
0
Temel, bir gün otobüsle, İstanbul'dan Trabzon'a gelmiş. Otobüsten inen Temel, kahkahalarla gülmeye başlamış. Temel'in bu halini gören Dursun, Temel'e sormuş:
- "Hayırdır Temel, neden böyle gülüyorsun?"
Temel gülerek cevap vermiş:
- "Otobüs şoförünü kazıkladım."
Dursun, yine merak içinde sormuş:
- "Nasıl yani?"
Temel cevap vermiş:
- "İstanbul'dan gidiş-geliş bileti aldım. Şu anda geldim, fakat geri gitmeyeceğim."
0 0
0
Temel ve Dursun kaza yapmışlar. Yoldan geçenler hemen kazayı polise haber vermişler. Bir süre sonra polis olay yerine gelmiş. Polis bir bakmış ki, arabalar sapa sağlam duruyor. Fakat Temel ile Dursun'un ağzı burnu dağılmış.
Polis Temel'e sormuş:
- "Anlat bakalım Temel. Olay nasıl oldu?"
Temel başlamış anlatmaya:
- "Komiserim, hava sisli olduğundan önümü göremiyordum. Ben de kafamı pencereden çıkardım öyle gidiyordum. Meğerse Dursun da karşıdan öyle geliyormuş."
0 0
0
Temel, otobana girmiş ve hızlı bir şekilde arabasını sürmeye başlamış. Bir süre sonra radyodan bir anons yapılmış:
- "Bütün sürücülerin dikkatine; Otobanda bir araba, ters yönde gitmektedir. Lütfen azami dikkat sarf ediniz."
Anonsu duyan Temel sinirlenmiş ve kendi kendine söylenmiş:
- "Ula ne bir tanesi, bütün arabalar ters yönde gidiyor."
0 0
0
Temel, bir televizyon kanalında yarışmaya katılmış. Temel yarışmayı kazanmış ama kazandığı parayı eksik vermişler. Temel, çarşıda karşılaştığı Dursun'a olup biteni anlatmış ve demiş:
- "Ula Dursun, televizyon kanalı vergi kesiyoruz dedi, bana az para verdi. Ben şimdi ne yapayım?"
Dursun da Temel'e akıl vermiş:
- "Televizyonu mahkemeye ver."
Aradan biraz zaman geçtikten sonra Dursun ve Temel yine karşılaşmışlar.
Dursun Temel'e sormuş:
- "Ula Temel, ne yaptın, televizyonu mahkemeye verdin mi?"
Temel cevap vermiş:
- "Verdim ama ertesi gün televizyonu geri getirdim. İnsan nede olsa televizyonsuz yapamıyor."
0 0
0
Adamın birisi, alacak yüzünden Temel'den davacı olmuş.
Mahkemede hakim, Temel'e sormuş:
- "Davacıya borcunu bir türlü ödemiyor muşsun. Neden ödemiyorsun?"
Temel boynunu bükerek cevap vermiş:
- "Hakim bey, vermesine vereceğim de, ödeme için bana üç ay mühlet ver diyorum, vermiyor. Üç yıldır beni oyalıyor."
0 0
0
Küçük Temel, sınıfta dil bilgisi dersindeymiş. Öğretmen Temel'e sormuş:
- "Söyle bakalım Temel, bağırmadım, bağırmadın, bağırmadı deyince ne anlarsın?"
Temel cevap vermiş:
- "Telaşa gerek yoktur, kimse bağırmamıştır."
0 0
0
Temel, tıraş olmak için banyoya girmiş. Temel'in uzun süre çıkmadığını gören karısı, merak edip içeri girmiş. Temel, aynanın karşısında gözleri kapalı bir vaziyette duruyormuş. Temel'i bu halde görün karısı, merak içinde sormuş:
- "Uşağım delirdin mi yoksa? Ne yapıyorsun?"
Temel cevap vermiş:
- "Ula Fadime delirmedim da. Sadece uyurken nasıl göründüğümü merak ettim de ona bakıyorum."
0 0
0
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us