Skip to main content
Temel, bir gün hastalanmış ve hastaneye gitmiş. Muayene sırası gelince içeri girmiş ve doktora şikayetini söylemiş:
- "Doktor Bey, kalbim çok hızlı atıyor."
Doktor Temel'in kalbini dinledikten sonra demiş:
- "Efendim, sizin kalbiniz çok hızlı atıyor. Atmaması lazım."
Bunun üzerine Temel koşa koşa eczaneye gitmiş ve eczacıya demiş:
- "Sizde at maması var mı?"
Eczacı cevap vermiş:
- "At maması bizde olmaz, karşıdaki veterinere soracaksınız."
Bunun üzerine Temel eczaneden ayrılmış ve veterinere gelmiş. Temel, veterinerden 5 kutu at maması almış ve çıkmış. Temel, bunları bir ay kullanmış. Bir ay sonra, Temel yeniden muayeneye gitmiş. Doktor Temel'in kalbini tekrar dinledikten sonra demiş:
- "Maalesef kalbinizin atışı neredeyse bitecek kadara azalmış. Bitmemesi lazım."
Bunun üzerine Temel, kızgın bir şekilde doktora sitem etmiş:
- "Yahu doktor bey, siz de çok masraflı oluyorsunuz. Hadi At mamasını buldum da, bit memesini nereden bulacağım şimdi?"
Temel, trafik polisi olarak, bir kasabaya atanmış. Kasabada her gün, gelene geçene sürekli ceza yazıyormuş. Sonunda kasaba halkının canına tak etmiş ve Temel'i şikayet etmişler. Şikayet üzerine Temel, ıssız bir köy yolunda görevlendirilmiş. Fakat bu ıssız yolda ne gelen varmış ne de giden. Temel sıkıntıdan akşamı zor etmiş. Tam görev yerini terk edecekken, bisikleti ile gelmekte olan bir papaz görmüş. Hemen papazı durdurup yanına yaklaşmış ve sormuş:
- "Papaz efendi, bu ıssız yolda tek başınıza gitmekten korkmuyor musunuz?"
Papaz kendinden emin, Temel'e cevap vermiş:
- "Niye korkayım ki memur bey, ben yalnız değilim ki. Sağımda İsa, solumda Meryem Ana var."
Bunun üzerine Temel, hemen ceza makbuzunu çıkarmış ve papaza demiş:
- "Papaz efendi, size üç kişi ile bisiklete binmekten ceza yazıyorum."
Dursun, feci bir trafik kazası geçirmiş ve koma halinde hastaneye kaldırılmış. Kendine geldiğinde, bir kolunun olmadığını görmüş. Bunun üzerine Dursun'un morali çok bozulmuş ve doktora demiş:
- "Ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi. Kendimi hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğim." Doktor bakmış ki, Dursun çok ciddi, başlamış Dursun'a nasihat etmeye:
- "Bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yıl Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık. Ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan giт de bak."
Dursun, biraz sakinleşmiş ve hastaneden çıkarak Temel'in evine gelmiş. Eve geldiğinde, hakikaten Temel'in iki kolunun da kesik olduğunu görmüş. Fakat bir bakmış ki, Temel bahçede kıvıra kıvıra dans edip oynuyormuş. Dursun'un kafası karışmış ve hayretler içinde Temel'e yaklaşıp sormuş:
- "Ula Temel, iyi ki seni gördüm, yoksa hayatım gidiyordu. Benim bir kolum kesildi diye neredeyse intihar edecektim. Gördüm ki senin iki kolun kesik, ama bir dansöz gibi oynayıp göbek atıyorsun."
Bunun üzerine sinirlenen Temel, acı içinde cevap vermiş:
- "Ula Dursun, sen manyak mısın, ne göbek atması? Sırtım fena halde kaşınıyor. Çatlamak üzereyim."