Erzurum’da birisi tanıdık bir köylü dostuna misafirliğe gider. Evsahibi izzet ikramda bulunur. Yemekten sonra misafirin önüne bir kalbur yerelması getirir. Bu kadar çok ikramdan mahcup olan misafir : - Ağa ne zehmet ettin, bunlara ne lüzum vardi, deyince, köylü: - Ne zehmeti efendi farzet ki müsürlüge töhmüşem öküzler yiyir !
Erzurum’da birisi tanıdık bir köylü dostuna misafirliğe gider. Evsahibi izzet ikramda bulunur. Yemekten sonra misafirin önüne bir kalbur yerelması getirir. Bu kadar çok ikramdan mahcup olan misafir :
- Ağa ne zehmet ettin, bunlara ne lüzum vardi, deyince, köylü:
- Ne zehmeti efendi farzet ki müsürlüge töhmüşem öküzler yiyir !