Erzurum'un köylerinden bir genç, birkaç aylığına İstanbul'a gider. Burada görüp yaşadıkları onu etkiler. O kadar ki geri döndüğünde, İstanbul ağzıyla konuşmaya başlar. Babasına, annesine garip garip sözler söyler. Bir ara tarladayken civcivleri görür ve babasına: - "Bu tavuk yavrularına ne deniyordu baba?" diye sorar. Babası sabırla: - "Civciv" der. Çocuk ötedeki mandayı gösterip: - "Baba bu kara ineğin adı ne?" diye sorar. Adam yine sabırla: - "Manda" cevabını verir. Genç, yerde duran tırmığı görür ve babasına: - "Babacığım bunun adı neydi? diye sorunca, babası: - "Ucuna bas, o sana adını söyler" diye karşılık verir. Delikanlı tırmığın dişlerine basınca, tırmığın sapı havalanır ve alnının ortasına şiddetle vurur. Yere düşen genç, can havliyle küfrederek: - "Vay içine ettiğimin tırmığı" der. Bunun üzerine babası: - "Ben sana demedim mi ucuna basınca o adını söyler diye"
Erzurum'un köylerinden bir genç, birkaç aylığına İstanbul'a gider. Burada görüp yaşadıkları onu etkiler. O kadar ki geri döndüğünde, İstanbul ağzıyla konuşmaya başlar. Babasına, annesine garip garip sözler söyler. Bir ara tarladayken civcivleri görür ve babasına:
- "Bu tavuk yavrularına ne deniyordu baba?" diye sorar. Babası sabırla:
- "Civciv" der.
Çocuk ötedeki mandayı gösterip:
- "Baba bu kara ineğin adı ne?" diye sorar. Adam yine sabırla:
- "Manda" cevabını verir.
Genç, yerde duran tırmığı görür ve babasına:
- "Babacığım bunun adı neydi? diye sorunca, babası:
- "Ucuna bas, o sana adını söyler" diye karşılık verir.
Delikanlı tırmığın dişlerine basınca, tırmığın sapı havalanır ve alnının ortasına şiddetle vurur. Yere düşen genç, can havliyle küfrederek:
- "Vay içine ettiğimin tırmığı" der.
Bunun üzerine babası:
- "Ben sana demedim mi ucuna basınca o adını söyler diye"