İçkinin şiddetle yasak olduğu bir zamanda, gizli meyhanelerden birinde içen Bektaşi, salına salına giderken birden bire tanıdık bir yüz ile karşılaşmış. Hemen teklifsizce elini o çehre sahibinin omuzuna koyarak, sormaya başlamış. - İmanım, seni iyice gözüm ısırıyor. Acaba nerede gördüm, Fenerdeki Çardaklı meyhanede mi? - Hayır. - Öyleyse, Tavukpazarı'ndaki Küprü'de. - Hayır. - Eh, o halde, mutlaka Uzunodalar'da. - Hayır. - Allah Allah... Bari söyle de meraktan kurtulayım. - Herhalde sen beni selamlık ettiğin zaman görmüş olacaksın. Bektaşî karşısındaki adamın padişah olduğunu anlamış. Artık söyleyecek söz bulamamış. Hemen oraya sırtüstü yatarak: - Ey ahali... Ben kalıbı değiştiriyorum, buyurun cenaze namazına, diye bağırmış.
İçkinin şiddetle yasak olduğu bir zamanda, gizli meyhanelerden birinde içen Bektaşi, salına salına giderken birden bire tanıdık bir yüz ile karşılaşmış.
Hemen teklifsizce elini o çehre sahibinin omuzuna koyarak, sormaya başlamış.
- İmanım, seni iyice gözüm ısırıyor. Acaba nerede gördüm, Fenerdeki Çardaklı meyhanede mi?
- Hayır.
- Öyleyse, Tavukpazarı'ndaki Küprü'de.
- Hayır.
- Eh, o halde, mutlaka Uzunodalar'da.
- Hayır.
- Allah Allah... Bari söyle de meraktan kurtulayım.
- Herhalde sen beni selamlık ettiğin zaman görmüş olacaksın.
Bektaşî karşısındaki adamın padişah olduğunu anlamış. Artık söyleyecek söz bulamamış. Hemen oraya sırtüstü yatarak:
- Ey ahali... Ben kalıbı değiştiriyorum, buyurun cenaze namazına, diye bağırmış.