Karı koca, günübirlik denize giderler. Adam, deniz kıyısındaki kabinde soyunur ve içeriden karısına seslenir: - "Ver şu benim mayomu." Karısı çuvalı karıştırır, fakat bir türlü mayoyu bulamaz ve kocasına: - "Yok bey, evde unutmuşuz." der. Adam: - "Kahretsin. O zaman ver şu çuvalı bana. Burada beni kimse tanımaz." der. Kadın çuvalı kocasına verir. Adam çuvalı alır ve altına iki delik açıp, çuvalı mayo niyetine giyer ve denize girer. O denize girerken sahildekiler, ellerini ağızlarına götürüp gülerler. Denizden çıkarken de sahildekiler, ellerini ağızlarına götürüp hayretler içinde kalırlar. Adam karısına sorar: - "Bu millet ben denize girerken önüme bakıp, hayret işareti yaptı, çıkarken de arkamdan hayretle baktı. Bak bakalım önümde arkamda ne var?" Karısı adamın önüne bakar ve okur: - "Kayseri Şeker Fabrikası" Arkasını okur: - "Net: 50 KG."
Karı koca, günübirlik denize giderler. Adam, deniz kıyısındaki kabinde soyunur ve içeriden karısına seslenir:
- "Ver şu benim mayomu."
Karısı çuvalı karıştırır, fakat bir türlü mayoyu bulamaz ve kocasına:
- "Yok bey, evde unutmuşuz." der.
Adam:
- "Kahretsin. O zaman ver şu çuvalı bana. Burada beni kimse tanımaz." der.
Kadın çuvalı kocasına verir. Adam çuvalı alır ve altına iki delik açıp, çuvalı mayo niyetine giyer ve denize girer. O denize girerken sahildekiler, ellerini ağızlarına götürüp gülerler. Denizden çıkarken de sahildekiler, ellerini ağızlarına götürüp hayretler içinde kalırlar.
Adam karısına sorar:
- "Bu millet ben denize girerken önüme bakıp, hayret işareti yaptı, çıkarken de arkamdan hayretle baktı. Bak bakalım önümde arkamda ne var?"
Karısı adamın önüne bakar ve okur:
- "Kayseri Şeker Fabrikası"
Arkasını okur:
- "Net: 50 KG."