Kilim Hoca, bir köye konuk olmuş. Birkaç gün sonra Hocanın heybesi kaybolmuş. Köy ağalarına, "bana bakın" demiş, "heybemi bulursanız bulun, yoksa ben yapacağımı bilirim." Ağaları bir telaştır almış, köylüleri sıkıştırmışlar, nihayet heybe bulunmuş. Ağalardan biri merak edip "Hocam" demiş, "heybe bulunmasaydı ne yapacaktın bize?" Hoca cevap vermiş: - Size yapacağım bir şey yoktu. Evde eski bir kilim vardı, onu bozup heybe yapacaktım. Alışkanlık Bir gün Hocanın komşularından birisi Hocaya neden daima soruyu zıt bir soruyla cevapladığını sorar. Hoca da, -Af edersiniz bu benim alışkanlığımdır da!
Kilim Hoca, bir köye konuk olmuş. Birkaç gün sonra Hocanın heybesi kaybolmuş. Köy ağalarına, "bana bakın" demiş, "heybemi bulursanız bulun, yoksa ben yapacağımı bilirim." Ağaları bir telaştır almış, köylüleri sıkıştırmışlar, nihayet heybe bulunmuş.
Ağalardan biri merak edip "Hocam" demiş, "heybe bulunmasaydı ne yapacaktın bize?"
Hoca cevap vermiş:
- Size yapacağım bir şey yoktu. Evde eski bir kilim vardı, onu bozup heybe yapacaktım.
Alışkanlık Bir gün Hocanın komşularından birisi Hocaya neden daima soruyu zıt bir soruyla cevapladığını sorar. Hoca da, -Af edersiniz bu benim alışkanlığımdır da!