Uzun bir yolculuğa çıkan Hoca bir akşam üstü eski bir hana iner. Han o kadar yıkık döküktür ki nereye baksan zangır zangır titriyor. Hoca : - Yahu hancı efendi der, bu nasıl ev böyle. Şunu doğru dürüst tamir ettirsen olmaz mı? Her köşesinden bir ses geliyor. Hancı oralı olmaz hiç. - Aldırma hoca der, bizim ev biraz derviş tabiatlıdır. Devamlı Allah’ı zikreder. Hoca bunları da duyunca artık dayanamaz : - Hele der, ver şu aldığın paramı da çekip gideyim buradan. Ne olur, ne olmaz. Belki senin derviş evinin aklına secdeye kapanmak gelir?
Uzun bir yolculuğa çıkan Hoca bir akşam üstü eski bir hana iner. Han o kadar yıkık döküktür ki nereye baksan zangır zangır titriyor. Hoca :
- Yahu hancı efendi der, bu nasıl ev böyle. Şunu doğru dürüst tamir ettirsen olmaz mı? Her köşesinden bir ses geliyor.
Hancı oralı olmaz hiç.
- Aldırma hoca der, bizim ev biraz derviş tabiatlıdır. Devamlı Allah’ı zikreder.
Hoca bunları da duyunca artık dayanamaz :
- Hele der, ver şu aldığın paramı da çekip gideyim buradan. Ne olur, ne olmaz. Belki senin derviş evinin aklına secdeye kapanmak gelir?