Yoksulun biri, son parasıyla fırında bayat bir ekmek almış, aşçıya gitmiş, pişen yemeğin buharına ekmeği tutup yumuşata yumuşata yemiş. Dışarı çıkarken aşçı yapışmış: - Parasını ver! - Yemek yemedim ki! - Olsun buharda yumuşattın! Kadıya çıkmışlar, olayı anlatmışlar, kadı Bektaşiymiş, cebinden kesesini çıkarıp bozuk paraları iki avucuna boşaltmış, aşçının kulağının dibinde sallaya sallaya şıkırdatmış: - Tamam mahkeme bitti, gidin! Aşçı itiraz etmiş: - Hani benim param! - Buhardan yemeğin parası şıkırtıyla ödenir.
Yoksulun biri, son parasıyla fırında bayat bir ekmek almış, aşçıya gitmiş, pişen yemeğin buharına ekmeği tutup yumuşata yumuşata yemiş.
Dışarı çıkarken aşçı yapışmış:
- Parasını ver!
- Yemek yemedim ki!
- Olsun buharda yumuşattın!
Kadıya çıkmışlar, olayı anlatmışlar, kadı Bektaşiymiş, cebinden kesesini çıkarıp bozuk paraları iki avucuna boşaltmış, aşçının kulağının dibinde sallaya sallaya şıkırdatmış:
- Tamam mahkeme bitti, gidin!
Aşçı itiraz etmiş:
- Hani benim param!
- Buhardan yemeğin parası şıkırtıyla ödenir.