en iyi fıkralar

Kadının biri kocasını devamlı aldatıyormuş.
Evde sevgilisiyle yatakta oynaşırken, aniden evin giriş kapısının Açıldığını duymuş, panik içinde erken dönen kocasının içeri girdiğini ve Yatak odasına doğru adımlarının yaklaştığını duymuş…
- Allah’ım ne olur beni kurtar! yatağımdaki sevgilimi yoket, sonra Dile benden ne dilersen, yapacağım… …… …… Bir ömür gibi gelen bir aradan sonra, allah’ın sesi duyulmuş:
- Ey günahkar evladım, bu arzunu gerçekleştirirsem karşılığı çok ağır Olur. -sevgilini şu an yatağından yok edersem, tam üç yıl sonra öleceksin Demiş!
Kadın düşünmüş, kocam beni yakalarsa nasıl olsa üç dakikalık ömrüm Var, üç yılda kim ölür-kim kalır, kabul ediyorum demiş.
…der demez, kadının kocası odaya girmeden sevgilisi yokolmuş, kadın Paçayı kurtarmış!
…… …… Aradan üç yıla yakın zaman geçmiş, kocası günün birinde sürpriz Yapmış! -karıcığım demiş, bak sana muhteşem lüks bir gemide tur bileti Aldım. gemide sadece kadınlar olacak, bildiğim kadarıyla tüm kadın Arkadaşların tura katılacak, bol bol eğlenir hoşça zaman geçirirsiniz.
Kadının gemiye bindiği gün, allah’ın sevgilisini yokettiğinin tam Üçüncü yılına rast gelmiş.
Gemi açık denize iyice açıldığında korkunç bir fırtına patlamış, gemi Su almaya başlamış, battı batacak… Kadın vaktinin geldiğini anlamış!
- Allah’ım tamam anlaştığımız gibi benim sonum geldi, ama diğerlerine Yazık günah değil mi?
…… …… Aniden gür bir ses duyulmuş:
- Orospular !!! hepinizi ayni gemiye toplamak tam üç yilimi aldi….
Gezgin bir Yahudi'nin yolu Kayseri'ye düşer.
Yahudi her gittiği şehirde bir şekilde ticaret yapar ve para kazanır yoluna devam edermiş, burada da bir iş yapmak istemiş.
Yürürken düşünüyormuş ne yapabilirim derken bir bakmış dilenci kaldırımda oturmuş dileniyor. Önündeki tası görmüş, tas antika, kafayı takmış ona ileriden dönmüş adamla laflamaya başlamış, derken,
Yahudi:
- Ben hayvanları çok severim bana bu tastan süt içen kediyi satar mısın? demiş.
Adam da:
- Neden olmasın satarım, demiş.
Yahudi sormuş:
- “Kaç lira istiyorsun” demiş.
Dilenci:
- 500 lira istiyorum, demiş.
Yahudi:
- Yuh! Bu kedi o kadar etmez ki, demiş.
Dilenci:
- İşine gelirse, demiş.
Yahudi düşünmüş hesap yapmış:
"Ben bu tası 500 liraya alırım 750 liraya satarım" diye düşünür ve tekrar dilencinin yanına giderek.
- Ver bakalım kediyi, der.
500 lirayı sayar verir ve kediyi alır gider.
1 gün sonra tekrar gelir bakar dilenci orada oturuyor, kediyle yanına giderek:
- Arkadaşım bu kedi dünden bu yana hiç bir şey yemedi herhalde alıştı bu kaptan süt içmeye.
Dilenci der ki:
- Ne yapabilirim?
Yahudi:
- Şu önündeki tası versene bana, demiş
Dilenci:
- Neden, demiş.
Yahudi:
- Kedi bir şey yemiyor, alışmış. Ver de yemeğini onda yesin.
Dilenci:
- 500 lira ver vereyim demiş.
Yahudi:
- Ya bu tas o kadar etmez ki, demiş. Düşünmüş tas 750 lira ikisinin toplamı 1000 lira demiş sonra al o zaman kedini, ver paramı demiş.”
Dilenci:
- Veremem, demiş.
Yahudi:
- Neden, diye sormuş.
Dilenci:
- Ben tasın sayesinde günde 10 tane kedi satıyorum, demiş.
Yahudi bir daha Kayseri'nin yakınından bile geçmemiş.