Skip to main content
Büyük devlet adamı, ulu önder Atatürk'ümüzü kaybedişimizin yıl dönümü bugün. Işığın hala bizi aydınlatıyor Atam. Rahat uyu.
Her 10 Kasım da saatler 09:05'i gösterdiğinde kalbimiz buruk, başımız dik, seni anıyor, bize emanet ettiğin bu vatan için minnet duyuyoruz Atam.
Dünya, savaşın ve barışın kahramanı olan büyük Atatürk'ün ölümü ile yoksul düşmüştür.
Seni anlıyoruz büyük Atatürk, seni seviyoruz tüm kalbimizle, seni özlüyoruz büyük Atatürk, seni anıyoruz 10 Kasım gelince.
10 Kasım'da bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz seni Atam. Milletimizin başı sağ olsun.
Adıyla şanıyla dünyaya nam salmış şanlı Atam, seni hep yüreğimizde taşıyacağız.
Atam her yerde siren sesleri vardı. Ben de nefesim yettiğince düdüğümü çaldım. Seni saygıyla anıyoruz.
Türk Milletinin her bir ferdi Atatürk'ün getirdiği ilke ve devrimlerin gönüllü ve azimli birer koruyucusu olmaktan büyük bir onur duymaktadır.
10 Kasım sabahı saat 09.05 bütün sirenler çaldığında, seni bir kez daha ne kadar çok özlediğimi anladım.
Her 10 Kasım'da olduğu gibi bu 10 Kasım'da da Atatürk'e olan bağlılığımızı ve sevgimizi ortak düşünce ve duygularla bir kez daha dile getiriyor, büyük önderimizi özlemle anıyoruz.
Süpermen, Batman, bunların tümü yalan, gerçek kahraman benim Atam.
Bu insanlığa denenmiş bir felsefe örneği olarak sunulabilir. Atatürk yüz yıllara sığabilecek işleri on yılda tamamladı.
Her eserin bir imzası vardır. Bu ülkenin imzası da Atatürk'tür. Ruhun şad olsun.
Çağımızda hiçbir isim, Atatürk'ün adı kadar büyük saygı görmemiştir.
Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
Mustafa Kemal bir dehadır, bir temeldir, bir yöndür. Onu ancak emanetlerini devam ettirerek, sürdürerek sevebiliriz. Kendisine yeni şeyler, yeni değerler ekleyerek sevebiliriz. Yalnız yüreğimizle değil, aklımızla da sevelim. Mustafa Kemal en büyük zaferini o zaman kazanmış olacak.
Atam sen rahat uyu. Yolcusuyuz biz Hürriyetin, Atam sen rahat uyu, bekçisiyiz biz Cumhuriyetin.
10 Kasım sabahı 09.05 bütün sirenler çaldı, bütün gözyaşları aktı, bütün herkes hazırda, sen hiç unutulmazsın, çünkü sen Atatürk'sün.
Büyük Atatürk! Seni seven ve anlayan bir gençlik her zaman var olacaktır.
Atatürk sayesinde, Anadolu topraklarından yükselen bağımsızlık ve özgürlük meşalesi, dünyada pek çok topluma örnek olmuştur. Gerek ülkemizde ve gerekse tüm dünyada adının ilk günkü gibi heyecanla anılması biraz da bu yüzdendir.
10 Kasımı bilmeyen ne bilsin. Sevdiğin insan çıka gelir, ona sarılır, hasret giderirsin, özlem duyarsın. Bize bu vatanı, yaşadığımız yerleri miras bırakan atam. Biz seni asla unutmayız, seni kalplerimize kazıdık. Rahat uyu Atam.
Rüzgâr ağırdan eser, her 10 Kasım sabahı. Her bir yere savurur, sararmış yaprakları. Hüzünlenir milletim, her 10 Kasım sabahı, çiçeklerle donanır, Anıtkabir yolları.
Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ü, vefatının yıldönümünde rahmet ve minnetle anıyoruz.
Bir ülkenin onur ve haysiyetini koruyarak, çağdaş ve örnek bir cumhuriyet haline getirilebileceğini bütün dünyaya gösteren ve bunu tarihe altın harflerle yazdıran büyük Atatürk! Sen milletinin gönlünde ebedi yaşayacaksın.
Atatürk öyle bir insandır ki, hayali değildir. İstediğini bilir, bildiğini yapar, yapamayacağı bir şeyi de istemez.
Gidiyor Ata'm, gidiyor eller üstünde, yürüyor kalbimizin en derinine, ağlıyorken bizler yediden yetmişe, söz veriyoruz Ata'm izinden gitmeye. Şimdi sensizliğe üzülmenin zamanı, şimdi fikirlerini daha iyi anlamalı, kurduğun cumhuriyetin değerini bilip, her zaman en yükseğe, ileriye taşımalı.
10 Kasım Ata'nın öldüğü gün değil, yeniden kalbimizde doğduğu gündür.
Türk milletinin eşsiz evladı Atatürk! Sen ebedi istirahatgâhında rahat uyu. En büyük eserim dediğin Türkiye Cumhuriyeti bizlere emanettir. Türk Milleti.
Ey Atam, ulusumuzun güvenine layık olacak bir şekilde millet adına çalışmalarımıza bütün gücümüzle devam edeceğimize manevi huzurunda söz veriyoruz.
Atatürk'ün başardığı işler mucize gibidir. Birkaç yıl içinde memleketinde yaptığı inkılâplar, birkaç yüzyılda gerçekleştirilmeyecek işlerdir.
Her geçen yıl, her geçen gün, her geçen saat, seni daha fazla özlüyoruz. Yine 10 Kasım günü seni anıyoruz. Ruhun şad olsun Atam.
Özgürlüğümüzün, çağdaşlığımızın esas mimarı Mustafa Kemal Atatürk Nur içinde yat.
10 Kasım 1938'den beri, aradan geçen bunca zaman, sadece özlemimizi biraz daha arttırdı. Çok özledik Atatürk'ü.
Sen yalnızca Türk milletinin değil, dünya üzerindeki ezilmiş milletlerin de önderi oldun. Çünkü onlar, seni örnek alarak bağımsızlıklarını kazandılar.
Ufuklarda bir ışık söndü On Kasım sabahında. Güneş doğmuyor, dünya karanlık, ıssız, cumhuriyetimiz ağlıyor.
10 Kasımda ben üzgünüm neden? Çünkü bizden ayrıldı Atatürk'üm, kalbimiz kırık gönlümüz buruk çünkü bizden ayrıldı en güzel varlık.
10 Kasım 1938'den bugüne seni her zamankinden daha çok özlüyor ve daha iyi anlıyoruz. Ruhun şad olsun.
O, benzeri olmayan bir devlet adamı idi. Diktatörlerin tahammül edemediği serbest bir nizamla, demokrasilerin başaramadığı ve başaramayacağı işler yaptı. Çünkü o Atatürk'tü.
Atam sen yalnızca Türk milletinin değil dünya üzerindeki ezilmiş milletlerinde önderi oldun. Çünkü onlar, seni örnek alarak bağımsızlıklarını kazandılar.
Atatürk, Türk Milletinin ruhunda, Türk bayrağı gibi dalgalanan bir baştı.
Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti; demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olma özelliğini hiçbir zaman yitirmeyecektir.
Ey Ulu Önder, bu millet emanetlerine hep sahip çıktı. Gelecek nesillere de bunu öğretiyoruz. Bir 10 Kasımı daha seni yâd ederek anıyoruz. Seni çok seviyor ve çok özlüyoruz.
Bu gün 10 Kasım. Yüreklerdeki özlem her geçen gün biraz daha artıyor. Gözler yaşlı, kalpler üzgün, düşünceler dalgın. Özledik Atam, özledik. Sen merak etme izindeyiz! Sen ölmedin yüreğimizde yaşıyorsun! Saygıyla ve rahmetle anıyoruz. 1881-193∞ Mustafa Kemaller ölmez. Tıpkı bir güneş gibi yeniden doğar. Rahat uyu paşam. Ruhun şad olsun.
İşte bu gün Atamız vefat etti, canımızdan can çıktı.
10 Kasım'ı sadece yas günü, üzüntü günü değil, Atatürk'ün fikir ve düşüncelerinin daha iyi anlaşıldığı gün olarak ta bilmemiz gerekir.
Atatürk anlatılmaz, Atatürk yaşanır.
İnanıyorum ki milletimiz, onun eserlerine, Cumhuriyetimizin bütün değer ve kurumlarına geçmişte ve bugün olduğu gibi gelecekte de sahip çıkacaktır.
Atatürk, sadece kahraman milletinin büyük bir şefi olmakla kalmamıştır. O, aynı zamanda insanlığın da en büyük evlatlarından biri olmuştur.
Büyük Önder Atatürk'ün bizlere miras bıraktığı Cumhuriyetimizin yılmaz bekçileri olarak, onun ilkelerine olan bağlılığımızı en derin bir şekilde bugünde tüm dünyaya ilan ediyor, onun hedeflediği modern ve çağdaş bir ülke olma yolunda hızla ilerlediğimizi bir kez daha hatırlatıyoruz.
Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, her zaman yüreğimiz de yaşayacaksın.
Bu vatan senin gibi bir kahramanı üzgünüz ki bir daha görmeyecek. Yerinde rahat uyu.
Bu Türk milleti yastadır. Çünkü yeni Türkiye'nin kurucusu olan eşsiz komutanını kaybetmiştir.
Her 10 Kasım günü, saat dokuzu beş geçe. Sirenler çalar, içimiz yanar, gözlerimiz dolar. Sadece seni sevdiğimiz, seni özlediğimiz için değil, emanetini tam anlamıyla koruyamadığımız için kendimize kızar, ağlarız. Ruhun şad olsun Atam.
Yine bir 10 Kasım ve sen yoksun. Seni çok özledik be Atam. Bu güne kadar, boşluğun hiç dolmadı. Mekânın cennet olsun.
Ey Büyük Atatürk! Seni seven ve anlayan bir gençlik her zaman var olacaktır. Atatürk ölmedi kalbimizde yaşıyor.
Adını Türk tarihine altın harflerle yazdıran Atam, sen ölmedin. Türk milletinin kalbinde ebedi yaşayacaksın.
10 Kasım'da bir kez daha vatanımızın başı sağ olsun.
Mustafa Kemal Atatürk, bir siyasi görüş değil, ülkenin kurucusu ve kurtarıcısıdır.
Atatürk, tarihte teşkilatçı bir dahi, bir milletin gerçek yöneticisi ve memleketinin kurtarıcısı olarak kalacaktır.
Atatürk, şahsiyet ve yeteneğin dev gibi bir simgesi idi. O, yirminci yüzyılın en görkemli olayını gerçekleştiren adamdı.
Avrupa, savaştan sonra belirmiş, az sayıdaki yapıcı devlet adamlarından birini kaybetti.
Yalnızca yurtta değil, dünyada da barış diyen Büyük Önder Atatürk, tüm dünyanın takdir ettiği büyük bir devlet adamıdır.
Büyük Atatürk! Tarih seni bağımsızlığın baş mimarı olarak yazmakta, bütün uluslar senin manevi şahsiyetin önünde saygıyla eğilmektedir.
Aşk sendin, yüreklere sığmayan Atam.
Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ü saygıyla ve özlemle anıyorum.
Bana her şeyi ulu önder Mustafa Kemal Atatürk öğretti. Sen ölmedin kalbimizde yaşıyorsun.
Kurmuş olduğun demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni ebediyete kadar yaşatacağımızı, ilke ve devrimlerinin yılmaz koruyucuları olacağımızı bir kez ifade eder, ülkemizi hak ettiği çağdaş seviyeye getireceğimize manevi huzurunda söz veririz.
Büyük adamlar, kuşaklarının başındadır. Türk Milleti'nin başındaki büyük ve dahi Atatürk, politika ve savaş alanlarında yılmayan büyük ve yurtsever bir insandı.
Sen sadece Türk milletinin değil bir çok milletin örnek aldığı bir komutansın. Sen kalplerde asla ölmeyeceksin Atam.
Sen rahat uyu Atam. Biz yolunun yolcusuyuz.
Bir milleti, uçurumun kenarından sarsılmaz azmiyle kurtaran, yükseklere çıkaran, kuvvetlendiren, yükselten yöneticiler arasında Atatürk, en birincisidir.
Atatürk, tarihte, memleketinin en büyük adamlarından biri olarak kalacaktır.
10 Kasım 1938'den beri gözümüz yaşlı. Atam sen yerinde rahat uyu. Evlatların nasihatlerini unutmadı. Türk milleti, başın bir kere daha sağ olsun.
Bu yüce millet bir 10 Kasım'da daha Anıtkabir'e akın akın gidiyor. Unutulmadın, unutulmayacaksın. Rahat uyu paşam, emanetlerin bizimle güvendedir.
Sen ölümsüz oldun kalplerimizde. Mekanın cennet olsun.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve yeniliklerin sahibi olan Atatürk, fikirleri ile her zaman yaşayacak ve yaşatılacaktır.
Dalından düşmüş her yaprak gibi, bizde gideceğiz, ama Atamızın izinden.
Atatürk Türk milletinin üzerinde bir bayrak gibi dalgalanan bir kahramandır,Türk milleti için her zaman ulu önder olarak görülecektir.
Dünyanın ender yetiştirdiği eşsiz bir komutan ve dahi bir yönetici olan büyük Atatürk'ün, dünya milletlerine bıraktığı bağımsızlık ve eşitlik düşüncesi, sonsuza değin takdirle tatbik edilecektir.
Atatürk, dünyanın çok nadir yetiştirdiği dâhilerdendir. O, bütün bir tarihin seyrini değiştirmiştir.
Türkün nabzı attıkça, son damla kanımız akmadıkça, unutulmazsın Mustafa Kemal ATATÜRK.
10 Kasım yüreğimizden bir parçanın kopuşudur, bizim yalnızlığımızdır. Hüzün olsa da umutsuz değiliz atamızın izindeyiz.
Sensiz, akıp geçen günlerimiz, hayatımız, manasız oldu sevgili atam. Emanetine sahip çıkamadık bile.
Bilir misiniz çocuklar? Her 10 Kasım gelince, siyah bir bulut gelir, Anıtkabir üstüne. Bilir misiniz çocuklar? Her 10 Kasım gelince, siyah çiçekler açar, Çankaya tepelerinde. Bilir misiniz çocuklar? Her 10 Kasım gelince, siyah güvercinler uçar, Ankara'nın üzerinde. Bilir misiniz çocuklar? Her 10 Kasım gelince, gökyüzü siyah olur, ülkenin her yerinde.
Ey yüzü gibi kalbi de güzel insan, emanetlerine sahip çıkacağımıza söz verirken, bir On Kasımı daha seni yâd ederek anıyoruz. Seni çok seviyor ve çok özlüyoruz.
10 Kasım sabahının verdiği hüznü, Atatürk'ü daha iyi anlayarak ve onun gözünden ileriye bakarak yeniyorum.
Mustafa Kemal Atatürk; bir millet, bütün vasıtalarından mahrum edilse dahi, kendini kurtarabileceğini ispat eden adamdır.
Türk milleti, Atatürk'ün düşüncelerinden, ilke ve devrimlerinden güç alarak ilerlemesini devam ettirecek, ülkesini muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarma başarısını gösterecektir. Bu tarihten gelen bir sorumluluğumuz, gelecek nesillere karşı en büyük ödevimizdir.
09:05 ATAM yüce hatıranın önünde her zaman saygılıyla eğileceğim. Seni hiç unutmayacağız.
Bizim ATATÜRK sevgimiz anayasanın ilk üç maddesi gibidir. Değişmez, Değiştirilemez, Değiştirilmesi teklif dahi edilemez.
Seni hiç kimse unutturamaz, unutulsak da bizler. Her şey de sen, her yerde sen. Bilmiyorum ki nasıl söylesem, mekanın cennet olsun. Emanetin emanetimizdir.
O, yüce bir dağa benzer. Eteğinde yaşayanlar bu yüceliği fark edemezler. Bu dağın azametini kavrayabilmek için, O'na çok uzaklardan bakmak gerekir.
O büyük insan, yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi.
Ey Türk Gençliği diye bizlere Nutuk'unda seslenmiştin ya atam. Türk gençliği emanetlerine gözü gibi bakacak sen yerinde rahat uyu.
Atatürk, gelmiş geçmiş büyük kahramanlardan biri olarak, her daim kalacaktır.
Görmeden, onunla konuşamadan, kokusunu bile içine çekemeden özleyeceğiniz kişiler vardır, Atatürk gibi.
Türk milletinin büyük kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü vefatının yıldönümünde saygı ve rahmetle anıyorum.
Öldüğüm zaman beni Atama en yakın yere gömsünler.
Kasımda aşk başkadır. Çünkü bize ölümsüz bir aşkı hatırlatır. 10 Kasım 193∞ Bize emanet ettiğin bu vatan ebediyen var olacaktır. Vatana ihanet etmek isteyenlerin yanına hiçbir şey kar kalmayacaktır. Sen Rahat uyu paşam.
Milletine bu kadar az zamanda bu ölçüde hizmet edebilen tek devlet adamı Atatürk'tür.
Atatürk'ün büyük eseri, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, sonsuza kadar bağımsız ve özgür yaşayacaktır.
Bedenler ölür, ruhlar ölmez. Atam sen hep yanımızdaydın. Sen hiç gitmedin ki.
Seni rahmetle anıyoruz atam.
Bugün Onu kaybetmenin hüznünü yaşarken, O'na olan inancımızı bir kez daha tazeliyoruz. Demokratik, laik ve çağdaş değerlerle oluşturulmuş 'en büyük eser' olan Türkiye Cumhuriyetinin emanet edildiği genç nesiller olarak; Mustafa Kemal Atatürk'ün göstermiş olduğu yolda doğruluktan, eşitlikten, adaletten ve demokrasiden vazgeçmeden, bu emaneti koruyacağımıza bir kez daha söz veriyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle Mustafa Kemal Atatürk'ü özlem, saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz.
Boğazımızda kocaman bir düğüm olur her 10 Kasım'da. Geçen her yıl seni daha da çok arıyoruz Atam.
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, vatanı ve milleti adına yaptığı büyük işler için şükranla anıyor, manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum. Ruhu şad olsun.
Atatürk gibi insanlar, bir nesil için doğmadıkları gibi, belli bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihinde hüküm sürecek insanlardır.
Bizlerin bugün dahi kutlarken büyük onur duyduğumuz bu zaferi bizlere kazandıran başta Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşlarını rahmet ve şükranla anıyor ve Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramını kutluyoruz.
30 Ağustos Zaferi milli birlik ve beraberlik ruhu içerisinde bağımsızlık meşalesinin ebediyen yanacağı bir zaferdir. Bu güzel Zafer Bayramınız kutlu olsun.
30 Ağustos Zafer Bayramı'nın yıldönümünde, bir kahramanlık destanı yazarak tarihimizin bu gurur dolu gününü yaratan şanlı Ordumuzun tüm mensuplarını şükran ile anıyor, 30 Ağustos Zafer Bayramınızı kutluyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
30 Ağustos 1922'de eşsiz bir zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Savaşı ile vatan topraklarımız kurtarılmış, Türk milleti hürriyet ve bağımsızlık içinde yaşama onuruna kavuşmuştur. Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin Başkumandanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile vatan uğruna canlarını feda eden şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi derin saygıyla anarken, tüm milletimizin Zafer Bayramını kutluyorum.
19 Mayıs ile başlayan Türk milletinin milli mücadelesi 30 Ağustos Zaferi ile taçlanmıştır. Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.
1922 yılında 26 Ağustos'ta başlayıp, 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da Mustafa Kemal Paşa’nın başkumandanlığında zaferle sonuçlanan başkomutanlık Meydan Muharebesi Türk tarihinin dönüm noktalarındandır. Zafer Bayramı, Türk topraklarına göz diken düşman kuvvetlerinin Türk ordusunun eğilmez iradesi karşısında teslim olduğu yüce ve anlamlı bir gündür Bu vesileyle 30 Ağustos Zafer Bayramınınızı kutlarım.
30 Ağustos 1922 zaferi, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olmasının yanında, yalnızca bizim değil; tüm ezilmiş ulusların, hatta tüm insanlığın, özgürlüğe, kurtuluşa, başı dik ve onuruyla yaşama kararlılığına yönelişinin ve bu doğrultuda atılmış tarihi bir adımın bayramıdır. Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.
30 Ağustos 1922'de kazanılan büyük zafer, şanlı milletimizin eşsiz destanlarından biri olarak tarihteki yerini almıştır. Gazi Mustafa Kemal'in önderliğinde kazanılan ve kurtuluş savaşımızın başarıya ulaşmasında en önemli etken olan bu büyük zaferin ardında milletimizin istiklal ve hürriyet aşkı ile kahraman ordumuzun cesaret ve fedakarlığı vardır.
30 Ağustos Zafer Bayramı da Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde milletçe kenetlenerek bağımsızlığımızın tescillendiği tarihimizdeki en önemli dönüm noktalarından birisidir. Bu zaferin kazanılmasında emeği olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını, kanlarıyla, canlarıyla bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi, gazilerimizi saygı ve minnetle anıyor; Aziz Milletimizin Zafer Bayramını içtenlikle kutluyorum 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda, Cumhuriyetimizin kurucusu Aziz Atatürk'ü, silah ve dava arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı'nın tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi, gazilerimizi saygı ve minnetle anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramını kutluyor, bu topraklarda ay yıldızlı bayrağımız altında özgürce yaşamamızı kanları ve canları pahasına sağlayan başta cumhuriyetimizin kurucusu, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kahraman gazilerimizi ve şehitlerimizi hürmet, minnet ve şükranla anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramını tüm Türkiye de bizleri bölmek isteyen fitnelere karşı coşku ve heyecanla kutluyor bizlere bu zaferi armağan eden başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını şükranla anıyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramı'nın yıldönümünde, bir kahramanlık destanı yazarak tarihimizin bu gurur dolu gününü yaratan şanlı Ordumuzun tüm mensuplarını şükran ile anıyor, 30 Ağustos Zafer Bayramınızı kutluyoruz.
30 Ağustos zaferi ile kurulan ve Türk milletinin en büyük eserlerinden biri olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatanı ve milletiyle birlikte sonsuza kadar hür ve bağımsız yaşaması yönündeki inanç, istek ve idealimizi bir kez daha ifade ederek Zafer Bayramınızı kutluyoruz.
30 Ağustos zaferi, tarih arasında bir millet tarafından tamamen benimsenen bir fikrin ne kadar kadir ve ne kadar muhyi bir kuvvet olduğunun en güzel misali olarak kalacaktır.
30 Ağustos, dünya tarihine damga vuran Milletimizin şanlı tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu zafer birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğimiz sürece olmaz denilenleri başardığımızın bir göstergesidir. Bu zaferi kazanan şanlı ecdadın mirasçısı olarak bizler de bugün; ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak için gece gündüz demeden var gücümüzle çalışmalıyız.
30 Ağustos, istiklal mücadelemizin zaferle taçlandığı, cumhuriyetimizin temellerinin inşa edildiği, tarihten silinmek istenen bir milletin direniş ve dirilişinin yükseldiği ve tüm ezilen milletlere moral ve heyecan kaynağı olduğu bir gündür. Bu minvalde 30 Ağustos Zafer Bayramı'nızı kutlarım.
30 Ağustos’un Türkiye’nin geleceği için binlerce şehidin, milli birlik ve beraberlik ruhu içinde canları pahasına, özgürlük ve bağımsızlık meşalesinin sonsuza dek sönmemek üzere yakıldığı büyük bir zaferdir. Bu zaferin ışığı altında nice güzel 30 Ağustos Zafer Bayramlara… Anadolu zaferi, tarih arasında bir millet tarafından tamamen benimsenen bir fikrin ne kadar kadir ve ne kadar muhyi bir kuvvet olduğunun en güzel misali olarak kalacaktır.
Ay yıldızlı bayrağımızı özgürce dalgalandıran, bu bayrağın altında özgürce yaşamamıza sebep olan başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizden Allah razı olsun, mekanları cennet, ruhları şâd olsun. Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Aziz Milletimizin Milli mücadele sürecindeki en büyük adımı olan büyük taarruz zaferi’nin yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatanımız uğruna canlarını feda etmekten bir an olsun bile tereddüt etmeyen aziz şehitlerimizi rahmet ve şükranla anar, Milletimizin Zafer Bayramını içtenlikle kutlarım.
BaşkomutanIık Meydan Muharebesi’nin kahraman komutanı Gazi Mustafa KemaI Atatürk ve siIah arkadaşIarı başta oImak üzere vatanı bağımsızIığa uIaştıran tüm gazi ve şehitIeri saygı ve rahmetIe anıyoruz.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu zaferi bize armağan eden İstiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını, kanlarıyla canlarıyla bu toprakları vatan yapan ve ülkemizin milletiyle bölünmez bütünlüğü için canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarının ve bütün vatandaşlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyoruz.
Biz Türkler tarih boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz. Ulusumuzun, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetler Gününü kutluyoruz. Büyük Taarruz Zaferinin yıldönümünde, Türkiye Cumhuriyetinin bugünlere gelmesinde en büyük paya sahip olan Ulu Önder Atatürkü, tüm şehitlerimizi minnetle ve saygıyla anıyoruz.
Biz Türkler tarih boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz. 30 Ağustos Zafer Bayramınız Kutlu Olsun.
Bizlere bağımsızlığımızı armağan eden ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları şehitlerimizi saygı ile anıyor, tüm ulusumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum.
Bu büyük zaferin yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile vatanı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi bir kez daha saygıyla anıyoruz.
Bu mutlu günde, bize bağımsızlığımızı kazandıran Atatürk ve silah arkadaşları ile kahraman Türk Ordusu'na şükran ve minnetlerimi sunuyor, ebediyete intikal edenleri rahmetle anıyor ve milletimizin Zafer Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.
Bu mutlu günde, zaferi bize yaşatan Atatürk ve silah arkadaşları ile kahraman Türk Ordusu'na şükran ve minnetlerimizi sunarken, ulusumuza da Zafer Bayramı kutlu olsun.
Bu öyle büyük bir zaferdir ki; asırlardır hür yaşayan bir milletin haykırışıdır. Birlik ve beraberliğimizin önünde hiçbir gücün duramayacağının ispatıdır. Ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü için canlarını seve seve veren tüm aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, 30 Ağustos Zafer Bayramınızı Kutluyorum.
Bu zafer, Türk milletini yok etmeye çalışan işgal güçlerinin haksızlıklarına, yoksulluğa ve tüm olumsuzluklara karşı aziz milletimizin Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde tüm dünyaya Türk milleti bağımsızdır ve bağımsız kalacaktır, ay yıldızlı bayrağımız milletimiz var oldukça gökyüzünde dalgalanacaktır diye haykırdığı, aziz milletimizin şanlı zaferidir.
Bu zafer, vatan toprağı işgal altında bulunan bir milletin, yokluklara, rağmen azimle, inançla ve kararlılıkla toprağını nasıl müdafaa edebileceğini, büyük bedeller ödeyerek de olsa yedi düvele göstermiştir. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Bu zaferle Türkiye Cumhuriyetinin temeli sağlamlaştırılmış ve ebedi hayatı bu zaferle şeref tacını giymiştir. Yine çok iyi bilinmelidir ki, dünya var oldukça Türk milleti varlığından, birliğinden, dirliğinden ve bağımsızlığından asla taviz vermeyecektir, şanlı ay yıldızlı bayrağımız bağımsızlığımızın timsali olarak göklerde dalgalanacaktır.
Bugün, Yurt İçinde Teröre Karşı Üstün Bir Mücadele Yürüten, Bölgesel Ve Küresel Barışın Tesisi İçin Yurt Dışında Görev Üstlenen Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Tüm Mensuplarına Da Şükranlarımı Sunuyorum. Büyük Zafer'in ,, Yılı Münasebetiyle Milletimizin Zafer Bayramı'nı En Kalbi Duygularımla Kutluyor, Bütün Vatandaşlarımızı Sevgiyle Selamlıyorum Büyük Türk milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramını ve ülkemizin koruyucusu Ordumuzun Türk Silahlı Kuvvetler Günü'nü yürekten kutlarım.
Büyük Zɑfer’in yıl dönümünde, milletimizin, tɑrihi zɑferlerle dolu şɑnlı ordumuzun mensuplɑrının, dünyɑ bɑrışının sɑğlɑnmɑsınɑ kɑtkıdɑ bulunmɑk için yurt dışındɑ üstün bɑşɑrıylɑ görev yɑpɑn birliklerimizin Zɑfer Bɑyrɑmı’nı en içten duygulɑrlɑ kutluyor, vɑtɑndɑşlɑrımızɑ selɑm ve sevgilerimi iletiyorum.
Çok zor şartlar altında savaşarak bu zaferi kazanan Türk milletine Allah bir daha savaşlar göstermesin. Vatanımızı bölmek isteyen fitnelere fırsat vermesin. 30 Agustos Zafer Bayramınız kutlu olsun.
Dönemin şartları içerisinde askeri kuvvetlerimizden kat kat üstün bir ordu karşısında kazanılan Başkomutanlık Savaşı ile milletimiz birlik ve beraberliğinden, hürriyet ve istiklalinden en zor koşullarda dahi vazgeçmeyeceğini adeta tüm dünyaya haykırmıştır.
Dünyada Türk ordusu gibi başka bir ordu yoktur. Cephanesiz, aç, susuz, uykusuz, süngüsüyle de olsa azmi ile bu başarıyı elde etmiştir. Türkiye Cumhuriyetinin Zafer Bayramı kutlu olsun.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, İstiklal Savaşı'nın tüm kahramanlarını, dünden bugüne tüm şehitleri, Gazileri rahmet ve şükranla anıyorum Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, kanları ile bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Gençler! Geleceğe güvenimizi güçlendiren ve sürdüren sizsiniz. Siz, almakta olduğunuz eğitimle, bilgi ile, insanlıkta üstünlüğün, yurt sevgisinin, düşünce özgürlüğünün en değerli örneği olacaksınız. Ey yükselen yeni kuşak! Cumhuriyeti biz kurduk, Onu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz.. (Mustafa Kemal ATATÜRK) Her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir coşkuyla kutlayacağımız 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle başta büyük komutan Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş gazilerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, halkımızın bayramını en içten duygularımla kutluyorum.
Herkesin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun. Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatanın bağımsızlığı için savaşıp can veren bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad mekanları cennet olsun. Hepsinden Allah razı olsun.
İstiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü için canlarını seve seve veren tüm aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Milletimizin ve şanlı ordumuzun tüm mensuplarının, Zafer Bayramını en içten duygularımla kutluyorum.
Kahraman atalarımızdan aldığımız güçle, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş uygarlık yolunda kararlı bir şekilde ilerlemek ve ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarmak için birlik ve beraberlik içerisinde var gücümüzle çalışacağız.
Memleketimizi esir etmek istiyen düşmanları behemehal mağlûp edeceğimize dair olan emniyet ve itimadım bir dakika olsun sarsılmamıştır. (Mustafa Kemal ATATÜRK) Milletçe sahip olduğumuz vatan sevgisi ve hürriyet aşkı, dün olduğu gibi bugün de Mehmetçiğimizin kahramanlık ve cesaretinde vücut bulmaktadır. Cumhuriyetimizin temellerinde yer alan bu yüksek ruh ve şuur her an, her saniye canlı kalacak, yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir.
Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur. (Mustafa Kemal ATATÜRK) Milletimizin özgürlük ve bağımsızlık yolundaki inanç, irade ve kararlılığını bütün dünyaya gösterdiği 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolun bir mihenk taşıdır. Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimiz, emniyet teşkilatımız ve kahraman ordumuzun tüm mensuplarının 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Milletimizin tarih sayfasına adını altın harflerle yazdırdığı 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Milli Kurtuluş Savaşı’mızı tarihte eşi benzeri görülmemiş bir zaferle taçlandıran, her aşaması vatanseverlik ve kahramanlık destanlarıyla dolu 30 Ağustos Zaferi’nin 93’üncü yıldönümünü milletçe birlik ve beraberlik içerisinde, büyük bir gurur ve coşkuyla kutlamak dileğiyle.
Milli mücadele boyunca başta Atatürk olmak üzere bu vatan uğruna canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi şükranla anar yüce Türk milletinin Zafer Bayramını kutlarım.
Mustafa Kemal Türk milleti için öngörülen yaşama biçimini kabul etmeyerek bu mücadeleyi başlatmış ve zaferle sonuçlandırmıştır. Türk milleti hak ettiği zafer 30 Ağustosta ulaşmıştır. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz. Şanlı 30 Ağustos Zafer Bayramınız Kutlu Olsun.
Tanrı Dağı'ndan, Nur Dağı'na uzanan bu kutsal yolda mübarek kanlarıyla Bedir'den Çanakkale'ye kadar iman ve hürriyet aşkıyla yaşayan milletimin Zafer Bayramı kutlu olsun.
Tarihi büyük zaferlerle dolu olan Türkiye Cumhuriyetinin bu kutlu günü 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.
Tarihi şanlı zaferlerle dolu olan büyük Türk milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramını en içten duygularımla kutlar, aziz şehitlerimizi minnet duygularımla anarım.
Tarihin altın sayfalarındaki yerini alan ve bağımsız yaşamak isteyen birçok ulusa da yol gösteren Kurtuluş Savaşı, Türk milletinin, ordusu ile birlikte yüce Atatürk'ün önderliğinde yazdığı kahramanlık destanıdır.
Tuna Nehri'nin serin kıyılarında aldığı abdestin namazını, Afika'nın kızgın çöllerinde eda eden bir milletin çocukları olarak 30 Ağustos Zafer Bayramınızı kutlarım.
Tüm dünyaya birlik ve beraberlik dersinin verildiği milli mücadele ruhunu yaşatan Zafer Bayramımızı aynı his ve duygularla kutlamak temennisiyle 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Türk askeri savaşmaktan ve yenilmekten hiçbir zaman korkmamıştır işte bu duygu büyük zaferleri getirmiştir. Ulusumuzun Bayramı kutlu olsun.
Türk Silɑhlı Kuvvetlerinin kɑhrɑmɑn mensuplɑrı ve bütün vɑtɑndɑşlɑrımın 30 Ağustos Zɑfer Bɑyrɑmı’nı kutluyor, bɑştɑ Gɑzi Mustɑfɑ Kemɑl Atɑtürk olmɑk üzere, bu zɑferi bize ɑrmɑğɑn eden İstiklɑl Mücɑdelemizin bütün kɑhrɑmɑnlɑrını rɑhmet ve şükrɑnlɑ ɑnıyorum.
Türk tarihi zaferlerle doludur. Ama 30 Ağustos 1922’de zaferle sonuçlanan Dumlupınar Savaşı, Türk ulusunun yeniden dirilişidir. Zafer Bayramınız Kutlu Olsun.
Türkiye Cumhuriyeti devleti, Milletiyle bölünmez bir bütündür, Türk milleti, milli birlik ve beraberlik şuuru içinde, sonsuza kadar ilelebet hür ve bağımsız yaşayacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyor, bu şanlı zaferi bize yaşatan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi şükran, minnet ve rahmetle anıyorum Türkiye Orduları bir devir kapatmıştır. Şimdi mazlum ve tutsak devletler ve uluslar artık vazgeçilmez bir reçeteye sahiptirler. Mustafa Kemalin utkusu, Dünya için özgürlük ve bağımsızlık sancağıdır. (Mahatma Ghandi) Türkler tarih sahnesinde her zaman bağımsızlığına ve istiklaline düşkün bir millet olmuştur. Milletimizin Zafer Bayramı kutlu olsun.
Ulusumuzun bayrağını özgürce göklerde dalgalandıran ve bağımsızlığımızı perçinleyen 30 Ağustos Zaferinin yıl dönümünü birlik ve beraberlik içerisinde milletçe coşkuyla kutluyoruz.
Ulusumuzun milli mücɑdele sürecindeki en büyük ɑdımı olɑn Büyük Tɑɑrruz Zɑferinin yıl dönümünde, Mustɑfɑ Kemɑl Atɑtürk ve yüce ordumuzun elde ettiği zɑferi bir kez dɑhɑ gururlɑ kutlɑr, vɑtɑnı uğrunɑ cɑnlɑrını fedɑ eden ɑziz şehitlerimizi bir kez dɑhɑ sɑygıylɑ ɑnıyoruz.
Ülkemizin huzur ve refahı için kanlarını döken aziz şehitlerimizin bizlere armağan ettiği Zafer Bayramını heyecan ve coşkuyla kutlamanın onurunu duymaktayız.
Ülkemizini tarihteki büyük zaferlerinden biri olan 30 Ağustos Zafer bayramı milletimizin dirlik ve birliği için, barış ve refahı için kutlu olsun.
Vatan toprağımızın düşman işgalinden kurtuluşunu ve ulusumuzun bağımsızlığını müjdeleyen 30 Ağustos zaferinin yıldönümünü milletçe birlik ve beraberlik içerisinde; büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.
Vatanımızın birliği ve Milletimizin bağımsızlığı uğruna verilen mücadelenin kazanıldığı bu anlamlı zaferin yıldönümünde, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı'nın tüm kahramanlarını, kanlarıyla, canlarıyla bu toprakları vatan yapan Aziz Şehitlerimizi, ebediyete intikal eden Gazilerimizi rahmet, saygı ve minnetle anıyoruz Vatanımızın, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetler Günü’nü kutluyoruz. Büyük Taarruz Zaferi’nin yıldönümünde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bugünlere gelmesinde en büyük paya sahip olan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm şehitlerimizi minnetle ve saygıyla anıyoruz. Nice 30 Ağustoslara.
Zafer elbette başaracağım diyenin ve başaracağına inananlarındır. Bu güzel memleketimizde zaferi hak eden Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.
Zafer, “Zafer benimdir” diyebilenindir. Başarı ise, “Başaracağım” diye başlayarak sonunda “Başardım” diyebilenindir. (Mustafa Kemal ATATÜRK) Zaferimizin büyük önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygıyla anıyor, halkımızın bu büyük bayramını yürekten kutluyorum.
Zaferler ancak azim ve cesaretle kazanılır. İşte bu iki unsur Türk ordusuna zaferler kazandırmıştır. Türk ordusu kadınıyla, yaşlısıyla zafere inanmıştı. 30 Ağustos Zafer Bayramınız kutlu olsun.
Yasli Fransiz, kasabanin papazina gunah cikarmaya gitmisti.
Ihtiyar adam itiraflarina basladi:
"Ikinci Dunya savasinin ilk gunlerinde bir guzel kiz kapimi calip kendisini Almanlardan saklamami istedi. Onu bodruma sakladim. Onu asla bulamadilar.
"Bu harika birsey" dedi, papaz..
"Devami var" dedi ihtiyar.. "Ben zayif karakterli bir adamim. Birgun ondan, kendisini saklamamin bedelini seksuel arzularimi gidererek odemesini istedim."
Papaz bir sure dusundu, sonra..
"Himmm.. Savas yillari. Zor gunler.. O kosullarda boyle bir zaaf affedilebilir. Сок buyuk bir riski goze almissiniz.. Kaldi ki, kiz Almanlar'in eline dusse, basina сок daha kotu seyler gelirdi. Allah anlayisli, hos gorulu ve affedicidir. Yaptiginiz iyilik ve kotulukleri tartar, sizi sefkatle yargilar.."
"Tesekkur ederim peder" dedi, yasli adam.. "Simdi icim rahatlamisken, bir soru daha sorabilir miyim?."
"Tabii sorabilirsin oglum" dedi, papaz..
"Ona savasin bittigini soylemem gerekiyor mu?.."
Adana Yüreğir ile Karataş arasında, yolun herhalde tam ortasında Doğankent diye niye var olduğunu sakinlerine sorsak mantıklı bir cevap alamayacağınız bir belde bulunur. 90'lı yılların başında Doğankent Jandarma Karakolu da yolun Karataş'a bakan yüzünde tarlalara sırtını dayamış, beyaza boyanmış alçak tuğla duvarlı ve iki üç göz odadan ibaret bir yapıydı.
Tam bir köy karakolu gibiydi. 20-30 er, erbaş ve bir Kıdemli Başçavuş komutanlığında dört astsubay ile tesis edilmişti. O bölge Çukurova'nın tam da coğrafi merkezine denk geldiğinden karakolun etrafı da göz alabildiğine dümdüz bir araziydi. Etrafta dağlar ormanlar gibi düşman unsurun saldırı yapmasını kolaylaştıracak bir şey olmayınca oradan da klasik askeri anlayışa göre bir olay beklemiyorsunuz. Empati de kurunca "Lan kim Doğankent Karakolu'na ne yapsın" diyorsunuz.
Ama yaptılar. Maalesef.
Yanılmıyorsam 1993 yılında bir yaz gecesi, geceyarısına yakın ve geçkin saatlerde karakol bir anda çapraz ateşe alınıyor.
Etrafta doğal bir yükseltiyi bırak yüksek bir bina bile olmadığı için ağır silah kurmadan 10 veya daha az sayıda terörist doğu batı istikametinde ellerinde yalnız kalaşnikoflar ve el bombaları olduğu halde saldırıya geçiyor. Gecenin sükuneti sürerken birdenbire çapraz ateşe başlıyorlar. Karakolda o güne kadar doğru düzgün silah ateşlemiş tek bir asker bile yok.
Zaten Doğankent'teki bütün olay "tarlalarda esrar var mı diye bak, yol kes, idari arama yap, 'kocam beni çok dövüyor söyleyin az dövsün' diye karakol ziyaret eden hanımlardan ifade al" ekseninde gerçekleştiği için bu birdenbire gelen silahlı saldırı karakolu paniğe sevk ediyor.
Karakolda bir adet MG3 var, onun dışında alay komutanının da deyişiyle içeride "bi bok yok".
Cendermeler can havliyle MG3'ü iki şeridiyle beraber çatıya kuşların yuva yaptığı mevziye çıkarmaya çalışıyorlar. Silahını kapan dışarı kendini atıp duvar dibine mevzi almaya çalışıyor. Herkes don atlet, duvarlara kolonlara camlara habire mermi isabet ediyor ve ilk bir iki dakikada karakol buna hiçbir karşılık veremiyor.
Çapraz ateşe girmek tüm pusu senaryoları arasında kendinizi en bulmak istemeyeceğiniz, yaşama şansınızın karşılık verme / düşmandaki ağır silah sayısı / ne kadar yakın oldukları / hava şartları gece karanlığı gibi birçok değişkene bağlı olarak en hızlı azaldığı durumdur.
Çapraz ateşi kırmanın tek yolu da gökten ejderhalarınız yardıma gelmiyorsa üstün ateş gücüdür. Pusuya girenler pusu atanlara bunaltıcı bir volümde mermi yağdırmayı başarırlarsa kafayı kaldırıp durum değerlendirmesi yapabilir, inisiyatifi ele alabilir, oradan çıkmak için manevraya girişebilir. Yapamazsanız oraya yapışır kalırsınız. Burnunuzu bile çıkaramazsınız. Bu zayıflığı da düşmanlarınız fark ederse yaklaştıkça yaklaşırlar ve birden el bombası menziline girersiniz. Sonrası felaket.
Doğankent Karakol Komutanı Astsubay Başçavuş, karakolda yattığı ve o sırada orada bulunduğu halde odasının delik deşik olması yüzünden can derdine düşüyor.
Silahı elde, yatağının yanına çöküyor ve orada kalakalıyor. Karakolu kendi haline bırakıyor. Diğer astsubaylar da izinli. Erleri yönlendirecek kimse yok ortalarda. Böylece karakolda tam bir cehennem senaryosu hüküm sürüyor. ve teröristler bunu da çok geçmeden fark ediyor. Ateşi yoğunlaştırıp yaklaşmaya başlıyorlar, silah sesleri gitgide yakına geliyor.
Bu sırada en olması beklenmeyen şey vukua geliyor ve erbaşlar arasında bir çocuk öne çıkıyor, beyaz atleti şortu ile diğerlerinden ayıramayacağınız elinde G3'ü ile duran bir uzun dönem asker.
Ateş sürerken kaos esnasında kafasını parapetin üzerinden kaldırıp kendince durum değerlendirmesi yapıyor. Bir onbaşı bu. 20 yaşında. Kafasının üzerinde vızıldayan mermilerden bir gram çekinmiyor. Atış ve yaklaşma noktalarına üstünkörü bir bakıp başlıyor emirler yağdırmaya. -"Hüseyin sen şu duvara koş", -"Selim sen şu noktayı tara", -"Kadir sen her otuz saniyede bir aydınlatma mayını at, önümüzü görelim", -"MG3 sen şu alanı tara, sırtımızı temin et" diye bağırarak duvarın ardında ayağa kalkıp bizzat kontrollü bir atışa başlıyor.
Bunu gören erler korkularından silkiniyorlar. O ana kadar ne yapacaklarını bilemeden titreyen er-erbaşlar, birden arkadaşlarından gelen kendinden çok emin ve otoriter bir edayla verilen bu emirleri hiç sorgulamadan hemen harfiyen uygulamaya başlıyor ve hayatında 3 mermiden fazlasını atmamış olan, başlarında komutanları olmayan bu çocuklar bir anda inanılmaz bir savunma duvarı oluşturuyorlar. Kendi başlarına...
Askerliğin pratiğine dair fikirleri olmayan askerler korkunç bir ateş volümü yakalıyorlar.
Onbaşı o kadar doğal bir liderlik sergiliyor ki çatışma 10-12 dakikayı geçince atış yoğunluğunun azalmaması için koruma ateşi desteğinde malzemeliğe iki arkadaşını gönderip mermi ikmali falan da yaptırıyor. Ateş altında kendine komando binbaşı diyenlere taş çıkartırcasına karar veriyor, uyguluyor, sevk ediyor. Savaş alanını domine ediyor herif.
Teröristler de bakıyorlar ki işin rengi değişmeye başlıyor, komando unsurlarının karakolda olduğunu falan düşünüp, aynı zamanda mermileri de azaldığı için çatışarak çekilip kaçıyorlar. Sakızlı, Hacıali istikametinden Tarsus tarafına doğru fıyıyorlar. Daha bildik bir tabirle "gece karanlığından faydalanarak" gidiyorlar. Ama öğlen güneşi altında kaçsalar da kovalayacak kimse yok zaten.
Sonra ertesi gün oluyor.
Raporda, "Doğankent bütün gece çatışmış, ölü yaralı yok" diyorlar. Başçavuş, silah sesleri kesilince odasından çıkıp telsizle yardım istemiş. Yardım gelince de erlerin ifadeleri doğrultusunda hemen göz altına alınıyor. Bilahare bir buçuk yıl kadar süren bir mahkeme süresince "Korktum" diye kendini savunuyor. Askeri hakim heyeti de korkmanın insani bir duygu olduğu yönünde emsal bir karar alıyor. Başçavuş ceza almıyor ama meslekten de ilişiğini kesiyorlar.
İl Jandarma Alay Komutanı, karakoldaki kurşun deliklerine bakıyor. Yaklaşık 1000-1200 mermi isabeti var. Karakolun her yeri İsviçre peyniri gibi olmuş. 45 dakika bir saat boyunca erlerin neler yaptıklarını dinliyor. Tüm erler tek bir onbaşıyı işaret ediyorlar. Bizi o sevk ve idare etti komutanım diyorlar.
Jandarma Albay, onbaşıyı karşısına alıyor. Hikayeyi bir de ondan dinliyor.
Zira o onbaşı olmasaydı bir ihtimal o gün gazeteler 30 şehit haberi yazacaklardı. Şans. Albay da biliyor ki o gün herkes şansa kurtuldu karakolda. Ve oraya zorunlu askerlikle getirilmiş, aslında o işi kariyeri olarak yapmayan, yapmak istemeyen bir güruh içinde tam da ihtiyaç anında bir doğal lider çıkması ne büyük bir şans.
- Nerelisin sen onbaşı?
- İzmirliyim komutanım.
- Ne iş yapıyorsun?
- Kunduracı kalfasıyım komutanım.
- Karakolu bütün gece savunmuşsunuz evladım, bizzat sevk ve idare etmişsin. Hiç korkmadın mı?
- Korktum komutanım.
- Ee? Nasıl başladın ya emir vermeye?
- Kendimi sorumlu hissettim komutanım. En rütbeli bendim.
Onbaşı, teröristlerin nerelerden geldiklerini, ne tip silahları olduğunu, malzemeliğin kapısını nasıl kırmak zorunda kaldıklarını anlatır.
Onbaşı, teröristlerin nerelerden geldiklerini, ne tip silahları olduğunu, malzemeliğin kapısını nasıl kırmak zorunda kaldıklarını anlatır.
O anlattıkça zabitan heyeti dinler. Adana'nın ne kadar rütbelisi varsa bu kunduracı onbaşının sözünü kesmez. Karşısında da oturmazlar. Lider yetiştirilenlerin lider doğana bir yerde saygılı olması da böyle insanın içine çok işleyen bir manzaradır. Sanki bütün o üniformaların, maskelerin ardında askerliğin daha antik koduna şahit olmak gibidir bu. Nihayetinde askerlik kahramanlık mesleğidir. Arada gerçek kahraman da görürsünüz. Bu onbaşı gibi.
Bilahare Doğankent Karakolu hemen tadilata girer, dört makineli tüfek bir zırhlı araç ile takviye edilir. Astsubay yerine bir de üsteğmen atanır ve kahraman onbaşı önünde kalan 90 günlük askerliğini yapmaz. Hemen o gün terhise hak kazanır. Kendisine, verildiğini çok nadir gördüğüm kırmızı tezkere yazılır ve bunu 6. Kolordu Komutanı Korgeneral bizzat eliyle, takdirnamesiyle beraber imzalar.
Bu onbaşıların çoğunlukta olduğu bir ordu yaratmak yerine onları kırmızı tezkerelerle eve erken gönderip yola katırlarla devam etmek de sanırsam bize has bir ironidir.
Albay, binbaşıya:
- Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün.
Binbaşı, yüzbaşıya:
- Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır.
Yüzbaşı, teğmene:
- Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir.
Teğmen, başçavuşa:
- Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir.
Basçavuş, askere:
- Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun.
Askerler kendi aralarında:
- Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış.