Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Deutsch Español Русский Français Italiano Ελληνικά Македонски Kapak Edici Fıkralar Українська Português Polski Svenska Nederlands Dansk Norsk Suomi Magyar Româna Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Kapak Edici Fıkralar

Kapak Edici Fıkralar

Bu kategorideki en yeni fıkralar
İdam edilmek üzere olan bir mahkuma:
- Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında:
- Bu olay bana ders olsun, demiş.
0 0
0
Mevlana Hazretleri, talebelerinin biriyle yürürken, yol kenarında birkaç köpeğin sarmaş dolaş uyuduklarını görürler.
Yanındaki talebesi:
- Güzel bir kardeşlik örneği, der. Keşke insanlar da bundan ibret alsa.
Mevlana, tebessüm ederek karşılık verir:
- Aralarına bir kemik atıver de, gör kardeşliklerini.
0 0
0
Dostlarından biri, Fransız kralı 15. Lui'ye:
- Majesteleri, demiş. Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü?
Hiç kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve seve öder.
Kral, alaylı alaylı gülerek:
- Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.
0 0
0
Şahabettin Süleyman, bir gün Ahmet Haşim'e:
- Üç günden beri zihnimde önemli bir fikir saklıyorum, dediğinde, Ahmet Haşim, onun fikir üretmedeki kısırlığını ima ederek şöyle demiş:
- Günahtır yahu, salıver gitsin şu fikri. Zavallıcık günlerden beri tek başına kim bilir ne kadar sıkılmıştır?
0 0
0
Yahya Kemâl, dostlarından birine:
- Bu akşam yemeği benimle yer misin? Diye sorunca, arkadaşı:
- Hay hay! Der. Çok memnun olurum. Hiçbir mazeretim yok!
Yahya Kemal gülümseyerek karşılık verir:
- İyi öyleyse, bu akşam size geliyorum.
0 0
0
Şair Nefibir toplantıda konuşurken, düşmanlarından biri içeri girmiş, fakat herkese selam verdiği halde kendisine:
- Merhaba canım! demiş.
Nefi durur mu? Hemen cevabı yapıştırmış:
- Derhal çıkıyorum.
0 0
0
Sokrat ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
- Haksız yere öldürüyorsunuz, diye ağlamaya başlayınca,
Sokrat:
- Ne yani, demiş. Bir de haklı yere mi öldürseydim?
0 0
0
Adamın biri bir rüya görür ve sabah kalktığında işe gider ve patronuna anlatmaya başlar;
- “ARİF bey ikimizde aynı yolcu uçağında seyir halindeyken ikimizde yuvarlanıp uçaktan düşüyoruz. Siz bal çukuruna ben ise bok çukuruna düşüyorum”,
Patron hemen atılarak.
- “O kadar olacak tabi ki sen bir işçi parçasısın ben ise patronum”
Adam hiç istifini bozmadan devam etmiş “Fakat ilginç yanı da bu ya, ikimizde birbirimizi yalayarak temizliyoruz”
0 0
0
Adımın biri Temel'e;
- Laz mısınız? demiş. Temel;
- Nereden anladın? demiş. Adam da;
- Kafanızı şapkanızın üzerinden kaşıyorsunuz da, demiş. Bu lafın üstüne Temel de;
- Pardon da sen g*tün kaşınınca pantolonunu mu çıkarıyorsun? demiş.
0 0
0
Adamın biri bir gün rüya görmüş ve gördüğü rüyayı bir rüya tabircisine gidip sormaya karar vermiş. Tabirciye gitmiş ve anlatmaya başlamış:
- Ya ben bi rüya gördüm ama o kadar kötü ki sorma gitsin. Önce bir ağaç gördüm ağaç mı desem, söğüt mü desem, çınar mı desem... Bi yeşillik gördüm yeşillik mi desem, çayır mı desem , çimen mi desem... Sonra bi su gördüm nehir mi desem, çay mı desem, dere mi desem...
Adamın her şeyi üç kez söylemesine sinir olan tabirci ona dönüp sinirle;
- Anladığım kadarıyla Allah senin belanı verecek ama bugün mü desem, yarın mı desem, öbür gün mü desem bilemedim
0 0
0
Koca Ragıp Paşa, sadrazamken bir gün ahbaplarına hitaben;
- Rüşvet almadığınıza yemin edebilir misiniz? dedikten sonra, oradakiler yemini billah ederek rüşvet almadıklarını söylerler. Mecliste meşhur Haşmet de vardı ve bir köşeye çekilmiş sessizce duruyordu.
Ragıp Paşa, - Haşmet, Rumeli de hayli mansıplarda bulundun. Sessizce durup yemin edemediğine bakılırsa bir hayli rüşvet almışa benzersin, deyince, Haşmet;
- Sultanım, Müslümanlar da yalan yere yemin edenler çatlar diye bir itikat vardır. Şimdi ben efendilere bakıyorum. Eğer çatlamazlarsa ben de yemin edeceğim, demiş.
0 0
0
İncili Çavuş, Osmanlı elçisi olarak Fransa Kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış.
Kral, bunları görünce dayanamayıp:
- Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı? diye sorunca, İncili Çavuş:
- Osmanlılar, adama göre adam gönderirler, cevabını vermiş. Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek.
0 0
0
Tarih biyografisi ve monografi sahalarında erişilmesi çok güç bilgisiyle, dünya çapında bir şahsiyet olan İbnülemin Mahmud Kemâl (İnal) a sormuşlar:
- Sizdeki bilginin çok azına sahip olmalarına rağmen sizden çok daha fazla tanınanlar var. Bunun sebebi nedir?
Şöyle cevap vermiş:
- Ben bilmek için öğrendim, onlarsa bilinmek için!
0 0
0
Tarihimizde “Kafkas kartalı” diye geçmiş bulunan İmam Şamil yüz binlerce Rus ordularını birkaç arkadaşıyla yıllarca uğraştıran kahramandır.
Üstat Şeyh Celaleddin Efendinin dizi dibinde Tarik-ı Nakşibendiyyenin âb-ı hayat pınarından kana kana içmek suretiyle menaviyatın zirvesine yükselirken, sol eliyle kullandığı kılıcıyla tek başına ordulara göğüs germek gibi bu dünyanın en büyük zevklerine de tatmaktan geri durmamıştır. Az bir kuvvetle uzun yıllar sürdürdüğü mücadelesini, esaretinden sonra aynı şekilde devam ettirmiştir.
Ruslara esir düştüğünde; Yemek esnasında, İmam Şamil'in iştahlı iştahlı yemek yediğini gören Çar'ın:
- Kumandan, bu iştahla beni de yiyeceğinizden korkuyorum, demesi üzerine etrafındakilerin kahkahaya boğuşları uzun sürmemiş Kafkas Kartalı:
- Çar hazretleri kaygılanmayınız. Ben elhamdülillah Müslümanım ve domuz eti yemem haramdır.
0 0
0
Bir gün bir tane çocuk varmış. Bu çocuk okula servis ile gidiyormuş. Ve servisçiye her gün şöyle diyormuş:
- Annem Göz Doktoru, Babam Diş doktoru olsaydı ben Beyin Cerrahı olurdum. Ertesi gün yine benzer şeyler söylemiş:
- Annem Müzik Öğretmeni, babam Resim Öğretmeni olsaydı, ben Beden Öğretmeni olurdum, gibisinden şeyler söylemiş. Bu diyalog iki ay böyle sürmüş ve servisçi artık bıkmış. Bu çocuğu artık okula taksi götürüp getiriyormuş. Aynı şeyleri Taksiciye de söylüyormuş. Taksici bir gün çocuğa:
- Annen namussuz, baban pezevenk olsa sen ne olurdun? Çocuk şöyle demiş:
- Taksici olurdum
0 0
0
Harun Reşid'in vezirlerinden biri, Behlül Dânâ'ya latife yollu takılarak:
- Müjde sana ey Behlül, Sultanımız seni, domuzlarla maymunlara çoban tayin etti, dediğinde, Behlül şu cevabı vermiş:
- Öyle ise kulaklarını aç da emirlerimi yerine getirmeye hazırlan.
0 0
0
Aristo yolda giderken oldukça yakışıklı bir adama rast gelir. Bir de konuşup da söylediği sözlerin, verdiği cevapların cahilane ve ahmakane olduğunu görünce der ki:
- Güzel bir ev. Keşke içinde adam otursaydı!
0 0
0
Picasso'nun sergisinde bir kadın, tablolardan birini ünlü ressama göstererek:
- Ben bu resimden hiçbir şey anlamadım, demiş.
Picasso kadına sormuş:
- Siz Çince biliyor musunuz hanımefendi?
- Hayır - Ama Çinceyi bir buçuk milyar insan konuşuyor ve anlıyor.
0 0
0
Görev yerinden dönen vali hazineye gidecek malları teslim ederken bazılarını ayırarak verince Hz. Peygamber;
Onları niye ayırıyorsun? diye sordu. Vali;
- Onlar bana verilen hediyeler, dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber;
- Sen vali olmasaydın o hediyeler verilir miydi? diyerek, onları da hazineye aldı.
0 0
0
  • Önceki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us