Skip to main content
Fransiz delikanli, Paris’in bulvar kafesinde oturmus, tipik kahvaltisini yapiyor. Kahve, kruvasan, ekmek, tereyag, recel Yan masaya agzinda cikleti ile tipik bir Amerikali turist oturmus, sohbet baslamis.
Amerikali:
- "O ekmegin hepsini yiyecek misin?"
Fransiz:
- "Tabii"
Amerikali : Biz yemeyiz, icinden biraz alir yeriz, kalan bir ficida toplanir,
Fabrikaya gider, kruvasan yapilir, Fransa’ ya satilir."
Fransiz cevap vermemis.
Amerikali:
- "Recel de yer misiniz?"
Fransiz (Ofkeli):
- "Tabii"
Amerikali : Biz meyveyi taze yeriz. Kabuklarini, cekirdeklerini, curumuslerini bir ficida toplar fabrikaya gonderir, recel yapar, Fransizlar’ a satariz."
Fransiz:
- "Peki siz kullandiginiz prezervatifleri sevistikten sonra ne yaparsiniz?"
Amerikali:
- "Atariz tabii"
Fransiz:
- "Biz atmayiz. Bir ficida icindekilerle biriktirir, fabrikaya gonderir, ciklet yapar, Amerika’ ya satariz!"
Japon, İtalyan ve Türk bir yarışmaya girerler.
Yarışma konusu şöyledir;
Bir odada kırışık bir gömlek, ütü ve bir kadın verdır, yarışmacılar kısıtlı bir süre içinde gömleği ütülemek ve kadını becermek durumundadır.
İlk italyan girer, bakar ki zaman yok gömleği bırakıp kadını becerir, dışarı çıkar, bekleyenlere:
- Üzgünüm başaramadım, bizde aşk işten önce gelir, der.
Japon içeri girer o da bakar ki zaman yok kadını bırakır göleği ütüler, dışar çıkar:
- Üzgünüm başaramadım, bizde iş aşktan önce gelir, der.
Türk içeri girer bakar zaman yok ütüyü kadının eline verir, kadın ütü yaparken bizimkisi de kadını becerir, dışarı çıkar:
- Üzgünüm, der, bizde hep çalışanı sikerler…
CIA, Rusya"da bir kasabaya casus yerlestirecek, cevrede Ruslar"in nukleer arastirma merkezleri var. Ama oyle bir casus olacak ki, tipki bir Rus gibi…
Once Amerika"da, Rusya"daki kasabanin bir benzeri yapilmis, yuzlerce kisi arasindan secilen casus adayi, yillarca bu yapma kasabada yasamis… Rusca"yi o bolgenin lehcesiyle ogrenmis… Ruslar ne yer, nasil icer,nasil sakalasir, nasil kizar, hepsi en ufak ayrintisina kadar ogretilmis ve zamani gelince bir imtihandan gecirilip, ucakla kasabanin cevresine atilmis. Amerikali casus, kasabaya adimini atar atmaz, eliyle koymus gibi meyhaneyi bulmus, dalmis iceri, herkesi Rus uslulu selamlamis ve meyhaneciye votka soylemis… Meyhanede de fazla kisi yokmus, biraz sonra ondan baska kimse kalmamis…
Meyhaneciyle oradan, buradan, sagdan soldan konusmaya baslamislar, vakit gecmis, meyhaneci casusun omuzuna elini atmis!
"Haydi Co, kalkip karakola gidelim, seni teslim edeyim." Amerikan casus sasirmis, ama bakmis kurtulus yok, kacamayacak, yola cikmislar…
Amerikali dayanamamis, sormus:
"Сок merak ediyorum, benim Amerikali oldugumu nasil anladin? O kadar guzel Ruslasmistim ki !"
Meyhaneci gulmus:
"Her seyin tamam olmasina tamam da, bizim buralarda pek zenci Rus bulunmaz !"