En son şakalar

Mehmet er olarak askerliğini yapmaktadır. Ve komutan her gün Mehmet'i 10 km uzaktaki şehir merkezine yürüyerek gönderir ve kendisine günlük bir Sözcü gazetesi aldırır. Mehmet her gün şehir merkezine yürüyerek gider ve öğleden sonra saat 15:00'e doğru da kışlaya geri gelerek komutanına aldığı gazeteyi verir. Aradan 10-15 gün geçer ve Mehmet her gün aynı işlemi yapmaktadır. Bir gün Mehmet bu kadar uzun yolu her gün gitmeye dayanamaz ve şehre gazete almaya gittiğinde aynı Sözcü gazetesinden 4 adet alır ve karargaha geri döner ve komutana gazetelerden bir tanesini verir. Diğer 3 gazeteyi de kendisinde saklar.
2. Gün Mehmet sanki şehre gitmiş gibi yapar ve garnizonda sote yerlerde oyalanır ve öğleden sonra saat 15:00'e doğru dün aldığı Sözcü gazetelerinden birisini daha komutana verir.
3. Gün Mehmet şehre gitmez ve öğleden sonra saat 15:00'e doğru komutanın yanına giderek aldığı gazetelerden bir tanesini daha verir.
4. Gün de aynı şeyi yapar ki; komutan Mehmet'e hışımla seslenir ve der ki:
- Sen bu gazetelere gelirken göz gezdiriyor musun, bakıyor musun? Mehmet endişe ve korkuyla;
- Hayır komutanım, hiç bakmıyorum, der. Komutan tebessüm ederek Mehmet'i yanına çağırır ve der ki;
- Gel o zaman sana komik bir şey göstereyim, geri zekalı bir şoför, 3 gündür aynı araba ile aynı ağaca çarpıyor... Bak 3 gündür gazetede adamın da, çarptığı arabanın da ağacın da resimlerini koyuyorlar, der.
Kadın matematik öğretmeni dersinde öğrencilere sorar:
- Bir ağacın dalında 7 tane kuş var. Bir taş attım, iki tanesini vurdum. Geriye kaç tane kuş kalır?
Bir öğrenci parmak kaldırır ve cevap verir:
- Hiç kuş kalmaz öğretmenim, çünkü diğer kuşlar korkudan uçup gider.
Öğretmen gülümser:
- Hayır. Doğru cevap beş olacaktı ama bakış açını sevdim.
Öğrenci duruma çok bozulur ama pek göstermez. Ders devam ederken tekrar parmak kaldırır:
- Bir soru da ben sorabilir miyim?
Öğretmen izin verir.
- Sokakta üç kadın dondurma yiyerek yürüyor. Biri dondurmasını yalıyor, diğeri ısırıyor, diğeri de emiyor. Kadınlardan hangisi evlidir?
Öğretmen şaşırır, kızarıp bozarır ama cevap da vermek zorundadır:
- Hmm... Şey.. Yalayan?
Öğrenci yanıtlar:
- Hayır, parmağında alyans olan. Ama bakış açınızı sevdim.
Bir bayanın yatak odasındaki gardırop bozuktur. Evin yanında bulunan istasyondan tren geçince kapağı açılmaktadır. Bunun için bir gün bir marangoz çağırır. Marangozu yatak odasına götürür ve dolabı gösterir. O anda bir tren geçer ve gardırobun kapağı kendiliğinden açılır. Marangoz menteşelere, kilide bakar. Hanımefendi buradan gardırobunuzun nesi olduğunu anlayamadım. Şimdi ben içine gireyim ve siz kapağı kapatın, böylece ben içeriden bakarım belki böyle anlarım der. Marangoz içeri girer, kadın kapağı kapatır. O anda kapı çalar. Kadın kapıyı açar. Kadının kocası gelmiştir. Kocası doğru odasına gider ve üstünü çıkarıp asmak için gardırobunu açar. Bir bakar ki gardıropta bir adam. Kızarak adama bağırır.
- Ne işin var senin burada? Der. Marangoz korkmuş bir vaziyette cevap verir.
- Şey beyefendi ne desem ki, şimdi size burada tren bekliyorum desem inanır mısınız?