Karada savaş bütün şiddetiyle sürerken ,uçaklar indirme yapıyormuş. Temel savaş alanına paraşütle süzülerek iniyormuş. İnerken bir de ne görsün ? Hemşerisi Dursun , paraşütsüz yukarı doğru yükseliyor. Tam hizasına gelince " Ula Dursun " diye bağırmış :- Biz atlayış yaparken ,sen nereden geliyorsun ? Dursun cevap vermiş :- Cephanelikten!.. 0 0 0
Iki sarışın, anahtarları içeride unuttukları için bir arabanın kapısını telle açmaya çalışırlar.Biri diğerine "çabuk ol, yağmur başladı, ıslanıyorum" der.Diğeri yanıtlar:"Ne farkeder? İçerde de ıslanacaksın, arabanın üstü açık." 0 0 0
Temel askerdeAskerde Temel’i komutan çağırır. Der ki;- Oğlum söyle bakayım İslamın şartı kaçtır?Temel cevap verir. Der ki "40.” Komutan basar ona dayağı. Ağzı burnu kana boyanır. Çıkar dışarı, Dursun onu görür ve sorar:- Oğlum ne oldi sağa? Temel der ki:- Komutan sordi bana islamun şartı kaçtur, 40 dedum bastı bağa dayaği. Dursun da der:- Oğlum sen hasta misun? Giт komutanın elini op. De ki Özür dilerum islamın şarti 5' tur. Temel de:- Asıl sen hastasun. Adam 40'ı kabul etmiyi 5'i nasi kabul etsun, der. 0 0 0
Mehmet er olarak askerliğini yapmaktadır. Ve komutan her gün Mehmet'i 10 km uzaktaki şehir merkezine yürüyerek gönderir ve kendisine günlük bir Sözcü gazetesi aldırır. Mehmet her gün şehir merkezine yürüyerek gider ve öğleden sonra saat 15:00'e doğru da kışlaya geri gelerek komutanına aldığı gazeteyi verir. Aradan 10-15 gün geçer ve Mehmet her gün aynı işlemi yapmaktadır. Bir gün Mehmet bu kadar uzun yolu her gün gitmeye dayanamaz ve şehre gazete almaya gittiğinde aynı Sözcü gazetesinden 4 adet alır ve karargaha geri döner ve komutana gazetelerden bir tanesini verir. Diğer 3 gazeteyi de kendisinde saklar.2. Gün Mehmet sanki şehre gitmiş gibi yapar ve garnizonda sote yerlerde oyalanır ve öğleden sonra saat 15:00'e doğru dün aldığı Sözcü gazetelerinden birisini daha komutana verir.3. Gün Mehmet şehre gitmez ve öğleden sonra saat 15:00'e doğru komutanın yanına giderek aldığı gazetelerden bir tanesini daha verir.4. Gün de aynı şeyi yapar ki; komutan Mehmet'e hışımla seslenir ve der ki:- Sen bu gazetelere gelirken göz gezdiriyor musun, bakıyor musun? Mehmet endişe ve korkuyla;- Hayır komutanım, hiç bakmıyorum, der. Komutan tebessüm ederek Mehmet'i yanına çağırır ve der ki;- Gel o zaman sana komik bir şey göstereyim, geri zekalı bir şoför, 3 gündür aynı araba ile aynı ağaca çarpıyor... Bak 3 gündür gazetede adamın da, çarptığı arabanın da ağacın da resimlerini koyuyorlar, der. 0 0 0
Diktatör general askerleri ile yolda giderken askerlerden biri hapşırmış. Diktatör arkasını dönüp;- Kim hapşırdı? Demiş. Askerler korkudan bir şey söyleyememiş.Diktatör bunun üzerine birinci sırayı kurşuna dizmiş.Sonra yola devam etmişler biraz sonra yine bir hapşırık sesi gelmiş.Diktatör kim hapşırdı deyince yine korkudan kimse kimin hapşırdığını söyleyememiş.Bunun üzerine diktatör ikinci sırayı kursuna dizmiş.Biraz sonra yine birisi hapşırmış.Diktatör arkasına dönüp sormuş kim hapşırdı deyince. Bir asker ben hapşırdım demiş. Diktatör general askere dönüp:- Çok yaşa, demiş. 0 0 0
Komutan bir gün askerleri sıraya diziyor ve okuma bilenler ve bilmiyenleri ayırıyor.Bilenlerin bilmeyenlere öğretmesini istiyor ve bir hafta zaman veriyor.Okumayı öğrenenlere de benden bir hafta izin diyor ve bir hafta sonra komutan askerleri bir kara tahta önüne topluyor ve tahtaya kaplumbağa yazıyor ve hadi okuyabilen var mı diyor ama kimseden ses soluk yok.Komutan hadi size bir şans daha diyor ve size yazdığım kelimenin resmini çizeceğim diyor ve kafasını, ayaklarını, kabuğunu falan çiziyor ve hemen askerlerden biri atlıyor.Komutanım ben buldum okuyabilir miyim diyor ve komutan tabii ki diyerek hadi oku bakim diyor ve (asker heceleyerek) tos-ba-ğa diyor. 0 0 0
Futbolcu Temel yeni bir kulübe transfer olmuş. Kendisiyle yapılan röportajda:- Şimdi yedekte kalmak içun çalişayrum.- Herhalde takıma girmek için demekIstediniz?- Yoo yedekte kalmak içun.- Nası yâni?- Maçlari rahat seyretmek içun daa.. 0 0 0
Mahalleli kahvede oturmuş aya gitme meselesini konuşurken Temel lafa atıldı:- Ben Güneşe gideceğum.Arkadaşları itiraz etti:- Güneş cayır yanayi, gidemezsun!Temel:- Pen akşam serinliğunda cideceğum da... 0 0 0
Dalgın Temel habire ceketini arıyordu.Arkadaşları uyardı:- Üstünde yaTemel sakinleşti.- Uy uşaklar, söylemeseydinuz bu soğukta ceketsuz cidecektum da!.. 0 0 0
Nasrettin Hoca, bir gün zengin bir adamın cenazesinde hem tabutun yanında yürüyor hem de sesli sesli ağlıyormuş. Cenazeye katılanlardan biri onu teselli etmek için yaklaşmış.- Merhum akraban mıydı?Hoca cevap vermiş:- Yok akrabam değildi, ben de ondan ağlıyorum ya! 0 0 0
Adamın evine kedinin biri dadanmış. Bir gün adam kediyi almış, ormanlık bir alana götürüp bırakmış. Sonra eve gelmiş.Biraz sonra kedi çıka gelmiş.Adam tekrar denemiş. Fakat sonuç aynı.En son kediyi çok uzak ve yolları oldukça karışık bir yere bırakmış. Eve dönerken kendisi yolu karıştırmış.Aramış aramış evin yolunu bulamamış.Evi telefonla aramış:- Hatun, kedi geldi mi?- Evet geldi.- O şerefsiz kediye söyle; gelsin beni alsın. 0 0 0
Kalabalık bir aile, bir kış günü arabalarına doluşup yola çıktılar. Yollar hem karlı hem de çok kaygandı. Evlerinin birkaç yüz metre ilerisindeki tepeyi aşmak üzereyken, araba kaydı ve yarım daire çizerek geldikleri yöne geri döndü.Biraz sağır olan büyük anne dışında herkes korkudan tir tir titriyordu. Büyük anne ise oturduğu yerde sabırsızlıkla sızlandı:- Yine mi bir şey unuttunuz?.. 0 0 0
Kadın, kürkçü dükkanına girer ve sorar:“Vitrindeki tilki kürkü gerçekten yağmur geçirmiyor mu?”Dükkan sahibi cevap verir:“Elbette geçirmiyor. Siz hiç şemsiyeyle dolaşan tilki gördünüz mü?” 0 0 0
Dursun’la Temel, bebeklerini parkta dolaştırıyorlardı.Dursun 12 aylık bebeği yürüyor, Temel’in 22 aylık bebeği ise kucakta..- Övünmek cibi olmasun benimçi çok akillidur, dedi Dursun.Temel’in cevabı daha bi gariptir:- Benimçi daha akilli daa! 20 aylik oldu hala kendini taşıtayi... 0 0 0
В класната стая учителката пита Иванчо: Иванчо в час по математика. Little Johnny... The Way You Think школа. идет урок математики. учительница: - дети, а теперь решите... Μου αρέσει ο τρόπος που σκέφτεστε... Τρόπος σκέψης Μου αρέσει ο τρόπος που σκέφτεσαι... A teacher is teaching a class and she sees that Johnny isn't paying attention, so she asks him, Little Johnny was doing his work in math class, when his teacher chose him to answer a question. Στην τάξη του Τοτού έχουν μαθηματικά. Ρωτάει η δασκάλα: A little boy is in school working on his arithmetic. Na sala de aula a Professora ( P ) pergunta para o Joãozinho ( J ): Lehrerin zu Fritzchen im Matheunterricht, "Was ist 5 - 2?" Fritzchen weiß es nicht, also will ihm die Lehrerin es veranschaulichen. "Also pass auf, 5 Vögel sitzen auf einer Stange, und du erschießt 2 davon, wie viele bleiben sitzen?" Fritzchen: "Keiner, die anderen fliegen weg." Lehrerin: "Das... "Une prof dit à son élève : « Il y a 3 oiseaux sur un banc. Je prends un fusil, et je tire sur 1 oiseau. Combien restera-t-il d’oiseaux sur le banc ? » L’élève répond : « Aucun car au coup de fusil les autres oiseaux auront peur donc ils s’envoleront. » Le prof répond : « Ce n’est pas la bonne... I skolan frågar fröken: - Det sitter fem kråkor på en gren. Du skjuter en, hur många sitter kvar? Pelle svarar: - Inga. - Ja, sa fröken jag hade tänkt fyra men jag förstår vad du menar. Pelle... Die Lehrerin im Unterricht: „Wenn auf einem Ast drei Vögel sitzen und ich einen abschieße, wie viele sitzen dann noch dort?“ Meldet sich Fritzchen: „Gar keine, Frau Lehrerin!“ – „Aber wieso denn?“... Trois femmes sont sur la plage, elles mangent toutes les trois une glace. Mais elles ont une manière différente de la manger. La première la suce; La deuxième l'avale; La troisième la mord.... Jantje zit op school, vraagt de lerares aan hem: "Jantje er zitten vier vogels op een hekje. Komt er een jager aan en die schiet er een vogel af. Hoeveel vogels zitten er daarna nog op het hekje?... Öğretmeni Ali'ye sormuş;''Ağacta 5 kuş var birini vurdum,geriye kaç kuş kalmıştır.'' Ali ''Kalmaz öğretmenim,hepsi gürültüden uçar,demiş'' Öğretmeni ''Hayır dersimiz matematik ama düşünüş biçimini... A teacher asks her class, "If there are 5 birds sitting on a fence and you shoot one of them, how many will be left?" She calls on little Johnny. "None, they all fly away with the first gunshot."... Kalles lärare frågade en Kalle. - Om det finns 5 fåglar på en telefonledning och en jägare skjuter ner 2. Hur många är det kvar? - Inga. - Njae... Rätt svar är 2, men jag förstår hur du tänker. -... Fröken frågar Olle: - Det sitter tre fåglar på en gren, du har ett luftgevär och skjuter en, hur många sitter det då kvar? Olle tänkte och svarade: - Ingen! Fröken frågade hur han tänkte då.... Eine Lehrerin beschließt die Intelligenz ihrer Schüler zu testen. Sie fragt Fritzchen: Wenn auf einem Zaun zwei Vögel sitzen, und ich schieße zweimal, wie viele sind dann tot? Fritzchen: Einer. Die... Het is tijd voor de rekenles en de juffrouw vraagt aan Jantje: "Er zitten 6 vogels op een hek, een jager schier er 2 dood hoeveel vogels blijven er over?" "Geen één juffrouw, de anderen vliegen... Урок у школі. Вовочка дивиться у вікно і бачить, що у скверику сидять дві молоді жінки і їдять морозиво. Вовочка піднімає руку і каже: - Марія Іванна, можна запитання? Як ви думаєте, яка з цих... La maestra in aula: “Vi pongo un problema: sul ramo di un albero ci sono otto uccellini; arriva un cacciatore, spara e ne abbatte tre; quanti uccellini rimangono? Prova tu, Giuseppe”. E Giuseppe:... Der Lehrer stellt seinen Schülern eine Frage: Es sitzen 10 Spatzen auf dem Zaun, einen schieße ich ab. Wie viele bleiben? Alle Schüler rufen laut: „Keiner“ . Lehrer: „Richtig“. Schüler: „Dürfen wir... La maitresse interroge toto : - Il y a 3 oiseaux sur un fil, un chasseur en dégomme un, pan ! Combien en reste t il ? - zéro ! repond toto. - Pourquoi dit la maîtresse ? - Parce qu'avec le bruit... Matematika óra. A tanárnő kérdezi a gyerekeket: - Gyerekek! Három veréb ül a villanydróton. Ha az egyiket lelőjük, hány veréb marad a fán? Pistike jelentkezik. - Szerintem egy sem. - Miért nem,... Matekórán a tanárnő feltesz az osztálynak egy kérdést: - Gyerekek, mi történik, ha ül 3 galamb a fán és lelövünk onnan egyet? Pistike majd kiesik a padból úgy jelentkezik, tanárnő fel is szólítja:... Pani w szkole pyta dzieci: - Dzieci, kim chcecie być w przyszłości? Mariola się zgłasza i mówi: - No ja to bym chciała być lekarzem. - A Ty Jasiu? - pyta pani. - Pani profesor - odpowiada Jaś - ja... Læreren: Der sidder 4 fugle på en gren i et træ. Så kommer der en jæger og skyder den ene. Hvor mange er der så tilbage? Peter: Ingen, for de andre flyver væk. Læreren: Nu har vi altså matematik,... La ora de matematica invatatoarea ii intreaba pe copii: - Trei vrabii stau pe o craca. Pe una o impuscam. Cite ramin atunci pe craca? - Nici una, pentru ca celalalte isi iau zborul. - Matematic nu... Toto à l’école écoute avec attention le problème posé par la maîtresse : - « Trois oiseaux sont posés sur un fil, un chasseur tire avec son fusil et en tue 2. Combien en reste-t-il ? » Toto, sûr de... La maestra: Bambini oggi faremo un esercizio di matematica. - Su di un albero ci sono 10 uccelli; arriva il cacciatore e ne ammazza uno. Quanti uccelli rimangono? Pierino: - Nessuno signora... Matek óran a tanítónéni a következő feladatot adja a gyerekeknek : - Van három bagoly az ágon, jön a vadász lelő egyet hány marad? Móricka esik ki a padból úgy jelentkezik, a tanitónéni... Hodina. Učitelka: „Tak, děti, každý z vás má nějakého koníčka, třeba něco sbíráte. Co sbíráte, děti?” Děti: „Já, prosím, ubrousky.” „Já angličáky.” „Já tácky od piva.” „Já primeráky.” Pepíček: „Já... Ο Τοτός ήταν στο σχολείο και η δασκάλα έκανε μαθηματικά. Ρωτάει η δασκάλα την Ελενίτσα: - « Ελενίτσα αν κάθονται τρία πουλάκια στο δέντρο και ρίξεις μια πέτρα στο ένα πόσα θα σου μείνουν? Δυο... Im Mathe-Unterricht fragt die Lehrerin den kleinen Otto: "Otto, drei Tauben sitzen auf einer Mauer, eine fliegt weg, wieviele Tauben sitzen denn dann noch auf der Mauer?" Otto antwortet: "Keine... Skolotāja jautā Pēterītim: - Uz koka sēž 5 vārnas, mednieks nošauj 2, cik vārnu paliek? - Neviena, jo visas izbijās no šāviena trokšņa! - Nu, īstenībā palika 3, bet man patīk tavs domu gājiens.... Kadın matematik öğretmeni dersinde öğrencilere sorar:- Bir ağacın dalında 7 tane kuş var. Bir taş attım, iki tanesini vurdum. Geriye kaç tane kuş kalır?Bir öğrenci parmak kaldırır ve cevap verir:- Hiç kuş kalmaz öğretmenim, çünkü diğer kuşlar korkudan uçup gider.Öğretmen gülümser:- Hayır. Doğru cevap beş olacaktı ama bakış açını sevdim.Öğrenci duruma çok bozulur ama pek göstermez. Ders devam ederken tekrar parmak kaldırır:- Bir soru da ben sorabilir miyim?Öğretmen izin verir.- Sokakta üç kadın dondurma yiyerek yürüyor. Biri dondurmasını yalıyor, diğeri ısırıyor, diğeri de emiyor. Kadınlardan hangisi evlidir?Öğretmen şaşırır, kızarıp bozarır ama cevap da vermek zorundadır:- Hmm... Şey.. Yalayan?Öğrenci yanıtlar:- Hayır, parmağında alyans olan. Ama bakış açınızı sevdim. 0 0 0
Fonksiyonlar bir gün bir seminer tertiplemişler. Seminere birkaç fonksiyon katılmış. Her fonksiyon özellikleri hakkında bilgiler vermeye başlamış.Derken içlerinden biri kapıya bakarak aniden bağırmış.- Dikkat türev geliyor! Hepsi apar topar kaçmaya başlamışlar.Ancak e˟ hiç istifini bozmamış. Türev ağır adımlarla içeri girmiş ve tek başına oturan fonksiyonu görüp.- Sen benden korkmuyor musun? Demiş.Hayır, ben e˟ im diye yanıtlamış kendine güvenen bir edayla.- Yaa! Demiş türev ve devam etmiş.- Peki, sana benim x'e göre türev alacağımı kim söyledi? 0 0 0
Köylünün biri oğlunu şehirden evermiş. Oğlan bir süre sonra şehre taşınmış. Kendine göre iş bulup çalışıyormuş. Bu arada bir de erkek çocuğu olmuş. Adam hem pazardan masrafını almak hem de torununu görmek için şehre gitmiş. Tabi gelirken heybesini hediyelerle doldurmuş. Her ne yaptıysa gelinine yaranamamış. Şehre indiğinde doğruca oğlunun evine gitmiş. Daha eve girerken gelininin memnun olmadığı belli oluyormuş. Odaya geçmişler. Adam torununu kucağına alıp severken bir ara gelin:- Oğlumun dedesi geldi, gelmeden gidesi geldi, demiş.Adam çok içlenmiş, öfkelenmiş ama sezdirmemeye çalışmış. O da:- Dedesinin adı Durali, bugünde buralı, yarında buralı demiş.” 0 0 0
Teyzesi küçük Aylin'e bi miktar para verir. Annesi Aylin'e;- Kızım, teyzene bir şey söylemen gerekmiyor mu?Aylin susmaya devam eder. Annesi;- Ben babandan para alınca ne diyorum kızım? der. Aylin'in gözleri parlar ve teyzesine dönerek;- Hepsi bu kadar mı? 0 0 0
Troublesome Train Der neue Einbauschrank Η ντουλάπα και το τρένο . Μια νοικοκυρά Ο μαραγκός. Жили муж с женой на первом этаже. Уехал муж в командировку. Жена решила ему сделать сюрприз: купила шкаф. Привезла покупку домой, а собрать не может. Позвала на помощь соседа. Одна женщина вызвала слесаря: - Понимаете, - говорит, - у меня что-то со шкафом случилось. Как по улице трамвай пройдет, двери слетают с петель. Может, петли подварить надо или укрепить, или вообще заменить? Слесарь снял туфли, залез в шкаф и стал ждать трамвая, чтобы понять, в чем же тут дело.... Uma senhora comprou um novo armário para seu quarto. Depois que ele foi montado, ela notou que toda vez que passava um ônibus na rua, as portas do armário se abriam. Chamou o marceneiro e pediu que... En kvinna köper en garderob på Ikea. Hon kommer hem och sätter ihop det och ställer det i rummet. Efter en stund kör en buss förbi utanför fönstret och då faller garderoben ihop. Förvånad sätter... A fiatal házasok vesznek egy összerakható szekrényt. Hazaviszik, a férj elmegy dolgozni. A feleség összerakja a szekrényt, nézi, nézi, amikor elmegy az utcán a villamos, a szekrény pedig hopp,... Den unga frun klagade hos hyresvärden: - Varje gång tåget går förbi så skakar hela huset så jag ramlar ur sängen. Pröva själv så får ni se! Värden suckar och lägger sig i sängen. Då kommer mannen i... Een aantrekkelijk vrouw heeft een mooie kledingkast gekocht bij Ikea. Na een paar dagen belt ze de meubelzaak en klaagt dat de kast een paar keer per dag spontaan in elkaar stort. Een mannetje van... Bir bayanın yatak odasındaki gardırop bozuktur. Evin yanında bulunan istasyondan tren geçince kapağı açılmaktadır. Bunun için bir gün bir marangoz çağırır. Marangozu yatak odasına götürür ve dolabı gösterir. O anda bir tren geçer ve gardırobun kapağı kendiliğinden açılır. Marangoz menteşelere, kilide bakar. Hanımefendi buradan gardırobunuzun nesi olduğunu anlayamadım. Şimdi ben içine gireyim ve siz kapağı kapatın, böylece ben içeriden bakarım belki böyle anlarım der. Marangoz içeri girer, kadın kapağı kapatır. O anda kapı çalar. Kadın kapıyı açar. Kadının kocası gelmiştir. Kocası doğru odasına gider ve üstünü çıkarıp asmak için gardırobunu açar. Bir bakar ki gardıropta bir adam. Kızarak adama bağırır.- Ne işin var senin burada? Der. Marangoz korkmuş bir vaziyette cevap verir.- Şey beyefendi ne desem ki, şimdi size burada tren bekliyorum desem inanır mısınız? 0 0 0
Bir gün bir profesör kürsüye çıkacakken birisi hıyar atmış. Profesör hiç moralini bozmadan kürsüye çıkıp hıyarı sallayarak.- Birisi kimliğini düşürdü sanırım demiş 0 0 0