Skip to main content
Delikanlı uçakta güzel bir sarışının yanına düşmüş. Hemen sarkmış sarışına, "yan yana otururken muhabbet edilirse seyahat çok kısa sürer, hadi konuşalım" demiş. Sarışın okuduğu kitabı yavaşça kapatarak, "ne üzerine konuşmak istersin" demiş. Delikanlı, "valla bilmem ki. Mesela nükleer enerjiye ne dersin" sarışın, "enteresan bir konu, olabilir, ama önce sana bir soru sorayım. At, inek ve geyik aynı şeyi yerler. Yani ot. Ama çıkartırlarken geyik küçük parçalar halinde, inek lappadanak parçalar halinde, at da pişmaniye topları gibi çıkartır. Neden olduğunu biliyor musun" delikanlı, "valla en ufak bi fikrim yok" demiş. Bunun üzerine sarışın, "bi boktan anlamazken nükleer enerjiyi nasıl tartışabileceğini zannediyorsun" demiş.
Bir Makine Mühendisi, bir elektrik mühendisi ve bir bilgisayar mühendisi bir gün eski bir araba ile yola çıkmışlar.
Issız bir otobandan geçerken, araba aniden durmuş, baktılar çalışmıyor, Makine Mühendisi:
- "Ben şimdi hallederim!" diyerek atılmış, önce arabanın altına yatmış, kaputu açmış, bir kaç girişi sıkıştırıp, bir kaç yere çekiçle filan vurmuş ama tık yok!
Başı eğik arabaya geri dönmüş. Bunun üzerine elektrik mühendisi atılmış hemen, o da elektrik girişlerini, sigortaları kontrol etmiş, kablolarla oynamış ama hareket yok!
Bunun üzerine ikisi birden dönüp, bilgisayar mühendisine bakmışlar. Sıranın kendisine geldiğini anlayan bilgisayarcı,
"Eeee şey, arabadan bir çıkıp tekrar girsek?" (Bilgisayar mı sandın!!!. Resetleyip tekrar girince araba çalışsın )