Erzurumlu genç kız arkadaşıyla gezerken çiçekcinin önünden geçerler kız:- “Aşkım ne kadar güzel güller kırmızı, kırmızı lütfen bana bir gül alırmısın? “ der.Genç Dadaş ise:- “ Nedacahsan cülü bi kilo elma alimda yiyah” der. 0 0 0
Erzurumun son halk hikayecisi Behçet Mahir hastadır, Edebiyat Fakültesi Halk Edebiyatı hocaları hasta yoklamaya giderler. Kalabalık hoca grubuyla aniden karşılaşan ev halkı telaşlanır. Ancak Behçet Mahirin karısının oralı olmaya hiç niyeti yoktur.- “Ana! Neydececeyığ, bak bir sürü pirofosor gelmişler”Diyen kızına telaşlanmaya gerek olmadığını şu sözlerle açıklar:- “Di get! Pirofosor dedeğin ne çi? Behçetin yalanlarını yazir, yazir pirofosor olirlar” 0 0 0
Adamın biri Erzurum`dan köye giderken bir şişe içki alır köye gider. Köyde yaşlı anası sorar:- “Ola oğul bu nedir?”- “Ana bu romatizma ilacıdır, sakın elleme ha.” der.Aradan bir zaman geçer anasının ayakları ağrımaya başlar aklına gelir, oğlunun şehirden getirdiği ilaca bakar ve alır rakıyı, bir yudum, iki yudum derken bayağı içer. Tandır başına gider eleği alır başlar un elemeye; o sırada oğlu gelir bakarki anası unu yerlere rastgele elemektedir.- “Ana neydirsen? Unu dışarıya elirsen önündeki tekneye elesene!”- “Ola oğul anan için bögün her taraf teyne.” 0 0 0
BİR GENELGE İLE İSTANBULDAKİ BÜTÜN ERZURUMLULAR MEMLEKETLERİNE GÖNDERİLECEKMİŞ. POLİS HER YERDE ERZURUMLU ARIYORMUŞ. BİZİM ERZURUMLU ARKADAŞLARINA SİZ MEMLEKETE GİDİN BEN BURADA KALACAĞIM DEMİŞ. HERKES GİTMİŞ BİZİMKİ KALMIŞ.BOĞAZ KÖPRÜSÜNDE POLİS KONTROL YAPIYORMUŞ. BİZİMKİNİ DURDURMUŞLAR.KONTROLDEN SONRA POLİS SORMUŞ.- NERELİSİN SEN?- İSTANBULLUYAM.POLİS İNANMAMIŞ TABİ…KENDİNCE UFAK BİR SINAVA TABİ TUTMUŞ VATANDAŞI.- MADEM İSTANBULLUSUN TOPRAK DE BAKİM.- TORPAAAAK.- YAPRAK DE BAKİM.- YARPAAAAK.- KÖPRÜ DE.- KÖRPÜÜÜÜÜÜÜDEMİŞ. YÜRÜ MEMLEKETE.2 GÜN SONRA KAHVEDE ARKADAŞLARI BİZİMKİNİ GÖRÜR. ULA NE OLDU DİYE SORARLAR. BİZİMKİ DERKİ.- BANA DEDİÇİ TORPAK DE, DEDİMYARPAK DE, ONUDA DEDİMHERHAL O KÖRPÜ VARYA KÖRPÜ ONU DİYEMEDİM. 0 0 0
Teyo pehlivan, Hasankale’de düzenlenen resmi güreşe çıkar. Rakibi Maraş’lı biridir, Maraş’lı pehlivan bizimkini yener, hakem Hasankale’li olduğundan taraf tutar yenilgiyi saymaz.Tekrar güreşirler Maraş’lı tekrar yener bu kez kule hakemleri kabul etmez. Maraş’lı pehlivan bu duruma kızar, güreş başlar başlamaz Maraşlı pehlivan bizimkini öyle bir yere çalar ki…Iki omuzu yerde olan Teyo pehlivanın göğsüne oturur ve derki:- “Şimdide mi yenilmedin?”Teyo gayet pişkin cevap verir:- “Ben ne bilim onrara sor….” 0 0 0
Erzurumlu harmanını kaldırmış, ekinini kurutuyormuş.Öğleden sonra gökyüzü kararmaya başlamış.- ”Allah’ım, ne olirsen ekinim gurumadan yagmurunu yagdirma! ”- ”Allah’ım, birkaç gün daha yagmurunu yagdirma, ne olirsen” diye dualar edip durmuş.Ekini kurudu kuruyacak.Akşam üzeri, son yarım saatte bir yağmur bir bora.Tüm ekini çürümüş.O hırsla eve gelmiş, bir de bakmış ki; eşşeği de yıldırım çarpmış.Bu olay erzurumlu’nun içine oturmuş ama bir şey de yapamamış.Zaman geçmiş, ramazan ayı gelmiş.Ilk gün niyetlenmiş erzurumlu.Iftara tam yarım saat kala, bir sigara çıkartıp yakmış.Ilk nefesini şöyle bir güzelce çekmiş ve gökyüzüne bakarak üflemiş.- ”Nasıl? illet oliysen şimdi degil mi?” demiş ve eklemiş:- ”Ölen eşegi de gurbana saymazsam şerefsizim…” 0 0 0
Erzurumlu bir imam, köyde dul bir hatuna göz koymuş."Ulan ne yapsak da hatuna yaklaşabilsek" diye düşündüğü bir gün camiden çıkışta köy medyanında bir at arabası görmüş.At arabasının arkasında bu hatun bir başına oturuyormuş.Imam hemen at arabacıyı bulup, arabanın başına getirmiş ve.- Sür ula sür at arabacı! demiş.- Nereye sürem la imam efendi?- Kasabaya.- Kasabada niideceeek?- Müftü bekler ula, sür hele!At arabacı atı dört nala sürmeye başlamış. imam da arkada hatunun üstüne atlamış.Tam birleşme anında at arabası devrilmiş ve imam ve hatun arabanın altında kalmışlar.Olayı haber alan köy halkı hemen kaza mahalline intikal etmişler.At arabasını kaldırınca bir de ne görsünler, imamın kamışı hatunun içinde!Köylü hemen "ula ayıp değil mi imam efendi, ula küünah değil mi bu yaptığın?" diye söylenirlerken, imam efendi pişkin pişkin cevap vermiş:- Allah korudu, allah korudu, yaa cözüne cireydi?!. 0 0 0
Erzurunlu kadına komşusu olan kadın sormuş.- Kız senin kocan ne kadar çirkin demişErzurumlu kadın cevap verir.- Viiiş kız bunada şükür babamın evinde buda yoktu demiş. 4 0 0
Bir gün bir adam hastanete gitmiş doktora demiş ki:- Ula doktor bende unutkanlık hastalığı var, demiş.Doktorda:- SSK lımısınız ?, demiş.Adamda:- Yok erzurumluyum ,demiş.- Şu ilaçları alın, demiş.1 saniye sonra aynı adam gelip aynı şeyleri demiş.Doktor:- Siz demin gelmemişmiydiniz? demiş.Adam:- Ne zaman, demiş.Doktor ise:- Vıiyy,demiş. 5 0 0
Zamanın birinde Erzurum'dan bir grup Hacca gitmek için yola çıkmışlar. Van'a gelmişler. Van'ın bir köyünde konaklamaya karar vermişler. O köyün de imamı yokmuş. Köylüler aralarında konuşmuşlar ve Erzurum’dan çıkıp hacca giden bu topluluktan birini imam yapmaya karar vermişler.Hem Erzurumlu, hem de hacca gidiyorlarsa boş insan değillerdir diye düşünmüşler. Nitekim tekliflerini içlerinden birisi kabul etmiş. Her yıl 400 koyun verilecekmiş imama. 0 0 0
Bir gün Trabzonlunun biri Erzurumlu arkadaşını Trabzon'a misafiri olarak davet eder. Trabzonlu ile Erzurumlu bi süre şehirde gezdikten sonra Trabzonlu:- Ula Zeçi... Gel seni şu dağlara çikarayumda biraz manzara gör. Sizin oralarda pek pulunmaz da...Der. Ve dağa çıkarlar. Çıkarlar ki her taraf ağaç, her taraf yemyeşil...Trabzonlu:- Ula cöriy misun manzaranın cüzelliğini?...Erzurumlu:- İçine ettiğimin ağaçlarından bi poğ görinmirki... 5 0 0
Erzurum'da adamın biri akşam işten eve giderken bir de bakıyor ki yolu jandarma kesmiş. Adam askere:- Yav gurban aha evim ordadır. Bak görüni lamba, yani gari beni evde bekli, diyor. Asker de: 0 0 0
Erzurumlunun biri İstanbulda araba kullanırken öndeki araca arkadan çarpar ve aralarında şöyle bir diyalog gelişir.İstanbullu:- Kardeşim kör müsün? Gözünün önüne baksana. Hiç mi araba kullanmadın? Der.Erzurumlu:- Evme, bi fenikme, gıcavuk mu oldun? Dur baağ hele ne olacağ? Demiş.İstanbullu:- Tüh ya yine turiste denk geldim demiş... 6 0 0
Dilbilgisi dersinde Karadenizli öğretmen, Erzurumlu öğrencisini sözlüye kaldırıp sormuş:- Bakmak fiilinin çekiminu yap bakalım...Erzurumlu öğrenci hemen atlamış:- Bakirem, bakirsen, bakir..Öğretmen, öğrencisinin bu cevabı karşısında onu azarlamış:- Uy diluni eşekarisu soksun. Öyle mi denur daa! Onun aslı pöyledir: Pakayrum, pakaysun, pakay... 0 0 0
Zamanın birinde Erzurum'dan bir grup Hacca gitmek için yola çıkmışlar. Van'a gelmişler. Van'ın bir köyünde konaklamaya karar vermişler. O köyün de imamı yokmuş. Köylüler aralarında konuşmuşlar ve Erzurum’dan çıkıp hacca giden bu topluluktan birini imam yapmaya karar vermişler.Hem Erzurumlu, hem de hacca gidiyorlarsa boş insan değillerdir diye düşünmüşler. Nitekim tekliflerini içlerinden birisi kabul etmiş. Her yıl 400 koyun verilecekmiş imama.Adam hacca gidip masraf yapacağıma burada kalıp yalandan imamlık yapar ve her yıl 400 koyun sahibi olurum diyerek işe başlamış.Köylü camide toplanmış namaz kılınacak.Sayın imam başlamış namazı kıldırmaya.- Erzurum'dan çıktım yola. Van'da verdim mola. 400 koyun verdiler bana. Allahüekber.Bu günlerce aynı biçimde devam etmiş. Köylü bu işe biraz şaşırmış ve konuşmuşlar aralarında.- Ya... Daha önceki imam mı yanlış kıldırıyordu, yeni imam mı?Bunu gidip müftüye soralım demişler. Sayın müftü meşhur Oflu Hoca. Müftü'ye gelen halk her şeyi anlatmış. Müftü köylüye dönerek;- Siz şimdi hiç imama çaktırmadan köyünüze dönün ve namaz vakti camide toplanın. Ben de namaza geleceğim, demiş.Herkes köyüne dönmüş ve namaz vakti camide toplanmış. Tabi ki Sayın müftü de camide. İmam namazı kıldırmaya başlamış.Birinci rekat:- Erzurum'dan çıktım yola. Van'da verdim mola. 400 koyun verdiler bana. Allahüekber.Bu sırada arkadan "Öhö Öhö" diye bir ses gelir.İmam yakalandım herhalde diye korkmaya başlar.İkinci rekatta bu sefer;- Erzurum'dan çıktım yola. Van'da verdim mola. 400 koyun verdiler bana. Yarısı sana, yarısı bana. Allahüekber, diyerek sözlerini değiştirir.Namaz bitince köylü müftüye dönerek.- İmam efendi namazı doğru kıldırıyor mu? Diye sorar.Müftü:- Haçan birinci rekatta biraz şaşırdı ama ikinci rekatta işi düzeltti!.. 0 0 0
Erzurum'da adamın biri akşam işten eve giderken bir de bakıyor ki yolu jandarma kesmiş. Adam askere:- Yav gurban aha evim ordadır. Bak görüni lamba, yani gari beni evde bekli, diyor. Asker de:- Emir var beyefendi vali geçecek buradan, der. Adam:- Eyi gurban, deyip arka sokaktan gitmek ister.Bir bakıyor ki orayı da kesmişler. Adam gene:- Yav gurban aha şuradır evim, garı beni beklir geç kaldım eve, der. Asker de gene:- Beyefendi geçemezsiniz buradan vali geçecek, deyince adam bilmiyor valinin ne olduğunu soruyor:- Yav vali bu kadar büyük makinedir? 0 0 0
Erzurumlu bi gençle batılı bi kız sevgiliymiş. Bir gün Erzurum'da Cumhuriyet caddesinde gezerlerken bi çiçekçinin önünde kız durur.Kız:- Hayatım şurdan bana gül alır mısın?Erzurumlu genç:- Cüli neydecağsan, avuradan bi çilo elma alim yiyağ. 7 0 0
Erzurumun bir efsanesi olan gullebi turan bir gün istanbul atatürk havalimanında meşhur evet hayır yarışmasının sunucusu Erkan Yolaçı görür.Ağlından pijlik geçmektedir. gullebi erkan yolaçın yanına yanaşır ve der ki.."Selamun aleyküm gardaş sen erkan yolaç mısan" der.Erkan yolaçda cevap verir evet benım.. Bunun üzerineGullebi erkanın çeneyi tutar ve şöyle derAmburan çağim hani sen evet demirdin edi get haydi.. 22 0 0
Tarihte ilk kez Erzurum'a ayna gitmiş.Adamın biri aynayı görüp eline almış.Daha önce hiç kendini görmediği için ölen kardeşine benzetmiş karşısındakini.Adam:- 'Ey gidi gardaşımm. Seni bi daha görmek nasipte varmış'! deyip aynayı eve götürüp sarılıp uyumuş kardeşine.Karısı bakmış adam bi şeye sarılıp uyuyor.Aynaya bakmış bir kadın! 'Allah belaağı vireee, bu garı da kim?Bi b*ka da benzese' diyerek feryat figan evden çıkmış, muhtara gitmiş.Kadın:- "Mıhdar, benim herif beni bu çirkin garıyla aldati."Muhtar aynaya bakmış. Sonra düşünceli düşünceli:- "Yav bu garıdan çok gavata benzir"! 12 0 0
Erzurumlu İstanbul'a gelir, berbere gider sakal tıraşı olacak. Berber fırçayı sabunlayıp köpürtürken müdahale eder:- Ben Erzurumluyum; sabuna, köpüğe gerek yok!Kuru kuruya tıraş olur, kalkar.Sıradaki de Erzurumluymuş, koltuğa oturunca o da fiyakasını bozmaz:- Ben de Erzurumluyum; sabun, köpük istemez!Berber tıraşa başlar. Bizimkinin canı yanar ama serde erkeklik var, sesini çıkarmaz.Ama tıraşın yarısına gelince dayanamaz:- Berber efendi, sen bu tarafı köpükle yine, ben zaten Erzurum'un içinden değilim! 0 0 0