Tortumlu “Şeker” adında hiç görmediği bir kızla nişanlanır. Nişanlısını ilk defa görmek için nişanlısının evine gider. Kapıda alımlı, güzel baldızı karşılar. Ama bizim Tortumlu baldızını nişanlısı sanır kızı herkesin yanında uzun, uzun süzer, gözüyle yer. Bunu gören kızın babası:- “Enişte Şeker bu” diye nişanlısını gösterir.Ama Tortumlu gözünü baldızından ayıramaz;- ” He baba he! Bunların hepsi şeker!” der. 0 0 0
Bir ramazan günü Erzurumlu olmayan üniversite öğrencilerinden biri, arkadaşları olan bir grubun üniversitede oruç kontrolü yaptığını ve oruç tutmayanlarla dalaştıklarını görür. Dinine bağlı olan genç kendi kendine:- “Bunlar dinine bağlı ben bunlarla arkadaşlık yapmaya devam edeyim.” diye düşünür.Ertesi gün bu grubun kaldığı eve gider birde ne görsün, sofraya kurulmuş afiyetle yemeklerini yemektedirler. Ramazan günü olması hesabıyla bunlara sorar:- “Siz herkese oruç tutması için baskı yaptığınız halde niye oruç tutmuyorsunuz.”İçlerinden biri cevap verir:- “Oğlum biz oruç tutmirığ, tutturirığ!” 0 0 0
Hoca Şehre gelen bütün Tiyatro oyunlarına gider, temsilleri protokol bölümünde izlerdi. Oyundan sonra kendisi ile ilgilenen oyunculara ve yanına gelen tiyatro yöneticilerine:- “ Ola uşağ! Bah ben sizin temsilize geldim, siz de benim mekana gelirseniz ele hoş oliirkiii“ der;Onları camiye davet ederdi. 0 0 0
Erzurum’da bir iş yerine “İngilizce bilen ağır vasıta şoförü aranmaktadır.” Hazır cevap ve muzip bir Dadaş müracaat eder kendisine sorarlar:- Ehliyetin var mı?- Buyurun, der ve ehliyetini uzatır.- Peki İngilizce biliyor musun?Dadaş hiç düşünmeden cevabı yapıştırır:- Ağabey,ondan kolay ne var, onlar diyor ki andırsitend? Biz diyoruz ki annir misan ? 0 0 0
Erzurumlu iki sevgili konuşur;Erkek: seni 365 gün düşünirem verene gurban olim,Kız: galan 6 saatte ne yapisan?Erkek: ne diyisen canın yiyim çaydamı içmiyağ 0 0 0
Erzurumlu kadının kocası ölür ve kadın ağıt yakmaya başlar:- “ingilizce bülirdiii, almanca bülirdiii, fıransızca bülirdii, arapça bülirdiii.”Kaynı hemen araya girer:- “Yence niye yalan söylirsen hiçbirinide bülmirdi.”- “Ey hee! Bülmirdi, bülmirdi amma isdese öyrenirdi.” 0 0 0
Hasankale’de koyu bir sohbet var. Teyo Pehlivan da masada. O sıralarda bir iş için uçakla Ankara’ya gidecek olan biri Teyo Pehlivan’a takılarak :- “Pehlivan gel seni de uçakla götüreyim.”Teyo alaycı bir ifadeyle cevap verir:- “ Oğlum, sen daha anan garnındayken ben uçağınan gezirdim, bak bir keresinde gine uçağa binmişem ele elimi de camdan çıkarmışam, bir baktımki bitene gartal, hemen elimi uzattım, yakaladım aldım gartalı içeri. Ola bi baktım, hostesler nasıl cıvılir, nasıl cıvılir. Neyse bende gorkutmiyim zavallı gızları dedim ve bıraktım gartali, uçtu.” 0 0 0
Teyo Pehlivan anlatmaya başlar:- “Daha Muhammet Ali müslüman olmamış! Bana dediler ki Teyo yensen yensen, bu adamı dünyada bir tek sen yenersen.. Bu adamla bir ringe çıh da, haddini bildir. Gıramadım çocuğlari. Gahdım taaa Amerika’ya getdım. Attılar beni ringin ortasına, Nasi vuriram Muhammet Ali’ye. Bağdım bir ara salavat getirir.”O sirada birisi merak edip sorar.- “Teyo dayı müslüman olmayan biri hiç salavat getirir mi?”Teyo ayaga kalkar:- “Ola o gedder yumruği yiyen de, din iman mi kalır?” 0 0 0
Erzurumlunun biri camiye gider, acele, acele kaza namazını kılar, çıkarken imam başına dikilir, elinde kamçı vardır:- “Bu ne biçim namaz gılmağ? Hele bir töreli gıl bağim!”Adam namazı baştan kılar, imam gelir sorar:- “Şimdi söyle bağim, evvelki namazın mı oldi, yoğsa bu namazın mi?”- “Demin kıldığım namaz!”- “Niye?”- “Çünkü bu namaz gamçı rızası içindi, öbürü Allah rızası için!” ) 0 0 0
Fadime Hanım saf bir kadın, etliye sütlüye karışmaz, ama lafın nereye gideceğini de bilmezmiş. Bir gün, hamamda kendisini yıkayan gelinine teşekkür etmiş:- “Kızım sen beni payhladın, Allah da seni payhlasın!”(Payhlanmak temizlenmek anlamı taşır ancak “Allah seni payhlasın” ise beddua yerine geçer “Allah senin canını alsın” anlamına gelir. 0 0 0
Bir dervişe:- “Nerden geliyorsun?” demişler.- ”Kar rahmetinden geliyorum” demiş.- “O ne diyardır?” demişler.- “Soğuktan ere zulum olan olan Erzurum’dur” demiş.- “Orada yaz olduğuna rast geldin mi?” demişler.- “Vallahi 11 ay 29 gün kaldım, halk hep yaz gelecek dedi ama ben görmedim!” demiş. 0 0 0
Erzurum havaalanında yolcular uçağa binmişler. Kapılar kapanmış ve hostes:- “Sayın yolcular! Lütfen kemerlerinizi bağlayınız.” demiş.Kimse bağlamamış. Hostes durumu pilota anlatmış. Pilot, mikrofonu eline almış:- “Hele dadaşlar, kemerlerinizi bağlayın da havalanah.” diye anons etmiş.Herkes bir anda kemerlerini bağlamış. Hostesin şaşkınlığını gören ve kendiside Erzurumlu olan pilot şöyle demiş:- “Erzurumlu, ganayahli (kadın) lafiyla iş yapmaz.” 0 0 0
Hayatı köyde geçmiş babasını İstanbul’a götüren Erzurumlu dört katlı apartmanın en üst katında oturuyormuş. Baba evi çok sevmiş ancak aklının almadığı bir şeyi oğluna sormuş:- “Ola oğul,evin çok güzel, çok ey, çok sevdım da ineyhler yuhari nasıl yenip çıhir “ 0 0 0
Erzurum’a bir tiyatro grubu gelmiş. İslami oyun oynuyorlar. Neyse oyunun bir yerinde rol icabı İsrail askeri kılığına girmiş oyuncular, Filistin genci rolündeki gencin kolunu kırıyorlar. Oyunun başından beri gaza gelen hacı amcalardan biri tam o sahnede daha fazla dayanamayıp :- “Tekbiiiir Allahu ekbeeer ” diye;Bağırarak fırlıyor ve ayakkabısını çıkarıp İsrail askerlerinden birine fırlatıyor. Asker rolündeki oyuncunun suratı kan içinde kalıyor. Oyun iptal ediliyor ama işin komiği ayakkabıyı fırlatan hacı amcaya anlatamıyorlar bunun bir oyun olduğunu. O hala:- “Munafıklar! Bırakmadınız diğerlerini de devireyim” diyor. 0 0 0
Güzel ve sizi güldürebilicek bir Erzurum Fıkrası daha sizlerle. konu hakkındaki görüşleriniz için lütfen üye olunuz.Bir zamanlar yol vergisi vardı. Ya yol vergisi vereceksin ya da yol işinde çalışacaksın.İki Tortumlu hem vergi verememiş hem de işten kaçmışlardı ki yolda jandarmayla karşılaştılar.- Dipkoçanızi verin bahim – Yohdur.- Adın ne Tortumlu, arkadaşının gözlerine bakıp bir işaret verdi.Adlarını da söylemezlerse kurtulacaklardı.- Ola benüm adım neydi Memmed?- Ben ne bülim Ehmed! 0 0 0
Ahmet Ejder Erzurum’da Faytonculuk yapan bir garibandır.Bir gün durakta beklerken yanına şişman mı şişman bir adam gelir ve:- “Beni şu yokuşun başına kadar çıkarıver” der.Ahmet Ejder bir şişman adama bakar birde cılız mı cılız atlara ve eğilir adamın kulağına yavaşça:- Ağabey atlara görünmeden arkadan bin! der. 0 0 0
Erzurumlu, Bayburt’a gitmiş, kahveye girmiş:- “Hele gardaş bir çay getir de içek.” demiş.Ve peş peşe 29 bardak çay içmiş. Bayburtlu sormuş:- “Ağabeyi, daha getirim mi? “Erzurumlu, elini kalbine götürüp, yanıt vermiş:- “Yoğ gardaş. 30 bardak oldu mu çarpıntı yapir.” 0 0 0
Trafik lambaları şehre yeni konulmuş. Trafik polisi kırmızı ışıkta geçen teyzeyi durdurur:- Teyze teyze dur nereye gidiyorsun?Vışşşş devamsız, sene ne? Eltimgile gidirem, erimin de heberi var! 0 0 0
Bir ülkede yaşayan bir kralın kızı sevişmelerden tatmin olmaz ve hiç zevk alamaz. Bunu üzerine kral kızını zevkten bağırtabilene 2 kasa dolusu altın verecegini söğler ve her ülkenin en azılı insanları çağrılır. Alman, Fransız ve Nam-ı Kemal. Alman hazırlıklarına yapar ve kral sorar ”Seninkinin boyu kaç metre?” Alman” 1.30 metre der. İçeri girer fakat hiç ses çıkmaz.Kral Fransıza sorar ”Seninkinin boyu kaçmetre” Fransız 2 metre”der.Fransız da prensesi bağırtamaz.En son Nam-ı Kemal gelir ve kral ona da sorar seninki kaç metre? Nam-ı Kemal 90 cm der ve girer. Girer girmez içeriden inanılmaz bir çığlık gelir ve Nam-ı Kemal dışarı çıkar. Nam-ı Kemal’e sorarlar ”Yav bizimki bukadardı ama yapamadı seninkinin boyu alt tarafı 90 cm nasıl yaptın derler. Nam-ı Kemal cevap verir ”Bizim orada önce enini söylerler” 0 0 0
Öğretmeni Antalya’da bir okulda orta okul son sınıfta okuyan Erzurumlu bir öğrenciyi kaldırır tahtaya ve sorar:- Yavrum Erzurum’un bitki örtüsünü anlat bize.Öğrenci başlar:- “Canın çıha Erzurum, dokkuz ay gış, iki ay yağmur, bir ay da yazi görir görmir bidaha gışa dönir, bizimde her yanımız donir. Bu durumda bitki ne arir” 0 0 0