Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Вицове за Деца Kids Jokes Kinderwitze Chistes para niños Анекдоты про детей Blagues sur les enfants Barzellette per Bambini Παιδικά ανέκδοτα Вицеви за деца Çocuk Fıkraları Анекдоти про дітей Piadas de Crianças Dowcipy o dzieciach Skämt för Barn Kinder Moppen Børnevitser Barnevitser Lapsivitsit Gyerek viccek Glume pentru copii Vtipy pro děti Anekdotai apie vaikus Anekdotes par bērniem Vicevi za djecu
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Çocuk Fıkraları

Çocuk Fıkraları

Bu kategoride en popüler fıkralar
Babası çocuğu bakkala gönderir. Dönüşte çocuğu bir elinde sigara, bir elinde çikolatayla gören babası çıkışır:
- "Oğlum çikolata zararlı demedim mi?"
Çocuk:
- "Aman babaaaa sen sigarayla ben çikolatayla, atın ölümü olsun arpayla" der.
0 0
0
Küçük çocuk ağlarken, kardeşi yanına yaklaştı:
- "Annem yıkanmadığını nasıl anladı dersin?"
- "Sabunu ıslatmayı unutmuşum, oradan anladı"
0 0
0
Günlerden bir gün zengin bir baba oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek. Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve gün geçirdiler.
Yolculuktan döndüklerinde baba oğluna sordu:
- "İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?"
- "Evet!"
- "Ne öğrendin peki?"
- "Şunu öğrendim: Bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var, onlarınsa yıldızları." Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamadı. Oğlu ekledi:
- "Teşekkür ederim baba, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için!"
0 0
0
Üç çocuk kimin babasının en mükemmel olduğunu tartışıyordu. Birincisi:
- "Benim babam okçudur. Önce oku atar ve ok hedefe varmadan koşarak kendisi hedefe yetişir."  deyince ikinci çocuk cevap verdi:
- "Ooooo, o da bir şey mi? Benim babam avcıdır. Silahını ateşler ve mermi hedefine varmadan koşarak kendisi hedefe varır." Üçüncü çocuk atıldı:
- "İkinizin de babası benimkini geçemez. Benim babam memurdur. Mesaisi saat 4 buçukta biter. Ama babam saat üçte evdedir."
0 0
0
Anne ile baba, minik kızlarını yanlarına alarak alışverişe çıkmışlar. Dolaşırlarken bir süre sonra minik kız yorulmuş. Bunun üzerine baba minik kızı kaldırarak omuzlarına almış.
Dolaşmaya devam ederlerken, minik kız babasının saçlarını karıştırarak, çekmeye başlamış. Babasının ikaz etmesine rağmen bu işleme devam etmiş.
Baba bunun üzerine, sinirlenerek:
- "Yavrum, saçlarımı çekmeyi bırak" diye bağırmış.
Minik kız cevap vermiş:
- "Ama babacığım, Ben senin saçlarını çekmiyorum ki. Sakızımı geri almaya uğraşıyorum."
0 0
0
Küçük çocuk, annesinin kendisini yıkadığı bir anda annesinin göğüslerini göstererek:
- "Anne bunlar ne?" diye sorar. Ne diyeceğini bilemeyen annesi:
- "Yarın kahvaltıda babana sorarsın" diyerek geçiştirir. Ertesi gün kahvaltıda çocuk soruyu bu kez de babasına sorar. Baba:
- "Oğlum onlar birer balon, annen öldüğü zaman onları şişireceğiz ve annen de cennete uçacak" diye cevap verir. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra, bir gün eve erken gelen baba, küçük çocuğu gözyaşları içinde bulur:
- "Baba koş, annem ölüyor." Babası:
- "Nereden anladın yavrum?"
- "İçerideki amca annemin balonlarını şişiriyor ve annem de "Tanrım, geliyorum" diye bağırıyor."
0 0
0
Küçük çocuk yolun ortasında hüngür hüngür ağlıyordu. Yaşlı bir hanım acıyarak sordu:
- "Ne için ağlıyorsun evladım?"
- "Beş liramı kaybettim."
- "Peki al sana beş lira." Yaşlı hanım bir iki adım yürüdü. Küçük çocuk yine ağlamaya başladı. Hanım döndü:
- "Peki şimdi neden ağlıyorsun?"
- "Nasıl ağlamam? O beş liramı kaybetmeseydim şimdi on liram olacaktı."
0 0
0
Karakolun kapısından içeri bir küçük oğlan girmiş:
- "Polis amca, lütfen yardım edin, babam sokakta 3 kişiyle kavga ediyor." demiş. Birlikte sokağa inmişler. Gerçekten de çocuğun babası 3 tane adamla tekme tokat dövüşüyormuş. Polis sormuş:
- "Peki hangisi senin baban?" Çocuk cevap vermiş:
- "Bilmiyorum. Zaten bu yüzden kavga ediyorlar."
0 0
0
İki çocuklu bir aile varmış. Bir kız bir oğlan. Akşam olmuş ve bunlar yatmaya gitmişler. Oğlan çocuğu annesiyle babasının odasından garip sesler duymaya başlamış. Gitmiş ve sormuş babasına:
- "Ne yapıyorsunuz baba annemle?" Çocuğun babası:
- "Motosiklete biniyoruz" demiş.  Çocuk odasına gittikten sonra babası garip sesler duymaya başlamış, odaya gitmiş, çocuklarına sormuş:
- "Oğlum ne yapıyorsunuz siz kardeşinle?"
- "Motosikletle sizi yakalamaya çalışıyoruz."
0 0
0
Çok cimri bir adamın oğlu babasına anlatıyordu:
- "Babacım babacım bugün çok sevinçliyim" Baba:
- "Neden?" Çocuk:
- "Bugün okuldan gelirken otobüse bineceğime peşinden koştum eve geldim" Baba:
- "Hay akılsız oğlum, dolmuşun peşinden koşsaydın ya. Dolmuş parası daha pahalı. Daha fazla kar etmiş olurduk."
0 0
0
Büyük bir iş adamı oğluna öğüt veriyordu:
- "Oğul. İş hayatında muvaffak olmak istiyorsan iki kaideye daima riayet edeceksin."
- "Neymiş onlar baba?"
- "Birincisi şerefli olmak. İkincisi de ihtiyatlı olmak."
- "Şerefli olmak nedir baba?"
- "Daima, başına felaket geleceğini bilsen bile, verdiğin sözden asla dönmemektir."
- "Anladım. Peki ya ihtiyatlı olmak ne demektir baba?"
- "O da hayatında asla söz vermemektir oğlum."
0 0
0
Bir gün Hasan koşarak odaya girdi ve elindeki karneyi babasına uzattı. Babası karneye şöyle bir göz atar:
- "İyi bir iş yapmışsın gibi bu karneyi sıkılmadan bana gösterebiliyorsun değil mi?" diye çıkıştı.
- "Şu karnenin haline bak. Beden dersinden başka iyi not var mı şunda?" Hasan gayet sakin, cevap verdi:
- "Ama babacığım, kızma! Bu benim değil senin karnen. Eski kitaplarının arasında buldum."
0 0
0
Bir kamyon şoförü 30 kişiyi ezerek öldürmüş. Mahkemeye çıkmış. Hakim sormuş:
- "Anlat bakalım, nasıl oldu?" Şoför anlatmaya başlamış:
- "Kamyonla yokuştan aşağı inerken arabamın fireni patladı. Benim de durmam için sağa veya sola çarpmam gerekiyordu. Sağ tarafta küçük çocuk, sol tarafta da 30 kişi vardı. Ben de sağ tarafa çarpmaya karar verdim" demiş. Hakim de sinirlenerek sormuş:
- "E o zaman nasıl 30 kişiyi ezdin?" Kamyon şoförü de:
- "Ben ne yapayım, çocuk birden bire karşıya geçti" demiş.
0 0
0
Baba bir tamirat işi ile uğraşmaktadır. Oğlu gelip:
- "Baba ya o öyle olur mu? alttan ittireceksin, Ya baba bırak Allah aşkına, o tornavidayla olmaz o, şununla yapsana" diye babasına akıl vermeye kalkar. Babası dayanamaz, işi bırakır ve:
- "Bak oğlum, bir gün dedenin dükkandayım. Saat tamir ediyor rahmetli. Ben de omuzundan bakıyorum. Dedim ki:
- "Baba şunu şöyle yap, bunu böyle yap." Deden elindeki işi bıraktı, bana döndü, anlatmaya başladı:
- "Bir gün devenin biri coşkun akan bir ırmağın kenarına gelmiş, maksadı karşıya geçmek. Suya girmiş, yürümeye başlamış. Biraz açılınca akıntıdan ayakları yerden kesilir gibi olmuş. O esnada korkudan yapıvermiş. Deve bakmış ki boku suda batıp çıkıyor, girdaplara gire çıka, döne döne uzaklaşıyor, içinden geçirmiş:
- "İşe bak yahu, sıçtığım bok bana yüzme öğretiyor."
0 0
0
Amerika`da yaşayan ünlü bir mafya babasının karısı doğum yapacakmış. Hastaneye kaldırmışlar. Doktorlar, hemşireler etrafında pervane. Kadını doğumhaneye almışlar. Kadın ikiz doğuracakmış. İlk çocuk gelmeye başlamış. Çocuk kafasını çıkarınca etraftaki kalabalığı görür görmez hemen bağırmış:
- "Hey Joe, ön kapıyı tutmuşlar, arka kapıdan kaçalım."
0 0
0
Abisinin söylediği bir söze çok sinirlenen Küçük Uğur:
- "Sözünü geri alman için sana beş dakika süre veriyorum" diye bağırdı.
Abisi de gülerek:
- "Bak hele sen, beş dakika içinde sözümü geri almazsam ne olacak peki?" Abisinin ters ters baktığını gören Küçük Uğur:
- "Tamam tamam, söyle ne kadar zaman istiyorsun?"
0 0
0
Yumurcak annesine:
- "Saçlarında niçin ak teller var anneciğim?" diye sordu. Kadıncağız izah etti:
- "Annelerin ve babaların saçlarını ağartan, çocukların söz dinlememeleri ve yaramazlıklarıdır." Yumurcak biraz düşündükten sonra:
- "Ninemin saçlarının niçin bembeyaz olduğunu şimdi anladım!"
0 0
0
Küçük çocuk, yüzme bilmediği için babasının kucağında denize girer. Adam biraz açılır. Bir müddet sonra çocuk:
- "Baba bir tane kadın çıplak denize giriyor." der. Babası:
- "Oğlum bakma ayıptır." der. Biraz daha zaman geçer ve yine çocuk babasına:
- "Baba baksana ya, bu kadın bir şeyler yapıyor, yanına bir adam geldi." der. Babası sinirlenerek:
- "Oğlum bir daha bakarsan döverim. Ayıptan anlamıyor musun?" der. Küçük çocuk bir müddet sonra babasına ürkek bir sesle:
- "Baba beni bir şey kaldırıyor!"
0 0
0
Baba, küçük çocuğu ile sohbet ediyordu:
- "Bugün okulda ne öğrendiniz?"
- "Üçgenin alanını baba."
- "Ya öyle mi? Söyle bakalım neymiş üçgenin alanı?"
- Yatayı ile dikleşiminin vuruşumunun bir bölü iki katıdır."
- "Olur mu çocuğum. Üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısıdır." Bir köşede onları dinlemekte olan dede söze karışır:
- "İkinizin de söylediği yanlış! Bir müsellesin sathı, mesâi kaidesi ile irtifânın hasıl-ı darbının nısfına müsavidir."
0 0
0
Amerika'ya Oxford Üniversitesine matematik tahsili için giden genç, sömestr tatili için evine dönmüştü. Annesi, dört gözle beklediği çocuğu için en güzel hazırlıkları yapmıştı. Özellikle de, oğlunun tavuk sevdiğini bildiği için, nar gibi kızarmış iki de tavuk yapmıştı.
Çocuk eve girince büyük bir sevinçle karşıladılar ve anne oğlunun uzun yoldan geldiğini ve çok acıkmış olduğunu düşünerek hemen onları mutfağa aldı. Nar gibi kızarmış tavuklar ise masada, en tok adamın bile iştahını kabartacak şekilde ihtişamlı duruyordu. Baba oğluna sordu:
- "Eee! Anlat bakalım oğlum üniversitede neler öğrendiniz?"
- "Baba, pek çok şey gördüğümüz söylenemez. Fakat bize 'mantık' diye bir konu öğrettiler. Harikulade bir şey! Bak baba, bu mantık sayesinde mesela masada üç tane tavuk olduğunu sana ispatlayabilirim." Baba büyük bir hayret içerisinde:
- "Yaa! Öylemi? Nasıl ispatlayacaksın?"
- "Bak baba, şu 1. tavuk, şu ise 2. tavuk değil mi?"
- "Eveet?"
- "İşte 1, 2 daha 3 eder. O halde masada 3 tavuk vardır."
- Yaa! Öyle mi?" Baba büyük paralar harcayarak, büyük umutlarla, büyük bir ülkenin en büyük üniversitesine gönderdiği oğlunun böyle saçma sapan şeyler öğrenerek dönmesine canı çok sıkılmıştır ve hanımına dönerek kızgın bir sesle:
- "Bak hanım şu 1. tavuğu sadece sen yiyeceksin. 2. Sini de ben yiyeceğim. 3. Sünü de oğlumuz yesin."
0 0
0
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us