Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Вицове за Деца Kids Jokes Kinderwitze Chistes para niños Анекдоты про детей Blagues sur les enfants Barzellette per Bambini Παιδικά ανέκδοτα Вицеви за деца Çocuk Fıkraları Анекдоти про дітей Piadas de Crianças Dowcipy o dzieciach Skämt för Barn Kinder Moppen Børnevitser Barnevitser Lapsivitsit Gyerek viccek Glume pentru copii Vtipy pro děti Anekdotai apie vaikus Anekdotes par bērniem Vicevi za djecu
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Çocuk Fıkraları

Çocuk Fıkraları

Bu kategorideki en yeni fıkralar
- "Nasıl senin küçük konuşmasını öğrendi mi?"
- "Ah hem de nasıl? Şimdi susmasını öğretmeye çalışıyoruz?"
0 0
0
Küçük çocuk okula yeni başlamıştı. O akşam okuldan döndükten sonra yüzünü buruşturarak söylendi:
- "Anneciğim okulda bile yalan söylüyorlar." Anne:
- "O da ne demek oluyor yavrum? Olur mu öyle şey?" Çocuk:
- "İnanmazsan giт de bak. Bizim sınıfın kapısında 'Birinci Sınıf' yazıyor. Halbuki oturacak yerler hep tahtadan."
0 0
0
Çağlar, arkadaşı Emrelerin kapı ziline bastı. Emre pencereye çıktı. Çağlar:
- "Hadi gelsene top oynayalım biraz." Emre:
- "Olmaz gelemem." Çağlar:
- "Niye?" Emre:
- "Matematik ödevimi yapması için babama yardım ediyorum."
0 0
0
Bir gün hanımefendinin biri misafirlik amacı ile yakın arkadaşına gider. Hoş beş konuşurlar, daha sonra evin küçük oğluna kendisi ile durağa kadar gelmesini rica eder. Fakat çocuk gayet rahat bir şekilde cevap verir:
- "Hayır sizinle gelemeyeceğim çünkü siz gidince yemeğe oturacağız."
0 0
0
Babası, üç yaşındaki oğlunu yatırdıktan sonra kendi yatağına giderken, oğlu arkasından seslendi:
- "Babaaa. Susadım, bana su getirir misin?"
Baba mutfağa gitti, oğluna bir bardak su getirdi ve yeniden odasına döndü. Beş dakika sonra içeriden oğlu yeniden seslendi:
- "Babaaaa. Bir bardak su getirir misin lütfen?"
Tam uykuya dalmak üzereyken oğlunun seslenmesine sinirlenen baba bağırdı:
- "Suyunu şimdi içtin gözlerini kapa ve uyu."
Aradan beş dakika geçtikten sonra oğlu içeriden bir kez daha seslendi:
- "Babacığııııım. Çok susadım."
Bu kez uykusundan fırlayan baba, daha sert bir sesle bağırdı:
- "Bir daha beni uyandırırsan, gelir popona, üç tokat atarım."
Dört beş dakika sonra oğlu, içeriden yine seslendi:
- "Popoma üç tokat atmaya gelirken, bir bardak da su getirir misin lütfen baba?"
0 0
0
Küçük çocuk annesine:
- "Anneciğim flört ne demek"der. Anne:
- "Bak evladım akşam ablanın erkek arkadaşı gelecek onları izle öğren." Akşam çocuk gizlenerek ablasıyla arkadaşını izler. Ertesi gün annesi sorar:
- "Anlat bakalım flört neymiş öğrendin mi?"der. Çocuk anlatmaya başlar:
- "Ablam ve arkadaşı bir süre oturup konuştular. Sonra ablam fenalaştı ve arkadaşı elini ablamın kazağının altına sokarak kalbini kontrol etti. Ablamın ateşi çıkmış olmalı ki arkadaşı ablamın üstünü çıkarmak zorunda kaldı. Sonra ablamın hastalığı ona da bulaşmış olmalı ki, o da soyunmak zorunda kaldı. Sonra sarılıp öpüştüler. Arkadaşının önünde birden bire bir yılan çıktı. Ablam ısırıp yılanı öldürmeye çalıştı. Uzun bir süre uğraştıktan sonra yılanı öldürdü. Çok yorulmuşlardı bir süre dinlendiler. Ama yılan tekrar dirildi. Demek ki ölmemişti. Sonra ablam yılanın üstüne oturarak onu tekrar öldürmek için uğraştı en sonunda öldürmeyi başardı. Bu defa öldürdüğünü biliyorum çünkü arkadaşı yılanın derisini soyup tuvalete attı."
0 0
0
Amerika'ya Oxford Üniversitesine matematik tahsili için giden genç, sömestr tatili için evine dönmüştü. Annesi, dört gözle beklediği çocuğu için en güzel hazırlıkları yapmıştı. Özellikle de, oğlunun tavuk sevdiğini bildiği için, nar gibi kızarmış iki de tavuk yapmıştı.
Çocuk eve girince büyük bir sevinçle karşıladılar ve anne oğlunun uzun yoldan geldiğini ve çok acıkmış olduğunu düşünerek hemen onları mutfağa aldı. Nar gibi kızarmış tavuklar ise masada, en tok adamın bile iştahını kabartacak şekilde ihtişamlı duruyordu. Baba oğluna sordu:
- "Eee! Anlat bakalım oğlum üniversitede neler öğrendiniz?"
- "Baba, pek çok şey gördüğümüz söylenemez. Fakat bize 'mantık' diye bir konu öğrettiler. Harikulade bir şey! Bak baba, bu mantık sayesinde mesela masada üç tane tavuk olduğunu sana ispatlayabilirim." Baba büyük bir hayret içerisinde:
- "Yaa! Öylemi? Nasıl ispatlayacaksın?"
- "Bak baba, şu 1. tavuk, şu ise 2. tavuk değil mi?"
- "Eveet?"
- "İşte 1, 2 daha 3 eder. O halde masada 3 tavuk vardır."
- Yaa! Öyle mi?" Baba büyük paralar harcayarak, büyük umutlarla, büyük bir ülkenin en büyük üniversitesine gönderdiği oğlunun böyle saçma sapan şeyler öğrenerek dönmesine canı çok sıkılmıştır ve hanımına dönerek kızgın bir sesle:
- "Bak hanım şu 1. tavuğu sadece sen yiyeceksin. 2. Sini de ben yiyeceğim. 3. Sünü de oğlumuz yesin."
0 0
0
Baba, küçük çocuğu ile sohbet ediyordu:
- "Bugün okulda ne öğrendiniz?"
- "Üçgenin alanını baba."
- "Ya öyle mi? Söyle bakalım neymiş üçgenin alanı?"
- Yatayı ile dikleşiminin vuruşumunun bir bölü iki katıdır."
- "Olur mu çocuğum. Üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısıdır." Bir köşede onları dinlemekte olan dede söze karışır:
- "İkinizin de söylediği yanlış! Bir müsellesin sathı, mesâi kaidesi ile irtifânın hasıl-ı darbının nısfına müsavidir."
0 0
0
Küçük çocuk, yüzme bilmediği için babasının kucağında denize girer. Adam biraz açılır. Bir müddet sonra çocuk:
- "Baba bir tane kadın çıplak denize giriyor." der. Babası:
- "Oğlum bakma ayıptır." der. Biraz daha zaman geçer ve yine çocuk babasına:
- "Baba baksana ya, bu kadın bir şeyler yapıyor, yanına bir adam geldi." der. Babası sinirlenerek:
- "Oğlum bir daha bakarsan döverim. Ayıptan anlamıyor musun?" der. Küçük çocuk bir müddet sonra babasına ürkek bir sesle:
- "Baba beni bir şey kaldırıyor!"
0 0
0
Yumurcak annesine:
- "Saçlarında niçin ak teller var anneciğim?" diye sordu. Kadıncağız izah etti:
- "Annelerin ve babaların saçlarını ağartan, çocukların söz dinlememeleri ve yaramazlıklarıdır." Yumurcak biraz düşündükten sonra:
- "Ninemin saçlarının niçin bembeyaz olduğunu şimdi anladım!"
0 0
0
Abisinin söylediği bir söze çok sinirlenen Küçük Uğur:
- "Sözünü geri alman için sana beş dakika süre veriyorum" diye bağırdı.
Abisi de gülerek:
- "Bak hele sen, beş dakika içinde sözümü geri almazsam ne olacak peki?" Abisinin ters ters baktığını gören Küçük Uğur:
- "Tamam tamam, söyle ne kadar zaman istiyorsun?"
0 0
0
Amerika`da yaşayan ünlü bir mafya babasının karısı doğum yapacakmış. Hastaneye kaldırmışlar. Doktorlar, hemşireler etrafında pervane. Kadını doğumhaneye almışlar. Kadın ikiz doğuracakmış. İlk çocuk gelmeye başlamış. Çocuk kafasını çıkarınca etraftaki kalabalığı görür görmez hemen bağırmış:
- "Hey Joe, ön kapıyı tutmuşlar, arka kapıdan kaçalım."
0 0
0
Baba bir tamirat işi ile uğraşmaktadır. Oğlu gelip:
- "Baba ya o öyle olur mu? alttan ittireceksin, Ya baba bırak Allah aşkına, o tornavidayla olmaz o, şununla yapsana" diye babasına akıl vermeye kalkar. Babası dayanamaz, işi bırakır ve:
- "Bak oğlum, bir gün dedenin dükkandayım. Saat tamir ediyor rahmetli. Ben de omuzundan bakıyorum. Dedim ki:
- "Baba şunu şöyle yap, bunu böyle yap." Deden elindeki işi bıraktı, bana döndü, anlatmaya başladı:
- "Bir gün devenin biri coşkun akan bir ırmağın kenarına gelmiş, maksadı karşıya geçmek. Suya girmiş, yürümeye başlamış. Biraz açılınca akıntıdan ayakları yerden kesilir gibi olmuş. O esnada korkudan yapıvermiş. Deve bakmış ki boku suda batıp çıkıyor, girdaplara gire çıka, döne döne uzaklaşıyor, içinden geçirmiş:
- "İşe bak yahu, sıçtığım bok bana yüzme öğretiyor."
0 0
0
Bir kamyon şoförü 30 kişiyi ezerek öldürmüş. Mahkemeye çıkmış. Hakim sormuş:
- "Anlat bakalım, nasıl oldu?" Şoför anlatmaya başlamış:
- "Kamyonla yokuştan aşağı inerken arabamın fireni patladı. Benim de durmam için sağa veya sola çarpmam gerekiyordu. Sağ tarafta küçük çocuk, sol tarafta da 30 kişi vardı. Ben de sağ tarafa çarpmaya karar verdim" demiş. Hakim de sinirlenerek sormuş:
- "E o zaman nasıl 30 kişiyi ezdin?" Kamyon şoförü de:
- "Ben ne yapayım, çocuk birden bire karşıya geçti" demiş.
0 0
0
Bir gün Hasan koşarak odaya girdi ve elindeki karneyi babasına uzattı. Babası karneye şöyle bir göz atar:
- "İyi bir iş yapmışsın gibi bu karneyi sıkılmadan bana gösterebiliyorsun değil mi?" diye çıkıştı.
- "Şu karnenin haline bak. Beden dersinden başka iyi not var mı şunda?" Hasan gayet sakin, cevap verdi:
- "Ama babacığım, kızma! Bu benim değil senin karnen. Eski kitaplarının arasında buldum."
0 0
0
Büyük bir iş adamı oğluna öğüt veriyordu:
- "Oğul. İş hayatında muvaffak olmak istiyorsan iki kaideye daima riayet edeceksin."
- "Neymiş onlar baba?"
- "Birincisi şerefli olmak. İkincisi de ihtiyatlı olmak."
- "Şerefli olmak nedir baba?"
- "Daima, başına felaket geleceğini bilsen bile, verdiğin sözden asla dönmemektir."
- "Anladım. Peki ya ihtiyatlı olmak ne demektir baba?"
- "O da hayatında asla söz vermemektir oğlum."
0 0
0
Çok cimri bir adamın oğlu babasına anlatıyordu:
- "Babacım babacım bugün çok sevinçliyim" Baba:
- "Neden?" Çocuk:
- "Bugün okuldan gelirken otobüse bineceğime peşinden koştum eve geldim" Baba:
- "Hay akılsız oğlum, dolmuşun peşinden koşsaydın ya. Dolmuş parası daha pahalı. Daha fazla kar etmiş olurduk."
0 0
0
İki çocuklu bir aile varmış. Bir kız bir oğlan. Akşam olmuş ve bunlar yatmaya gitmişler. Oğlan çocuğu annesiyle babasının odasından garip sesler duymaya başlamış. Gitmiş ve sormuş babasına:
- "Ne yapıyorsunuz baba annemle?" Çocuğun babası:
- "Motosiklete biniyoruz" demiş.  Çocuk odasına gittikten sonra babası garip sesler duymaya başlamış, odaya gitmiş, çocuklarına sormuş:
- "Oğlum ne yapıyorsunuz siz kardeşinle?"
- "Motosikletle sizi yakalamaya çalışıyoruz."
0 0
0
Karakolun kapısından içeri bir küçük oğlan girmiş:
- "Polis amca, lütfen yardım edin, babam sokakta 3 kişiyle kavga ediyor." demiş. Birlikte sokağa inmişler. Gerçekten de çocuğun babası 3 tane adamla tekme tokat dövüşüyormuş. Polis sormuş:
- "Peki hangisi senin baban?" Çocuk cevap vermiş:
- "Bilmiyorum. Zaten bu yüzden kavga ediyorlar."
0 0
0
Küçük çocuk yolun ortasında hüngür hüngür ağlıyordu. Yaşlı bir hanım acıyarak sordu:
- "Ne için ağlıyorsun evladım?"
- "Beş liramı kaybettim."
- "Peki al sana beş lira." Yaşlı hanım bir iki adım yürüdü. Küçük çocuk yine ağlamaya başladı. Hanım döndü:
- "Peki şimdi neden ağlıyorsun?"
- "Nasıl ağlamam? O beş liramı kaybetmeseydim şimdi on liram olacaktı."
0 0
0
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us