Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Deutsch Español Русский Français Italiano Ελληνικά Македонски Karadeniz Fıkraları Українська Português Polski Svenska Nederlands Dansk Norsk Suomi Magyar Româna Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Karadeniz Fıkraları

Karadeniz Fıkraları

Bu kategorideki en yeni fıkralar
Temel'le Cemal bir gün uçağa binmişler.
Temel aşağı bakıp demişki:
"Ula Cemal hakikaten insanlar buradan karınca gibi gözüküyor"
Cemal'de:
"Ula salak Temel! daha kalkmadık. Onlar zaten karınca"
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Едно габровче се похвалило на баща си: Das gesparte Geld Un carabiniere arriva in caserma tutto contento e dice: – Pappa, i stedet for å ta bussen hjem i går så løp jeg etter bussen. Så nå har jeg spart 25 kroner. – Å, du din tosk! Du skulle heller løpt etter en taxi, så hadde du spart 200 kr. og fortæller sin far, at han sparede 10 pence ved at gå hjem i stedet for at tage bussen. Hvorfor lod du ikke være med at tage en taxi, så kunne du have sparet et pund...? Laihialaispoika oli päässyt käymään kirkonkylällä ja kotiin palattuaan selitti isälleen: Säästinpä linja-autorahan, kun juoksin sen perässä kotiin. Siitäpä isä suuttui ja torui poikaansa: Olisit... — Ó, Maria, estou a morrer de cansaço. Vim correndo atrás do ônibus e, sem nunca o alcançaire, acabei chegando até aqui. Meu consolo e que economizei vinte pratas. — Mas tu és burro mesmo, hein,... Mattino 8 in punto, entra tutto trafelato e sudato un giovane carabiniere e dice al suo maresciallo: "Sono appena le otto e ho già guadagnato 3 euro" E lui: "Bravo ma come hai fatto?" E il giovane:... Samtale mellem to skotter: - Hvorfor er du så forpustet ? - Jeg løb efter bussen hele vejen hjem for at spare penge. - Fjols ! Hvis du havde løbet efter en taxa, havde du sparet meget mere. Il figlio di McFarlane lo scozzese, rientrando da scuola dice al papà: - "Oggi ho corso dietro l'autobus, così ho risparmiato i soldi del biglietto" - "Bravo. La prossima volta corri dietro a un... En man sa till sin fru: - Vet du, jag sparade 50 kr i dag, jag sprang efter bussen. Frun sa: - Dummer, om du hade sprungit efter taxin så hade du sparat 100 kr!!! Pepíček: "Tatínku, dnes jsem ušetřil 10 korun!" "Jo, a jak?" "Běžel jsem celou cestu do školy za autobusem." "Tak zítra běž za taxíkem, ušetříš dvě stě!" En mand kommer glad hjem til sin kone og siger "jeg har lige sparet 20 ,-. på at løbe efter bussen". Konen siger "kunne du ikke løbe efter en taxa istedet så kunne vi havet sparet en 50,- Skót gyerek izzadtságtól csuromvizesen ér haza és boldogan újságolja az apjának: - Apu! Képzeld el spóroltam egy pennyt, mert hazafelé futottam a villamos után! Erre az apa dühösen rákiált: -...
Temel'in oğlu kan ter içinde koşarak eve gelir.
- "Uy buba tam 100,000.- Lira tasarruf ettum,otobüse binmedum yanından koştum"der.
Temel de oğluna,
- "Ula oğlum ha biraz daha akulli olsaydun ,taksinin yanundan koşar daha çok kazanaydun" der.
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Para fıkraları
Temel Japonya'da
Temel ilk yurtdışı seyahatinde Japonya'ya gider. Orada, büyük bir akvaryumcuya uğrar. Gezinirken, bir Japonun akvaryumun karşısında bir balığı gözleri ile istediği gibi hareket ettirdiğini görür. Tabii ki,
Temel bu işe şaşar ve sorar:
"Ha uşağum nasul beceriysun oni?"
Japon:
"Balıkların beyni bizden çok daha ufaktır. Gözlerini dikersen, yaptığın
Hareketleri tekrarlarlar."
Buna hayret eden Temel'de bir akvaryumun başına geçmiş. Bir saat olmuş Temel'den ses yok.
Bunu merak eden Japon gitmiş bakmış ki
Balık gözlerini Temel'e dikmiş, Temel ağzını açıp açıp kapatıyor
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Japonlar hakkında fıkralar Yemek Fıkraları
Temel Ingiltere'ye gitmis, arabasiyla otobanda giderken bir anons duymuş
(fikra bu fikra, Temel Ingilizce'yi nerede ogrenmis deme):
- Delinin biri ters yonde gidiyor, dikkatli olun!
Temel:
- Hangi biri hangi biri, bu Inciluzlarin hepsi deli hepsi deli!
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Temel ismini değiştirmek için mahkemeye başvurmuş.
Hakim demiş ki:
- Ne var oğlum niye ismini değiştirmek istiyorsun?
Hem senin ismin ne bakalım ?"
Temel cevap vermiş :
"Temel Kiç".
Hakim :
"Tamam o zaman değiştirmekte haklısın, yeni ismin ne olsun istiyorsun?"
Temel :
"Dursun Kiç" olsun demiş.
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Adalet Sistemi Fıkraları
Разговарят две змии: Snake Bite Είμαστε δηλητηριώδη; Φίδια. Δηλητηριώδη ползут две змеи и одна у другой спрашивает: - слушай, мы сильно... Αχ αυτά τα φιδάκια Το φιδάκι Две змии изпълзели от един ресторант. По едно време едната видимо неспокойна, попитала другата: Две пьяные змеи выползают из бара. Одна говорит: Две змии си говорят: Last words of a highly poisonous snake? Fragt die kleine Schlange ihre Mutter: Treffen sich zwei Schlangen in der Wüste, fragt eine die andere: Una piccola vipera va dalla sua mamma e le chiede: The mommy Cobra with her little son are taking a “walk”. The little cobra asks; "Mommy, are we poisonous?" "Yes, we are. Why you ask?" The little cobra asks again; "Are you sure that we’re poisonous?" "Yes I am!" says the mom with pride. The little one asks again; "Are you very very sure that... Was sind die letzten Worte einer Giftschlange? "Mist! Ich habe mir auf die Zunge gebissen!" Två ormar möts bakom en sten: - Vet du om vi är giftiga? - Varför undrar du det? - Jo, för jag råkade bita mig i underläppen... Uma cobra pergunta à outra: - Será que sou muito venenosa? - Achou que sim. Por quê? - Mordi a língua. İki laz yılan olan Temel’le İdris yolda gidiyorlarmış. Birden Temel İdris’e dönüp: "Ula İdris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu?" diye sormus. İdris şaşırmış "Ula ne oldu gene" demiş. Temel de:... İki deli kendilerini yılan sanıyorlarmış.Bir gün duvarın üzerinde güneşlenirlerken biri bağırmış; - "Eyvah dilimi ısırdım,zehirlenip öleceğim!.. Öteki-"Yahu ne aptalsın..Biz zehirli yılan değiliz ki.. Uma cobrinha, muita nervosa, chega para a cobra-mãe e pergunta: — Mamãe, nós somos venenosas? — Somos sim, filha. Por quê? — É porque eu acabei de morder a minha língua. Duas cobras conversam: — Soube da última? — Que última? — A Najilda... — O que tem? — Morreu! — Sério? De quê? Levou uma paulada? — Não... Pior! — Tomou uma machadada? Um tiro? — Pior! Muito pior!... Twee slangen zitten in de woestijn. De ene slang zegt tegen de andere: ‘Ik hoop niet dat ik giftig ben.’ ‘Waarom?’ vraagt de andere slang. ‘Omdat ik net op mijn tong heb gebeten!’ Се шетале две змии, мајка и ќерка. По некое време ќерката ја прашува мајката: - Мамо, мамо! Абе ние отровни змии сме? - Зошто ме прашуваш ќерко? - Затоа што си го гризнав јазикот! ¿Qué le dijo una serpiente a otra? - ¿Somos venenosas? - No, ¿Por qué? - Es que me acabo de morder la lengua. Two snakes are talking. One of them turns to the other and asks, "Are we venomous?" The other replays, "Yes,why?..." "I just bit ma lip." Det var en gång två ormar som var i öknen. Plötsligt sa den ena: - Du,är vi giftiga? - Vadå då? - Jag bet mig just i tungan… Two snakes were crawling along when one snake asked the other, "Are we poisonous?" The other replied, "You're darn right we are! We're rattlesnakes. Why do you ask?" To which the first replied,... Doi serpi in desert: - Auzi, ba, noi sintem veninosi? - Da, ba... da' de ce? - Mi-am muscat limba! Doi serpi in desert. Tata si fiu. Fiul: - Tata,tata noi suntem veninosi? Tatal nu raspunde. Fiul intreaba iar: Fiul: - Tata,tata noi suntem veninosi? Tatal iar nu raspunde. Fiul intreaba iar Fiul:... Un serpente va d a un altro serpente e dice: "Sssenti amico posssso farti una domanda? ma noi sserpenti ssiamo velenosssi?" L'altro serpente: "Ma non sssso perchè?!" L'altro: "No perchè mi sono... Ci sono due serpenti uno si chiama Giovanni e l'altro Marco e Marco dice: "Giovanni qual è il serpente più velenoso?" E lui: "Sta' zitto e cammina" E ancora: "Giovanni qual è il serpente più... 2 slangen zitten in het bos. En een slang zegt tegen de anderen: Zijn wij giftig? Hoezo??zegt de ander. Ik heb net op mijn tong gebeten! In Egitto ci sono due serpenti, i più velenosi del mondo, che parlano fra di loro, ad un certo punto uno dice all'altro: "Ma noi siamo velenosi?" E l'altro: "Si molto!" E lui: "Ma velenosi... İki yılan ormanda sürünerek ilerliyorlarmış. Yılanın biri, diğer yılana şormuş: - Abicim, biz zehirli yılan mıyız? - Evet, nolduki? - Hiiç, dilimi ısırdımda Il serpente figlio alla mamma: "Mamma, e' vero che siamo velenosi!". "No, e' solo una calunnia". "Meno male perche' mi sono morsicato la lingua!". Een slang zegt tegen een andere slag "zijn we giftig"? "Hoezo", vraagt de andere slang, "omdat ik op mijn tong gebeten heb". Er lopen twee slangen door de woestijn. Zegt de ene: "Zijn wij giftig?" Zegt de ander: "Hoezo?" "Nou, ik heb net op Mijn tong gebeten." Δυο φίδια συζητάνε: - Ρε συ, ξέρεις αν είμαστε δηλητηριώδη; - Όχι δεν είμαστε, γιατί ρωτάς; - Δάγκωσα τη γλώσσα μου ρε γαμώτο! Twee slangen lopen door de woestijn zegt de een tegen de ander 'zijn we giftig Ja wat dan Ik heb op me tong gebeten Šliaužia dvi gyvatės ir viena sako kitai: - Ar mes nuodingos?,- sako pirmoji gyvatė. - Ne,o kodėl klausi?, - atsako antroji. - Na, supranti, aš i lūpą įsikandau. Ci sono due serpenti nel prato di casa mia. Un serpente dice all'altro: - "Siamo mica velenosi?" - "No" - "E come lo fai a sapere?" - "Perché prima mi sono morso la lingua". Δύο φίδια σέρνονται στο χώμα. Ξαφνικά γυρνάει το ένα και λέει στο άλλο: - Μήπως είμαστε δηλητηριώδη; - Όχι απαντά το άλλο, αλλά γιατί ρωτάς; - Ευτυχώς γιατί δάγκωσα τη γλώσσα μου. A baby snake asked it's mom, "Mommy are we poisonous?" The mother snake responded, "Yes honey, but why do you want to know?" The baby snake responded, "Because I just bit myself..."
Yılan Temel, arkadaşı yılana sormuş:
- Haçan, biz zehirli yilan miyuk?
- Heee, n'oldu ki?
- Dilimi ısırdum da...
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Otelci Temel'in kapisini bir gece bir ispanyol asilzedesi çalmis.
* Odaniz var mi?
* Kimsunuz? -
* Jose de Santana de Monte Cristo de Santa Cruzo.
* Haa, pu katar usagu alacak yerum yok!
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Otel fıkraları
Temel uçakla Trabzon'a gidecekmiş. Rastgele oturmuş bir yere. Asıl yer sahibi gelmiş:
- Beyefendi burası benim yerim kalkar mısınız?
- Hayır.
- Beyfendi burası benim yerim kalkın.
- Hayır. Yer sahibi gider hostese başvurur.
- Beyefendi burası sizin yeriniz değil, kalkar mısınız lütfen?
- Kalkmam. Hostes çare bulamayınca kaptana başvurur. Kaptan, Temel'in kulağına bir şeyler fısıldar ve Temel kalkar, arka tarafa oturur. Herkes hayret etmiş durumdadır, "Biz bu kadar uğraştık kalkmadı, acaba kaptan nasıl kaldırdı bunu" diye. Dayanamıyorlar, kaptan'a soruyorlar, kaptan da:
- Dedim ki burası Trabzon'a gitmez...
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Denizci Fıkraları
Temel,Dursun,Cemal suyun altında en çok kalma yarışması yapıyorlarmış. Dursun 15 dakika,Cemal 10 dakika durmuş çıkmışlar. 10 saat olmuş 20 saat olmuş Temel in cesadi karaya vurmuş. Dha sonra Fadimeye baş sağlığı dilemişler.
- "Üzülme"diye teselli etmek istemişler. Fadime:
- "Önemli değil yarışı kazandı ya önemli olan o"demiş.
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Temel ile Cemal pilot olmaya karar vermisler. Bu amacla kursu
Bitirip diplomalarini almislar. Ve ilk seferlerini yapmak üzere
Ucakla havalanmislar. Inise gececekleri sirada Temel, Cemal'e dönüp:
- Simdi kuleden haber geldi.. Bu hava limaninin pisti oldukca kisaymis.
Bu yüzden tekerlekler yere deger degmez, frenlere sonuna kadar asil
Ki, pistin disina cikmayalim, demis.
Az sonra inise gecmisler. Tekerlekler yere deger degmez, Cemal frenlere asilmis. Ucak kil payi pistten cikmadan durmus. Temel alnindaki terlerisilerken Cemal'e dönüp
:
- Bu ne bicim pist? 50 metrelik yerde ucak durur mu? Cemal basini ikiyana sallayip cevaplamis:
- Haklisin Temel.. Bir de su yanlara baksana.. Eni de en az 10 km. Var....
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Havacılık ve uçak fıkraları Pilot fıkraları
Temel'in inegi hastalanmis. Komsusu Cemal'e gitmis.
- Ula inegun hastalandugunda ne vermistun?
- Tuz ruhi...
- Eyi......
Temel ertesi gun kosa kosa geri donmus...
- Ula inegum oldi...
- O zaman benimci de olmisti...
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Temel çölün ortasında susuz kalmış. Birden cin gelmiş uç dilekte bulunmasını istemiş.
- Su.
- Bir sise buz gibi su gelmiş. Cin,
- Bu sise hiç bitmez. Bittikce kendiliginden dolar, obur dileklerin neydi?.
Temel,
- Bu sişeden iki tane daha.
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Temel bir dag basinda oturuyormus ve en büyük zevki günlük gazete okumakmis fakat tembelmis ve gazete alabilecegi tek yer oturdugu dagin etegindeki bakkalmis. Bu is icin hep Fadimeyi gönderirmis. Fadime birgün sıkılmıs ve pazartesi günü 7 tane o günün gazetesinden almis. Ve pazartesi günü bir gazete verip digerlerini saklamis. Ertesi gün Temel gazete isteyince dün aldigi gazetelerden birini ben cikiyorum deyip islerini hallettikten sonra cikarip vermis. Çarsamba günü yine Temel gazete istemis Fadime yine islerini halledip temele gazeteyi vermis. Persembe günü yine Temel gazete istemis Fadime yine vermis. Aksama dogru Temel Fadimeyi cagirip "Fadime" demis.
"Dünyada ne salak insanlar var;dört gündür ayni adam ayni yerdeki agaca arabasini carpiyor".
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Temel ve iki arkadasi istanbul'dan Trabzona'a gitmek üzere tren garina giderler. İlk Trabzon treni 1 saat sonradir, bileti alirlar. Ne yapalim bir saat diy düsünürken yemege gitmeye karar verirler. Yemekte sohbet, muhabbet saate bir bakarlar ki 1 saati geçmis. Hemen kosarlar tren garina ama tren gitmiş. Yine bilet alirlar 1 saat sonrasi için. Ne yapalim vakiti nasil geçirelim derken kahveye giderler. Çaylar kahveler sohbetler uzar da uzar ve saate
Baktiklarinda 1 saat olmasina 5 dakika vardir. Hemen kosarlar gara ama trene yetisemezler. Giseye gidip sorarlar yine Trabzon'a gidicek tren varmi diye. Gisedeki adam
"Bakin bu son tren eger bunuda kaçirirsaniz Trabzon'a bugün dönemezsiniz" der .
Bileti alırla yine sikilmislar ne yapalim derken pastaneye gitmeye karar vermisler. Pastalar, kekler, çörekler muhabbet derken saate bir bakmislar ki 1saat olmak üzere hemen kosmuslar gara. Tren yeni hareket ediyor, içlerinden biri uzun ilk vagonu yakalamis, digeri orta boylu son vagona tutmus. Tren gitmis,Temel oturmus yere baslamis gülmeye. Gise memuru yanina gelmis.
"Sen ne garip adamsin. 3 tren kaçirdin, arkadaslarin gitti, sen kaldin, aglayacagina gülüyorsun be adam.
Temel :
"Uy hemserum onlar beni geçirmeye geldiydu ben ona güleyrum"demis.
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Kahve Fıkraları
Bizim Temel ile Cemal bir gun luks bir otelin lobisinde harika bir hatun gorurler. Temel der ki, 'Ula Cemal, gidip bi bakayim, bu kadindan is cikar mi?'
Temel yaklasir kadina, sorar :
- 'Benimle bi yemek yemek ister misiniz ?'
- 'Bahse girerim su kapidaki Mercedes sizin degil'
- 'Degildir'
- 'Soyle iyi durumda bir banka hesabiniz da yoktur sanirim'
- 'Yoktur'
- 'Karadeniz kiyilarinda soyle iki katli bir ciftlik eviniz de yoktur heralde'
- 'Yoktur'
- 'Hadi o zaman cek arabani!'
Temel boynu bukuk doner Cemal'in yanina :
- 'Ula Cemal, benim Limuzini sana versem Mersedesini bana verirsin?'
- 'Veririm Temel'im'
- 'Bi telefon etsem kendi bankamda bana hesap acarlar mi ?'
- 'Acarlar Temel'im'
- 'Tamam o da kolay da, heralde bizim peder ucuncu kati yikmama izin vermez'
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Para fıkraları Bankalar ve bankacılar hakkında fıkralar Otel fıkraları
Temel bir gün trene binmiş. Hamsilerini çıkarır kılçıklarını bir yana etlerini bir yana ayırır. Etlerini poşete sarıp camdan atar. Kılçıklarını ekmeğin arasına koyup yemeğe başlar. Karşısındaki adam şaşırır ve 'niye etlerini attın kılçıklarını yiyorsun'der.
Temel'de karadenizliler kılçıklarını yedikleri için akıllıdır der.
Adam imrenir bir tane kılçıklı ekmek ister. Temel olur ama tanesine '500bin' isterim der.
Adam 'tamam' der ve 5 tane yer. Tabii çok hoşuna gider. Sonra'yahu beğendim yedim ama sana 2,5 milyon verdim, hamsinin kilosu zaten o kadar'der.
Temel'in cevabı 'bak gördün mü? akıllanmaya başladın'olur.
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Yemek Fıkraları
Hava çok karlı radyo'dan her gün yayın yapılıyormuş.
- Bu gün yollar karlı yolların buz tutma ihtimali var o yüzden sağ taraftan gidin yada sol taraftan gidin. Temel bu yayınlara göre sağ ya da soldan hareket ediyormuş. Yine yağışlı bir gün radyo yine yayın yapıyormuş radyodaki kadın.
- Bu gün yollar yine buzlu tam şu taraftan gidin derken yayın kesilmiş. Temel'de yanında oturan Fadime'ye dönmüş.
- Haçen kadın açikleme yapemadu yayin kesuldu şimdi arabayu ne tarafe çekelum Fadime hemen cevap vermiş;
- Uşağum bu gün bırak araba garajda galsun
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Temel birgün ispanyaya gitmiş bir arkadaşının tavsiyesi ile bir restuaranta girmiş ve bana engüzel yemeği getirin demiş garsonun getirdiği yemeği temel afiyetle yemiş ve garson bu yemeğin ne olduğunu sormuş garsonda boğanın testisleri demiş ve temel ispanyadan ayrılıp türki yeye dönmüş daha sonra temel işleri nedeniyle tekrar ispanyaya gitmiş ve aynı lokanta ya yemek yemek için girmiş ve aynı yemeği sipariş etmiş garson yemeği getirdikten sonra temel afiyet ile yemiş yedikten sonra garsona sormuş demişki ya garson bey buseferki biraz küçüktü demiş garsonda temele e! her zaman matador kazanacak değilya demiş
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Garson Fıkraları Yemek Fıkraları
Temel Dursun'a misafirliğe gitmiş. Fakat bi zaman sonra bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlamış. Dursun.
- "Temel bu akşam gitme, çok yağmur yağıyor. Burda kal yarın gidersin. Yoksa çok ıslanırsın" demiş. Temel kabul etmiş. Bir ara Temel ortalıktan kaybolmuş. Sonra kapı çalmış. Kapıyı açan Dursun Temel'i sırılsıklam karşısında görünce şaşkın bi halde sormuş:
- Ula Temel bu ne hal? Temel de.
- "Haçan pijamalarımı almağa cittum" demiş.
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Temel hastaneye gitmektedir. Girişte birinin agladığını görür.
Yaklaşır ve sorar:
"Hayrola hemşerim! Neden ağlıyorsun?".
Adam:
"Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler." der.
Bu sefer Temel daha şiddetli bir şekilde ağlamaya başlar. Bu sefer susan adam Temel'e sorar:
"Hayırdır hemşerim. Sen niye ağlamaya başladın?".
Temel:
" Ben..." der, "İdrar tahlili yaptırmaya geldim..."
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Soğuk Espriler Temel Fıkraları
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us