Regenwurm baden - Здесь нельзя рыбачить! - Риболова е забранен! Un homme pêche en zone interdite. Un gendarme l'interpelle : Jasiu siedzi nad jeziorkiem i łowi ryby. Wtedy podchodzi do niego policjant i mówi: - Chłopcze, tu nie wolno łowić ryb. Będziesz musiał zapłacić mandat. - Ależ ja wcale nie łowię ryb. Ja uczę robaka pływać. Policjant zbity z tropu milknie, ale po... Een man zit aan een meer met zijn vishengel. Er komt een politieman aan. De politie zegt: 'Meneer, ik zal u een boete moeten geven, want u mag hier niet vissen.' De meneer zegt: 'Maar ik vis niet,... Ein Mann sitzt mit einer Angel in der Hand an einem Teich. Da kommt ein Polizist vorbei und fragt ihn: „Haben Sie das Schild ‚Angeln verboten!‘ denn nicht gesehen?“ Da antwortet der Mann: „Ich... Een man zit bij een riviertje en gooit zijn hengel in het water. Komt er een politieagent aan en zegt tegen die man: "Mijnheer, het is hier verboden om te vissen." Waarop de man antwoord: "Ik ben... Agent: "Meneer, u mag hier niet vissen, ik zal u een boete moeten geven". Visser: "Maar ik zit niet te vissen, ik geef mijn worm zwemles". Agent: "Dan krijgt u alsnog een boete van 25 gulden, uw... Entschuldigung, Sie dürfen hier nicht fischen. Ich fische nicht! Ich bringe nur meinem Wurm bei zu schwimmen. Bir gün Temel bir göle gidip balık tutmaya başlamış. Bir kaç dakika sonra Temel in yanına bir görevli gelir:- Ha sen ne yapıyorsun burada. Balık tutmak yasak diyor görmüyor musun?- Ben balık tutmuyorum ki.- Ha o elinde ki ne?- Olta.- Ucundaki?- İğne.- Onun ucundaki?- Solucan.- E sen balık tutmuyor da ne yapıyorsun?- Solucana yüzme öğretiyorum. 0 0 0
Günün birinde Temel'in parmağı camla kesilir. Temel telaşlanarak civarda yeni kurulan aile hekimliğine gider.İçeri girince karşısına iki kapı çıkar. Birinde HASTALIKLAR diğerinde YARALANMALAR yazmaktadır. Hemen YARALANMALAR yazılı kapıdan girer.İlerlerken önüne iki kapı daha gelir. Birinde KANAMALI diğerinde KANAMASIZ yazmaktadır. Hemen KANAMALI yazılı kapıdan girer.Biraz daha ilerleyince yine iki kapı görür. Birinde HAYATİ ÖNEMDE OLAN diğerinde HAYATİ ÖNEMDE OLMAYAN yazmaktadır. Hemen HAYATİ ÖNEMDE OLMAYAN yazılı kapıdan girer ve kendini bir anda sokakta bulur.Eve gidince Temel'e, hanımı Fadime sorar :─ Uyyy Temel! Sana iyi baktular mu ?Temel de cevap verir:─ Hiç bakmadular da organizasyon harika. 0 0 0
Temel Almanya'da yıllarca çalışır ve biriktirdiği paralarla son model bir Mercedes alır. Araba piyasaya yeni çıkmıştır ve özel garantilidir."Bir yıl içerisinde en ufak bir arızada getirin yenisini verelim."Derler Temel'e. Bir saat sonra yanlarına gelen Temel'e sorarlar:─ Ne oldu?Temel cevap verir:─ Motori patladi!Kimse duymasın diye hemen yenisini verirler. Temel bir saat sonra tekrar gelir. Temel'e tekrar sorarlar:─ Ne oldu ?Temel cevap verir:─ Motori patladi !Tekrar arabanın yenisini verirler. Temel bir saat sonra tekrar gelir. Temel'e bir daha sorarlar:─ Ne oldu ?Temel cevap verir:─ Yine motori patladi !Telaşlanarak "herhalde üretim hatası var" diye düşünüp yeni bir araba verirler.─ Bu arabayı sürerken mühendislerimizde yanınızda duracak, onlara gösterin motorun nasıl patladığını biz de arızayı tespit edelim.Derler Temel'e. Mühendisler Temel ile birlikte arabaya biner ve temel başlar arabayı sürmeye. Sürerken de anlatır mühendislere :─ Vitesi 1'e takayrum gaza basayrum yetmeyi,─ 2'ye takayrum gaza basayrum yetmeyi,─ 3'e takayrum gaza basayrum yetmeyi,─ 4'e takayrum gaza basayrum yetmeyi,─ 5'e takayrum gaza basayrum o da yetmeyi,─ Rokete takayrum gaza basayrum, motor patladiii !─ Ha uşağım bu arabanun Roket vitesinde sorin var galiba ! 0 0 0
Temel'in kamyonu fazla yükten dolayı bir köprü altında sıkışmış. Yardımcısı Dursun'la aşağı inip kamyonu nasıl kurtaracaklarını tartışmaya başlamışlar.Dursun; "Eğer lastiklerin havasını indirirsek kamyonu buradan çıkarabiliriz" deyince Temel kızmış ve; "Sen manyak mısın?" demiş. "Sıkışan yer kamyonun üstü sen ise altı ile uğraşırsın." 0 0 0
Temel için kız istemeye giderler.Temel'in babası kızı istedikten sonra kız babası sorar:- Oglunizun sigara, içki, kumari var midur?Temel'in babası cevap verir:- Merak etmeyun, hepsi var. Bir tek kari eksuk! Onuda alıp gideceğuk. 0 0 0
Temel'in arkadaşı Yaşar bir gün gökdelenden düşmüş fakat ölmemiş. Temel hastaneye onu ziyarete gittiğinde: "Kardeşim kurtulman büyük bir mucize Allah'a dua et." demiş.Yaşar ise; "Benim adım Yaşar bana bir şey olmaz kardeşim demiş." 0 0 0
Küçük Temel, ayakkabılarını çıkarmadan yatağa girmiş. Annesi.- Neden pabuçlarını çıkarmadan yatağa girdin uşağım?- Dün gece korkulu rüya gördüm daa.- Nasi rüya.- Ayaklarum çıplak iken kırık camlarda yürüyordum. Bu gün de aynu rüyayı gorürsem ayaklarum kanamasun diye giydim. 0 0 0
Посред зима един рибар отива да лови риба. Един рибар отишъл за риба. Един рибар отива и пробива една дупка в леда. Hier gibt es keine Fische Ein Mann geht mit Angel, Eimer und einer Spitzhacke über eine Eisfläche. Als er anfangen will zu hacken, ertönt von oben eine Stimme: One day, a guy decides to go ice fishing. He gets out onto the ice and starts making a hole with his ice augur. Suddenly he hears a booming voice say "there's no fish there!" He looks around startled but doesn't see anyone. He packs up and moves to another spot and starts working on a new hole.... A blonde who got a fishing rod for her birthday decided to go ice fishing to make good use of her gift. Early the next morning, she got all her gear together and headed out to the ice. When she... Het is hartje winter en een Belg gaat vissen. Hij kijkt om zich heen en denkt: "Dit is een mooie rustige plek, hier ga ik vissen.... ik moet alleen nog een gat in het ijs zagen." Net als de Belg... Ein Angler geht aufs Eis, um zu Angeln. Mit einer Spitzhacke will er ein Loch in das Eis schlagen. Nach dem ersten Schlag hört er eine Stimme: „Hier gibt es keinen Fisch!“ Er schaut sich um und... Een blondje wou gaan vissen op het ijs. Ze had vele boeken over het onderwerp gelezen en schafte zich de nodige zaken aan en ze ging naar het ijs. Nadat ze haar comfortabele stoeltje op het ijs... En blondin som i julklapp fått ett isfiske spö bestämde att hon skulle åka och testa det nya spöet. Tidigt nästa morgon så samlade hon ihop utrustningen och begav sig ut på isen. När hon nådde sin... Temel Kuzey Kutbuna gider. Buzda balık avlamanın çok popüler olduğunu duyar, hemen kendine bir olta alır ve bulduğu ilk geniş buzlu alanda işe girişir. Tam buzu kırmaya çalışırken gümbür gümbür bir ses duyar:- Orada balık bulamazsın!Ne olduğunu anlamayarak etrafına bakınır, ama sesin nereden geldiğini çözemez. Biraz ileriye gidip tekrar buzu kırmaya çalışırken aynı ses yine duyulur:- Sana söyledim geri zekalı, orada balık bulamazsın!Temel korku içinde başını yukarı kaldırır ve dehşet içinde sorar:- Allah'ım! Sen misin?".Aynı ses cevap verir:- Hayır salak, ben buz hokey sahasının bekçisiyim. 0 0 0
Adamın biri sinemaya gider. Tam sinemada film başlarken önüne saçını kazıtmış biri oturur ve sinemanın ışıkları bu saçını kazıtmış adamın kafasına vurur. Arkasındaki adam bir türlü filmi izleyemez. Adam içinden "şunun ensesine bi tane yapıştırayım" der sonra "Oğlum adam iri yarı ellese bile beni parçalar" deyip vazgeçerken yanına Temel oturur. Adam Temel'e dönüp;- Şu kafasını kazıtmış adamın ensesine bi tane vur sana 10 TL vereceğim, der. Temel de dayanamaz adamın ensesine bir tane yapıştırır ve devam eder.- Ula Hasan sen burada mıydın, der. Adam dönüp;- Ne Hasan'ı kardeşim, der Temel de;- Pardon kardeşim karıştırdım, der ve adam önüne dönünce 10 TL yi alır.Adam dayanamaz ve Temel'e dönüp;- Kardeş bi tane daha yapıştır sana 20 TL vereceğim" der. Temel bi tane daha adamın ensesine vurur ve ilave eder;- Hasan sensin be yeme beni, der. Adam dönüp;- Hasan değilim kardeşim be! Deyip ön koltuklardan birine oturur.Temel'in yanındaki adam artık filmi bırakıp bu kafasını kazıtan adamı aramaya başlar ve bulur hemen Temel'e dönüp;- Bak kardeşim işte oraya oturmuş. Giт ensesine bi tane daha vur sana cebimdeki tüm parayı vereceğim, der. Temel hemen kafasını kazıtmış adamın arkasına geçip ensesine bi tane yapıştırır ve der ki;- Ula Hasan burada mıydın, ben de yarım saattir arkadakiAdamı sen sanıp ensesine vuruyorum. 0 0 0
Temel, kahveden çıkınca kapının önünde bir saatlik bir gecikme için park cezası yazan trafik polisiyle burun buruna gelmiş;- Yazma şu cezayı memur bey!Polis onu hiç umursamadan cezayı yazmaya devam edince;- İşgüzarsın!Polis Temel'e şöyle bir bakıp;- Aşınmış lastikler.Bunun için ikinci bir ceza makbuzunu yazmaya başlamış.Temel, ne kadar ceza yazarsa yazsın, ona vız geleceğini söyleyince polis ilk iki ceza makbuzunu arabanın sileceği altına sıkıştırıp üçüncü makbuza başlamış.Bu sürtüşme 20 dakika kadar sürmüş, polis ceza üzerine ceza yazmış.Temel hiç oralı olmamış.Yürümüş, karşı kaldırımda park ettiği arabasına binip, sürmüş gitmiş. 0 0 0
Temel akşam eve gitmiş, Fadime evde yokmuş. Yarım saat sonra Fadime gelmiş. Temel sormuş;- Neriyeydun Fadime?- Guzelluk salonina gitmişidum.Temel, Fadime'nin yüzünü dikkatle inceledikten sonra dudak büktü:- Eeeee ne oldi sıra saa gelmedi mi? 0 0 0
Temel bir gün Dursun'un evine misafirliğe gitmiş. Yatma zamanı geldiğinde Dursun demiş ki;- Bak Temel evde bir tane tuvalet vardır. Eğer ihtiyacın varsa şimdi yap. Çünkü bütün gece boyunca yapamazsın. Tuvalete geçmek için yattığın odadan bizim odaya geçmen gerekli. Beni ve ve Fadime'yi rahatsız edemezsin, demiş.Temel şöyle bir düşünmüş. İhtiyacının olmadığına karar vermiş. Herkes yatmış. Fakat Temelin bağırsak faaliyetleri onu son derece rahatsız etmeye başlamış. Ne yapsın. Tuvalete gidemez. Odanın penceresini açmış bakmış ikinci kat. O sırada pencerenin pervazında duran saksıyı görmüş. Almış onu içeriye, çiçeği toprağıyla beraber çıkarmış ve büyük tuvaletini yaparak saksıyı toprağıyla ve çiçeğiyle beraber yerine koymuş. Ve tekrar rahat bir şekilde uyumuş. Ertesi sabah herkes uyanmış ve vedalaşmışlar.Aradan 3 ay geçmiş ve Temel , Dursun'dan bir mektup almış.- Ulan Temel nereye yaptıysan söyle, üç ev değiştirdik hala koku çıkmadı. 0 0 0
Bir gün Temel mezarlıkta çalışmaya başlar fakat bir gün sonra işi bırakır.Arkadaşları sorar:- Neden işi bıraktın?Temel de cevap verir:- Herkes yatıyor, ben çalışıyorum. 0 0 0
Dursun, Temel'e bir gün sorar:- Temel, ula kaç dua piliysun?Temel:- 4 dua piliyrum, der.Dursun :- Hancilerini piliysun?- 3 Kulhu 1 Elhami piliyrum, der. 0 0 0
Bir gün Dursun Temel'in yanına gelerek demiş ki:- Temel, cebimdeki bilyelerin sayısını bilirsen ikisini de sana vereceğim.Temel hemen yanıtlar:- Üüç!.. 0 0 0
Наели чукча да боядисва осевите линни на едно шосе. Mittelstreifen malern C'est un corse qui cherche du travail Наели чукче да боядисва осовата линия. Първия ден направил един километър. Ein neu eingestellter Straßenarbeiter hat den Auftrag, die Leitplanke am Straßenrand zu streichen. Am ersten Tag schafft er 100 Meter, am zweiten 50 Meter und am dritten nur noch 20 Meter. Paddy got a job as a road line-painter. He paints 5 miles on the first day, 2 miles on the second day and 1 on the third day. "You get worse and worse every day!" yelled his boss. "That is because the bucket gets further and further away every day." said Paddy. Första dagen målade en norrman 40 meter staket, den andra dagen målade han 15 meter och den tredje dagen målade han bara 5 meter. - Varför målar du kortare för varje dag som går, undrade chefen. - Det blir ju längre och längre till färgburken! Een Limburger heeft werk bij de VDAB gekregen, hij moet de lijnen van de steenweg Hasselt - Leuven opnieuw witten. De eerste dag verft hij drie kilometer, de tweede dag een kilometer en de derde... En svenske fikk jobb i veivesenet med å male den gule midtstripen på riksveien. Den første dagen klarte han å male 400 meter, den andre dagen 250 meter og tredje dagen bare 100 meter. Formannen var... Kommunen skulle ansætte en ny medarbejder i vejafdelingen og Jensen blev antaget. Første dag blev han sendt ud og male vejstriber, og ved fyraften mødte han chefen, der spurgte hvor meget han havde... Cada vez menos ... Mandaron a un obrero a pintar las líneas de la carretera. El primer día pintó 2000 Metros y el jefe lo felicita por su buen trabajo. El segundo día pintó 1.000 Mts y el jefe le... Ruotsalainen Thomas maalasi aitaa. Ensimmäisenä päivänä hän maalasi 100 metriä, toisena päivänä 75 metriä ja kolmantena vain 50 metriä. ”Miksi tulos huononi koko ajan?” ”No kun matka maalipurkille... Temel'e karayollarını boyama işi vermişler. Temel başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü günde 50 metre boyamış. Artık dördüncü günde 10 metre boyayınca... O blondă îşi ia o slujbă la domeniul public. Trebuia să vopsească banda de pe mijlocul unui drum de ţară. Şeful ei îi spune că se află în perioada de probă şi trebuie să vopsească cel puţin 2... En un lugar muy lejano construyeron una carretera y hacían falta tres personas que pintaran la línea del medio, y los arquitectos decidieron poner un letrero que decía: Se contratan tres pintores,... Een schilder in de achterhoek kreeg van Rijkswaterstaat een mooie opdracht. Hij moest strepen schilderen op de weg. De eerste dag schildert hij 300 meter strepen. De tweede dag 125 meter strepen.... En norrman målade de vita mittensträcken på vägen. Första dagen målade han nästan en mil. Andra dagen målade han 5 kilometer. Tredje dagen 1 kilometer. Fjärde dagen 10 meter. Femte dan 1 meter.... En svensk veiarbeider vart satt til å male kantlinje langs riksveien. Den første dagen malte han 2 kilometer, og sjefen var svært fornøyd. Neste dag malte han bare 200 meter. Sjefen tenkte at... O Portugues foi contratado para pintar a linha central de uma estrada. No primeiro dia de trabalho, foi elogiado pelo patrão: — Parabéns, vocë conseguio pintar 2 quilometros em um dia, continue... O português foi contratado para pintar as faixas de uma estrada. No primeiro dia ele pintou quinze quilômetros de faixa. — Parabéns, seu Joaquim! Excelente! - elogiou o inspetor. No dia seguinte... En blondine var blevet sat til at male vejstriber. Den første dag når hun at male 4 kilometer, og hendes chef er meget glad. Den næste dag når hun kun at male 1,6 kilometer, og chefen giver hende... En mand fik job som vejmaler (en som maler striperne på vejen.) Første dag malede han 2km, andre dag 1km og tredje dag kun 500meter. Chefen spurgte: "Hvorfor går det langsommere og langsomere."... Bedarbis susiranda darbą greitkelių kompanijoje – jam duodami dažai, teptukas ir liepiama perdažyti kelio ribos liniją. Pirmą dieną vyrukas nudažo kilometro ilgio ruožą, antrą dieną – tik 500... Temel Karayolları Müdürlüğünde işe alınmıştır; görevi ise yollardaki çizgileri çekmektir. Temel'e bir kutu boya ve fırça verilir. Temel çizgileri çekmeye başlar. Bir gün amiri gelir ve çizelgeye bakar;1. gün 500 metre, 2. gün 300 metre, 3. gün 150 metre, 4. Gün 100 metre...- Temel, her gün gittikçe tembelleşiyorsun galiba! der. Temel cevap verir:- Aksine amirum daha çok çalışayrum ama gün geçtikçe boya kutusundan daha fazla uzaklaşayrum. 0 0 0
Temel ile Thomas yolda giderlerken bir ağaç görmüşler.Thomas.- Biz buna İngilizcede "tree" deriz, demiş.Temel de yanıt olarak.- Biz ona pişey demeyuz. Yanundan geçer gideruz! 0 0 0
Temel evde otururken kapı çalınmış. Temel kapıyı açmış ki kapıcı;- Buyur,demiş Temel. Kapıcı da;- Çöpünüz var mı? Demiş. Temel de.- Var sağ ol, demiş ve kapıyı kapatmış. 0 0 0
Temel bir gün her yeri gezmiş ve gelmiş. Kahveye oturmuş. Biri demiş:- Çin'e gittin mi diğeri de Almanya'ya gittin mi? Demiş. Temel de - Evet, demiş. Bir diğeri de;- O zaman sen coğrafyayı iyi biliyorsun, demiş. Temel de;- Evet, oraya da gittim, demiş. 0 0 0
Temel'in annesi ölmüş. Cenaze namazında bir kenarda duruyormuş. Soranlara:- Pen cenaze namazi kilmasini pilmeyrum, diyormuş. Bir müddet sonra kayınvalidesi ölmüş. Namazda Temel'i en ön sırada görenler:- Hani sen çenaze namazi pilmezdun?- Pu çenaze namazu tegil çi, payram namazu. 0 0 0